Etiket: Hayalini

  • (Özel Haber) Azimle çalıştı, 10 yıllık hayalini gerçekleştirdi

    Mersin’in merkez Mezitli ilçesindeki Kadın Üretici Pazarı’nda kazandığı gelir ve kredi ile evinin bodrumunda istiridye mantarı tesisi kurarak üretim yapan 3 çocuk annesi kadın, 4 ay gibi kısa bir süre olmasına rağmen artan talebe mantar yetiştiremiyor. Şimdiye kadar bin 200 kilo mantar üretimi yapan Neslihan Gül, hedefinin daha fazla depo kurarak günlük 4-5 ton mantar üretip, satmak olduğunu belirtti. Gül, “Bu iş yaklaşık 10 yıllık bir hayalimdi. Başlayalı 4 ay olmamama rağmen şu anda müşteriye yetişemeyecek seviyeye geldim” dedi.

    Mezitli ilçesine bağlı Kale Mahallesi’nde yaşayan 3 çocuk annesi Neslihan Gül, ev hanımlarına örnek olacak bir işe imza attı. Mezitli Belediyesi tarafından kurulan Kadın Üretici Pazarı’nda 3 yıl önce satış yapmaya başlayan Gül, 10 yıllık hayali olan mantar üretmeye karar verdi. Geçtiğimiz yıl eğitimlere giden, araştırmalar yapan Gül, Kale Mahallesi’ndeki evinin altındaki bodrum katına istiridye mantarı üretim tesisi kurdu. 4 ay gibi kısa bir süre geçmesine rağmen şimdiye kadar bin 200 kilo mantar üreten Gül, talebin fazlalığından mantar yetiştiremiyor.

    Tesisle ilgili İhlas Haber Ajansı muhabirine açıklamalarda bulunan Gül, işi yıllardır hayal ettiğini vurgulayarak, “Pazara başlamadan önce, yaklaşık 10 yıllık bir hayalimdi. Ancak bu iş için eşimi ikna edemedim. Yapamazsın, yapamayız, nasıl yaparız diye müsaade vermedi. Pazara başladıktan sonra sattığımız ürünler hep aynı olduğu için ben farklı bir şey yapmak istedim. Pazarda olmayan bir ürün arayışına girdim. O zamanda mantar üretimi tam olarak kafaya koydum. Geçen yılda 3 ay mantar üretimi için eğitim aldım. Ancak aldığım eğitim bu mantar değildi. Başlıklı, beyaz mantardı. Kullanılan kimyasallardan dolayı o bana ters geldi. Ben bunu yapmak istiyorum dedim. Bir de bunu yapmak gerçekten çok büyük bir risk. Bu mantarı halk bilmiyorum. Bunu tanıtması, anlatması, yerken nasıl yemesi gerektiği konusunda vatandaş bilgilendirilmeli. Bu mantar Türkiye’de çok yaygın değil. Her şeye rağmen ben 4 ay önce tesisi kurdum” diye konuştu.

    “4 aydır başlamamıza rağmen şu anda müşteriye yetişemeyecek seviyeye geldim”

    Talebe yetişmediğini belirten Gül, “540 torbam var. Toplamda 10 ton kompost yapıyor. 10 ton komposttan yüzde 30 verim bekliyoruz. Birinci flaştan bin 200 ton ürün aldık. Şimdi ikinci flaş çıkmaya başladı. Bundan da 700-800 kilo bekliyorum. Daha sonra üçüncü flaşla bitireceğim. Gerçekten tanıtması, anlatılması ve tattırılması çok zor bir mantar. Ben bunu çok iyi anlattım ve bu sorunlar ortadan kalktı. Haftanın 5 günü pazar satışındayım. Şu anda ciddi anlamda talep var. 4 aydır başlamamıza rağmen şu anda müşteriye yetişemeyecek seviyeye geldim. Şu anda mantar yetmiyor. Flaş aralarında ve torba değişimlerinde bira aramız oluyor. Bu ara bize zarar getiriyor. Müşteriye bir hafta yok dediğin zaman, nereden bulacağız, nereden yiyeceğiz diyen müşteri kapasitesine ulaştım. Bu güzel bir şey. Devamında hayalim yapabilirsem bir depo daha yapmak istiyorum. Ara vermeden devam ettirmek istiyorum. Bu iş güzel ve zevkli. Mantarın nefes alış verişini izlerken bu benim eserim diyorum. Hoşuma gidiyor” şeklinde konuştu.

    Maddi anlamda hiçbir destek göremediğini kaydeden Gül, “Başvurmadığım yer kalmadı. Kredi, hibe alamadım. İstediğim şey kadın girişimci olarak destek bekliyorum. Ben burayı tamamen borca dayalı yaptım. Eğer destek olursa bir depo daha kurarım. Bu işte en büyük korku satış. Üretsem nasıl satarım sorunu var. Ben o sorunu aşmış durumdayım. Şu anda bizim Kale Mahallesi’nde bile bu işi yapmak isteyen çok kişi var ama destek olmadığı için kimse yapamıyor. Bende borç harç yaptım. Ben bir şekilde bunu tuttururum diyordum. Ben tuttuğunu koparan bir insanım, bunu yapacağım diye hedefledim, yaptım. Şu anda gidiş çok güzel” ifadelerini kullandı.

    “Avrupa’daki diğer adı ucuz et”

    İstiridye mantarının birçok faydasının da bulunduğunu dile getiren Gül, “Bu mantar kırmızı etle birebir eş değerde. Protein, demir seviyeleri aynı. Tat, lezzet olarak da etle aynı. B vitamini içeriyor. Zaten bunu Avrupa’daki bir diğer adı ucuz et. Şimdi et 40-50 lirayken, ben kilosunu 10 liraya satıyorum. Özellikle küçük çocukların ve kadınların yemesi gerektiğini düşünüyorum. Şu anda il dışından da arayarak mantar isteyenler oluyor. Daha dün aradılar 150-200 kilo istediler. Ama veremiyorum. Ben günlük 100 kilo kendim satıyorum. Bazen pişirip tezgaha götürüp insanlara tattırıyorum. Etli yapılacak her türlü yemeğe konulabilir. Kuru fasulyenin içine et yerine bunu koyabilirsiniz” dedi.

    “Hedefim 4-5 ton mantar üretip, satmak”

    Daha çok hedefinin olduğunun altını çizen Gül, “Şimdi 10 ton kompost ile günlük çıkan mantar belli. Hedeflerim, hayallerim çok büyük. Gerçekleştirmeyi planladığım birçok iş var. 4-5 odam olsa 50 ton koysam eminim ki günlük 4-5 ton mantar üretip, satmayı düşünüyorum. Bu ürünleri yurt dışına bile satmak hedefindeyim. Şu anda eşiminde gözü benden korktuk. Sen bu kadar yaptın, bundan sonraki hayallerini de yaparsın diyor. Ben bu işi de tamamen araştırarak öğrendim. Geçen yıl Nisan ayından beri bu işi araştırdım. Daha hala acemi sayıyorum kendimi ama bayağı geliştirdim. Bu iş bir kişinin yapabileceği bir şey. Ben bütün ev kadınlarına bunu tavsiye ediyorum. Çok bakmış, anne olmuş her ev kadını bunu yapar. Sadece toplama döneminde bir kişi lazım. Onun haricinde bir kadın buna rahatlıkla bakabilir. Kadınlara yerin, imkanın varsa bunu yap diyorum” diye konuştu.

  • Hayata küsmedi, hayalini kurduğu kitabının tanıtımını yaptı

    Milyonda bir görülen hastalığı nedeniyle 3 makineye bağlı olarak yaşam mücadelesi veren ve en büyük isteği kitaplarının yayımlanması olan Elazığlı Nurçin Arlı’nın çıkardığı kitap düzenlenen programla tanıtıldı.

    Milyonda bir görülen kas gevşekliği (duchenne muscular dystrophy miyopati) hastalığı nedeniyle iki kez kalbi durduktan sonra 3 makineyle yatağa bağımlı yaşamaya başlayan 29 yaşındaki Nurçin Arlı’nın en büyük isteği kitaplarının yayımlanmasıydı. İhlas Haber Ajansı’nın (İHA) yaptığı haber sonrası Arlı’nın yayımlanmasının hayalini kurduğu ’Vatan Gözlüm’ adlı kitabı, Galatasaray Kulübünün bir kongre üyesi tarafından tüm masrafları karşılanarak basılmıştı. Arlı, basımı yapılan ve satışa başlanılan kitabının tanıtımı için Elazığ Belediyesi’nin desteğiyle tanıtım programı düzenledi.

    Kültür Park Mamürat’ül Aziz Konferans salonunda düzenlenen programa, Elazığ Valisi Murat Zorluoğlu, Tunceli Valisi Osman Kaymak, Belediye Başkanı Mücahit Yanılmaz, AK Parti Elazığ Milletvekilleri Ejder Açıkkapı ve Metin Bulut, AK Parti Elazığ İl Başkanı Ramazan Gürgöze ve çok sayıda davetli katıldı.

    Tüm engellilere örnek olan Nurçin’e her zaman destek olacaklarını belirten Elazığ Belediye Başkanı Mücahit Yanılmaz, bin adet kitabını satın aldı.

    “İkinci kitabın baskını Valilik karşılayacak”

    Nurçin’in ‘Vatan Gözlüm’ kitabıyla muhteşem bir işe imza attığını belirten Vali Murat Zorluoğlu, “Gerçek bir başarı hikayesidir. Hangi şartlar altında olursa olsun başarının mutlaka isteyene, arzu edene ve çalışana ait olduğunu gösteren çok somut bir başarı hikayesidir. Onu yürekten tebrik ediyorum. Bundan sonraki serileri de gelecek. İkinci kitap için valilik olarak söz verdik. Bu kitabın basımından belli bir süre geçtikten sonra ikin kitabı da basacağız ve tüm stantlarda bu kitaplar var olacak” dedi.

    Nurçin Arlı’nın büyük bir başarı öyküsü olduğunu ifade eden Tunceli Valisi Osman Kaymak ise, “Bu öyküyü bizde engelliler gününde vatandaşlarımıza anlatırız. İçinize kapalı olmayın, dışarı çıkın, mücadele aşkınızı yitirmeyin, mücadele edin diye söyleriz. Nurçin bir başarı örneği gösteriyor. Kendi içine kapanıp da hayata küsmemiş. Neler yapabileceğini bu kitapta gösteriyor. Tebrik ediyoruz ve diğer engellilere örnek olsun” diye konuştu.

    Hayallerinden vazgeçmediğini vurgulayan Nurçin Arlı ise, ailesinin her zaman yanımda olduğu ve çok mutlu olduğunu dile getirdi.

  • Gençlik hayalini çatı katında sanata dönüştürüyor

    Konya’da üniversitede güvenlik görevlisi olarak çalışan seramik sanatçısı Abdulbaki Ünal, evinin çatı katında Selçuklu ve Osmanlı izlerini taşıyan üç boyutlu seramik ürünler tasarlayarak imalatını yapıyor.

    Konya’da yaşayan Abdulbaki Ünal (41), Selçuk Üniversitesi’nde 17 yıldır güvenlik görevlisi olarak çalışıyor. 1993 yılında liseyi bitirdikten sonra üniversite sınavına giren Ünal, aldığı puanla mühendislik ve mimarlık gibi birçok bölümü tutturmasına rağmen hayali olan Güzel Sanatlar Fakültesi’nde okumak için kayıt yaptırmadı. Ünal, bir yandan köyde yaşayan babasına yardım ederken, bir yandan da iş sahibi olmak için sınavlara hazırlandı. Ünal, 2001 yılında girdiği memurluk sınavında başarılı olarak Selçuk Üniversitesi’nde güvenlik görevlisi olarak çalışmaya başlarken, aynı yıl üniversitede Güzel Sanatlar Fakültesi’nin açılması da hayallerini tekrar canlandırdı. Üniversite sınavlarına tekrar hazırlanan Abdulbaki Ünal, sınavda başarılı olduktan sonra Güzel Sanatlar Fakültesi’nin sınavını da dereceyle kazandı. Geceleri güvenlik görevlisi olarak çalışan Ünal, gündüzleri okulunda devam ederek fakülteyi bitirdi. Ünal, daha sonra sınıf arkadaşlarıyla bir sanat galerisi açtı ancak çalışma hayatının temposu yüzünden atölyeyi arkadaşlarına devretmek zorunda kaldı. Ünal daha sonra evinin çatı katında kurduğu küçük atölyesinde seramikten üç boyutlu Selçuklu ve Osmanlı motifli duvar seramikleri, biblolar ve çeşitli ürünlerin imalatını yapmaya başladı.

    “Seramik sanatının kültürel ve sanatsal olması gerekiyor”

    Abdulbaki Ünal, Selçuklu izleri taşıyan üç boyutlu seramik duvar motiflerini bu tarzda dünyada sadece kendisinin yaptığını belirterek, “Seramik sanatının kültürel ve sanatsal olması gerekiyor. Ben her zaman sanatsal ve kültürel işler yaptım. Bu yapmış olduğumuz sanat üç boyutlu Selçuklu Osmanlı kültürü seramikleri ve bu tarzda dünyada tek ben yapıyorum. Tasarımlar bana ait ve internetten araştırdığım kadarıyla buna benzer bir çalışma neredeyse yok. Sadece İtalyanlar üretiyor onlar da kendi kültürlerince üç boyutlu çalışmalar yapmış. Bundan dolayı benim yapmış olduğum sanat onlardan farklı olarak Türk-İslam motiflerinin bir kültürel boyutu olmasıdır. Ürünlere güzel talepler var. Elde üretildiği için biraz maliyetli bir iş ama ben bunun da çözümünü buldum. Seri üretim için makine ve kalıplar tasarladım. Şu anda sanayide bunları yaptırmaya çalışıyorum“ dedi.

    “Evimin çatı katını sanat atölyesine çevirdim”

    Ünal, çatı katını sanat atölyesine çevirme hikayesini de anlatarak, “Ben memur olduğum için bana yakın bir yer olması gerekiyordu. Çünkü seramik çok zaman isteyen bir iş. Bundan dolayı evime yakın olması ve gece gündüz ulaşabileceğim bir yer olması gerekiyordu. Evimin çatısı buna müsait olduğu için çatı katını düzenledim. İçinin yalıtımını, raflarını, dolabını, masasını, hatta atölyemdeki fırını bile kendim yaptım. Çatı katında atölyemde 7 yıldır çalışıyorum. Türk İslam motifleri olan geometrik motifleri tekrar yorumlayarak 3 boyutlu duvar seramikleri yaptım ve amacıma ulaştım ” diye konuştu.

  • Başbakan Yıldırım şehidin hayalini gerçekleştirdi

    Diyarbakır’ın Lice ilçesinde PKK’lı teröristlerin hain saldırısı sonucu şehit düşen İzmirli Uzman Onbaşı Mustafa Eser’in annesine ev alma hayali, Başbakan Binali Yıldırım tarafından gerçekleştirildi.

    24 Ağustos’ta Diyarbakır’ın Lice ilçesinde PKK’lı teröristlerin hain saldırısı sonucu şehit düşen İzmirli Uzman Onbaşı Mustafa Eser’in, kirada oturan annesine ev alma hayaliyle asker olduğu haberleri üzerine harekete geçen Başbakan Binali Yıldırım, şehidin hayalini gerçeğe dönüştürdü.

    Geçtiğimiz günlerde Şehit Mustafa Eser’in annesine ulaşan Başbakan Yıldırım’ın danışmanları, bölgede araştırma yaparak Torbalı Kaymakamlığı ve Torbalı Belediyesi yetkilileriyle birlikte uygun bir ev aradı. Bulunan dubleks dairenin tapusu şehit annesinin üzerine yapıldı ve böylelikle Şehit Mustafa Eser’in en büyük hayali yerine getirildi.

    Şehit annesi Türkan Kalkan, Başbakan Binali Yıldırım’ın talimatıyla alınan evin tapu işlemleri sırasında imzayı atarken ise buruk bir sevinç yaşadı. Tapu işlemleri sırasında şehidin babası Murat Eser de hazır bulundu. Tapu devrinden sonra şehit ailesi Torbalı Belediye Başkan’ı Adnan Yaşar Görmez ile kısa bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede Başkan Görmez, “Bu çok ince davranıştan ötürü Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım’a ve İzmir Milletvekilimiz Sayın Atilla Kaya’ya teşekkür ediyoruz” dedi.

  • Down sendromlu oğlunun düğün hayalini onun doğum gününde gerçekleştirdi

    Hatay’da down sendromlu olan oğlunun düğün hayalini gerçekleştirmek isteyen anne, oğluna doğum gününde sürpriz yapıp, onu aşık olduğu öğretmeni ile evlendirdi.

    Arsuz ilçesinde özel bir eğitim merkezinde eğitim gören 20 yaşındaki down sendromlu Sami Koray Çarpar’ın uzun süredir hayalini kurduğu düğün gerçek oldu. Doğum gününde oğlunun evlilik hayalini gerçekleştirmek isteyen down sendromlu Sami Koray’ın annesi İlkay Aşkar, oğlunun eğitim gördüğü merkezde kurucu öğretmen olan Nesli Özdemir’den gelin olmasını rica etti.

    Öğretmenin teklifi kabul etmesiyle düğün salonundan oğlunun doğum gününde gün alan anne İlkay Aşkar, oğluna damatlık öğretmene ise gelinlik aldı. Düğün günü down sendromlu Sami Koray için gelin arabası süslendi. Konukların bir bir yerini aldığı programda Sami Koray damatlığıyla, öğretmeni Nesli Özdemir ise gelinliğiyle salona geldiler. Oyun pistinde bir süre dans eden Sami Koray ile öğretmeni daha sonra davul ve zurna eşliğinde çiftetelli oynayıp, davetliler ile halay çektiler.

    Koray ve öğretmeni için bir de temsili nikah merasimi düzenlendi. Düğün pastasını öğretmeni ile kesen down sendromlu Sami Koray, salonda bulunan birçok kişiye duygu dolu anlar yaşattı. Gelin olmayı kabul eden öğretmen Nesli Özdemir’e down sendromlu Sami Koray’ın biriktirdiği paraları ile alınan altın bilezik de takıldı. Konuklarda Sami Koray ile gelin olan öğretmenine takı takıp hediyeler verdiler.

    Yaklaşık iki saat süren düğünde oyun pistini bir an olsun boş bırakmayan Sami Koray, hayalini kurduğu düğünü annesinin sürprizi ile gerçekleştirmiş oldu.

    Gerçekleşen organizasyon ile Sami Koray’ın en büyük hayalini gerçekleştirdiği için mutlu olduğunu kaydeden öğretmen Nesli Özdemir, “Evlilik Koray’ın en büyük hayaliydi. Ona bu yıl tişört, kitap yerine bu hediyeyi, sürprizi hazırladık. Koray benim okulumun kayıtlı öğrencisi, aynı zamanda sınıf öğretmeniyim. Birlikte ders olarak çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi.

    Çok mutlu olduğunu söyleyen Sami Koray ise, “ben aşkımı çok seviyorum” diye konuştu.

    Oğlunun hayalini onun doğum gününde gerçekleştiren anne İlkay Aşkar da, “Koray’ın bu mutluluğu her şeyden öte. Koray 20 yaşında. Bugüne kadar isteklerinin çoğu gerçekleşti tek bir eksiği vardı düğün istiyordu ama gördük ki gerçekleşmeyecek bir hayal değilmiş. Bu saatten sonra gözüm açık kalmaz” şeklinde konuştu.