Etiket: Hayali

  • Şehit Kaymakam Safitürk’ün hayali gerçek oluyor

    Mardin’in Derik ilçesinde PKK’lı teröristlerin hain saldırısı sonucu şehit olan Kaymakam Muhammet Fatih Safitürk’ün hayalinin gerçekleştirilmesi amacıyla başlatılan ’Tek Yürek Projesi’ kapsamında Mardinli öğrenciler Tokat’a geldi.

    Tokat İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün başlattığı ’Tek Yürek Projesi’ kapsamında, Mardin’in Derik ilçesinden gelen 87 öğrenci, Tokat Valisi Dr. Ömer Toraman ve il protokolü ile kahvaltıda bir araya geldi. Tokat Anadolu Lisesi Pansiyonu’nda gerçekleştirilen kahvaltı programında konuşan Vali Toraman, Mardin ve Tokat’ın Anadolu’nun köklü medeniyete sahip iki şehri olduğuna vurgu yaparak, Derikli öğrencileri Tokat’ta ağırlamaktan mutluluk duyduklarını ifade etti.

    Şehit Kaymakam Safitürk’ün hayali gerçekleştirildi

    Mardinli ve Tokatlı öğrencilerin birbirleriyle tanışma ve kaynaşma fırsatı bulduğunu ifade eden Toraman, “Bu proje ülkemizin birlik ve beraberliğinin çok güzel bir göstergesi. Aynı zamanda Şehit Derik Kaymakamı Muhammed Fatih Safitürk’ün de bir hayaliydi. Şehit Kaymakam Safitürk, Derikli çocukların eğitimi için gayret gösterdi. Sizler bu ülkenin geleceğisiniz. Büyüyüp, bu ülkenin kalkınması, gelişmesi ve refahının arttırılması için önemli görevler alacaksınız. Çok çalışacaksınız. Böylece Şehit kaymakamımızın da hayalini gerçekleştirmiş olacaksınız. Çünkü o Derikli öğrencilere bu konuda çok güveniyordu. Sizin potansiyelinizin açığa çıkması için çok gayret sarf ediyordu” dedi.

    Duygularını dile getiren misafir öğrenciler ise kültürleri buluşturan bu projenin çok önemli olduğunu ifade ederek, kendilerini Tokat’ta ağırlayan yetkililere teşekkür etti.

    Kahvaltının ardından öğrenciler Sulu Sokak Çarşısı’nda tarihi mekanları gezdi. Arastalı Bedesten’de bulunan müzeye hayran kalan öğrenciler bol bol fotoğraf çekindi. İl Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı, şehit kaymakamın hayalini gerçekleştirmenin heyecanını yaşadıklarını ifade ederek, “Derik’teki öğrencilerimizin proje kapsamında Tokat’a gelerek gezmesi bir bakıma şehit kaymakamımızın hayallerinin gerçekleşmesi oluyor” diye konuştu.

    Mardin İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Zeynettin Babur ise şehit kaymakam Muhammed Fatih Safitürk’ün hayallerinin gerçekleştirilmesi adına bu projeye gönül verdiklerini kaydetti.

  • Hayali gerçekleşen Yüksekovalı minik Yağmur evine döndü

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş tarafından hayali gerçekleştirilen 8 yaşındaki Yağmur Güder, evine döndü.

    Tek hayali İstanbul ve köprüyü görmek olan ve İstanbul Büyü şehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş tarafından İstanbul’da misafir edilen minik Yağmur ve ailesi evine döndü. 5 günlük bir İstanbul tatilinin ardından minik Yağmur, Yüksekova Selahaddin Eyübi Hava Limanı’na indi. Burada konuşan Güder, “Kızımın tek istediği İstanbul Boğaz Köprüsü’nü görmekti. Şu anda onun hayali gerçek oldu. Ayrıca İstanbul’un en güzel yerlerini gezdik. İstanbul’un tarihi yerlerini dolaştık. Kızım belki ömür boyu bu kadar güzel yerleri gezemez. Ben bizlere bu fırsatı verdiği için İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’a teşekkür ediyor, bu kapsamda tüm İslam aleminin Ramazan Bayramı’nı kutluyorum” dedi.

    Çifte bayram yaşadığını belirten 2. Sınıf öğrencisi Yağmur Güder ise “Hem köprüyü gezdim hem de bayramı İstanbul ‘da kutladım. Şu anda çifte bayramı yaşıyorum. Gezdiğim yerleri sınıf arkadaşlarıma anlatacağım. Ben tek isteğimi gerçekleştirdiği için İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’a teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.

  • Şehidin en büyük hayali ailesine ev almaktı

    Mardin’in Dargeçit ilçesinde çıkan çatışmada şehit olan Uzman Onbaşı Hikmet Zengin’in en büyük hayalinin prefabrik evde yaşayan ailesine bir ev almak olduğu öğrenildi.

    Mardin’in Dargeçit ilçesinde güvenlik güçleri ile PKK’lı teröristler arasında çıkan çatışmada dün şehit olan 26 yaşındaki Jandarma Uzman Onbaşı Hikmet Zengin, memleketi Burdur Güneyyayla köyünde düzenlenen cenaze töreninin gözyaşları arasında ve yağmur altında toprağa verildi.

    En büyük hayali ailesine ev almaktı

    Hikmet Zengin’in en büyük hayalinin ailesine güzel bir ev almak olduğu öğrenildi. Memleketi Burdur’a 15 gün önce gelen şehit Hikmet Zengin, yaşadıkları prefabrik evin yerine güzel bir ev almak istediğini babası Ali Yaver Zengin’e söyleyerek, ailesini sevindirmişti. Şehit Hikmet Zengin’in evinin, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğünün Barınma Yardımları kapsamında Burdur merkez Güneyyayla’da belirlenen 5 aileden bir tanesi olduğu, 2+1 ve 54 metrekare büyüklüğünde prefabrik ev olduğu ve 1,5 yıl önce devlet eliyle inşa edildiği öğrenildi.

  • Avrupa hayali kuran 8 göçmen yakalandı

    Tekirdağ’ın Çerkezköy ilçesinde faaliyet gösteren Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi’ndeki bir fabrikaya ithal ürün getiren TIR’ın dorsesinde Avrupa’ya çıkmak isteyen 8 Suriyeli yakalandı.

    Norveç’ten yola çıkan ve taşıdığı ithal ürünleri Kapıkule Sınır Kapısı’nı kullanarak Türkiye’ye getiren sürücü M.D., buradaki tır parkına dinlenmek için aracını park etti. Bu sırada ise iddiaya göre 8 Suriyeli dorsenin kapağındaki mührü kırarak içeri girdiler. Bir gün parkta dinlenen sürücü ardından yükünü boşaltmak için Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi’ne geldi.

    Aradan geçen 3 günün ardından tırı boşaltma sırası kendisine gelen ve kapıyı açan sürücü ise dorsedeki 8 kaçağı görünce şaşkına döndü.Durum hemen polise bildirildi ve Avrupa hayali kuran 8 Suriyeli’nin umuda yolculuğu Çerkezköy’de sona erdi. 3 gündür dorsede kaldıklarını belirten Suriyeliler, sağlık kontrolünün ardından polis merkezine götürüldü.

  • Annesinin hayali için okudu, kendi hayali için fırın açtı

    Gümüşhane’nin Torul ilçesine bağlı Zigana köyünde yaşayan genç, annesinin hayalini gerçekleştirmek için üniversite okuduktan sonra kendi hayalinin peşinden koşarak 60 yıllık fırını yeniden faaliyete geçirdi. Şahin, şimdi bölge illerine, taş fırında pişirdiği ekşi mayalı köy ekmeği, yurt dışına da kuru ekmek satıyor.

    Fırıncı babanın 3 oğlundan birisi olan 26 yaşındaki Dinçer Şahin, “Annem benden daha çok okula” geliyordu diyerek özetlediği lise yıllarının ardından annesinin çabası ve hayalini gerçekleştirmek için Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi Tarih bölümünü bitirdi. Bu sırada hayalini kurduğu ticarete üniversitenin son sınıfında başlayan ve üst üste 2 ticari girişimde de başarısız olan Şahin, memleketine dönerek dayısının fırınında çalışmaya başladı.

    Hep kendi iş yerini açarak ticaretle uğraşma hayaliyle yaşayan Şahin, tarihi ipek yolu üzerinde yer alan köyü Zigana’da 60 yıl önce açılan fakat son 25 yıldır kapalı durumdaki fırını faaliyete geçirmeye karar verdi.

    Bu kez de finans problemiyle karşılaşan Şahin’e başta anne babası ve kardeşleri ile nişanlısı da destek olunca el birliğiyle fırını faaliyete geçirdi. Hamuru yoğurmasından fırını yakmaya, ekmekleri pişirmeye kadar tüm işlemleri tek başına yapan Şahin, günde 5 ekmek satsa bile pes etmedi. Şahin, 2 yıl sonunda taş fırında yaptığı ekşi mayalı köy ekmeklerini hem ’dünyanın en lezzetli işlenmemiş eti’ sloganıyla bilinen Zigana Dağı zirvesindeki restoranlara satıyor hem de bölge illerinden sırf ekmek almak için Zigana köyüne gelenlere satıyor. Elinde kalan ekmeğini de fırında kurutan Şahin, Almanya ve Japonya başta olmak üzere çeşitli ülkelere gönderiyor.

    “Fırıncılık yapacaktın neden okudun”

    Bazı arkadaşlarının “Fırıncılık yapacaktın neden okudun?” sorularına muhatap kalan Şahin, “Ben okulla arası hiç olmayan bir insanım. Ben liseye giderken annem benden çok okula geliyordu. Lisede benim devamsızlığım annemden çoktu. Annem okula giderdi ben yoktum okulda. Onun o çabasını görünce artık pes ettim. O kadar emek verdi ki boşa çıkarmak istemedim. Üniversiteyi kazanarak okudum. Üniversiteyi okumam yaşam tarzı kazandırdı bana. Annemin hayalini gerçekleştirmiş oldum. Liseyi de üniversiteyi de okurken hayalim hep ticaretti. Şimdi bu fırını açtım ve kendi hayalimin peşinden koşuyorum” dedi.

    Taş fırında odun ateşinde ekşi mayalı köy ekmeği yaptığını, hamurun dinlenme ve yoğurma süreci de dahil olmak üzere toplam 7 saati bulduğunu kaydeden Şahin, “Köyün nüfusu azaldığı için Zigana Dağı’ndaki restoranlara ve dışarıdan gelen müşterilere satış yapıyoruz. Başta biraz sıkıntı yaşadık ama ekmeğimizin tadını alan, duyan arttıkça satışlar artıyor. Trabzon, Erzurum, Ordu, Giresun’dan ekmek almaya gelen müşterilerim var” diye konuştu.

    “130 TL sermayem vardı”

    Trabzon-Erzurum karayolunun işlek olduğu dönemden kalma 60 yıllık ve 2 yıl öncesine kadar kapalı fırını açmak istediğini söyleyince ailesinin çok sıcak bakmadığını anlatan Şahin, şunları söyledi:

    “Dayımdan kalma, babadan geçme bir meslek bu. Baba fırıncılıktan emekli oldu. Ondan öğrendim birçok şeyi. Annem de kamuda çalışıyor. Ben köye geldiğimde fırın 25 yıldır kapalıydı. Geldiğimde de 130 TL sermayem vardı. Fırının tadilat ve işçilik masrafları vardı. Sermaye olmadığı için bunu abim, babam ve kardeşimin destekleriyle aştık. Ne kadar yapabiliyorsam günde o kadar pişiriyorum. Ekmek bayatladığı zaman kalan ekmeğimi kurutarak Türkiye sınırları dışında Almanya ve Japonya’ya bile gönderiyorum.”

    “’Gitsin, nasılsa yapamaz, belirli bir süre sonra geri gelir’ diye düşündüler”

    Fırını açacağını söyleyince annesinin çok istemediğin, bitirdiği okulla ilgili meslek yapmasını istediğini, babasının da fırıncılığın ağır şartlarını bilmesinden dolayı karşı çıktığını ifade eden Şahin, “’Gitsin, nasılsa yapamaz, belirli bir süre sonra geri gelir’ diye düşünüyordu herhalde. Ben de o azimle 2 yıldır hiç yılmadım. 5 ekmek bile sattığım gün kapatıp gideceğim demedim. Şuan hem maddi hem manevi olarak iyi durumdayım. Annem ekmeği ilk önce iş yerine götürmüyordu ‘acaba beğenirler mi’ diye. Sonra arkadaşlarının talebi üzerine istedi ve ondan sonra her hafta geliyorlar ve giderken arabayı ekmek doldurup gidiyor” ifadelerini kullandı.