Etiket: Havva

  • Maden şehidi annesi Havva Şeker; “Her an kapıyı çalacak gibi oluyor”

    Zonguldak’ta 8 Ocak 2013 tarihindeki maden faciasında oğlu Ahmet Şekerci’yi kaybeden Havva Şekerci, Anneler Günü’nü üzgün geçirdiğini söyleyerek, “ Oğlumun beni kucaklamasını annem diye sarılmasını çok istiyorum ” dedi.

    Zonguldak’ın Kozlu ilçesinde 8 Ocak 2013 tarihinde TTK Kozlu Müessesi’nde meydana gelen maden faciasında oğlu Ahmet Şekerci’yi kaybeden Havva Şekerci, Anneler Günü’nü buruk ve üzüntülü geçiriyor. Oğlunu kaybettikten sonra beşinci Anneler Günü’nü üzgün geçirdiğini ifade eden Şekerci, “Oğlumu kaybedeli 5 yıl oldu. Her an kapıyı çalacak gibi oluyor. Allah kimseye evlat acısı yaşatmasın” dedi.

    Gözyaşlarına hakim olamayan anne Havva Şekerci, “Oğlumun yokluğu çok belli o her zaman gelirdi anneler günü için arkasında gül saklardı. Annecim Anneler günün kutlu olsun derdi. Oğlumu kaybedeli 5 yıl oldu. Her an kapıyı çalacak gibi oluyor. Kanayan yara her zaman kanıyor. 5 yıl geçti hala kanıyor. Geliyorum oğlumla dertleşiyorum. Oğlumun mezarının yanında Annemin mezarı da var onunda anneler günün kutluyorum. Bütün maden şehitleri anneleri başta olmak üzere bütün annelerin anneler günün kutluyorum. Allah kimseyi evlat acısı göstermesin, Allah kimseyi evlat acısıyla imtihan etmesin. Bir imtihandan geçiyoruz ama inşallah o imtihandan geçenlerden oluruz. Yüce rabbime layık bir kul, Peygamber efendimize layık bir ümmet olmaya maden şehidi oğluma da hayırlı bir anne olayım, onun emanetlerine sahip çıkayım o zaman kendimi daha iyi hissedeceğim. Oğlum bana anne sen benim çocuklarıma bakacaksın diyordu. Ben onun vasiyetlerini yerine getirmeye çalışıyorum. Onun yokluğu her zaman belli oluyor. Bir yara kanadığı zaman hep kanıyor. Biri anne dediği zaman zannediyorum ki Ahmet, dönüyorum arkama bakıyorum yok. Çok hayırlı bir evlattı ben ondan razıyım Allah’ımda ondan razı olsun. Allahım onu Firdevs cennetine girmeyi nasip etsin. Peygamberimizin sancağı altında beraber cem olmayı orada beni kucaklamasını annem diye sarılmasını çok istiyorum. Çok zor evlat acısı Allah kimseye yaşatmasın biz yaşadık. Bir sınavdan geçiyoruz inşallah o sınavları verenlerden olurum” dedi.

    Maden şehidi Ahmet Şeker’in annesi Havva Şeker oğlunun mezarına gül getirerek başına koyarak dua etti.

  • 11 gündür kayıp Havva Alkan’dan haber alınamıyor

    Artvin’in Yusufeli ilçesinde yaşayan 3 çocuk annesi Havva Alkan’dan 11 gündür haber alınamıyor.

    Yusufeli ilçesinde evinden 5 Mayıs’ta alışveriş yapmak için çıkan 44 yaşındaki 3 çocuk annesi Havva Alkan bir daha evine dönmezken, kayıp Havva Alkan’ın kardeşi Osman Gündüz kardeşinin psikolojik sorunları olduğunu ve bu nedenle de ilaç tedavisi gördüğünü söyledi. Gündüz “Kardeşim en son eşini aramış. Çarşıya bir şeyler almaya gidiyorum demiş. Polise ve savcılığa haber verdik onlarda aramalarını sürdürüyor ama şimdiye kadar hiçbir yerden haber alamadık. İzini bulamadık. Yusufeli ilçe dolmuşlarıyla Artvin’e geldiğini görenler olmuş. Terminallerden soruşturduk, hiçbir arabaya filan binmemiş. Hayatından endişeliyiz. Gören duyan varsa insaniyetlik adına polise ya da irtibat telefonlarına haber verirlerse çok memnun oluruz. 3 çocuğu var, eşi var, ailesi perişan. En büyük oğlu 20 yaşında, kızı 17 yaşından en küçük oğlu da 10 yaşında. Küçük çocuğa 12 gündür ablası bakıyor” ifadelerini kullandı.

  • Bursa’da Müstehcen Adem İle Havva Heykeli Tartışması

    Ukraynalı heykeltıraş tarafından 5 yıl önce yapılıp Bursa’da bir kütüphanenin bahçesine dikilen Adem-Havva heykeli müstehcen olduğu gerekçesiyle tartışmaya sebep oldu. Farklı görüşlerdeki iki farklı grup aynı heykelin önünde basın açıklaması yaparken, vatandaşlar duruma tepki gösterdi.

    Ukrayna devlet sanatçısı 56 yaşındaki heykeltıraş Gutyrya Vyacheslav’ın 5 yıl önce Adem ile Havva’yı tasvir ederek yaptığı nü heykel 5 yıl sonra düzenlenen bir heykel sempozyumunda ödül almaya hak kazanınca, Nilüfer Üçevler Kütüphanesi’nin bahçesinde bulunan heykelin önüne bir tabela çakıldı. Ukraynalı heykeltıraşın ismi ile Adem Havva yazılı tabelayı gören mahalle halkı, nü heykelin kaldırılması için harekete geçildi. Ancak mahallenin bu isteğine belediyeden olumlu cevap gelmedi. Bunun üzerine mahallede heykel tartışması başladı.

    HEYKEL ÖNÜNDE FARKLI GÖRÜŞLÜ İKİ GRUP BASIN AÇIKLAMASI YAPTI

    Bugün öğle saatlerinde heykelin bulunduğu parkta farklı görüşten iki ayrı grup basın açıklaması yaptı. AK Parti Nilüfer İlçe Başkanı Celil Çolak ile birlikte heykel önünde toplanan bir gurup, heykelin bir an önce kaldırılmasını talep etti. Celil Çolak, “Bizleri manevi açıdan yaralayan böyle bir heykel belki Ukrayna’da tepki görmez, ama Türkiye’de fazlasıyla görür. Bunu düşünmeyen bir belediye başkanına da açıkçası söyleyecek söz bulamıyorum. Heykel parktan kaldırılana kadar protestolarımız devam edecek” dedi.

    Heykelin önüne tabelalar konana kadar geçen 5 yılda vatandaşların bu heykelin neyi tasvir ettiğini anlamadığını belirten Çolak, ”Bu yazıyı buraya koymasalar belki bu heykel bir şey ifade etmeyecek. Ancak siz buraya Adem Havva yazarsanız, bu bizim inanç davamıza külliyen hakaret eden bir davranış olur. Biz bunu şimdi fark ettik, ama zaman geçmiş değil. Çağrıda bulunuyorum, gelsin belediye başkanı, lütfen bunu buradan kaldırsın” diye konuştu.

    Bir gazetecinin, “Sizce bu heykel müstehcen mi?” diye sorması üzerine Çolak, “Müstehcenlikten ziyade, bizim dinimizde peygamberler resmedilmez. Resme, heykele dökülemez. Bizim yetiştiğimiz kültür bunu söylüyor” dedi.

    Basın açıklaması yapıldığı sırada heykelin diğer cephesinde toplanan Nilüfer Kent Konseyi üyesi bir grup kadın da, heykelin kaldırılmak istenmesini protesto etti. Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkan Yardımcısı Şükran Kılıç, “Biz aşktan, özgürlükten, demokrasiden ve sanattan yanayız. Bu heykel yeni bir heykel değildir. 2011 yılında yerleştirilmiştir. Bu zihniyeti anlamıyoruz” diye konuştu.

    Bu sırada Kılıç’ın konuşmasını yarıda kesen mahalleli bir kadın, “Neyin aşkından bahsediyorsun sen? Adem ile Havva aşkı diye bir şey mi var? Daha yazdığını bile okuyamıyorsun” diyerek tepki gösterdi. Bazı vatandaşların tepkisi üzerine her iki gurup da dağılmak zorunda kaldı.