Etiket: Havelsan

  • PTT ile HAVELSAN arasında e-Dönüşüm işbirliği

    HAVELSAN’ın e-Fatura, e-Arşiv Fatura, e-Defter gibi e-Dönüşüm uygulamaları PTT tarafından sağlanacak.

    Türkiye’nin iki güzide kurumu Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi (PTT A.Ş.) ile HAVELSAN, e-Dönüşüm uygulamaları ile ilgili bir işbirliği protokolü imzaladı. İki kurum arasında e-Fatura ve e-Arşiv Fatura özel entegratörlük hizmetleri ile e-Defter uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirleyen protokole PTT A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Kenan Bozgeyik ile HAVELSAN Genel Müdürü ve CEO’su Ahmet Hamdi Atalay imza attı. Söz konusu protokole göre, HAVELSAN’ın e-Fatura, e-Arşiv Fatura, e-Defter gibi e-Dönüşüm uygulamaları PTT A.Ş. tarafından sağlanacak.

    PTT A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Kenan Bozgeyik, protokol imza töreninde yaptığı konuşmada Türkiye’nin iki millî kuruluşu arasındaki işbirliğinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. 178 yıllık köklü bir geçmişi bulunan PTT A.Ş.’nin günümüzde geniş kapsamlı ürün ve hizmetler sunduğunu ifade eden Genel Müdür Bozgeyik, bu çerçevede kurumlarla yaptıkları işbirliklerine büyük önem verdiklerini kaydetti. Elektronik hizmetler ve teknoloji başta olmak üzere HAVELSAN ile her türlü işbirliğine hazır olduklarını belirten Kenan Bozgeyik, birlikte marka projeler geliştirilebileceğini söyledi.

    HAVELSAN Genel Müdürü ve CEO’su Ahmet Hamdi Atalay ise HAVELSAN’ın yazılım alanında ulaştığı noktaya işaret etti. Teknolojiyi üretmenin yanı sıra ihraç etmenin de büyük önem taşıdığını vurgulayan Genel Müdür Atalay, HAVELSAN’ın bu konuda da çalışmalar yürüttüğünü ifade etti. PTT A.Ş. ile yapacakları her türlü işbirliğinin kendileri açısından çok kıymetli olduğunu kaydeden Ahmet Hamdi Atalay, e-Dönüşüm uygulamaları ile ilgili protokolden de büyük memnuniyet duyduklarını söyledi.

    HAVELSAN Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mustafa Şenol’un da yer aldığı protokol imza töreninde iki kurum arasında teknoloji çalışma grubu oluşturulması yönünde görüş birliğine varılırken, protokolün hayırlı ve uğurlu olması temennisinde bulunuldu.

  • PTT ile HAVELSAN arasında e-Dönüşüm işbirliği

    HAVELSAN’ın e-Fatura, e-Arşiv Fatura, e-Defter gibi e-Dönüşüm uygulamaları PTT tarafından sağlanacak.

    Türkiye’nin iki güzide kurumu Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi (PTT A.Ş.) ile HAVELSAN, e-Dönüşüm uygulamaları ile ilgili bir işbirliği protokolü imzaladı. İki kurum arasında e-Fatura ve e-Arşiv Fatura özel entegratörlük hizmetleri ile e-Defter uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirleyen protokole PTT A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Kenan Bozgeyik ile HAVELSAN Genel Müdürü ve CEO’su Ahmet Hamdi Atalay imza attı. Söz konusu protokole göre, HAVELSAN’ın e-Fatura, e-Arşiv Fatura, e-Defter gibi e-Dönüşüm uygulamaları PTT A.Ş. tarafından sağlanacak.

    PTT A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Kenan Bozgeyik, protokol imza töreninde yaptığı konuşmada Türkiye’nin iki millî kuruluşu arasındaki işbirliğinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. 178 yıllık köklü bir geçmişi bulunan PTT A.Ş.’nin günümüzde geniş kapsamlı ürün ve hizmetler sunduğunu ifade eden Genel Müdür Bozgeyik, bu çerçevede kurumlarla yaptıkları işbirliklerine büyük önem verdiklerini kaydetti. Elektronik hizmetler ve teknoloji başta olmak üzere HAVELSAN ile her türlü işbirliğine hazır olduklarını belirten Kenan Bozgeyik, birlikte marka projeler geliştirilebileceğini söyledi.

    HAVELSAN Genel Müdürü ve CEO’su Ahmet Hamdi Atalay ise HAVELSAN’ın yazılım alanında ulaştığı noktaya işaret etti. Teknolojiyi üretmenin yanı sıra ihraç etmenin de büyük önem taşıdığını vurgulayan Genel Müdür Atalay, HAVELSAN’ın bu konuda da çalışmalar yürüttüğünü ifade etti. PTT A.Ş. ile yapacakları her türlü işbirliğinin kendileri açısından çok kıymetli olduğunu kaydeden Ahmet Hamdi Atalay, e-Dönüşüm uygulamaları ile ilgili protokolden de büyük memnuniyet duyduklarını söyledi.

    HAVELSAN Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mustafa Şenol’un da yer aldığı protokol imza töreninde iki kurum arasında teknoloji çalışma grubu oluşturulması yönünde görüş birliğine varılırken, protokolün hayırlı ve uğurlu olması temennisinde bulunuldu.

  • THY İle Havelsan Arasında Tarihi Anlaşma

    Savunma sanayinde yaptığı projelerle adından sıkça söz ettiren HAVELSAN, Türk Hava Yolları (THY) ile tarihi bir anlaşmaya imza attı. Yapılan anlaşma ile THY pilotları, eğitimlerini HAVELSAN’ın üreteceği uçak simülasyonlarıyla tamamlayacak.

    Askeri alanda sahip olduğu simülatör tasarım üretim ve entegrasyon tecrübesini günümüzde hızla gelişen sivil havacılık sektörüyle birleştiren HAVELSAN, Türk Hava Yolları’nın Boeing 737NG uçakları için uluslararası D seviye sertifikasyonuna sahip tam uçuş simülatörü üretmeye hazırlanıyor. Türk Hava Yolları’nın Florya’daki Uçuş Eğitim Merkezi’nde düzenlenen törenle tarihi önem taşıyan imzalar atıldı. Törene Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı İlker Aycı, Savunma Sanayi Müsteşarı Prof. Dr. İsmail Demir, HAVELSAN Yönetim Kurulu Başkanı Yüksel Öztekin, Türk Hava Yolları Genel Müdürü Doç. Dr. Temel Kotil ve HAVELSAN Genel Müdürü Ahmet Hamdi Atalay katıldı.

    AMAÇ, SİMÜLATÖR EĞİTİMİNDE TÜRKİYE’Yİ MERKEZİ KONUMA TAŞIMAK

    İmza töreninde yaptığı konuşmada projenin önemine dikkat çeken Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı İlker Aycı, “Ana amacımız bu sektörde bir oyuncu olmaktan ziyade HAVELSAN gibi şirketlerin bu konulardaki gelişimini, ülkemizdeki bu ekosistemin gelişimine katkı vermektir. Türk Hava Yolları’ndaki Teknik A.Ş gibi şirketlerimizle ileride de inanıyorum ki birlikte yapacağımız başka projeler ve hizmetler de olacak. Bunları kendi aramızda hep konuşuyoruz. Ben bu anlamda İstanbul’un ve Türkiye’nin bir simülatör merkezi olması hususunda bir görüşümüz ve vizyonumuz var. Bütün Avrupa’nın Orta Doğu’nun Balkanlar’ın ya da Orta Asya ve Afrika’nın, hatta Asya’nın uzak tarafının bile gelip bizden eğitim almasını ve buranın bir uçuş eğitim merkezine kapsamlı dönüşmesini istiyoruz. Bunu sağlamak için de ithalatla bir yere varamayız. Simülatör ithalatıyla bir yere varamayız” şeklinde konuştu.

    Savunma Sanayi Müsteşarı Prof. Dr. İsmail Demir de, “Genelde Türkiye’de savunma sanayi iyi bir noktaya geldi denildiğinde ben hep şunu vurgularım; bu ülkenin toptan sanayi ekosistemi iyi değilse, savunma sanayisinin iyi olmasının söz konusu olması mümkün değil. Yani bu bir sistem. Savunma sanayi çok iyi ama diğer taraf iyi değil diye bir kavram olamaz. Bu bir ekosistemdir. Bu ekosistem birbirine dokunmalıdır” dedi.

    “BUGÜN HAVELSAN İÇİN TARİHİ BİR GÜN HEM DE DÖNÜM NOKTASI”

    HAVELSAN’ın bugüne kadar sadece savunma sanayine yönelik üretimler gerçekleştirdiğini ancak THY ile yapılan anlaşmayla çalışmaların sivil alana da kaydığını aktaran HAVELSAN Yönetim Kurulu Başkanı Yüksel Öztekin ise, “Bugün HAVELSAN için tarihi bir gün hem de dönüm noktası olan bir gün. Tamamen Savunma Sanayine yönelik yapmış olduğu bu üretimini şuanda bilgi, tecrübe ve birikimini sivil bir alana aktarmak üzere yola çıkmış durumda. Yönetim kurulu başkanımıza da söz veriyoruz; biz bunu zamanında, en üst kalitede ve en etkin fiyatlarla sizlere teslim edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    Konuşmaların ardından THY ve HAVELSAN arsında uçak simülatörünün anlaşmasını içeren projenin imzaları atıldı.

  • Havelsan Genel Müdürü Atalay: “Dünyanın En İyi Ürününü Dahi Yapsak Bugün Rusya’ya Satma Şansımız Yok”

    HAVELSAN Genel Müdürü Ahmet Hamdi Atalay, “Biz dünyanın en iyi ürününü dahi yapsak bugün Rusya’ya, Suriye’ye satma şansımız yoktur. Biz ancak savunma ürünlerimizi dost ve kardeş diye tabir ettiğimiz ülkelere satabiliriz” dedi.

    HAVELSAN Genel Müdürü Ahmet Hamdi Atalay, Ekonomi Muhabirleri Derneği’nin düzenlediği toplantıya katıldı. Toplantıda basın mensuplarına HAVELSAN’ın çalışmaları hakkında bilgi veren Atalay, daha sonra basın mensuplarının sorularını yanıtladı. HAVELSAN’ın komuta kontrol ve savaş sistemleri, eğitim ve simülatör teknolojileri, bilişim alanı ve siber güvenlik gibi alanlarda hizmet verdiğini belirten Atalay, simülatör teknolojisi hakkında şu bilgileri verdi:

    “Simülatör alanı bizim en yetkin ve dünyada en rekabetçi olduğumuz alan. Milli denizaltımızın simülatörünü yapıyoruz. Dünyadaki en geniş simülatör spektrumuna sahip firmalardan biriyiz. Bizden daha çok ürün çeşitliliğine sahip olan firma yok. D seviyesinde bir sertifikaya sahip bir firmayız. Simülatör alanında bugüne kadar hep savunmaya yönelik simülatörler geliştirdik. İlk defa Türk Hava Yolları’yla yeni imzalamakta olduğumuz bir anlaşmayla sivil uçak simülatörü yapıyoruz. Bu çok önemli bir şey ve bizim için hayati öneme sahip bir şey. Sivil uçakların regülasyonları çok zor. Biz ilk defa bu THY ile yapacağımız ortak projede sivil uçak simülatörü yaparak sivil uçak alanında sertifikalanmış bir ürün sahibi olacağız. Biz bunu artık dünyanın her yerine satabiliyor olacağız. THY’nin zaten elinde bir simülatör envanteri var. Bizim onlara simülatör envanterlerinin daha da geliştirilmesi açısından bir teklifimiz oldu. Burayı gelin dünyanın pilot eğitim merkezi haline getirelim dedik. Sivil havacılık dünyanın en hızlı gelişen alanlarından bir tanesidir. Önümüzdeki 15 yıl içinde yaklaşık 300 bin civarında pilotun pazara gireceği bekleniyor. Mutabakata vardık ve ilk yerli uçak simülatörü olacak. Bu simülatörü dünya üzerinde yapabilecek firma sayısı bir elin parmağını geçmez.”

    “SİBER GÜVENDE DEĞİLSENİZ ULUSAL GÜVENLİĞİNİZ GARANTİ ALTINDA DEĞİLDİR”

    HAVELSAN Genel Müdürü Atalay, kritik tesislerin fiziki ve siber güvenlik teknolojilerinin geliştirilmesi konusunda çalışmalarının olduğunu belirterek, konuyu ilişkin olarak şunları söyledi:

    “Hepimiz bu sanal dünyanın veya sayısal evrenin parçası halindeyiz. Önümüzdeki 2020 yılında 50 milyar nesnenin bu dünyaya bağlanacağı öngörülüyor. Dünya üzerinde 8 milyar insan nüfusu olduğunu düşünürsek 50 milyar dediğimizde yaklaşık kişi başına 5 cihazdan daha bahsediyoruz. Dolayısıyla sadece insanlar olarak değil ama kullandığımız aletlerle birlikte bir bağlantılı dünyanın parçası haline geldik zaten. Şuan da bağlantılı nesne sayısı yeryüzünde 15 milyarlar civarındadır. Bu her şeyin bağlantılı hale geldiği dünya da, o dünyanın bütün riskleri hepimiz için bir risk teşkil ediyor. Siber güvenlikte bu cihazların ne yaptığını bilmiyoruz. Burada kullanacağınız çözümlerin ve sistemlerin milli olması kaçınılmaz hale geliyor. Siber güvenlikte parasını veriyorsunuz ve sizin güvenliğinizi sağlamak için örneğin bir virüs programı alıyorsunuz ve bu sizin için risk kaynağı oluşturuyor. Sizi koruyor gibi gözükürken belki de size bir kapı açıyor aslında. Bunu anlayamazsınız. Siber güvenlikte sizin saldırı altında olduğunuzu bile anlamak mümkün değildir. Anladığınız an zaten iş geçmiş oluyor. Bundan dolayı burada milli çözümler olmazsa ülke olarak güvende olmanız mümkün değildir. Siber güvenlik ulusal güvenliğin ayrılmaz ve çok önemli bir parçasıdır. Siber güvende değilseniz ulusal güvenliğiniz garanti altında değildir. Ben kendimi güvenlik altına aldım, ben rahatım, bana bir şey olmaz diyemezsiniz. Biz bu alanın teknoloji geliştiren bölümündeyiz.”

    “TÜRKİYE’DE 15 BİN SİBER GÜVENLİK UZMANINA İHTİYAÇ VAR”

    HAVELSAN bünyesinde Siber Güvenlik Mükemmeliyet Merkezi’nin oluşturulduğunu ve Türkiye’de bu merkezin bir ilk olacağını kaydeden Atalay, “Burası bir laboratuvar ve ürün geliştiriyor. Burası aynı zamanda bir test merkezidir. Herhangi bir kurumun temin ettiği bir siber güvenlik çözümü varsa eğer bizden talep ederse biz onu test edip, açığının olup olmadığını söyleyebileceğiz. Aynı zamanda kötücül yazılım analizi diye bir fonksiyon var. Herhangi bir yazılım ününün alıp test ediyoruz ve bunun üzerinde kötücül yazılım var mı? Bir yazılım zafiyetinin olup olmadığını test edebileceğiz. Burası aynı zamanda bir eğitim merkezi olacak. Dünya üzerinde çeşitli araştırmalara göre yaklaşık 1.5 milyonluk siber güvenlik uzmanına ihtiyaç var. Dünyada ki her şeyden yüzde bir pay aldığımızı düşünürsek Türkiye olarak bizde de en az 15 bin siber güvenlik uzmanına ihtiyaç var. Bizim bu 15 bin rakamına ulaşmamız çok zor. Açık çok büyük. Siber Güvenlik Mükemmeliyet Merkezi olarak kurumlara gelin sizin güvenliğinizi bize emanet edin diyoruz. Sizin bütün güvenliğinizi sağlayalım. Siber Güvenlik Mükemmeliyet Merkezi’nin bir amacı da işte kurumlara güvenlik hizmetini vermektir. Bunun amacı ise, Türkiye’de ki siber güvenlik uzmanı açığını bir nebze kapatmaktır” diye konuştu.

    TÜRKİYE’DE YERLİ DONANIM VE YAZILIM HANGİ BOYUTTA

    Türkiye’nin yazılım ve donanım teknolojileri açısından geldiği noktaya da değinen Atalay, “Yazılım konusu bizim gibi ülkeler için en başarılı olunabilecek alandır. Endüstriyel gelişimini nispeten geç tamamlamış veya tamamlayamamış ülkeler için belli bir birikimi henüz oluşmayan ülkeler için yazılım dünyası veya internet dünyası yeni bir alan açıyor. Yazılım ve internet bizi dünyada ki en iyilerle aynı noktadan başlatıyor. Eksiğimiz yok, artımız var. Bizim insanımızın doğasına yazılım yapmak çok uygun bir şey. Biz ekip oyunu oynamayı çok başaramıyoruz ama bireysel başarılara çok alışkın bir milletiz. Yazılım alanında bir şey yapmak için ihtiyacınız olan tek şey bilgisayar. Bin dolarlık bir yatırımla kafası çalışan bir adamı siz doğrudan üretime hazırlayabiliyorsunuz. Yazılım, Türkiye için gerçekten bir fırsat alanıdır. İnternet ve yazılım dünyasının özellikle 2000’li yıllardan sonra geldiği aşama dolayısıyla bizim başka ülkelerden geri kalan hiçbir tarafımız yoktur. Biz HAVELSAN olarak dünyada bu alanda yapılabilen ne varsa aynısını ve daha iyisini yapabilecek durumdayız. Hiçbir yazılım ürünü yoktur ki birisi bunu yapmış biz yapamayız diyebileceğimiz. Donanım da bu olabilir. Çünkü donanımda bir takım maddi kısıtlar var. Malzeme temininde sorunlar olabilir, işlemede sorunlar olabilir. Ama yazılımda bütün dünyayla rekabet edebilecek her şeye sahibiz. Bu rekabeti yapmak sadece işin teknolojisiyle olmuyor. Örneğin, bizim faaliyet gösterdiğimiz savunma ve güvenlik alanında sizin bir pazarda yer alabilmeniz, ürününüzün ucuz veya iyi olması yetmiyor. Sizin uluslar arası ilişkilerinizin de belli seviyelerde olması lazım. Biz dünyanın en iyi ürününü dahi yapsak bugün Rusya’ya satma şansımız yoktur. Biz ancak savunma ürünlerimizi dost ve kardeş diye tabir ettiğimiz ülkelere satabiliriz. Oralara gittiğinizde de bazılarının finansal sıkıntıları olabiliyor. Dolayısıyla savunma alanında mal satabilmek kolay değildir. Yazılımda Türk mühendislerinin yapamayacağı hiçbir şey yoktur. Pazarda yer alabilmek için zamana ihtiyaç vardır” dedi.