Etiket: havasız

  • Yeraltında havasız kalan işçiler AFAD ekiplerini alarma geçirdi

    Kocaeli’de telefon kablosu döşemek için girdikleri yer altından fenalaşarak çıkan ve koku nedeniyle 2 gündür çalışamayan işçiler, AFAD ekiplerini alarma geçirdi.

    Olay, Kocaeli’nin Başiskele ilçesi Hayat Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, telefon kablosu döşemek için kanalizasyon hattına girerek yerin altına inen işçiler, içerideki yoğun kokudan fenalaşarak dışarı çıktı. Yeraltındaki koku nedeniyle 2 gündür çalışamayan işçiler 112 Acil Yardım ekiplerinden yardım istedi. İhbar üzerine olay yerine AFAD ve İzgaz ekiplerine sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen AFAD ekipleri, işçilerin havasız kalıp fenalaştığı yerlerde ölçümler yaptı.

    Kanalizasyon sisteminde özel aletlerle ölçüm yapan AFAD ekipler, içerideki oksijen yetersizliğinin işçilerin rahatsız olmasına neden olduğunu tespit ettiler. AFAD ekipleri, çalışanlara gerekli havalandırma yapıldıktan sonra yerin altındaki işlerini yapmaları gerektiği uyarısında bulundu.

  • Çadırda havasız kalan 100 koyun telef oldu

    Erzurum’un Oltu ilçesinde çadır ahırda havasız kalan 100 koyun telef oldu.

    İlçenin Cumhuriyet Mahallesi’nde yaşayan besici Adem Sağdıç, afat evler mevkiinde çadır ahıra dün saat 19.00 sularında otlamaktan gelen 100 koyun ile bir keçisini bıraktı. Bugün sabah hayvanları çıkarmak için ahıra giren Adem Sağdıç, gördüğü manzara karşısında şok yaşadı.

    100 koyun telef olurken, tek sağ kalan keçisi oldu. Evli ve 2 çocuk babası olan Adem Sağdıç, koyunlarının yarısını borç para ile aldığını söyledi. Devlet büyüklerinden yardım beklediğini ifade eden Sağdıç, “Dün otlamaktan gelen 100 koyun ve bir keçiyi her zaman bıraktığım çadır ahıra kapattım. Hava çok yağışlıydı. Üşümesinler diye kapıyı kapattım. Sanırım havasızlıktan telef olmuş. Geriye bir tek keçi kaldı. Ne yapacağımı bilmiyorum” diye konuştu.

    Telef olan koyunların İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ekipleri tarafından tutulacak raporun ardından gömüleceği bildirildi.

  • Pamuk yığını arasında yatan çocuk havasız kalarak boğuldu

    Şanlıurfa’nın Harran ilçesinde pamuk yığınının arasında yatan 14 yaşındaki çocuk boğularak hayatını kaybetti. Yaklaşık bir ay önce de gece tarlada pamuk yığınları arasında uyudukları sırada havasız kalan 3 çocuk hayatını kaybetmişti.

    Edinilen bilgiye göre olay, dün gece saat 24.00 sıralarında Şanlıurfa’nın Harran ilçesine bağlı Küplüce kırsal Mahallesi’nde yaşandı. Tarlada pamuk topladığı sırada uykusu gelen ve üşüyen 14 yaşındaki Beşar Güneş, pamuk yığınının içine girip üzerini örttü. Çocuktan haber alamayan yakınları, pamuk yığınının altına baktıklarında çocuğun cansız bedeniyle karşılaştı. Pamuk yığınının altından çıkarılan ceset, otopsi yapılmak üzere Şanlıurfa Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Çocuğun üzerine tarladan toplanan pamuk dökülünce havasız kalarak boğulduğu iddia edildi.

    Bir ay önce de 3 çocuk aynı şekilde boğulmuştu

    19 Ekim’de Eyyübiye ilçesine bağlı Ulucanlar kırsal Mahallesi’nde yaşanan olayda da pamuk yığınının arasında uykuya dalan kardeşler Harun Tekdağ (13) ve Ali Tekdağ (14) ile kuzenleri Hüseyin Tekdağ (14) havasız kalarak olay yerinde hayatını kaybetmişti.

    Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.

  • Kreş servisinde havasız kalarak hayatını kaybeden Alperen’in ailesi konuştu

    İzmir’in Çiğli ilçesinde, kreşe giden 3 yaşındaki Alperen Sakin, uyuya kaldığı serviste unutulunca, havasızlıktan hayatını kaybetti. Küçük Alperen’in ölümü ise Sakin ailesini yasa boğdu.

    Yaşanan acı olayın ardından, Sakin ailesinin feryatları yürek burktu. İki yıl önce Almanya’dan kesin dönüş yaparak İzmir’e yerleştiği öğrenilen Serkan Sakin, oğlu Alperen’in büyük bir ihmal sonucu hayatını kaybettiğini söyledi.

    ’’Alperen bayıldı, biz hastanedeyiz acilen gelin’’

    Olay günü işten çıktıktan sonra eşi ile buluşan baba Sakin, alışveriş yaptıkları sırada kreşten arandığını ifade ederek, ’’Bize telefon açtılar ’Alperen bayıldı, biz hastanedeyiz acilen gelin’ dediler. Şimdi ben hastaneye gittiğim zaman, kreş çalışanları ve kreşin sahibi, ’Biz çocuğu yatağına yatırmıştık, yemeğe kaldırmak için gittiğimiz zaman çocuğu uyandıramadık. Ondan sonra uyanmayınca da apar topar hastaneye götürdük. Öğlen yemeği için uyandırmaya çalışmıştık’ şeklinde ifade verdiler. Beni aradıkları zaman saat 17.00’a geliyordu. Şimdi öğle yemeği 17.00’de mi yenir bu bir, ikincisine gelince de hastanede Alperen’e müdahale eden doktor, ’Bir saattir çocukla ilgileniyoruz gerekli müdahaleyi yapıyoruz, maalesef yaşatamadık. Çocuk zaten buraya geldiği zaman vefat etmişti. Yolda vefat etmiş, yahut daha öncesi var bu işin’ dedi. Daha sonra kreş çalışanlarına soruyorum, yolda nefes alıyordu diyorlar. Ondan sonra bugün çelişkili ifadeler vermişler polise, bunun sonucunda çocuk sabah 07.30’da buradan alınmış, sonra kreşin orda çocuklar servisten aşağı inmişler. Alperen bu serviste uyuyor, bir şekilde bu serviste unutulmuş ve çocuk akşam 16.30’a kadar o servisin içinde havasız, insan aç susuz belki bir gün yaşar ama benim çocuğum o saate kadar İzmir’in sıcağında camları kapalı bir minibüsün içerisinde ne kadar kalabilir. Benim çocuğum zaten çoktan ruhunu teslim etmiş, ben gözüm gibi baktım yavrularıma, her anne babanın baktığı gibi. Vatanına milletine hayırlı bir evlat olsun diye didindim durdum. Biz vatanını milletini seven insanlarız, belki bugünün Başbakanı belki yarının Cumhurbaşkanı olacaktı.’’ diye konuştu.

    ’’Ben yandım başkası yanmasın’’

    Baba Serkan Sakin sözlerine şöyle devam etti, “Benim çocuğum saçma sapan bir ihmal yüzünden hayata gözlerini yumdu. Canımdan can koptu kardeşim, canım gitti yani ben yandım başkası yanmasın. Devletimizden benim ricam, biz kanunlarımıza güveniyoruz, devletimize güveniyoruz, güvenimiz sonsuz. Bu işin arkasında kendimiz de duracağız, devletimizinde bu konu üzerinde titizlikle duracağına inanıyoruz. Birde şöyle bir kanun getirilsin isterim, kreşte annelik ve serviste servis anneliği yapacak kişilerin ya belirli bir kurs yada belirli bir sınava tabi tutulsun. Bunu başaramayan yapmasın kardeşim bu işi, can taşıyor. 3 yaşındaki çocuğumun hesabını kim verecek bana, canımdan can koptu, Alperenim gitti. Başka aileler yaşamasın, çok acı. Bugün kendi ellerimle götürdüm, kendim taşıdım, kendim gömdüm toprağa, o mezarın içine kendim girdim, bir avuç zaten”

    ’’Alperen anlatılmaz ki…’’

    Öte yandan, kreş yönetimine tepki gösteren baba Sakin, servis annesi olan kişinin ne kadar tecrübesi olduğunu araştırılmasına dikkat çekerek, ’’ Nasıl bir arabanın içinde çocuk unutulabilir. Şoför de bunu kontrol etmez mi, bu nasıl bir umursamazlıktır, nasıl bir ihmalkarlıktır. Alperen’in en ufak bir rahatsızlığı yoktu, Alperen anlatılmaz ki alperen, yerinde duramayan, afacan, mutlu ve kıpır kıpır bir çocuktu.’’ dedi.

    Üç gün önce İzmir’e gelen küçük Alperen’in amcası Ahmet Sakin, yaşadıkları acının tarifi olmadığını, hala Alperen’in öldüğüne inanamadıklarını belirtti. Alperen’in hiç bir şeyi olmadığını belirten amca Sakin, ’’Alperen cana yakın, oyunu seven güçlü bir çocuktu. Ben önce Allahın adaletine sığınıyorum, bunu yapan şahıs bizi seyredecektir mutlaka, elini vicdanına koysun, 16.30’a kadar bekletsin bu İzmir sıcağında, kapıları da kapatsın otursun çocuğunu seyretsin, ancak bizim acımızı o şekilde paylaşabilir. Ordan ben çok üzgünüm, hakimin karşısına çıktığında çok pişmanım demesin. Onu yargılayan hakimden Allah rızası için, kendi çocuğuna yapılmış gibi yargılasın onu. Sayın savcıma da rica ediyorum, kendisi bizim yerimizde olsa ne yapardı, o şekilde yargılasın bu insanları.’’ şeklinde konuştu.

    ’’Çok neşeli bir çocuktu, uçtu gitti’’

    Alperen’in ölümünün ardından sarsılan Annanesi ise, ’’O gün ben onu sevdim sevdim, ayranını verdim, sütünü verdim. Güzelce okşadım, kucakladım. Kucakladıktan sonra o da beni kucakladı, ’Annane’ dedi öyle ayrıldık. Çok neşeli bir çocuktu, uçtu gitti.’’ dedi.

  • Havasız ortamlar cilt sağlığını olumsuz etkiliyor

    Dermatoloji Uzmanı Dr. Özgür Yağdıran Düzgün, kış aylarında soğuk hava, rüzgar, kalorifer ve elektrik soba kullanımı ile havasız ortamların cilt sağlığını olumsuz etkilediğine dikkat çekerek, kışın en sık görülen cilt rahatsızlıkları arasında kuruluk, pullanma, egzama ve sedef gibi hastalıkların ilk sıralarda yer aldığını kaydetti.

    Memorial Dicle Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Özgür Yağdıran Düzgün, soğuk havalarda cilt sağlığını korumak için önemli önerilerde bulundu. Kış mevsiminde havaların soğuk olması nedeniyle evler, iş yerleri, alışveriş merkezleri, toplu taşıma araçları gibi kalabalık alanların genellikle yeteri kadar havalandırılmadığını belirten Düzgün, “Klima, elektrikli soba ve kaloriferler ile ısıtılan bu alanlar nemsiz kalarak cildin kurumasına, çatlamasına neden olur. Bu durum da çeşitli egzama türlerini tetikleyebilir. Bunun önüne geçmek için kapalı ve havasız ortamlarda oda nemlendiricileri kullanılabilir, kalorifer gibi ısıtıcıların üzerine ıslak havlu veya kap içerisinde su konulabilir ve ortam günün belli saatlerinde havalandırılabilir” dedi.

    “Cildinize yoğun nemlendirici krem uygulayın”

    Nemlendirici kremler, jeller veya yağlı sabunların ciltteki kurumayı ve çatlamayı engellemek için özellikle kış mevsiminin sert geçtiği bölgelerde kullanılabileceğini anlatan Düzgün, “Kişi yolda, otobüste, metroda veya ofiste ellerindeki kuruluğu fark ettiği anda nemlendirici krem uygulamaktan çekinmemelidir. Kuru cilt tipine sahip kişiler kesinlikle alkol içeren tonik kullanmamalıdırlar. Çünkü bu tonikler cilt üzerinde bakteriyel koruma tabakasını kaldırarak kaşıntıya, kuruluğa ve ciltte enfeksiyona neden olabilir. Ayrıca cilt, sabun içeriği olmayan losyonlar ile temizlenebilir” diye konuştu.

    “Sağlıklı beslenmeye dikkat edin”

    Sağlıklı beslenmenin de cilt üzerinde önemli etkileri olduğunun bilindiğini vurgulayan Düzgün, şunları kaydetti:

    “Omega-3 cilt bakımının etkisini arttırır, bunun için haftada 2 kez balık tüketilmelidir. Kış mevsimine özel sebze ve meyvelerin tüketimi ihmal edilmemeli, kuru baklagil yemekleri menülere eklenmelidir. Sağlıklı beslenme, cildin ihtiyaç duyduğu vitamin, mineral ve doymamış yağların dengesini sağlar ve cilde parlaklık verir. Soğuk kış aylarında sıcak banyo pek çok insana cazip gelebilir ancak ortalama 20 dakikadan sonra sıcaklık cildin yağ dengesini yok etmeye başlar. Bu yüzden suyun sıcaklığı düşürülmeli ve banyo süresi 20 dakikanın altında tutulmalıdır. Ayrıca banyondan sonra vücuda nemlendirici kremler uygulanabilir.”

    “Dudaklarınızın da nemli kalmasını sağlayın”

    Dudakların yağ üretme özelliği olmadığından ciltte kurumaya en müsait bölgeler olduğunu ifade eden Düzgün, şunları söyledi:

    “Bu yüzden özellikle dudaklarının kuruluğundan şikayetçi olanlar balm adı verilen ürünleri kullanabilir, gece yatmadan önce de nemlendirici krem uygulayabilir. Kuruyan dudaklar tükürükle ıslatılmamalı ve ısırılmamalıdır. Kış, dermatolojik işlemlerin uygulanması açısından en uygun mevsimdir. Çünkü cilt uygulamalarından sonra güneş ışınlarına maruz kalınmamalıdır. Cildinde leke, kırışıklık, sarkma problemi olan kişiler, bu dönemde dermatoloji uzmanına başvurup uygun işlemleri yaptırabilirler.”