Etiket: Havale

  • 3 yaşında geçirdiği havale hayatını karattı

    Diyarbakırlı 15 yaşındaki Ferhat Gezginci, henüz 3 yaşındayken havale geçirdi. Günden güne kötüleşen Ferhat, ikinci şoku 5 yıl önce annesini kaybederek yaşadı. Kendi başına ihtiyaçlarını gideremeyen Ferhat, yaşıtları gibi gezip oynayabileceği günlerin hayaliyle yaşıyor.

    Celal Gezginci, 20 yıl önce evlendiği ilk eşinden 3 çocuğu oldu. İlk çocukları olan Ferhat, henüz 3 yaşındayken havale geçirdi. Çocuklarının rahatsızlandığını gören baba Celal Gezginci, hiç vakit kaybetmeden hastanenin yolunu tuttu. Doktorların ‘bir şeyi yok’ demesinin ardından evinin yolunu tutan baba Gezginci, bir süre sonra çocuklarının el ve ayaklarını kullanamadığını gördü. Tekrar doktorun yolunu tutan Celal Gezginci, çocuğuna serebral palsi alt ekstremite bozukluğu tanısı konulmasıyla hayatının şokunu yaşadı. Çocuğunun tedavisi ile ilgilenmeye başlayan Celal Gezginci, ikinci şoku 5 yıl önce eşini kaybederek yaşadı. Çocuğuna hem annelik hem babalık yapan baba Celal Gezginci, hiç kimseden maddi yardım beklemediklerini, sadece çocuğunun tedavi edilmesini istedi.

    “Maddi yardım istemiyoruz, çocuğumun iyileşmesini istiyoruz”

    Çocuğunun durumu ile ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulunan baba Gezginci, 20 yıl önce ilk evliliğini yaptığını bu evlilikten 3 çocuğunun olduğunu söyledi. İlk eşini 5 yıl önce kaybettiğini belirten baba Gezginci, “Çocuklarıma bakabilmek için ikinci evliliğimi yaptım ve bu evliliğimden de 2 çocuğum oldu. İlk eşimden olan en büyük oğlum Ferhat 3 yaşında havale geçirdi. Biz köyde yaşıyorduk, eşime aşı yapmak için gelirlerse çocuğumu aşılama diye tembih etmiştim. Bir gün doktor ve hemşireler köye geldi. Çocuğuma aşı yapıldı. aşı yapıldıktan sonra çocuğum havale geçirdi. Daha sonra hastaneye götürdük bizi Ferhat’ın bir şeyinin olmadığını söylediler, teşhis koymadılar. Daha sonra çocuğum gittikçe kötüleşti. Şimdi Ferhat hiçbir ihtiyacını karşılayamıyor, tuvalet ihtiyacını bile benim yardımımla gideriyor, bazı zamanlar üvey annesi yardım ediyor kendisine. İki yıl önce hastaneye gittik, bize çocuğun tedavi edilebileceğini söylediler. Maddi durumum olsa neresi olursa olsun tedavi için Ferhat’ı götürürdüm. Ben çalışmıyorum, çocuğuma bakıyorum onun bakıcısı da benim. Üvey annesi var ama o da çocukların ihtiyacını gideriyor. Sanki bir bebeğe süt veriyorsun, Ferhat geceleri bile benim kucağımda yatıyor. Mümkünse b ize yardım edilsin istiyoruz. Kendim için bir şey istemiyorum, maddi bir yardımda istemiyoruz, sadece çocuğumun tedavi ettirilmesini istiyoruz, kimse bizi yanlış anlamasın” dedi.

    Gezginci ailesinin sadece çocuklarının engelli maaşı aldığı öğrenildi.

  • “Ateşli havale hastalarının yüzde 25’inde aile öyküsü mevcuttur”

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Rabia Güneş, kış sezonunun gelmesiyle birlikte sık sık ateşlenen ve ateşli havale geçiren çocuklarınızın bu takibini nasıl yapacağınız konusunda kulak ardı edilmeyecek önemli sağlık bilgileri verdi.

    İstanbul Cerrahi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Rabia Güneş, havale geçiren bir çocuktaki belirtileri, “Gözlerini bir noktaya dikip sabit bakabilir. Dişlerde kilitlenme olabilir. Ağzından köpük gelebilir, bu esnada dışkısını ve idrarını kaçırabilir. Ya da aniden bütün vücudunu salma, sabit bir noktaya uzunca bir süre bakma şeklinde de görülebilir” diyen Güneş, her anne-babanın bilmesi gereken ve merak edilen konular hakkında bilgi verdi.

    Dr. Rabia Güneş, çocuklarda immün sistem denilen bağışıklık sisteminin henüz tam gelişmediği için, bir takım hastalıklardan ve enfeksiyonlardan dolayı sık hastalandıklarını belirterek, “Çocuklarda genellikle 2-3 yaş civarında bağışıklık sistemi dediğimiz immün sistem erişkin düzeyine ulaşmakta, tabi bazı çocuklarda bu daha ileriki yaşlara da kayabilmektedir. Çocuklar hayatının bir evresinde bir takım enfeksiyonlar geçirerek, bir takım hastalıklara karşı kalıcı bağışıklık kazanmakta ve daha ileri ki yaşlarda daha az hastalanmaktadır” dedi.

    Çocuklarda ateşin de birçok nedenden dolayı çıkabileceğini kaydeden Güneş, ancak en sık nedeni enfeksiyonlar olduğunu belirterek, “Enfeksiyonlar başta üst solunum yolu enfeksiyonları dediğimiz tonsillit, faranjit, kulak enfeksiyonları, sinüzit olmak üzere. Bağırsak enfeksiyonları, idrar yolu enfeksiyonları, zatürre gibi birçok ve hatta daha da ciddi enfeksiyonlara kadar gidebilir. Menenjit gibi beyin zar iltihabına kadar gidebilecek geniş bir yelpazedeki enfeksiyonlar çocuklarda ateş nedeni olabilir. Bunun dışında enfeksiyon dışı nedenlerde çocuklarda ateş yapabilir. Örneğin çocukların çok sıkı giydirilmesi, ortam ısısının çok yüksek tutulması bunun dışında ishal, kusma gibi sıvı kayıpları veya yetersiz sıvı alımı gibi durumlarda, onun dışında bazı tiroid hastalıkları, hipertiroidi dediğimiz hastalıklarda bazı kollajen doku hastalıklarında ve onkolojik hastalıklarda da ateş yüksek olabiliyor. Ama çocuklarda en sık ateş nedeni enfeksiyonlardır erişkinlere göre. Çocuklarda ateş sınırlarını belirlerken, değerler ateşin ölçüldüğü yere değişir. Makattan ölçümde 36.4 ile 37.6 arası değerler normal sınır değerler olarak kabul edilir. Koltukaltı ölçümünde ise makat ölçümüne göre 1 derece daha düşük ölçüm yapılır. Dil altı ölçümünde de yine makat ölçümüne göre 0.5 derece daha düşük değerler elde edilir. Koltukaltı ölçümde 37 derecenin üstü makattan ölçümde de 37.6 derecenin üstü ateş olarak değerlendirilir. Çocuklarda koltukaltı ölçümde 37.5 ile 38 derece arası hafif ateş, 38 ile 38,5 derece arası orta ateş 38.5 ile 39.5 arası yüksek ateş, 40 derece ve üstü ise çok yüksek ateş olarak değerlendirilir” ifadelerini kullandı.

    Dr. Rabia Güneş, ateşli havalenin çocukluk çağında herhangi bir ateşli hastalık sırasında görülen havale olduğunun altını çizerek, “Ateşli havale, 6 ay ile 6 yaş arasında görülür. En sık da 2 ile 3 yaş arasıdır. Herhangi bir ateş yapan durumda görülebilir bir durumdur. Ateşli havalede kalıtımın rolü büyüktür. Genellikle hastaların yüzde 25’inde aile öyküsü mevcuttur. Ateşli havale genellikle kısa sürer ve kalıcı hasar bırakmaz. Ateşli havale ile ateş bulgularını birçok anne baba karıştırabilmektedir. Çünkü bulgular biraz birbirine benzemektedir. Ateş sırasında çocuklarda ciddi, yoğun bir titreme, sayıklama aniden halsizleşme, dudaklarda morarma, vücutta bir takım haritavari değişimler görülebiliyor ciltte. Aileler korkup bunu havale geçiriyor şeklinde yorumlayabiliyorlar. Ancak havale daha gürültülüdür ve daha korkutucudur. Genellikle aileler daha önce hiç böyle bir şey görmedik ve çok korktuk şeklinde acile başvururlar. Havale geçiren bir çocukta, havale şöyle olabilir; çocuk aniden bütün vücudunda kasılma şeklinde kasılabilir. Bu esnada gözlerini bir noktaya dikip sabit bakabilir. Dişlerde kilitlenme olabilir. Ağzından köpük gelebilir, bu esnada dışkısını ve idrarını kaçırabilir. Ya da aniden bütün vücudunu salma, sabit bir noktaya uzunca bir süre bakma şeklinde de görülebilir. Ya da vücudunun bir kısmında atma şeklinde yani ağzında seğirme veya kolunda atma şeklinde de görülebilir. Bunlar aslında ateş bulgularından ayırt edilebilecek durumlardır” dedi.

    Ateşli havalelerin çoğunluğu kısa süreli olduğunu ve çocukta kalıcı hasar bırakmadığını ancak bazı durumlarda kalıcı hasar oluşma ihtimalinin olduğunu bildiren Güneş, “Zaten bizde bu durumlarda detaylı bir inceleme yapıyoruz. Örneğin, ateşli havale uzun sürdüyse, 20 dakikanın üzerinde sürdüyse, 24 saat içinde birden fazla havale atağı geçirdiyse, çocukta havaleden sonra bir tarafında hareket bir tarafında güçsüzlük bulgusu varsa ya da doktorun muayenesinde bir takım patolojik, nörolojik bulgular var ise kalıcı hasar oluşma ihtimali var ama her zaman olur demiyoruz, o yüzden detaylı bir inceleme yapıyoruz. Ateşli havale durumunda ilk dikkat edilmesi gereken nokta panik yapmamaktır. Çünkü panik zaman kaybettirir. Genellikle, ateşli havaleden korkmamak lazım. Kısa sürer ve kalıcı hasar genel olarak bırakmaz. Ateşli havalede ilk yapılacak şey, çocuğa pozisyon vermek, çocuğun dilinin ve ağzındaki sekresyonların solunum yoluna kaçmasını engellemek için yan pozisyona almak gerekiyor. Bu esnada hızlıca bir şekilde kıyafetlerinin çıkarılması gerekiyor. Eğer ki daha önce doktorunun önerdiği herhangi bir ateş düşürücü fitil varsa eş zamanlı olarak bunun da uygulanması gerekiyor” şeklinde konuştu.

    Bunun dışında ılık kompresler, ılık bir banyo yaptırmanın da gerekli olduğunun altını çizen Dr. Rabia Güneş, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu esnada yapılan bir takım yanlış uygulamalar var. Bunları kesinlikle yapmamak gerekiyor. Bunların ilki çocuğun kilitlenmiş ağzını açmaya çalışmak, ya da kasılmış olan uzuvlarını açmaya çalışmak, bunlar hem zaman kaybettirir, hem de yaralanmalara neden olabilir. Bunların hiçbir faydası yoktur. Bunlardan kaçınmak gerekiyor. Ayrıca bu esnada çocuğa ağızdan hiçbir şey vermemek gerekiyor. Bu uygulamalardan sonra acil olarak en yakın hastanenin acil bölümüne başvurmak lazım”.

  • Havale geçiren bebeği hastaneye götüren otomobil kaza yaptı: 3 yaralı

    Konya’da havale geçiren 1 yaşındaki bebeği hastaneye götürürken başka bir araç tarafından sıkıştırıldığı iddia edilen otomobilin duvara çarpması sonucu meydana gelen kazada 3 kişi yaralandı.

    Kaza, 03.00 sıralarında merkez Selçuklu İlçesi Sancak Mahallesi Yeni İstanbul Caddesi üzerinde meydana geldi. İddiaya göre Mustafa Ş. havale geçiren 1 yaşındaki oğlu Muhammet Turan Ş.’yi hastaneye götürmek için idaresindeki 16 K 0881 plakalı otomobille cadde üzerinde seyir halindeydi. Bu sırada henüz plakası belirlenemeyen bir otomobil kendisinden yol isteyen Mustafa Ş.’yi cadde üzerinde sıkıştırdı. İddiaya göre araç tarafından sıkıştırılan otomobil kontrolünü kaybederek yol kenarında bulunan duvara çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobilde bulunan Derya Ş., Hülya Ş. ve 1 yaşındaki Muhammet Turan Ş. yaralandı. Çevredekilerin kaza ihbarı üzerine olay yerine polis ve 112 Acil Sağlık Ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından yaralanan Derya Ş., Hülya Ş. ve Muhammet Turan Ş.’yi ambulansla Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı.

    Kazada yaralanan yakınlarını arayarak teselli etti

    Kaza esnasında otomobilde bulunan Mehmet Ş. araçta bulunan 1 yaşındaki Muhammet Turan’ı hastaneye götürdüklerini ve otomobillerinin dörtlülerinin yanık olarak seyir ettiklerini, bu sırada bir araçtan yol istediğini ve aracın yol vermeyerek kazaya sebep olduğunu söyledi. Mehmet Ş. daha sonra kaza yerinde yaralanan Derya Ş.’yi arayarak, durumlarını sorarak, teselli etti.

    Polis kazayla ilgili soruşturma başlattı.

  • Mehmet Görmez Arafat’taki vakfe duasında darbeye kalkışanları Allah’a havale etti

    Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Arafat’ta yaptığı vakfe duasında 15 Temmuz’da darbe girişimine kalkışanları Allah’a havale ederek, “Kimliklerini gizleyerek cürüm işleyenleri, masum halkımızın üzerine silahla yürüyenleri, aziz milletimize bu zulmü reva görenleri sana havale ediyoruz. Sen onlara hak ettikleriyle muamele eyle Allah’ım” dedi.

    İslam aleminin halinin içler acısı olduğunu ifade eden Görmez, “Müslüman ülkelerinden barut kokusu, silah sesleri, kan ve gözyaşı eksik olmuyor Allah’ım. Sınırlarımızın ötesinde nice masum insan, nice kadın, nice çocuk, yaşlı hayatta kalabilmek için kıvranıyor Allah’ım. Sen onlara yardım eyle Allah’ım. Ya Rabbi sırf Müslüman oldukları için din kardeşlerimizin evlerine ateşler düşüyor, ocaklar sönüyor, anaların elleri böğründe kalıyor, babalar çaresizlik girdabında, çocuklar bayramlık yerine kefen giyiyor. İnsanlığın vicdanı bebek cesetleriyle kıyılara vuruyor. Dünyanın her neresinde olursa olsun ezilen, üzülen, horlanan, işkence gören, açlık, kıtlık, sefalet çeken mazlumlara, biçarelere imdat eyle Allah’ım. İnayetini, nusretini, yardımını üzerlerinden esirgeme Allah’ım. Müslümanların dökülen kanlarını, anaların gözyaşlarını, babaların dualarını sana havale ediyoruz. Sen mazlumun ahını zalimde bırakma Ya Rabbi. Arafat’ta sana açılan eller hürmetine alemi İslam’ı çepeçevre saran tüm karanlıklardan sen kurtar Allah’ım. Alemi İslam’ı içine düştüğü fitnelerden, tefrikadan, cehaletten, fakirlikten, kan ve gözyaşından sen kurtar Allah’ım. Yeryüzünü yangınlarla kasıp kavuranlardan, zayıfların yüzüne basarak yükselenlerden, iktidar ve kuvvetiyle silah ve teknolojisiyle kan ve gözyaşı akıtanlardan alemi İslam’ı ve tüm insanlığı sen muhafaza eyle Allah’ım. Dünyayı kana bulayan, ateşe atan ırkçılık ve ayrımcılıktan, insanlığı aç ve yoksul bırakan sömürüden, azgınlaşan ve şımaran iradelerden, hak-hukuk tanımayan zulüm ve haksızlıklardan alemi İslam’ı ve tüm insanlığı sen muhafaza eyle Allah’ım” diye dua etti.

    Arafat ikliminde Allah’tan yurdumuz ve milletimiz için hayırlar ve dualar niyaz etmeye geldiklerini ifade eden Mehmet Görmez, “Ülkemizi her türlü felaket ve tehlikelerden emin ve muhafaza eyle Allah’ım. Tarih boyunca mazlumların umudu olmuş bu millete zeval verme Allah’ım. Rahmet, bereket ve inayetini vatanımızdan bir an olsun eksik etme Allah’ım. Mütevellilerin emelleri uğruna yıllar yılı elleri kalem tutması gereken çocuklarımızı, gençlerimizi kandırıp dağlara kaçırarak onları katiller güruhuna dönüştüren cinayet şebekelerinin şerlerinden milletimizi artık bir an evvel halas eyle Allah’ım. Ya Rabbel alemin bugün Arafat meydanında 15 Temmuz şehitlerimizin yakınlarıyla geldik sana. Bugün aziz şehitlerimizin kalplerinde taşıdığı iman ve aşkla, vatan ve millet sevgisiyle, hürriyet ve istiklal sevdasıyla geldik Arafat’a. Şehitlerimizin ruhuna hediye ettiğimiz binlerce hatm-i şerifin sevabıyla geldik huzuruna. Ellerimizi boş çevirme Allah’ım. Ya Rabbel alemin, yüce kitabında; ’Ey iman edenler, Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani bir topluluk size el uzatmaya, tecavüze kalkıştı da Allah onların ellerini sizin üzerinden çekmişti’ buyuruyorsun. Ya Rab, o gece, 15 Temmuz gecesinde, güç ve kudretinle bu nimeti milletimize bahşettiğin için sonsuz sana hamd ediyoruz Allah’ım. Bizler millet olarak tamamen senin lütuf ve inayetinle bu ihanet ve işgal teşebbüsünü bertaraf ettik, büyük fitnelerden kurtulduk Allah’ım. Daha büyük fitneler kıtalarda kol geziyor Allah’ım. Bizleri kuşatmak isteyen yeni fitnelerden, fesatlardan, tehlikelerden muhafaza eyle Allah’ım. O gece dillerinde tekbirler, kulaklarında sala sesleriyle tankların önüne yatan, silahlara meydan okuyan, bedenlerini bu vatan için siper eden, canlarını din-ü devlet, mülk-ü millet, istiklal ve istikbalimiz için feda eden ve şehadet mertebesine ulaşan aziz şehitlerimizin her birini sonsuz rahmetine gark eyle Allah’ım. Güvenliğimiz için hayatlarını feda eden, terör belasıyla mücadele ederken şehadet şerbetini içen, bilhassa 15 Temmuz’da ihanet ve işgal girişimine kalkan olup, şehit düşen kardeşlerimizi rahmetle ve minnetle anıyoruz. Sen onları cennetinle, cemalinle müşerref eyle Allah’ım. Kederli ailelerine ve büyük bir badireden kurtulan aziz millete bol ecir, sabır ve metanet ihsan eyle Allah’ım. Gazilerimize sıhhat ve afiyet ihsan eyle Allah’ım” diye dua etti.

    Zalimin önünde eğilmeyerek, zulme fırsat vermeyen kahraman milletin tarihine yakışanı yaptığını ifade eden Görmez, “Korkmadı, yılmadı, bölünmedi, parçalanmadı. Sen milletimizi iki cihanda aziz eyle Allah’ım. Kimliklerini gizleyerek cürüm işleyenleri, masum halkımızın üzerine silahla yürüyenleri, aziz milletimize bu zulmü reva görenleri sana havale ediyoruz. Sen onlara hak ettikleriyle muamele eyle Allah’ım. Suret-i haktan görünerek milletimizi kandıranlara, hırs ve tamahlarına ulaşmak için Sevgili Peygamberimizin adını, hayatını, kutlu sözlerini istismar edenlere, Müslüman milletimizin Muhammed aşkını kullanarak kötü emellerine alet edenlere fırsat verme Allah’ım. Milletimize bu ölüm oyunu karşısında cesaretli, metanetli ve iradeli olmayı nasip ettin. Beraberlik ruhumuzu dağıtma Ya Rab. Ferasetimizi dumura uğratmaya, soğukkanlı duruşumuzu bozmaya kalkışanlara asla fırsat verme Allah’ım” dedi.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Onlar, Tarihin Tozlu Raflarına Havale Edildi”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, imam hatipli öğrenci sayısının 60 binden 1 milyon 207 bine ulaştığını belirterek, “İmam hatipliler kolejlerle yarışıyor. Bu okulları kapatmak için her yola başvuranlar ne oldu dersiniz? Onlar tedavülden kaldırılıp tarihin tozlu raflarına havale edildi” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İmam Hatip Okulları Mezunları ve Mensupları Derneği ÖNDER tarafından Sinan Erdem Spor Salonu’nda düzenlediği “İmam Hatip Gençlik Buluşması” programına katıldı. Programda Erdoğan’ın yanı sıra Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, İmam Hatip Okulları Mezunları ve Mensupları Derneği ÖNDER Genel Başkanı Halit Bekiroğlu , ünlü oyuncu Hasan Kaçan katıldı. Program Mehteran takımının gösterisi ve ardından Kuran’ı Kerim hilafetiyle başladı. Programda katılımcılar cep telefonlarının flaşlarıyla renkli görüntüler oluşturdu. Salona giren Cumhurbaşkanı Erdoğan, tatılımcıları selamlayarak gül dağıttı.

    “4 ÇOCUĞUMUN DA DÖRDÜ DE İMAM HATİPLİ”

    Tezahüratlar içinde kürsüye çıkan Erdoğan, “Bu anlamlı buluşma vesilesiyle sizleri en kalbi muhabbetlerimle selamlıyorum. Peygamberimiz sevgililer sevgilisinin doğum kutlamasına bizleri bir kez daha ulaştırdığı için rabbime hamd-ü senalar ediyorum. Kutlu doğum herhangi bir doğum değil. Manevi bir yeniden diriliş olarak kutlandığı zaman anlamlıdır. Allah hepimize burada toplandığımız gibi kıyamet günü de efendimizin sancağı altında toplanmayı nasip etsin diye dua ediyorum. Ben de bir imam hatipliyim. Hamdolsun ayrımcılık olarak söylemiyorum, bir tercih meselesi olarak söylüyorum; 4 çocuğumun da dördü de imam hatipli. Sizler mensubu olmaktan şeref duyduğum imam hatipliler. Sadece bu milletin değil tüm ümmetin de umudusunuz. Bu bilince sahip olmayan imam hatiplinin benim gözümde sıradan bir diploma sahibi olmasından öte bir anlamı yoktur. İmam hatipliyim diyorsanız hayatınızın sonuna kadar gururla taşıyacağımız bir görev üstlenmişsiniz demektir. İmam hatipte okumanın fikir ve gönül dünyamıza nefer kattığını çok iyi biliyoruz. Biliyorsunuz Türkiye’de bir dönem inancından, tarihinden, kültünden uzak bir nesil yetiştirme projesi uygulandı. Bunun için eğitim sistemimiz alt üst edildi. Bunun çilesini sizler çok çektiniz. Medyadan spora kadar her alanda bilinçli çalışmalar yürütüldü. Hukuksuzluklar yapıldı. İmam hatiplilerin ayak bileklerine zincirler takıldı. ’Kat sayı’ uygulaması dediler. Bununla beraber önünü kestiler, bilmiyorlardı ki milletin bağrında yetişen bu tohumların boy vermesinin önüne geçilemez” dedi.

    “60 BİNE DÜŞEN İMAM HATİP ÖĞRENCİ SAYISI 1 MİLYON 207 BİNE ULAŞTI”

    “Milletimiz eline geçen her fırsatta bu okullara destek oldu. İmam hatipleri küllerinden yeniden inşa etti” diyen Erdoğan, “ Kapılarına kilit vurulmak istenen imam hatipler bu ülkeye cumhurbaşkanı, başbakan, baka, belediye başkanı yetiştiren seçkin eğitim kurumlarına dönüştü. Yakın zamanda 28 şubat döneminde 600 binden 60 bine indirilen imam hatipliler günümüzde kolejlerle yarışıyor. Bu okullara mecbur kalan değil kendisine iyi bir gelecek hazırlamak bunu inancına kültürüne tarihine sahip çıkmak isteyen gençlerimiz gidiyor. Sayısı 60 bine düşen imam hatip öğrenci sayısı 1 milyon 207 bine ulaştı. Bu okulları kapatmak için uğraşanlara ne oldu dersiniz.  Onlar tedavülden kaldırılıp tarihin tozcu raflarına havale edildiler. İmam hatip gençliği burada dimdik ayakta” ifadesini kullandı.