Etiket: Havacılığın

  • Sportif havacılığın üssü İnönü

    Türk Hava Kurumu (THK) Planör Uçuş Eğitim Okulu Müdürü Ali Açan, İnönü’nün sivil sportif havacılık açısından önemine dikkat çekerek, 81 ilde ve birçok ilçede bulunan THK şubelerine yapılan başvuru sonucunda öğrenciler buraya eğitim gördüğünü belirtti.

    Türk Hava Kurumu (THK) Planör Uçuş Eğitim Okulu Müdürü Ali Açan, dünyanın sayılı yerlerinden biri olan İnönü Eğitim Merkezi’nin önemini anlattı. Açan, “Burası insanın hayata bakış açısını değiştiriyor” dedi. Açan, gelen öğrencilere temel eğitim yanı sıra uçuş eğitimi verdiklerini aktararak, “Planör başlangıç uçuş eğitimi temel kurs dediğimiz eğitimleri veriyoruz. Temel eğitimde öğrenciyi 7 sorti uçuruyoruz. 7 sorti öğrencinin özendirme uçuşu. Kısmet olursa önümüzdeki sene Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün yayınlamış olduğu yeni talimata göre Planör Pilot Lisans eğitimlerine başlayacağız” diye konuştu.

    81 ilden öğrencinin geldiğini söyleyen Açan, “81 ilde ve birçok ilçede bulunan THK şubelerine yapılan başvuru sonucunda öğrenciler buraya geliyor. Öğrencinin 16 yaşından gün alması gerekiyor. Öğrenciler Türk Hava Kurumu’na bağlı şubelerde aktif olarak görev yaparak puan kazanıyorlar. Aldıkları puana göre de şube tarafından hangi kursa katılması gerektiği konusunda yönlendirme yapılıyor. Yani şubelerde Türk Hava Kurumu adına etkinliklerde bulunan ve çalışan öğrencileri genelde tercih ediyoruz. Puanlama sistemi ile öğrenci kursa gelmeyi hak ediyor” dedi. Açan kursa talebin yoğun olduğunu yılda minimum 400-450 öğrenciye eğitim verdiklerini belirtti.

    İnönü’nün sivil havacılık için önemine dikkat çeken Açan, “Buranın iyi değerlendirilebilmesi için sadece buranın iyi olması yetmiyor. Bir kere Türkiye’nin hava sahasının değişmesi gerekiyor. Bizim hava sahamız kontrollü hava sahasıdır. Avrupa’nın hava sahası genel hava sahasıdır. Avrupa ile Türkiye’yi kıyaslayamıyoruz, çünkü oradaki mevcut olanakları burada kullanamıyorsunuz. Buradan uçakla kalkıp Eskişehir’de bir meydana inmek için uçuş planı çekmeniz gerekiyor. Avrupa’da böyle bir şey yok. Yetkili kişiye telefon açıyorsunuz uçuş yapmak istediğiniz bölgeyi ve gideceğiniz noktaları söylemeniz yeterli oluyor. Sportif havacılığa ait bir koridor verilmiş. O koridorda uçuyorsunuz. Bizler de bunu yapmak için çalışıyoruz. İleriki zamanlarda olur mu olmaz mı bilemiyoruz. Sivil havacılık eskiye nazaran çok gelişti. Özel kulüpler kuruldu. Şirketler arttı. Uçak sayısı arttı. Ultralight alanında çok artış oldu. Birçok Avrupa ülkesinde otomobil yerine ultralight kullanıyorlar. 16 yaşındaki çocuklar buradan yetişmeye başlıyorlar. Buraya gelen çocuk burayla tanıştıktan ve uçmaya başladıktan sonra ufkunu değiştiriyor. Hayata bakış açısını değiştiriyor. Havacılık bir yaşam tarzıdır, çünkü” şeklinde konuştu.

  • Edremit havacılığın önemli merkezlerinden birisi olacak

    Türkiye’de havacılık sektörü hızla yol alırken Balıkesir’in Edremit ilçesi havacılıkta ilerlemeye devam ediyor.

    Uluslararası bir havalimanına, havacılık fakültesine, uçuş okullarına ve havacılık festivaline ev sahipliği yapan Edremit sektörün önemli çekim merkezlerinden biri olmaya aday gösteriliyor. Havacılık sektöründeki hızlı ilerleyişe ayak uyduran Edremit ilçesi özellikle havacılığa gönül vermiş yeni havacıların gözde mekanları arasında gösteriliyor. Eğitimlerde, iklim şartları, uçuşa elverişlilik ve yoğun olmayan hava trafiği ile pilot okullarının tercihi olan Edremit büyük ilgi görüyor

    Körfez Sportif Havacılık Kulübü Başkan Yardımcısı, Eğitmen Pilot Mustafa Gürer, bölgede havacılığın önemli bir yol kat ettiğini ifade ederek “Edremit uçuş yoğunluğu, altyapısı, iklimi ile havacılık için güzel bir merkez. Yılın uzun bir zamanı hür türlü hava aracı ile eğitimler mümkün. Ayrıca üniversitemiz, uçuş okullarımız ve bu yıl 500 bin yolcu kapasitesini geçmeyi hedefleyen uluslararası Koca Seyit Havalimanımız ile Edremit havacılığın parlayan yıldızları arasında gösteriliyor” dedi.

  • YDA Dalaman Havalimanı’ndan sivil havacılığın gelişimine katkı

    YDA Dalaman Havalimanı Genel Müdürü Cengiz T. Ayaz, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Yılmaz’ın katılımıyla gerçekleşen Eğitim ve İş Birliği Protokolü toplantısı YDA Dalaman Havalimanında yapıldı.

    Sivil Havacılık sektörünün gelişimine çok yönlü destekler veren YDA Dalaman Havalimanı, Hasan Kalyoncu Üniversitesi ile İmzaladığı Eğitim ve İş Birliği Protokolüyle katkılarına bir yenisini daha ekledi.

    Toplantı da üstlendikleri eğitim faaliyetleri kapsamında Sivil Havacılık İşletmeciliği ve Sivil Havacılık Güvenliğine yönelik eğitimler konusunda sektörde önemli başarılara imza atmış köklü işletmelerden birisi olan YDA Dalaman Havalimanından 14 alanda destek almak üzere ziyarete geldiklerini belirten Hasan Kalyoncu Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Tamer Yılmaz faydalanmak istedikleri bilgi birikimleri ve eğitim verilmesini talep ettikleri dersler konusunda dileklerini iletti.

    Yapılan görüşmeler sonrasında Eğitim ve İş Birliği Protokolü YDA Dalaman Havalimanı Genel Müdürü Cengiz T. Ayaz ve Hasan Kalyoncu Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Tamer Yılmaz tarafından imzalandı.

    İmzalanan protokol sonrası Rektör Prof.Dr.Tamer Yılmaz Havacılık sektöründe tecrübeli ,sektörün geleceğine yönelik aydınlık faaliyetler yürüten kurumlar ile işbirliği içerisinde olmanın onur ve mutluluğunu yaşadıklarını dile getirerek desteklerinden dolayı YDA Dalaman Havalimanına teşekkür etti.

    YDA Dalaman Havalimanı Genel Müdürü Cengiz T. Ayaz ise her geçen gün büyüyerek ihtişamıyla çınar ağacına benzeyen Havacılık sektörü adına atılacak her bir tohumun yeni ufuklara açılan pencereler olduğunu belirterek, şunları söyledi:

    Sivil Havacılığın gelişmesi noktasında YDA Havalimanı olarak desteklerimiz ve çabalarrımız devam edecek. Sivil Havacılığa yönelik verdiğimiz emeklerin sonucunda ortaya çıkan her gelişme gurur verici. Hasan Kalyoncu Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Tamer Yılmaz’a eğitime yeni bir katkı sağlamaları için fırsat oluşturdukları için teşekkür ediyorum”

  • (Özel Haber) Havacılığın kenti Kayseri’de Türkiye’nin ilk radyo astronomi çalışmaları yapılacak

    Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Astronomi ve Uzay Bilimleri Gözlemevi Uygulama ve Araştırma Merkezi (UZAYBİMER), Türkiye’nin ilk radyo astronomi çalışmalarını yapacak.

    Daha önce Genelkurmay Başkanlığının Nato Karargahında radar sistemi olarak kullanılan ve Kalkınma Bakanlığının projesi ile yapısı değiştirilmeden Erciyes Üniversitesi kampüs alanı içerisine taşınan UZAYBİMER’de, 13 metre çapındaki teleskopla, Türkiye’de ilk kez radyo dalga boyundaki ışınlar ve bunların astronomik kaynakları gözlemlenecek.

    Buranın, Türkiye’nin ilk radyo teleskopu olduğunu belirten Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. İbrahim Küçük, “Aslında bu, büyük bir projenin küçük bir parçası. Aslında bir Ulusal Radyo Gözlemevi Kurulum Çalışması var. Bununla ilgili olarak TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi tarafından bir Kalkınma Bakanlığı çalışması yürütülüyor. Ama devam ettirilmedi. Biz onu, adım adım kendi adımıza devam ettirmeye çalışıyoruz” dedi.

    “Havacılıkla anılan Kayseri’mizin, astronomi çalışmalarında da yer bulmasını istiyoruz”

    UZAYBİMER’de, 13 metre çapındaki teleskopun dışında, binanın dışarısında yer alan bir domsuz (kubbesiz) radyo teleskopu ve yeni yapılan iki optik gözlemevi ile bilimsel projeler ürettiklerini dile getiren Prof. Dr. Küçük, “Yıllardır havacılıkla anılan Kayserimizin aynı zamanda da uzay bilimleriyle de anılması için elimizden geleni yapıyoruz. Bu kapsamda Havacılık ve uzay Bilimleri Fakülte’mizle de ortak çalışmalarımız var. Aynı zamanda halk gözlemleri ve ilk-orta düzeydeki öğrencilerimizle de gökyüzü gözlemi yapmak için İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve belediyelerle yaptığımız protokoller var. Dolayısıyla hem üniversitemizi tanıtmak hem merkezimizi tanıtmak; hem araştırma hem eğitim anlamında ülkemize faydalı olmak için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz” diye konuştu.

    Merkez, kendi yazılımlarını dahi kendisi üretiyor

    UZAYBİMER Müdür Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Nurten Filiz Ak ise, radyo teleskopu kumanda eden yazılımın dahi merkezdeki araştırmacılar tarafından üretildiğini belirtti. Türkiye’de ilk olan radyo astronomi çalışmaları ile öğrenciler ve araştırmacılar için yeni alanlar açmayı hedeflediklerini dile getiren Yrd. Doç. Dr. Nurten Filiz Ak, “Teleskopla yaptığımız gözlemler, gözümüzle gördüğümüz ışığı değil, radyo dalga boylarındaki ışığı algılayabilecek şekilde yapıldı. Evrenin tamamındaki radyo dalga boyundaki ışınların ve ışınları yayan astronomik kaynakların haritalandırması ve bunun dışında örneğin pulsarlar gibi çok özel cisimleri gözlemek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    ERÜ Fen Fakültesine bağlı Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümünde 75 lisans, 35 yüksek lisans, 5 doktora öğrencisi bulunuyor. Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümünün araştırma merkezi konumundaki UZAYBİMER ise Türkiye’de ilk radyo astronomi çalışmalarının yapılacağı 13 metre çapındaki teleskopa sahip. UZAYBİMER de, bu teleskop dışında, bir domsuz (kubbesiz) radyo teleskop ve yeni yapılan iki gözlemevi yer alıyor. UZAYBİMER, zaman zaman yaptığı halk gözlemleri ve üniversite düzeyi öncesindeki eğitim kurumları için düzenlediği gözlemevi gezileri ile kentte astronomi bilimine olan ilgiyi artırmayı hedefliyor.

  • Bursa Havacılığın Da Merkezi Oluyor

    Bursa yerli tramvaydan sonra uçak üretir hale gelmenin mutluluğunu yaşıyor. Otomotiv yan sanayinin önde gelen firmalarından B Plas Firması’nın Berlin’de dünyanın önemli uçak markalarından Aquila Fabrikası’nı satın alması ve aynı fabrikanın Bursa’da 6 ayda hayata geçirilecek olması iş dünyasını heyecanlandırdı.

    Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, Bursa’nın tramvay üreterek dünyadaki 7 şehirden birisi olduğunu hatırlatarak, şimdi uçak üretimiyle de dünyanın marka şehirleri arasındaki gücüne güç katacağını söyledi.

    Bursa’nın her alanda üretim yapabilen birikim ve altyapıya sahip olduğunu anlatan Başkan Recçep Altepe, “Artık kendi tramvaylarımızı hatta hızlı trenin parçalarını üretir hale geldik. Sadece raylı sistem araçları olarak imalatta 72 vagonumuzu mevcut firmadan alsaydık, ödeyeceğimiz fark diğer etkenler hariç 430 milyon lirayı geçiyor. 2 stadyum parası ediyor. Türkiyenin istifadesi milyarlarca dolar. Yerliye geçiliyor, paralar Türkiye’de kalıyor. İkinci hedefimiz havacılıktı. Söylendiği zaman pek de anlaşılamamıştı. BTSO vizyonunda da var. Bursa güzel bir dönem yaşıyor. BTSO, Valilik, Uludağ Üniversitesi’nin destek vermesi, sanayicilerin kabiliyetli olması çok büyük avantaj. Türkiye ve dünyaya göstermemiz gerekiyordu. Havacılık konusunda faaliyetlere başladık. İnşallah uçaklarımız Bursa’da üretilecek. 30 milyon lira yatırım yapılan Bilim Teknoloji Merkezi’ne ilave 80 milyon yatırım yapıyoruz. Tübitak ve BTSO destekleriyle uzay havacılık bölümü yapılıyor. Başka şehre yapılmayacak. Havacılıkta Bursa rolünü aldı. Üniversitede havacılık bölümü de kurulmuş oluyor. Bu birimler oluşacak. Altyapının hızlanmasını gerçekleştireceğiz. Tüm sektörleri ve kurumları ile Bursa havacılığa girmiş oluyor” dedi.

    Son 1,5 yılda ciddi araştırmalar yaptıklarını, Türkiye ve dünyanın çok bölgesine gittiklerini kaydeden Başkan Altepe, “100 yıldır uçaklar yapılıyor Türkiye’de bir şey yok. Nisan ayında kendi uçağımız fuarda olacak. Yurtdışında ne var her bölgede tarama yaptık. Çıkış yolu ararken proje ararken hazır fabrika bulduk. 20 yıllık bir fabrika, 40 yıllık mühendisleri olan bir fabrikanın satıldığını gördük. Yeni bir patrona, vizyona sahip olması gerektiği söylenmiş. Berlin’deki fabrikayı öğrenince güçlü bir yatırımcı, Gökçen grubu aklımazı geldi. Celal Bey de pilotmuş, bu işi üzerine aldı. Gece 23.00’te bir telefonla başladı ve herşey tam anlamıyla denk geldi. “Ben seve seve yaparım” dedi. Ertesi gün geldi, 10 gün sonra iş bitti. Bu fabrika Çin’e satılacaktı, Almanların büyük üzüntüsüydü. Çin’e gidecekti, biz aldık. Sektörün içinde olması, endüstri mühendisi olması, Almanya’da eğitim görmesi, ailesinin Alman olması, soyisminin de Gökçen olması biraraya gelince bir sinerji oluştu” dedi.

    KENDİ SERTİFAKASYONUNU KENDİSİ VEREBİLEN UÇAK

    6 ay sonra üretimin Bursa’da başlayacağını, kendisinin de pilotluk eğitimi alarak ilk uçağı uçurma hedefinde olduğunu anlatan Başkan Altepe, “Bu sektör Berlin’de de devam edecek. Aynı üretim Türkiye’de devam edecek. Avrupa ve Amerika’ya satılan uçaklar var. Siparişler geliyor. İngiliz hava Kuvvetleri’ne gidecek. Kendi sertifakasyonunu kendisi verebilen bir uçak. Kadroyu daha da genişletiyorlar. Türkiye bu sektöre çok güçlü giriyor. 100 yıllık birikimi Bursa kazandı. Adı uçakla özdeşleşen kişiler var. Bizim mühendislerimiz yetişecek. Türk firması dünya markası olarak . Aquila firmasının şu anda havada uçan 200 uçağı var. Yeni siparişler geldi. Fabrikanın birkaç ay rolantide kalması sıkıntı oluşturmuş” diye konuştu.

    BURSALI İŞADAMLARI UÇAK KULLANSINLAR

    Bursalı işadamlarının uçak kullanması gerektiğini ifade eden Başkan Altepe, “Bursa havacılığın merkezi oluyor. Havacılık yaygınlaşmalı. Türkiye’de geri kaldı. Hava en rahat en güvenli en kolay ulaşım. Yaygınlaştırmak gerekiyor. 160 tane Türkiye’de özel uçak var. Bursa’da bundan daha çok olmalı. İnşallah bu çalışmalarla birlikte havacılığın seviyesini yükseltmiş olacağız. Havacılık kulüpleri ile konuştuğumuzda oluşumlar yapıyoruz. Dünyanın her yerinde görüşmeler yapıyoruz. Elele vererek bu işi ileriye taşıyacağız” şeklinde konuştu

    UÇAĞI BURSA’DA DAHA DA GELİŞTİRECEĞİZ

    B Plas Ceo’su Celal Gökçen, hiç bu yönde düşünceleri yokken Başkan Altepe’nin destekleriyle bu işe girdiklerini vurgulayarak, “Uçma sevgisi ötesinde bir akşam bu işin içine doğru girdik. Hızlı yol aldık. Aralık ayı sonundan bugüne kadar ayda 2 uçak üretir durumdayız. Bu uçaklar iki kişilik uçak. Eğitim ve turing uçağı diye Avrupa’da geçiyor. Avrupa’da bu tür uçakların havalandığı 782 havalimanı var. Bu uçaklar ülkeden ülkeye gidiyorlar. 1100 km menzili olan uçak. 4 silindirli bir motoru var. Uçağımızın bütün yapısı kompozit. 100 kilometrede 9,5 litre süper benzin yakıyor. Eğitim uçağı olarak düşünüldüğü için bakım kolaylıkları olması lazım. Bunlar düşünüldü. Rakipleri var. Rakiplerimizin büyük bakım masrafarı 25 bin Euro iken biz 4 bin Euro olarak yapabiliyoruz. Uçağımızın bugünkü durumu 500 kilogramlık eğitim ve turing uçağı. Bunun ötesinde adını Aquila Internetainol olarak devam ettirdik. Uçaklar tanındıkları için eski müşterilerin sevdiği uçak. Aldıktan sonra talepler gelmeye başladı. Firmanın durumu belli olunca uçağını değiştirmek isteyenler, okullardan talepler gelmeye başladı. Uçak iyi bir uçak olarak biliniyor. İnternette yorum yapan çok kişi var. Sağlam, havadaki güvenilir kullanımı öne çıkıyor. Firmanın sertifikaları var. Firma profilinde tasarım yapabilme, dizayn sertifikası, üretim ve bakım sertifikası var. Uçuşa uygunluk sertifikası verebilme yetkisi var. 42 çalışanı var. 50’ye doğru çıkıyoruz. Daha da büyüyecek diye düşünüyoruz. Üretimini devam ettirip paralelelinde başka modellerle çalışacağız. Biraz daha güçlü bir motor çalışması var. Ama en ufak bir şeyi değiştirseniz dahi sertifikasyonndan geçmek zorunda. 130 beygirlik bir turbo versiyonu da okullardan gelen talep üzerine çalışmaya alındı. Gece uçuşu sertifikasyonu alınacak. Aletli uçuş sertifikasyonu da yakın zamanda alınacak. Güvenlik paraşütü için çalışacağız. 4 kişilik uçak için çalışmamıza devam edeceğiz geliştireceğiz. İlave yeni hangarlar da alacağız. Yeni bir uçak daha yapabilecek hale getirdik. Bundan sonra bunu Bursa’da geliştirmek için çalışacağız. BTSO’daki kümelenmede bir sürü arkadaşımız. Bir çok firma çaba gösteriyor, motor yapan var, kompozitte olan diğer metal aksamları yapabilecek arkadaşlarımız var. Küçük bir kıvılcım inşallah büyük bir şey olur. Biz gelip geçiciyiz. şehrimize Aquila kalıcı olarak gelip devam eder. Bu atılımla bu gelişme ile düşüncelere fikirlere ülkemize Bursa’ya layık oluruz” diye konuştu.

    “BU SATIN ALMAYLA 10-15 YIL KAZANDIK”

    Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Burkay da, küçük bir kıvılcım ile bu işlerin başladığını kaydederek, “5 yıl önce Fransa Uzay Havacılık Merkezi’nin başkanını Bursa’ya getirmiştik. Gökmen Havacılık Uzay Merkezi’ndnen bahsetmiştim. Onlar aynı hayalle 35 yıl önce yola çıkmışlar. Bugün Fransa’nın özellikle uzay sektöründeki cid0-di payına baktığımızda hedefimizin ciddiyeti ortaya çıkıyor. Bursa’da Bursa’nın meselelerine sahip çıkan ciddi anlamda kendilerine dert edinen yönetim var. Bursa’nın gücü geçmişte tekstille başladı. Bugün havacılığı Bursa’ya kazandırıyoruz. Ülkemizin önüne koyduğu hedeflere baktığımız zaman uzay ve havacılığın en önemli konulardan olduğunu görmekteyiz. Bursa’nın geri durması mümkün değil. Ciddi manada inisiyatif almış durumda. Bu alımla dünyada en değerli olan zamanı satın aldık. Bu sertifikaları düzenliyor olmak, en az 115 yıl. Ülke olarak bize verirler mi vermezler mi. Bu da ayrı bir alan. Bu anlamda çok önemsiyorum. İki kişilik eğitimle başladığımız serüven, önümüzdeki 15-20 yılda çok farklı boyutlara gelecektir. Biz oda olarak da şehir olarak da ülke olarak da sizin yanınızdayız. Türkiye’nin ilk astronotu Bursa’dan çıkacak. Milli uydumuzu uzaya yollayacağız. Bir Türk astronotun görev alması gerekiyor. Buradaki hedef gençliğe uzayın farkındalığını oluşturmak. Uzay havacılık kümeindeki firma sayısı 110’a ulaştı. Türkiye’nin en önemli projelerinden milli helikopter projesinde 13 firmamız bu platformda yer alıyor. Teknosab’da tamamen Bursa ve Marmara havzasındaki ana hedefimiz yüksek teknolojiyi üretmek. Önümüzdeki birkaç ay içinde ciddi lansmanımız var. Bu bölgenin hayata geçmesiyle Bursa katma değerli ürünler üretecek. 850 milyar dolar yurtdışı milli hasılasına bu bölgenin ciddi katkısı olacak. Bursa’nın kilo ihracat fiyatı 4 dolar, bu bölge ile kilogram ihracat hedefi 7-8 dolara çıkacak” şeklinde konuştu.

    2 kişilik Aquila uçaklarının fiyatlarının 165 bin Euro ile 210 bin Euro arasında değiştiği öğrenildi. Bursa Büyükşehir Belediyesi, bu uçaklardan 3 tane sipariş verirken, Yunuseli Havalimanı konusunda engel kalmadığı, Uludağ Üniversitesi’ndeki pistin açılacağı, bu uçakların Gemlik’teki piste de inebileceği kaydedildi.