Etiket: Hatemi

  • Prof. Dr. Hüseyin Hatemi Yeni Yüzyıl Üniversitesi’ne Misafir Oldu

    İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Hukuk Fakültesi Bölümü öğrencileri tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen ‘Genç Hukukçulara Tavsiyeler’ konferansının konuğu hukuk profesörü, Prof. Dr. Hüseyin Hatemi oldu. Genç hukukçularla bir araya gelen Hatemi, “Temel değerlere sağlam kaya aramalıyız” diyerek hukukun bu sağlam kayaya dayandırılması gerektiğinin altını çizdi.

    “HUKUK ALANINDA ÇAĞIN GEREKLERİNE UYMAK ZORUNDA DEĞİLİZ”

    Hazreti İsa’nın sözüyle sağlam kayayı açıklayan Hatemi, “Hazreti İsa sağlam kaya konusunda şöyle diyor; ‘Binasını benim sözlerimin üzerine kuran sağlam kaya üstüne kurmuş olur. Sağlam kaya üzerine kurmamışsak yani sabit, değişmez evrensel ilkeler üzerine kurulmamışsa, kum üzerine bina yapmışız demektir dalga gelir binayı yıkar’. İşte bizde sağlam kayayı bulmalıyız. Hukukun temel ilkelerini bu sağlam kayaya yerleştirmeliyiz. Hukuk alanında çağdaşlık ne olursa olsun çağın gereklerine uymak demek değildir” şeklinde konuştu.

    “İNSANIN İMTİHANI SEVGİYE DAYALI DEĞERLERİ SEÇMESİDİR”

    “Üst ve Alt yapı kurumları değişince hukukun ve ahlakın sağlam temeli olmaz” diyen Hatemi, “Mesela köleliği ancak günümüzde tenkit edebiliriz. Eleştiririz ama şunu deriz alt yapı iktisadi ilişkiler bunu gerektirdiği zaman köleliği ahlaken tenkit etme yetkimiz yoktur. Çünkü ahlak, alt yapıya göre belirlenir. Oysa her devirde sömürünün, başkasını istismarın, başkasına zulüm etmenin kötü sayılması gerekir. Allah bize iradeyi cüz-iyeyi yani seçim serbestîsini vermeseydi o zaman ahlak ve hukuk kurallarının da anlamı kalmazdı. O yüzden insanın imtihanı da sevgiye dayanan değerleri seçmesi şeklinde görülür” dedi.

    Hukukun adalet ilkesinin, sevgiye dayandığını ifade eden Hatemi, “Hukukun temeli ilahı sevgiden gelir. Allah, hukuk ve ahlakın ortak normlarını korudu. Bu değerlerin seçilmesi gerektiğini insana hidayet etti. Sevgi ve hukukun ortak ilkesi eşitliktir, ayrım gözetmeksizin bütün insanların, eşit insan onuruna sahip olmasıdır” ifadelerini kullandı.

  • Sinan Oğan’dan Parti Genel Merkezine “Hatemi” Eleştirisi

    MHP eski Milletvekili Sinan Oğan, 8 Nisan’da mahkemenin alacağı kongre kararı öncesinde parti genel merkezini eleştirerek, “En son bu kurultay olmasın diye gideceğiniz yer patrikhane avukatları mı?” dedi.

    Tokat’ta basın mensupları ile bir araya gelen Sinan Oğan, gündeme ilişkin konularda açıklamalarda bulundu. Konuşmasında yaşanan terör olaylarına değinen Oğan, “Muhalefete kulak verin. Bu işi bilenlere kulak verin, burnunuzun dikine gitmeyin. Yazıktır, günahtır, her gün onlarca şehidimiz geliyor. Türkiye hiçbir zaman bu kadar fazla şehit vermemişti. Artık dünyada savaşlarda bile iki ülkenin savaşında bile bu kadar fazla şehit olmuyor. Son 8 ayda verilen şehit sayısı 450’yi buldu. Biz 2002’de hükümeti devrettiğimizde bir yıldaki toplam şehit sayısı 7 idi. O nedenle hükümetin derhal Güneydoğu ve Doğu Anadolu için terörle mücadele konseptini düzenlemesi lazım” diye konuştu.

    “EN SON BU KURULTAY OLMASIN DİYE GİDECEĞİNİZ YER PATRİKHANE AVUKATLARI MI?”

    8 Nisan’da mahkemenin alacağı kararı beklediklerini ve Türk adaletine inandıklarını ve güvendiklerini ifade eden Oğan, “Bu sebeple de devam eden dava üzerinden herhangi bir şey ifade etmeyeceğim. Çünkü adalete müdahale kabul edilemez. Olayın diğer boyutunda MHP Genel Merkezi’nin 9 sayfalık bir savunması ortaya çıktı. Maalesef Türk milliyetçileri olarak dün bir kez daha üzüldük. Bu hareket mahkeme kapılarına düşürüldüğünde çağrıda bulunmuştuk ve demiştik ki ‘Sayın genel başkanım bizi mahkeme kapılarına düşürmeyin gelin 548 delegenin oyunu dikkate alın ve kurultay kararını verin. Mahkeme karar vermek durumunda kalmasın’ demiştik. Biz o zaman üzülmüştük bir de dün üzüldük. Patrikhane avukatlarından sayın genel merkezimizin yardım istediğini gördük. Hüseyin Hatemi ve Kezban Hatemi’den yardım istenildiğine şahit olduk. Sayın genel merkez yöneticileri siz ne yapıyorsunuz? En son bu kurultay olmasın diye gideceğiniz yer patrikhane avukatları mı? Ama şunu unutmayın değil patrikhane avukatları, gitseniz Vatikan’dan, Papa’dan bile destek alsanız fayda etmeyecek. O sebeple bu ülkede yeterince Ülkücü avukatları, hukuk adamları, hukuk profesörleri vardır. Eğer bir mütalaa alacaksınız sayın genel merkez yöneticileri mütalaa alacağınız yer patrikhane avukatları değil Türk milliyetçilerinin, Ülkücülerinin Ülkücü avukatların bulunduğu yerdir” şeklinde konuştu.

    Sinan Oğan, Tokat’taki programının ardından Çorum’a hareket etti.

  • GAÜN’de Kezban Hatemi İle Kadın Ve Adalet Söyleşisi Yapıldı

    Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) Gaziantep Temsilciği ile Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) KADEM Kulübü tarafından düzenlenen Av. Kezban Hatemi’nin konuşmacı olarak katıldığı “Kadın ve Adalet” konulu söyleşi GAÜN Güzel Sanatlar Fakültesi Konferans Salonunda gerçekleşti.

    Söyleşinin açılışında konuşan Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yavuz Coşkun, “Kadın olmadan olmaz” dedi. Prof. Dr. Coşkun, sadece aile kavramı içerisinde bir üremeye veya çocuk yetiştirmeye ilişkin bir unsur olmaktan daha öte karar verme, dünyaya yön verme noktasında ama her alanda kadının mutlaka rol alması gerektiğine yürekten inananlardan biri olduğunu belirterek, kadının katkı verdiği hadisenin daha yetkin, daha doğru olacağına inandığını ifade etti. Prof. Dr. Coşkun, “İnsanın yaradılış olarak iki şeyi çok önemli, bize bahşedilen can diğeri ise haktır. Bunun için de bu iki temel hakkımız yaşama hakkı, beslenme hakkı gibi her alana yayabileceğiniz, daha sonra insan olma hakkından bütün bu haklardan dışarıda tutulamaz. Bunun birini tıpçılar diğerini de hukukçular korumak zorunda ama hak o kadar önemli ki, candan sonra tabiî ki onsuz yaşamak oksijensiz ve susuz yaşamak gibi bir şeydir. ‘Adalet mülkün temelidir’ diye sadece hukukçuların değil herkesin bildiği bir söylem var. Düşündüğünüz zaman ne kadar önemli, gerçekçi ve kapsayıcı olduğunu anlamak mümkün. Çünkü adalet olmadan asla olmaz” şeklinde konuştu. Rektör Prof. Dr. Coşkun’un açılış konuşmasından sonra söz alan Av. Kezban Hatemi, “Her türlü kanuni düzenlemeyi yapsanız, bunu yürürlüğe koysanız da kanun önünde eşitlik yasalarına dikkat de etseniz, uygulamada kadınların karşılaştığı çok ciddi anlamda eşitsizlik dolayısıyla ayrımcılığı net bir şekilde ülkemizde görüyoruz” diye konuştu. Av. Hatemi, söz konusu eşitsizlik ve ayrımcılığın sadece ülkemize mahsus bir konu olmadığını, bütün dünya ölçeğinde ülkelerin gelişmişlik düzeyine bağlı olarak bu ayrımcılık ve eşitsizliğin görüldüğünü söyledi. Av. Hatemi, son 13 yıl içerisinde kanuni anlamda pozitif ayrımcılık yapılarak, anayasanın onuncu maddesine çok önemli bir madde değişikliği eklendiğini hatırlatarak, “Pozitif ayrımcılık yani eşitler arasında eşitsizlik giderilinceye kadar kadına karşı temel hak ve özgürlüklerde öncülük tanınması, önlerinin açılması anlamında yasal düzenlemeler yapıldı. Bazı eksikliklere rağmen çok önemli büyük adımlar atıldı. İstanbul Anlaşması ile bunu ilk imzalayan ülke olarak uluslararası kadına karşı şiddetin önlenmesinde yükümlülükler ve sorumluluklar getirildi ve denetim mekanizmaları kuruldu” ifadelerini kullandı. Ataerkil yapının, o geleneksel yapıların kadının önünde büyük engel olduğu konusu üzerinde duran Av. Hatemi, “Kadının erkekten farklı olarak gelecek nesilleri yetiştirme görevi var. Sadece anne olma, çocuk doğurma değil onu eğitme görevi de var” diye konuştu. KADEM Gaziantep Temsilcisi Esra Ercan, “Kadının konumunu iyileştirmek ve hak ettiği değeri vermek üzere yapılan tüm çalışmaların sadece bir gereklilik değil sorumluluk olduğunu unutmamalıyız. Kadın bir toplumun yetişip büyümesinde, gelişmesinde, neslinin devamında ve değer aktarımında en önemli unsurlardan biridir. Kadının akademiden siyasete, ekonomiden karar alma mekanizmalarına, medyaya, toplumsal hayatın her alanında aktif olarak bulunmasına imkan tanımalıyız” dedi.

    Söyleşinin sonunda Rektör Prof. Dr. Coşkun ve KADEM Gaziantep Temsilcisi Esra Ercan tarafından Av. Kezban Hatemi’ye günün anısına hediye takdim edildi.

  • Hatemi Kardeşler SDÜ’nün Konuğu Oldu

    Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) tarafından düzenlenen konferansa Prof. Dr. Hüseyin Hatemi ile Prof. Dr. Hüsrev Hatemi katıldı.

    SDÜ Prof. Dr. M. Lütfü Çakmakçı Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen konferansa, Prof. Dr. Hüseyin Hatemi ile Prof. Dr. Hüsrev Hatemi konuşmacı olarak katıldı.

    Konferansta SDÜ İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haluk Songur, kültür, hukuk ve tıp tarihinin önemli isimlerini ağırlamaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. “Türk İslam Medeniyet Tarihinin Temel Özellikleri” konulu konuşmasıyla ilk çağdan bu yana geçen süre zarfında oluşan medeniyetlerin ortak özellikleri ve farklılıklarını değerlendiren Prof. Dr. Hüsrev Hatemi, medeniyetlerin halklar arasındaki bir alışveriş olduğunu belirterek ünlü tarihçilerin araştırmalarından örnekler verdi. Dünya tarihi boyunca geniş coğrafyalarda yayılma ve yaşama imkânı bulan pek çok medeniyetten bahseden Hatemi, Batı medeniyetinin beşeriliğine karşılık İslam medeniyetinin kaynağının ilahi olduğunu vurguladı.

    Konuşmasına “Hukuk, davranış felsefesini ilgilendirir. Ahlak ve davranış felsefesinin kaynağı sadece Allah’tır. İnsan kendi varlığını inkar edemez dolayısıyla yaratıcısını da inkar edemez” sözleriyle başlayan Prof. Dr. Hüseyin Hatemi, “Hukukun Doğası ve Tarihsel Gelişimi” konulu konuşmasında davranış kurallarının temelinde ilahi sevgi bulunduğunu ifade etti. Hiçbir din, dil, ırk farkı olmaksızın tüm insanların eşit olduğunu da sözlerine ekleyen Hatemi, “eşitlik adaleti”, “hakkaniyet” ve “dürüstlük” kavramlarının insanlığın ortak ilkeleri olduğunu belirtti ve “Tabii hukuk ilkeleri, alt ilkeleri ile ideal bir hukuktur. Adil bir hukuk düzeni, bu ilkeler temeline kurulmalıdır” dedi.