Etiket: Hastaya

  • 72 yaşındaki kadın hastaya 15 dakikada kalp deliği tedavisi

    Kalbi doğuştan delik olan ve kalp ritim bozukluğu şikayeti ile Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Hastanesi’ne başvuran 72 yaşındaki hasta 15 dakikada ameliyatsız yöntemle tedavi edildi

    Ritim bozukluğu şikayeti ile Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kalp Merkezi’ne başvuran ve uzun yıllardır tanısı konulamayan 72 yaşındaki kadın hastanın kalbinin delik olduğu ortaya çıktı. Doğuştan gelen ve tıp dilinde ASD (Antrial Septal Defekt) olarak bilinen kalp deliği teşhisi sonrasında hasta, kasıktan anjiyo benzeri bir işlemle 15 dakikada kalp deliğinin kapatılması suretiyle tedavi edildi.

    Kalp ritim bozukluğu, çarpıntı ve nefes darlığı şikayetiyle Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kalp Merkezi’ne başvuran 72 yaşındaki hastaya Kardiyoloji Anabilim Dalı tarafından yapılan muayeneler sonucunda doğuştan gelen kalp deliği tanısı kondu. Hastanın cerrahi yöntem yapılmaksızın kasıktan anjio benzeri bir yöntemle kalpteki deliğinin kapatılmasına karar verildi. Gerçekleştirilen işlem sonrasında 2-3 saat süre ile yoğun bakımda izlem altında tutulan hasta, yataklı servise alındıktan sonra bir gün içerisinde taburcu edildi.

    15 dakikada kalp deliği tedavisi

    Hastaların günlük aktivitelerini yapmasını zorlaştıran, kimi zaman da hayati risk oluşturabilen önemli bir sağlık problemi olan kalp deliği genellikle doğuştan gelen bir hastalık olup, hastalığın tanısı çoğu zaman ileriki yaşlarda ekokardiyografi tetkiki ile konulabilmektedir. Kalbin 2 kulakçığı arasında doğuştan gelen deliğe bağlı olarak pis ve kirli kanın karışmasından kaynaklanan bir hastalık olan ASD (kalp deliği) bulunan hastalarda genellikle iştahsızlığa bağlı kilo kaybı, sürekli yorulma, nefes almada zorlanma ve nefes darlığı, çarpıntı daha da ileri seviyelerde ise beyine pıhtı atma ile felç geçirme gibi belirtiler gözlemlenir. Son yıllarda tıpta meydana gelen gelişmelere bağlı olarak hastalığın tedavisi, göğüs kafesi açılmaksızın, kasıktan anjio yöntemine benzer bir uygulamayla ortalama 15 dakika gibi kısa bir sürede gerçekleştirilmekte, hasta işlem sonrası 2 – 3 saat süren yoğun bakım gözetiminin ardından servise alınarak 24 saat içerisinde taburcu edilmektedir.

    Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kalp Merkezi’ne başvuran ASD hastası ve uygulanan tedavi ile ilgili açıklamalarda bulunan Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hamza Duygu, ASD, yani doğuştan gelen kalp deliği hastalığı tanısının konulabilmesinin çoğu zaman ileriki yaşlarda olabileceğini belirtirken, ASD tanısı konabilmesi için hastanın ayrıntılı şekilde muayene edilmesi gerektiğini ifade etti. Prof. Dr. Hamza Duygu, ASD’nin temel tedavisinin cerrahi işlem olmasına rağmen son yıllarda, göğüs kafesi açılmadan kasıktan anjiyo benzeri bir yöntemle tedavi edilebileceğini belirtti. Prof. Dr. Hamza Duygu sözlerine şöyle devam etti: “72 yaşındaki hastamız hastanemize ritim bozukluğu şikayeti ile başvurmuştu. Polikliniğimizde yapılan ileri tetkiklerle hastaya ASD (kalp deliği) tanısı konarak, cerrahi işlem yapılmaksızın, anjiyo yöntemine benzer bir yöntemle, hasta, lokal anestezi altında 15 dakika süren bir işlemle tedavi edilerek, ertesi gün hastanemizden taburcu edildi. Sonuç olarak çarpıntısı veya nefes darlığı olan genç veya ileri yaştaki bireylerin bu şikayetlerini psikolojik bir neden olarak görmeden, kardiyoloji polikliniklerine başvurmalarını öneriyoruz.”

  • Apandisit tanısı konulan obez hastaya başarılı müdahale

    Kiloları yüzünden bölgedeki hastanelere kabul edilmeyen apandisit tanısı konulan hasta, Özel Gaziantep Anka Hastanesi’nde gerçekleştirilen başarılı ameliyatla sağlığına kavuştu.

    Kilis Devlet Hastanesinde akut apandisit tanısı konulan, ancak çok riskli olduğu için ameliyat edilemeyen ve ismi açıklanmayan hasta bölgedeki bazı hastaneleri dolaştıktan sonra Özel Gaziantep Anka Hastanesi acil servisine başvurdu. Yaklaşık 200 kilo olan M.E.’nin yapılan muayene, tetkik ve tahlillerinde apandisit olduğu ortaya çıktı. Hasta, Op. Dr. Atilla Duran tarafından kapalı yöntemle ameliyat edildi. Ameliyatı başarılı bir şekilde gerçekleştirilen ve sağlığına kavuşmanın mutluluğunu yaşayan hasta, ameliyatı gerçekleştiren Op. Dr. Duran, ekibi ve Özel Gaziantep Anka Hastanesi’ne teşekkür etti.

    Riskli bir ameliyatı başarı ile gerçekleştirdiklerini belirten Op. Dr. Atilla Duran, “Acil serviste değerlendirildiğinde, FM (Fizik Muayene) bulguları ve dış merkezde çekilen abdominal tomografide hastada, akut apandisit ile uyumlu bulgular ve göbek fıtığı kesesine sıkışmış omentum dokusu tespit edildi. Bunun üzerine hasta için acil ameliyat kararı aldık. Morbid obez olan hastada açık apandisit ameliyatı ile kapalı apandisit ameliyatının artı ve eksilerini değerlendirdik. Değerlendirme sonrası ise hastada kapalı apendektomi ameliyatına karar verdik. Anestezi ile konsülte edilen hasta yüksek riskle ameliyata alındı. Kapalı yöntemle hastaya apendektomi ve göbek fıtığı onarımı ameliyatı yapıldı. Hasta operasyon sonrası tedbir amaçlı yoğun bakıma alındı. Vital bulguları ve genel durumu çok iyi olan hasta servise alındı, rejimi açıldı. Aktif sorunu olmayan hasta bir günlük servis takibinin ardından, Anka Hastanesi diyetisyeni Merve Boztoprak’a yönlendirilerek, beslenme tedavisi oluşturuldu, hastamız şifa bulması sonucu taburcu edildi. Ameliyat boyunca hastayı stabil halde tutan ve ameliyat konforumu sağlayan başta anestezi uzmanlarımız ve anestezi teknisyenleri ile ameliyat boyunca samimi yardım, sabır ve desteklerini gördüğüm ameliyathane hemşirelerine, personeline, yoğun bakım ve servis hemşirelerine teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.

    “Morbid obezite tüm dünyada ciddi bir sorun”

    Op. Dr. Atilla Duran, ölümcül şişmanlık olarak da adlandırılan morbid obezitenin tüm dünyada hızla artış gösteren ciddi bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekerek, uyarılarda bulundu. Duran, “Obezite, gelişmiş ülkelerde olduğu kadar ülkemizde de giderek artan bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Morbid obezite,vücut kitle indeksinin 40’ın üzerinde olmasıdır. Vücut kitle indeksi bireyin kilosunun, boyunun metrekaresine bölünmesi ile elde edilen değerdir. Sigaranın yaygın bir halk sağlığı sorunu olmaktan çıkmakta olduğu gelişmiş toplumlarda morbid obezite, önlenebilir ölüm nedenleri arasında ilk sırayı alma yolunda hızla tırmanıyor. Morbid obeziteyi sadece obezitenin ileri bir şekli olarak görmek çok doğru bir yaklaşım değildir. Aslında ikisi arasındaki fark gece ile gündüz arasındaki fark kadar açıktır. Bu nedenle diyet alışkanlıklarında değişiklik, ilaç tedavisi, davranış değişiklikleri, egzersiz programları gibi kilo vermeye yönelik girişimler morbid obezitenin tedavisinde başarısız ise,kalıcı ve en etkin tedavi kişiye özgü seçilmiş Morbid Obezite Cerrahisi’dir. Bu da merkezimizde yapılabilmektedir. Vücut kitle indeksine göre morbid obez (ölümcül şişman) olarak kabul ettiğimiz durum, hayatı tehdit eden acil hastalıklarda ameliyat riskini de ciddi oranda artırmaktadır. Tedavilerinin ve iyileşme süreçlerinin çok daha riskli ve karmaşık olmasından dolayı, normalde her hastanede gerçekleştirilebilecek akut apandisit tedavisi morbid obez hastalarda daha özel merkezlere ihtiyaç göstermektedir. Morbid obezitenin bir başka olumsuz boyutu da maalesef morbid obez hastalarımızın hastalığını kabul etmemesi, olağan karşılaması ya da bunu kendi kaderi gibi kabul etmesidir” dedi.

    Başarılı sonuç için erken tedavi önemli

    Duran, tedavide başarıya ulaşmak için tedaviye erken başlamanın önemli olduğunu ifade etti. Op. Dr. Atilla Duran, ”Morbid obezitenin bir hastalık olarak kabul edilmesi gerekiyor. Tedaviye ne kadar erken başlanırsa o kadar başarılı sonuç alınır” diye konuştu.

    Duran, Morbid obezitenin toplumun her kesimine anlatılması gerektiğini hatırlatarak, mutlak suretle kişiye özgü tedavi protokolleri ile önüne geçilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi

  • Sosyal güvencesi olmayan yaşlı hastaya doktorundan örnek davranış

    Antalya’nın Kaş ilçesinde, Bağ-Kur prim borcu nedeniyle sosyal güvencesi olmayan yaşlı adama, Kaş Devlet Hastanesinde görevli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı yardım eli uzattı. Olayı duyan başka bir doktor sosyal medyadan bu örnek davranışı paylaşınca vatandaşlar tarafından büyük beğeni aldı.

    Kaş Devlet Hastanesine dizindeki şişlik ve ağrı sebebiyle giden 61 yaşındaki H.K., Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Serap Erkeç Alkan’a muayene oldu. Dr. Alkan, yaşlı adama akut menisküs olabileceği tanısında bulunarak MR çektirmesi gerektiğini söyledi. Yaşlı adama, kendi çalıştığı kurumda MR çekimi yapılmadığını, başka bir hastaneye gitmesi gerektiği bilgisini veren Alkan, adamın Bağ-Kur borcu nedeniyle sosyal güvencesinin olmadığını öğrendi. MR çektirmesi için 200 TL veren Alkan’a önce hayır cevabı veren yaşlı adam, daha sonra geri ödemek koşuluyla kabul etti.

    Daha sonra Muğla’nın Fethiye ilçesindeki özel bir hastaneye giden H.K., MR için başvurduğu Op. Dr. Osman Kurtuluş’a yaşadıklarını anlattı. Durumu öğrenen Kurtuluş, meslektaşının örnek davranışından duygulanarak olayı sosyal medya hesabına taşıdı. Kurtuluş’un bu paylaşımı kısa sürede binlerce kişi tarafından beğeni ve paylaşım aldı.

    “Borç olarak zorla kabul ettirdim”

    Yaşlı hastasıyla diyaloğunu anlatan Dr. Dr. Serap Erkeç Alkan, daha önceden muayene ettiği hastasının sağlık takibini yaptığını, ancak dizindeki şişlik ve ağrının artması sonucu kendisini MR’a yönlendirdiğini söyledi. Yaşlı adamın bunu duyduktan sonra çaresiz bir şekilde durgunlaştığını belirten Alkan, “Sosyal güvencesinin olmadığını anladım. Ancak MR çekilmesi gerekiyordu. Ben de bunun için ona 200 TL vermek istedim. Kabul etmedi, ‘borç olarak kabul et, geri verirsin’ deyince zorla aldı. Daha sonra da Fethiye’de özel bir hastaneye gidip MR’ını çektirmiş. Orada kendisiyle ilgilenen meslektaşıma durumu anlatmış, o da çok duygulanarak sosyal medyadan yaşanılanları paylaşmış” dedi.

    “Ameliyat parası istese yine veririm”

    Yaptığının çok büyük bir şey olmadığını anlatan Dr. Alkan, “Yaşlı bir amcam gelmiş ve Bağ-Kur primi borçlanmasından ötürü sosyal güvencesi yok. Böyle bir günde benim yerimde diğer meslektaşlarımın da yapacağını düşünüyorum. Bugün ameliyat için gelse, yine parasını verirdim. Sonuçta hepimiz insanız” diye konuştu.

    Alkan, MR çekilen yaşlı hastasının durumunu da, meslektaşıyla irtibata girerek takip ettiğini sözlerine ekledi.

  • Trabzon’da karda 2 bin 139 hastaya ulaşıldı

    Trabzon’da geçtiğimiz günlerde meydana gelen kar yağışının ardından İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı ekipler 27 vakaya ulaşım UMKE desteği ile sağlarken, kar paletli ambulanslar ile 116 acil hastaya müdahale edildi.

    Kar yağışının ve zorlu kış şartlarının geçtiğimiz günler etkili olduğu Trabzon’da acil sağlık hizmetlerinin sunumunda karayolunun karla kaplı olmasından dolayı ulaşımda yaşanan güçlüklere rağmen, başta kronik hastalığı olan yaşlı hastalar ve gebeler olmak üzere acil sağlık hizmeti ihtiyacı olan tüm hastalara ulaşım sağlandığı belirtildi.

    Karla mücadelede Acil Sağlık Hizmetleri sunumunda 27 Ocak-3 Şubat tarihleri arasında 17 bin 853 çağrının ’Komuta Kontrol Merkezi’ tarafından karşılandığı ve 2 bin 139 vakanın 112 Acil Sağlık İstasyonları tarafından gerçekleştirildiği öğrenildi. 27 vakaya ulaşım UMKE desteği ile sağlanırken, kar paletli ambulanslar ile 116 acil hastaya ulaşıldığı bildirildi. Kar yağışının yoğun şekilde devam etmesi nedeni ile artan vakalara ulaşımda gecikme yaşanmaması adına il merkezi ve ilçelerde toplam 29 adet kara ambulans istasyonlarına ek olarak gönüllü sağlık personeli desteği ile günlük 5 adet ilave Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonları kurulduğu, toplam 34 adet istasyonla zorlu kış şartlarıyla mücadele edildiği öğrenildi. Kapanan köy yollarında ise paydaş kurumlar olan belediye ve karayolları ekipleri ile birlikte 112 ve UMKE ekiplerinin ortak mücadelesiyle acil hastalara ulaşım sağlanarak, uygun tıbbi müdahale ile hastanelere nakillerinin gerçekleştiği ifade edildi.

  • Diyarbakır Hani’de kar nedeniyle mahsur kalan 3 hastaya ulaşıldı

    Diyarbakır’ın Hani ilçesinde, yoğun kar yağışı nedeniyle mahsur kalan 3 hastayı kurtarmaya giden ambulanslar yolda kaldı. Hani Belediyesinin çalışmaları sonucu kurtarılan ambulanslar, hastalara ulaşarak tedavilerini sağlamayı başardı.

    Diyarbakır’da geçtiğimiz günlerde başlayan ve aralıksız devam eden kar yağışı nedeniyle kent genelinde birçok köy ve mezra yolu ulaşıma kapanırken, bazı araçlar da yolda mahsur kaldı. Vatandaşların kar nedeniyle zorluk çekmesini istemeyen Diyarbakır’ın Hani ilçe Belediyesi tüm imkanlarını seferber ederek, kapanan tüm köy ve mezra yollarını ulaşıma tekrar açmaya çalışıyor. Yoğun kar yağışı nedeniyle mahsur kalan 3 hastaya ulaşmak isterken, yolda kalan ambulansların yardımına da yine Hani Belediyesi yetişti. Hani Belediyesi ekiplerinin çalışmaları sonucunda, yolda kalan ambulanslar kurtarılarak, hastalara ulaşılması sağlandı.

    Kayyum geldi her şey değişti

    Yoğun kar yağışı döneminde yaptıkları çalışmaları değerlendiren, İçişleri Bakanlığınca Hani Belediyesine kayyum olarak atanan Belediye Başkanı ve Kaymakam Şaban Arda Yazıcı, kendilerinin Hani Belediyesi olarak kar yağışının başladığı ilk andan itibaren bütün ekipleri, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin de desteğini alarak seferber ettiklerini söyledi. Yazıcı, “Bu kapsamda biz 26 mahalle ve 43 mezramızda karla mücadele çalışmalarımızı başlattık. Çalışmalarımızda sona yaklaştık. Birkaç mezramıza ulaşım sıkıntısı var, onları da en kısma sürede tamamen sorunsuz hale getireceğiz. Biz bu bağlamda, karla mücadele çalışmalarını yürütürken, yolda mahsur kalan araçlarımıza müdahale etme noktasında çeşitli faaliyetlerimizi icra ettik. Bu kapsamda karda mahsur kalan 27 aracımıza ulaşarak mahsur kalmaktan kurtardık. Ayrıca ambulanslarımızın, hasta nakil araçlarımızın ulaşamadığı yerlere biz belediyemiz ekipleri desteği ile ulaştık ve 3 hastamızı en kısa sürede hastanelerimize ambulanslarla birlikte ulaştırmış olduk. Bu kapsamda gerek Hani Belediyesi, gerek Diyarbakır Büyükşehir Belediyemizin özverili çalışmaları oldu. Tüm ekiplerimize teşekkürlerimizi, şükranlarımızı sunuyorum” dedi.