Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde bir şizofren hastası, gece vakti camiye gelerek ortalığı darmadağın etti.
Olay, Gölcük ilçesi Merkez Mahallesi Prezeve Caddesi üzerindeki Tevfik Hoca Camii’de dün gece saat 00.50 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, ilçede yaşayan şizofren hastası bir adam gece çıplak bir vaziyette camiye geldi. Caminin önünde bir süre duran hasta adam, daha sonra otomatik kapıdan içeriye girerek caminin tahta kapısını açmaya çalıştı. Kilitli kapıyı bir türlü açamayan şahıs, sinirlenerek tahta kapıya tekme atıp zarar verdi. Daha sonra caminin içindeki odanın camını kırarak içeriye giren şahıs, ortalığı darmadağın etti. Namaz kılmak için camiye gelen bir bekçi, camın kırık olduğunu ve içerideki şahsın her şeyi kırıp döktüğünü gördü. Tek başına şahsı ikna edemeyen bekçinin yardım istemesi üzerine olay yerine gelen ekipler, kırık camın olduğu bölümden içeri girerek şahsı ikna etmeye çalıştı. Yaklaşık 4 saat süren çalışmanın ardından şahsı etkisiz hale getiren ekipler, şahsı gözaltına aldı.
Şizofren adamın camiye zarar verdiği anlar ise caminin güvenlik kamerası tarafından saniye saniye görüntülendi. Görüntülerde şizofren hastası şahıs üzeri çıplak bir şekilde caminin önüne geliyor. Bir süre otomatik kapının önünde oturan şahıs, yerleri silmeye başlıyor. Daha sonra otomatik kapıdan içeri giren şahıs, caminin kilitli olan tahta kapısını açmaya çalışıyor. Kapıyı açamayınca adeta çılgına dönen şahıs, kapıyı tekmeleyerek eline aldığı bir şeyle kapıya vurmaya başlıyor. Buna rağmen açılmayan kapıya sinirlenen adam, odanın camını kırarak içeriye giriyor. Görüntülerde ayrıca bekçilerin camiye gelmesi, şahsın olduğu yere girmeleri ve şahsı dışarı çıkarmaları da yer alıyor.
“Kendi evini de dağıtmış, perişan etmiş”
Tevfik Hoca Camii İmam Hatibi Tacettin Tarı, “Sabah namazı için camiye geldiğimde camiyi açtım, ışıkları yaktım. Giriş kapısından geldim, cam kırılmış, her taraf dağıtılmış. Şok oldum. Zaten bekçiler olay anında namaz kılmaya gelmişler. Onu burada görmüşler. Karakola götürmüşler. Bizden ifade vermemizi istediler. Tanıdık, bildiğimiz birisi. Şizofren hastası, deli Mustafa diye bilinen bir kardeşimiz. Daha önce de ben onlarla ve onun gibilerle ilgileniyordum, sahip çıkıyordum. Kendi evini de dağıtmış, perişan etmiş. Ondan sonra buraya gelmiş. İşte böyle bir olay yapmış. Onlar akıldan yoksun, dolayısıyla onlara bir suç bulamıyoruz. Ama onların bu şekilde sokağa salınmaması lazım, tedavi edilmesi lazım. Akıl büyük bir nimet, o bize imtihan için gelmiş. Biz onlara bakarak ne büyük nimet içerisinde olduğumuzun şükrünü etmemiz lazım. Rabbim bunun için onları bize göndermiş. Rabbim ders alabilmeyi nasip eylesin. Böyle üzücü bir olay oldu. İnşallah bir daha olmaz” dedi.
“Onları bazen böyle çok kirli gördüğüm zaman elbise bile aldığım olmuştur”
Daha önceden bu tarz olaylar olmadığını söyleyen Tarı, “Gece gelir burada yatarlardı, caminin girişinde. Üstleri başları pis olursa rahatsız olurduk. Hem koku rahatsızlığı veriyor hem de üst başları pis olduğu için halıyı kirletiyorlardı. Onları bazen böyle çok kirli gördüğüm zaman elbise bile aldığım olmuştur. Temiz yatmalarına bir şey demiyoruz. Hatta onlara kalabilecekleri bir barınak ayarlamak için de mücadele verdik ama olmadı” diye konuştu.
“Epey bir zaman bekçiler bununla uğraş vermişler”
Namaz kılmak için camiye gelen bekçilerin şahsı gördüğünü kaydeden Tarı, “Bekçiler namaz kılmaya camiye geliyorlar. Buraya geldiklerinde o tarafa geldikten sonra ortalığın dağıtıldığını görüyorlar. Bir bakıyorlar ki camlar kırılmış, içeride birisi var. Uzun zaman onunla mücadele ediyorlar, ikna etmeye çalışıyorlar. Kapalı çünkü kapı. Epey bir zaman bekçiler bununla uğraş vermişler. Sonra biz bunu kamera kayıtlarında gördük” şeklinde konuştu.


Kronik bir hastalık haline gelen talasemi yani Akdeniz anemisine değinen Prof. Dr. Sema Anak, “Hastalar 3-4 haftada bir kırmızı kan hücresi almak zorundadır. Artık dalak alınması çok nadir gerekiyor. Etkin ve başarılı kan ve demir atıcı tedavilerle artık hastalar 50-60 yaşlarına kadar yaşayabiliyor. Ancak iyileştirici tedavi kök hücre nakli ve son zamanlarda deneysel nitelikte yapılan gen naklidir” dedi.
Manisa’da 18 aylık Rümeysa Boztaş kas hastalığı olarak bilinen SMA Tip1 ile mücadele ediyor. Tek çaresi gen tedavisi olan Rümeysa için süre daralırken, çocuklarının gözü önünde erimesini çaresiz bir şekilde izleyen Rümeysa’nın ailesi yardım bekliyor.
Sivas’ta Covid-19 tedavisi tamamlanıp hastaneden taburcu olan 75 yaşındaki Sami Yılmaz mutluluktan hastane koridorunda Harmandalı oynadı.
Denizli’nin Merkezefendi ilçesinde, böbrek hastası kadın diyaliz merkezinde tedaviden çıktıktan sonra eski eşi tarafından bıçaklanarak yaralandı. Eski eşini yaraladıktan sonra kaçan ve polis ekipleri tarafından yakalanarak, gözaltına alınan Ali Rıza K., adliyeye sevk edilmesinin ardından tutuklandı.