Etiket: Hastanın

  • Yanlış ilâç verilen hastanın hayatını kaybettiği iddiası

    Bursa’da, böbrek yetmezliği olan yaşlı bir kadının yanlış ilâç neticesinde öldüğü ileri sürülürken, Sağlık Müdürlüğü ise iddiaları yalanladı.

    Karacabey ilçesinde ikamet eden böbrek hastası 58 yaşındaki Zennur Garip, rahatsızlığının artması üzerine Bursa Devlet Hastanesi’nde nefroloji bölümü doktoruna kontrole gitti. Burada yapılan tetkikler neticesinde Doç. Dr. Mehmet Usta tarafından Zennur Garip’in hastaneye yatışı yapıldı. 7 gündür hastanede tedavi gören 58 yaşındaki böbrek hastası Garip’in odasının doktorundan habersiz bir hemşire tarafından değiştirildiğini iddia eden oğlu Soner Garip, “Odası değiştirildikten sonra, sanırım, ondan önceki hastaya verilen ilaçlar anneme verilmiş. Refakatçilik yapan eşim beni arayarak annemin fenalaştığını söyledi. Haberi alır almaz Bursa’ya geldim. Annemi görünce şok oldum. Beni tanıyamadı. Kim olduğumu sordu. Şuuru kapalıydı. Elleri ve yüzü morarmıştı. Doktoruna giderek durumu izah ettim. ’Allah rızası için anneme bakın’ dedim. Doktor beni görünce şaşırdı. ’Siz taburcu olmamış mıydınız’ dedi. Hemşirelerin odasını değiştirdiğini söylediğimde şaşırdı ve hemen annemin yanına çıktı. Yaptığı kontroller neticesinde hastanın durumunun kötü görünce hemen yoğun bakıma alınmasını istedi” diye konuştu.

    Soner Garip, “Yoğun bakıma alınan annem Zeynur Garip bütün müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını yitirdi” dedi.

    Annesinin ihmal yüzünden öldüğünü ileri süren Soner Garip, Sağlık Bakanlığı’na şikâyette bulundu. Soner Garip, annesinin odasını değiştiren hemşirenin daha önce de kendisine hakaret ettiğini “Senin annene bakmak zorunda değilim” dediğini ileri sürerek savcılığa suç duyurusunda bulunacağını söyledi.

    Bursa İl Sağlık Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada ise, “Bir hastamızın yatağı değiştirilince komaya girip öldüğü yönünde çıkan alan haberler üzerine inceleme başlatılmıştır. Yapılan incelemede, hastaya başka bir hastanın tedavisinin uygulandığı iddialarının gerçeği yansıtmadığı görülmüştür. Hekim ve hemşire arasında herhangi bir iletişim meselesi olmamıştır. Görevli hemşire, hekim tarafından yazılan tedaviyi uygulamıştır. Kronik böbrek yetmezliği dışında başka ciddi rahatsızlıkları olan ve durumu ağır olan hasta, bütün tedavilere rağmen hayatını kaybetmiştir. Hayatını kaybeden hastamıza Allah’tan rahmet, ailesine başsağlığı dileriz” denildi.

  • Acile gelen hastanın motosikletini çaldılar

    Şanlıurfa’nın Akçakale ilçesinde acil servise giden bir hastanın motosikleti çalındı. Motosikletin çalınma anı güvenlik kamerasına yansıdı.

    Edinilen bilgiye göre olay, Şanlıurfa’nın Akçakale ilçesi Devlet Hastanesi bahçesinde yaşandı. Rahatsız olduğu için hastane aciline giden S.A. motosikletini bahçede bıraktı. Döndüğünde motosikletinin yerinden olmadığını gören şahıs, durumu polise haber verdi. Olay yerine giden ekipler, güvenlik kamerası kayıtlarını incelediklerinde motosikletin 2 kişi tarafından çalındığını belirledi. Kamera kayıtlarından şahısların kimliğini belirleyen polisler, S.K. ile M.F.N.’yi gözaltına aldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlılar, çıkarıldıkları mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.

  • Organ beklerken beyin ölümü gerçekleşen hastanın organları bağışlandı

    Balıkesir’de beyin ölümü gerçekleşen böbrek hastası, kendisi gibi organ nakli için sıra bekleyen hastaya karaciğeriyle umut oldu.

    Balıkesir’in Dursunbey ilçesinde geçirdiği trafik kazası sonucu yaralanan ve Atatürk Şehir Hastanesi Yoğun Bakım Servisinde beyin ölümü gerçekleşen 30 yaşındaki A.Ş.’nin karaciğeri başka bir hastaya umut oldu. A.Ş.’nin ailesi, hastalarının böbrek nakli bekleme sırasında olduğunu belirterek, organ bağışı hususunda hassasiyetlerinin olduğunu ve organlarının toprak olup gitmesine izin vermeyeceklerini belirttiler. Ailenin rızası ile A.Ş.’nin karaciğeri için Bursa Organ ve Doku Nakil Koordinasyon Merkezi ile iletişime geçildi. A.Ş.’nin karaciğeri alınarak, Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi ekibi tarafından Bursa’daki hastaya nakledilmek üzere yola çıktı.

  • Hastanede çıkan yangında 112 hastanın tamamı tahliye edildi

    Bursa’da içerisinde 112 hastanın bulunduğu Dörtçelik Ruh Hastalıkları Hastanesinde çıkan yangını söndürme çalışmaları sürüyor. Hastaların tamamının tahliyesinin yapıldığı ve sağlık durumlarının iyi olduğu bildirildi.

    Yangın, merkez Nilüfer ilçesi Kurtuluş Mahallesi’nde bulunan Bursa Dörtçelik Ruh Hastalıkları Hastanesinin yemekhane bölümünün çatı katında meydana geldi. Çok sayıda itfaiye ekibinin müdahale ettiği yangında hastane içerisinde bulunan 112 hasta da kapalı spor salonuna tahliye edildi.

    Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Hastane Başhekim Vekili Uzm. Dr. Sinan Korukluoğlu, “Yangın sebebini henüz bilmiyoruz. Çatıdan başlayan bir yangın. Dumandan etkilenen hastalarımız yok, 112 hastamız kapalı spor salonuna tahliye edildi. Sağlık riski olan bir hastamız yok. Yangının sebebi konusunda bir şey söylemek için erken, bizim konumuz değil. Gerekli kişiler çalıştıktan sonra bilgi verecektir. Hiçbir hastamızın hayati tehlikesi, sağlık riski yok. Hiçbir sıkıntımız yok. Endişe edilecek bir şey yok. Sağlık görevlilerimiz takip ediyorlar” dedi.

    Bursa İl Sağlık Müdürü Dr. Özcan Akan da, “Tedbir amaçlı olarak her ihtimale karşı ambulanslarımızı kriz koordinasyon merkezi dahilinde tutuyoruz. Endişe edilecek bir şey yok. İçerideki hastalarımızın tamamını spor salonuna almış bulunmaktayız. 112 hastamız var. Tamamı kontrol altında. Klima santrallerine yakın bir bölgedeydi, yangının sebebiyle ilgili de araştırmalar devam ediyor” diye konuştu.

  • Bin hastanın 48 ton göbek yağını ameliyatla eritti

    13 yıldır şişmanlık ve Tip 2 şeker hastalığının ameliyatla tedavisi üzerine çalışmalar yürüten NCR International Hospital Genel Cerrahi Hekimi Doç. Dr. Mehmet Kaplan, bininci obezite ameliyatını gerçekleştirdi. Kaplan, bin hastadan 48 ton göbek yağını ameliyatla eritti.

    Bin hastadan oluşan 13 yıllık deneyimlerini basınla paylaşan Doç. Dr. Mehmet Kaplan, aşırı kilolar nedeniyle başvuran hastaların toplam ağırlığının yaklaşık 124 ton ve ameliyat sonrasında 1 yılda verdikleri toplam fazla kilonun ise 48 ton olduğunu ifade etti.

    Bu hastaların bir kısmının aşırı kilolar için, bir kısmının da Tip 2 şeker hastalığının tedavisi için ameliyat edildiğini belirten Kaplan, Obezitenin basit bir kilo problemi olmadığının altını çizerek, “Obezite bir estetik sorunu değildir, ciddi bir hastalıktır. İnsan sağlığını olumsuz etkileyecek derecede anormal veya aşırı yağın vücutta birikmesidir. Bu hastalık hızla yayılmaktadır. 2014 yılında dünya genelinde 1.9 milyar insanın fazla kilolu ve bunların da yarısının obez olduğu tespit edilmiştir. Her yıl en az 2.8 milyon kişi obezite nedeniyle ölmektedir. Bu hastalık 1980 yılından 2014 yılına kadar olan sürede iki katına çıkmıştır. Önceleri zengin ülkelerin hastalığıyken, şimdilerde orta ve düşük gelirli ülkelerde de artmaya başlamıştır. Obezite maalesef çocuklarda da artmaktadır ve çocuk obezitesi 21. Yüzyılın en tehlikeli sağlık sorunu haline gelmiştir. Bu çocuklar erişkin dönemde de çok büyük ihtimalle obezite hastalığıyla mücadele etmek zorunda kalmaktadırlar. Obez çocuklar şeker ve kalp hastalıklarına çok daha erken yaşta yakalanmaktadır ve bu nedenle de erken yaşta ölmektedirler. Şeker hastalığı, kalp-damar hastalıkları ve kanserlerin daha fazla görülmesi nedeniyle fazla kilolu ya da obez bireyler, obez olmayanlara göre daha erken ölmektedir” dedi.

    Obezite önlenebilir bir hastalıktır

    Obezitenin genellikle tüketilen kalori ile harcanan kalori arasındaki dengesizliğin sonucu olarak ortaya çıktığına vurgu yapan Doç. Dr. Kaplan, “Enerji bakımından çok zengin yiyecek tüketiminin artması, ancak fiziksel aktivitenin aynı oranda artırılmaması sağlıksız biçimde kilo artışı ile sonuçlanır. Bu nedenle sağlıklı bir diyet ile obeziteden korunmak mümkündür. Sağlıklı bir diyet ile sağlıklı bir kiloda kalabilmek mümkündür. Rafine şeker ve doymuş yağlardan uzak durmak; taze mevsim meyve ve sebzelerini tüketmek, işlenmemiş tahıllar ve hububat tüketimi sağlıklı diyetin omurgasını oluşturmaktadır. Diğer taraftan düzenli fiziksel aktiviteye de zaman ayırmak çok önemli. Haftada en az 150 dakika orta şiddette fiziksel aktivite ile kalp damar hastalıkları, şeker, kalın barsak ve meme kanseri riskinin azaltıldığı ortaya konulmuştur. Ancak tüm bunlara rağmen yine de kilo verilememiş veya verilen kilolar geri gelmiş ise, bu durumda biz obezite ve metabolik cerrahlar devreye girerek bu sorunu en kalıcı ve etkili şekilde çözebilmekteyiz” şeklinde konuştu.

    “Obezite cerrahisi amaç değil, araçtır”

    “Şişmanlık ameliyatları asla sağlıklı yaşam tarzının yerini alamaz” diyen Doç. Dr. Kaplan yapılan ameliyatın, daha az kalori tüketmeye ve fiziksel olarak daha aktif hale gelmeye yardımcı olduğunu dile getirdi.

    Şişmanlık ameliyatları ile sindirim sisteminde değişiklikler yapıldığını bu sayede fazla kiloların verilmesine yardımcı olunduğunu anlatan Doç. Dr. Kaplan, “Günümüzde teknik olarak farklı çok sayıda obezite ameliyatı uygulanmaktadır. Bazı ameliyatlar mideyi küçültür. Böylece bir oturumda daha az yemekle daha çabuk doymak mümkün olur. Diğer obezite ameliyatlarında ise ince bağırsaklara da müdahalede bulunularak besin emilimi de azaltılabilmektedir. Şişmanlık ameliyatlarında tıbbi yönden hedef, fazla kiloların en az yarısının verilmesidir. Ancak hastaların beklentisi genellikle bundan fazlasıdır. Bu nedenle hangi hastaya hangi obezite ameliyatının uygun olacağına karar verirken çok dikkatli olunmalıdır. Biz kendi kliniğimizde çok detaylı tetkik aşamasından sonra tıbbi gerekçelere ve hastanın beklentilerini de göz önünde bulundurarak en uygun cerrahi yöntemin seçilmesine karar vermekteyiz. Ancak yine de hedeflenen kiloya ulaşılabilmesi ve kaybedilen kiloların zaman içinde geri gelmemesi için sağlıklı yiyecek ve içeceklerin tüketilmesi, fiziksel aktivitelerin düzenli olarak yapılması esastır” diye konuştu.