Etiket: Hastanesinde

  • Türkiye’nin TEK Spastik Çocuklar Hastanesinde Engelliler Günü Kutlandı

    Türkiye’nin ilk ve tek spastik çocuklar hastanesi olan Bursa Dr. Ayten Bozkaya Spastik Çocuklar Hastanesi ve Rehabilitasyon Merkezi’nde 3 Aralık Dünya Engelliler Günü kutlandı.

    1997 yılında hizmet vermeye başlayan 54 yataklı hastanede Türkiye’nin dört bir yanından gelen hastalar tedavi oluyor. Sağlık Bakanlığı’na bağlı araştırma hastaneleri dışında yataklarının hepsini rehabilitasyona ayıran tek fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezi olan hastanede Engelliler Günü kutlandı. Bursa Kamu Hastaneleri Birliği İdari Hizmetler Başkanı Muhammed Günaydın, hastane idarecileri, çocuklar ve aileleri birlikte pasta kesti. Osmangazi İMKB Meslek ve Teknik Anadolu Lisesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencileri animasyon gösteriyle programa renk katarken, tedavi gören çocuklar yaptıkları gösterilerle ailelerini ve sağlık çalışanlarına eğlendirdi.

    Hastane yöneticisi Op. Dr. Çetin Bakır, “Bugün çocuklarımızın eğlenme günü; çocuklarımız mutlu olsunlar. Onlar mutlu oldukça biz de mutlu oluyoruz. Sadece bugün değil yılın her günü engelli çocuklarımızla beraberiz. 3 Aralık Dünya Engelliler Günü kutlu olsun” dedi.

  • Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Onkoloji Hastanesi’nde Onkolog Sorunu

    Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Onkoloji Hastanesi tek bir onkolog doktor ile hizmet vermeye çalışıyor.

    Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne bağlı olarak hizmet veren Onkoloji Hastanesi, Türkiye’nin en ile teknoloji ile donatılmış laboratuvar ve görüntüleme merkezlerinden bir tanesine sahip olmasına rağmen tek bir onkolog doktor ile hizmet vermeye çalışıyor. Her gün Rize ve çevresinden gelen yüzlerce kanser hastasına hizmet veren hastanede görevli doktorlar farklı bahaneler ile tayinlerini isteyip farklı hastanelere tayin olurken, geçtiğimiz aydan beri hastanede kanser hastaları ile tek bir Onkoloji Uzmanı Doktor hizmet veriyor. Bu doktorun da ay içerisinde farklı bir ile tayininin çıktığı öğrenilirken, tek onkoloğun da hastaneden ayrılması durumunda hastane onkolog doktorsuz kalacak.

    Konuyla ilgili bilgi veren Rize Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Orp. Dr. Gökhan Demiral, hastanede tayinlerden dolayı yaşanan doktor değişikliklerinin olduğunu belirtti. Demiral “Hastanede iki uzman doktor arkadaşımız vardı. Bir arkadaşımızın tayini çıktı ve ayrıldı. Şu anda bir uzman doktor arkadaşımız da her hangi bir aksama yaşanmadan hizmet vermeye devam ediyor. Bu arkadaşımızın da tayini çıktı. Tayini çıkan bu arkadaşımız hastanemizden ayrılmadan yerine 3 aylık geçici görevle başka bir uzman doktor arkadaşımızı görevlendireceğiz. Hastanemiz doktorsuz kalmayacak. Bu konuyla ilgili olarak biz ve ilgili makamlar bakanlık düzeyinde çalışmalarını sürdürüyor. Hastanedeki doktor sayısının arttırılması için de çalışmalar sürmektedir. Bakanlığımızın atayacağı doktorun dışında üniversitemizin de hastanemizde bir uzman doktor görevlendirmek için davetleri bulunmaktadır” dedi.

    Öte yandan hasta sayısı her geçen gün artan Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Onkoloji Hastanesinde 2015 yılının ilk 9 ayında yaklaşık 14 bin 600 hastaya tıbbi onkoloji polikliniği hizmeti verildi.

  • Karacabey Devlet Hastanesi’nde Artık Röntgen Filmleri Tarih Oldu

    Bursa’nın Karacabey ilçesinde artık röntgen filmleri tarihe karışıyor. Devlet Hastanesi’nde yeni hizmete giren dijital röntgen cihazı sayesinde artık doktor hastasına “filmini getir” yerine “CD’ni getir” diyecek. Ayrıca yine yeni hizmete giren panoramik diş röntgeniyle de artık hastalar dişlerindeki bütün rahatsızları öğrenmiş olacak.

    Karacabey Devlet Hastanesi’ne kazandırılan dijital röntgen ve panoramik diş röntgen cihazı tanıtıldı. Hastane Yöneticisi Op. Dr. Mehmet Petek, akciğerden mideye, beyinden ayağa kadar çekilen bütün röntgen filmlerinin CR cihazı sayesinde dijital ortamda saklanacağını belirtti. Petek, panoramik diş röntgen cihazı sayesinde de diş hekimlerinin, hastaların dişlerindeki bütün detaylara rahatlıkla ulaşılabileceğini söyledi.

    Daha önceleri hastaya verilen büyük zarf içindeki röntgen filminin bundan böyle CD olarak verileceğini ve hastanelerdeki bilgisayarlarda arşivleneceğini kaydeden Petek, “Böylece hem hasta filmi kaybetme riskinden kurtulacak, hem de yıllar sonra bile doktorun hastasının bilgilerine ulaşma imkanı olacak. Bu cihaz sayesinde hasta karışmasının da önüne geçilmiş olacak. 6 saniyede işlemini tamamlayan cihazla, ulaşılamayan görüntüye rahatlıkla ulaşıldığı gibi ayrıca da radyasyon oranı da en düşük seviyede” dedi.

  • Van Bölge Eğitim Ve Araştırma Hastanesi’nde Bir İlk

    Van Kamu Hastaneler Birliği (KHB) Genel Sekreterliği, Van için modern bir hizmete daha imza attı.

    Van Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreterliği bünyesinde hizmet veren Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne akülü elektronik hasta transfer aracı, ameliyat sonrası hasta transfer sedyesi ve refakatçi akülü tekerlekli sandalye olmak üzere toplam 7 adet akülü araç hizmete sunuldu. Araçların tanıtımında konuşan KHB Genel Sekreteri Özcan Öktem, “Van Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreterliği olarak sağlık alanında, Van ve bölge halkına daha kaliteli hizmetler sunabilmek için her geçen gün yenilikler yapmaktayız. Devam eden 500 yataklı Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi 15 Aralık gibi geçici kabulü yapılacak ve taşınmaya başlanılacak. 50 yataklı Muradiye Devlet Hastanesi taşınma aşamasında, 50 yataklı Özalp Devlet Hastanesi bu günden itibaren hizmete açıldı. 30 yataklı Çatak Devlet Hastanesi geçici kabul aşamasında, LİNAC (ışın tedavi) birimi yaklaşık 2 ay içinde hizmete açılacak, semt polikliniği çalışması devam ediyor, tahmini 3 ay içinde açılması planlanılıyor. Bölge Hastanesi kampüsü içinde yaklaşık 3 bin kişilik camii projesi onayı alındı, yakın zamanda temeli atılacak.

    Bilindiği gibi 500 yataklı yeni hastanemiz tamamlandığında yaklaşık 180 bin metrekarelik kapalı alana sahip olup, yeni hastane bölge hastanesiyle 2 tünel ile bağlanmış durumdadır. Bu kadar geniş bir hastanede, hasta transferlerinde yaşanabilinecek sıkıntılar göz önünde bulundurularak 7 adet akülü transfer aracı hizmetinize kazandırıldı. Bu Van için bir ilktir. Bir adet akülü ve sandalyeli taşıma aracı 400 kilogram taşıma kapasitesine sahiptir. Tam dolu akülerle günde kesintisiz 7-8 saat hizmet verebilecektir. 220 santimetre uzunluğunda ve 105 santimetre genişliğinde olup hastanemiz içerisinde asansörler dahil her türlü alana girip çıkabilecek hacme ve fonksiyonlara sahiptir. Hastanemizde özellikle yoğun bakım, acil servisler ve ihtiyaç olunan servislerde, hiçbir şekilde yürüyemeyecek durumda olan hastalarımıza hizmet verecektir. Bir adet akülü ve koltuklu hasta taşıma aracı teknik özellikler bakımdan sedyeli taşıma aracıyla aynıdır. Bu aracımız özellikle poliklinik hastalarına hizmet verecek, ayrıca aynı anda birden fazla hasta taşıma özelliği ile avantaj sağlayacaktır. Hastanemizin her yerine girip çıkabilecek manevra gücüne sahip olup asansörlere de yerleşebilecektir. Beş adet akülü ve hostingli tekerlekli sandalyelerimizin ise taşıma kapasitesi 250 kilogram ağırlığındadır. Tam dolu akülerle kesintisiz olarak 8 saat hizmet verecektir. En dar alanlarda bile rahat manevra yapabilecek hacim ve fonksiyonlara sahiptir. Hastanemizde görevli olan yönlendirme personellerimiz bu araçları kullanarak, hastaları istediği servislere götürecektir. Amacımız Van halkına en iyi, en hızlı ve en kaliteli hizmeti sunabilmek. Bunun için elimizden gelen her çabayı yapmaktayız ve yapmaya devam edeceğiz” dedi.

    Tanıtım, akülü araçların hastane içerisinde aktif hizmete sunulması ve ikramlarla sona erdi.

  • Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde Bir İlk

    Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanesinde ilk defa beyin pili ameliyatı gerçekleşti.

    Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özgür Çelik, dünyada ve ülkemizde sınırlı sayıda uygulanabilen ’Beyin Haritalaması ile Uyanık Beyin Tümörü Ameliyatı’ndan sonra, yine Türkiye’de az sayıdaki gelişmiş merkezde uygulanabilen ’Beyin Pili Ameliyatı’nı gerçekleştirerek, Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi adına yeni bir başarıya imza attı.

    Geçtiğimiz Ekim ve Kasım ayları içerisinde ileri evredeki üç parkinson hastasında başarıyla gerçekleştirilen “Beyin Pili Ameliyatı” ile ilgili önemli bilgiler veren Doç. Dr. Özgür Çelik, beyin pili ameliyatının ilaca yeterli yanıt alınamayan hareket bozuklukları hastalıkları başta olmak üzere bazı nörolojik ve psikiyatrik hastalıkların tedavisinde giderek artan sıklıkta kullanılan bir tedavi şekli olduğunu ifade etti.

    Bu ameliyattan en fazla fayda görenlerin parkinson, distoni ve esansiyel tremor tanısı alan hasta grupları olduğunu söyleyen Doç. Dr. Özgür Çelik, “Toplumda sıklığı göz önüne alındığında, ameliyat için bize yönlendirilen olguların büyük bölümünü ilaç tedavisiyle tatminkar hayat kalitesi sağlanamayan Parkinson hastaları oluşturuyor” dedi.

    Parkinson hastalığının, esas olarak nöroloji doktorları tarafından ilaçla tedavi edilen, ilerleyici bir hastalık olduğunu belirten Doç. Dr. Çelik, hastalığı genellikle ileri yaşlarda, önce vücudun bir tarafında ortaya çıkan ve sonrasında diğer tarafa da geçebilen el, kol ve bacaklarda titreme, hareketlerde yavaşlama, vücutta katılık, yüz mimiklerinde azalma şeklinde bulguları olan bir tablo olarak tanımladı.

    Doç. Dr. Özgür Çelik, “Kullanılan ilaçlar, başlangıç döneminde hastada tatminkar bir düzelme sağlayabilse de, bir grup hastada hastalık ilerledikçe iyilik halinin devamı için ilacın dozu arttırılmakta ve belli bir noktadan sonra arttırılan ilaç dozu yan etki olarak bir takım istemsiz vücut hareketlerine ve nöropsikiyatrik bulgulara yol açabilmektedir. Kısacası, ilaç tedavisine yanıt alınamayan veya ilaç yan etkileri nedeniyle tahammül edilebilir yaşam kalitesinin sağlanamadığı olgularda yapılan ilave değerlendirmeler sonucunda, bu tedavi seçeneği gündeme gelebilir” şeklinde konuştu.

    BEYİN PİLİ NASIL TAKILIYOR?

    Doç. Dr. Özgür Çelik iki aşamadan oluşan ameliyatın ilk aşamasında hastaya çekilen beyin MR’ı üzerinden bilgisayar destekli hedefleme teknikleri kullanılarak yapılan planlama doğrultusunda lokal anestezi ile kafatasına açılan birer delikten mercimek tanesi büyüklüğündeki derin beyin çekirdeklerine elektrot denilen pil kablolarının yerleştirildiğini, işlemin ikinci aşamasında ise hastanın genel anestezi ile uyutulduktan sonra, bu elektrotların hastanın köprücük kemiğinin birkaç santimetre aşağısında cilt altına yerleştirilen ana pil ünitesine bağlandığını ifade etti.

    Ameliyatın ilk aşamasını hasta uyanık haldeyken yapmayı tercih ettiklerini ifade eden Doç. Dr. Özgür Çelik, “Her ne kadar MR üzerinden yapılan hedeflemeler güvenilir olsa da, bu elektrotların yerleştirilmesi sırasında alınan elektrofizyolojik kayıtlar ve yapılan muayeneler, hem hedefleme sırasında meydana gelebilecek milimetrik hataları en aza indirmek, hem de hastanın pili devreye girdiğinde görmeyi beklediğimiz etkileri önceden bilmemizi sağlamak açısından faydalı olmaktadır. Bu işlemlerin yapılabilmesi için de hastanın uyanık olması gerekmektedir” diyerek açıklamalarına devam etti.

    İşlemin çok az sayıdaki merkezde yapıldığını ve bu merkezlerde de işlem için yoğun bir bekleme sırasının olduğunu belirten Doç. Dr. Çelik, “Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezimiz çatısı altında başarılı sonuçlar aldığımız bu üç ameliyatla, Üniversitemiz Hastanesi de Türkiye’nin her yerinden hasta kabul edebilme noktasına gelmiş bir merkez konumundadır” ifadelerini kullandı.

    Doç. Dr. Özgür Çelik, kısa bir zaman dilimi içerisinde yapılan üç ameliyatla alınan başarılı sonuçları; harcanan yoğun emeğe, titiz çalışma prensiplerine, her detayı önceden planlamaya, hasta seçimindeki isabetli kararlara ve uyumlu bir ekip çalışmasına bağladı. Doç. Dr. Çelik, “Bu üç hasta yaklaşık 15 gün gibi kısa süreli aralar ile ameliyat edilmiş olsalar da, bu ameliyatların bizim merkezimizde başlaması için yaptığımız hazırlıklar altı aylık bir süre içerisinde tamamlandı. Bu hastaların tedavisi noktasında birlikte çalıştığımız Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyemiz gerek hasta seçimi, gerek ameliyat sırasındaki yönlendirici katkısı, gerekse ameliyat sonrası pil ve ilaç ayarlamaları konusundaki isabetli kararları ile bu sonuca büyük katkı sağlamıştır. Yine ameliyatların özellikle uyanık yapılan bölümünde, birlikte çalıştığımız Anestezi Anabilim Dalı Öğretim Üyelerimizin de olumlu sonuçlara büyük katkıları olmuştur. Ayrıca hazırlıklarımız aşamasında, danışman öğretim üyesi olarak bizlerden yardımlarını esirgemeyen ve sürece büyük destek veren Marmara Üniversitesi Hareket Bozuklukları Cerrahisi ekibinden Prof. Dr. Dilek Günal ve Doç. Dr. Aşkın Şeker’in katkılarını özellikle vurgulamak isterim. Kendilerine bu vesileyle teşekkür ediyorum” dedi.

    Doç. Dr. Özgür Çelik uygulanan bu tekniğin, asistan ve öğrenci yetişmesi gibi konularda eğitsel faaliyet olarak öneminin yanında, kurumda verilebilecek sağlık hizmetlerinin kalitesini ve Hastanenin konuyla ilgili potansiyelini bölge halkı başta olmak üzere tüm Türkiye’ye göstermesi açısından da önemli katkılar sağlayacağını belirterek sözlerini sonlandırdı.