Etiket: Hastanesinde

  • ESOGÜ Hastanesi’nde Kritik Kalp Ameliyatı Başarıyla Gerçekleştirildi

    Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Sağlık, Uygulama ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilen 1 aylık Eymen Kocaman isimli bebek, yapılan başarılı açık kalp ameliyatı sonrasında yoğun bakımdan çıkarılarak servis takibine alındı.

    Türkiye’de ve dünyada çok nadir görülen ’TİP3 Trunkus Arteriozus’ teşhisi konan hasta, Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi’nden hava ambulansı ile getirilerek ameliyata alınmıştı. ESOGÜ Tıp Fakültesi Çocuk Kalp ve Damar Cerrahisi Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Buğra Harmandar tarafından yapılan başarılı cerrahi tedavi sonrasında sağlığına kavuşan hastanın yakın zamanda taburcu edilmesi planlanıyor.

  • Sarıgöl Devlet Hastanesinde Yaz Poliklinik Uygulaması Başladı

    Sarıgöl Devlet Hastanesi Başhekimi Mehmet Karaduran, Sarıgöl ve çevresinde üzüm bağlarında yoğun çalışmaların başladığını, vatandaşların sağlık hizmetlerinden daha rahat yararlanmaları için, yaz poliklinik uygulamasına başlandığını belirtti.

    Sarıgöl Devlet Hastanesi Başhekimi Opr. Dr. Mehmet Karaduman, “Çiftçilerimizin sağlıklı ve rahat tedavi olmaları için, 1 Mart itibariyle yaz uygulaması başlattık. Çiftçiler ve işçiler 1 Mart’tan itibaren saat 17.00-22.00 arası uzman doktorlara muayene olabilme imkanı sunduk. Uygulama yaz boyunca devam edecek.” dedi.

    Sarıgöl Devlet Hastanesi tarafından başlatılan geçirilen Yaz Poliklinik uygulaması vatandaşlar tarafından da memnuniyetle karşılandı.

  • Özel Sani Konukoğlu Hastanesi’nde Halka Açık Konferans

    Özel Sani Konukoğlu Hastanesi’nde Halka Açık Konferanslar kapsamında Uzman Psikolog Melis Tümer Süyür “Sınav Kaygısı” konusunda bilgiler verdi.

    Sınava sayılı günlerin kaldığı bu dönemde, sınava hazırlanan her öğrencinin stres ve kaygı yaşayabileceğini belirten Süyür, “Bu dönemde heyecan doğal bir duygudur. Heyecanı paniğe dönüştürmemek önemlidir” dedi.

    Sınava girecek öğrencilerin zihninde sınav performansı, zamanın etkili ve verimli kullanımı, hedeflenen başarıya ulaşılıp ulaşılamayacağı gibi sınav anına ve sonrasına ilişkin kaygıların yer alabileceğinin altını çizen Süyür, öğrencinin bu ve buna benzer olumsuz düşüncelerle, farkına varmadan kaygı ve stres düzeyini artırabileceğini anımsattı.

    Kaygı düzeyinin artmasıyla, sınava ilişkin olumsuz düşüncelerin bir kısır döngü içerisinde öğrenciyi rahatsız edeceğini anlatan Süyür, “Öğrencinin sınava ilişkin olumsuz düşüncelerini kehanete dönüştürmemesi ve başarılı bir sınav performansı sergilemesi için olumsuz düşüncelerini kontrol etmesi son derece önemlidir” uyarısını yaptı.

    SINAV ÖNCESİ NELER YAPILABİLİR?

    Sınava kadarki süreçte moralin yüksek tutulup, kalan zamanın eksiklerin tamamlanması için kullanmasının, hedeflenen başarıyı yakalamayı kolaylaştıracağına vurgu yapan Süyür sınav kaygısı ve başa çıkma yöntemleri ile ilgili olarak şu önerilerde bulundu.

    “Sınava kadar olan süreçte izlenebilecek en iyi yol, sadece deneme sınavı çözmek değil, eksiklerinizi saptayıp bu eksiklerinizi nasıl kapatabileceğinizi planlamak olmalıdır. Kaygı düzeyini yükselten en önemli etkenlerden biri, kendinizi sınava ne kadar hazır hissettiğinizle ilgilidir. Genellikle sınav anı düşünüldüğünde içimiz kıpır kıpır olur. ‘Acaba o an ne yaşayacağım’, ‘Ya her şey ters giderse, çok iyi bildiğim soruları yapamazsam’ gibi düşünceler akla gelir. Oysaki bu düşüncelerin sınavın iyi geçmesine katkısı olmadığı gibi, bu düşünceler sizi aşırı derecede gerginleştirmekten başka bir işe yaramaz. Sınavla ilgili izlenebilecek yöntemi belirlemek, atılabilecek en önemli adımdır. Sınav öncesinde, örneğin ‘Matematikten şu kadar net yapmalıyım’ gibi düşünceler sınav sırasında sizi zorlayabilir. Bu düşünceye uygun olmayan bir durumla karşılaşıldığında panik yaşanabilir. Sınavla ilgili gereksiz kaygılar yaratmak yerine, sınava hangi bölümden başlanacağı, sınavda zamanın nasıl kullanılacağına ilişkin stratejiler üretmek daha etkili ve doğru olacaktır. Hatta sınava girmeden önce nasıl bir çevrede, nasıl bir okulda sınava girileceğini görmek sınav adaptasyonunu kolaylaştıracaktır. Ayrıca sınavın bir gün öncesinde, beslenme, gezi, eğlence ve benzeri etkinlikleri planlarken bir sonraki gün girilecek sınavı olumsuz etkileyecek, etkinliklerde bulunmaktan kaçınmak da faydalı olacaktır. Heyecan doğal bir duygudur. Sınava giren özellikle de önemli bir sınava giren herkesin heyecanlanması doğaldır. Heyecanı paniğe dönüştürmemek önemlidir. ‘Ben yapabileceğimi yaptım’ demek belki de yaşanan gerginlik düzeyini azaltmanın en doğru yolu olacaktır.”

    ANNE VE BABALARA ÖNERİLER

    Üniversiteye hazırlık sürecinin sadece gençleri değil, aileleri de psikolojik olarak etkileyen bir süreç olduğuna dikkati çeken Süyür “Aslında sınava aileler de, gençlerle birlikte hazırlanır. Bu dönemde ailenin, gencin sıkıntılı olduğu zamanlarda yanında olduğunu hissettirmesi önemlidir. Çocuğunuza, sınavın sonucu ne olursa olsun kendisiyle olan diyaloğunuzun değişmeyeceğini, onu her zaman seveceğinizi ve değer vereceğinizi vurgulayın. Çocuğunuzun sizden beklediği tek şey kendisini objektif bir şekilde değerlendirmeniz ve sonuç ne olursa olsun onun yanında olduğunuzu hissettirmenizdir. Gencin, ailenin olumlu yaklaşımına en fazla ihtiyaç duyduğu zamanlardır” diyerek, sözlerini tamamladı.

    Süyür, sunumunun ardından katılımcıların sorularını yanıtladı.

  • Devlet Hastanesi’nde Diyabet Ve Menapoz Okulu Açıldı

    Zonguldak’ın Ereğli ilçesi Devlet Hastanesi bünyesinde diyabet ve menapoz okulu açıldı.

    Kdz. Ereğli ilçesi Devlet Hastanesi bünyesinde diyabet ve menapoz okulu açıldı. İki ayrı okulda eğitimlerin başlaması nedeniyle düzenlenen törene Kdz. Ereğli Kaymakamı Nazım Madenoğlu, Zonguldak Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Mustafa Özkan Gün, Ereğli Devlet Hastanesi Yöneticisi Dr. Muharrem Erdem, daire müdürleri, sağlık personeli ve hastalar katıldı.

    Törende konuşan Kdz. Ereğli Kaymakamı Nazım Madenoğlu devletin nemlis hizmetlerinden birini sağlık alanında verdiğini söyledi. Madenoğlu konuşmasında “Sağlık hizmeti olmadan başka hiçbir hizmeti yapmamız mümkün değildir. Faraza sağlığı bozulan bir öğrenci okula, sağlığı bozulan bir vatandaş işine gidemez. Devletimiz, sağlık bakanlığımız bu sağlık hizmetlerinden biri olarak da Türkiye sathında bu diyabet okullarının açma görevini başarıyla yerine getirmenin gayreti içindedir. Bugün de Zonguldak Ereğli hastanesinde böyle bir okul açılıyor. Derler ya, ya öğreten ol, ya da öğrenen ol. Üçüncüsü olma derler. Burada öğretenlerimiz var. Öğrenenler olarak da kursiyerlerimiz olacak. Diyabet, ya da şeker hastalığı gerçekten toplumumuzun, hatta dünya toplumlarının başına bela olan bir hastalık. 500 milyona yakın insan bu hastalıktan mustarip. Dünya devletler sıralamasında ülkemiz, gerçekten de nüfus olarak 3. Sırada bir devlet olacak bu hastaların nüfusunu üst üste koyduğumuzda” dedi.

    Zonguldak Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Mustafa Özkan Gün, diyabet hastalarının bu hastalığı ömür boyu yaşayacağını belirterek, “İnsanlarımızın ömür boyu birlikte yaşayacakları kronik hastalıklarla uyum sağlamaları, tedavileri, diyetleri ve fiziksel hastalıklarla nasıl yaşayacakları konusunda bilgi vermek için bu okulları açılmaktadır” diye konuştu.

    Türkiye’de 10 milyon 275 bin diyabet hastası olduğu bilgisini veren Kdz. Ereğli Devlet Hastanesi Yöneticisi Muharrem Erdem, dünyada ki diyabet hastalarının bir ülkeye toplansa, adına da adına da diyabet ülkesi dense dünyanın en kalabalık üçüncü ülkesi olacağını söyledi.

    Menapoz okulu hakkında da bilgiler veren Hastane Yöneticisi Dr. Muharrem Erdem, “Menopoz öncesi ve menopoz sonrası dönemindeki kadınlara danışmanlık yapılması, kadınların döneme ilişkin yaşadıkları sorunların ve bu sorunlara yönelik girişimlerin eğitim programları ile desteklenmesi, yaşlılık döneminin getirdiği birçok hastalığın önlenmesi ve kadınların yaşam kalitesini yükseltmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Tüm yetişkin bayanlarımızı kayıt yaptırmaya bekliyoruz” dedi.

    Erdem, her iki okulda da eğitimlerin haftada iki saat uygulamalı ve teorik olarak verileceğini ifade etti.

  • Rektör Gönüllü, Kadın Doğum Ve Çocuk Hastanesi’nde İncelemede Bulundu

    Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Talha Gönüllü, Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi’nde incelemelerde bulunarak yapılan çalışmalar hakkında bilgi aldı.

    Adıyaman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin yapılmasının ardından boşalan eski araştırma hastanesi binası Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi oluyor. Önümüzdeki günlerde taşınma işlemi gerçekleşecek olan hastanede çalışmalar devam ediyor.

    Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Talha Gönüllü hazırlıkları devam eden hastaneyi ziyaret ederek incelemelerde bulundu. Adıyaman Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Hasan Solmaz ve Prof. Dr. Ali Aydın’ın da hazır bulunduğu ziyarette Rektör Gönüllü, hastaneyi gezerek hastane yetkililerinden bilgi aldı. Ameliyathaneleri, yoğun bakım ünitelerini, acil girişini gezen Prof. Dr. Gönüllü Adıyaman’a hayırlı olsun dileğinde bulundu.

    Hastane ziyaretinin ardından Adıyaman Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni de ziyaret eden Prof. Dr. Gönüllü burada bir derse girerek öğrencilerle bir araya geldi. Öğrencilerle sohbet eden ve sorunlarını dinleyen Prof. Dr. Gönüllü öğrencilere çeşitli nasihatlerde bulundu. Sorunlarını dile getiren öğrenciler Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Talha Gönüllü’ye teşekkür etti.