Etiket: Hastanesinde

  • Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde Onkoplastik Meme Cerrahisi Günleri

    Onkoplastik Meme Cerrahisi Günleri Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde gerçekleştirildi. Sempozyum başkanlığını Antalya Meme Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Cumhur Arıcı’nın yaptığı toplantıya, meme kanseri tedavisi ve cerrahisi ile uğraşan Avrupa’dan ve Türkiye’den saygın isimler katıldı.

    Toplantının ilk gününde Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde aynı anda 3 meme kanseri ameliyatı canlı olarak toplantı salonuna aktarıldı. Böylece toplantı salonunda bulunan, meme kanseri tanı ve tedavisi ile ilgili farklı branşlardan yaklaşık 60 hekim, hastalar ile ilgili tartışma fırsatı buldu.

    “Ameliyatı izlediler”

    Antalya Meme Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr Cumhur Arıcı, dünyada ve Türkiye’de meme kanseri ve tedavisi ile ilgili çok sayıda toplantı yapıldığını söyledi. Bu toplantılardan en önemlisine Antalya’nın ev sahipliğini yaptığını belirten Prof. Dr. Arıcı, “Bu toplantıda aynı anda 3 farklı ameliyathanede 3 hastaya farklı teknikler uygulanarak yapılan meme kanseri ameliyatlarını toplantıya katılan meslektaşlarımız izleme imkanı buldu” dedi.

    “Memeyi koruyan cerrahi uyguluyoruz”

    Meme kanserinin görülme sıklığının arttığını da belirten Prof. Dr. Arıcı, “Hastalığın cerrahi tedavisinde iyi bir kozmetik sonuç almanın son yıllarda hem hastalar hem de hekimler tarafından giderek daha çok önemsendiğini vurgulandı. Bundan 10-15 yıl öncesinde, hastalarımızın yaklaşık yarısında memenin tamamını alarak tedavi ediyorduk. Ancak günümüzde hem hastalığın daha erken dönemde tanı alması hem de kemoterapi-radyoterapide elde edilen gelişmeler neticesinde, artık hastalarımızın en önemli bir bölümünde memeyi koruyarak bir cerrahi uyguluyoruz” diye konuştu.

    Prof. Dr. Arıcı, ayrıca meme koruyucu bir ameliyat yaparken de iyi bir kozmetik sonuç almanın çok önemli olduğuna dikkat çekerek, “Çünkü bir daha sonraki süreçte hastanın kanserle mücadelesinde moralinin yüksek olması açısından bu çok önemli” ifadesini kullandı.

  • Sağlık Müdürü Sünnetçioğlu, Bahçesaray hastanesinde incelemelerde bulundu

    Van İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Mahmut Sünnnetçioğlu, Bahçesaray Devlet Hastanesi’nde incelemelerde bulundu.

    Van İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Mahmut Sünnnetçioğlu, beraberinde Kamu Hastaneler Hizmetleri Başkanı Op. Dr. Bahadır Öndeş, Başkan Yardımcısı Dr. Adem Erginoğuz ile birlikte Başçesaray ilçesinde gitti. Bahçesaray Devlet Hastanesi, 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu ve Aile Sağlık Merkezlerini (ASM) gezerek sağlık hizmeti hakkında hastane idarecileri ve çalışanlarından bilgi aldı. Hastanedeki hasta ve hasta yakınlarını ziyaret eden Doç. Dr. Sünnetçioğlu, en büyük yatırımın insan sağlığına yapılan yatırım olduğunu belirtti.

    İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Mahmut Sünnnetçioğlu, sağlık alanında yapmış oldukları çalışmalar kapsamında ilçelerde hizmet vermeye devam ettiklerini söyledi. Sağlık Bakanlığı talimatları doğrultusunda başlatılan yatırımlar kapsamında ilçelerde 112 Acil Sağlık Hizmetleri istasyonları ile Aile Sağlığı Merkezleri yeni yapılan hizmet binasında personelin mevcut koşullardan daha verimli ve ferah bir ortama kavuşturabilmek adına gerekli çalışmalarımız devam etmekte ifadesinde bulundu.

    Doç. Dr. Sünnetçioğlu, “Van’ın Bahçesaray ilçesi ilimize 110 kilometre uzaklıktadır. Bu anlamda kış şartlarının çetin geçtiği ve mevcut sağlık alanında eksiklik yaşanmaması için hastanemiz Halk Sağlığı, Aile Sağlık Merkezimiz ve 112 Acil Sağlık Hizmetleri’nde mevcut konumu ve eksikleri ile ilgili tespitler yapmak için ve bundan sonraki yapılacak faaliyetlerimizi hızlandırmak amacıyla çalışmalarımız deva etmekte. İlçemizde vatandaşımıza verilecek her türlü hizmetin en iyi düzeyde olmasını arzu ediyoruz” dedi.

  • Tıp Fakültesi Hastanesi’nde nöbet değişimi

    Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde başhekimlikte nöbet değişimi yapıldı. 3,5 yıldır başhekimlik yapan Doç. Dr. Yakup Canıtez, görevini Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Levent Özdemir’e devretti. Doç. Dr. Yakup Canıtez, rektör danışmanlığı görevine tayin edildi.

    Başhekimlikte yapılan devir teslim törenine Rektör Prof. Dr. Yusuf Ulcay, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ekrem Kaya, öğretim üyeleri ve personel katıldı. Rektör Prof. Dr. Yusuf Ulcay, görev süresi boyunca birlikte çalıştığı Başhekim Doç. Dr. Yakup Canıtez’e hizmetlerinden dolayı teşekkür etti. Canıtez’in hastanede bir çok alanda son dönemde yapılan yenileme ve iyileştirme çalışmalarında emeği olduğunu, hep iyi şeylerle anılacağını ifade eden Rektör Ulcay, “3.5 yıldır üniversitemiz hastanesine yaptığı önemli katkılardan dolayı şahsım ve üniversitem adına teşekkür ederim” dedi.

    Rektör Ulcay, Hastane’de yöneticilik yapmanın diğer görevlerden daha fazla özveri ve sabır gerektirdiğini hatırlatarak, görevi devralan Prof. Dr. Levent Özdemir’e yeni görevinde başarılar diledi. Ulcay, göreve geldiklerinden bu yana tüm devir teslimleri el sıkarak huzur içinde gerçekleştirdiklerine işaret ederek, “Ben de bu değişiklikleri huzur içinde yapmış olmaktan dolayı, dolayı tüm arkadaşlara teşekkür ederim” dedi.

    Görevi meslektaşına başarılar dileyerek devreden Doç Dr. Yakup Canıtez de konuşmasında; başta Rektör Prof.Dr. Yusuf Ulcay olmak üzere tüm üst yönetime, birlikte görev yaptıkları Başhekim yardımcılarına, Tıp Fakültesi Dekanları Prof. Dr. Selim Gürel ve Prof. Dr. Ekrem Kaya’ya, dekan yardımcılarına ve 3,5 yıldır birlikte çalıştığı akademik, idari, sağlık personeli, destek personeli tüm hastane çalışanlarına teşekkür etti.

    Canıtez, “Mensubu olmaktan gurur duyduğumuz ve araştırma görevlisi olarak çalıştığımız yıllardan itibaren ikinci evimiz olarak gördüğümüz kurumumuz için; kurumsal aidiyet ve sorumluluk hissiyle, kurum ve hastalar ve çalışanlar için yüksek tempoda imkânlar dahilinde bir çok şeyi yapmaya çalıştık. Önemli olan görevini iyi yapmak için azim, kararlılık ve iyi niyet olması. Çok yoğun bir tempoda çalışarak her zaman gurur duyacağımız çok önemli işler başardık” diye konuştu.

    Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ekrem Kaya da, Doç. Dr. Yakup Canıtez ile asistanlıktan bu güne kadar beraber çalıştıklarını dile getirerek, “Başhekimlik görevine gelmeden önce de kurum için iyi niyetle çalışmaları olmuştu. Çok başarılı bir başhekimlik dönemi geçirdi. Bu kadar yoğun çalışma temposu içinde kendi işlerini ihmal etmişti, şimdi onları tamamlama fırsatı doğdu. Yeni atandığı rektör danışmanlığı görevinde başarılar diliyorum” dedi.

    Başhekim olarak atanan Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Levent Özdemir görevini devralırken, ekip şuuruyla çalışarak hastaneye hizmet vereceklerini söyledi.

  • Gazi Üniversitesi Hastanesinde ’Prematüre Sergisi’

    17 Kasım Dünya Prematüre Günü’ne dikkat çekmek amacıyla Gazi Üniversitesi Hastanesinde ’Prematüre Sergisi’ düzenlendi. Gazi Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ahmet Demircan, ’’Gebenin takibi, beslenmesi iyi olursa ve uygun ellerde iyi şekilde bakılırsa bu bebekleri yaşatma şansımız var’’ dedi.

    Gazi Üniversitesi Hastanesinde düzenlenen ’Prematüre Sergisi’nde prematüre doğan ve bugün sağlıklı şekilde yaşamına devam eden bebeklerin hayata tutunma hikayeleri fotoğraflanarak sergilendi. Türk Neonatoloji Derneğinin çalışmalarıyla açılan sergide konuşan Gazi Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ahmet Demircan, ’’Prematüre demek haftasından önce veya 2 bin 500 gramın altında doğan bebek demek. Bu bebekler çok büyük bir destek ve özveriyle hocasından en alt hemşiresinin desteğiyle, beslenmesiyle birlikte fotoğraflardaki hale gelebiliyorlar. Gazi Üniversitesi olarak yeni doğanda iyi bir merkeziz. Çok da iyi sonuçlar alıyoruz’’ ifadelerini kullandı.

    ’’Hocalarımızın, asistanların, hemşirelerin ve tüm personelin destekleriyle ne hale geldiklerini bu fotoğraflar anlatıyor’’

    Prematüre doğan bebeklerin takibinin çok iyi yapılması gerektiğine dikkat çeken Demircan, ’’Azeybaycan’da buna yarımcık deniyor. Yani yarım canlı olan bu bebeklerin ve çocukların nasıl bizden hiçbir fark olmadan geliştiklerini gösteren başarılı tedaviler var. En büyük şey bilim, hocalarımızın, asistanların, hemşirelerin ve tüm personelin destekleriyle ne hale geldiklerini bu fotoğraflar anlatıyor. Prematüreyi önlemek için gebelik takiplerinin çok iyi olması, beslenmenin çok iyi olması ve doğum öncesi, sonrası beslenmelerin en iyi şekilde olmasıyla bebeklerin sağlıklı hale gelmesini temenni ediyoruz’’ şeklinde konuştu.

    ’’Gebenin takibi, beslenmesi iyi olursa ve uygun ellerde iyi şekilde bakılırsa bu bebekleri yaşatma şansımız var’’

    Bundan sonraki yıllarda da bu serginin olacağını kaydeden Demircan, şöyle devam etti:

    ’’Bu tip günlere olan farkındalığı artırmak için aktif çalışıyoruz. Ankara’daki ilk sergi olması açısından ayrı bir onur duyuyoruz. Prematüre günümüzün gerçeği. Gebenin iyi takibi, beslenmesi iyi olursa ve uygun ellerde iyi şekilde bakılırsa bu bebekleri yaşatma şansımız var. Yeni doğanda 4. basamak yoğun bakım var. Yani en üst noktaya gelinmiş durumda. Bunların artırılması, gerekli olan doktor, yan dal asistanı, özelikle yeni doğan hemşiresi, akademik kadro ve idari personelin verilmesiyle çok büyük başarılar gerçekleştireceğimize, dünyada en gelişmiş ülkelerde yarışacağımıza inanıyorum.’’

    Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Yenidoğan Bilim Dalı Başkanı ve Türk Neonatoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Esin Koç ise, ’’Her yıl 17 Kasım Dünya Pematüre Günü olarak ilan ediliyor ve Kasım ayı da prematürelik farkındalık ayı olarak kabul ediliyor. Sergide çok küçük prematüre bebeklerin fotoğrafları var ve o fotoğrafları ellerinde tutan çok güzel çocuklar var. Bu çocukların daha önce nasıl olduğunu gösteren fotoğraflar bunlar. Prematüre bebekken ünitelerde takip edilirken çektirilen fotoğrafları ve şu anda oldukları hal sergileniyor. Bu sergiyi eğer prematüre doğan bir bebek doğru ellerde olursa ve doğru şekilde müdahale edilirse, tamamen yaşıtlarından farklı olmayacak şekilde sağlıklı olabileceğini özellikle göstermek açısından böyle bir sergi düzenledik’’ açılamasında bulundu.

    Sergi için 12 tane bebeği seçtiklerini belirten Koç, bunları hem İstanbul’da hem Ankara’da sergileyerek prematüre doğuma farkındalık oluşturmaya çalıştıklarının altının çizdi. Prematüre doğumun herkesin başına gelebileceğine dikkat çeken Koç, ’’Prematüre bebek demek 37. gebelik haftasını tamamlamadan doğan bebek demektir. O nedenle de çeşitli sistemlere ve organlara ait problemlerle doğan bu bebekler. Yeni doğan uzmanlarının eline doğarlarsa, yeni doğan alanında eğitimli hemşireler bu bebekleri izlerlerse bunların hem yaşama şansı çok artar hem de ilerde yaşam kaliteleri çok artar. Bu nedenle de aileler doğum yapacakları zaman prematüre bebeğe hizmet verebilecek, o bebeği takip edebilecek hastanelerde doğum yapmaları ve konuyu doktorlarına danışmaları çok önemli. Prematüre doğum yapan aileler üzülmesinler, moralleri bozulmasın. Bu bebekler doğru zamanda doğru şekilde yönetilirse, hatta hastaneden çıktıktan sonra da uygun şekilde takip edilirlerse bu bebeklerin yaşıtlarından hiçbir farkları kalmaz’’ dedi.

    ’’Gazi Üniversitesi Hastanesindeki hemşireler, doktorlar, hocalar bize çok destek oldular’’

    Prematüre doğum yapan Ayşe Girgin Eşli, ’’Bebeğim 25 Haziran’da 24 haftalık 4 günlük 750 gram doğdu. 105 gün kuvöz serüvenimiz oldu 5 Ekim’de taburcu olduk. Ufak tefek sıkıntılarımız var ama onun dışında şu an gayet iyi gidiyoruz. 1,5 aydır evdeyiz. İlk zamanlar birbirimize alışmakta biraz zorlandık çok ayrı kaldığımız için ama şimdi o da mutlu, biz de mutluyuz. Gazi Üniversitesindeki tüm hemşirelerimize, hocalarımıza çok teşekkür ediyorum. Bizim için gerçekten çok zorlu bir süreç. Prematüre erken doğumda insan ne olduğunu şaşırıyor. Her gün farklı şeyler duyuyorsunuz. Buradaki hemşireler, doktorlar, hocalar bize çok destek oldular. Bebeğimizle çok ilgilendiler. Sağlıkla kucağımıza aldık’’ dedi.

    ’’Ümitle bekledim ve mutlu sona kavuştuk’’

    Prematüre bebek sahibi olan ailelere tavsiyede bulunan Eşli, ’’Ümitlerini kaybetmemelerini tavsiye ediyorum. Onun oradan çıkacağına inanıp, ümitle beklemek iyi sonuç veriyor. Ben her gün kuvöze geldiğim zaman şöyle düşünüyordum; bugün iyi bir şey duyacağım, yarın daha iyi olacak, ondan sonraki gün çok daha iyi olacak diyordum. Ümitle bekledim ve mutlu sona kavuştuk” diye konuştu.

  • Şehir Hastanesi’nde 7 ayda 1 milyon 72 bin 331 hasta muayene edildi

    Ak Parti Kayseri Milletvekili Taner Yıldız ve Kamu Hastaneleri İdari Hizmetler ve İletişim Yönetimi Daire Başkanı Ali Özhan’ın da katıldığı toplantıda, Kayseri Şehir Hastanesi’nin 7 ayda 1 milyon 72 bin 331 hastaya poliklinik hizmeti verdiği açıklandı.

    Kayseri Şehir Hastanesi Konferans Salonun da yapılan tanıtım toplantısına AK Parti Kayseri Milletvekili Taner Yıldız, Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri İdari Hizmetler ve İletişim Yönetimi Daire Başkanı Ali Özhan, İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Ali Ramazan Benli, Kayseri Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İlhami Çelik, Şehir Hastanesi Başhekim Yardımcıları ve basın mensupları katıldı.

    Toplantıda konuşan AK Parti Kayseri Milletvekili Taner Yıldız, şehir hastanelerde bir profesyonelliğin hissedildiğine değindi. Şehir hastanesinde 5 yıldızlı otel konforunun hissedildiğini ifade eden Yıldız, “Kayseri şuan da hem ilk ihalesi yapılan hastane olabilme özelliğiyle hem de şuan da işletme de ki en büyük hastane olabilme özelliğiyle hem Türkiye’nin pilot bölgesi hem de önemli bir göstergesi olacaktır. Bir değişim yaşıyoruz. Bu değişimin özellikle mekanik bölümünde mekanların değiştirilmesi insanımızın layık olduğu hizmeti her yönüyle alabilme hizmeti açısından son derece önemlidir. Halkımıza dokunan ve milletimizin direk yüreğinden hissettiği bir hizmet alanıdır. Sağlığın dokunmadığı herhangi bir insan yok. 5 yıldızlı otel konforunda ki alınabilecek hizmetlerin otelcilik hizmetlerinin yanında son derece kaliteli yetişmiş personeller var. Bir profesyonelliğin hissedildiği bir alan olmasıdır. 60 yaşına kadar doktorla muhatap olmamış hastaneye gitmediği için değil gittiği halde muayene olamamıştır. 10 dakikaya kadar ulaşan bir hizmetten söz ediyoruz” diye konuştu.

    Kamu Hastaneleri İdari Hizmetler ve İletişim Yönetimi Daire Başkanı Ali Özhan da Şehir Hastanelerinde iletişim ve tanıtım biriminin kurulacağını söyledi. Basının vazgeçilmez bir unsur olduğuna da dikkat çeken Başkan Özhan, “ Bizim yeni sürecimizde iletişim ile ilgili yeni çalışmalarımızda önce Şehir Hastanelerimizde iletişim ve tanıtım birimlerimizi kurmayı hedefledik. Yapılan bütün güzel çalışmaları bu birimden sizlere aktaracağız. Sizin haber konularınıza her zaman cevap vereceğiz. Haber basın için vazgeçilmez bir unsurdur. Biz sizlere haber yapmanız için zemin hazırlayacağız. Olumlu haberlerimizi sizlere ulaştıracağız. Her hastane de iletişim ve tanıtım birimi olacak. Geldiğiniz vakit sizler orada misafir edileceksiniz, haberlerinizi de orada yazacaksınız” dedi.

    İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Ali Ramazan Benli de taşınan hastaneler içerisinde en sorunsuz hastanenin Kayseri Şehir Hastanesi olduğuna vurgu yaptı. Göreve geldikleri günde ilk yaptıklarından bir tanesinin tüm iletişim kanallarını açık tutmak olduğunu belirten İl Sağlık Müdürü Benli, “Taşınanların içerisinde en sorunsuz taşınan hastane olduğumuzu gururla belirtmek isterim. Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü olarak 10 bin personelimizle beraber hizmet veriyoruz. Takdir edersiniz ki bunların kontrolünde çok ufak tefek sıkıntılarımız olabilir. Bununla ilgili iletişim kanallarını açık tutmak ve bu iletişim kanallarını efektif değerlendirebilmek amacıyla sizlerle etkin bir iletişim kurmak istedik. Göreve geldiğimizde ilk olarak tüm iletişim kanallarımızı açık tutmaktı. Çünkü biz halkımıza hizmet için varız. Onun için de bu görevlere geldik. Halkımıza en iyi hizmeti nasıl verebiliriz onun çabası içerisinde ve o gayretle de yolumuza devam ediyoruz” şeklinde konuştu.

    Kayseri Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İlhami Çelik ise basının bir güç olduğuna değinerek, “Onlara en hızlı ve en sağlıklı bilgiyi verebilmek için sürekli çalışma içerisinde olduk. Gayretlerimizin sizlerce değerlendirildi. Basın hakikaten de dördüncü bir kuvvettir. Bunun bizler farkındayız. Bizim de amacımız sizlerle beraber daha çok sık bir araya gelmek istiyoruz. Kafalarınızda ki sorulara cevap vermek istiyoruz” ifadelerine yer verdi.

    1607 yatak kapasiteli 484 bin 95 metrekare kampüs alanı bulunan Kayseri Şehir Hastanesi’nde 3 bin 200 araçlık kapalı otopark, 100 araçlık açık otopark, 413 poliklinik odası, 253 yoğun bakım odası, 43 ameliyathane, 708 tek kişilik oda, 232 çift kişilik oda bulunuyor.

    5 Mayıs 2018 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından hizmete açılan Türkiye’nin en büyük şehir hastanesinde 7 ayda 1 milyon 72 bin 331 hasta muayene edildi. 27 bin 722 hasta yataklı tedavi görürken bin 468 hasta ise yoğun bakımda tedavi görüyor. 22 bin 17 ameliyatın gerçekleştirildiği Kayseri Şehir Hastanesi’nde 3 bin 421 doğum yapılırken, yetişkin acile 130 bin 594 kişi, çocuk acile ise 53 bin 657 kişi başvurdu. Kadın doğum acil hasta sayısı ise 17 bin 554 olarak gerçekleşti.

    Kayseri Şehir Hastanesinde 434 Uzman Hekim, 138 Asistan Hekim, 42 Tabip, 1018 Hemşire, 278 Ebe, 109 Sağlık Memuru, 508 diğer sağlık personeli, 102 Genel İdari Hizmetler, 40 teknik hizmetler, 104 yardımcı hizmetler, 542 işçi olmak üzere 3 bin 315 kişi aktif olarak çalışıyor.