Etiket: Hastaneleri

  • “Şehir Hastaneleri, Sağlık Turizmi ve Kamu Özel İşbirliği” sempozyumu yoğun ilgi gördü

    Sağlık Yönetim ve Eğitim Derneği (SAYED) ve Kamu Özel Ortaklığı Derneği tarafından Medikal ve Tıbbi Cihaz Fuarı (EXPOMED) kapsamında düzenlenen “Şehir Hastaneleri, Sağlık Turizmi ve Kamu Özel İşbirliği” konulu sempozyum yoğun ilgi gördü.

    Beylikdüzü TÜYAP fuar alanında iki gün süren “Şehir Hastaneleri, Sağlık Turizmi ve Kamu Özel İşbirliği” konulu sempozyuma yurt içi ve yurt dışından yoğun katılım oldu. Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ’ın bizzat katılıp çeşitli bilgiler paylaştığı sempozyuma Kırgızistan Sağlık Bakanı Talantbek Batraliev, Madagaskar Sağlık Bakanı Mamy Lalafiana Andria Manarivo, Pakistan Pencap Eyaleti Sağlık Bakanı Salman Refik, Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Eyüp Gümüş, müsteşar yardımcıları, Kamu Özel Ortaklığı Derneği Başkanı Prof. Dr. Nihat Tosun, SAYED Başkanı Fatma Aktaş, Sağlık Bakanlığından çeşitli daire başkanları, Türkiye genelinde hastane yöneticileri, Kazakistan, Kırgızistan, Kosova, Pakistan, Suudi Arabistan ve Madagaskar’dan gelen Sağlık Bakanlığı yetkilileri katıldı.

    Ev sahibi sıfatıyla selamlama konuşması yapan SAYED Başkanı Fatma Aktaş, dernek ve yapılan çalışmalar hakkında bilgiler verdi. Aktaş, “2005 yılındaki kuruluşumuzdan bu yana binlerce kişinin katılımıyla çok sayıda ulusal sağlık kurultayları, sempozyumlar, çalıştaylar ve kamu özel ortaklığı toplantıları düzenledik. Bugün toplantılar zincirimize bir halka daha ekleyebilmenin gururu ve sizleri ağırlayabilmenin mutluluğu içindeyiz’’ dedi.

    Aktaş, “Sağlık alanında sürekli eğitimin gerekliliği, bu eğitimin sağlık tesislerinde gerçekleşmesi ve bu tesislerin iyi yönetilme mecburiyeti sonucunda Sağlık yönetimi ve eğitiminin birlikte kol kola yürümesi şarttır dedik ve SAYED’i Sayın Prof. Dr. Nihat Tosun Bey’in önderliğinde kurduk. Bugünlere sizlerin desteği ve yardımlarıyla geldik” şeklinde konuştu.

    15 yıllık rüya gerçek oluyor

    SAYED Başkanı Fatma Aktaş, “Hastanelerin hizmet hacimlerinin artışı büyük hastane binalarının da kurulmasını gerektirmektedir. Hastaların sağlığının iyileştirilmesine yönelik tüm hizmetlerin kolayca erişilebilir olması, uzak mesafeler dolaştırılmaması önemli bir gereklilik ve kalite şartı haline gelmiştir. Bu ihtiyaç çerçevesinde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Bey’in 15 yıllık rüyam dediği şehir hastaneleri, bu talebe çağdaş bir cevap olarak ortaya çıkmıştır. Mersin, Yozgat ve Isparta Şehir Hastanelerinin hizmete girmesi ile bu zincir sağlık yönetimine yeni bir boyut daha kazandırmıştır’’ ifadesini kullandı.

    Türkiye Kamu Hastaneler Kurumu Başkanı Dr. Hasan Aydınlık’ın da çeşitli bilgilerle sunum yaptığı toplantıda Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Eyüp Gümüş, Sağlık, Medikal ve Tıbbi Cihaz Fuarı (EXPOMED) kapsamında düzenlenen sempozyumda sağlık sektörünün çok önemli ve kutsal bir alan olduğunu söyledi. Sektörün ayrıca yöneticilik, işletme, barınma ve turizm gibi devasa bir alanı kapsayarak insanlara hizmet sunduğunu vurgulayan Gümüş, Türkiye’de son 14 yılda önemli bir sağlık reformu gerçekleştirildiğini anlattı. Sağlık reformuyla hizmette memnuniyet oranının yüzde 70’e çıktığını dile getiren Gümüş, şöyle konuştu:

    “900 bin çalışan ile güçlü bir sağlık ordumuz var. Şimdiye kadar 21 şehir hastanesi protokolü imzaladık. Bu 30 bin yatak yapıyor. Hedefimiz 40 bin yatağa ulaşmak. Hastaneleri planlı şekilde açmaya devam edeceğiz. Sağlıkta ikinci döneme ulaşabiliyoruz. Hastalara ne istediğini sorarak çalışıyoruz. Hedefimizde ölçülebilen, iyi bir sağlık hizmeti sunmak var. Nitelikli iş yapanların sayıları artacak. Aile hekimlerini güçlendireceğiz. Uluslararası klinikler dizayn edeceğiz. Bu yeni süreçte sağlık turizmini güçlendireceğiz. Şu anda yurt dışından gelen kayıtlı hasta sayısı 400 bin civarında ancak biz bunun 700 bin olduğunu düşünüyoruz. Kayıt dışı çok fazla kişi tedaviye geliyor. Sağlık endüstrilerinin geliştirilmesi için çok çalışıyoruz. Tıbbi malzemeleri artık Türkiye’de üretmeyi hedefliyoruz. Bunların başında aşılar ve ilaçlar var.”

    “Her yıl senden bu kadar cihaz alacağız’ diyerek KOBİ’leri güçlendireceğiz”

    Sağlık turizminin dünyada çok önemli bir gelir kaynağı olduğunun altını çizen Prof. dr. Gümüş, monitör, dijital röntgen, tomografi gibi cihazların yurt dışından geldiğini, yeni hastanelerle birlikte Sağlık Bakanlığı olarak yeni cihazlar almak durumunda olduklarını belirterek, “Bu nedenle yerli üreticiler yaratmak istiyoruz. Gelecek dönemlerde KOBİ’leri destekleyeceğiz, bu alanda üretim yapılmasını sağlayacağız. ’Her yıl senden bu kadar cihaz alacağız’ diyerek KOBİ’leri güçlendireceğiz. Türkiye’de sağlık sektöründe birçok ürünün kaliteli şekilde üretildiği bir atmosfer oluşturacağız” şeklinde konuştu.

    Konuşmaların ardından Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Başkanı Dr. Hasan Aydınlık moderatörlüğünde “Şehir hastanelerinin yönetilmesi, problemleri ve çözüm önerileri” başlıklı oturuma geçildi. Sıla Sağlık Hizmetleri Yönetim Kurulu Başkanı Dr. İhsan Şahin’in kamu özel işbirliğinde (PPP) işletme tecrübeleri hakkında bilgiler vermesinin ardından Kamu Hastaneler Kurumu Başkan Yardımcısı Dr. Ahmet Çakır şehir hastanelerinde yönetim modeli ile ilgili bilgileri verdi.

    Akfen İnşaat Genel Müdür Yardımcısı Uğur Kılıç da, “Satın alma süreci firmaların kamu özel işbirliğinden beklentileri “hakkında sunum yaptı. Kamu özel işbirliğinde insan kaynakları hakkında bilgileri ise CCN Holding Yönetim Kurulu üyesi Murat Bayar anlattı.

    Sempozyumun öğleden sonraki oturumu ise Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Yrd. Dr. Ertuğrul Eğin modaretörlüğünde gerçekleşti. Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Sağlık Turizmi Biriminden Dr. Hüsrev Diktaş “Türkiye’de sağlık turizmi”, Kamu Hastaneler Kurumu Başkan Yardımcısı Dr. Murat Parpucu “Kamu hastanelerinde sağlık turizmi uygulamaları”, OHSAD Yönetim Kurulu Üyesi Bilal Yıldırım “Özel sağlık kuruluşlarında sağlık turizmi” hakkında bilgiler verdi.

    Sempozyumun ikinci gününde Kamu Özel Ortaklığı Derneği Başkanı Prof. Dr. Nihat Tosun, yaptığı selamlama konuşmasında, “SAYED 2017 Güncel Sağlık Sempozyumu başlığı altında bugün şehir hastaneleri ve sağlık turizmi başlıklarını konuşup, tartışacağız. Hepimize çok faydası olacağına inandığım bu sempozyumumuza şeref veren başta Sayın Bakanımız Prof. Dr. Recep Akdağ olmak üzere yurt içi ve yurt dışından katılan tüm misafirlerimize, müsteşarıma, hafta sonu mesailerini ayırıp buraya katılan yöneticilerimize, panellerde bilgi ve tecrübelerini paylaşacak konuşmacılarımıza çok teşekkür ediyor, ülkemizin güçlü yarınları için daha fazla birlik ve beraberliğe ihtiyaç duyduğumuz bugünlerde 15 Temmuz’da milletçe ortaya koyduğumuz tablonun her daim devam etmesini diliyor, saygılarımı sunuyorum” dedi.

    Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ ise, sağlık alanında yapılan yatırımlar, gelişen teknolojinin sağlık hizmetlerine uyarlanması ve kamu-özel iş birliği hakkında açıklamalarda bulundu. Bakan Akdağ, 3 şehir hastanesini hizmete açtıklarını ve 33 şehir hastanesi daha yapabileceklerini söyledi. Bakan Akdağ, “AK Parti olarak 2002’de göreve geldikten sonra ’Sağlıkta Dönüşüm’ programını başlattık. Bu program 10 yıl içinde büyük bir başarı gösterdi. Vatandaşlarımızın sağlıktan memnuniyeti yüzde 39’dan yüzde 75’lere ulaştı. Anne ve bebek ölümlerinde çok ciddi azalmalar meydana geldi. Toplamda 40 bin yataklı hastaneler inşa edeceğiz” dedi.

    Bakan Akdağ, ayrıca sağlık alanında önemli projelerin başında yer alan şehir hastaneleri hakkında da açıklamalarda bulundu. Türkiye’de 3 şehir hastanesini hizmete açtıklarını belirten Akdağ, yapılacak olan şehir hastanelerine ilişkin rakam da verdi. Bakan Akdağ şunları söyledi:

    “Şu anda hizmete aldığımız 3 şehir hastanemiz var. Birincisi Mersin’de bin 300 yataklı bir hastane, ikincisi Isparta’da 800 yataklı bir hastane, üçüncüsü de Yozgat ilimizde 500 yataklı bir hastane. Önümüzdeki yıllarda 31, belki 33 projemiz olacak. Toplamda 40 bin yatağın üzerinde yeni hastane inşa etmiş olacağız. Bunu yaparken Türkiye’deki yatak sayısını 40 bin artırmıyoruz. Elimizdeki eskimiş, zamanı dolmuş bina ve ekipmanları yenileriyle değiştirmiş oluyoruz. Ama doğrudan satın alarak değil kamu-özel ortaklığı ile’’ dedi.

    “Sağlıkta ikinci dönem başladı”

    ’Sağlıkta Dönüşüm’ programının ikinci dönemine başladıklarını açıklayan Bakan Akdağ. İkinci dönemi nelerin kapsadığını anlatarak, “Türkiye ’Sağlıkta Dönüşüm’ programının ikinci dönemine başlıyor. Bu dönem verimlilik, etkinlik ve bunun sonunda gerçekleşen kolay erişimin, herkesin erişiminin artık çok kaliteli bir hizmete dönüştürülmesiyle gelişecek. Biliyoruz ki erişim tek başına bir hedef değildir. Kaliteli bir hizmet sunumu olması gerekir” diye konuştu.

    Bakan Akdağ, sempozyumun açılış konuşmalarının ardından yabancı devletlerin sağlık bakanları ile görüştü.

    Sempozyumun ardından SAYED ve Kamu Özel Ortaklığı Derneği tarafından katılımcılara plaket takdim edildi.

  • İstanbul Anadolu Güney Kamu Hastaneleri son teknoloji ile kanserle mücadele ediyor

    İstanbul Anadolu Güney Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Doç. Dr. Ahmet Lütfullah Orhan, birliğe bağlı hastanelerde son teknolojilerle kanser tedavilerinin uygulandığını belirterek, “Birlik bünyemizde kanser tedavisinde ülkemizin öncü hastaneleri olan sağlık tesisleri yer almaktadır. Söz konusu sağlık tesislerinde tıbbi cihaz ve teknik donanım ile birçok onkoloji merkezinde yapılamayan özellikli tedaviler yapabilmektedir” dedi.

    Kanser, günümüzün önemli sağlık sorunlarından birisi haline geldi. Tanı ve tedavisindeki yenilikler, sağlık kuruluşlarından yararlanma olanaklarının artması, diğer hastalıkların tedavisindeki gelişmeler ve buna bağlı ortalama yaş süresinin uzaması gibi çeşitli nedenlerle kanserin önemi daha da artmakta; her gün daha çok sayıda kanserli hastaya tanı konabiliyor.

    İstanbul Anadolu Güney Kamu Hastaneleri Birliğine bağlı Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından Türkiye’nin alanında uzman personeli ve sahip olduğu ekipman alt yapısı ile Onkoloji alanında hizmet veriliyor. Ayrıca Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Kartal Yavuz Selim Devlet Hastanesinde “Nükleer Tıp Üniteleri” bulunuyor.

    Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Onkoloji Merkezi 1995 yılında kurulmuş olup bu alanda İstanbul Anadolu yakasında hizmet veren en eski ve en kapsamlı onkoloji merkezi olarak biliniyor. Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Onkoloji Merkezinde yer alan radyasyon onkolojisi bölümü içerdiği cihaz ve teknik donanım ile birçok onkoloji merkezinde yapılamayan özellikli tedavileri yapıyor. Bunlar içerisinde günümüzde giderek artan, sıklıkla kullanılmaya başlayan sterotaktik radyoterapiyi ve brakiterapiyi saymak mümkün.

    Uzay bıçağı olarak adlandırılan CyberKnife cihazı ile kritik organlara yakınlığı ve yerleşim yeri nedeni ile cerrahi yapılamayan tümörlerde radyoterapi ile tedavi imkânı sağlanabiliyor. Merkezde sterotaktik radyoterapi amacıyla CyberKnife cihazı kullanılarak yapılan bu işlem İstanbul Anadolu yakasında kamu hastaneleri içerisinde sadece Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Onkoloji Merkezinde gerçekleştiriliyor.

    Vücut içi boşluklara ya da direkt tümör içerisine özel aplikatörler yerleştirilerek uygulanan radyoterapi olarak adlandırılan “Brakiterapi Tedavisi” hastane onkoloji merkezinde uygulanabiliyor. CyberKnife cihazında olduğu gibi, brakiterapi cihazı da İstanbul Anadolu yakasında kamu hastaneleri içerisinde sadece Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Onkoloji Merkezinde bulunuyor. Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi onkoloji merkezinde bu teknolojilere ek olarak yoğunluk ayarlı radyoterapi olarak adlandırılan ve normal dokuları maksimum korurken, görüntüleme rehberliğinde tümöre hedeflenen radyoterapi imkânı sağlayan RapidArc Radyoterapi cihazı ile de tedaviler yapılıyor.

    Onkoloji merkezi bünyesinde robotik kemoterapi hazırlama ünitesi mevcut olup bu sayede kemoterapiler, ileri teknoloji ile, steril ortamda, el değmeden hazırlanabilmekte, tedaviler hastalara ev konforu sunulan 87 kemoterapi uygulama koltuğunun bulunduğu alanda gerçekleştiriliyor.

    İstanbul Anadolu Güney Kamu Hastaneleri Birliğine bağlı Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi; erişkin tıbbi ve radyasyon onkolojisi poliklinik hizmetleri, 22 yataklı erişkin tıbbi onkoloji kliniği, 14 yataklı erişkin radyasyon onkoloji kliniği, 4 tam otomatik kabin, 3 biyogüvenlik kabini, erişkin hematoloji poliklinik hizmetleri, 8 yataklı erişkin hematoloji kliniği, radyasyon onkolojisinde kullanılan; “Lineer Acceleratör Cihazı” (4 adet), “Rapid -Arc Cihazı” (1 adet), “Cyber -Knife Cihazı” (1 adet), “Ct-Simülatör Cihazı” (1 adet), “Konvansiyonel Simülatör Cihazı” (1 adet) ve “Brakiterapi” (1 adet) cihazları ile “Kapsamlı Onkoloji Merkezi” olarak faaliyet gösteriyor. Ayrıca hastalar için yapılan sosyal aktiviteler ile kemoterapi kürlerini alırken keyifli zaman geçirmeleri hedeflenerek, hastaların kaygı, stres durumlarının minimuma indirilmesi sağlanıyor.

    İstanbul Anadolu Güney Kamu Hastaneleri Birliğine bağlı Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi 30 kemoterapi koltuğu, erişkin tıbbi onkoloji poliklinik hizmeti, 30 yataklı erişkin tıbbi onkoloji kliniği ile “Onkoloji Hizmet Birimi” olarak faaliyet gösteriyor. İstanbul Anadolu Güney Kamu Hastaneleri Birliğine bağlı Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi 48 kemoterapi koltuğu, erişkin/ çocuk tıbbi ve radyasyon onkolojisi poliklinik hizmetleri, 42 yataklı çocuk hematoloji ve tıbbi onkoloji kliniği, 41 yataklı erişkin hematoloji ve tıbbi onkoloji kliniği, 2 adet biyogüvenlik kabini, 3 adet yarı otomatik kabin, radyasyon onkolojisinde kullanılan; “Lineer- acceleratör” (2 adet), “Brakiterapi” (1 adet), “Ct-simülatör” (2 adet) cihazları ile mevcut şartlarda “Onkoloji Tanı ve Tedavi Merkezi” olarak faaliyet gösteriyor.

    İstanbul Anadolu Güney Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Doç. Dr. Ahmet Lütfullah Orhan, “Birlik bünyemizde kanser tedavisinde ülkemizin öncü hastaneleri olan sağlık tesisleri yer almaktadır. Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kapsamlı Onkoloji Merkezi, Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Onkoloji Tanı ve Tedavi Merkezi, Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Onkoloji Hizmet Birimi olarak faaliyet göstermektedir. Söz konusu sağlık tesislerinde tıbbi cihaz ve teknik donanım ile birçok onkoloji merkezinde yapılamayan özellikli tedaviler yapabilmektedir. 2016 yılında Birliğimize bağlı sağlık tesislerinde aylık ortalama 5 bin 323 kemoterapi seansı ile 2 bin 854 hastaya kemoterapi tedavisi uygulanmıştır. 2016 yılında tıbbi onkoloji ve radyasyon onkolojisi polikliniklerinde 184 bin 486 hasta muayene edilmiş olup, aynı polikliniklerden 2 bin 66 hasta hospitalize edilmiştir. Ayrıca hastanelerimizde 9 bin 751 kanser tanısı alan hastaya cerrahi tedavi uygulanmıştır. Türkiye Halk Sağlığı Kurumu tarafından başlatılan “Kanser Taramalarına Katılımının Arttırılması, Tarama Sonrası Teşhis Merkezlerinin Kurulması Ve İşletilmesi Projesi” kapsamında Genel Sekreterliğimize bağlı Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Ekim 2015 tarihinde tarama sonrası teşhis merkezimiz aktif olarak hizmete başlamıştır. Tarama sonrası teşhis merkezi ve aile hekimlerinden yönlendirilen hastalar aynı gün içerisinde “Serviks Kanseri” için jinekolojik onkoloji polikliniğine, “Kolorektal Kanseri” için cerrahi polikliniğine, “Meme Kanseri” için meme polikliniğine başvuru yapabilmektedir. Tarama Sonrası Teşhis Merkezine 2016 yılı içerisinde Birinci Basamaktan yönlendirilen meme taraması için 265 hastaya, serviks taraması için 564 hastaya, kolorektal taraması için 241 hastaya tanı ve tedavi hizmeti verilmiştir. Onkoloji Tanı ve Tedavi Merkezi olarak faaliyette olan Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesinin kısa süre içerisinde “Kapsamlı Onkoloji Merkezi” olarak hizmet vermesi planlanmaktadır” diyerek İstanbul Anadolu Güney Kamu Hastaneleri Birliğine bağlı sağlık tesislerinde onkoloji alanında sunulan sağlık hizmetlerini vurguladı.

  • Şehir hastaneleri projesine destek

    Bir dizi ziyaret ve temaslarda bulunmak üzere Mardin’e gelen Sağlık Der Genel Başkanı ve Dünya İslam Sağlığı Genel Sekreteri Kasım Sezen, Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın Mardin’e de müjdesini verdiği ‘Şehir Hastaneleri Projesi’ni gönülden desteklediklerini açıkladı.

    Türkiye’de 16 Nisan’da yapılacak olan referandum çalışmaları kapsamında Mardin’e geldiğini hatırlatan Sezen, “Biz referanduma sadece sağlık açısında bakmıyoruz, memleketin ve tüm İslam aleminin geleceği açısından bakıyoruz. Referandumda ‘Evet’ çıkması durumunda milletin önü açılacak. Bu millet, İslam aleminin önünde lokomotif olacak. Referandum gelişmişlik açısından büyük bir atlama taşı olacak” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın Mardin’e de müjdesini verdiği ‘Şehir Hastaneleri Projesi’ni gönülden desteklediklerini açıklayan Sezen, şunları söyledi:

    “Şehir hastaneleri gerçekten modern hastaneler. Takdire şayan çalışmalardır. Şehir hastanelerinde her bir oda, bir doğum odası şeklinde dizayn edilmiş. Gayet konforlu, insanların mahrumiyeti korunarak yapılmış odalar. Sadece bu tarafından baksak bile büyük bir nimet. Cumhurbaşkanımız da Mardin’e şehir hastanesi sözü verdi. Mardin’i kutlarız”.

    Bölgede yaşanan olaylara da değinen Sezen, terörün kaynağının dışarıda olduğunu söyledi. Sezen, “Dışarıdakiler Türkiye’nin kendisine gelmesini istemiyorlar. Türkiye ekonomik olarak biraz ferahladığı zaman, kendine geldiğinde ve ticaret arttığı zaman bir kere buradaki bir takım odaklar ayaklandırılıyor. Ondan sonra burada terör oluyor. Ve terörden de en çok çekende bu bölgenin insanı. Yani yazıktır. Bu insanlar bu bölgenin insanı. Buna artık bir dur demek lazım. Devletin eli güçlendikçe bu terör ortadan kalkacak. İçimizde hainler vardı. 15 Temmuz’da bunlar temizlendi. Dış güçlerin de içerisinde olduğu ve bizim başımıza getirmiş oldukları kahırlardır. İnşallah bunları aşacağız” diye konuştu.

    İslam ülkelerinde çok güzel hastanelerin kurulduğunu kaydeden Sezer, artık sağlığa ulaşmanın kolay olduğunu söyledi. Sezen, “İslam aleminde belki teknik olarak bir takım noksanlıklar var. Fakat refah arttıkça bunlar aşılacak. İslam aleminde bir devlet yönetme sorunu var. Artık teknoloji çağındayız bundan dolayı bunu da artık yavaş yavaş aşıyorlar. Bizler bugün Türkiye’de sağlıkta dönüşümü İslam ülkelerine de anlatıyoruz. O devletler de bu işin içerisine giriyorlar. İslam ülkelerinde çok güzel hastaneler de var. Bunlar çok zor şeyler değil. Bunlar paraya dayanan şeyler. Devletlerin parası olduktan sonra kolay bir şekilde bunlara ulaşılıyor” dedi.

  • Bakan Akdağ: “Yeni Türkiye’nin hastaneleri hep böyle olacak”

    Türkiye’nin ilk şehir hastanesi olan Mersin Şehir Hastanesi, yarın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım tarafından açılacak. Sağlık Bakanı Recep Akdağ, “Yeni Türkiye’nin hastaneleri hep böyle olacak. İnşallah 2020 yılına kadar hastanelerimizdeki odalarımızı tek, çok kalabalık dönemlerde belki iki yataklı odalar şeklinde dönüştürmüş olacağız” dedi.

    Sağlık Bakanı Recep Akdağ, hastane açılışından bir gün önce son denetimleri yapmak üzere Mersin’e geldi. Yapımına 2013 yılında başlanan ve 3 yılda tamamlanan bin 994 yataklı Mersin Şehir Hastanesi’nin açılışı, yarın saat 14.30’da Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım’ın yanı sıra bazı ülkelerin sağlık bakanlarının da katılımıyla gerçekleştirilecek. Açılışı öncesinde Mersin’e gelen Sağlık Bakanı Akdağ, hastanenin açılışından bir gün önce basın mensuplarıyla hastaneyi gezip bilgiler verdi. Akdağ, hastanede hastayı muayene edilebilecek 280 oda olduğunu ifade ederek, “Dolayısıyla her bir odada ortalama 40 kişiyi muayene edildiğimizi var sayalım. Aşağı yukarı 9-10 bin kişinin üstünde bir hasta sayısını bir günde rahatlıkla burada karşılayabiliyoruz. Acil servislerimize günde bin 500 hasta karşılayabilecek kabiliyette. Dolayısıyla hastaneden günlük 12 bin kişi olumlu şartlarda, herhangi bir yığılma, kalabalık olmadan kullanabilecek. Mersin’de aşağı yukarı 2 milyon insan yaşıyor. Birinci derecede Mersin’e hizmet verecek. Ancak Mersin’in etrafındaki illerden, ilçelerden hizmet almak için gelecekler olacaktır. Şöyle ki Adana’ya da buna benzer olacak şekilde bin 500 yataklısını yapacağız. Adana bir bölge olarak kendine yakın illere hizmet verecek. Zaten Mersin ve Adana büyük birer metropol kentleri olduğu için hizmetin büyük bir bölümü burada verilecek. Kamu-özel ortaklıklığıyla yapılacak hastanelerde toplam 41 bin yatağımız olacak. Bizim planlamamızda, kamuya ait yaklaşık 130 bin yatak planlıyoruz. Mekanların böyle olması lazım. Mersin Devlet Hastanesi ve Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi artık eskidi. Yeni Türkiye’nin hastaneleri onlar olmaz, olamaz. Yeni Türkiye’nin hastaneleri hep böyle olacak. Mersin dışında önümüzde Yozgat, Isparta, Adana, Bilkent ve Kayseri’de bu hastaneleri açacağız” diye konuştu.

    “Hastanelerin etrafının adeta bir ikinci el oto pazarı gibi görünmesini doğru bulmuyoruz”

    Yapılan hastanede mahremiyete aşırı itina ettiklerini vurgulayan Akdağ, “Kişinin vücut bütünlüğü ile mahremiyeti kendisine aittir. Mersin Devlet Hastanesi neredeyse 100 yıllık bir bina. Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi ben bakan olduktan sonra yapıldı. Ancak bu iki binanın toplam kapalı alanı 66 bin metre kare. Şu anda içinde bulunduğumuz binanın kapalı alanı 374 bin metre kare. 3 bin 800 kapasiteli de kapalı otoparkımız var. Bunu da çok önemsiyoruz. Biz vatandaşın yada personelin araçlarının kapalı otoparkta olmasını arzu ediyoruz. Hastanelerin çevrelerinin adeta bir ikinci el oto pazarı gibi görünmesini doğru bulmuyoruz. Hastaneler daha çok çevreci olması gerekiyor, ferah alanlar olması lazım. Biz bir yada iki yataklı odalarda neredeyse yüzde 60’lara yaklaştık” ifadelerini kullandı.

    “Büyük Türkiye’nin yeni hastaneleri buralar olacak”

    Hedefleriyle ilgili de açıklama yapan Akdağ, “İnşallah 2020’ye kadar bütün yataklarımızı tek, çok kabalık zamanlarda iki yataklı odalara dönüştürmüş olacağız. Bunu bize sağlayan Cenab-ı Hakk’a şükrediyoruz. Başta Sayın Cumhurbaşkanımızın göstermiş olduğu büyük hedefler, bizim AK Parti olarak insana duyduğumuz saygı bu noktalara bizleri taşıdı. Daha yapacağımız işler var. Önümüzdeki yıllarda büyük Türkiye’nin yeni hastaneleri buralar olacak. Buralardan biz vatandaşlarımızdan ücret almadan, vatandaşımıza herhangi bir sıkıntı çektirmeden bu hizmeti vereceğiz. Bugün de devlet hastanesine gelen vatandaşlardan sadece muayene için 6 yada 7 lira ücretler alınıyor. Bunu da finans kaynağı olsun diye yapmıyoruz. Vatandaşlarımız aile hekimlerinde işini görebilecekken gereksiz yere aile hekimini geçip, hastanelere gelmesin diye yapıyoruz. Gerçekten ciddi sağlık sıkıntısı olanlar hastaneye gelsinler. Buraya geliyorsunuz, devletinizin şefkatli kucağında sağlık hizmetini alıyorsunuz. Sağlıkta dönüşümün 2. dönemini bu yeni hastanelerimizde taçlandırmış olacağız. Buranın patronu biziz, Sağlık Bakanı, Sağlık Bakanlığı. Ancak işimizi özel sektöre yaptırıyoruz” şeklinde konuştu.

  • Kamu Hastaneleri Genel Sekreterliği’nden yılsonu kahvaltısı

    Aydın Kamu Hastaneleri Genel Sekreterliği personeli, yılsonu değerlendirme kahvaltısında buluştu.

    Aydın Kamu Hastaneleri Genel Sekreterliği tarafından düzenlenen Yılsonu değerlendirme kahvaltısına Genel Sekreter Uzm. Dr. Selma Özcan, İdari Hizmetler Başkanı Op. Dr. Nevzat Önen, Tıbbi Hizmetler Başkanı Op. Dr. Niyazi Kocakaplan, Mali Hizmetler Başkanı Erol Dinçer ve Genel Sekreterlik personeli katıldı.

    Aydın Kamu Hastaneleri Genel Sekreteri Uzm. Dr. Selma Özcan, Genel Sekreterlik ailesinin bir araya gelmesinden duyduğu mutluluğu dile getirerek; “Her yeni yıl, umudun egemen olduğu, iyimserliğin canlandığı, daha iyi yaşam koşullarına ulaşma yolunda beklentilerin arttığı bir ortamı oluşturmaktadır. Göreve geldiğimden beri sizlerle birlikte çalışmanın onurunu yaşıyorum. 2017 yılında hep birlikte sorumluluklarımızı yerine getirerek, birlik, beraberlik, sevgi, saygı, yardımlaşma ve dayanışma duyguları içinde geleceğe emin adımlarla yürüyeceğiz. Çalışmalarınızda başarılar diliyorum” dedi.