Etiket: Hastalıklarından

  • Kış Hastalıklarından Korunmak İçin ’Bol Sıvı’ Önerisi

    Denizli Devlet Hastanesi Diyetisyeni Erol Aktay, kış aylarında nezle, soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıklarından korunmak için bol sıvı alınması gerektiğini söyledi.

    Denizli Devlet Hastanesi Diyetisyeni Erol Aktay, havaların soğumasıyla birlikte soğuk algınlığı ve enfeksiyon hastalıklarının görülme sıklığında artış izlendiğini belirterek hastalıklardan korunmada aşılanma, kişisel hijyen kurallarına dikkat etme gibi önlemlerin yanında bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi için yeterli ve dengeli beslenmenin de oldukça önemli yer tuttuğunu ifade etti.

    Aktay, “Kış aylarında daha sık karşılaştığımız grip, günlük yaşantımızı olumsuz etkilemekte. Yüksek ateş, boğaz, baş ve eklem ağrısı, öksürük, halsizlik, üşüme hatta bazı kişilerde kusma ve ishalle birlikte görülebilmektedir. Vücudumuzun virüslere karşı savaşabilmesi için bağışıklık sisteminin güçlenmesi ve özellikle belirli yiyeceklerin sıklıkla tüketilmesi de gerekmektedir. Çünkü yetersiz ve dengesiz beslenme alışkanlığı olan bireylerin soğuk algınlığı ve enfeksiyon hastalıklarına yakalanma riski çok daha yüksektir ve hastalıkları daha ağır seyreder” diye konuştu.

    Son günlerde yoğun yaşanan grip vakaları nedeniyle yazılı ve görsel basında beslenme konusunda çok çeşitli önerilerin yer aldığını vurgulayan Diyetisyen Erol Aktay, şu önerilerde bulundu: “Bol su içilmeli. Soğuk havalarda su tüketimi azalabilmekte ama vücudumuzun yaz kış suya ihtiyacı vardır. Gripten korunmak için günde 2,5 litre su tüketilmeli. Hem tüketimi kolaylaştırmak hem de antioksidan alımını arttırmak için içerisine limon veya zencefil ilave edilebilir. Sarımsak tüketilmeli. Sarımsakta bulunan allicin adlı güçlü antioksidant vücudu serbest radikallerden korumaktadır. Sarımsak bağışıklık sistemini güçlendiren en önemli besinlerden bir tanesidir. Yoğurt tüketilmeli. Probiyotik gıdalar, bağırsak florasını destekleyerek bağışıklık sisteminin güçlenmesinde önemli rol oynarlar. Yeterli protein alınmalı. Şeker azaltılmalı. Stresten uzak durulmalı. Bağışıklık sisteminin zayıflamasında stresin etkisi artık bilinen bir gerçek. Gribin yanı sıra birçok hastalığın da oluşumunu tetikliyor.’”

  • Sıcak Çikolata Kalp Hastalıklarından Koruyor!

    Uzman Diyetisyen Şebnem Kandıralı, sıcak çikolatanın kalp hastalıklarından koruduğunu söyledi. Kandıralı, yaptığı açıklamada, “Sıcak çikolata, Ruh halini iyileştirir ve kalp hastalıklarına karşı korur. Çikolata serotonin nörotransmitterinin üretimini arttırır, serotoninde ruh halini düzenleyen bir hormondur. Düşük serotonin seviyeleri depresyonla ilişkilidir. Kakao polifenollerden de zengin olduğu için hücreleri oksidatif hasara karşı korurlar. Oksidatif hasar HDL (iyi kolesterol )’yi düşürür bu da artmış kalp krizi riski ile ilişkildir. Ev yapımı bir sıcak çikolatanın 240 ml yaklaşık 195 kaloridir” diye konuştu.

    Uzman Diyetisyen Şebnem Kandıralı, sağlık için tüketilmesi gereken içecekleri ve yararlarını şöyle anlattı;

    Yeşil çay: Osteoporoz, kanser, kalp hastalığı ve diş çürükleri oluşum riskini azaltır. Yeşil çay zengin bir flavonoid ve polifenol konsantrasyonu içerir. Doğal antioksidan olduklarından hücreleri karsinojenlere karşı korurlar, vücutta serbest radikalleri nötralize ederek tümör büyümelerini engellerler. Ayrıca bu antioksidanlar kan damarlarını rahatlatıp, kan pıhtılarının oluşumunu engelleyerek kalp krizi ve felç oluşumunu karşı da vücudu korurlar. Florür içermesi sebebiyle dişleri güçlendirir, flavonoidler kemikleri güçlendirir, osteoporoz ve diş çürüklerini azaltır. Kalori içermez.

    Nane çayı: Antispazmodiktir (spazm çözücü). Krampları hafifletir, hazımsızlığı gidericidir. Kasları rahatlatır, ağrı ve kas sertlikleri ile mücadelede etkilidir. Sindirim sisteminden besinlerin hareketini kolaylaştırarak sindirime yardımcı olur. Kalori içermez.

    Yüzde 1 yağlı süt: Açlığı gidermeye yardımcıdır, osteoporoza karşı korur. Karbonhidrat, protein ve az miktarda yağ ile tüm besin öğelerini içerir. Sindirimi yavaştır ve uzundur, tokluk sağlar. Kan şekerini dengelemeye yardımcıdır, besinlere karşı oluşan aşırı isteği giderir. Kalsiyum için ideal bir kaynaktır. D vitamini de içerdiği için kalsiyum emilimi daha iyi sağlanabilir. Kalsiyum aynı zamanda vücut hücrelerini yağ yakımı için teşvik eder. Hedef kiloya ulaşmak ve korumak için az yağlı süt ve ürünleri tercih edilmelidir. 240 ml süt yaklaşık 120 kaloridir.

    Soya sütü: Çözünür lif ve soya proteini içerir, LDL (kötü kolesterol) ve trigliseridleri azaltmaya yardımcıdır. Kalp hastalık riskini azaltır. İnek sütü yerine tercih ediliyorsa kalsiyum, A ve D vitamini ile zenginleştirilmiş olanlar seçilmelidir. Soya fitoöstrojenler içerir, göğüs kanseri oluşum riskini arttırabilmektedir. Ailesinde kanser geçmişi olan veya daha önce geçirmiş olanlar soya sütü tüketmeden önce doktorunuza danışın. 240 ml soya sütü yaklaşık 81 kaloridir.

    Düşük sodyumlu domates suyu: Sayısız kansere karşı korur. İşlenmiş domates ürünleri bir antioksidan olan likopenin en zengin kaynaklarıdır. Likopenin akciğer, mide, kolorektal, yemek borusu, pankreas, ağız, meme ve rahim ağzı kanser oluşum risklerine karşı koruyucu özelliği vardır. Likopen aynı zamanda akciğer ve kalbi oksidatif hasara karşı korur, kardiyovasküler hastalık riskini azaltır. 180 ml domates suyu yaklaşık 31 kaloridir.

    Kızılcık suyu: Diş eti hastalıklarını önlemeye yardımcıdır. Araştırmalar kızılcıkta bulunan idrar yolları enfeksiyonlarına karşı savaşan antibakteriyel özelliklerin periodontal ( diş eti )hastalıklara karşı da koruyucu özellikte olduğunu göstermektedir. Meyve sularının şeker içeriklerinden ötürü günde 1 su bardağı ile sınırlandırılmaları gerekir. Etiketin %100 meyve suyu ibaresini bulundurması gerekir. 240 ml kızılcık suyu yaklaşık 140 kaloridir.

    Portakal suyu: Katarakt, kanser, doğum kusurlarıyla mücadelede ve bağışıklığı güçlendirmede etkilidir. Mükemmel bir C vitamini kaynağıdır, kuvvetli bir antioksidan olması ile çeşitli hastalıklara karşı özellikle katarakt ve akciğer kanseri gibi koruyucu özelliktedir. C vitamini hücreleri kanserli hale getiren oksidatif hasarı engeller. Bağışıklık hücre fonksiyonlarını geliştirerek enfeksiyonlara karşı güçlü bir şekilde savaşır. Portakal iyi bir folat kaynağı olduğundan fetüsleri nöral tüp defektlerine karşı korur. Kemiklerin korunması için ekstra fayda sağlamak için kalsiyumla zenginleştirilmiş portakal suları denenebilir. 240 ml portakal suyu yaklaşık 115 kaloridir.”

  • Egzersizin Yapın Kış Hastalıklarından Kurtulun

    Dahiliye Uzmanı Dr. Özgür Mollaoğlu, spora ara vermeyip egzersiz yapmanın bağışıklık sistemi üzerine olumlu etkileri olduğunu, kış hastalıklarından koruduğunu söyledi.

    Mollaoğlu yaptığı açıklamada, kış aylarında çocuklar, yaşlılar, gebeler, kalp, tansiyon, şeker, karaciğer ve böbrek hastalığı gibi kronik rahatsızlıkları olanların, soğuk algınlığı, grip, sinüzit, bronşit ve zatürre gibi hastalıklara karşı daha dikkatli olmaları gerektiğini kaydetti. Mollaoğlu, güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmak için ilk adımın, sağlıklı yaşam stratejilerinin uygulanması olduğunu belirterek, “Sigara ve diğer tütün ürünlerinin yanı sıra alkolden uzak durmak önemlidir. Günlük düzenli egzersiz yapmanın bağışıklık sistemi üzerinde olumlu etkisi olduğunu araştırmalarla ortaya çıkartılmıştır. Bu nedenle enfeksiyonların en sık görüldüğü kış aylarında spora ara vermeyip, düzenli bir şekilde egzersiz yapmaya devam edilmelidir. Dikkat edilmesi gereken unsur ise mevsime uygun kıyafetler ve aksesuarlar kullanılmasıdır. Erişkin bir kişinin günde ortalama 6-8 kilometre yürümesi gerekmektedir. Bu faaliyeti açık havada yapmak; ihtiyaç olan direnç, zindelik ve enerjiyi daha da artırır” dedi.

    “UYKUSUZ KALMAYIN”

    Mollaoğlu, vücut direncini artırmak için yeterli sürede uyumak gerektiğine dikkat çekerek şunları kaydetti:

    “Erişkin bir kişi, günde 7-9 saat uyumalıdır. Kalp atımları, kan basıncı ve solunum sayısı uyku sırasında düşer. Ayrıca vücuda yararlı hormonların salınımı uyku sırasında artış gösterir. Yeme içme gibi vücut restorasyonu için çok önemli olan uyku, dengeli ve düzenli olmalıdır. Uyku için en ideal saatler gece 23.00 ile sabah 07.00 arasıdır.

    Yeterli sebze ve meyve tüketilmeyip bunun yerine daha çok beyaz ekmek tercih edenler günlük multivitamin ve mineral desteği alabilir. Selenyum, A,C,E vitaminleri, bağışıklık sistemini güçlendirdiği bilinen D vitamini ve B vitaminlerini içeren multivitaminler kullanılabilir. Üzerinde tartışmalar yapılsa da bol C vitamini tüketiminin gripten koruduğu bilinmektedir. Son zamanlarda D vitamini eksikliği olan kişilerde kış hastalıklarının daha çok görüldüğünü gösteren pek çok araştırma yapılmıştır. D vitamini seviyesini yükseltmenin en kolay yolu güneşlenmektir. Bu mümkün olmuyorsa D vitamini takviyesi alınabilir. Yüksek dozlarda vitamin kullanımının yaradan çok zarar vereceği unutulmamalıdır.”

    HİJYENE DİKKAT EDİN

    Bitkisel ürünlerin dikkatli kullanılması gerektiğini anlatan Mollaoğlu, “Son dönemlerde kullanımı yaygınlaşan bitkisel ürünler, bağışıklık sistemini güçlendirdiği söylenerek satılmaktadır. Bu maddelerin bağışıklığı artırıcı etkileri kanıtlanmamış olmasına rağmen; bireysel farklılıkların olduğu gerçeğinden hareketle bazılarının olumlu etkileri görülmüştür. Doktora danışılarak metabolizmaya uygun, doğru ürünler kullanılabilir. Yeşil çay, sarımsak, probiyotik yoğurtlar, kefir, içerdiği protein ve yaralı mikroorganizmalar sayesinde bağışıklık sistemimizi güçlendirir” diye konuştu.

    Mollaoğlu ellerin yıkanılmasının ihmal edilmemesi gerektiğinin altını çizerek, “Sık görülen kış hastalıklarından korunmanın en basit ve etkili yolunun hijyen kurallarına uymaktan geçtiği unutulmamalıdır. Öncelik el temizliğine verilmelidir. Eller kurallara uygun bir şekilde yıkanmalı ve dış ortamlara temas ettikten sonra burna, göze, ağza temas ettirilmemelidir” dedi.

    ALINACAK ÖNLEMLER

    Mollaoğlu kışın hastalanmamak için alınacak önlemleri şöyle sıraladı:

    “Kapalı mekanlardan, havalandırması iyi olmayan yerlerden mümkünse olduğunca uzak durulmalıdır. Mevsime uygun giyinmeye özen göstermeli, ne çok ince ne de çok kalın kıyafetler tercih edilmemelidir. Yaşam ortamı ısısını normal zamanda 25 uyku sırasında 22 derece olmasına özen gösterilmelidir. Öksüren, aksıran kişilerle aynı ortamda bulunmamaya dikkat edilmelidir. Her yıl düzenli olarak ekim, kasım aylarında grip aşısı yaptırılmalıdır. Şeker, böbrek, akciğer hastalıkları olan ile yatalak, yaşlı olan bağışıklığı zayıflamış hastalara doktor kontrolünde zatürre aşısını yaptırılmalıdır.

    Özellikle büro, ofis ve okullarda kalem, kitap, bilgisayar, bardak gibi özel eşyalar başkalarıyla kullanılmamasına özen gösterilmelidir. Mendiller tek kullanımlık olarak tüketmeli tekrar tekrar kullanılmamalıdır. Beslenme ve uyku düzenine özen göstermeli özellikle C vitamininden zengin meyve-sebzeleri tüketmeye özen gösterilmelidir.

    Ne çok sıcak ne de çok soğuk olmak kaydıyla sıvı tüketimi artırılmalıdır.

    Bilinçsiz ya da eczane tavsiyesiyle ilaç özellikle de antibiyotik kullanılmamalıdır.

    Güneşli kış günlerinde açık havada dolaşılmalıdır. Aşırı efor gerektiren sporlar sağlık kontrollerimizden sonra yapılmalıdır. Depresyondan korunmak için vücut enerjisi arttırılmalıdır. Düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme ve düzenli uykunun yanı sıra; arkadaşlarla vakit geçirmek, iş yerinde kısa molalar vererek keyif alınan aktiviteler yapmak önemlidir.”

  • Kış Hastalıklarından Korunun Uyarısı

    Özel Konya Hospital doktorlarından Dahiliye Uzmanı Dr. Mehmet Şeker, alınacak bazı önlemlerle kış hastalıklarından korunulabileceğini söyledi.

    Uzman Doktor Mehmet Şeker, kış aylarında hastalıklara karşı bağışıklık sisteminin güçlü tutulması gerektiğini kaydederek “Vücudumuz tüm bulaşıcı hastalıklardan kendi savunma sistemi olan ‘bağışıklık sistemi’ sayesinde korunur. Bu sistem çökerse normalde hastalığa neden olmayacak en basit bir zararlı organizma bile ölümcül sonuca yol açabilir. Bağışıklık sistemi de bizim kendimizi korumamızı sağlayan savunma sistemimizdir. Bu hastalık mevsiminde ise hastalıkla savaş halindedir. Bağışıklık sistemimizi güçlü tutarak hastalıklarla olan savaşta galip gelebiliriz. Bağışıklık sistemi ile alerjik hastalıklar arasında da güçlü bir bağ vardır. Bağışıklık sisteminin zayıflamasıyla alerjik hastalıklara da bir kapı açılır” dedi.

    HASTALIKTAN NASIL KORUNABİLİRİZ?

    Sonbaharda hastalıklardan korunmak için sağlıklı beslenmek gerektiğini vurgulayan Mehmet Şeker, şöyle konuştu: “Düzgün beslenilmeli, mutlaka meyve sebze tüketilmeli, uykuya dikkat edilmelidir. Aşırıya kaçmamak kaydı ile içinde birçok mineral içeren fındık, kuru kayısı, badem, ceviz gibi kuru yemişler tüketilmeli ve en az 2,5 litre su içmek alınabilecek basit önlemlerdir. Toplu taşıma araçlarını kullanırken dikkat edilmeli, indikten sonra el ve yüz mutlaka yıkanmalıdır. Kişisel hijyene dikkat etmek birçok enfeksiyona maruz kalınmasını engeller. Düzenli olarak dişlerini fırçalayan kişiler ağız, boğaz ve sindirim sistemi hastalıklarına belirgin biçimde daha az yakalanır. Havanın son derece aldatıcı olduğu bu dönemde giysilere dikkat etmek, fazla ince veya kalın giyinmemeye özen göstermek gerekir. Etrafımızda bulaşıcı hastalığı olan kişiler varsa, korunma ya da önlem alabilmek için vitamine ihtiyaç duyabilir. Örneğin ekinazya ekstresi, mürver çiçeği, c vitamini, çinko, beta glukanlar tüketilebilir.”