Etiket: Hastalıklarına

  • Yaz tatilinde havuz hastalıklarına dikkat

    Aydın Liva Hastanesi başhekimi Dr. Erdal Gezer, mutlu ve huzurlu bir yaz tatili için bazı kurallara dikkat edilmesi gerektiğini belirtti. Özellikle havuz sefası sürmek isteyenlerin hijyen kurallarına azami ölçüde riayet etmesini isteyen Başhekim Gezer “Çocuklarımızın çok sevdiği havuzlar, büyük rahatsızlıklara yol açabiliyor. Bu nedenle aileler çok dikkatli olmalı. En temiz havuz bile denizden daha kirli olabilir. İmkanı olanlar havuz yerine denizi tercih etsinler” dedi.

    Uygun şekilde temizlenmeyen, bakımı ve dezenfeksiyonu iyi yapılmayan havuzların bakteri taşıma olasılığının oldukça yüksek olduğunu belirten Ege Liva Hastanesi Başhekimi Dr. Erdal Gezer, “Su sirkülasyonu sık yapılmayan havuzların kolera, tifo, dizanteri gibi bağırsak enfeksiyonlarına sebep olabilir. Bunun yanında göz, kulak, deri ve mide enfeksiyonları ile hepatit gibi ciddi rahatsızlıklara da davetiye çıkartabilir. Kurallara göre havuza duş alarak girilmesi gerekirken bir çok kişi bu kurala uymuyor. Duş almadan havuza giren kişinin bile milyonlarca bakterinin kaynağı olabilir” dedi.

    Dr. Erdal Gezer, temizliğinden emin olunmayan ve denetimi yetersiz havuzlara girilmemesini tavsiye ederek özellikle çocukların ve kadınların bu konuda daha hassas olduğunu belirtti. Gezer, deniz kenarında tatil yapıp suya girerek serinleyenlerin tercihini havuzdan yana değil denizden yana kullanmasını önerdi.

  • Türkiye’nin yılda 80 milyar TL’si iş kazaları ve meslek hastalıklarına gidiyor

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Mahzar Yıldırımhan, “Türkiye’ye 2016 yılında iş kazaları ve meslek hastalıklarının toplam maliyeti yılda 80 milyar TL. Bu dünya ortalamasının çok üstünde bir rakam” dedi.

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından Samsun’da düzenlenen “Güvenli İnşaat Sempozyumu” başladı. İki gün sürecek sempozyumun açılışına katılan Müsteşar Yardımcısı Mahzar Yıldırımhan, Türkiye ve dünyada iş kazalarının neden olduğu zararlar ve alınabilecek önlemler hakkında açıklamalarda bulundu.

    “Ülkemizde 2016 yılında iş kazaları ve meslek hastalıklarının toplam maliyeti 80 milyar TL”

    Türkiye’de ve dünyada meydana gelen iş kazalarının büyük ekonomik kayıplara neden olduğunu belirten Mahzar Yıldırımhan, “İş sağlığı ve güvenliği konusunun, gelişmiş ülkelerin de öncelikleri arasında yer almasına neden olmuştur. Uluslararası Çalışma Örgütü’nün verilerine göre bugün dünyada 1,2 milyarı kadın olmak üzere toplam 3 milyar civarında iş gücü bulunmaktadır. Yani dünyada çalışma hayatı içerisinde 3 milyar insan var. Her gün yaklaşık olarak 1 milyon iş kazası yaşanmakta, iş kazası ve meslek hastalıkları sonucunda her yıl 2,3 milyon insan hayatını kaybetmektedir. Bu sayının çok fazlasında insan ise iş göremez hale gelmektedir. Bu da dünya genelindeki toplam Gayri Safi Milli Hasılanın yüzde 4’ünü götürmektedir. Yani dünya Gayri Safi Milli Hasılasını 80 trilyon dolar olarak hesap ettiğinizde yaklaşık olarak 3,2 trilyon dolar her yıl iş kazaları ve meslek hastalıklarına gidiyor. Ülkemizde 2016 yılında iş kazaları ve meslek hastalıklarının toplam maliyeti ise yılda 80 milyar TL olduğu tahmin edilmektedir. Bu dünya ortalamasının çok üstünde bir rakamdır. Ülkemiz açısından da ekonomik kayıptır. 80 milyar TL’nin 50 milyar TL’sini tasarruf edip yatırıma çevirebilsek, ülkenin ne kadar iyi noktalara gideceğini tahmin edebiliriz. Belirttiğimiz bu maddi kayıplar telafi edilebilse de kaybedilen yaşamların telafisi mümkün olmuyor. Bu nedenle iş sağlığı ve güvenliği konusunun sadece iş yeri ve çalışan düzeyinde değil, toplumun genelini doğrudan ilgilendiren ve aynı zaman uluslar arası düzeyde ele alınması gereken bir önceliktir” diye konuştu.

    “İş kazalarının önlenmesi için mevzuatlara uyulması gerekiyor”

    Çıkarılan mevzuat ve kanunlara uyulması gerektiğini ifade eden Yıldırımhan, “Mevzuatımızı uluslararası uygulamalar doğrultusunda geliştirilmesine yönelik çalışmalar devam ettiği gibi bakanlığımızın AB müktesebatına uyumlaştırılması sürecinde ulusal programlarda yer alan taahhütleri büyük bir gayretle yerine getirdiğini ve mevzuat altyapısını oluşturduğunu memnuniyetle söyleyebiliriz. Bilinmelidir ki hangi sektör olursa olsun, iş sağlığı ve güvenliği konusunda gerekli iyileşmenin sağlanması, iş kazaları ve meslek hastalıklarının azaltılması için yüksek standartlarda mevzuat altyapısına sahip olmak mücadele araçlarından sadece birisidir. Uygulayıcılar, eğer bu mevzuata uymazlarsa, dünyanın en güzel mevzuatını da yapsanız ondan sonuç alamazsınız. Sadece cezadan korkan bir anlayışla kanunu değerlendirdiğiniz zaman ondan da sonuç alamazsınız. Biz bu sempozyumlarla meseleyi daha geniş kesimlere yayarak herkesin hadiseye sahip çıkmasını arzu ediyoruz” şeklinde konuştu.

    Yüksel: “Samsun’da ölümlü ve yaralamalı iş kazalarında önemli ölçüde azalmalar oldu”

    Sempozyumda konuşan Samsun Vali Yardımcısı Recep Yüksel, “Samsun’un sadece Karadeniz’in değil, bu coğrafyada ülkeler arasında gelecekte çok güzel bir yeri olacağını düşünüyoruz. Çünkü tarımda, sanayide, turizmde ve AR-GE’de çok önemli çalışmalar ve hamleler içerisindeyiz. Güvenlik kültürü çok önemli bir konudur. İlimizde koruyucu, önleyici ve iyileştirici kavramlarının hayata geçirilmesinde de çalışmalar yapıyoruz. Samsun’da ölümlü ve yaralamalı iş kazalarında önemli ölçüde azalmalar oldu. Bunları da eğitim, denetim ve yönlendirme çalışmalarıyla yapmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    Murzioğlu: “Türkiye’de her 6 dakikada 1 iş kazası yaşanıyor”

    Türkiye’deki iş kazalarının rakamlarına değinen Samsun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, “Bizler de iş güvenliği konusunda birçok seminer ve konferans düzenliyoruz. Bunların başında da 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hakkında verdiğimiz seminerler geliyor. Bugün ise iş kazalarının daha sık yaşandığı inşaat sektörü üzerinden konuşuyoruz. Türkiye’de her 6 dakikada bir iş kazası yaşanıyor. İş kazalarının büyük çoğunluğu inşaat sektöründe gerçekleşiyor. Bakanlığımızın, ‘geleceğimizi güvenle inşa edelim’ anlayışı üzerine yapılan bu etkinlik az önce saydığım rakamların azaltılması yönünde büyük önem arz ediyor” dedi.

    Toplumun her kesiminin iş kazalarına duyarlı olması gerektiğini vurgulayan Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Ali Cengiz ise şunları söyledi:

    “Konular, şehir hayatı ve günlük yaşantılarla alakalı olunca bunun önemi kat kat artıyor. İnşaat sektörü ülkemiz için vazgeçilmez bir sektördür. Yüzde 15 seviyesinde bir paya sahip. 6 dakikada bir iş kazasının yaşanması da işin ne kadar vahim olduğunu gösteriyor. İş sağlığı ve güvenliği gibi problemlerin tartışıldığı bu programlarda sorunların konuşulması büyük bir fırsattır.”

    Güvenli İnşaat Sempozyumu 30 Kasım akşamı sona erecek.

  • Yaz mevsiminde kulak hastalıklarına dikkat

    Kulak Burun Boğaz Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Murat Nabi Bulut, denize sert dalma ve kulak üzerine düşmenin kulak zarı delinmelerine yol açabildiğini, rüzgarlı havalarda denize girmenin de küçük çocuklarda orta kulak iltihabına sebep olabildiğini ifade etti.

    VM Medical Park Samsun Hastanesi Kulak Burun Boğaz Kliniğinden Yrd. Doç. Dr. Murat Nabi Bulut, yaz mevsimiyle artan kulak hastalıkları hakkında bilgiler verdi. Yrd. Doç. Dr. Bulut, “Yaz gelmesi ile birlikte serinlemek için havuza ve denize girmekteyiz ancak kulaklarımıza dikkat etmezsek kulak enfeksiyonları bizi bekliyor. Peki, denize gireceğiz, havuza gireceğiz kulaklarımızı nasıl koruyacağız? Önlem çok basit. Normal sağlıklı bir insanda kulaklar kendini koruyacak ve temizleyecek şekilde yaratılmıştır. Ancak denizden-havuzdan sonra kulağa dışarıdan sert müdahale, kulak suyunu almaya çalışmak, kulağı kurcalamak dış kulak yolu iltihabına davetiye çıkartmaktadır” dedi.

    Dr. Bulut sözlerine şöyle devam etti: “Kulak kanalında oluşan çizik ve sıyrıktan mikroplar, mantarlar girmekte ve kulak iltihabı oluşturmaktadır. Kulağa dokunulduğu zaman ağrı ve şişlik var ise kulak burun boğaz doktoruna başvurulmadır. Ayrıca kulak yolunda egzamalar olan veya kulak zarı delik olan kişilerin deniz-havuza girerken kulak tıkacı kullanmaları gerekir. Yine kulağında her yıl tekrarlayan kulak kiri birikmesi olan hastalar deniz mevsiminden önce kulaklarını temizlettirmelidirler, aksi takdirde bu kişilerin kulaklarına su gidince (kulak kiri) suyu çekecek ve aniden kulak tıkanacaktır. Bu zamansız tıkanma tatilde kişiyi bunaltacaktır.”

    Rüzgarlı havalarda temkinli olunmalı

    Dikkat edilmesi gerekenlerden bahseden Yrd. Doç. Dr. Murat Nabi Bulut, “Yine denize sert dalmalar, kulak üzerine düşmeler kulak zarı delinmelerine yol açabilir. Dikkatli olunmalıdır. Ayrıca rüzgarlı havalarda denize girmek küçük çocuklarda orta kulak iltihabına sebep olabilir. Ebeveynlerin özellikle rüzgarlı havalarda temkinli olması gerekmektedir” şeklinde konuştu.

  • Bahar yorgunluğu ve hastalıklarına dikkat

    Tekirdağ Özel Star Medica Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Neslihangül Can Sevil, Bahar’da doğa uyanırken ve çevremiz değişirken bedenimizin de bu sürece ayak uydurmaya çalıştığını, bazen dengemizin de bozulabileceği ve bahar hastalıklarının oluşabileceğini söyledi.

    İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Neslihangül Can Sevil, bahar aylarında doğa değişirken sağlığımızın da bu değişime bağlı olarak olumsuz etkilenebileceğini belirterek, etrafta uçuşan polenlerin alerjik reaksiyonlara neden olabileceği, psikolojik rahatsızlıkların oluşabileceği, tüketilen sebze ve meyvelerin sindirim sisteminde sorunlara neden olabileceğini kaydetti.

    Dr. Neslihangül Can Sevil, açıklamasında, “Bedenimiz doğada oluşan yeni ritme ayak uydurmaya çalışırken bu yorucu süreçte psikolojimiz de etkilenir. Etrafta uçuşan polenler alerjik reaksiyonları başlatabilir. Tükettiğimiz sebze ve meyveler bile sindirim sorununa yol açabilir” ifadelerini kullandı.

    “Kalp ve yüksek tansiyon hastaları aşırı etkilenebilir”

    Bahar aylarının gelmesiyle çoğu insanda olumsuz bir durum gözlenmezken, azımsanmayacak bir kitlede de bir çok sağlık sorununu beraberinde getirdiğini aktaran Dr. Neslihangül Can Sevil, “Bahar ayları alerjik reaksiyonlara sık rastlanan, migren, depresyon, tansiyon değişiklikleri, kronik yorgunluk gibi sağlık sorunlarını da beraber getirir. Hava sıcaklığında ki artış sıcağa maruz kalan kişilerin kalp hızındaki artış, terleme, vücuttan sıvı kaybında artışa yol açıyor. İleri yaş, diyabet, yüksek tansiyon, koroner kalp hastalığı, kalp yetmezliği, kan yağlarında yükseklik gibi sorunlar kalp, beyin ve bacak damarlarında kan pıhtıları oluşmasına ve kalp krizi, inme, bacak damarlarında tıkanma gibi sağlık sorunlarına sebep olabilir. Ayrıca ısı artışıyla stres ve baş ağrısı da sık görülebilir” dedi.

    Nasıl önlem alınmalı?

    Baharda karşımıza çıkabilecek hastalıklara havalar ısınmadan önlem alınması gerektiğini belirten, Uzm. Dr. Neslihangül Can Sevil, “İlk yapılması gereken şey, beslenme düzenimizi değiştirmek olacaktır. Bol sebze ve meyve tüketmeli, aldığımız besinlerde yağ miktarı azaltılmalıdır. Katkı maddeleri barındıran, pasta, kek, cips, tuzlu kuruyemişler gibi yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Yüksek oranda glikoz içeren tatlı yiyecek ve içecekler azaltılmalı ve yeterli derecede sıvı tüketilmeli. Günlük sıvı tüketimi 2 litre ve üstü olmalıdır, genellikle su tüketilmelidir, süt ve süt ürünleri de tüketilebilir” ifadelerini kullandı.

  • Kış hastalıklarına karşı bağışıklık sistemini güçlendiren besinler

    Acıbadem Fulya Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Melike Şeyma Deniz, kış mevsiminde hastalıklardan korunmak için düzenli olarak tüketilmesi gereken besinleri anlatarak önerilerde bulundu.

    Acıbadem Fulya Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Melike Şeyma Deniz, soğuk algınlığı, grip, bronşit, farenjit gibi hastalıkların görülme oranının arttığı kış mevsiminde hastalıklardan korunmanın etkili yollarından birisinin de vücutta enfeksiyona neden olan virüs ve bakteri gibi mikroorganizmaların zararlı etkilerine karşı kalkan görevi üstlenen bağışıklık sistemini güçlendirmek olduğunu vurgulayarak, “Bağışıklık sisteminin güçlenmesi için olmazsa olmaz 3 kural ise, su içmeyi ihmal etmemek, uyku düzenine önem vermek, beslenmemizin yeterli ve dengeli olduğundan emin olmak. Bağışıklık sistemini güçlendiren etkiye sahip besinleri soframızdan eksik etmemek de çok önemli” dedi.

    “Omega 3 almak için haftada 2-3 kez balık tüketmeye özen gösterin”

    Balığın vücudun üretmediği ve bu nedenle mutlaka besinlerle alınması gereken omega 3 yağ asidinin en önemli kaynağı olduğunu belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Deniz, “Hastalık yapan bileşiklerin vücuttan uzaklaştırılmasını sağlayan omega 3 almak için haftada 2-3 kez balık tüketmeye özen gösterin. Balığınızı ızgara, fırında veya buğulama olarak tercih etmeniz gerektiğini unutmayın. Portakal ve kivi, bu ikilinin ortak noktası C vitamini içermeleri. C vitamini içeriği sayesinde soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıklardan koruyucu özellik taşıyorlar. Ancak hem vitamin deposu hem posa kaynağı meyveleri tüketirken dikkat etmeniz gereken 2 kural var: Birincisi avucunuzu dolduracak kadar meyvenin bir porsiyon kadar meyve demek olduğunu unutmadan, porsiyon kontrolü yaparak tüketmeniz. İkincisi de aynı anda 2 porsiyondan fazla meyve yememeniz. Yeterli protein almak bağışıklık sisteminin güçlenmesi için önemli. Yumurta da en kaliteli protein kaynağı olarak biliniyor. Yumurta aynı zamanda içerdiği A ve B vitaminleri, demir, çinko, folik asitle de öne çıkıyor. Herhangi bir sağlık sorununuz veya alerjik durumunuz yoksa haftada en az 3-4 kez günde 1 adet yumurta tüketebilirsiniz” ifadelerini kullandı.

    “Haftada 2-3 kez baklagiller içeren bir öğün yapılması gerekiyor”

    “Yapılan bilimsel çalışmalar; sarımsaktaki organosülfür bileşiklerin toksinlerle savaştığı kanser ve kardiyovasküler hastalıklar gibi birçok hastalıkta önleyici etkisi olduğunu gösteriyor” diyen Deniz, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Özellikle sarımsakta bulunan allisin hem antibakteriyel hem de antiviral etki gösteriyor ve soğuk algınlığı, nezle ile girip gibi bu mevsim en sık görülen hastalıklara karşı koruyucu etki gösteriyor. Maksimum fayda sağlamak için sarımsağı ezerek ve çiğ olarak yemeğe özen gösterin. Özellikle Karadeniz bölgesinin meşhur lezzeti karalahana, içerdiği A, K, C vitamini, kalsiyum ve magnezyum ile hepimizin sofralarında yer alması gereken bir besin. Hem çok güçlü bir antioksidan hem de kuarsetin içeriği ile antikanser, antiviral etkilere sahip. Karalahanayı mevsiminde haftada 1-2 kez sıcak sebze yemeği, dolma veya çorba olarak tüketebilirsiniz. Bağışıklık sistemini güçlendirmek için vitamin ile minerallerden zengin beslenmek ve yeterli protein almak önemli. Mercimek ve nohut gibi baklagiller de bitkisel kaynaklı protein, posa, B grubu vitaminler ve demir içererek bu 2 şartı yerine getiren bir besin grubu. Haftada 2-3 kez baklagiller içeren bir öğün yapılması gerekiyor. Baklagiller yemeğinize mutlaka limonlu bir yeşil salata eşlik etsin. Böylece hem aldığınız vitamini arttırır hem de limon ve yeşilliklerde bulunan C vitamini sayesinde baklagillerdeki demirden daha iyi yararlanmayı sağlarsınız.”

    “Zencefil, kolesterolün düşmesine, karaciğeri korumaya, pıhtılaşmayı geciktirmeye ve bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı oluyor”

    Metabolizmanın daha hızlı çalışmasına yardım ederek kilo kaybına katkı sağlayan, ani kan şekeri değişikliklerinin önüne geçen yeşil çayın serbest radikallerle savaşan antioksidanlardan zengin ve bu sayede bağışıklık sistemini güçlendirdiğini belirten Deniz, “Ancak yeşil çayı aşırı kaynar suya eklerseniz, yapraklarındaki antioksidanların etkilerini kaybetmesine neden olursunuz. Bu yüzden yeşil çayınızı kaynar olmayan su kullanarak hazırlayın. Rengiyle sofraları renklendiren nar antioksidan kaynağı olması sayesinde güçlü bir bağışıklık sistemi için olmazsa olmaz besinlerden biri. Yarım adet nar bir porsiyon meyveye eşit oluyor. Narı isterseniz ana öğünlerde salatalarınıza ekleyerek, isterseniz ara öğünlerde tüketebilirsiniz. Örneğin bir kase yoğurdun içerisine 2-3 yemek kaşığı nar ekleyerek bağışıklık sistemini güçlendiren harika bir ara öğün yapabilirsiniz. Mide bulantısına iyi gelmesiyle ünlü olan zencefil; ayrıca kolesterolün düşmesine, karaciğeri korumaya, pıhtılaşmayı geciktirmeye ve bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı oluyor. Zerdeçal son yıllarda yapılan çalışmalarda sağlık üzerine olumlu etkileri gösterilmiş bir baharat. Kalp-damar hastalıklarının önlenmesinde, kolesterolün düşürülmesinde rol oynayan, iltihap önleyici gibi özelliklere sahip olan zerdeçal, güçlü bir bağışıklık sistemi için de sofranızda yer almalı. Yaklaşık 1 tatlı kaşığı zerdeçalı çorbalara, et ve tavuk yemeklerinize ekleyerek tüketebilirsiniz” şeklinde konuştu.

    Keten tohumunun içerdiği posa ile bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine yardımcı olduğunu ve kabızlık problemi yaşayanlar için iyi bir çare olarak tavsiye edildiğini söyleyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Deniz, “Ayrıca fosfor, magnezyum, bakır ve B grubu vitaminler, omega 3 ile omega 6 yağ asitleri için iyi bir kaynak ve bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Yemeklerinize 1-2 tatlı kaşığı kadar ekleyerek keten tohumunun bu etkilerinden faydalanabilirsiniz” açıklamasını yaptı.