Etiket: Hastalıklar

  • Bartın Üniversitesi öğrencisi Akın, Nadir Hastalıklar Yarışması’nda büyük bir başarı gösterdi

    Bartın Üniversitesi öğrencisi Akın, Nadir Hastalıklar Yarışması’nda büyük bir başarı gösterdi

    Bartın Üniversitesi öğrencisi Huriye Akın, Türkiye’de ilk defa gerçekleştirilen Üniversiteler arası Nadir Hastalıklar Yarışması’nda (Rare Disease Challenge) farklı üniversitelerden ekip arkadaşlarıyla birlikte büyük bir başarı göstererek, gümüş madalya ve sosyal farkındalık ödülüne layık görüldü.

    Öğrencilerini tüm çalışmaların merkezinde tutan Bartın Üniversitesi’nde yeni başarılar gelmeye devam ediyor. Üniversitede kendilerine tahsil edilen garajlarda elektrikli otomobil, insansız hava aracı ve roket üreten öğrencilere proje kültürünün yaygınlık kazanması için belli aralıklarla eğitimler veriliyor. Bu kapsamda kabul edilen 27 projeyle TÜBİTAK 2209-A öğrenci projeleriyle Türkiye ikincisi olan öğrenciler başarılarına yenilerini eklemeye devam ediyor.

    Nadir Hastalıklar Yarışması’nda Türkiye ikincisi oldu

    Tabana yaygınlaştırılmaya çalışan proje kültürüyle “Seyircisi değil odağında ol” anlayışının hakim olduğu Bartın Üniversitesi’nde Fen Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü üçüncü sınıf öğrencisi Huriye Akın, Türkiye’de ilk defa gerçekleştirilen Üniversiteler arası Nadir Hastalıklar Yarışması’nda (Rare Disease Challenge) farklı üniversitelerden ekip arkadaşlarıyla birlikte büyük bir başarı gösterdi.

    150 üniversiteden öğrencilerin 31 takım ile yer aldığı yarışmada, Bartın Üniversitesi öğrencisi Akın ile birlikte Afyon Kocatepe Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü dördüncü sınıf öğrencisi Besne Çelik, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Tıp Fakültesi üçüncü sınıf öğrencisi Büşra Can, Marmara Üniversitesi Biyoloji Bölümü üçüncü sınıf öğrencisi Buket Güzel ve Hitit üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü dördüncü sınıf öğrencisi Buket Uysal’ın kurduğu METAGEN takımı yarışmalarda Türkiye ikincisi olarak gümüş madalya aldılar. METAGEN takımı üyelerine göstermiş oldukları üstün gayret dolayısıyla aynı zamanda sosyal farkındalık ödülü de verildi.

    “Aldığımız eğitimi sahaya yansıtarak başarılar elde ediyoruz”

    Yarışma hakkında bilgiler veren Bartın Üniversitesi öğrencisi Akın, METAGEN takımı olarak Glikojen Depo Hastalığı üzerinde çalıştıklarını kaydederek “GSD Tip 1a ile başladığımız bu yolda tüm GSD tiplerinede uyarlama planlarımızı hep hedef bildik ve projemizin neticesini bu yönde şekil verdik. Ayrıca projemizde A hatta B planlarını ihmal etmedik. Proje planlarında amaçları laboratuvar ortamında uygulayacak seviyeye geldiklerinde kurtarıcı çözüm yolları ile projelerinin alt yapısını her yönüyle sağlamlaştırıp laboratuvar sürecimizin sorunsuz devam etmek istediğimiz için bu aşamalara başvurduk” dedi.

    “Salgın dolayısıyla çalışmalara online devam edildi”

    Akın, yeni tip Koronavirüs (Covid-19) salgınına rağmen ekip olarak çalışmalarına hız kesmeden devam ettiklerinin de altını çizerek “COVİD-19 dolayısıyla araştırmalarımız online devam etti. Fakat belirtmeliyim ki biz ekip olarak birbirimizden uzakta da olsak bilimin asla durdurulamayacak gücüne inandık. Gerek gece, gündüz demeden aslında projemizi hayatımızın bir parçası haline getirdiğimizi söylemem oldukça doğru bir tabirdir” diye konuştu.

    “Rektör Uzun tebrik etti”

    Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun, aldıkları başarılardan dolayı Huriye Akın ile ekip arkadaşlarını tebrik ederek “Bartın Üniversitesi olarak öğrencilerimizin sürekli gelişimini ve yetkinliklerinin artması her zaman önceliğimiz olmuştur. Onları mezun ederken donanımlı bireyler olmaları için tüm insan kaynağımızla birlikte ciddi çaba sarf ediyoruz. Gerek ders ortamında gerek ise ders dışı eğitim ve faaliyetlerle onların en iyi şekilde geleceğe hazırlanmanın gayretindeyiz. ‘Tribünde değil, odağında ol’ anlayışıyla hareket ediyor ve onlara çok çeşitli bilimsel, sportif ve kültürel etkinlikle, derslerle sınırlı olmayan öğrenme ortamları sunuyoruz. Bu yaklaşımın sonucunda öğrencilerimiz daha mezun olmadan karşılaşabilecekleri her duruma hazır oluyorlar ve daha öğrenciyken önemli başarılara imza atıyorlar. Bu doğrultuda öğrencimiz Huriye Akın’ı ve ekip arkadaşlarını tebrik ediyor, başarılarının artarak devamını diliyorum. Onlara destek olarak yetkinlikler kazanmalarında gayret gösteren tüm akademik ve idari insan kaynağımıza da ayrıca teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

  • Eczacılara psikiyatrik hastalıklar eğitimi

    Samsun Eczacı Odası eğitim programı kapsamında psikiyatrik hastalıklar ve ilaç kullanımı hakkında eczacılara eğitim verildi.

    Son zamanlarda kullanımı oldukça artan psikiyatri ilaçlarına ve akılcı ilaç kullanımına dikkat çekmek amacıyla Samsun Eczacı Odası tarafından ’E-Buluşmalar 2’ adı kapsamında eğitim programı düzenlendi. Samsun Eczacı Odası Konferans Salonunda düzenlenen eğitim programına çok sayıda eczacı katıldı.

    Eğitim programının önemi hakkında konuşan Samsun Eczacı Odası Başkanı Ecz. Onur Ferhat Karacan, “10 yıldır genel eğitimler düzenliyoruz. Bu seneki eğitimlere de E-Buluşmalar adını verdik. Bu buluşmaların 2’ncisini düzenliyoruz. Yeni gelişen tıbbi olguları meslektaşlarımızla paylaşıyoruz. Aldığımız bilgileri de doktorlarımızla ve vatandaşlarımızla paylaşımını yapıyoruz. Bugünkü konumuz psikiyatrik hastalıklar. Burada psikiyatrinin insan hayatına etkilerini, ne gibi rahatsızlıklar olduğunu, nöropsikiyatrinin beyini nasıl etkilediğini konuştuk. Nöropsikiyatri yeni bir dal olmaya doğru ilerliyor. Son zamanlarda çokça karşılaştığımız vakalar var. ‘Benim çocuğum dikkat eksikliği yaşıyor, dikkatini toparlayamıyor’ deyip, hemen takviye vermeye çalışıyorlar. Bunlar biraz da doping etkisi yapan ilaçlar. Belki o anda kısa vadede etkisi oluyor, dikkati toparlayabiliyor ama uzun vadede bilinçsizce kullanıldığında sıkıntılar çıkartabiliyor. Bu ilaçların uzmanlara danışılmadan kullanılmaması gerekiyor. Bu konularda eğitimler verildi. Umarım yardımcı olabilmişizdir” dedi.

    Konuşmaların ardından Prof. Dr. Tayfun Uzbay ve Prof. Dr. Gözde Yontar sunum gerçekleştirdi. Sunumların ardından Sosyal Konuşmacı Gökhan Okçu, ’Kadın Beyni, Erkek Beyni’ adlı konuşmasını gerçekleştirdi.

  • 25. Selım Anorektal Hastalıklar Kursu Zonguldak’ ta yapıldı

    Türk Kolon ve Rektum Cerrahisi Derneğinin (TKRCD) 25.sini düzenlediği Selim Anorektal Hastalıklar Kursu Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı ev sahipliğinde, Farabi Kampüsü Tahir Karaoğuz Konferans salonunda gerçekleştirildi.

    BEÜ Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Ögr. Üyesi Doç. Dr. F. Ayça Gültekin’in sorumluluğundaki kursa; İstanbul, Ankara, Denizli, Adana, İzmir, Bolu ve Bursa’dan Türk Kolon ve Rektum Cerrahisinin önde gelen bilim insanları katıldı. Tıp Fakültesi Dekanı Prof Dr. Ali Borazan’ın da yer aldığı kursun, açılış konuşmalarında Doç. Dr. F. Ayça Gültekin ve TKRCD Başkanı Prof. Dr. Selman Sökmen desteklerinden ötürü Rektörmüz Prof. Dr. Mustafa Çufalı’ya teşekkür etti.

    Kursa, başta Zonguldak ve ilçeleri (Kdz. Ereğli, Devrek ve Çaycuma), Ankara, Adana ve Bartın illerinin yanı sıra Azerbaycan/ Baku’den gelenlerle birlikte 42 kursiyer katıldı.

    Kolon ve Rektum cerrahisinin önde gelen bilim insanları Zonguldak’ta buluştu

    22 moderator ve konuşmacının sunumlarıyla destek verdiği kursta; Prof. Dr. Selman Sökmen (TKRCD Başkanı-Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi), Prof. Dr. Ethem Geçim (2017 Koloproktoloji Cerrahi Derneği Başkanı-Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi), Prof. Dr. Dursun Buğra (Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi), Prof. Dr. Ali Akyüz, (Acıbadem, International Hastanesi), Prof. Dr. Uğur Sungurtekin (TKRCD Yönetim Yurulu Üyesi-Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi), Prof. Dr. Mustafa Öncel (TKRCD Yönetim Kurulu Üyesi-Medipol Üniversitesi Tıp Fakültesi), Prof. Dr. Sezai Leventoğlu (TKRCD Yönetim Kurulu Üyesi-Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi), Prof. Dr. Emre Balık(TKRCD Yönetim Kurulu Üyesi-Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi), Prof. Dr. Sezai Demirbaş (TOBBETÜ Tıp Fakültesi), Prof. Dr. Bülent Menteş (Ankara Memorial Hastanesi), Prof. Dr. Neriman Şengül (Bolu İzzet Baysal Tıp Fakültesi), Prof. Dr. Emre Canda (Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi), Prof. Dr. İlker Sücüllü (Saglık Bilimleri Universitesi Sultan Abdulhamid Han Egitim ve Arastırma Hastanesi), Doç. Dr. Ahmet Ziya Balta (Saglık Bilimleri Universitesi Sultan Abdulhamid Han Egitim ve Arastırma Hastanesi), Doç. Dr. Gökhan Çipe (Medicana Hastanesi), Doç. Dr. Volkan Tümay (Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi), Doç. Dr. Ahmet Rencüzoğulları (Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi), Doç. Dr. İsmail Cem Eray (Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi), Doç. Dr. Erman Aytaç (Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi), Doç. Dr. Nuri Okkabaz (Saglık Bilimleri Universitesi Bağcılar Egitim ve Arastırma Hastanesi), Dr. Tugan Tezcaner (Baskent Universitesi Tıp Fakultesi) katkıda bulundular.

    Kurs programında; anal fissur, hemoroidal hastalık, perianal sepsis, pilonidal sinus, perianal fistul ve obstrüktif defekasyon sendromu baslıkları altında bu hastalıklardaki sorunlu durumların cozumleri ile ilgili guncel bilgiler konunun uzmanları tarafından aktarıldı. Perianal fistül ve apselerin yönetiminde radyolojik görüntüleme yöntemlerinin yeri ve yorumlanması ile ilgili olarak genel cerrahların günlük pratiklerinde kullanacağı faydalı bilgiler verildi. Ayrıca cinsel yollarla bulaşan hastalıklar, pruritus ani ve hidraadenitis suppurativa gibi tedavisi zorluk teşkil eden hastalıklarla ilgili guncel tedavi yaklasımları ve tartısmalı konular ele alındı. Görsel ve video ağırlıklı sunumlar kursiyerler tarafından beğeni ve ilgi ile karşılandı. Oturumların tamamlanmasının sonrasında TKRCD’nin gelecekteki aktivitelerinin tanıtımı yapılarak program tamamlandı.

  • Kırklareli’nde, ‘Kronik Hastalıklar İzlemi Eğitici Eğitimleri’ veriliyor

    Kırklareli’nde İl Sağlık Müdürlüğü tarafından, aile hekimlerine Kronik Hastalıklar İzlemi Eğitici Eğitimleri’ veriliyor.

    Bulaşıcı olmayan hastalıklar, risk faktörlerinin önlenmesi ve kontrolü çalışmaları kapsamında toplumsal farkındalığı arttırmak, kalp ve damar hastalıklarının erken tanısını sağlayarak ve tedavi standartlarını oluşturarak hastalık yükünü azaltmak amacıyla 2017-2018 yılları içerisinde Birinci Basamakta Aile Hekimlerine Yönelik Kronik Hastalıklar İzlemi Eğitici Eğitimleri (kardiyovasküler risk değerlendirmesi ve hipertansiyon) yapıldı. Bu eğitimlere Kırklareli’nden Uzm.Dr. Olgu Nur Dereci ile Aile Hekimi Dr. Hasan Onat da katıldı.

    2019 yılından itibaren birinci basamakta kronik hastalıklar izlemi başlatılması planlanmakta olup aile hekimlerince kronik hastalıklar (kardiyovasküler risk değerlendirmesi ve hipertansiyon) sürecinin doğru yürütülmesi ve ülke genelinde standart ve nitelikli hizmet sunumunun sağlanması amacıyla aile hekimlerine yönelik eğitim veriliyor. Ayrıca, birinci basamak sağlık hizmetlerinin sunumunda, personelin günün koşullarına uygun olarak yetişmelerini ve görevin gerektirdiği bilgi, beceri ve davranışlara sahip olmalarını sağlamak gerekiyor.

    Bu kapsamda Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğünün 2018 Yılı Hizmet içi Eğitim Planına istinaden, Müdürlüğün Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığınca Kırklareli’nde görev yapan tüm Aile Hekimleri ve Aile Sağlığı Elemanlarına yönelik 4 grup halinde 19 Eylül-04 Ekim 2018 tarihleri arasında hizmet içi eğitimler verilecek.

  • Tehlike Kapıda: Kurban, et ve hastalıklar

    İç Hastalıkları Uzmanı Dr.M.Nafiz Karagözoğlu, kurban bayramı öncesi et tüketimi konusunda uyardı.

    Etin iyi bir protein kaynağı olduğunu kişinin günlük enerjisinin yüzde 12-15’ini proteinlerden sağlaması gerektiğini anlatan Dr.M.Nafiz Karagözoğlu, “Vücudun büyümesi, gelişmesi ve hastalıklara karşı direncinin sağlanabilmesi için proteine ihtiyaç vardır. Ancak et tüketirken dikkat edilmesi gereken noktalar da vardır. Mesela 150 gram yağsız ızgara et yaklaşık 250 kaloridir. Bunu yedikten sonra harcamak için 75 dakika sıkı tempo yürümek ya da 1 saat bisiklete binmek gerekir” dedi.

    AŞIRI ET TÜKETMEK KANI ASİTLEŞTİRİR

    Dana rostosu, çiğ veya pişmiş jambon, biftek, pişirilmiş beyaz et, pişirilmiş sığır eti, mide de üç veya dört saat kadar, kızarmış dana eti ve islenmiş etler, sığır eti ise dört-beş saat kadar midede bekleyebildiğini anlatan Dr.M.Nafiz Karagözoğlu açıklamasını şöyle sürdürdü; “Aşırı miktarda et tüketmek protein fazlalığına neden olur. Bu da kanı asitleştirdiği için organların hızlı aşınmasına yol açabilir.

    Kalp ve Damar Hastalıkları. Kolesterol-Yağ yüksekliği ve ilgili hastalıklar. Mide ve Barsak Hastalıkları. Gut hastalığı, hipertansiyon, Şeker Hastalığı ve Kabızlık. Birçok organ kanserine yatkınlığın artması.

    ETLE İNSANA GEÇEN MİKROBİK HASTALIKLAR NELERDİR?

    Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, et yoluyla 200’e yakın hastalık bulaşabilir. Ülkemizde en sık Bruselloz, Salmonelloz, Tüberküloz, Şarbon, Toksoplazmoz, Sarkosistoz ve Tenyoz gibi hastalıklar et yoluyla bulaşabilir. Mikroplu et hamilelerde düşük ve erken doğumlara neden olabilir.

    GEBELER DİKKAT!

    İyi pişirilmemiş mikroplu etin (etin salam, sosis, sucuk, pastırma gibi çiğ halleri dâhil) yenmesiyle, hamilelerde düşük doğum, erken doğum riski olur. Erken gebelikte bebek etkilenirse bebekte körlük, sağırlık, kasılmalar ve zekâ geriliği görülebilir.”

    Dr.M.Nafiz Karagözoğlu, et tüketiminin sağlıklı olabilmesi için neler yapılması konusunad şunları söyledi; “Çok fazla et tüketiminden kaçının. Etle birlikte sebze tüketin. Etlerin yağlı kısımlarının tüketmeyin.İç yağları yemeklerde kullanmayın.

    Öncelikle etli yemek yapımında bir kerede en fazla ne kadar et kullanıyorsunuz? Bunu tespit edin. Ardından mevcut etleri birer pişirimlik parçalara ayırın. Et, 0-2 santigrat derecede 3-5 gün, buzlukta birkaç hafta, -18 derecede ise 3 ay saklanabilir. Donmuş etler soğuk yerde yani buzdolabında çözdürülür. Çözdürülen etlerin tekrar dondurulması tehlikelidir. Çünkü çözme sırasında üstünde mikrop üreyebilir. Ayrıca etin protein yapısı bozulabilir.

    KURBAN ETİ KESİLDİKTEN NE KADAR SONRA TÜKETİLMELİ?

    Yeni kesilmiş etler sert olur. Bu da pişirmeyi ve sindirimi zorlaştırır. Bu nedenle kurban eti kesildikten hemen sonra tüketilmemelidir. Etlerin buzdolabında en az 24 saat bekletilip uygun pişirme yöntemleri kullanılarak tüketilmesi mide ve bağırsak sağlığı için uygun olacaktır.

    ETİ UYGUN PİŞİRME YÖNTEMLERİ NELERDİR?

    Haşlama, buğulama veya ızgara şeklinde pişirildikten sonra tüketilmesi yararlı olacaktır. Bu pişirimlerde besinler doğal besleyici değerlerini fazla kaybetmezler. Etlerin kızartılması ve kavrulması besin öğelerinde kayıplara sebep olabileceği gibi fazla miktarda yağ tüketilmesine ve sağlık sorunlarının oluşmasına yol açabilir. Etlerin sebzelerle birlikte pişirilmesi veya tüketilmesi, besin çeşitliliğinin sağlanması açısından sağlıklı bir yöntemdir. Etle yapılan yemekler kendi yağı ile pişirilmeli ve ilave yağ eklenmemelidir. Özellikle kuyruk yağı veya tereyağının et yemeklerinde kullanılmasından kaçınılmalıdır. Izgarada direkt ateşe maruz kalan ve çok pişirilerek yanma noktasına gelen etlerde kanserojen maddeler oluşmaktadır. Etler ızgarada pişirilirken yaklaşık 2 cm kalınlıkta hazırlanmalıdır. Etler ızgarada pişirilirken, etle ateş arasındaki uzaklık, eti yakmayacak ve ’kömürleşme’ sağlamayacak şekilde yaklaşık 15 cm olmalıdır.”