Etiket: HASTALIK

  • Çocuğunuzun parmak ucunda yürümesi hastalık habercisi olabilir

    Ailelere uyarıda bulanan uzmanlar, çocukların uzun süre parmak ucunda yürümeleri durumunda ortopedi ve travmatoloji uzmanına götürülmesi gerektiğini söyledi.

    Çocukların parmak üzerinde yürümesinin geçici olabileceği gibi, kalıcı bir hastalığın da belirtisi olabileceğini ifade eden uzmanlar, yürüyüşlerin büyüdükçe tedavi edilmeksizin de kendi kendine düzelebilmekte olduğunu söyledi. Çocuklarda parmak ucu yürüyüşünün, topuk temasının olmayışının olduğunu ifade eden Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Tayfun Açıkgöz, “Çocuklar genellikle 11-15 ay arasında yürümeye başlarlar. Parmak ucu basarak yürüme durumu yeni yürümeye başlayan çocuklarda sıklıkla görülebilen bir durumdur. Bu çocukların çoğu büyüdükçe normal şekilde yürümeye başlarlar. En geç iki yaşına kadar çocuğun normal yürüyüş düzenine ulaşması beklenir. Çocuk eğer hala düzgün olarak basmıyorsa ortada bir sorun olabilir” dedi.

    Çocuklarda parmak ucunda yürümenin birçok faktöre bağlı olarak gerçekleşebildiğini belirten Op. Dr. Açıkgöz, “Parmak ucu yürüyüşü çocuklarda yüzde 7 ile 24 arasında görülmektedir. Yapılan araştırmalar neticesinde yüzde 10 ile 88 arasında pozitif aile hikâyesi bulunduğu tespit edilmiştir. Hastalığın teşhisinin konulması kolay olmakla birlikte, öncelikle çocuklarda parmak uçlarına basarak yürüme durumunda hastalığın asıl nedenin ortaya konulması önemlidir” diye konuştu.

    Bu rahatsızlığın büyük oranla erkek çocuklarda görüldüğüne dikkat çeken Op. Dr. Açıkgöz, hastalığın tedavi yöntemleri hakkında şu açıklamalarda bulundu:

    “Bu hastalarda çoğu zaman konservatif tedavi yeterli olabilir. Bu nedenle teşhisi ve tedavisi kalıcı bir sakatlığın önlenmesi açısından çok önem taşımaktadır. Tedavinin programlanmasında parmak uçlarına basmanın ne zamandan beri var olduğu, çocuğun ayak ve ayak bileğindeki şekil bozukluğu ile sertlik derecesi ve çocuğun yaşı en önemli kriterleri oluşturur. Küçük çocuklarda hastalığın önemli bir kısmı idiyopatik olup parmak uçlarında yürüme durumu için gözlemlemek veya sadece egzersiz uygulamaları ile bot – ortez kullanımı yeterli olabilir. Ancak bazı hastalarda ameliyat ile tedavi gerekli olabilir.”

  • En az bilinen ama en sık rastlanılan hastalık: Huzursuz bacak sendromu

    Medicana Çamlıca Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Selda Özşahin, “Karşı konulamaz şekilde bacaklarınızı hareket ettirme ihtiyacı hissediyorsanız ve bu rahatsızlık verici his uyumanıza da izin vermiyorsa ‘huzursuz bacak sendromu’nuz olabilir. Huzursuz bacak sendromu yaklaşık 10 kişiden birinde görülür. Genellikle orta ve ileri yaşta ortaya çıkar ancak çocukluklarda da görülür” dedi.

    Huzursuz bacak sendromu (HBS), özellikle istirahat döneminde ortaya çıkan bacaklarda uyuşma, yanma, iğnelenme, karıncalanma, ağrı ve şiddetli hareket ettirme isteği gibi yakınmalarla kendini gösteriyor. Yakınmaları genellikle bacaklarının derinlerinde olan HBS hastaları, “hareket ettirme ihtiyacı, sürünme, karıncalanma, huzursuzluk, kramp girme, ürperme, çekilme, ağrılı olma, elektriklenme, gerilme, rahatsızlık ve kaşınma” gibi şikayetler yaşıyor. Yakınmalar genellikle akşam saatlerinde ve bacaklarda ortaya çıkarken, hastalığın ilerleyen dönemlerinde gün içinde de uzun süreli oturma ve istirahat dönemlerinde ortaya çıkabiliyor. Hastalıkta yakınmalar hareketle azalırken, genellikle her iki bacağı etkilemekle birlikte az orandaki hastalarda tek taraflı de olabiliyor. Nadiren kollara, ellere ve vücudun diğer bölgelerine yayılan hastalığın bulgularının sıklıkla akşam ve gece saatlerinde ortaya çıkması, hastalarda ciddi uyku bozukluklarına neden oluyor. Huzursuz bacak sendromu genellikle ileri yaşlarda ortaya çıkan bir hastalık olmakla birlikte tüm yaşlarda da görülebiliyor. Kadınlarda erkeklere göre yaklaşık iki kat daha fazla görülüyor.

    Hastaların çoğunun konforsuz bir hayat yaşadıklarını söyleyen Medicana Çamlıca Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Selda Özşahin, “Çok iyi bilinen bir hastalık olmadığı için bu hastaların çoğu bu hastalıkla birlikte konforsuz bir hayat yaşamaktadır. Özellikle çocuklardaki HBS’ye tanı koymak güçtür. Çocuklar nadiren klasik HBS belirtilerini dile getirirler, diğerleri ise artan ağrılardan söz ederler. Bu çocukların birçoğu yerinde duramadıkları için yanlış olarak dikkat eksikliği ve hiperaktivite tanısı almaktadır” dedi.

    Huzursuz bacak sendromu tanısı nasıl konulur?

    Huzursuz bacak sendromunda tanı konulabilmesi için birtakım kan testleri ve EMG tetkiki yapıldığını ifade eden Dr. Özşahin, ayrıca bacaklarda anormal duyularla birlikte şiddetli hareket ettirme isteği olması, bulguların oturma ve yatma gibi istirahat durumlarında ortaya çıkması, hareket ettirmekle bulguların tamamen ya da kısmen düzelmesi, bulguların genellikle akşam saatlerinde ya da gece kötüleşmesi gibi belirli bir özelliği olması belirtilerinin yaşandığını söyledi.

    Huzursuz bacak sendromunun nedenleri nelerdir?

    Hastaların büyük bir kısmında huzursuz bacak sendromunun nedeninin tam olarak bulunamadığını ifade eden Dr. Özşahin, “Nedeni bilinmeyen bu tip hastalara primer huzursuz bacak sendromu adı verilmektedir. Ancak bu hastaların ailelerinde benzer hastalar olup olmadığı araştırılmalıdır. Özellikle erken yaşta (40 yaşından önce) başlayan kişilerde genetik geçiş daha yüksek orandadır. Nedeni saptanamayan huzursuz bacak sendromu hastaların yaklaşık yarısında genetik geçiş olabilmektedir. Bugün en çok kabul edilen görüşe göre huzursuz bacak sendromu beyinde dopamin isimli maddenin bazı özel bölgelerde azalması sonucu gelişmektedir. Huzursuz bacak sendromu na neden olabilecek durumlar şunlardır; demir eksikliği (en önemli göstergesi ferritin düşüklüğü), ileri evre böbrek yetmezliği, şeker hastalığı, parkinson hastalığı, sinirlerin değişik nedenlerle etkilenmesi (polinöropati), romatoid artrit, hamilelik. Bunların dışında bazı bulantı, depresyon ve psikoz ilaçları ile bazı sara (fenitoin içerenler), soğuk algınlığı (antihistaminik içerenler), tansiyon ilaçları (nifedipin içerenler) huzursuz bacak sendromu bulgularını kötüleştirebilirler. Bu nedenle huzursuz bacak sendromu olan hastalar bu grup ilaçları doktoruna danışmadan kullanmamalıdır. Ayrıca kafein, alkol ve sigaranın yine huzursuz bacak sendromu bulgularını kötüleştirebileceği unutulmamalıdır” diye konuştu.

    Huzursuz bacak sendromu tedavisi nasıl yapılır?

    Hastalığın tedavisi hakkında da bilgi veren Dr. Özşahin, şunları söyledi:

    “Huzursuz bacak sendromu tedavi edilebilir. İlaç tedavisine başlamadan önce yapılabilecek bazı rahatlatıcı hareketler ve önlemler vardır. İlk yapılması gereken hastanın bazı basit uyku hijyeni kurallarına dikkat etmesi ve huzursuz bacak sendromu bulgularını kötüleştirebileceğini bildiğimiz alkol, sigara, kafein (çikolata, kafein içeren çay ve kahve gibi) maddelerden uzak durulmasıdır. Ayrıca kan tetkiklerinde saptanan vitamin ve özellikle ferritin (demir deposu) düşüklüğünün tamamlanması tedavide belirgin yol almamızı sağlayacaktır. Bütün bunların dışında doktorunuzun vereceği bu hastalıkta etkili kanıtlanmış tedaviler bu derin kabustan hastalarımızı uyandıracaktır.”

  • Salçalık domatesi hastalık vurdu

    Bursa’nın tarım ambarı Karacabey ilçesinde salçalık domatesleri hastalık vurdu.

    Hasadı başlayan salçalık domateste hastalık sebebiyle verim düşerken, fabrikaların ton başına ödedikleri fiyatı artırmaması çiftçileri üzüyor. Karacabey Ziraat Odası Başkanı Erhan Erdem, Türkiye salçalık domates üretiminin yüzde 40’ını tek başına karşılayan Karacabey’de üreticinin hasada zararla başladığını söyledi.

    Maliyet yüzde 15 artarken rekolte yüzde 25 düştü

    Erdem,” Fiyatların geçen seneyle aynı olması Karacabey çiftçisini üzdü. Sezon öncesi domateste pas akarı, kırmızı örümcek ve mildiyo hastalıkları ile mücadele eden çiftçi, bu yıl yüzde 25 rekolte kaybına uğradı. Rekolte beklentisi 500-550 bin tonlarda kalan üretici, salça sanayiinin taahhüt fiyatlarını yükseltmemesinden de mağdur. Bu yıl maliyetler yüzde 15 oranında arttı. Çiftçimiz, sanayicinin alım fiyatlarını ton başına 300 TL’ye çıkarmaması durumunda zarar edecek’’ dedi.

    Fabrikanın verdiği fiyat maliyeti bile karşılamaz

    Oda Başkanı Erhan Erdem, hava şartlarının mevsim normallerinin üstünde sıcak ve rüzgarlı geçmesi sebebiyle mahsulün sık sık pas akarı, kırmızı örümcek ve mildiyo hastalığına yakalandığını ifade ederek, “Karacabey’de dekar başına rekolte beklentimiz önceki yıllarda 10 ton iken, bu sezon 7.5 ona düştü. Toplamda 500-550 bin ton aralığında rekolte hedefliyoruz. Salça fabrikaları ton başına 230 ila 250 TL aralığında alım yapacağını açıkladı. Bu rakamlar çiftçinin üretim maliyetlerini karşılamaz. Taahhütlü bir malın çiftçiyi kurtarması için 300 TL’nin altında olmaması gerekiyor. Çiftçi geçimini ancak bu rakamla sağlayabilir. Karacabey’de salçalık domateste dekar başına maliyet 2 bin TL civarında” ifadelerini kullandı.

  • Canlı hayvan pazarına hastalık önlemi

    Büyükbaş hayvanlarda Nodüler Ekzantemi Hastalığı (LSD) tespit edilmesinin ardından Havsa Belediyesi, ’Canlı Hayvan Pazarı’na Edirne ve Lalapaşa’dan gelen hayvanların pazara alınmayacağını açıkladı.

    Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ekipleri, Lalapaşa’da gözetim bölgesi oluşturarak, Edirne ve Lalapaşa’da bulunan hayvanlarda sağlık taraması ve aşı çalışmalarına başlattı.

    Edirne genelinde aşılama çalışmaları devam ederken, Havsa Belediyesi’nin sosyal paylaşım sayfasından yapılan duyuruda, “Havsa Canlı Hayvan pazarımız açıktır. Ancak Edirne ve Lalapaşa’ya bağlı bazı köylerde karantina olduğundan girişler kontrollü olarak yapılacak ve karantina bölgelerinden gelen hayvanlar pazara alınmayacaktır” ifadelerine yer verildi.

  • Domateste hastalık uyarısı

    Balıkesir’in Manyas ilçesinde domates ekili alanlarda mildiyo ve yeşil kurt zararlısına rastlandığı bildirilerek, zirai mücadeleye başlamaları için çiftçiler ikaz edildi.

    Manyas İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Ramazan Alan, ilçe genelinde yaklaşık sekiz bin dekar alanda domates ekimi yapıldığını, müdürlük teknik ekiplerinin domates ekili alanlarda yaptıkları incelemelerde yeşil kurt ve mildiyo hastalığına rastladığını belirterek, domates üreticilerinden bu zaralılara karşı zirai mücadeleye başlamaları konusunda uyarıda bulunduklarını söyledi. Alan, üreticilerin verim kayıplarına uğramaması için doğru zaman, doğru doz ve doğru ilaçlama ile mücadele etmelerinin başarı şansını arttıracağını açıkladı.

    İlaçlı mücadelede kullanılan ilaçların çevre ve insan sağlığına etkileri ile kalıcılık sürelerinin de çok önemli olduğuna işaret eden Alan, müstahsilin kullanacakları ilaçlar konusunda İlçe Gıda,Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünde ilgili birimlere başvurmalarını istedi. İlçe GTH Müdürü Ramazan Alan, mildiyo hastalığının aşırı sıcak ve nemden kaynaklandığını söyledi.