Etiket: Hastalarına

  • Konserin gelirini kanser hastalarına bağışlayacaklar

    Zonguldak’ta sosyal sorumluluk projesi kapsamında düzenlenecek olan konser için tanıtım standı açıldı. Konserin geliri ise onkoloji servisine bağışlanacak.

    Sosyal sorumluluk projesi kapsamında düzenlenen Aysel Yakupoğlu konseri için tanıtım standı açıldı. Cuma-Cumartesi Pazar ve Çarşamba günleri sabah 10.00-22.00 saatleri arasında Esas 67 Burda AVM giriş katında açık olacak. Konserin geliri onkoloji servisine bağışlanacak. Organizasyon yetkilisi Nur Sarı, “Konser artık günümüzün en yaygın hastalığıdır. Bu durumda bizler de elimizden geldiğince yardımda bulunmak istedik. Bu konuda yanımızda olan duyarlı herkesi konserimize bekliyoruz” diye konuştu.

  • Osmaniye’de fenilketonüri hastalarına glutensiz gıda yardımı

    Osmaniye Belediyesi, fenilketonüri hastalarına düşük proteinli glutensiz gıda yardımı yapıyor.

    Yürütülen çalışmalar sonucu fenilketonüri teşhisi konulan 35 hastaya düşük proteinli glutensiz gıda kolisi veriliyor. Her ay 35 koli olmak üzere bir yıl içerisinde toplam 420 koli düşük proteinli glutensiz gıda paketi düzenli şekilde hastaların evlerine götürülerek teslim ediliyor.

    Fenilketonüri hastalığı bulunan çocukların ve ailelerin her zaman yanlarında olduğunu belirten Osmaniye Belediye Başkanı Kadir Kara; “Fenilketonüri hastalığı çölyak hastalığına göre biraz daha ileri düzeyde olan bir hastalık. Her ailemizin imkanı bu çocuklarımızın ihtiyaçlarını ve onların özel yiyeceklerini karşılamakta yeterli güce sahip olamıyor. Biz yerel yönetim olarak bu destekleri imanımız, inancımız ve kardeşlik hukukumuz adına yavrularımızın, değerli ailelerinin her aşamada elinden tutmak, çocuklarımızın yaşama daha güvenle ve gülerek bakmasını sağlayabilmek açısından her şeyi yapmak zorundayız. Bundan sonraki süreçte imkanlar ve kaynaklarımız ölçüsü içerisinde her zaman yanlarındayız. Yapılan bu yardımlardan asla kısıtlamalar olmayacak. Yetişebildiğimiz noktaya kadar hiçbir tereddütleri olmasın” diye konuştu.

    Üniversite öğrencisi fenilketonüri hastası Handan Gür, “Daha önce birçok ürünü tedarik edemiyorduk. Osmaniye Belediyesi bu yardımları başlattı. En çok yaşadığımız temel gıda ve un sıkıntımız oluyordu. Onları da belediyemiz karşılıyor. Tüm emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum” dedi.

  • Liseli Zülal, pankreas kanseri hastalarına umut olacak

    Pankreas kanserinin yayılmasını engellemek için hazırladığı proje ile ödül alarak Türkiye’yi Avrupa’da temsil etme hakkı kazanan 17 yaşındaki lise öğrencisi Zülal Cengiz, ölüm oranın en yüksek olduğu kanser türlerinin başında gelen pankreas kanserine kesin çare olmak istiyor.

    Balıkesir’in Karesi ilçesinde Rahmi Kula Anadolu Lisesi’nde eğitim hayatına devam eden 17 yaşındaki Zülal Cengiz, pankreas kanseri üzerine yaptığı çalışmalarla 9. INSPO Uluslararası Bilim Proje Olimpiyatlarında sağlık alanında mansiyon ödülü kazandı. Zülal Cengiz, pankreas kanseri projesi ile MILSET Europe’da Türkiyeyi temsil etme hakkı kazandı. Karesi Belediyesi’nin de destekleriyle katıldığı yarışmada pankreas kanserinin yayılmasını ve diğer organlara sıçramasını engelleyecek olan projesiyle sağlık alanında önemli bir başarıya imza atan Zülal Cengiz, Proje Danışmanı Hülya Cankorur ve Okul Müdürü Vejdi Ademoğlu, Karesi Belediye Başkanı Yücel Yılmaz’ı ziyaret etti.

    Cengiz, “Propolis İçeriğindeki Kafeik Asit Fenetil Ester’in Pankreas Kanseri Hücreleri Üzerindeki Etkileri” projesiyle MILSET Europe (Romanya) Yarışması’na Avrupa temsilcisi olarak seçildi. Cengiz, ayrıca sağlık kategorisinde mansiyon ödülü kazandı. Mühendislik, enerji, sağlık ve çevre kategorilerinde gerçekleştirilen INSPO Uluslararası Bilim Proje Olimpiyatlarının finalinde İtalya, Polonya, Ürdün, Belarus, Slovakya, Malezya, Ukrayna, Letonya ve Türkiye olmak üzere 9 ülkeden 55 proje kaldı.

    Pankreas kanserinin en yüksek ölüm oranına sahip kanser türü olduğunu söyleyen Zülal Cengiz, “Pankreas kanseri hücrelerindeki etkilerini gözlemlemek istedik. Öncelikle propolisi araştırdık ve antikanser ve antibakteriyel özellikleri başta olmak üzere bir çok özelliğini gözlemledik. Maksadımız pankreas kanseri hücrelerinin diğer organlara sirayetini engellemekti” dedi.

    Yarışmanın finalistleri arasında yer aldığı açıklandığında büyük bir gurur ve mutluluk duyduğunu ifade eden Zülal Cengiz’in en büyük hayali ise Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazanmak ve cerrah olmak. Romanya’da Balıkesir ve Türkiye’yi en iyi şekilde temsil etmek istediğini kaydeden Cengiz, “İnsanlara yardım etmekten, fayda sağlamaktan mutluluk duyuyorum. Başta pankreas kanseri olmak üzere kanser türleri üzerine çok araştırma yaptım. Bu alanda yoluma devam etmek ve insanlara kesin çözüm olmak istiyorum. İnsanlarla temas halinde olmak, onların duygularını, düşüncelerini duymak, hastalıklarını nasıl anlattıklarını dinlemek istiyorum” dedi.

    Zülal Cengiz’in başarısıyla iftihar ettiğini söyleyen Başkan Yücel Yılmaz, “Bilim çağında çok hızlı değişen bir dünyada yaşıyoruz. Tüketen değil üreten bir nesil yetiştirmemiz son derece önemli. Düşünce her şeyden önemli” dedi.

  • Göz hastalarına önemli uyarılar

    Göz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Nurcan Gürkaynak, her türlü göz hastalığında mutlaka göz doktoruna başvurulması, muayene olmadan eczaneden ilaç alıp kullanmanın bazen hastalığın daha da artmasına ve gözde görme kayıplarına yol açabildiğini söyledi.

    Göz içi basıncın sık artması nedeniyle görme sinirinin zayıflayıp kurumasına neden olan göz tansiyonunun, tedavi edilmezse görme kaybına yol açabileceğini belirten Medicana Samsun Hastanesi Göz Hastalıkları Bölümünden Opr. Dr. Nurcan Gürkaynak, “Bu nedenle önceden teşhisi ve tedavisi büyük önem taşıyan hastalığın, ağrılı ve ağrısız olarak gelişen iki türü mevcuttur. Ağrılı olarak gelişen göz tansiyonu, oluşturduğu ağrı şikayeti sebebiyle de tanıyı daha kolay hale getirir. Ancak ağrısız ve sinsi bir şekilde gelişen ve gözde herhangi bir belirti vermeyen göz tansiyonu, kişinin uzun süre hastalığını bilmeden yaşamasına neden olabilir. Önlenebilir bir hastalık olan göz tansiyonu, ağrısız olarak geliştiğinde ve görme sinirinde herhangi bir zayıflık yaratmadığında önceden fark edilmesi güçtür; bu hastalık çoğunlukla 40 yaş ve sonrasında gelişebileceğinden en fazla 40 yaşından sonra gözlerde bir şikayet olmasa da mutlaka uzman bir göz hekimine başvurulması ve iki yılda en fazla bir göz muayenesinde tansiyonu için göz tansiyon ölçümlerin yaptırılması gerekir. Hastalıkta erken tanının önemi büyüktür; geç kalınması durumunda ise, geri dönüşü olmayan görme kaybına neden olmaktadır” dedi.

    Sarı nokta tedavisinde, düzenli kontroller önemli

    Sarı nokta hastalığının, retinanın sarı nokta bölgesinde harabiyet oluşturarak görme kaybına neden olabilen önemli bir göz hastalığı olduğunu ifade eden Gürkaynak, “Orta ve ilerlemiş düzeylerde kırık görme ve/veya bulanık görme gelişir. Bu hastalığı olan kişiler; araba kullanma, okuma, TV seyretme gibi gündelik pek çok işi yapmakta problem yaşarlar. Sarı nokta hastalığı, sıklıkla ailesinde bu hastalığa daha önce yakalanmış olan, sigara kullanan ve 50-55 yaşını geçen ileri yaştaki kişilerde görülür. Aynı zamanda obezite ve yüksek-lipid kolesterol ile yüksek kol tansiyonu da bu hastalığın oluşumunda risk faktörleri arasındadır. Hastalığın yaş ve kuru olarak isimlendirilen 2 tipi vardır. Kuru tip sarı nokta hastalığı daha yavaş seyrederken yaş tipte daha hızlı bir ilerleme görülür. Sarı nokta hastalığı, erken dönemlerde çok fark edilmeyebilir. Bu nedenle 50-55 yaşından sonra mutlaka rutin bir göz muayenesinin yapılması ve retinanın dikkatli bir şekilde incelenmesi gerekir. Düzenli takip gerektiren bir göz hastalığı olan sarı noktada, hastalığın teşhis ve takibinde göz anjiyosu ve retina tomografisi çekilmesi önemlidir” diye konuştu.

    Diyabete bağlı göz hastalıklarında erken teşhis önemli

    Günümüzde en önemli körlük sebeplerinin başında diyabete bağlı göz hastalıklarının geldiğini anlatan Opr. Dr. Nurcan Gürkaynak, “Yüksek kan şekeri ve kan basıncı, en çok retinada hasar ve yırtılmalara, daha çok ilerleyen yaşta görülen hastalıklar olmasına karşın genç yaşta katarakt ve glokom vakalarına yol açabilen çok ciddi bir rahatsızlıktır. Şeker hastalığı olan kişiler, diyabetin erken dönemlerinde herhangi bir görme şikayeti olmadan yaşayabilirler. Ağrısız ve belirti vermeden ilerleyen bir hastalık olan diyabetik retinopati, zamanla gözün retina tabakasında oluşan kanama ve ödem ile kendini gösterir. Bu durum, hastanın görme keskinliğinin azalmasına ve hastalığın ileri evrelerinde ani görme kayıplarına neden olur. Diyabetik retinopatide erken teşhis ve doğru tedavi, görme kaybını büyük oranda engeller. Kişide şeker hastalığı var ise, görme ile ilgili sikayeti olsun ya da olmasın senede en az bir kez retina muayenesi için göz hekimine başvurması gerekir” şeklinde konuştu.

    Üveit hastalığı belirtileri

    Üveit hastalığı belirtileri hakkında bilgi veren Gürkaynak, şöyle devam etti:

    “Behçet hastalığı, çeşitli bakteri, virüs, parazit ve mantarlar, tüberküloz, bağışıklık sistemi hastalıkları, romatizmal hastalıklar ve göz travmaları gibi pek çok farklı hastalığın yol açabildiği bir göz hastalığı olan üveit, bazı durumlarda hiç belirti vermezken bazen de bir takım şikayetlerle kendini gösterir. Gözün içindeki damar tabakanın iltihabı sonucu ortaya çıkan üveit hastalığının ilk belirtileri; gözde kanlanma, göz küresi ve çevresinde şiddetli ağrı, ışığa karşı hassasiyet, görmede bulanıklık ve azalma ile gözde kızarıklık ve yaşarma şeklinde şikayetlerdir. Her durumda üveit, kesinlikle önemli ve acil müdahale gerektiren bir hastalıktır. Tedavinin ihmal edilmesi durumunda hastalık ilerleyecek ve göz bebeğinde şekil bozukluklarından katarakta, göz tansiyonu yüksekliğine kadar kalıcı hasarlar bırakabilecektir. Tedavide öncelikli hedef, iltihabın kontrol altına alınarak görme kaybının önlenmesi ve göz çevresi ile küresinde oluşan ağrının ortadan kaldırılmasıdır. Üveit hastalığı bulunan kişilerin sıkı takibi önemlidir; hastalık tekrar edebileceğinden, kontroller düzenli olarak gerçekleştirilmelidir.”

    Retina yırtığı (dekolmanı) teşhis ve tedavisi

    Opr. Dr. Nurcan Gürkaynak, retina yırtığı (dekolmanı) teşhis ve tedavisi hakkında şu bilgileri verdi:

    “Her yaşta görülebilen ancak orta yaş ve üzerinde daha sık görülen retina yırtılması (retina dekolmanı) mutlaka tedavi edilmesi gereken bir göz hastalığıdır. Tedavi edilmediği takdirde körlüğe sebebiyet verebilecek olan retina yırtıkları, miyoplarda ve yakın aile bireylerinde retina yırtığı olan kişilerde çok daha sık görülür. Ancak göze gelen darbeler ve travmalar da sebep olabilirken; hastalık bebeklerde dahi görülebilmektedir. Göz dışından belli olmayan retina yırtığı, gözbebeğini büyüten bir damla damlatıldıktan sonra oftalmoskop ismi verilen bir alet aracılığı ile teşhis edilir. Hastalar gözlerinde bir sorun olduğunu genellikle siyah noktacıklar ve ışık çakmaları görerek hissederler. Bu evrede hastanın hiç vakit kaybetmeden bir göz hekimine muayene olması önemlidir. Çünkü retina dekolmanı zaman geçtikçe ve ilerleme gösterdikçe merkezi görmenin kaybolmaya başladığı bir hastalıktır. Vitrektomi operasyonu ve lazer tedavisi, retina dekolmanı hastalarının tedavisinde yüzde 90 başarı sağlar.”

    İleri yaşta göz tansiyonu (glokom) riskine dikkat

    Dr. Nurcan Gürkaynak, “Tedavi edilmediğinde sonucu görme kaybına kadar giden glokom (göz tansiyonu), çok yaygın bir göz hastalığıdır. Hastalığın ilerlemesi ile görme yetisinin kaybolması, bu hastalıkta göz içerisindeki sıvı basıncının görme sinirlerine zarar verecek seviyede yüksek olmasındandır. İlerleyen yaş, şeker hastalığı (diyabet), hipotiroidizm (guatr) genetik yatkınlık, sigara kullanımı, uzun süreli kortizon tedavisi, göz yaralanmaları, yüksek-düşük kan basıncı kişide glokom (göz tansiyonu) riskini artıran faktörler arasındadır. Hastalığın ilk evrelerinde genellikle çok fazla bir belirti görülmez. Ağrı ve görme kaybı olmadığından şikayete sebebiyet vermez. Bu nedenle 40 yaşından sonra özellikle de bu risk faktörlerine sahip kişilerin senede en az bir kez göz muayenesi yaptırması erken teşhis ve tedavi için büyük önem taşır. Glokom, herkeste görülebilen bir göz hastalığıdır ve görme kaybını engellemenin tek yolu erken tanıdır” açıklamasında bulundu.

    Keratokonus

    Keratokonus hakkında bilgi aktaran Opr. Dr. Nurcan Gürkaynak şunları söyledi:

    “Keratokonus, gözün en ön kısmında bulunan saat camı şeklindedir. Saydam tabakanın incelmesi, bombeleşmesi veya dikleşmesi şeklinde tanımlanır. Hastalık tedavi edilmezse ya da ilerlemesi durdurulmazsa ileri derecede görme kaybına neden olur. Özellikle de gözlük numarası yüksek düzeyde olan ve her kontrol muayenesinde astigmatik kırma kusuru artan kişilerde bu hastalığa sık rastlanıyor. Keratokonus 15’li yaşlarda başlıyor ve 10 yıl içerisinde hızlı ilerleme gösteriyor. Basit miyopi gibi normal bir kırma kusuru olan kişilerde 18 ile 25 yaşları arasında gözlük numaralarının durduğunu, buna karşın ilerlemenin 25 yaş sonrasında da devam etmesi halinde akla bu hastalığın getirilmesi gerekiyor. Özellikle 18 yaşından sonra da ilerleyen bir kırma kusurunuz varsa hatta bu kusur gözlük ile tam düzeltilemiyorsa siz bir keratokonus hastası olabilirsiniz. Tedaviye başlanmazsa görme düzeyi giderek azalır. Son aylarda gözlük derecenizin hızla artmasından ve gözlük takmanıza rağmen net görememekten şikayetçiyseniz en kısa zamanda göz uzmanına başvurup ayrıntılı muayene ve özel tetkikler yaptırmanız gerekmektedir.”

    Göz enfeksiyonları

    Opr. Dr. Nurcan Gürkaynak açıklamasını şöyle tamamladı:

    “Göz enfeksiyonları en sık karşılaşılan kırmızı göz sebebidir. Göz ön yüzeyindeki konjonktiva tabakasının yoğun damar ağı sebebiyle göz aşırı kızarık ve ağrılı bir hal alabilir. Burada sorun çoğunlukla bakteriyel sebeplidir. Ve bakteriyel enfeksiyonlar temasla bulaşabilmektedir. İlk olarak hastanın diğer gözüne bulaşır. Sonrasında hastaya yakın temasta bulunan diğer kişilere de geçebilmektedir. Daha az sıklıkla gördüğümüz viral enfeksiyonlar çok daha tehlikelidir. Çünkü çok kolay bir şekilde bulaşabilir ve salgınlara neden olabilmektedir. Göz ön yüzeyi kornea tabakasında da tutulum yapabilmektedir. Her türlü göz hastalığı ve enfeksiyon varlığında mutlaka göz doktoru kontrolü olunmalıdır. Muayene olmadan eczaneden ilaç alıp kullanmak bazen hastalığın daha da artmasına neden olmakta ve gözde görme kayıplarına sebep olabilmektedir.”

  • Uşak’ta Çölyak hastalarına destek devam ediyor

    Daha önce de çeşitli etkinliklerle desteğini gösteren Uşak Belediye Başkanı Nurullah Cahan, Atapark Çayzade’de Uşak Çölyak PKU El Ele Derneği’ne glütensiz un dağıtımı gerçekleştirdi.

    Başkan Nurullah Cahan bugün ‘Uşak Çölyak PKU El Ele Derneği’ ile belediyenin sosyal tesisi Atapark Çayzade’de buluştu. Dernek üyelerinin, ailelerinin ve üniversite öğrencilerinin katıldığı buluşmada Başkan Cahan, ‘Çölyak’ hastalarına glütensiz un dağıtımında bulundu.

    Uşak Belediyesi’nin ‘Çölyak’ hastalığı ve derneği için sağladığı büyük desteği vurgulayan Dernek Başkanı Ömre Ümran Aydın, Başkan Nurullah Cahan’ın yeni müjdelerini aktardı.

    Aydın, “Belediye Başkanımız burada üyelerimize çok güzel sözler verdi. Başta ekmek ve kafe olmak üzere, unlarımız sayesinde üretilen ekmeklerimize ve kurabiyelerimize daha kaliteli bir şekilde ulaşmamızı, onları daha kaliteli bir şekilde tüketmemizi sağlamak için elinden gelen her şeyi yapacağına söz verdi. Biz de buradan kendisine çok teşekkür ediyoruz.” dedi.

    Hastalığın önemine ve farkındalığın oluşmasına dikkat çeken Başkan Cahan, daha öncesinde hastaların ekmeklerini ve kurabiyelerini sağlıklı bir şekilde üretebilmeleri için fırın takviyesinde bulunmuştu. Dün olduğu gibi bugün de vatandaşlarının yanında olduğunun ve her zaman da olacağının altını çizen Başkan Cahan, Uşak Çölyak PKU El Ele Derneği Başkanı Ömre Ümran Aydın’a teşekkürlerini sundu.

    Başkan Cahan Çayzade’de gerçekleştirilen buluşmada, “Belediye olarak hemşehrilerimizin yanındayız. Bugüne kadar onlara elimizdeki imkânlar dâhilinde hep yardımcı olduk, olmaya da devam edeceğiz. Bugün de un dağıtımı gerçekleştirdik. Biz, elimizdeki tüm olanakları onlara sunmaktan ve çocuklarımızın gözlerindeki o parıltıyı görmekten dolayı son derece mutluyuz. Rabbim cümlemize şifa versin. En büyük nimet sağlık, sağlığımıza dikkat edelim, muhafaza edelim. İnşallah daha güzel günlerde birlikte olacağız. Derneğimizin ve çölyak hastalarımızın yanındayız.” diyerek sözlerine son verdi.