Etiket: Hastalar

  • Artık Kardiyopulmoner ve Rehabilitasyon Ünitesi ile hastalar rahatlıkla aktivite yapabilecek

    Kalp ve kronik göğüs hastaları, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi bünyesinde bulunan Kardiyopulmoner Rehabilitasyon Ünitesi’nin sunduğu gelişmiş hizmetlerle sağlıklı kardiyorespiratuvar destekli solunum egzersizi ve aktivitesi yapabilecek.

    Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı altında 2014 yılı Ağustos ayında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde ilk olma özelliği ile dünya standartlarına paralel olarak kurulan ve hizmete giren Kardiyopulmoner Rehabilitasyon Ünitesi, hizmet yelpazesini genişleterek hastalara gelişmiş kardiyopulmoner rehabilitasyon hizmeti sunmaya devam ediyor. Kalp, damar ve göğüs hastalarının maksimal fiziksel, psikolojik ve fonksiyonel kapasiteye ulaştırılması amacı ile uygulanan işlemleri sağlayan Kardiyopulmoner Rehabilitasyon Ünitesi’nde her hastanın bireysel egzersiz kapasitesi ve riskleri saptanarak, elde edilen verilerden her hastaya ayrı ayrı bireysel solunum egzersiz reçetesi çiziliyor. Çizilen solunum egzersiz reçetesi yine bu sistemlerde uygulanarak hastalar kardiyopulmoner rehabilitasyon programına alınıyor.

    Kardiyopulmoner Rehabilitasyon Uygulanan Hastalar

    Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Finn Rasmussen ve Kardiyopulmoner Rehabilitasyon Ünitesi Sorumlusu Uzm. Fzt. Şahveren Çakartaş, Kardiyopulmoner Rehabilitasyon Ünitesi’nde sunulan hizmetlerden hem ilgili alandaki klinik doktorlarının hem de hastalarının faydalanmakta olduğunu söyleyerek ünitede sunulan hizmetleri anlattılar. Prof. Dr. Finn Rasmussen, kardiyopulmoner hastalık risk faktörlerine sahip bireylerin (ileri yaş, obezite, hipertansiyon, hiperlipidemi, diabetes mellitus, sigara içimi, sedanter yaşam, menopoz), kronik obstrüktif akciğer hastalığı, bronşial astım, kistik fibrozis, intertisyal akciğer hastalıkları, bronşektazi, göğüs duvarı hastalıkları ve uykuda solunum bozuklukları, nöromusküler hastalıklar ve kanser hastalığı olan kişilerin, geriatrik (yaşlı-75 ve üstü) bireylerin, stabil angina pektoris, miyokard infarktüsü, revaskülarizasyon uygulamaları geçirmiş kişilerin, tanısı konmuş ve efor kapasitesini sınırlayan diğer kardiak hastalıklara sahip bireyler ile akciğer, kalp ve abdominal cerrahi uygulanan kişilerin yararlanabileceğini söyledi. Prof. Dr. Finn Rasmussen, “Yenilikçi programlarla hastaların hızla iyileşmesini sağlayacak projeler geliştirmek istiyoruz” diyerek belirtilen hastalıklara yönelik özel kardiyopulmoner rehabilitasyon programı hazırlanıp uygulamakta olduğunu söyledi. Rasmussen, “Söz konusu programlar oluşturulurken uluslararası standartları göz önüne alıyor ve sürekli gelişmeleri takip ederek en iyi, en yeni uygulamaları dünya ile aynı anda uygulamaya koymak için yenilikçi projeler üzerinde çalışıyoruz. Bu projeler ile dünya standartlarına da katkı sağlamayı istiyoruz. Aynı zamanda hastaların iyileşme sürecini hızlandıracak yeni uygulamalara da yer veriyoruz” dedi.

    “Hastalar İhtiyaçlarına Göre Solunum Terapisi ve Kardiyopulmoner Egersiz Programları Konusunda Bilgilendiriliyor”

    Kardiyopumoner Rehabilitasyon Ünitesi Sorumlusu Uzm. Fzt. Şahveren Çakartaş ise, kardiyopulmoner rehabilitasyon programına dahil edilen hastaların uygulama öncesi ilgili alan doktoru (örneğin göğüs hastalıkları uzmanı, kalp damar cerrahisi uzmanı, kardiyoloji uzmanı, vs) tarafından değerlendirilerek, tedavi süresi boyunca işbirliği içerisinde çalıştıklarını dile getirdi. Uzm. Fzt. Çakartaş, “Hastalar detaylı bir şekilde değerlendirildikten sonra ihtiyaçlarına göre; kardiyorespiratuar sistem, risk faktörleri, testler, ilaçlar ve diet konusunda bilgilendirme, stres azaltma ve gevşeme teknikleri, egzersizlerin yararları konusunda bilgilendirme, bronşial drenaj teknikleri, havayolu temizlemesine yardımcı aletlerin eğitimi, solunum egzersizleri, orofarengeal egzersizler, gevşeme teknikleri, nefes darlığı ile başa çıkma teknikleri, günlük yaşam aktiviteleri sırasında enerji koruma teknikleri uygulamaları yapılıyor” diye konuştu.

    Uzm. Fzt. Şahveren Çakartaş, programın hastaların ihtiyaçlarına göre bireysel veya grup olarak multidisipliner ekip ile düzenlenmekte olduğunun altını çizdi.

    Yeni Solunum Rehabilitasyon Programları Geliştirildi

    YDÜ Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Finn Rasmussen ile Kardiyopulmoner Rehabilitasyon Programı alanında uzmanlığını tamamlamış ve halen bu alanda doktora eğitimine devam etmekte olan Uzman Fizyoterapist Şahveren Çakartaş’ın yürütücülüğünü yaptıkları ve YDÜ Center of Exelence Araştırma Fonu tarafından desteklenen projede by-pass ameliyatı geçiren hastalarda iyileşme sürecini hem hızlandırmak hem de bu süreçteki hasta konforunu arttırmak amacı ile yeni bir kardiyopulmoner rehabilitasyon programı geliştirildi. Dünya standartlarına katkıda bulunarak yeni yaklaşımlar ve uygulamalar ilave etmeyi amaçlayan projeye Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İlhan Sanisoğlu ile Yrd. Doç. Dr. Barçın Özcem ve Yrd. Doç. Dr. Özlem Balcıoğlu katkı koydu.

  • Doç. Dr. Karabıçak: “Balık Yağıyla Desteklenen Hastalar Daha Çabuk İyileşiyor”

    Ondokuz Mayıs Üniversitesi(OMÜ) Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlhan Karabıçak, “Bilimsel çalışmalar büyük ameliyat geçirecek hastalarda hem ameliyat öncesi hem de sonrasında balık yağı ile desteklenmeleri durumunda, hastaların daha çabuk iyileştikleri, enfeksiyon oranının daha az olduğu, daha erken taburcu oldukları gösterilmiştir” dedi.

    OMÜ Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Dilek ve Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlhan Karabıçak Samsun Anemon Otel’de düzenlenen toplantıda kritik hastalarda ve ameliyat olmuş hastalarda damar içi balık yağı tedavisinin etkilerini anlattılar.

    DİLEK: “YOĞUN BAKIM HASTALARINDA HASTANEDE KALIŞ SÜRESİ KISALMAKTA”

    Yoğun bakım hastalarında eğer hasta ağızdan gıda alamıyorsa bu hastaları TPN denilen damar yolu ile beslediklerini söyleyen Doç. Dr. Ahmet Dilek, “Bu beslenmede hastanın gereksinimi olan şeker, protein ve yağlardan oluşan özel karışımlar kullanıyoruz. Bu karışımın içine omega 3 dediğimiz, vücutta üretilemeyen ve kesinlikli dışarıdan almamız gereken balık yağını eklediğimizde, yoğun bakım hastalarında hastanede kalış süresi kısalmakta, enfeksiyon oranı azalmaktadır. Biz balık yağını bu özelliğinden dolayı TPN tedavisi yaptığımız bütün hastalarda kullanmaktayız” şeklinde konuştu.

    BIÇAKÇI: “BALIK YAĞI İLE DESTEK TEDAVİSİ UYGULANMALIDIR”

    Balık yağında yüksek miktarda omega 3 bulunduğunu belirten Doç. Dr. İlhan Karabıçak, “Omega 3 bağışıklık sistemini güçlendirmekte ve zararlı sitokin miktarını azaltmaktadır. Bilimsel çalışmalar büyük ameliyat geçirecek hastalarda hem ameliyat öncesi hem de sonrasında balık yağı ile desteklenmeleri durumunda, hastaların daha çabuk iyileştikleri, enfeksiyon oranının daha az olduğu, daha erken taburcu oldukları gösterilmiştir. Genel cerrahi uzmanları büyük ameliyat olacak hastalar ve ameliyat sonrası uzun süre ağızdan gıda alamayacak hastalarda damardan beslenme sıvılarının içinde omega 3 içeren balık yağı ile destek tedavisini uygulamalıdırlar. Hamsi, ringa, somon, tonbalığı ve uskumru gibi balıklarda omega 3 içeri fazladır. Sağlıklı bireylerde de balık yağı tedavisinin bağışıklık sistemini güçlendirdiği gösterilmiştir” diye konuştu.

  • Çocuk Hastalar 23 Nisan’ın Tadını Çıkardı

    Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Sosyal Hizmet Bölümü öğrencileri tarafından düzenlenen proje kapsamında Koordinatör Doç. Dr. M. Zafer Danış’ın öncülüğü ve Sakarya Kamu Hastaneleri Genel Sekreterliği işbirliğiyle Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Kadın Doğum ve Çocuk Polikliniğinde yatan çocukların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlandı.

    Gerçekleştirilen ziyarette palyaço eşliğinde çocuklar resim yaptı, dans etti ve ikramların tadını çıkardı. Bu aktivitelerle çocuklara moral ve destek sağlanırken motivasyonları da arttı. Koordinatör Doç. Dr. M. Zafer Danış “Gerçekleşen bu organizasyonda 23 Nisan’ın her çocuğun bayramı olduğu ancak hastanede bulunan çocukların bu bayramı kutlayamadığı üzerinde durduk. Bizde bu önemli günde çocuklara ve ailelerine hem moral vermek hem de 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı çoşkulu bir şekilde kutlamak için bu projeyi gerçekleştirdik.’’ diyerek projenin asıl amacının farkındalık olduğunu belirtti.

  • Hastalar Bu Ritimle Moral Buldu

    Medical Park Fatih Hastanesi ünlü perküsyon sanatçısı Engin Gürkey ve perküsyon ekibinin ritimlerine ev sahipliği yaptı. Kalp sağlığı haftası için hastalarla ve sağlık personeliyle bir araya gelen Gürkey kalbin ritmini müziğin ritmiyle buluşturdu.

    Perküsyon sanatçısı, eğitmeni ve bestecisi Engin Gürkey’in sosyal sorumluluk amacıyla çok sayıda hastanede hayata geçirdiği müzik terapi projesi “Sevgi Davulları” , bu sefer Medical Park Fatih Hastanesi’nde çaldı. Gürkey önce hastalara değişik ritimleri gösterdi, ardından da el, ayak ve vücutlarını kullanarak mükemmel bir uyum yakalamalarını sağladı. İnteraktif olarak düzenlenen etkinlikte hastalar ve doktorlar tefleriyle, marakaslarıyla ve darbukaları ile Gürkey’e eşlik ederek, kalp ritimlerini müziğin ritmi ile buluşturdu. Sırayla yapılan ritim çalışmaları ile hastane lobisinde kısa sürede olağanüstü bir ritim şov sergilendi. Çocuklar ve bir günde sayısız kalp ameliyatı yapan kardiyologların da katıldığı mini atölye çalışmasında kalp sağlığını korumanın önemini vurgulayan Prof. Dr. Atilla Bitigen “Her gün yüz bin kez bizim için atan kalbimizi korumalıyız. Kalp hastalıkları maalesef uzun süre belirti vermeden ilerleyebiliyor. Mutlaka 45 yaşından sonra herkes kalbini muayene ettirmeli” dedi.

  • OMÜ’de Ağrı Tedavisi Gören Hastalar Mutlu Ayrılıyor

    Ondokuz Mayıs Üniversitesi(OMÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi Algoloji (Ağrı) Bilim Dalı Öğretim Üyesi Ağrı Uzmanı Prof. Dr. Fuat Güldoğuş, ağrı tedavisi için OMÜ’ye gelen hastaların yüzde 90’ından fazlasının memnun ayrıldığını söyledi.

    OMÜ Tıp Fakültesi Hastanesi Algoloji Merkezi’ne çeşitli nedenlerden dolayı ağrı tedavisi için başvuran hastalara yönelik hedefe yönelik çözüm ürettiklerini belirten Prof. Dr. Fuat Güldoğuş, hastaların tedaviden memnun kaldıklarını belirtti.

    “ÖNCE TEŞHİS SONRA TEDAVİ”

    OMÜ Tıp Fakültesi Hastanesi Algoloji Bilim Dalı’na vatandaşların en fazla bel ve baş ağrısından kaynaklanan ağrılar için geldiklerini belirten Prof. Dr. Fuat Güldoğuş, “Bize müracaat eden hastalarda birinci sırada bel ağrısı ikinci sırada ise baş ağrısı olan hastalar geliyor. Buraya gelen hastaların ilk önce tetkiklerini yapıyoruz. Daha sonra da hangi tedavi uygulanacaksa ona uygun tedavi yapıyoruz. Buraya gelen hastalar çok merkez dolaşıp gelen hastalardır. Buraya gelen hastaların yüzde 90’ından fazlası memnun olarak buradan ayrılır. Çünkü burada hedefe işlem yapıldığı için buradan memnun olarak ayrılıyor. Bu bölümün özelliklerinden bir tanesi örneğin hastanın bacağı ağrıyor ve bacağına üç tane sinir gidiyor. Biz her bir sinirini ayrı ayrı uyuşturup ağrının nereden kaynaklandığını öğrenebiliyoruz. Çok şiddetli olan kanser ağrılarının son aşamadaki bütün çözümleri algoloji merkezinde yapılıyor. Ameliyat sonrası ağrılardan kurtulmak için de gelen hastalarımız var. Bütün bölümlerde uygulanan hastanın ağrısı için ilaç verme dışında ağrısı nereden kaynaklanıyorsa oranın sinirlerine veya eklemlerine ilaç vererek yada radyo frekansı dediğimiz tekniklerle hastanın ağrısını ortadan kaldıran yöntemler uyguluyoruz. Burada tek bir şartımız var o da ağrının nedenini bilmeden tedavi yapmıyoruz. Önce teşhis sonra tedavi” diye konuştu.