Etiket: Hastalar

  • Hastalar Yılbaşını Erken Kutladı

    Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Toplum Ruh Sağlığı Merkezi’nde tedavi gören hastalar için yılbaşı programı düzenlendi.

    Toplum Ruh Sağlığı Merkezi’nde tedavi gören kişiler için yılbaşı programı düzenlendi. Psikiyatri Uzmanı Dr. Sema Sağlam ve Adıyaman Üniversitesi Öğretim Görevlisi Sema İçel’in girişimleriyle gerçekleştirilen programda Adıyaman Üniversitesi Hemşirelik bölümü 4.sınıf öğrencilerinin hazırladıkları ‘Yılbaşı Özel’ tiyatrosu büyük beğeni topladı. Programda hastalar keyif dolu eğlenceli bir gün geçirdi.

    Psikiyatri Uzmanı Dr. Sema Sağlam, hastaların yeni yılı sağlıklı, başarılı, huzurlu ve mutlu geçirmeleri dileklerinde bulundu.

  • Hastalar Uzaktan Takip Edilecek

    Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde (KTÜ) Türkiye’de ve dünyada sağlık alanında büyük bir atılıma imza atacak, önemli bir proje geliştiriliyor. Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından desteklenen projeyle hastalar uzaktan takip edilebilecek.

    TÜBİTAK tarafından ‘Kablosuz vücut algılayıcı ağları ve uzaktan hasta takip sistemi’ adıyla yapılan çağrıya Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinden, konunun uzmanları tarafından başvuruda bulunuldu. Başvuruları değerlendiren TÜBİTAK, bu projelerden KTÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. İsmail Kaya’nın projesini desteğe değer buldu.

    1 Ocak 2015’te Doç. Dr. İsmail Kaya, tarafından çalışmalarına başlanan proje 31 Aralık 2016’da sonlanacak. TÜBİTAK tarafından 550 bin TL ile desteklenen projenin çalışmalarını yoğun bir biçimde sürdürülürken, hastaların üzerinden alınan biyolojik işaretlerin uzaktan takibini yapacak olan bu sistem, sağlık sisteminde büyük bir adım olacak. Hastanın kalp ritmini, solunumunu, ivmesini, hareketlerini, harcadığı enerjiyi, ısısını ölçerek, aynı zamanda sağlık birimlerine ulaştırabilecek olan sistemin en büyük amacı ise bağlantı güvenliğini sağlamak olacak.

    Özellikle kalp ve şeker hastaları için önemli bir gelişme olacak olan uzaktan hasta takip sistemi, ilk olarak 2011-2012 yıllarında Eric Topol adındaki bilim adamı tarafından ortaya atıldı. Doç. Dr. İsmail Kaya, Topol’un “Hastaları takip ederek, onlara cesaret verip, ilaçlarını azaltmak” amacıyla bu düşünceyi ortaya attığını belirterek, “Bir tesadüf eseri uçakta seyahat ederken, üzerinde EKG ölçen bir bluetooth cihazı var. Orada uçakta hasta ile karşılaşıyor. Kendisi kardiyolog değil. Bu kalp hastasının kalp işaretlerini o anda alıp, aşağıda bir kardiyologa gönderiyorlar. Kardiyolog onlara ne yapabileceklerini söylüyor, uçağın ineceği yerde ambulansı ona göre hazırlıyorlar ve hastayı kurtarıyorlar. Bu olay Eric Topol’da bir farkındalık oluşturdu. Eğer o hastayı kardiyologun dediği gibi tedavi etmeselerdi, belki de kaybedebilirlerdi. Kalp hastalığında hastayı rahatlatma çok önemli çünkü” dedi.

    “BİZİM PROJEMİZ, BİR ADIM DAHA İLERİ”

    Wİ-Fİ, Bluetooth ve çeşitli bağlantı sistemleri ile birlikte denenmiş projelerin olduğunu kaydeden Kaya, hazırladıkları projenin bunların bir adım ötesinde ve bağlantı güvenliğini öne çıkaran bir sistem olduğunu ifade etti. Kaya, “Şu anda halihazırda uzaktan hastanın takibine ilişkin bluetooth’la yapılmış, hastanın EKG’sini ölçen cihazlar var. Bizim yapmaya çalıştığımız proje bunun bir adım ilerisi. Yani hastanın başta EKG’sini ve solunumunu ölçerek, aynı zamanda hastaya rahatsızlık vermemek” şeklinde konuştu.

    “DOKTOR OLMADAN, BİLGİSAYAR TAKİP YAPACAK”

    Amerika gibi ülkelerde hastaları uzaktan takip edecek kurumlarla birlikte iş modelinin oluştuğunu sözlerine ekleyen Kaya, “Ama Türkiye’de henüz bu oluşmadı. Avrupa’da da belirli bir uygulama yok. Amerika’da sağlık kuruluşu hastasını ilaçla tedavi yerine, bu sistemi verecek. Hasta bunu omzuna takacak, normal hayatına devam edecek. Hastadan alınan veriler hem kendi veritabanına, hem de hastanenin veritabanına aktarılacak. Ama burada yapılan akıllıca bir işlem var. Bu akıllıca işlem de şu: Biz doktor olmadan, bilgisayar hastanın kalp atışlarının normal mi, anormal mi olduğunu belirleyecek” diye konuştu.

    “RAHATSIZLANDIĞINDA, DOĞRUDAN AMBULANS GİDECEK”

    Kaya, geliştirdikleri sistemde hastada meydana gelebilecek anormalliklerde, hastanın bulunduğu yere kimseye ihtiyaç duymadan ambulansın gideceğini kaydederek şöyle konuştu:

    “Hastanın değerleri düştüğünde, mesela evde yere düştüğünde hareketlerini ölçerek ilgili sağlık kurumlarına bildirerek, gerekli çağrıyı yapacak. EKG’yi, solunumu, hareketleri, vücut ısısını ölçüyor. Tansiyon ve şekeri de ölçüyor ancak bunları çevrim içi biçimde yapmıyor. Hasta bir yere gittiğinde anormal bir durumda olup, düştüğünde kalbinde veya solunumda bir anormallik olduğunda cihaz bunu hemen algılayıp kendi veri tabanına ve sağlık sektörüne bildirip, yeri de belli zaten ambulans o hastanın bulunduğu yere gelip hastaya müdahale etmesini sağlayacak.”

    “EN ÖNEMLİ KONU BAĞLANTI GÜVENLİĞİ”

    İnsanların kablosuz bağlantıya ve haberleşmeye pek güvenemediğini vurgulayan Kaya, şunları söyledi:

    “Çünkü kablo gibi değil. Kablosuz haberleşmede azıcık bir fiziksel değişimde bağlantı kopabilir. Hayati fonksiyonların söz konusu olduğu bu sistemde en önemli konu bu. Biz bunun çalışmasını yapıyoruz. Wİ-Fİ, Bluetooth ancak bu sistemlerde bağlantının kesilmeyeceğine garanti verilmiyor. Bizim yapacağımız sistemde bağlantı yüzde 99 kesilmeyecek. Hasta sensörleri üzerine takacak. Bu sensörler da sporcuların atletleri gibi olacak. Hastayı da rahatsız etmeyecek. Hasta bunu giyecek ve tüm bilgiler bunun aracılığıyla gerekli yerlere ulaşacak.”

  • Dişsiz Kalan Hastalar İçin Tam Protez

    Denta Vita Diş Hekimlerinden Dt. Berk Göl, dişsiz kalan hastalar için uygulanan tam protez hakkında değerlendirmelerde bulundu.

    Tam (total) Protez uygulamasının tüm dişlerin çekildiği tamamen dişsiz ağızlara uygulandığını belirten Dt. Berk Göl, “Hepimiz protez kullandığımızda ağzımızdaki protezlerin hemen fark edileceğinden endişe ederiz. Ancak günümüz teknolojisinde, protezlerle doğal bir görüntü sağlamak ve hastanın estetik beklentilerini tam olarak karşılamak oldukça kolaylaşmıştır. Eğer dişlerinizin tümünü kaybetmişseniz, protezler, görümünüzü, konuşmanızı, gıdaları ısırmanızı ve çiğnemenizi düzeltecektir” dedi.

    Tam protezlerin ilk takıldığında bazı bölgelerde vuruklar ve yaralar oluşabildiğini söyleyen Dt. Berk Göl, “Vuruklar alındıktan sonra belirli süre kullanıldığında alışılır ve kişinin kendi dişleriymiş gibi vazife görür.

    Tam diş protezlerin temizliği akar su altında sabun ve fırça yardımıyla yapılır. Temizlik için diş macunu kullanılmaz. Tam protezler için temizleyici özel fırçalar olduğu gibi normal diş fırçalarıyla da temizliği yapılabilir. Ayrıca bazı markaların temizleyici tabletleri mevcuttur, bir su bardağına atılan tablet içerisinde protez bekletilerek temizliği sağlanabilir.

    Gece yatarken protez ağızdan çıkarılmalı ve özel bir kap içerisinde muhafaza edilmelidir. Bunların yanında takıp çıkarırken ya da temizlerken düşürme durumunda kırılgan olduğu unutulmamalı, dikkatli olunmalıdır.” Diye konuştu.

    Dt. Berk Göl, total protez kullanmayla ilgili sıkça sorulan sorulan soruları ise şöyle cevaplandırdı;

    NASIL BİR HİSTİR?

    Hastanın ilk tanışması oldukça sıkıntılıdır. Özellikle nasıl kullanacağını bilmemesi ve ağız dokularının proteze hazır olmaması bu sıkıntıların en önemli sebebidir.

    PROTEZİN OTURMASI DİYE BİR ŞEY VAR MIDIR?

    Dil dudak ve yanaklar kastan oluşurlar. Dişler çekildiğinde bu boşlukları kas dokuları doldurur. Protezler ilk takıldıldığında protez kenarları kasların doldurduğu yerlere temas ettiğinden dolayı ilk birkaç gün zorluk olabilir. Daha sonra kasların proteze alışmasıyla beraber protezin tutuculuğunu artırıcı etkisi olur.

    PROTEZLER ESTETİK GÖRÜNÜMÜ ETKİLER Mİ?

    Protezler dudak ve yanakları destekleyerek kemik kaybından dolayı oluşan görsel bozuklukları düzeltir. Bunun yanında yüze uygun seçilmiş dişler ile çok estetik protezler yapılabilmektedir.

    PROTEZLERLE RAHAT YEMEK YENEBİLİR Mİ?

    Total protezlerle yemek yemeyi öğrenmek bisiklete binmeyi öğrenmek gibidir önce zor olsa da kısa sürede rahatlıkla yemek yenebilir. Başlangıçta yumuşak ve küçük lokmalarla çift taraflı olarak çiğneme yapılmalıdır. Beynimiz refleks olarak yemeyi öğrendiğinde çiğneme işlemi kolaylıkla yapılabilmektedir.

    PROTEZLER KONUŞMAYI DEĞİŞTİRİR Mİ?

    İyi yapılmış protezlerde böyle sorunlar görülmez. Ancak başlangıçta dilin proteze alışamamasından dolayı seslerde problem olabilir. Söylenmesinde problem olan kelimeleri söylemede ısrar edilmemesi gerekir çünkü zaman içinde bu sesler düzelir.

    PROTEZ 24 SAAT BOYUNCA TAKILMALI MIDIR?

    İlk bir kaç gün dokuların uyum sağlaması için takılması gerekir. Daha sonra dokuların dinlenmesi açısından geceleri çıkarılmalıdır. Hiç çıkarmak istemeyen hastalara gün içinde bir kaç saat çıkarılması önerilmektedir.

    PROTEZ YAPIŞTIRICILARI ZARARLI MIDIR?

    Kemik desteği az olan protezlerde protez yapıştırıcıları kullanılabilir. Her akşam temizlenip her sabah yeni yapıştırıcı uygulandığında kullanılmasında hiçbir sakınca yoktur.

    PROTEZDE KARŞILAŞABİLECEĞİM SORUNLAR NELERDİR?

    Üst protezlere oranla alt protezlere alışmak daha zordur. Dil alt protezin oynamasına neden olmaktadır. Dil, dudak ve yanağın ısırılması normaldir. Yemeklerle beraber alınacak sıvı, gıdaların yumuşamasına ve çiğneme işleminin daha rahat olmasını sağlayacaktır.”

  • Organ Bağışçıları İle Bağış Bekleyen Hastalar Bir Araya Geldi

    Samsun İl Sağlık Müdürlüğü 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası nedeniyle bağışçı, nakil olmuş ve organ bekleme listesinde bulunan ailelerle bir araya geldi.

    İl Sağlık Müdürlüğü toplantı salonunda bir araya gelen ailelere İl Sağlık Müdürü Dr. Yusuf Köksal ile Samsun Organ ve Doku Nakli Bölge Koordinasyon Merkezi (BKM) Sorumlusu Mehmet Kazak da eşlik etti.

    Toplantı öncesi konuşan İl Sağlık Müdürü Dr. Yusuf Köksal, “Ülkemizde 60 bine yakın diyaliz hastası var. Bu diyaliz hastalarından ve diğer organ yetmezliklerinde hastalardan yaklaşık olarak 40 bine yakın yine organ bekleme listesinde olan vatandaşlarımız var. Bizim bütün çabamız bu vatandaşlarımıza bir şekilde organ bağışı ile organ bağışı sayılarını arttırmakla ümit olabilmek. Bunların yaşamlarını ve yaşam kalitelerini arttırmak, yaşam sevinçlerini yeniden kazanımlarını sağlamak. Bunlar için uğraşıyoruz” dedi.

    Samsun’da 1-2 yıl içerisinde 250 tane organın bağışlandığını ifade eden Köksal, “Son yıllarda Samsun’da organ bağışı büyük bir ivme kazandı. Özellikle 1-2 sene içerisinde Samsun bölgesinden yaklaşık olarak 250 tane organ ülkemizin çeşitli yerlerine dağıtımı yapıldı ve 250 kişide bu organlar hayat buldu. Yani 250 kişiye yeni bir ümit ve yeni bir şans verdi. Bu organlarla 250 tane vatandaşımız yeniden hayata tutundu. Burada özellikle yakınlarının organlarını bağışlayan kişilere çok teşekkür etmek gerekiyor. Çünkü bu güzellikte pay sahibi olanlar, yakınlarının organlarını bağışlayan insanlardır. Tabii ki bu kolay bir şey değil, insanın canından can bağışlıyor” diye konuştu.

    Daha sonra 1 ay önce 60 yaşındaki İlyas Nazlı isimli dayısını bir trafik kazasında kaybeden ve 2 böbreği, 2 kornealarını ve 1 karaciğerini bağışladıklarını açıklayan 44 yaşındaki Celil İçel ise, “Buradaki organ bekleyen insanları görünce çok doğru bir iş yaptığımızın farkına vardık. Herkes bunları görmeli ve organlarını bağışlaması gerekir. Bizde yarın bu organ bağışı olan listede yer alabiliriz. Bu insanlara yardımcı olmak için çürüyecek olan organları, sağlıklarına kavuşturmak için bu insanlara yardım edebiliyorsak ne mutlu bizlere. Biz bu düşünce ile organları bağışladık. 1 ay önce dayım trafik kazası geçerdi. Mehmet Kazak hocamız geldi bizimle konuştu. Bizde ailemizle konuştuk. Öncesinden böyle organ bağışından pek fazla bilgimiz yoktu. Mehmet Kazak hocamızda bizi bilgilendirdi ve bizde organ bağışında bulunduk” şeklinde konuştu.

  • Hastalar Ambulansla Oy Kullanmaya Gitti

    Muş’ta evde sağlık hizmeti alan hastalar, ambulanslarla evden alınarak oy kullanmaya götürüldü.

    1 Kasım Milletvekili Genel Seçimleri dolayısıyla Muş’ta evde bakım hizmeti alan hastalar, 112 Acil Servis ambulanslarıyla evden alındı. 112 ekipleri, sedye ve katlanır sandalye ile hastaları binalardan indirerek ambulanslara bindirdi. Ardından hastaların oy kullanacakları okullara götürüldü. Hastalar, sandık başkanları yardımıyla oy kullandılar.

    Oy kullanmak için Muş Valiliği’nin yaptığı duyuruyu duyduğunu belirten Gıyasettin Akın (75), 112 Acil Servisi aradıklarını söyledi. Hastaların taşınarak oy kullanmalarına yardımcı olunduğunu ifade eden Akın, “75 yaşındayım. Daha önce bypass olmuştum. Dün işittim, oy kullanamayan insanları devlet gelip götürüyor diye. Bende kızıma söyledim ve aradı. Bende vatandaşlık görevimi yerine getirdim” dedi.

    Hastaların sağlık ekipleri tarafından götürülmesinin memnuniyet verici olduğunu kaydeden Şerafettin Işıkoğlu ise, “Siyasi görüş gözetmeksizin sağlık ekipleri gelip oy kullanacak olan vatandaşları alıyorlar. Bu hizmetler çok güzel, kendilerine teşekkür ediyoruz” şeklinde konuştu.