Etiket: Hastadan

  • Hastadan yarım kiloluk dev guatr çıktı

    Bitlis’in Tatvan ilçesinde yapılan bir ameliyatla 36 yaşındaki bir hastanın yaklaşık yarım kilo ağırlığında guatr bezi alındı.

    Bitlis-Tatvan Devlet Hastanesi’nde gerçekleştirilen başarılı ameliyat sonrası 36 yaşındaki hasta Muhammet Aslan eski sağlığına geri döndü.

    Dev guatr olarak adlandırılan el büyüklüğündeki tiroid bezi ameliyatı sonrası gazetecilere konuşan Genel Cerrah Uzmanı Op. Dr. Abdül Rıdvan Kulu, şunları söyledi:

    “Guatr ilimizde öncelikle Hizan ilçesi başta olmak üzere sıklıkla görülen bir hastalıktır. Çıplak gözle rahatlıkla görülebilecek boyutta olan dev guatr hastalarımız da mevcut. Temelinde pek çok neden olmakla beraber, iyot eksikliği ve genetik aktarım en sık bilinen nedenleridir. Bu hastamız uzun zamandır guatr nedeniyle takip edilen bir hastamızdı. Başarılı bir ameliyat ile yaklaşık 500 gram ağırlığındaki tiroid bezi çıkarıldı. Hastamız sağlıklı bir şekilde taburcu edildi. Ameliyat sonrası hastamızın oldukça küçük ve düzgün bir yarası kaldı. O da kısa sürede geçecek. Ameliyattan 3 gün sonra hastamız banyo yapabilecek ve bir hafta sonra çalışabilecek durumda olacak.”

    Guatr rahatsızlığı olanların bir an önce doktora başvurması gerektiğini söyleyen Kolu, “Bu tür vakaları sıklıkla ameliyat ediyoruz ve oldukça iyi sonuçlar alıyoruz. Özellikle genç yaştaki bu tarz hastaların ameliyat için zaman kaybetmemesini öneririz. Ameliyat edilmeyen hastalarda ilerleyen yıllar içinde nefes darlığı, horlama ve yutma güçlüğü gibi durumlar gelişebilir” dedi.

  • Kanserli hastadan alınan parçaların kaybolduğu iddiası

    İzmir’de, iddialara göre kanser olduğunu öğrenen ve Ege Üniversitesi Hastanesine sevk edilen bir kişi, tetkik yapılması için alınan parçaların kaybolması üzerine konuyu yargıya taşıyarak dava açtı.

    İzmir’de yaşayan Tamer Adaş’a, şüphe üzerine gittiği hastanede prostat kanseri teşhisi kondu. Kanserle yıkılan Adaş, yapılan kontrollerin ardından Yeşilyurt’taki Araştırma Hastanesinden Ege Üniversitesi’ne sevk edildi. Kanser olduğunu için morali bozulan Tamer Adaş, çaresizlik içinde doktorların acilen ameliyat önerisini de kabul etti. Ameliyat olan Adaş’ın, operasyonu da başarılı geçti.

    Alınan parçalar kayboldu

    Öte yandan, doktorlar, iddialara göre, Tamer Adaş’ın vücudundan tahliller ve incelemeler yapmak için de parça aldı. Ameliyat sonrası birkaç gün yoğun bakımda kalan Adaş, daha sonrada kendine gelerek yaşadığına sevindi. Taburcu olan Adaş, bir müddet sonrada sonuçları almak üzere hastaneye tekrar gitti. Ada, hastaneye gittiğinde, duyduğu sözler karşısında ise şoke oldu ve tetkik için alınan parçaların kaybolduğunu öğrendi. Ege Üniversitesi Hastanesine bağlı Tıbbi Pataloji Anabilim Dalı Başkanlığı da, laboratuvara herhangi bir numunenin ulaşmadığını içeren yazı yazdı.

    Acemi bir personel hatasıymış

    Tamer Adaş, alınan parçalar bulunamayınca doktorlara karşı avukatı aracılığıyla bir tazminat davası açtı. Adaş, konu hakkında yaptığı açıklamada, “İnsanların sorumsuzluğu başka bir şey değil. Kanser hastalığının tedavisi ve yapılabileceklerle alakalı daha sorumlu olunması gerekiyor. Şuanda vücudumda kanserin ne derece olduğunu bilmiyorum. Taburcu olurken başarılı bir ameliyat olduğu söylendi. Pataloji raporunu bir türlü alamadım. Patalojide kaydımın olmadığı söylendi. Ameliyatımı yapan doktorlar irtibata geçtim. Doktorlar bir araya geldiğimizde ’kayıp bulamıyoruz’ dedi. ’Acemi bir personelin hatası’ dedi. Tedavim şuanda aksadı. Hiç bir şey yapılamıyor. Rapor yok” dedi.

  • Prof. Dr. Can Öztürk: “10 KOAH’lı hastadan sadece birisi hastaneye veya doktora başvuruyor”

    Prof Dr. Can Öztürk, “10 KOAH’lı hastadan sadece birisi hastaneye veya doktora başvuruyor. Tüm dünyada bu oran yaklaşık 4 hastadan 1’i şeklinde. Ama bizim ülkemiz açısından baktığımız zaman gerçekten insanlar bu hastalıkla beraber yaşadıklarının farkına varmıyorlar” dedi.

    Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) önemli bir küresel halk sağlığı sorunu olmaya devam ediyor. Obstrüktif Akciğer Hastalıkları Küresel Girişimi (Global Initiative of Obstructive Lung Diseases – GOLD) önderliğinde 2002 yılından bu yana her yıl Kasım ayında Dünya genelinde KOAH günü etkinlikleri düzenlenmektedir. 2016 yılının sloganı ’Bilerek Nefes Al’ olarak belirlendi. Bu slogan KOAH tanı, tedavi ve korunması ile ilgili konuları kapsıyor. Sigara bıraktırılması, erken tanının konulması, spirometrinin önemi, fiziksel aktiviteler, semptom kontrolü, uygun beslenme, uygun ilaç kullanımı ve komorbiditelerin yönetimi konularına dikkat çekiliyor.

    Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği (TÜSAD) KOAH Çalışma Grubu her yıl Kasım ayı içinde toplumun KOAH farkındalığını artırmak ve bilinçlendirmek amacıyla değişik aktivasyonlar gerçekleştiriyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Can Öztürk , KOAH hastalığı ile ilgili önemli bilgiler verdi.

    KOAH’ın, Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı olarak isimlendirilen bir hava yolu hastalığının kısaltılmış şekli olduğunu söyleyen Prof. Dr. Can Öztürk, tüm dünyada ve ülkemizde çok yaygın görülen bir hastalık olduğunu ve ağırlıklı olarak sigaraya bağlı olarak geliştiğini belirtti.

    Sigara içen kişilerin yaklaşık yarısında 40 yaş sonrası bu hastalık ortaya çıktığı bilgisini veren Prof. Dr. Öztürk, ’’Ne yazık ki bu hastalığa yönelik olarak insanların ve sigara içen kişilerin bilgilenmeleri ve bilinçlikleri yeteri kadar olmadığı için ülkemizde örneğin, 10 KOAH’ lı hastadan sadece birisi hastaneye veya doktora başvuruyor. Tüm dünyada bu oran yaklaşık 4 hastadan 1’i şeklinde. Ama bizim ülkemiz açısından baktığımız zaman gerçekten insanlar bu hastalıkla beraber yaşadıklarının farkına varmıyorlar. Özellikle sigara içen kişiler de 40 yaş sonrası yolda yürürken, merdiven çıkarken, biraz uzun mesafeli efor gerektiren işleri yaptıklarında meydana gelen tıkanma, erken yorulma ve nefes darlığı şikayetini insanlar yaşa bağlı olarak yorumluyorlar. Aslında bakarsanız büyük olasılıkla altta yatan bir KOAH’ın ilk belirtileri oluyor. Ne kadar erken tanı konursa o kadar tedavide başarılı olup hastalığın ilerlemesi önlenebiliyor. İşte Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği olarak biz toplumda bu hastalığa yönelik farkındalığın ve bilinçlenmenin artması amacıyla, Kasım ayı tüm dünyada KOAH Farkındalık Ayı olduğu için ve özellikle 16 Kasım tarihi burada belirleyici bir tarih olduğu için değişik kuruluşların desteğini alarak toplumu bu konuda bilgilendirme faaliyetleri yapıyoruz’’ dedi.

    Farkındalık çalışmaları

    Türkiye Basketbol Federasyonu desteği ile yaptıkları ortak çalışmadan bahseden Prof. Dr. Öztürk, ’’Özellikle geçtiğimiz hafta sonu oynanan Basketbol Süper Ligi maçlarında basketbolcular sahaya bu konuda insanlara mesaj verebilecek şekilde donanımlı olarak çıktılar. Basketbol Süper Ligi maçlarında özellikle TV’de canlı yayınlanan maçlarda bu çalışma yapıldı. Diğer kuruluşlarla da birlikte bir çok faaliyetimiz olacak. Özellikle bu hafta ve bu ay içerisinde ve uzun dönemde insanlarımızın bu hastalığın farkında olarak nefeslerinin kıymetini daha iyi bilmelerini amaçlıyoruz ve gerçekten rahat bir nefes almanın çok değerli bir şey olduğunu herkesin hissetmesini hedefliyoruz’’ şeklinde konuştu.

    Ülkemizde KOAH yaygın bir sağlık sorunu. Toplumumuzdaki sigara içme oranının yüksek olmasına bağlı olarak gün geçtikçe KOAH tanısı konulan hasta sayısı artmakta. Artan hasta sayısına rağmen, nefes darlığının olduğunu fark etmeyen KOAH’lı hastalar toplum içerisinde yaşamakta. Erken tanının önemi bu noktada devreye giriyor.

  • Ameliyat Olan Hastadan, Hastane Personeline Teşekkür Ziyareti

    Çanakkale’de diyabet hastalığı nedeniyle ayağında kesilme riski bulunan ve Çanakkale Devlet Hastanesi’nde ilk kez uygulanan kök hücre tedavisi sayesinde eski sağlığına kavuşan 53 yaşındaki Hamid Gür, hastane personelini ziyaret etti.

    53 yaşındaki Hamid Gür, diyabete bağlı periferik arter hastalığı nedeniyle ayağının kesilmesi tehlikesiyle karşı karşıyaydı. Çanakkale’de ilk kez uygulanan kök hücre tedavisiyle 7 ay sonra eski sağlığına kavuşan Gür, hastane personeline ziyarette bulundu.

    Çanakkale Devlet Hastanesi’nde kendisine iyi bakıldığını ve herkese tavsiye ettiğini belirten Gür, “Tedavi olmak için pek çok hastaneye gittim. Yapılan muayenelerde bacağımın kurtarılamayacağını öğrendim. Bir kez de Çanakkale Devlet Hastanesi Kalp Damar Cerrahi Polikliniğine muayene olmak için başvurdum. Allah’a şükür sağlığıma kavuştum” dedi.

    Hamid Gür’ün göbek çevresinden yağ hücreleri alınıp ayrıştırılarak kök hücre elde ettiklerini belirten Kalp Damar Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ahmet Ekin ise, “Hastanın göbek çevresinden liposuction yöntemiyle yağ hücreleri alınıp ayrıştırılarak kök hücre elde edildi. Kök hücreler diz altından itibaren yara çevresine, ayak üst kısmına enjekte edildi ve hasta takibe alındı. Tedavide yara bakımı ve pansumanının devam ettiği takip sürecinde ayaktaki yaranın tamamına yakın düzelme olduğu görüldü. Böylelikle hastanın ayağı ampute olmaktan kurtarılmış oldu” diye konuştu.

    Ziyaret sonunda hasta Hamid Gür, hastane personeliyle hatıra fotoğrafı çektirdi.

  • Hasta Çalışanlardan, Çalışanlar Da Hastadan Şikayetçi Oldu

    Şanlıurfa’da geçimini inşaatlarda işçilik yaparak sağlayan 5 çocuk babası Mustafa Uka, baş ağrısı sonrası gittiği bir hastanede yanlış iğne sonucu geçici felç geçirince hastane çalışanlarından şikayetçi oldu. Hastane çalışanları da hastanın kendilerini tehdit ettiğini iddia ederek hastadan şikayetçi oldu.

    Edinilen bilgiye göre, yaklaşık 28 gün önce baş ağrısı şikayetiyle bir hastanenin aciline giderek iğne yaptıran Mustafa Uka, eve döndüğünde bacağında ağrı hissederek rahatsızlandı. Yeniden hastaneye götürülen Uka’nın sol bacağının tutmadığı belirlendi. Hastanedeki tahlillerin ardından servise alınarak tedavisine devam edilen Mustafa Uka, ayağındaki felcin acilde yapılan yanlış iğneden kaynaklandığını iddia etti. Mustafa Uka, iğnenin yanlış yapıldığını iddia ederek hastaneden şikayetçi olurken, hastanede çalışanlar da şahsın kendilerine silah çekip tehdit ettiğini iddia ederek şikayette bulundu. Sorumluların cezalandırılması için sonuna kadar şikayetçi olmaya devam edeceğini söyleyen Uka, silah çektiği iddialarını ise yalanladı. Yetkililerinden konunun gereğini yapmalarını isteyen Uka, 5 çocuğa bakmak zorunda olduğunu ve sakat kalması durumunda perişan olacaklarını belirtti.

    Hastane yönetimi ise konunun takipçisi olacaklarını ve personelin kusuru bulunduğu takdirde gerekli idari yaptırımları en kısa zamanda yapacaklarını dile getirdi.