Etiket: Hassasiyeti…

  • İrem Derici’nin ezan hassasiyeti

    Ünlü sanatçı İrem Derici Bodrum’da konser öncesi verdiği röportajı, ezan sesini duyunca yarıda kesti. Ezanı dinleyen Derici, daha sonra açıklamalarına kaldığı yerden devam etti.

    Önceki gün Bodrum’da bir beach club’da sahne alan İrem Derici hayranlarına unutulmaz bir gün yaşattı. Yeni çıkardığı albümden şarkılar seslendiren ünlü sanatçı sahneye çıkmadan önce gazetecilerin sorularını yanıtladı. Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Derici, ezan sesini duyunca gazetecilere “Ezan bitsin ondan sonra röportajımıza kaldığımız yerden devam edelim. Üstüne konuşmayalım” dedi. Ezanı dinleyen Derici daha sonra röportajına kaldığı yerden devam etti.

    İrem Derici kendini eve kapattı

    Evden çıkmadığını ve bu yüzden hayatında biri olmadığını söyleyen İrem Derici “Dışarı çıkmıyorum. Dışarı çıkmayınca yeni bir insanla tanışmıyorum. Kimseyle tanışmayınca bir flört durumu olmuyor. Benim şu an kargo getiren biri ya da sipariş getiren birine ilk görüşte aşık olmam lazım. Dışarıdan gördüğüm tek insan genelde, eve kargo ya da sipariş getiren kargocular ve kuryeler oluyor. O yüzden aşık olacak vaktim bile yok. Kimseyi görmüyorum zaten” dedi.

  • Diş hassasiyeti sorunu

    Diş Hekimi Emre Harbalioğlu, diş hassasiyetinin, dişlerin hatalı fırçalanması, dişlerde oluşan çatlaklar ve kırıklar, dişeti çekilmeleri, yeni yapılan dolgular, diş beyazlatma işlemi, diş taşı temizliği ve kök düzleştirmesi gibi tedaviler sonrasında ortaya çıkabildiğini söyledi.

    Diş hassasiyetiyle ilgili bilgi veren Dent. Emre Harbalioğlu, “Halk arasında ağız ve diş sağlığına yönelik en sık rastlanan problemlerden birisi de diş hassasiyetidir. Çoğu zaman sıcak, soğuk, tatlı, ekşi yiyecek ve içeceklerin tüketimi ile belirti vermektedir. Diş hassasiyeti; sıcak, soğuk, tatlı, ekşi yiyecekler ve içecekler tüketildiğinde, dişler fırçalanırken, soğuk havalarda, rahatsızlık hissi, sızlama ve ağrı şeklinde kendini gösterir. Diş hassasiyetinin, dişlerin hatalı fırçalanması, dişlerde oluşan çatlaklar ve kırıklar, dişeti çekilmeleri, yeni yapılan dolgular, diş beyazlatma işlemi, diş taşı temizliği ve kök düzleştirmesi gibi tedaviler sonrasında ortaya çıkabilir” dedi.

    Diş hassasiyeti tedavisi için neler yapılabilir?

    Tedavi ile ilgili Dent. Harbalioğlu,”Diş hassasiyeti nedeniyle gelen hastanın sorunu diş hekimi tarafından tespit edilir. İlk aşamada hekimin önereceği hassasiyet giderici diş macunu kullanılarak sorun giderilebilir. Bu aşamada mutlaka beslenme alışkanlıkları gözden geçirilmeli, aşırı sıcak ya da soğuk gıdaların (sıcak çay/soğuk su) tüketilmesinden uzak durulmalıdır. Bununla beraber asitli içeceklerin tüketimi de azaltılmalı ve bu içeceklerden sonra ağızdaki asit seviyesinin dengelenmesi için su içmeye özen gösterilmelidir. Daha ileri vakalarda ise klinik uygulamalar ön plana çıkmaktadır. Flor, hassasiyet giderici ajanlar ve lazer uygulamaları yapılabilir. Dişte ve kök yüzeyinde madde kayıpları varsa uygun dolgu malzemeleri kullanılarak açık dentin yüzeyleri kapatılır. Ayrıca uygun vakalarda açığa çıkan kök yüzeyleri ağzın başka bir bölgesinden alınan diş eti ile kapatılarak diş hassasiyetin önüne geçilebilir” diye konuştu.

    “Sert fırça ve aşındırıcı diş macunları kullanımından kaçınılmalı”

    Dent.H. Emre Harbalioğlu şu bilgileri verdi: “Tekrarlayan diş hassasiyetini önlemek için günde iki kez, yumuşak kıllı bir diş fırçası ve flor içeren bir diş macunu ile dişler fırçalanmalıdır. Ayrıca günlük olarak diş ipi/arayüz fırçası ile dişleri ara bölgeleri temizlenmelidir. Ağız bakım ürünlerinin hatalı kullanımı ile sert fırça ve aşındırıcı diş macunları kullanımından kaçınılmalı, daha ileri problemlerin önüne geçmek için mutlaka düzenli olarak diş hekimine gidilmelidir.”

  • Jandarmanın hassasiyeti ikiz aracı ortaya çıkardı

    Düzce’de otoyolda seyreden ikiz araç, jandarmanın hassasiyeti ile ortaya çıkartıldı.

    Edinilen bilgilere göre, E.G.’nin kullandığı 48 RS 425 plakalı kamyonet, Otoyol Düzce kesiminde 3 yol köprü mevkiinde plaka sorgulama sisteminde trafikten men olarak sisteme takıldı. Uyarıyı dikkate alan Düzce Jandarma Alay Komutanlığı Bayraktar Jandarma Karakol Komutanlığı ekipleri, peşine düştükleri aracı kısa sürede yakaladı. Yakalanan kamyonetin şasi numarasının silindiğini gören ekipler, aracın yapılan detaylı sorgusunda aynı model ve tip bir başka aracın Bolu’da yediemin otoparkında olduğunu belirlediler. Jandarma ekipleri ikiz aracı da trafikten men ederek otoparka çektiler. Plakanın gerçekte hangi araca ait olduğu bilirkişi raporunun ardından ortaya çıkacak.

  • Tariş Başkanı Cahit Çetin “Zeytinyağında etikete nüfus kağıdı hassasiyeti gösterin”

    Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Cahit Çetin, Türkiye’nin dünya zeytincilik liginde ikinciliğe yükselmesi ve 700 bin ton üretim hedefi için ciddi bir yatırım yapıldığını belirterek, “Bunun için önce kurallarını koymak lazım. Zeytinyağının değerini ortaya koymak için mutlaka yaşadığı yeri, cinsini ve etrafındaki aromatik değerlerin ona katkısını görmek lazım. Zeytinyağında etikete nüfus kağıdı hassasiyeti gösterilmeli. Bunu yapmazsak 700 bin ton hedefine ulaşması zordur” dedi.

    TARİŞ Zeytin ve Zeytinyağı Birliği, Uluslararası Zeytin Konseyi ile el ele vererek, sektöre büyük katkı sağlayacak önemli bir panel düzenledi. Zeytinyağının duyusal özellikleri ve elde edildiği zeytin çeşidi (varyete) arasındaki ilişkinin ele alındığı panel, sektör için manifesto sayılabilecek konuşmalarla gerçekleştirildi. Panelde bu önemli ürünün hak ettiği değeri bulması için birliğin de sürekli mücadelesini verdiği “coğrafi işaret” etiketi kuralının da sektöre hakim olması gerektiği savunuldu.

    Panele konuşmacı olarak katılan Müzisyen/ Gurme Ayhan Sicimoğlu sunumu ise katılımcılara keyifli anlar yaşattı. “Zeytinyağı ve Varyete” konulu ilk oturumda Sicimoğlu ile birlikte, Ege Üniversitesi (EÜ) Gıda Mühendisliği Fakültesi’nden Prof. Dr. Sedef Nehir El ve UZZK Yönetim Kurulu Başkanı Ümmühan Tibet konuşmacı olarak yer aldı. Oturumun moderatörlüğünü ise EÜ Gıda Mühendisliği Fakültesi’nden Yard. Doç. Dr. Fahri Yemişçioğlu yaptı.

    Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Cahit Çetin, Türkiye’nin dünya zeytincilik liginde ikinciliğe yükselmek ve 700 bin ton üretim hedefi için ciddi bir yatırım yapıldığına dikkat çekerek “Bunun için önce kurallarını koymak lazım” dedi. Bu kurallardan bir tanesinin ise varyete olduğuna dikkat çeken Çetin, “Etiket bir ürünün nüfus kağıdıdır. Ona bakarak ürünün ne olduğunu anlarsınız. Bir meyve suyu olan zeytinyağı, içinde yaşadığı ortamla, toprakla, mikro klimayla bütünleşen bir üründür. Zeytinyağının değerini ortaya koymak için mutlaka yaşadığı yeri, cinsini ve etrafındaki aromatik değerlerin ona katkısını görmek lazım. Bunu göstermezsek 700 bin ton hedefine ulaşması zordur” dedi.

    Zeytinyağında farklı bölgelerin yağını karıştırıp başka bir lezzet gibi sunmanın modasının geçtiğini vurgulayan Çetin, “Bir çağrı yapıyorum. Lütfen etiket konusuna hassasiyet gösterin. Bu nüfus kağıdı olmadan olmaz. Tüm dünyada olduğu gibi buna dönmek zorundayız. Yaşadığı yerdeki aromasını ve cinsini o etiketin üzerinde göremezseniz tüketiciye verecek mesajınız yoktur demektir. Tüketici bunu bekliyor, giderek bilinçleniyor. Bunun ilk hamlesini yapan Tariş Zeytinyağı Birliği’dir. Bizim çağrımızdır; lütfen zeytinyağının etiketine nüfus kağıdı hassasiyeti gösterin” diye konuştu.

    Ayhan Sicimoğlu ise, Tibet’te dahi zeytinyağı gördüğünü ama kökeninin Anadolu olduğunu belirterek “Türkiye’nin İspanya olmasa bile ikinci olması lazım. Yunanistan, yapmayın İstanbul kadar. 13 milyon nüfusu var, dünya üçüncüsü” dedi. Dünya liginde yer almanın kaliteden geçtiğine işaret eden ve butik üretimin İtalya gibi ülkelerde çok belirleyici olduğuna dikkat çeken Sicimoğlu, ambalaj tasarımının da çok önemli olduğunu, kendisinin de markete gittiğinde önce şişelere baktığını, plastik ve saydam cam şişeleri eleyerek Tariş Zeytinyağı’nın organiğini beğendiğini kaydetti. Sicimoğlu, “Zeytinyağlılar diye bir yemek bölümü bir tek bizde var. Ben de bunların hastasıyım” dedi.

    Türkiye’de zeytinyağının en önemli sorununun tanıtamama olduğunu dile getiren Sicimoğlu, “Türk mutfağı diyorsun, döner diyor. Ama işi bilen de biliyor. Fransa’nın güneyinde bir lokanta var, şefi Portekizli. ‘Türk yemekleri Akdeniz yemeklerinin anasıdır’ dedi. Halka sorarsan döner diyor. Kabahat kimde, bizde. Bize bir tane şövalye gerekli. Bu dünyaya anlatılmalı” diye konuştu.

    UZZK Başkanı Ümmühan Tibet ise, Türkiye’de yörelere göre zeytin cinsleriyle ilgili detaylı bir analiz yaptı. Zeytinyağına en temel karakteri veren olgunun zeytinin varyetesi olduğunu dile getiren Tibet, zeytincilikte Kuzey Bölgesi olarak tabir edilen Marmara’da yetişen Gemlik’in çok kolay fidana gelmesinden dolayı son 15 yılda hemen yere dikildiğini ifade etti. Gemlik cinsinin alışık olmadığı toprak yapısında yetişmesi sonucu ana vatanındaki tadında değişiklik yaratıldığına dikkat çeken Tibet, “Sonuçta Gemlik gibi güzel bir çeşitte mutasyona neden olduk” dedi. Öte yandan Körfez Bölgesi olarak bilinen Ezine/ Zeytindağ yayında Edremit, Ayvalık çeşidi varyetenin baskın olduğunu ancak burada da giderek azalan bir ağaç varlığı olduğunu anlatan Tibet, “Deniz kenarlarındaki güzelim zeytinlikleri kesiyoruz. İç tarafa Gemlik veya Domat gibi zeytinler dikiyoruz. Buradaki kalitemizi de maalesef değişikliğe uğratıyoruz. Bu da sektör açısından çok ciddi bir tehlike” bilgilerini verdi.

    EÜ Gıda Mühendisliği Fakültesi’nden Prof. Dr. Sedef Nehir El de, zeytinyağının meyveden elde edilen tek yağ olduğuna dikkat çekerek yararlı sebzelerle birlikte tüketildiğinde onların da yararını artırdığını ifade etti. El, “Zeytinyağındaki bu maddelerin miktarı üretildiği bölgenin toprağına, iklim koşullarına, hasat zamanına, olgunlaşma düzeyine, yağ üretim tekniğine ve depolama koşullarına göre değişir” dedi.

    Tadım etkinliğinin olduğu ikinci oturumda ise UZZK Başkanı Ümmühan Tibet ve Tariş Zeytinyağı Birliği Kalite ve Ar-Ge Müdürü Meltem Zengin, zeytinyağının duyusal özellikleri ile ilgili bilgi verdi.

  • Kalkınma ajanslarında FETÖ hassasiyeti

    Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) Yönetim Kurulu Dönem Başkanı Antalya Valisi Münir Karaloğlu, Antalya, Burdur ve Isparta’da BAKA tarafından desteklenmesi kararı verilen firlmaların gözden geçirleceğini ve FETÖ ile bağlantıları tespit edilenlerin gereğinin yapılacağını söyledi.

    BAKA olağan toplantısı Antalya Valisi Münir Karaloğlu başkanlığında Antalya Valiliği Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Vali Münir Karaloğlu, Ekim Ayı Olağan Toplantısı’nda alınacak kararların Antalya, Isparta ve Burdur illeri için hayırlı olmasını diledi. BAKA’dan daha önce destek alan firmaların taleplerinin toplantıda görüşüleceğini belirten Vali Karaloğlu, 2016 Mali Destek Programında Antalya, Burdur ve Isparta’da desteklemeye karar verilen firmaların Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile bağlantılı olup olmadıkları konusunun araştırıldığını belirterek “FETÖ ile bağlantılı olanlar varsa onları yönetim kurulunda görüşüp bir karara bağlayacağız” dedi. BAKA’da FETÖ ile bağlantıları nedeniyle daha önce 15 kişinin sözleşmesinin iptal edildiğini hatırlatan Vali Karaloğlu, şöyle devam etti:

    “Çalışmalarımız devam ediyor, bugün de yine bu konuyu yönetim kurulunda görüşeceğiz. Belki bu listeye birkaç çalışanın eklenme ihtimali var. Bu ne kadar daha sürecek? Arınma süreci bitinceye kadar, Ajansın içindeki FETÖ ile irtibatlı bütün kişiler temizleninceye kadar bu işe devam edeceğiz. Çalışma bittikçe karar veriyoruz, bir yanlış da yapmak istemiyoruz. Araştırmaları ince eleyip sık dokuyoruz. Bugüne kadar aldığımız kararlarla gönlümüz mutmain. Bundan sonra da mutmain oldukça bu kararları paylaşacağız. Alacağımız kararların 3 ile de hayırlı olmasını temenni ediyorum.”

    Toplantıya Isparta Valisi Şehmus Günaydın, Burdur Valisi Şerif Yılmaz, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Isparta Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın, Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Isparta İl Genel Meclis Başkanı Ali Bolat, Burdur İl Genel Meclis Başkanı Muzaffer Bağcı, Isparta Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Şükrü Başdeğirmen ve BAKA Genel Sekreter Vekili Abdullah Madenci ile uzmanlar katıldı.