Etiket: Hasreti

  • Orduluların memleket hasreti

    Merkezi İstanbul’da bulunan Ordu Dernekler Federasyonu(ORDEF) tarafından organize edilen, Ordu Valiliği, Ordu Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerinin katkısı ve katılımıyla gerçekleştirilen ‘Ordu Tanıtım Günleri’nde İstanbul’da yaşayan Ordulular hasretlerini dindiriyor.

    Resmi rakamlarla 511 bin, gayri resmi rakamlarla yaklaşık 700 bin Ordulunun yaşadığı İstanbul’da düzenlenen ‘Ordu Tanıtım Günleri’ ilginç görüntülere sahne oluyor. Ordu’daki belediyelerin stantlarını ziyaret eden İstanbul’da yaşayan Ordulular, Ordu’yu simgeleyen yöresel objelerin yanında saatlerce oturarak, sohbet ederek memleket hasretini gideriyorlar. Zaman zaman duygusal anlarında yaşandığı stantlarda yapılan sohbetlerde hatıralarını anlatan Ordulular, memleket özlemini her fırsatta dile getiriyorlar.

    Altınordu Belediye Başkanı Engin Tekintaş, düzenlenen etkinlik ile İstanbul’daki Ordulularla her fırsatta bir araya geldiklerini ve hasret giderdiklerini belirterek, “Özellikle Ordu evlerinden oluşan stantlara büyük ilgi var. Bu stantlarda kurulan yer sedirlerine oturanlar dakikalarca kalkmıyor, adeta çocukluklarını yaşıyor, özlemlerini gideriyorlar. Gurbette yaşayan hemşehrilerimiz ile nostaljik bir ortamda oturup hem çalışmalarımızı hem de bundan sonraki hedeflerimizi paylaşıyoruz” dedi.

  • 100 yıldır hasreti çekilen köprünün açılışı yapıldı

    Samsun’un Bafra ilçesinde 100 yıllık köprü özlemini Büyükşehir Belediyesi sona erdirdi. Kızılırmak’ın karşı yakasında bulunan 25 mahalleyi birbirine bağlayan ve 7.5 milyon liraya mal olan Türbe-Kalaycılı Köprüsü’nün açılışı, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç’ın katılımıyla gerçekleşti.

    Samsun’un Bafra ilçesi Kızılırmak Nehri üzerinde yer alan 260 metre uzunluğunda, 7 metre genişliğindeki 10 ayaklı Türbe-Kalaycılı Köprüsü hizmete açıldı. Açılış törenine Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç’ın yanı sıra AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çiğdem Karaaslan, AK Parti eski Karabük Milletvekili Cumhur Ünal, AK Parti Samsun milletvekilleri Hasan Basri Kurt, Orhan Kırcalı, Samsun Garnizon Komutanı Albay Ünsal Ağaoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, AK Parti Samsun İl Başkanı Muharrem Göksel, ilçe belediye başkanları, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

    Bafra Belediye Başkanı Zihni Şahin’in açılış konuşmasından sonra söz alan Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, “30 Mart seçimlerinden sonra oturduk ilçe ilçe gidip ihmal edilmiş işler nelerdir, tarımdan kazanımı yükseltmeliyiz diye kendimize hedef belirledik ve 260 metre uzunluğundaki köprüyü 12 ayda bitirdik. Kızılırmak’ın iki yakası bir araya geldi, 2017’nin sonuna doğru bir köprü daha yapacağız. 7.5 milyon para harcadık. Bu köprüde ustalığımızı gösterdik ve maliyeti aşağıya düşürdük. Hem ucuza mal ettik hem de kısa sürede bitirdiğimiz için çok mutluyum. Vatandaşımıza tüm hizmetlerimiz feda olsun. Bu köprü aynı zamanda ulaşım giderlerini azaltacak. Bafralı çiftçimize ve hemşehrilerimize bayram hediyemiz hayırlı uğurlu olsun. İşçisinden mühendisine burada emeği geçen tüm herkese teşekkür ediyorum” dedi.

    Köprünün yapımında emeği geçenlere teşekkür eden Çiğdem Karaaslan ise, “Bu güzel yatırıma aslında Baframız için değil Alaçam, Yakakent, 19 Mayıs gibi bu bölge için çok önem arz eden bu yatırıma katkı veren herkesi canı gönülden tebrik ediyorum” diye konuştu.

    Diğer milletvekillerinin ardından söz alan Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, “Burada önemli olan birliğin ve berberliğin olması. 15 Temmuz gecesi özellikle FETÖ’cü terör örgütünün başını çektiği darbe girişiminde milletimizin tüm farklılıkları ile Sayın Cumhurbaşkanımızın çağrısı ile Sayın Başbakanımızın daveti ile hemen refleks gösterip sokağa inerek, meydanlara çıkarak, havaalanlarına giderek, bu darbeci teröristlere karşı duruşu ile tüm dünyaya bir demokrasi ve hukuk dersi vermiştir. İnsan hakları dersi vermiştir. Fakat ne acıdır ki özellikle batılı dostlarımızda uzun süre ‘tamam bir şeyler oldu Türkiye’de ama şunlara dikkat etseniz, darbe girişiminde bulunduğunu söylediğiniz kişiler ne durumda, önce seçilmiş hükümetin üyeleri, seçilmiş hükümetin Başbakanı, seçilmiş ilk Cumhurbaşkanının sağlığı, sıhhati ne durumda, milletin sağlığı ne durumda’ onu sor önce. 251 şehit verdi bu ülke o gece. Meclisimiz teröristler tarafından bombalandı. Siz hala neyin hesabını sormaya çalışıyorsunuz? Ama biz neyin peşinde olduğunuzu biliyoruz. Bu ülkeyi bölemeyeceksiniz. Bu ülkenin milletini birbirine kırdıramayacaksınız. Bu olaylardan sonra ülkemizi ziyaret eden yabancı misafirlerimiz oldu. Meclis’e gidenler, Başbakanımızı ziyaret edenler, Cumhurbaşkanımızı ziyaret edenler, bizleri ziyaret edenler. Meclisimizdeki manzarayı, oradaki durumu görünce hepsi şoke oldu. Hepsinin ağzından ülkelerine dönünce istisnasız şu kelimeler çıktı, ‘Türkiye’de yaşanan olay çok büyük bir felaketmiş. Ama millet bunu engellemiş. Cumhurbaşkanı’nı, seçilmiş hükümetinin yanında durarak tarihinin ve geleceğinin yanında durarak bunu engellemiş. Ama düşünün ki bizim parlamentolar bombalansaydı biz ne yapardık.’ İşte bu soruyu soruyorum. Eğer sizlerin parlamentoları bombalansaydı ne yapardınız? Bu sorunun cevabını kendiniz bulursunuz” şeklinde konuştu.

    “TSK içerisindeki hainleri ayıklıyoruz”

    TSK içerisindeki hainleri ayıklama çalışmalarının devam ettiğini ifade eden Bakan Kılıç, “Biz Türk Silahlı Kuvvetleri’nin şanlı üniformasını, milletin emaneti olan o şanlı üniformayı giyip onların içine saklanmış olan hainlerin, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin şerefli, onurlu, bu milletin öz evladı olan tüm mensuplarını ayırıyoruz. Bunun içerisinde hainler olduğunu biliyoruz, o hainleri de şimdi ayıklıyoruz. Ayıklamaya da devam edeceğiz. Başbakanımız ne dedi; ‘İnce bir çalışmayla yapacağız.’ Cumhurbaşkanımız Bakanlar Kurulu toplantısında tekrar bunun altını çizerek dile getirdiler. İnce eleyip sık dokuyacağız. Hep beraber biz mücadelenin içerisindeyiz. Bu konuda müsemmamız olmayacak. Adil olacağız, ama müsemma göstermeyeceğiz. Kim bunlarla işbirliği yaptıysa, kim bunların yanında yer aldıysa gereken cezayı hukuk çerçevesinde alacaktır. Herhangi bir yanlışlık olmaması için en ince ayrıntıya kadar inceleme yapılacaktır. Doğru bilgiler ışığında ilişkileri olmayanların da hakkı yenmeyecektir. Bu terazi iyi kurulacaktır. Çünkü biz adil olmak için buradayız. Adaletle hükmetmek için milli idareden aldığımız sorumluğumuzu yerine getirmek üzere buradayız” ifadelerini kullandı.

    “Köprüye sembol bir isim bulalım”

    Yeni açılan köprüye herkesin kabul edebileceği sembol bir isim verilmesi gerektiğini vurgulayan Bakan Kılıç, “Yavuz Sultan Selim Köprüsü, dört gidiş ve dört geliş olmak üzere yolu bulunan ve ortasında da raylı geçiş sistemi geçen bir köprüdür. Daha öncesinde de İzmit Körfezi’nde yer alan Osmangazi Köprüsü’nün açılışını gerçekleştirmiştik. Samsun’da Büyükşehir Belediyemiz tarafından yapılan Bafra Türbe-Kalaycılı Köprüsü’nün açılışındayız. Belediye Başkanımdan buraya sembol bir isim bulmamızı istiyorum. Bu büyük eseri sembol bir isim ile taçlandıralım. Köprüye bölgede yaşayan vatandaşlarımızın hemfikir oldukları bir isim verilmesi gerektiğini düşünmekteyim” açıklamalarında bulundu.

    “Dünya krize girerken bizi teğet geçti”

    Ekonomik krizden Türkiye’nin etkilenmediğinin altını çizen Bakan Kılıç, “Ülkemizdeki ekonomik kalkınmanın ve gelişiminin sembolü olan bu yatırımlar sonuna kadar devam edecektir. Hiç kimse bizi bu yatırımlardan geri koyamayacaktır. İlk finansal kriz çıktığında Sayın Cumhurbaşkanımız o zaman başbakan olarak ‘Kriz Türkiye’yi teğet geçecek’ demişlerdi. Hatırlıyor musunuz o günleri, ne demişlerdi? ‘Sayın Başbakan herhalde ekonomi hakkındaki çalışmalarda yeterince bilgilendirilmiyor, niye böyle söylüyor? Dünya bu krize girerken bizi nasıl teğet geçecek?’ Bu kriz Türkiye’yi teğet geçti. Biz kalkınma ve yatırımlarımız ile 2023, 2053 ve 2071 hedeflerimize doğru ilerleyeceğiz. Biz bunu sizlerle, milletimiz ile beraber yapacağız. Yerel yönetimlerimiz ile beraber gerçekleştireceğiz” dedi.

    “Yıllardır beklenen yatırımı AK Parti belediyeciliği gerçekleştirdi”

    Yıllardır beklenen yatırımları AK Parti belediyelerinin gerçekleştirdiğini söyleyen Kılıç, sözlerine şöyle devam etti:

    “Samsun’da sizlerin yıllardır beklediği bu güzel yatırımı AK Parti belediyeciliği gerçekleştirdi. Sayın Başbakanımızın bir sözü var; yolları böldük ama ülkemizi böldürmeyiz. Gönülleri birleştirdik. Bu çalışmanın üzerine biz devam edeceğiz. Çanakkale Boğazı’nı birleştiren bir yeni köprünün çalışması da başlatıldı. Sayın Başbakanımız bu kararın altını imzaladı. Dolayısıyla o da hayırlı uğurlu olsun. Bizim, Türkiye’de yapmak istediğimiz çalışmalar işte bunlar. Yol, elektrik, köprü. Bunları yapıyoruz. Milletvekillerimize yerel siyasetimizle, ilçelerimizle, yerel yönetimlerimizle farklı siyasi partilerimizin tüm mensuplarıyla oturacağız konuşacağız. Geleceğe yönelik olarak çalışmalarımızı gerçekleştireceğiz. Şunu hep söyledik; doğru bildiğimiz yoldan da kusura bakmayın asla dönmeyeceğiz. Kim ne derse desin, kim bizi neyle itham ederse etsin her soruya, her ithama, her atılan iftiraya da verecek cevabımız var. Ortaya koyduğumuz sabır, edebimizden kaynaklanır. Biz uluslararası anlamda da kimlerin nelere ne sabır gösterdiğini biliriz. Uluslararası kurallar çerçevesinde neler yapılması gerektiğini de biliriz. Bizi hiç bu noktalarda sınamaya gerek yok.”

    “DAİŞ Türkiye hattından çıkarılmıştır”

    Uluslararası siyaset hakkında da görüşlerini dile getiren Bakan Kılıç, “Sayın Cumhurbaşkanımız, geçen hafta G-20 Zirvesi’ndeydi. Çin’de muhatapları ile bir araya geldi. 15 Temmuz gecesi ile ilgili bilgileri birinci elden verdi. Tüm liderler artık 15 Temmuz’da Türkiye’de neyin yaşanmış olduğunu anlamış görünüyorlar. FETÖ terör örgütünün tüm mensupları ile ilgili yaptığımız çalışmada uluslararası anlamdaki en üst işbirliğini beklemek de milletin ve bu milletin iradesini temsil eden bizlerin hakkıdır. Biz sizlerden teröre karşı bir ve beraber olmanızı bekliyoruz. 1,5 ay önce böyle bir travmadan geçen Türk Silahlı Kuvvetlerimiz için ’Bu travmayı atlatması uzun sürer’ diyorlardı. Suriye’de gerçekleştirdiğimiz Fırat Kalkanı Harekatı tüm dünyaya bunun cevabını en açık şekilde vermiştir. Şu anda Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman askerleri Suriye’de uluslararası haklarımız çerçevesinde DAİŞ, PYD, YPG teröristlerine karşı bütün duruşunu ortaya koymuştur. Koalisyon güçleri ile beraber DAİŞ’in ilerleyişini durdurmuştur ve onları Türkiye’nin hattından çıkarmıştır. Türk ordusunun nelere kadir olduğunu tüm dünya böylece görmüş oldu.”

    Bakan Kılıç, konuşmasını şu sözlerle sonlandırdı:

    “Biz bunu müttefiklerimizle beraber uluslararası kurallar çerçevesinde yapıyoruz. İnşallah bundan sonra da ülkemizin hiçbir şekilde tehditler altında kalmasına müsaade edilmeyecektir. 3 milyon Suriyeli’yi de misafir eden yine aziz Türk milleti olmuştur. Tüm vatandaşlarımıza bu duruşlarından dolayı teşekkür ediyorum. 7,5 milyon lira maliyetle Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin çabaları ile hayata geçirilen Türbe-Kalaycılı Köprüsü’nün hayırlı olmasını diliyorum.”

    Konuşmaların ardından köprünün açılışı protokol üyelerince gerçekleştirildi. Bakan Kılıç ve beraberindekiler, 260 metre uzunluğundaki köprüden yürüyerek karşıya geçtiler. Kılıç, ardından başka bir programa katılmak üzere Bafra ilçesinden ayrıldı.

  • 4 Yıldır Kar Hasreti Çeken İslahiye’de Kar Sevinci

    Gaziantep’in İslahiye ilçesinde 4 yıl aradan sonra yağan kar, kar hasreti çeken ilçe halkını sevindirdi.

    İslahiye’de 2 gündür görülen kar yağışı etkisini sürdürüyor. Bölgede kar kalınlığı 20 santimetreyi aştı. Hava sıcaklığının eksi 10 dereceye düştüğü ilçede, yıllardır kar hasreti çeken esnaflar da büyük sevinç yaşadı. Kar ve buzlanmanın olduğu ilçe merkezinde ve çevre yollarda çok sayıda maddi hasarlı ve yaralamalı kaza meydana geldi. Kar ve ardından tatil edilen okullar nedeniyle öğrenciler büyük sevinç yaşadı. Kimi araçlarını kimi ise iş yerlerinin önlerini temizlerken, esnaflar ise karın sevincini kar topu oynayarak çıkardı. Okulların tatil edildiği belediye ve cami hoparlöründen yapılan anonslarla duyuruldu. Anonsta vatandaşların kar ve buzlanma nedeniyle dikkatli olmalarını istedi. Çay ocakları ve kahvehaneler artan çay talepleri nedeniyle kışın bereketini yaşarken, tüp satıcıları ise soğuk ve kara rağmen motosikletle tüp dağıtımlarını sürdürdü.

    İslahiye İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri ilçede merkez ve çevre yollarındaki araçların geçişlerine kontrollü izin veriyor.

  • Beril’in Hasreti Başarıyı Beraberinde Getirdi

    Aydın’da yıllarca okuyup uzak yol gemi kaptanı olan 29 yaşındaki Caner Uçaş, 3 yıl önce doğan kızı Beril’in hasretine dayanamayıp işi bırakınca hayatı değişti.

    Bir yandan kızının hasretine dayanamayıp işi bırakan diğer yandan da kızının geleceği için çalışmak zorunda olduğunu hisseden Caner Uçaş, “Tavuk beslerim yine kızımdan ayrılmam” diyerek başladığı işinde sektörün önde gelen isimleri arasında yer aldı. 29 yaşındaki genç adam şimdi gemi kaptanlığı yerine eşi ve kızının yanı başında tavuk besleyerek artık dalgalara değil ekonomiye meydan okuyor.

    “HAYAT ÇOK KISA, PARASI BOL KENDİSİ DUL YAŞAMAK İSTEMEDİM”

    Öğretmen bir babanın oğlu olduğunu ve genellikle memur çocuklarının hayata hazırlanış biçimi yine bir memuriyet iyi maaşla çalışılabilecek bir iş olduğunu belirten Caner Uçaş, “Denizi ve gemileri çok severdim. Dünyayı turlamak da hedeflerimden biriydi. Ortaöğretimi tamamladıktan sonra iyi bir puanla üniversitede Gemi Kaptanlığı bölümünü okuyup başarı ile bitirdim. Kısa sürede dünyanın pek çok yerine dolaştım. Her şey güzel gidiyordu. 2011 yılında evlendim hayat evlilikle birlikte değişti. Yine işime devam ettim. Kızım doğmadan 3 gün önce seferden döndüm. Kızım doğduktan sonra onun hasretine dayanacak halim olmadığı için bir daha sefere çıkmadım ve işimi bıraktım. Tavuk beslerim yine kızımdan ayrılmam dedim. Artık şimdi tavuk besliyoruz” diye konuştu.

    “BERİL’İN HASRETİ BAŞKALARINA DA EKMEK KAPISI OLDU”

    Bir yandan baba olmanın verdiği sorumluluk, diğer yandan çalışıp kazanmadan da hayatın devam edeceğine olan inancı ile ilk günlerde çok düşündüğünü belirten Caner Uçaş, “Kızım doğunca sefer vakti geldiğinde ‘Tavuk beslerim yine kızımdan ayrılmam’ demiştim. Bu sözüm üzerine gerçekten tavuk beslemeye karar verdim. Ve hazırladığım bir proje ile 59 bin kapasiteli kümes kurdum. Tavuklarım, eşim ve kızımla birlikte şimdi denizaşırı hasret çekerek değil tavuklarımızı bakarak yaşıyoruz. İyi ki kızımdan ayrılmayıp işimden ayrılmışım” diyerek kümeste kendisi ile birlikte direk ve dolaylı olarak bir çok kişinin ekmek de yediğini söyledi.

  • (Özel Haber) 18 Yıllık Bebek Hasreti Doğru Tedaviyle Son Buldu

    Acıbadem Eskişehir Hastanesi, 18 yıldır farklı yerlerde çeşitli yöntemleri denemelerine rağmen çocuk sahibi olmayan aileyi evlat sahibi yaptı.

    İbrahim ve Rahime Kısa çifti, bundan 19 yıl önce evlenerek hayatlarını birleştirdi. Aradan geçen zamana rağmen çocuk sahibi olamayan çift, birçok hastaneye giderek tedavi olmak istedi. Çeşitli hastanelerde çeşitli tedavi yöntemleri denemelerine rağmen evlat sahibi olamayan çift, Acıbadem Eskişehir Hastanesi’nde görev yapan Kadın Hastalıkları ve Üreme Sağlığı Uzmanı Tüp Bebek Merkezi Sorumlusu Dr. Ahmet Fatih Öğüç’ün adını duydu. Son çare olarak Dr. Öğüç’ten tedavi almaya karar veren çift, Acıbadem Eskişehir Hastanesi’ne gelerek tedavi görmeye başladı. Tedavi sürecinde evlat sahibi olacaklarının müjdesini Dr. Öğüç’ten alan çiftin 18 yıllık hasreti böylelikle sona ermiş oldu. Çiftin, Kadir Kerem ismini verdikleri çocukları ise, şimdi sağlıklı bir şekilde 15 ayını tamamladı.

    “DAHA ÖNCEKİ TEDAVİLER FAYDA ETMEDİ”

    Daha önceden aldıkları tedavi sürecini İHA’ya anlatan Anne Rahime Kısa, “2005 ve 2007 yılında daha önce Ankara’da tüp bebek denemesinde bulundum. Bunun öncesinde Eskişehir’de de 2-3 defa aşılama denemesinde bulunduk ama bunlar sonuçlanmadı. Ben, Sosyal Güvenlik Kurumu’nda çalıştığım için Fatih Bey’in ismini çok fazla duydum. Denemeye karar verdik ve Fatih Bey’le görüştük. Fatih Bey’in ılımlı yaklaşımı çok şükür bize güzel şeyler verdi” dedi.

    “TEBRİKLER ANNESİNİZ, TEBRİKLER BABASINIZ MÜJDESİNİ ALMAK ÇOK GÜZEL BİR DUYGUYDU”

    Anne Rahime Kısa, evlat sahibi olduktan sonra yaşadığı mutluluğu da şöyle ifade etti:

    “Acıbadem Hastanesi’ne, Fatih Bey’e ve ekibine teşekkür ederim. Fatih Bey’in ilgisi ve yaklaşımı çok güzeldi. En güzel şey ise Fatih Bey’in bize, “Tebrikler annesiniz, tebrikler babasınız” demesi oldu. Çok güzel bir duyguydu, Rabbim herkese nasip etsin diyorum. Bu duygu ancak yaşanır. Elhamdülillah yavrumuzu elimize aldık. Hayatta en güzel şey nedir deseler, yavrumu kucağıma aldığım andır.”

    “EVLADIMI KUCAĞIMA ALINCA, YAŞADIĞIM ZORLUKLARI UNUTTUM”

    Evladını kucağına aldıktan sonra geçmişte yaşadığı bütün acıları unuttuğunu aktaran anne Kısa, “Geçirdiğimiz 19 yıl dile kolay. Tüp bebekle evlat sahibi olmuşlar diyorlar ama bu olay çok farklı. Tüp bebek, çok sabır, meşakkat, yani kocalarla birlikte sabır gerektiren bir olay. Geçirilen süreç çok ama çok zor fakat evladını eline aldığın zaman o çektiğin acıların zerresini bile aklına getirmiyorsun. O yediğin iğneler dahil hiçbir şey aklına gelmiyor. Yaşadığın günler, yaşadığın zorlukların hiçbiri aklına gelmiyor” diye konuştu.

    “TÜP BEBEKTE ÖNEMLİ OLAN HASTA İLE EKİBİN UYUMUDUR”

    Acıbadem Eskişehir Hastanesi’nde görev yapan Kadın Hastalıkları ve Üreme Sağlığı Uzmanı Tüp Bebek Merkezi Sorumlusu Dr. Ahmet Fatih Öğüç ise, tüp bebek ve tadavi sürecinden bahsetti. Tüp bebekte önemli olan şeyin güncel ve kişiye özel olan tedaviler olduğunu kaydeden Dr. Fatih Öğüç, “Biz de bu yola çıkarken Allah’ın izniyle Rahime Hanım’a onun bünyesine en uygun tedavinin en uygun şekilde, en uygun embriyo ile en iyi rahim iç dokusunu hazırlayarak başardık. Burada önemli olan şey ekibin hastayla uyumudur. Hastanın ve ekibin bir uyum içinde kendisinin daha önceki tedavileriyle birlikte önemli olan hikayenin tam olarak algılanıp, bundan sonra hangi yolla başarılacağına dair konsantre olmuş bir şekilde özelleşmiş bir tedavi uygulamak. Pek çok yeni ve özel tedavi yolu var ama bunların hiçbiri tek başına başarı için yeterli değil. Önemli olan hastaya uygun, hastaya özel tedavi yöntemlerinin seçilmesidir” şeklinde konuştu.