Etiket: Hasreti

  • Edirne’de ’Sıla’ hasreti sona erdi

    Türk pop müziğinin güçlü isimlerinden Sıla Gençoğlu, Beşiktaş Vodafone Arena’daki terör saldırısı sonrası 10 gün ertelediği Edirne konserini gerçekleştirdi.

    Edirne’de özel bir gece kulübünde sahne alan güzel yıldız Sıla, konserine gelen binlerce hayranına unutulmaz bir gece yaşattı. Çoğunluğu üniversitelilerden oluşan Sıla hayranları, şarkıcının şarkılarına eşlik etti. İstanbul Beşiktaş Vodafone Arena’daki terör saldırısı sonrası 14 Aralık 2016 tarihinde gerçekleştirmeyi planladığı Edirne konserini 10 gün erteleyen sevilen şarkıcı, yaklaşık 2 saat sahne aldı. İki bölümden oluşan konserinde siyah renkleri tercih ettiği iki farklı kostümle sahnede kalan başarılı popçu, ‘Sevişmeden Uyumayalım’, ‘Acısa da Öldürmez’, ‘Kafa’, ‘Boş Yere’ ve ‘Vaziyetler’ şarkıları gibi Türkiye’de liste başı olmuş pek çok hit şarkısını seslendirdi.

    İstanbul Yenikapı’daki ‘Demokrasi ve Şehitler Mitingi’ sonrası ‘şov’ sözünü kullandığı için sosyal medyada adeta linç edilen Sıla’nın başta İstanbul Harbiye olmak üzere Türkiye’nin birçok noktasındaki konserleri iptal edilmişti.

  • 75 kilo verince bebek hasreti sona erdi

    31 yaşındaki Nagihan Dirican, robotik cerrahi ile obezite ameliyatı sonrası 75 kilo vererek yıllardır istediği bebek hayaline kavuştu. Ameliyattan 16 ay sonra gittiği doktor kontrolünde 2 aylık hamile olduğunu öğrenen Dirican’ın 8 yıllık bebek hasreti sona erdi.

    Yıllardır obezite ile mücadele eden Nagihan Dirican, robotik cerrahi ile obezite ameliyatının ardından 138 kilodan 63 kilograma düştü. 31 yaşındaki genç kadın 75 kilo verince 8 yıllık bebek hasreti de sona erdi. 8 yıl boyunca defalarca tüp bebek tedavisi uygulanan Dirican, ameliyattan 16 ay sonra doktora gittiğinde 2 aylık hamile olduğunu öğrendi. Aldığı haber karşısında büyük şaşkınlık yaşayan Dirican, hem sağlığına kavuştu hem de annelik sevinci yaşadı.

    Başvurduğu doktorların kilo problemi nedeniyle hamile kalamadığını söylediğini belirten Nagihan Dirican,”Evlendiğimde 56 kiloydum. Hamile kaldım ve doğum yaptığımda 98 kiloya kadar ulaşmıştım. Daha sonrasında da giderek kilo almaya başladım. 138 kiloya kadar ulaştım. Defalarca diyet yapmama rağmen 5-6 kilo dışında kilo veremiyordum. Üstelik diyet sonrası daha fazla kilo alıyordum. İlk çocuğum 10 yaşına basmıştı, ikinci bebeği istiyordum ama hamile kalamıyordum. 8 yıl bebeğim olmasını bekledim. Başvurduğum doktorlar kilodan dolayı olmadığını söylüyordu.Tek çaremin obezite ameliyatı olduğunu düşündüm. Ameliyat sayesinde tam 75 kilo verdim. Asıl sürprizi ise ameliyattan 16 ay sonra başvurduğum doktorum 2 aylık hamilesiniz deyince yaşadım’’ dedi.

    Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdulkadir Bedirli, Nagihan Dirican’ın kendilerine başvurduğunda aşırı kilosundan dolayı ikinci bebeği istemelerine rağmen hamile kalamamaktan yakındığını söyledi. Bedirli, ”Yapılan tetkiklerinde yumurtalıklarda yağlanma ve çok sayıda kist tespit edilen hastaya çocuk sahibi olmak için tüp bebek girişiminde bulunulmuş. Aşırı kilolu olduğu dönemde mevcut olan adet düzensizlikleri vardı, obezite ameliyatından 4-5 ay sonra ortadan kalktı. İkinci çocuğu olması ile ilgili hiç umudu kalmayan Nagihan Dirican 5 aylık hamile. Hastaya robotik cerrahi ile gastrik bypass ameliyatı yapıldı. Hastanın vücut kitle indeksine göre daha uygun ameliyatın gastrik bypass olduğunu anlattım. Ameliyatın nasıl yapıldığını, etki mekanizmalarını detaylı olarak izah ettim. Görüşme sonrası ameliyatı kabul eden hastanın ameliyat öncesi hazırlıkları tamamlandı. Hastaya Şubat 2015’de gastrik bypass ameliyatı yaptık. Ameliyattan sonraki altıncı ayda 63 kiloya inen hasta, bu sürede 75 kilo verdi” dedi.

    “Robotik cerrahi obezite ameliyatlarında dönüm noktası oldu”

    Prof. Dr. Abdulkadir Bedirli, günümüz için morbid obezitenin uzun dönemli tedavisinde cerrahi yöntemlerin en etkili yaklaşımlar olduğunu ifade etti. Bedirli, “Bu nedenle diyet ve egzersiz yöntemleriyle kilo vermede başarısız olan ve vücut kitle indeksi 40’dan fazla olan hastalara obezite ameliyatları uygulamaktayız. Robotik cerrahinin sunmuş olduğu ileri teknoloji sayesinde yapılan ameliyatların sonuçlarının dikkat çekici olduğunu görüyoruz. Robotik cerrahide kullanmakta olduğumuz robotik kollar, bilek kontrollü, ergonomik ve titremeyi ortadan kaldırmakta, cerraha hareket özgürlüğü sağlamaktadır. Üç boyutlu robotik kamera derinlik hissi kaybını önleyerek ve daha fazla büyütme sağlayarak, cerraha ellerinin hastanın vücudunun içerisinde duygusu uyandırıyor. Robotik obezite ameliyatlarında robot kontrollü zımba makineleri önemli bir teknolojik gelişmedir” ifadelerini kullandı.

  • 77 yıllık hastane hasreti bitiyor

    Kastamonuluların 77 yıllık yeni hastane hasreti sona eriyor. Batı Karadeniz’in en büyük hastanesi olacak olan 400 yataklı yeni devlet hastanesinin açılması için artık gün sayılıyor.

    Sağlık Bakanlığı ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından 2014 yılında 102 milyon liraya ihale edilerek temeli atılan 400 yataklı yeni devlet hastanesi 23 ay gibi kısa bir sürede tamamlandı. Açılışı için gün sayılan 520 yatak kapasitesine sahip yeni devlet hastanesi açıldığında Batı Karadeniz’in en büyük hastanesi olma özelliği de taşıyor olacak. Hastanenin açılışı için hazırlıklara başlandı. Açılışın ise Ilgaz 15 Temmuz İstiklal Tüneli ile birlikte Ocak ayı içerisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım’ın katılımıyla yapılması planlanıyor.

    Mevcut konumu itibariyle 528 yatak, arttırıldığında ise 768 yatak kapasitesine sahip olan yeni devlet hastanesi kompleksi 20 bin 823 metrekare alan üzerine kuruldu. Açık ve kapalı olmak üzere toplam 863 araç kapasiteli otoparkının yer alacağı yeni sağlık kompleksinde Onkoloji Tedavi Merkezi, Anjiyografi Merkezi, Radyoterapi Merkezi, Doğum Odaları ile 125 poliklinik odası, 16 yataklı klinik, 7 acil polikliniği ile toplam 52 acil yatak kapasitesine sahip bulunuyor. Ayrıca yeni sağlık kompleksinde 12 ameliyathane salonu, 27 yataklı genel yoğun bakım, 9 yataklı koroner yoğun bakım, 9 yataklı KVC yoğun bakım, 9 yataklı çocuk yoğun bakım, 16 yataklı yeni doğan yoğun bakım ünitesi, 18 yatak kapasiteli diyaliz ünitesi, 1 MRI, 8 röntgen, 3 tomografi, 2 mamografi ve 12 ultrason odası yer alıyor.

    Yeni devlet hastanesinin yapım çalışmalarını yerinde inceleyen ve yeni hastane binasını gezen AK Parti Kastamonu Merkez İlçe Başkanı Ahmet Namlı ve Yönetim Kurulu Üyeleri, son teknoloji ile donatılan ve her türlü güvenliğin üst seviyede tutulduğu yeni hastanenin 102 milyon TL’ye ihale edildiğini fakat tefrişat ve tıbbi cihaz alımları ile birlikte yatırımın 150 milyon TL’ye mal olduğunu söyledi.

    “Kastamonu Tıp Fakültesinin çözümü için de çalışmalarımız sürüyor”

    Yetkililerden yeni hastane hakkında detaylı bilgiler alan Ahmet Namlı, Kastamonu’da yeni açılan anjiyo ünitesinde şu ana kadar 98 anjiyonun yapıldığını belirterek, bunun dışında 20 kişiye de stent takıldığını kaydetti.

    Yıllardan beri Kastamonu’nun en büyük yarası haline gelen sağlık konusundaki sıkıntıların ve dertlerin açılacak yeni hastane ile çözüm bulacağına inandıklarını ifade eden Namlı, “Bu sorunları büyük bir ölçüde çözecek devlet hastanemizi ziyaret ederek gezdik. Büyük ihtimalle 1,5 ay içerisinde açılacak inşallah. Bu hastanemiz Batı Karadeniz bölgesinin en büyük hastanesidir yatak olarak. 260 odada ikişer yataklı olarak 520 yatak kapasitesine sahiptir. Ancak 400 yataklı olarak hizmete açılacak. 45 tane yoğun bakım ünitesi ve 18 tane de diyaliz makinesi bulunmaktadır. Devasa bir hastanemiz oldu. Hastanemizin bütün odalarını gezdik. Yatak odaları ve hasta odaları 5 yıldızlı otel odalarını aratmıyor” dedi.

    İnsanların bu tür yatırımları görünce gerçekten gururlandığını belirten Namlı, “Çünkü hastanenin içerisinde geziyorsunuz her tarafı mis gibi, her tarafı tertemiz. İnşallah bu hastanemiz bitince bizim ihtiyacımız olan sağlık sorununu çözüyor ama ilerleyen yıllarda önümüze çıkacak olan sağlık sorununu halledebilmemiz için Kastamonu Tıp Fakültesini de yeni devlet hastanemizle afiliasyon edilerek faaliyete geçmesi konusunda elimizden geleni yapacağız. Bu saatten sonra artık yeni hedefimiz budur. Bu konudaki çalışmalara da başladık inşallah. Kastamonu Tıp Fakültesini de çözüme kavuşturup iki hastaneyi birlikte çalıştırınca Kastamonu’nun artık sağlık sorunu diye bir şeyi kalmayacaktır. Hatta Kastamonu, bölgenin tekrar sağlık merkezi haline gelecek inşallah” diye konuştu.

    Kastamonu’da diğer illere sevk konusunda çok fazla şikayetler aldıklarını ifade eden Namlı, “Bu hastane olmadan önce sağlık hizmetlerimiz dahil 2002 yılı öncesiyle kıyaslanamaz bile. 2002 yılı öncesinde sigorta devlet hastanesi ayrı, memur ayrı, Bağ-Kur ayrı, eczanelerden ilaç alamama gibi konular vardı. Biz bunları artık unuttuk. Bizim en fazla Kastamonu’da sıkıntımız başka illere sevk olayı vardı. Yani hastalarımız diğer illere sevk konusunda çok fazla şikayet alıyorduk. İnşallah yoğun bakım ünitelerinin artmasıyla birlikte bu konuda da bir sıkıntımız kalmayacak. Bundan sonra inşallah yeni hastanede kalp ameliyatları dahi yapılabilecek. Yeni hastaneye nitelikli doktorlarımızın, nitelikli sağlık personelimizin gelmesi gerekiyor. Yeni hedefimiz bu inşallah, bunun için uğraşıyoruz. Bu personeller yeni hastaneye yeterli geldiği sürece burada kanser tedavisinden tutunda her türlü sağlık hizmeti verilebilecek. Yani hastalarımızın Ankara’ya veya büyük şehirlere gitmek için hiçbir sebepleri kalmayacak” şeklinde konuştu.

    “Bundan sonra artık sağlıkta göç verirken, göç alan il haline geleceğiz inşallah”

    Kastamonu’nun yeni hastane açıldıktan sonra artık sağlıkta göç veren bir il değil de, göç alan bir il haline geleceğini vurgulayan Namlı, “Şu anda bizim devlet hastanemiz iki bölümde hizmet veriyor. Birisi kadın ve çocuk hastanesi olarak kullanıyor, diğeri de devlet hastanesi hizmeti veriyor. Bunlar yaklaşık 55-60 yıllık hastaneler oluyor. Bu daracık hastanelerde hizmet vermeye çalışıyoruz. Şimdi yeni hastanenin acil binasını gezdik, mevcut hastanelerinin kapasitesi kadar neredeyse” ifadelerini kullandı.

    Namlı, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Ayrıca özel hastanelerin yeni devlet hastanesiyle rekabet edebilmesi için kendilerini üst düzeye çıkarmaları gerecek. Bu şekilde özel hastaneler yeni devlet hastanemizle rekabet edemezler. Yeni devlet hastanemiz özel hastaneyi aratmıyor zaten.”

    “Yeni hastanemizle hastalarımızın mağduriyetini büyük ölçüde gidereceğiz”

    Türkiye Kamu Hastaneler Birliği Tıbbi Hizmetler Başkanı Uzm. Dr. Özgür Yılmaz ise yeni devlet hastanesinin Kastamonu için büyük bir yatırım olduğuna dikkat çekerek, şunları kaydetti:

    “Allah devletimize zeval vermesin, başta Sağlık Bakanlığı’ndaki büyüklerimiz olmak üzere ildeki büyüklerimiz çok büyük emekler verdiler. Bir ülkenin, bir ilin gelişmişlik ölçütü kanımca sağlık ve ulaşımdır. Yapımı devam eden ve bitmek üzere olan Ilgaz Tüneliyle inşallah eş zamanlı olarak açılması birazda manidar oldu. Kastamonu, bu sayede ulaşım sorununu çözmüş olacak. Sağlık sorununu da çok büyük ölçüde halletmiş olacak. Eski hastanemiz 1939 yılından kalma bir hastaneydi. Şimdiye kadar hep hekim ve idareci özverisiyle yürüyordu. Hasta mağduriyeti hekim kaynaklı olmasa bile hastanenin eski olmasından kaynaklı karşımıza şikayetler geliyordu. Yeni hastanemiz ile birlikte nitelikli hekim hizmetiyle birlikte bu mağduriyetin çok büyük ölçüde giderileceğine inanıyoruz biz. Hastanenin fiziki imkanlarına uygun nitelikli düzgün cihazları alma hedefi içerisindeyiz. Çok büyük bir kısmını da tamamladık, bir kısmı da gelmek üzere ihale aşamasında. İnşallah fiziki imkanlarına uygun ve yakışan cihazları da temin edince sağ salim hastaneyi Kastamonu halkına ve hekimlerine teslim edeceğiz inşallah.”

  • TİKA desteğiyle 72 yıl sonra giderilen vatan hasreti

    Gürcistan’ın Ahıska Bölgesi’nden Orta Asya’ya sürgün edilen Ahıskalı Türkler, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA)’nın desteğiyle 72 yıl aradan sonra vatan toprağını ziyaret etti.

    TİKA’nın desteği ve Ahıska Türkleri Vatan Cemiyeti işbirliğinde Azerbaycan’da yaşayan ve geri dönüş statüsü kazanmış olan 61 Ahıska Türkü Ahıska bölgesini ziyarette bulundu. Ahıska Türklerinin tekrar Ahıska bölgesine yerleştirilmesi amacıyla TİKA tarafından desteklenen ziyaretler farklı ülkelerde yaşayan Ahıskalıların hızlı ve güçlü bir biçimde Gürcistan’a entegrasyonuna katkı sağlarken, geri dönüş öncesinde yapılacak hazırlık çalışmalarını da imkan sağlıyor. Gerçekleştirilen bu ziyaretin ardından 2016 yılının sonuna kadar Azerbaycan’dan 10 ailenin daha Ahıska’ya geri dönüşü sağlanmış olacak. Ayrıca TİKA tarafından göç edenlerin hızla uyum sağlamasında önemli rol üstlenecek Ahıskalı gençlerin Gürcistan’da yükseköğrenim almaları sağlanıyor. Bu kapsamda TİKA tarafından geçtiğimiz yıl 30 Ahıskalı öğrenciye destek olunurken, bu sene Gürcistan’ın Samskhhe-Javakheti Devlet Üniversitesinde okumaya hak kazanan 24 öğrenciye de destek sağlanıyor.

    Gezi esnasında terk edilmiş evlerini ve atalarının mezarlarını ziyaret eden Ahıskalılar, duygusal anlar yaşadı. Program çerçevesinde heyet, Ahıskalı Türklerin sembolü haline gelen Ahıska (Rabaty) kalesinin yanı sıra Ahıska müzesi ve Ahmediye Camisini de ziyaret etti. Ziyaret kapsamında 72 yıl önce ata topraklarından bir gecede ansızın sürgüne maruz bırakılan ve sürgün zamanı zor koşullarda yaşamlarını yitiren Ahıskalıların ruhlarına Kuran-ı Kerim okundu, dualar edildi.

  • Şehit çocuğunun baba hasreti futbol maçıyla giderildi

    Van’da, bölücü terör örgütü PKK’nın kurduğu pusu sonucu 2004 yılında şehit olan Kıdemli Uzman Çavuş Ali Bezik’in oğlu Berker Bezik’in baba özlemi artınca, valilik ve jandarma; şehit yakınları, polis ve askerlerin de katıldığı sürpriz bir futbol maçı düzenledi.

    Van’ın Gürpınar ilçesine bağlı Yalınca mevkisinde 28 Haziran 2004 tarihinde bölücü terör örgütü PKK tarafından kurulan mayınlı pusunun ardından açılan çapraz ateş sonucu boynu ve kalbinden vurularak şehit olan Kıdemli Uzman Çavuş Ali Bezik (34), geride eşi Nilgün Bezik, 14 aylık oğlu Berker Bezik ve 7 yaşındaki kızı Batın Bezik’i bıraktı.

    Şehidin eşi bir süre sonra Adana İl Jandarma Komutanlığı’nda işe başlarken, şehidin kızı ise üniversite sınavında psikoloji bölümünü kazandı. Babası şehit olduğunda 14 aylık olan Berker Bezik ise şimdi 12 yaşında. Berker, babasını hiç hatırlamıyor ancak annesi oğlunu eşinin hatıralarıyla büyüttüğü için Berker Bezik babası hiç şehit olmamış gibi onu tanıyor. Ancak buna rağmen Berker Bezik son zamanlarda babasını çok özlediğinden içine kapanınca, anne Bezik bu durumdan oğlunu kurtarmak için çocuğunun yaşadıklarını Adana Valisi Mahmut Demirtaş ve il jandarma komutanıyla paylaştı. Vali Demirtaş, çocuğun içine kapanmaması için bir etkinlik düzenlenmesini istedi. Bunun üzerine jandarma ve polis baş başa verip şehit yakınlarıyla, asker ve polislerin birlikte olacağı bir futbol maçı organize etti. Bu organizasyondan Berker Bezik’e de haber verilmedi. Maç günü geldiğinde anne Bezik oğluna halı sahaya gideceklerini söyleyerek maç yapılacak yere getirdi. Berker Bezik, asker, polis ve şehit yakınlarını görünce çok sevindi. Şehit yakınları bir tarafta, asker ve polisler karşı tarafta maç yaptılar. Maçın başlama vuruşunu da Vali Demirtaş yaptı.

    Demirtaş, şehit ailelerinin her zaman yanında olduklarını, onlarla sosyal aktivitelere katılarak çocuklara babalarının yokluğunu hissettirmemeye çalıştıklarını söyledi. Anne Bezik ise oğlunun son zamanlarda babasının yokluğundan kaynaklı durgunluğu olduğunu, bu nedenle konuyu komutana aktardığını, onların da bir futbol maçı yaparak Berker’in durgunluğunun önüne geçmeye karar verdiklerini söyledi. Bezik, Berker için yapılan maçın onun için çok iyi olduğunu, kendisine büyük bir sürpriz olduğunu ifade etti.

    Berker Bezik ise kendisi için futbol maçı düzenlendiğini, böyle büyük bir organizasyon beklemediğini, küçük bir maç olacağını sandığını ancak herkesin burada olmasından çok mutlu olduğunu, babasının yokluğunu hissettirmediklerini kaydetti.

    20’şer dakikadan oynanan maçın sonucu ise 3-3 berabere bitti.