Etiket: Hasret

  • Ünlü sanatçı Tatlıses Bursa’da kızıyla hasret giderdi

    Ünlü sanatçı İbrahim Tatlıses, eski eşi Ayşegül Yıldız ve kızı Elif Ada’yı görmek için Bursa’ya geldi. Bir mekanda eski eşi ve kızıyla yemek yiyen Tatlıses, hasret giderdi.

    Bursa Hakimiyet Gazetesi’nin haberine göre, ünlü sanatçı İbrahim Tatlıses, kızıyla hasret gidermek için Bursa’ya geldi. Bir köftecide eski eşi Ayşegül Yıldız ve kızı Elif Ada ile yemek yiyen Tatlıses, özlem giderdi. Ortaya renkli görüntülerin çıktığı buluşmada Tatlıses, kızını doyasıya sevdi. İbrahim Tatlıses’in mekandan ayrılmasından sonra sorulara cevap veren Yıldız, ünlü sanatçının Bursa’ya özel bir sebepten dolayı gelmediğini, yalnızca kızı Elif Ada’yı özlediği için bir araya geldiklerini dile getirdi. Yıldız, ünlü türkücüye arabasına kadar eşlik edip İstanbul’a uğurladı.

  • Hacılar Mescid-i Nebevi’de hasret gideriyor

    Hacı olan müslümanlar, Medine’ye geçerek Peygamber Efendimiz’in kabrini ziyaret ediyor.

    Bayramın 3. gününden itibaren Türk hacılarının Medine’ye nakilleri başladı. Otobüslerle 5 saatlik bir yolculuktan sonra kutlu belde Medine’ye gelen hacılar ilk andan itibaren namazlarını Mescid-i Nebevi’de kılıyorlar. Mescid’in en güzel yeri ise Cennet Bahçesi denilen, Peygamberimizin minberi ile kabrinin arasındaki alan oluyor. Hacılar, bu alana girmek için yarım saat sabırla sıra bekliyorlar. Yaklaşık 200 kişinin aynı anda namaz kılabildiği Cennet Bahçesinde 5-10 dakika ibadetlerini yapmalarına müsaade edilen misafirler daha sonra Efendimizin Kabrinin hemen önünden ziyaretlerini yaparak dışarı çıkıyorlar.

    Çok yüksek duygular yaşayarak salavatlar ile ziyarete giren hacılar, Efendimize gönderilen selamları arz ediyorlar. Hatimlerin, tehlillerin, tesbihatın duaları yine Mescid’i Nebevi’de yapılıyor. Türkiye’den gelen hacılar ise ülkemizin birliği, ordumuzun sınır ötesindeki muzafferiyetleri için dualar ediyor. Selamlama için Haremeyn’e büyük hizmetleri olan Sultan Abdülmecit Han’ın tuğrasının da bulunduğu selamlama kapısından giren hacılar, hiç vakit kaybetmeden direk ziyaretlerini yaparak mescitten ayrılabiliyorlar.

    Ziyaretten sonra duygu yüklü olarak Mescid-i Nebevi’den çıkan hacılar, vaktin durumuna göre, Cennet’ül Baki, Uhut Şehitliği veya Küba Mescidlerini de ziyarete gidiyorlar. Türk hacıları Balkanlar’dan Medine’ye kadar gelen Sultan Abdülhamit Han’ın yaptırdığı tren hattını ve Medine İstasyonu’na da geziyorlar. Dedelerinin Balkanlar ve İstanbul’dan bir haftada tren ile kutsal mekanlara geldiğini ifade eden Türk hacılar, günümüzde benzer bir hızlı tren hattının da Türkiye-Suudi Arabistan işbirliği ile yeniden tesis edilmesini bekliyorlar.

    Peygamberimizin sünneti olan hacdan sonra mescitte 40 vakit namazı tamamlamaya gayret eden hacı adayları son yıllarda Hac ziyaretinde Medine programının 5 günün altında kalmasına sitem ediyorlar. Sünnet olan 40 vakti tamamlamak isteyen Türk hacılar Diyanet’in hac programında bu talebin dikkate alınmasını istiyorlar.

  • 85 yıllık hasret bitti

    Gaziantep’in Nizip ilçesi sınırlarındaki Zeugma Antik Kenti’nde 1931’de bulunan ve müze olmadığı için Adana’ya gönderilen “Romani Bambino” adlı heykel, 85 yıl sonra evine getirildi.

    Romani Bambino heykelinin Gaziantep’e getirildiği müjdesini Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin verdi. Şahin, 85 yıllık hasretin sona erdiğini, Banbino heykelinin Arkeoloji Müzesi’ndeki yerini aldığını söyledi. 85 yıllık hasretin sona erdiğini belirten Şahin, “Şehrimize bayram hediyesi geldi. Bu şehirde 5 antik kent var. Bütün medeniyetlerin en güçlü dönemi bu bölgede yaşanmış. Eserler bakımından şuanda dünyanın en iyi arkeoloji alt yapısı olan bir bölgenin, Fırat’ın evlatlarıyız. Fırat demek, Zeugma demektir. Zeugma 1931 yılında müzemiz olmadığından dolayı Romani Bambino dediğimiz, elinde fıstık salkımı olan çocuğumuzun heykeli Adana’ya gönderilmişti” dedi.

    Gaziantep Büyükşehir Fatma Şahin’in girişimi, Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı’nın talimatıyla Zeugma Müze Müdürü Tenzile Uysal Adana’ya giderek, Romani Bambino heykelini özel eskort eşliğinde Gaziantep’e getirdi. Bakan Avcı’ya teşekkür eden Fatma Şahin, “Sayın Bakanımızı aradığımızda, ’Fıstığın memleketi burası, fıstığın heykeli Adana’da duruyor. Fıstık toplayan çocuk, fıstık memleketine aittir. Memleketine geri getirelim. Bu özlemi bitirelim, halkımız bizden talep ediyor’ dedik. Kendisi de talimat verdi. Müzeler Genel Müdürlüğü ve Müze Müdürümüz elden takip etti. Türkiye’nin en hızlı bir şekilde süreç tamamlandı. 3 günde çalışmasını yaptık. Çok hızlı bir şekilde Adana, Ankara, Gaziantep hattında bürokratik işlemler yapıldı, talimatlar verildi. Müze müdürümüz ve çalışanları dün sabah Adana’ya gitti ve Bambino’yu memleketine getirdiler” dedi.

    “Bayram hediyesi oldu”

    Kurban Bayramı öncesinde heykelin Gaziantep’e geri getirilmesini bayram hediyesi olarak değerlendiren Başkan Şahin, “Memleketimize hayırlı uğurlu olsun, Gaziantepimize hayırlı uğurlu olsun. Bilenlerin, görenlerin ’muhteşem’ dediği Zeugma’nın Çingene gözlü kızımızın o üç boyutlu bakışına yeni bir bakış geldi. Çok mutluyuz, çok keyifliyiz, bizim için bayram hediyesi oldu” ifadelerini kullandı.

    Heykelin fotoğrafını da kamuoyu ile paylaşan Şahin, heykelde elinde fıstık salkımı ve kuş tutan bir çocuğun tasvir edildiğini söyledi. Şahin, “Bir elinde fıstık salkımı var, öbür elinde bir kuş var. Bambino’nun alt kısmında ise erken elveda yazıyor. 85 yıllık hasretimiz var. Çocuğumuz 85 yıl sonra ana vatanına döndü. Arkeoloji Enstitüsü’nü kuran, 5 antik kentteki arkeolojik eserleri takip eden bir anlayışla devam edeceğiz. Neden bu şehre gelinmesi gerektiğini, arkeoloji ve gastronominin bütün alt yapısını oluşturup, zenginliğini ortaya çıkarmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

    Şahin, heykeldeki çocuğun elinde bulunan kuşun türü ile ilgili ise, “Kuş çeşidi o dönemde yaşayan çeşitlerden keklik ya da güvercin olabilir. Bunu uzmanlar belirleyecek” dedi.

    İmitasyonu fıstık parkında sergilenecek

    Şahin, heykelin imitasyonu da yapılarak, kentteki fıstık parkı içerisinde sergileneceğini söyledi. Fıstık festivali ile heykelin tanıtılacağını belirten Şahin, “Fıstık parkı için benzerini üreterek, fıstık parkında sergileyeceğiz. Heykeltraşlarımızla konuştuk. Bir imitasyonunu yaptıracağız. Çalışmalara başladılar. Fıstık festivalimizde bu çalışmanın tanıtımını yapacağız. Muhteşem bir eser, Roma dönemine ait, Zeugma dönemine ait” diye konuştu.

  • GAÜ’nün 2004 yılı mezunları, okulları ile hasret giderdi

    Girne Amerikan Üniversitesi’nin (GAÜ); 2003-2004 akademik yılında tamamladıkları eğitim hayatları ile Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun olmuş öğrencilerinden oluşan bir kafile, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne gelerek GAÜ Kampüsü’nde ziyaretlerde bulundu.

    Girne Amerikan Üniversitesi Rektörlüğü’nden verilen bilgiye göre, aralarında Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Karaöz’ün de bulunduğu ve kafile başkanlığını yine mezunlar adına Erdal Cura’nın yaptığı grup, yeniden GAÜ Kampüsü’nde bulunmanın ve bir arada olabilmenin mutluluğunu yaşadılar.

    12 yıl aradan sonra, GAÜ Kampüsü’nde yine aynı heyecan

    Girne Amerikan Üniversitesi Rektörlük Binası’nda, Mütevelli Heyeti Başkanı Memduh Erdal, Rektör Prof. Dr. Kutsal Öztürk ile diğer ilgililer tarafından karşılanan kafileye, öğrencilik yıllarında ‘hocaları’ olarak yanlarında olan, GAÜ Eğitim Fakültesi Türkçe Öğretmenliği Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Gürdal Cihangir’in de katılması büyük sevinç oluşturdu.

    GAÜ’nün Kıbrıs Adası’nda üstlendiği 30 yıllık yüksek eğitim misyonunun en önemli bölümünü oluşturan ve sayıları binler ile ifade edilen mezunlarının sembolik bir bölümünü temsil eden kafileyi, GAÜ Kampüsü’nde ve Rektör olarak karşılamaktan duyduğu mutluluğu ifade eden Prof. Dr. Kutsal Öztürk, “2004 yılı Türk Dili ve Edebiyatı mezunlarımızı, GAÜ büyük ailemizin içerisinde, kendi aileleri ile birlikte görmekten ve onları okullarında yeniden ağırlamaktan son derece memnunuz. Öğrencilerimize, mezunlarımıza kariyer gelişim programları çerçevesinde, her zaman sahip çıktık, çıkacağız. Asli varlığımız olan küresel üniversitemiz ile kendi işletmelerimiz ile işbirliği içerisinde sadece Türkiye değil, tüm dünyada öğrencilerimize ve mezunlarımıza sonsuz destek olmaya çalışıyoruz. Mezunlarımızın kariyer hedeflerini dinlemek ve gerçekleştirdiklerini dinlemekten de son derece mutluluk duyduğumuzu ifade etmek istiyorum” dedi.

    2003-2004 eğitim ve öğretim yılının bir grup mezunundan oluşan; Avrupa ile Türkiye’nin çeşitli bölge ve şehirlerinde yaşamlarını sürdüren eski öğrenciler, öğrencilik günlerini geçirdikleri mekan ve alanları yeniden görebilmenin derin heyecanı içerisinde olduklarını belirterek, yaşamlarının en güzel dönemlerinden birini geçirdikleri GAÜ Kampüsü’nde olmaktan duydukları mutluluğu dile getirdiler.

    Ziyaret sırasında, 2003-2004 yılında ‘GAÜ Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden Mezunlar Adına’ hazırlanmış plaket; ziyaret esnasında yurtdışında olması nedeniyle programa katılamayan, GAÜ Kurucu Rektörü ve Yöneticiler Kurulu Başkanı Serhat Akpınar’a iletilmek üzere, GAÜ Mütevelli Heyeti Başkanı Memduh Erdal’a takdim edildi.

  • Fındık üreticisi fındığa hasret

    Karadeniz’de 1 Ağustos itibariyle 2016 yılı fındık hasadı için bahçeye giren üretici rekoltede hayal kırıklığı yaşadı.

    Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından açıklanan fındıkta 468 bin ton rekoltenin çok daha altında bir rekolte beklendiğini belirterek, “Fındık üreticisi büyük bir ürün kaybıyla karşı karşıya. Geçen yıla oranla 10’da bir oranında ürün bulunuyor” dedi.

    1 Ağustos’tan itibaren hasada başlayan üreticilerin bahçede fındık arar olduğunu kaydeden Karan, “Üretici soğlama yapar gibi fındık toplamaya çalışıyor. Fındıkta hasat çok kısa sürdü, çuvala giren fındık emek dahi korumadı. Üreticilerimiz bu yıl fındık olmadığını ifade etmektedir. Çok kötü bir hasat dönemi geçirdiklerini belirten üreticilerimiz, geçen yıl en az bir ton fındık topladıkları bahçelerde bu yıl 100 kilonun altında fındık çıktığını söylemektedir. Haziran ayının sona kadar görülen fındıktan eser kalmadığını aktaran üreticilerimiz, ürünün buharlaşıp kayıp olduğunu, bu yıl harmanların boş kaldığını kaydetmekte. Şu günlerde fındık harmanları dolup taşması gerekirken çimen bağladığını söyleyen üreticilerimiz ‘bu yıl biz fındığa, fındık bize hasret’ diyor” ifadelerini kullandı.

    “Olmayan fındıkta fiyat beklentisi büyük”

    Birçok üreticinin erkenden hasadını tamamlayarak olan fındığını çuvalladığını vurgulayan Karan, “Pazara bir kilo fındık inmiyor. Fındıkta bu yıl fiyat beklentisi çok büyük. Şu anda 12 lira civarında işlem gören fındık fiyatına kimse kulak dahi vermek istemiyor. Üretici bu fiyatı beğenmiyor. Şimdiden telaffuz edilen rakamlar oldukça yüksek diyebiliriz. Üretici bu yıl az olan ürünün iyi bir fiyattan paraya çevirmek istiyor. Zaten başka türlü de maliyetini dahi karşılayacak gibi görünmüyor. Bazı kesimler tarafından fındık fiyatlarının 15 lirayı çok rahat göreceği, bunun üzerindeki rakamları hiç kimsenin kestiremeyeceğini ifade edilmeye başlanıldı. Bu sezon fındık fiyatını üretici kendi belirleyecek çünkü güç onların elinde. Bir kilo fındık altın kadar değerli” şeklinde konuştu.

    “Tekelci firmalar fındık fiyatında baskı oluşturma peşinde”

    Tekelci firmaların fındık manavlarına baskı yaparak fiyatın çıkmasını engellemeye çalıştıklarını belirten Karan, “Ne yaparlarsa yapsınlar, ne kadar baskı kurmaya çalışırlarsa çalışsınlar. Sezon başında dillendirdikleri onlara göre 150 bin ton bize göre yarısı kadar var veya yok olan geçen sezondan stok iki aylık ihtiyaçlarına yetmez. Üretici geçen yıldan boyunu ölçüsünü aldı. Şuna inanıyoruz ki, çok acil ihtiyacı olmayanlar hariç, üreticinin kafasındaki fiyat oluşmadan ne pazara ne bir kilo fındık iner, nede bir kilo fındık emanete bırakılır” diye konuştu

    “Rekolte tespiti Temmuz ayında yapılmalıdır”

    “Bundan sonraki yıllarda rekolte tespit çalışmasının Temmuz ayında yapılması gerekir” diyen Karan, “Mevsimsel değişiklikler ve son birkaç yıldır ürünümüze musallat olan küllenme hastalığı rekolte tespitinde yanılmalara neden olmaktadır. Bu yıl Haziran ayında yapılan rekolte tespitinden örnek verecek olursak, yapılan tespitin ardından fındıkta büyük dökülme meydana geldi. Rekolte tespitinin en sağlıklı bir şekilde yapılması için bundan sonraki yıllarda Temmuz ayını öneriyoruz. Çünkü küllenme hastalığı fındıkta kayıplara yol açmakta ve hastalığa bağlı olarak en fazla dökülme Haziran ayında gözükmektedir” dedi.