Etiket: Hasan

  • Hasan Kalyoncu Üniversiteside Akademik Yıl Açılış Töreni Cumhurbaşkanının Katılımıyla Gerçekleştirildi

    Hasan Kalyoncu Üniversitesi 2015-2016 Eğitim-Öğretim Yılı “Akademik Yıl Açılış Töreni” HKÜ Kongre ve Kültür Merkezi (KKM) binasında gerçekleştirilirken, açılış törenine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan katıldı.

    Hasan Kalyoncu Üniversitesi 2015-2016 Eğitim-Öğretim Yılı Akademik Açılış Töreni, HKÜ Kongre ve Kültür Merkezi (KKM) binasında, T.C. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Eşi Emine Erdoğan, Gaziantep İli Protokol Mensupları, Gaziantep İli Milletvekilleri, Üniversite Mütevelli Heyeti, HKÜ Akademik, İdari Personeli ve HKÜ öğrencilerinin katılımlarıyla gerçekleştirildi.

    Hasan Kalyoncu Üniversitesinde Akademik Yıl Açılış Töreni heyecanı yaşandı. Program kapsamında, HKÜ Kongre ve Kültür Merkezi (KKM) fuaye alanında, Fotoğraf Sergisi (HKÜ Fotoğrafçılık Kulübü) ve Geleceğin Mimarları Sergisinin (HKÜ Mimarlık Kulübü) incelenmesiyle başladı. Açılış Töreni, Saygı Duruşu, İstiklal Marşının okunması ve HKÜ Tanıtım Filmi Gösteriminin ardından, açılış konuşmalarıyla devam etti.

    Açılış Töreni, Saygı Duruşu ve İstiklal Marşının okunmasının ardından, HKÜ Rektörü Prof.Dr. Tamer Yılmaz’ın açılış konuşmasıyla devam etti. Rektör Yılmaz, “Bu coşku dolu programla başlayacağımız 2015–2016 Akademik Yılının Üniversitemiz ve tüm mensupları için hayırlı olmasını diliyor sizleri sevgi ve saygı ile selamlıyorum.

    Üniversiteler, bilimsel düşünce ve araştırmalardan elde ettiği ürünleri ülkesinin ve tüm insanlığın yararına sunan ve bulunduğu bölgeyle bütünleşen kurumlardır.

    Üniversiteye hizmetin ülkeye hizmet olduğunun bilinci içerisinde, tüm iç ve dış paydaşlarımızla beraber bilimsel bir yaklaşımla katma değer sağlayan projeler üretmeyi ve uluslararası üniversitelerle rekabet edebilecek çağdaş bir dünya üniversitesi oluşturmayı amaçlamaktayız. 2008 yılında kurulan HKÜ, 2010 yılında ilk öğrencisini almış ve 2015’in Haziran ayında ilk mezunlarını vermiştir.Üniversitemiz bugün 5 Fakülte, 2 Yüksekokul, 1 Meslek Yüksekokulu ve 22 Bölüm ile eğitim öğretim faaliyetlerine devam etmektedir.Tercih edilme ve doluluk oranlarımız her geçen yıl artmaktadır. Bu yıl itibariyle %99 doluluk oranına ulaşmış bulunuyoruz. Birçok bölümümüz en yüksek puanla öğrenci alan bölümler arasında yer almıştır.

    Üniversitemiz genç ve dinamik bir eğitim kurumudur. Böyle bir eğitim kurumunda çağdaş, demokratik ve katılımcı yönetim geleneğinin oluşturulması ve sorunsuz yürütülmesi için kurumsal bir yönetim sistemine ihtiyaç vardır. Bu bağlamda, kurumsallaşma ve geleceği planlama çerçevesindeki önemli yaklaşımlarımızı sizlerle paylaşmak istiyorum. Öncelikle yenilikçi, girişimci, çözüme odaklı, dinamik, saydam ve katılımcı, çalışanlarını teşvik eden ve ödüllendiren, performansa dayalı adaleti ve tutarlılığı öne alan, her türlü karşı görüş ve eleştiriyi hoşgörü ile karşılayan ve denetime açık bir yönetim anlayışı hedefliyoruz.

    Öğrenci merkezli eğitim-öğretimin dünya standartlarına uygun olarak yapıldığı ve akredite olduğu, kültür, sanat ve spor faaliyetlerinin genişletildiği, eğitim teknolojilerinin tüm olanaklarının kullanıldığı, modern kütüphane ve laboratuvarlara sahip, öğrenciler için uygun barınma, çalışma ve dinlenme mekanlarının sağlandığı bir Eğitim-Öğretim anlayışı hedefliyoruz. Toplumun ve sanayinin problemlerine çözüm getiren, bilim ve teknoloji üreten, ulusal ve uluslararası üniversiteler ile işbirlikleri kuran, sanayi kuruluşlarına yönelik Ar-Ge yapan bir Araştırma-Geliştirme anlayışı hedefliyoruz.Bugüne kadar ve bundan sonra bize destek verecek olan tüm paydaşlarımız, “marka kentin marka üniversitesi” ödülünü sizlerin desteğiyle ve sizler için aldık. Size sonsuz teşekkür ediyorum” dedi.

    HKÜ Mütevelli Heyeti Başkanı Cemal Kalyoncu,“12 Aralık 2008 tarihinde temel atarak ve ilk binaları bitirilerek 2009-2010 yılında eğitim öğretime başladık. Rektörümüzün ve hocalarımızın çabaları ve başarılı öğrencilerin bizi tercih etmeleri ile üniversitemizin doluluk oranı, ilk 20 üniversite içerisinde (taban-tavan puan hesaplarına göre ve İstanbul ve Ankara’daki üniversiteler dahil). Bazı bölümlerde ise ilk 5 üniversite içerisinde yer aldık. Hedefimiz en yakın zamanda her branşta ilk beş içerisinde yer almaktır.

    Öğrenci profiline bakıldığında çok çeşitli bir profile sahip olduğumuz görülecektir. Türkiye’nin 65 ilinden ve 22 farklı ülkeden öğrenci üniversitemizi tercih etmiştir. Bu bize bir bölge üniversitesi olmanın ötesinde uluslararası bir üniversite olma yolunda ilerlediğimizi göstermektedir.

    Özetle üniversitemizin, kurulduğu günden itibaren temel amacı, akademik bilgisi ve mesleki donanımı yüksek, milli birlik şuuruna sahip, değerlerine bağlı bireyler yetiştirmek ve geleceğin Türkiye’sinin şekillenmesine katkı sağlamaktır” dedi.

    HKÜ’DEN CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A FAHRİ DOKTORA UNVANI

    HKÜ Senatosunun 20 Ekim 2015 tarihli ve 9 sayılı kararı ile milli gelirin artırılarak ülke genelinde ekonomik refahın yükseltilmesi, milli gelirden AR-GE’ye daha fazla pay ayrılmasına ve üretimde yerlileştirmeye destek vermesi, üniversite sanayi işbirliğini teşvik ederek sanayinin gelişmesi ve uluslararası düzeyde rekabet avantajı elde etmesine katkı sağlaması, girişimcilik kültürünün geliştirilmesi ve üniversitelerin yaygınlaştırılması yoluyla eğitim ve teknoloji odaklı kalkınmanın ve ekonomik istikrarın sağlanmasına katkıları nedeniyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a İşletme Alanında Fahri Doktora Unvanı verilmesine oy birliği ile karar verildi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Unvanın kendisine takdim edilmesinin ardından, kendisine verilen “Fahri Doktora Ünvanı” için Hasan Kalyoncu Üniversitesi ailesine ve HKÜ Mütevelli heyetine teşekkür etti.

    Yapılan açılış konuşmalarının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, HKÜ’nün faaliyete geçmesinde, öğretim ve bilim camiasına kazandırılmasında emeği geçenleri tebrik ederek, “Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nin, 2015-2016 akademik yılının hayırlı olmasını, öğretim üyelerimiz ve öğrencilerimiz için başarılı geçmesini Rabbim’den niyaz ediyorum” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğrencilere birlik ve beraberlik mesajları vererek, “Tüm öğrenci kardeşlerimi tebrik ediyorum. Çok farklı ve müstesna bir üniversitenin öğrencilerisiniz. Bu üniversitenin kıymetini bilin. İnşallah sizler hocalarınızdan, hocalarınızın da sizlerden gurur duyacağı tabloyu sizler ortaya koyacaksınız, ben buna yürekten inanıyorum. Başarılarınızın artarak devamını diliyorum.Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nin 2015’in Haziran ayında ilk mezunlarını verdiğini memnuniyetle öğrendim. Merhum Hasan Kalyoncu’nun kendi adını taşıyan bu üniversitenin onun hayallerini gerçekleştireceğini biliyorum.Buradaki her öğrencinin yetişmesinin ve varlığının onun amel defterine yazılacağını biliyorum. Üniversitenin kısa sürede ciddi mesafe kat ettiğine şahit oldum. Buna katkı sağlayan, başta Mütevelli Heyet Başkanı Cemal Kalyoncu kardeşim olmaz üzere, evlatlarına ve ailesine şahsım adıma teşekkür ediyorum. Ülkemizde ve özellikle Gaziantep’imizde bir süredir yaşadığımız hadiseler geçmişimiz ve geleceğimiz arasında çok güçlü köprüler kurmamıza neden olacaktır. Buradaki insanların bir ensar sabrı olduğunu biliyorum. Hepinizi alkışlıyorum” şeklinde konuştu.

  • Balıkçıların Kurtardığı Minik Muhammed Hasan Annesine Kavuştu

    Aydın’ın Kuşadası ilçesinden, botla Yunanistan’a geçmeye çalışırken botun batması sonucu denizde kaybolan ve bir saat sonra balıkçılar tarafından ölmek üzereyken kurtarılan 18 aylık minik Muhammed annesi ile tekrar kavuşmasının mutluluğunu yaşıyor.

    Bot batınca oğlu ellerinden kayıp kaybolan anne Lorin Halef, ’’Bu yolda ne kadar çok çocuğun öldüğünü bile bile yola çıktık. Başımıza gelen bu feci olaydan sonra Suriye’de olan eşimin yanına dönüp öleceksek orada ölelim’’ dedi.

    Geçtiğimiz Çarşamba günü, Kuşadası Körfezi Ahmetbeyli-Seferihisar’ın yaklaşık yedi mil açığında, Yunanistan’a 10 kişilik botla 30 kişi geçmeye çalışan Suriyeli mültecilerin botu su alıp batmaya başladı. 30 kişi suya gömüldü. Denizde insanların olduğunu gören balıkçılar ise durumu Sahil Güvenlik ekiplerine bildirirken bir taraftan da denizde olan mültecileri kurtarmaya başladı. Balıkçılar mültecilerin bir kısmını kurtarıp yanına gelen bir diğer balıkçı teknesine mültecilere verip denizde başka bir olup olmadığına bakmak için araştırma başlattı.

    BALIKÇILAR BULDU

    Balıkçılar, olaydan saatler sonra olayın 1.5 mil uzaklıkta bir can yeleği gördü. İlk önce kimse olmadığını sanan balıkçılar, can yeleğinin içinde bir bebek gördü ve hemen tekneye çıkardı. Balıkçılar ilk müdahaleyi yapıp karaya çıkarıp sağlık ekiplerine teslim edildi. Adının Muhammed Hasan olduğu öğrenilen 18 aylık bebek, önce Kuşadası Devlet Hastanesi ardından da İzmir’deki Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan tedavisinin ardından taburcu edildi.

    “ELLERİMDEN KAYIP GİTTİ”

    Botta annesi ile birlikte yolculuk eden ancak botun batması ile annesi Lorin Halef’ten ayrılan minik Muhammed, tedavisin ardından yine kendisi gibi balıkçılar tarafından kurtarılan annesi Lorin Halef’e kavuştu. İzmir’in Konak ilçesi Eşrefpaşa semtinde, akrabaları ile kalan Lorin Halef, yaşadığı felaket sonrası tekrar oğluna kavuşmanın mutluluğunu yaşıyor. İlk defa Yunanistan’a geçmek için bot kullandığını belirten anne Lorin Halef, ‘’Akrabalarımızla birlikte Yunanistan’a geçmek için Kuşadası’ndan bota bindik. 10 kişilik bota, 30 kişi bindirdiler. Yola çıktıktan sonra botun motoru 3 defa arızalandı. Bir süre gittikten sonra bot su almaya başladı. Su aldıkça korktuk, çığlık attık. Oğlum Muhammed benim kucağımdaydı. Denize düşünce ağzıma su geldi. Oğlum ellerinden kayıp gitti. Bende denizde çırpınmaya başladım’’ diye konuştu.

    “ÖLECEKSEK SURİYE’DE ÖLELİM”

    Bir taraftan su yüzeyinde kalmaya çalıştığını bir taraftan da oğlunu aradığını dile getiren Lorin Halef, ’’Bizi botla götüren kaptan beni kurtarıyordu. Bende ‘Önce oğlumu kurtar’ diye bağırdım. Ama beni dinlemedi beni kurtardı. Oğlumu aradık ama bulamadık. Daha sonra balıkçılar ölmek üzereyken buldular. Allah onlardan razı olsun. Çocuğum ölümden döndü. Daha önce bu yola çıkan çoğu çocuğun öldüğünü duydum, ama mecburen bu tehlikeli yolculuğa çıktım. Bir daha Avrupa’ya geçmek için böyle bir tehlikeyi göze almayacağı. Oğlumla birlikte Suriye’de olan eşimin yanına dönmek istiyorum. Eğer öleceksek kendi memleketimizden ölelim’’ dedi.

    MUHAMMED BEBEK SUDAN KORKUYOR ARTIK

    Oğlunun sağlık durumun şimdilik iyi olduğunu belirten anne Lorin Halef; ‘’Oğlum olaydan sonra sudan korkar hale geldi. Banyo yaptıramıyoruz. Her şeyden korkuyor. Ne olacak halimiz bilmiyorum. Biz Suriye’ye dönmek istiyoruz’’ ifadelerini kullandı.

  • Bursa Kent Konseyinde Hasan Çepni Dönemi

    Bursa Kent Konseyi (BKK) Başkanı Semih Pala’nın trafik kazasında vefat etmesinin ardından yapılan BKK olağanüstü genel kurulunda 237 oyun 228’ini alan Hasan Çepni BKK başkanlığa seçildi.

    BKK Başkanı Semih Pala’nın vefatının ardından BKK olağanüstü genel kurulu Merinos AKKM Uludağ Salonu’nda yapıldı. Genel kurul, Semih Pala’nın anlatıldığı sinevizyon gösterisiyle başladı. Hasan Çepni, bir önceki başkan Semih Pala’yı ve eşini rahmetle andıklarını söyledi. Bursa Kent Konseyi’nin bir çatı kuruluşu olduğunu, şehrin yerel parlamentosu olduğunu belirten Çepni, BKK’de herkese ve her kesime söz hakkı verildiğini, yeni dönemde Bursa için hizmete devam edeceklerini ifade etti.

    Büyükşehir Belediyesi’nin destek ve katkılarıyla tüm üyelerin çabalarıyla aynı hizmeti sürdüreceklerini anlatan Çepni, Bursa’nın nasıl daha güzel olacağı konusunda dertlenmeye devam edeceklerini dile getirdi.

    Sevgi Kükrek ise, kendisini tanıtarak tecrübelerini kent konseyi bünyesine taşımak için üyelerden destek istedi.

    Şehmuş Seviş de trafik kazasında hayatını kaybeden Semih Pala ve eşine rahmet diledi. 2011-2014 seneleri arasında BKK Yürütme Kurulu üyeliği yaptığını söyleyen Seviş, bu sürede edindiği bilgi ve tecrübeyle yeni dönem için başkanlığa aday olduğunu belirtti. BKK’nin bir marka haline gelmesinde Semih Pala’nın büyük katkısı olduğunu ifade eden Seviş, Bursa’ya ve Bursalılara daha fazla hizmet etmek amacıyla Kent Konseyi üyelerinden destek istedi.

    Yüksel Ceylan ise, rahmetli Semih Pala’nın Bursa’ya sayılamayacak kadar hizmet ettiğini, kendisini Bursalı olarak minnetle andıklarını söyledi. Ceylan, Hasan Çepni adına başkanlıktan çekildiğini açıklayarak genel kurulun şehre hayırlı olmasını diledi.

    Konuşmaların ardından başkanlık seçimine gidildi. Oylamanın açık usulle yapılmasına oybirliğiyle karar verildiği genel kurulda, 237 oyun 228’ini alan Hasan Çepni BKK Başkanlığı’na seçildi.

    BKK Başkanı Hasan Çepni, gösterilen ilgi ve destekten ötürü tüm katılımcılara teşekkür etti. BKK’de yeni bir dönemin başladığına dikkat çeken Çepni, “Şehrin parlamentosu olan Kent Konseyi’nde farklı görüşler yer bulmaya devam edecek. Faydalı projeler hayata geçirilecek. Tüm katılımcılarla birlikte Bursa’nın dört bir tarafından ışık tutmaya devam edeceğiz. Kardeşlik şehri olan Bursa’ya hep birlikte katkı sunmaya devam edeceğiz. Bu zamana kadar BKK’den desteklerini esirgemeyen Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’ye teşekkür ediyorum. Centilmence yarışan tüm başkan adaylarına da teşekkür ediyorum” dedi.

    Toplantının sonunda dört başkan adayı ve yürütme kurulu üyeleri hatıra fotoğrafı çektirdi.

  • Barış Mitinginde Hayatını Kaybeden Hasan Baykaranın Annesi:

    Ankara’daki barış mitinginde yaşanan patlamada hayatını kaybeden HDP Bursa İl Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Baykara için anma töreni düzenlendi. Anma töreninde konuşan anne Züleyha Baykara, “Her şeye rağmen inadına barış” dedi.

    Ankara’daki patlamada hayatını kaybeden HDP Bursa İl Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Baykara için anma töreni düzenlendi. Yavuzselim Kapalı Pazarı’ndaki anmaya Hasan Baykara’nın annesi, kardeşi, HDP Bursa Milletvekili Asiye Kolçak, HDP yöneticileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Anne Züleyha Baykara, “Oğlum o gün Ankara’ya giderken güzelce süslendi ve öyle çıktı evden. Anne, ben barışa gidiyorum dedi. Oğlum beni de götür dedim ama benim hasta olduğumu söyledi. Arkadaşları onu çok seviyordu. Sürekli türküler söylerdi. Çok neşeli ve şakacı bir insandı. Çok şükür başım dik. Her şeye rağmen inadına barış, barış, barış diyorum” dedi.

    Hasan Baykara’nın kardeşi Resul Baykara, “Orada hayatını kaybedenler ülkenin barışı ve özgürlüğü için ölüme koşa koşa gittiler. Onlar bize öncülük ettiler. Büyük bir acı yaşadım ve kardeşimi kaybettim. Ama yine de barış kazanacak” diye konuştu.

  • Hacı Bektaş Veli Kültür Merkezi Vakfı Genel Başkanı Hasan Meşeli:

    Malatya Hacı Bektaş Veli Kültür Merkezi Vakfı Genel Başkanı Hasan Meşeli, Kerbela olayının bugüne ipucu olduğunu belirterek, “O günün yezidi bugünün IŞİD’i” dedi.

    Malatya’da katıldığı bir televizyon programında Muharrem ayı hakkında konuşan Hasan Meşeli, birlik ve beraberlik çağrısında bulundu. Meşeli, “Hz. Hüseyin’e reva görülen muamele ne kadar haksız ve ne kadar üzücü olursa olsun, Müslümanlar arasında ayrılık ve husumet sebebi olmamalıdır. Zira günümüzde Müslümanların, her zamankinden daha fazla birlik ve beraberliğe ihtiyacı olduğu inkâr edilemez” şeklinde konuştu.

    İslam tarihinin en üzücü olaylarından biri olarak bilinen Kerbela olayına değinen Meşeli, Kerbela’nın yezidini bugünkü IŞİD olarak gösterdi. Meşeli, “O gün Peygamber Efendimiz’in torunu Hz. Hüseyin’in ne suçu vardı? Hüseyin’i şehit eden yezidin uzantısı bugünde var. O günün yezidi bu günün IŞİD’idir. Kim zalimse yezit odur, yalnız IŞİD’de değil aslında. İnsanlığa zulmeden, insanları öldüren katleden işte yezit odur. Kan ve gözyaşı dökmekle insan canına kıymak ile İslam dini yücelmez” diye konuştu.