Etiket: HAS

  • Kendine has yöntemle 29 günde okuma-yazma öğretiyor

    Kendine has yöntemle 29 günde okuma-yazma öğretiyor

    Çorum’un Osmancık ilçesinde sınıf öğretmeni Nuri Kanıtemiz, kendi geliştirdiği yöntemle 29 günde okumayı ve yazmayı öğretiyor.

    Osmancık ilçesinde bir ilkokulda sınıf öğretmenliği yapan Nuri Kanıtemiz, kendi geliştirdiği yöntemle öğrencilerine okuma yazmayı 29 günde öğretiyor. Uyguladığı yöntemle öğrencilerinin 29 günde kalıcı okuma yazma öğrendiklerini belirten Kanıtemiz, 20 yıllık meslek hayatında veli, öğrenci ve öğretmende oluşan kaygıları bu sene birinci sınıfa başlayacak olan kendi çocukları için de duyduklarını belirterek, “29 gün 29 harf, okumayı öğreniyorum” adlı kitabında uyguladığı yöntemi anlattı. Kanıtemiz, “Bir eğitimci ve bir öğrenci velisi olarak çocukların eğitim hayatıyla ilgili birtakım kaygılarımız elbette ki oluyor. Çocukların ne zaman ne kadar sürede okuma ve yazma öğrenebileceklerini ister istemez düşünebiliyoruz. 20 yıllık eğitim hayatımın 10 yılında birinci sınıf öğrencilerini okuttum ve kısa sürede okuma yazma öğrenmelerini sağlayacak yöntemi de o yıllarda geliştirdim. Bu yöntemle şimdiye kadar okuttuğum öğrencilerim kalıcı olarak okuma ve yazmayı 29 günde söktüler. Her ne kadar eğitimci de olsak aynı zamanda bir anne ve babayız, kızlarım da bu dönem birinci sınıfa başlayacaklar. Ağustos ayının başlarında eşim ile çocuklarımızın eğitim hayatlarını konuştuğumuz bir sohbette eşim bana okullar açılmadan 29 günde okuma yazma yöntemimi kızlarımız üzerinde uygulamamı istedi. Ben de kendisine kaygılanmaması gerektiğini ve uyguladığım yöntemle çocuklarımızın okullar açılmadan okuma yazma öğrenebileceklerini söyledim. Bu seferde eşim çocuklarımızın akranlarından önde gitmelerinin onları olumsuz etkileyebileceği kaygısına düştü. Yine kaygılarının yersiz olduğunu, kızlarımı okutacak olan öğretmenlerin istediği taktirde sınıflarındaki diğer öğrencilere de bu yöntemi aktarabileceğimi söyledim. Tabii bu konuşmamda eşime yetersiz geldi ve bana ’Bu tecrübelerini ve yöntemini bir kitap haline getirmelisin, tüm çocuklar faydalanmalı’ dedi. Eşimin teşvikleri ve ısrarıyla kendi okuttuğum öğrencilerimde uyguladığım yöntemi velilerin, öğrencilerin ve meslektaşlarımın faydalanması için kaleme aldım. Böylece ’29 gün 29 harf okumayı öğreniyorum’ adlı kitabımız baskıdan çıkmış oldu” dedi.

    “Her çocuk doğru teknik ve yaklaşımla daha hızlı ve kalıcı öğrenebilir”

    Öğrencilerin yazma ve okuma kabiliyetlerini geliştiren yöntemin kalıcı olduğunu belirten Kanıtemiz, “Her çocuk doğru teknik ve yaklaşımla daha hızlı ve kalıcı öğrenebilir” şeklinde konuştu.

    Okuma-yazma sürecinin öngörülenden daha kısa zamanda 29 günde gerçekleştiğini sınıf öğretmenliği sürecinde birebir uyguladığı yöntemle gözlemlediğini belirten Kanıtemiz, “İlkokul birinci sınıfta eğitim verecek öğretmenlerde yıllarca çocukların okuma-yazma öğrenip öğrenemeyeceklerine dair bir baskı oluştuğu bilinen bir gerçektir. Oluşan bu baskı hem öğretmenin çalışma performansını olumsuz yönde etkilemekte hem de velilerde kaygı oluşmasına sebep olmaktadır. Bu kitap, okuma yazma tekniğinde yapılacak küçük bir değişimle öğretmenin ve öğrencinin bu süreci daha kolay ve verimli atlatmasını sağlayacak, okulun daha eğlenceli hale gelmesine katkıda bulunacaktır. Bu çalışmayı ortaya koyarken, Türkçe’nin ses ve kelime yapısı da göz önünde bulunduruldu. Dilimizin sondan eklemeli bir dil olduğu bilinciyle öğrencilerin kelime türetirken kendilerini keşfetmelerine, sözcük dağarcıklarının zenginleşmesine imkan sağlamış ve bu sayede öğrencilerin ezberden uzak, kalıcı, üretken özgün bir öğrenme süreci hedeflenmiştir. ’29 gün 29 harf, okumayı öğreniyorum’ sloganıyla uyguladığım bu yöntem öğrenciye okuma yazmayı hızlı öğrenmekten öte uzun ve yorucu tekrarlar sonucu öğrencinin okuldan soğumasını engelleyerek onları keşfe yönlendirip, yeni bir şey öğrenmenin hazzına ulaşmasını sağlayacak. Bununla beraber öğrencilerin kazanacağı özgüven öğretmen ve veli üzerindeki kaygıyı da azaltacak. Her çocuk doğru teknik ve yaklaşımla daha hızlı ve kalıcı öğrenebilir. 20 yıllık sınıf öğretmenliğim sürecinde uyguladığım bu sistemle iddia ettiğim süreci birebir yakından gözlemledim. Türkçe konuşmayı başarabilen, 29 görseli Türkçe olarak söyleyebilen ya da ifade edebilen herkes 29 günde okuma ve yazmayı öğrenebilir” dedi.

  • Ankaragücü-Göztepe maçı Kadir Has Stadyumunda oynanacak

    Spor Toto Süper Ligin 17.haftasında Cumartesi günün oynanacak olan MKE Ankaragücü-Göztepe A.Ş maçı Kayseri’de oynanacak.

    MKE Ankaragücü’nün Yeni kent Stadyumu’nun zemininin müsabaka oynamaya elverişli olmadığı için Sarı-Lacivertli yönetim yaptığı toplantı sonrası Göztepe A.Ş maçını Kayseri’de oynamayı kararlaştırdı. 22 Aralık 2018 Cumartesi günün oynanacak olan MKE Ankaragücü-Göztepe A.Ş karşılaşması Kadir Has Stadyumunda saat 13.30’da başlayacak.

    MKE Ankaragücü resmi sitesinden yaptığı açıklamada, “ Spor Toto Süper Lig’in 17. haftasında 22.12.2018 Cumartesi günü saat 13.30’da Göztepe A.Ş ile karşılaşacağımız müsabaka Türkiye Futbol Federasyonu tarafından tarafımıza tebliğ edilen yazı doğrultusunda Yenikent Stadyumu’nun zemininin müsabaka oynamaya elverişli olmadığı bildirilmiştir. Bu neden ile MKE Ankaragücü – Göztepe A.Ş müsabakası aynı gün ve saatinde Kayseri Kadir Has Stadyumu’nda oynanacaktır.”

  • 280 gram has altından oluşuyor, yeni sahibini arıyor

    Edirne Belediyesinin organizasyonuyla gerçekleştirilen ve dünyanın en eski organizasyonlarından biri olan Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin 657’inci Kırkpınar Ağası için yeni bir kemer hazırlandı.

    Toplam ağırlığı 476 gram olan bu kemer, 280 gram has altından oluşuyor. El işçiliğiyle hazırlanan bu kemerin yapımı 10 gün sürdü. 2015­-2016­2017 yıllarında düzenlenen Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde koçluk ihalesini alan Seyfettin Selim, altın kemerin ebedi sahibi olmuştu.

    Edirne Belediyesinin organizasyonuyla gerçekleştirilen, 10-16 Temmuz 2017 tarihlerinde 656’ıncısı düzenlenecek olan Kırkpınar Yağlı Güreşleri Festivali için hazırlıklar devam ediyor. Ata sporunun her geçen yıl artan bir ilgiye sahip olduğunu ifade eden Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin, sadece yeşil çayırda büyük bir mücadele veren pehlivanlarla değil, Kırkpınar Ağalarıyla da adından söz ettirdiğini söyledi.

    Geçtiğimiz yıl düzenlenen 655’inci Kırkpınar Yağlı Güreşleri Festivali’nde Koçluk İhalesi’ne giren Seyfettin Selim’in, ihaleyi kazanarak 656’inci Kırkpınar Ağası olduğunu anlatan Gürkan, “2015-2016 ve 2017 yıllarında Kırkpınar Ağası unvanına sahip olan Seyfettin Selim, 3 yıl üst üste Kırkpınar Ağası olduğu için altın kemerin ebedi sahibi olmuştu. Seyfettin Selim, 2009­-2010-­2011 yıllarında da koçluk ihalesini kazanmış ve iki kez altın kemerin ebedi sahibi olan tek isim olarak, Kırkpınar’ın şanlı tarihine de ismini yazdırmış oldu” dedi.

    Altın kemerin ebedi sahibini bulması üzerine yeni bir altın kemer yaptırdıklarını anlatan Gürkan, “656’ıncı Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde düzenlenecek olan Koçluk İhalesi’ni alarak, bir yıl boyunca Kırkpınar Ağası unvanına da sahip olacak Kırkpınar Ağamız için yeni bir kemer hazırladık. Hazırladığımız kemerin toplam ağırlığı 467 gram ve 280 gram has altından oluşuyor. El işçiliğiyle hazırlanan bu kemerin yapımı 10 gün sürdü. Güreşen 2 pehlivanın motiflerinin yer aldığı bu kemer, ebedi sahibini arıyor. Bu kemere sahip olmak için 3 yıl boyunca üst üstte Kırkpınar Ağası olmanız gerekmekte” diye konuştu.

    Bugüne kadar 1991-­1992­-1993 yıllarında Kırkpınar Ağalığı yapan Alper Yazoğlu; 1995-­1996-­1997 yıllarından ağası Hüseyin Şahin; 2005­-2006­-2007’ yıllarının Kırkpınar Ağası unvanına sahip Adem Tüysüz ile 2009-­2010­-2011-­2012­-2013-2015­-2016-­2017 yıllarında ağalık yapan Seyfettin Selim, altın kemerin ebedi sahibi olmuştu.

  • Gülsoy: “Her bitkinin kendine has olan faydalarından yararlanmak gerekir”

    Shiffa Home Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Uzmanı Sevil Gülsoy, bitki çaylarının insan vücuduna pek çok faydası olduğunu ve şimdilerle sıklıkla kullanıldığını söyledi.

    Shiffa Home Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Uzmanı Sevil Gülsoy bitki çaylarının kullanım yöntemleri ve faydalarına ilişkin tüyolar verdi. Tarihi 5 bin yıl öncesine dayanan bitki çaylarının şimdilerde yaygın bir şekilde kullanıldığını söyleyen Gülsoy, “Dünya’da doğal ve sağlıklı ürünlere ilgi giderek artmaktadır. Dolayısıyla bitki çaylarına olan ilgide son 10 yılda yüzde 50’nin üzerinde büyüme gösterdi. Önceleri evde hazırladığımız doğal bitki çayları modern hayatın zamanımızı kısıtlamasıyla zor gelirken, günümüzde istediğiniz karışımları poşet çay formunda bulmak mümkün” dedi.

    Doğal bitki çaylarının birçok açıdan koruyucu olduğunun altını çizen Gülsoy, “ Soğuk algınlığından strese, cilt bakımına kadar birçok faydası bulunur. Bitki çayları kullanım kolaylığıyla da hemen hemen herkesin evine girmiştir. Her bitkinin kendine has olan faydalarından yararlanmak gerekir” diye konuştu. Bitkilerin insan vücudu üzerindeki etkilerinin tartışılmaz olduğunu ifade eden Gülsoy, Sağlığı korumanın en keyifli ve kolay yolu olan doğal bitki çaylarının pek çok faydası olduğunu belirtti.

    Gülsoy bitki çaylarının faydaları ve kullanım şekilleriyle ilgili şunları söyledi:

    “Yeşil çay; Dünyada tüketimi ilk sıradadır. Güçlü bir antioksidan olmasının yanında metabolizmayı hızlandırmaya ve kilo kontrolünün sağlanmasına yardımcı olur. Günde 2-3 bardak yeşilçay içebilirsiniz.

    Form çayları; İçerisinde rezene, ardıç meyvesi, barut ağacı tohumu, kayısı içeren çaylar lifli içeriği sayesinde tok tutmaya yardımcı olur ayrıca bağırsak sisteminizin düzenli çalışmasına yardımcı olur.

    Sarı Kantaron; Dünyanın birçok yerinde bilinen ve tüketilen sarı kantoran tam bir doğal antidepresandır. Kan sulandırıcı veya herhangi bir antidepresan ilaç kullanmıyorsanız her gün 1 bardak içebilirsiniz.

    Emziren anneler için; Anne sütü özeldir ve anne sütü ile beslenen bebeklerin de bağışıklık sistemi daha kuvvetlidir. Rezene, anason, ısırgan içeren çaylar annede süt verimliliğini arttırırken çocuğunda gaz problemleminin giderilmesine yardımcı olur.

    Adaçayı; Ağız, boğaz, bademcik sorunlarına karşı gargara şeklinde kullanılabilir. Özellikle kış aylarında ve mevsim geçişlerinde günde 1 bardak içilmeli.

    Yakıotu; Prostat sorunlarının giderilmesine karşı bir ürün istiyorsanız yakı otu çayını mutlaka tüketmelisiniz. Yakıotunu, ısırgan, cüce palmiye bitkileri ile karıştırarak da kullanabilirsiniz.

    Zencefil; Hindistanın evrensel ilaç olarak kabul ettiği zencefil özellikle soğuk algınlığı durumlarında ve mide bulantılarına karşı kullanılabilir. Zencefili, tarçın, adaçayı, okaliptus yaprağı ve hatmi ile karıştırarak kullanabilirsiniz”.

  • Kutadgu Bilig ve Yusuf Has Hacib üzerine yeni eser

    Araştırmacı, yazar ve dilbilimci Dr. Yusuf Gedikli’nin son eseri olan “Yusuf Has Hacib ve Kutadgu Bilig”, Boğaziçi yayınlarından çıktı.

    Dr. Gedikli eserinde, İslami Türk edebiyatının ilk ürünü olan ve kendisinden sonra gelen eserleri biçim, vezin, dil, üslup vb. bakımlardan etkileyen Kutadgu Bilig’i ve yazarı Yusuf Has Hacib’i anlatıyor. Kitap, dört bölümden oluşuyor.

    Kutadgu Bilig bilindiği üzere “mutlu olma bilgisi” anlamındadır. Gedikli, kitabın devlet yönetimi için adeta bir anayasa hüviyetinde olduğunu belirtiyor, kitabın son kısmında Kutadgu Bilig’den seçmelere yer veriyor; Yusuf Has Hacib’in Türkçeci yönünü özellikle vurguluyor.

    Kutadgu Bilig, MEB tarafından öğrencilere tavsiye edilen 100 temel eser arasında yer alıyor.