Etiket: Haritası

  • Yol haritası ‘Ara Güler’

    Ara Güler’in ardından Türkiye’den Magnum Photos’a davet edilen ikinci Türk fotoğrafçı Onur Ercoşkun, Ara Güler ile bir araya geldi. Fotoğraf sanatçısı Ercoşkun, dünyaca ünlü fotoğraf sanatçısı Ara Güler’den bazı tüyolar aldı.

    Ercoşkun Ara Güler’le duygularını ifade ederek, “O gün benim için çok önemli bir gündü. İzini takip ettiğim ve yıllar önce genç bir öğrenciyken karşısında oturduğum ustamın bugün yanında oturmak büyük mutluluk. Magnum yolculuğuma katkı sağlayacak tavsiyeler almanın değeri benim için paha biçilmez” dedi.

    Ercoşkun, Ara Güler’in yurt dışından döndükten sonra tekrar kendisini aramasını istediğini belirterek, “Magnum Photos’ta onların verdiği görevleri yaparken aynı zamanda kendimin de ava çıkmam gerektiğini söyledi. Çıkacağım yolculuk için kılavuzum olacak bilgiler aldım. Sağ ol ustam, çok teşekkür ederim” diye konuştu.

    Aynı zamanda Speaker Agency konuşmacılarından da olan Onur Ercoşkun’un yurt dışında birçok başarıya ve sergiye imzasını attı. Ercoşkun, Magnum Photos’un ve Eyes On’un ardından en son Reclaim Photography Festivali’ne katılmaya hak kazandı.

  • İstanbul’un “Aşk Haritası” çizildi

    Maltepe Park AVM, anlamlı bir etkinliğe imza attı. Zamana meydan okuyan aşkları konu alan ’İstanbul Aşk Haritası’ sergisi ziyaretçilere açıldı.

    Magma Dergisi tarafından hazırlanan, Ayasofya Camii’nden Pierre Loti’ye, Beylerbeyi Sarayı’ndan Telli Baba’ya; İstanbul’un tarihi mekanlarında yaşanmış en romantik aşk hikayelerini gün yüzüne çıkaran ’İstanbul Aşk Haritası’ sergisinin açılışı ünlü Tarihçi, Seyahat Yazarı ve Rehber Saffet Emre Tonguç, Magma Dergisi Editörü Oktay Uludağ ve Maltepe Park AVM Müdürü Ozan Canbolat tarafından gerçekleştirildi. Açılışta Tonguç, güzel aşklara şahitlik etmiş İstanbul’un tarihi ile ilgili fotoğraflı anlatım gerçekleştirdi. Tonguç, ziyaretçilerin yoğun ilgi gösterdiği etkinliğin sonrasında ’İstanbul Aşk Haritası’ broşürlerini imzaladı.

    “Benim bile bilmediğim çok enteresan hikayeler varmış”

    Serginin açılışında konuşan Saffet Emre Tonguç, “Sergi muhteşem olmuş. Serginin İstanbul’a büyük katkısı var. Kendimi İstanbul uzmanı olarak görüyorum. İstanbul’daki aşklar üzerine uzman olarak görüyorum. Benim bile bilmediğim çok enteresan hikayeler varmış. Sergi sayesinde onları öğrenme şansım oldu. Ayrıca sergi için yapılan haritayı başarılı buldum. Harita benim için yıllarca saklayacağım kaynak olacak” dedi.

    Sevgililer Günü için İstanbul’da gezilmesi gereken yerler hakkında tavsiyelerde bulunan Tonguç, “İstanbul tarihi bir şehir. 8 bin 500 yıllık bir geçmişi var. İstanbul’da gezilecek çok yer var. Eğer tarihe meraklılarsa tarihi mekanları özellikle tavsiye edebilirim. Müze Kart aldığınızda, Topkapı Sarayı’ndan Ayasofya’ya kadar şehrin birçok müzesine ücretsiz olarak girebiliyorsunuz. Hem aşkınızı yaşarsınız hem de tarihe dair, İstanbul’a dair hikayeler öğrenme şansınız olur. Sevgililer için şehrin çok güzel noktaları var. Galata Kulesi’ne çıkmak ve Kız Kulesi’ne gitmek şehri, adeta 360 derece panoramik açıdan görmek gibi. İnanılmaz keyifli diye düşünüyorum. Çamlıca Tepesi, Mihrabat Korusu da yine Sevgililer Günü için gezilecek ilginç adreslerden biri olabilir. Boğazdan bir yürüyüş yapmak, Boğazı bir gemiyle keşfetmek bir başka tavsiye olabilir. 14 Şubat tabii ki önemli bir gün. Bence sevgilileri sadece bu gün için değil, sürpriz zamanlarda hatırlamak çok önemli diye düşünüyorum” diye konuştu.

    “İstanbul’un tarihi çok zengin, dünyada bu kadar eski tarihi olan şehir yok”

    Serginin içeriği hakkında bilgi veren Magma Dergisi Editörü Oktay Uludağ, “Proje, geçen yıl derginin fikri olarak ortaya çıktı. İstanbul’un tarihi çok zengin. Dünyada bu kadar eski tarihi olan şehir yok. Bildiğimiz 8 bin yılı aşkın bir tarihi var. Bu tarih bir sürü hikaye biriktirmiş. Şehrin bir hafızası oluyor. Coğrafyadan ve kültürden koparamıyorsunuz. Her ne kadar unutulmuş gibi dursa da bu hikayeler bir yerlerde saklı. Bazen bir filmde, bazen Bizans dönemine ait yazıtta, bazen bir hikayede ya da sadece anılarda kalıyor. Biz bu hikayeler üzerine odaklandık. Aslında hikaye sayısı çok fazla. Gerek sergi alanında gerekse dergide verdiğimiz ekte belli bir sayıda tuttuk. 35 hikaye üzerinden planladık. 35 hikayede 3 döneme; Bizans, Osmanlı ve günümüz dönemine böldük. Hikayelerin kendi içinde de ayrımlar var. Toplumsal olarak aşkın ele alınışı, Sadabat’ta, Osmanlı döneminde aşk nasıl yaşanıyordu da bir hikaye, günümüzde Türk sinemasındaki aşk hikayeleri de çok önemli. Pierre Loti’de bir hikaye veya hiç kimsenin bilmediği Ayşula ve Yani Baba diye iki karakterin bir ömür boyu süren hikayesi de bizim için önemli. Bunların tamamını bu sergide hem fotoğraflarıyla hem de öyküleriyle bir araya getirdik. Maltepe’deki AVM buna aracılık yaptı ve sponsor oldu. Bir haritasını hazırladık; Boğaz coğrafyasına yayılan bir harita” dedi.

    Serginin Sevgililer Günü için fırsat olduğunu söyleyen Uludağ, “Hikayemizin içinde gönül kırıklıkları, büyük hasretler, gizemler, kimseye anlatılamayan durumlar ve büyük aşklar var. Padişahların, kralların ve balıkçıların aşkları da yer alıyor. İnsanlar, bu hikayelere bakınca kendi hikayelerini yazıyor ve bu hikayelerin ilham kaynağı olacağını düşünüyorum. O yüzden insanların gelip görmelerini ve takip etmelerini istiyoruz” şeklinde konuştu.

    Maltepe Park Alışveriş Merkezi, Sevgililer Günü’nde ziyaretçilerini İstanbul’un en romantik sergisinde, Ayasofya, Sirkeci Garı, Cibali Tütün Fabrikası, Pierre Loti, Üsküdar, Kuşdili, Beylerbeyi Sarayı, Göksu, Aşıklar Mezarlığı gibi yerlerde aşk dolu bir gezintiye çıkarıyor.

    Serginin yazarlığını Sadet Özen yaptı.

  • KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı: “Rum tarafının haritası kabul edilemez”

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, İsviçre’nin Cenevre kentindeki Kıbrıs müzakerelerinde Rum tarafının sunduğu haritanın kabul edilemez olduğunu belirterek, “Beşli Konferans bitti ya da belirsizlik var denilmesi doğru olmayacak. Çözüm süreci ucu açık bir yola havale edilmedi. 18 Ocak’ta başlayacak çalışmanın hemen ardından bir üst seviyede ikinci bir toplantı yapma kararlılığımız var” dedi.

    Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Beşli Konferansın bitmediğini ve sürecin belirsizliğe mahkum edilmediğini, aksine 5 gün sonra ne yapılacağının konsensusla belirlendiğini kaydetti. Akıncı, sabırlı olunmasını ve 18 Ocak’ta devam edilecek teknik çalışmalara fırsat verilmesini istedi.

    Akıncı, “18 ocak’ta başlayacak çalışmanın hemen ardında bir üst seviyede ikinci bir toplantı yapma kararlılığımız var” dedi. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, dün başlayan sürecin 18 Ocak’a bırakılmasının Türk tarafının tercihi olmadığına işaret ederek, sorunun artık sürüncemede kalmaması ve buraya kadar getirilen sürecin başarısızlığa ulaştırılmasının büyük hata olacağını belirtti.

    Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, BM Cenevre Ofisi’nde düzenlediği basın toplantısında, Cenevre’de gerçekleştirilen Beşli Konferans ve müzakerelerle ilgili bilgi verdi. Pazartesinden beri sürdürdükleri toplantının sonunda olmaktan mutluluk duyduğunu söyleyen Akıncı, 01 Aralık’ta varılan mutabakat gereğince, 9-11 Ocak tarihleri arasında 2 tarafın katılımıyla 4 başlık konusunda geriye kalan unsurların tartışılması, uzlaşılamayan konularda mümkün olan uzlaşıların artırılması ve daha önce belirlenen yüzdeliklere bağlı olarak haritaları sunmaya karar verdiklerini belirtti.

    Akıncı, Cenevre’deki ilk 2 gün bazı uzlaşılar elde edildiğini ancak daha yapılacak iş olduğunu belirterek, yıllardır konuşulan konuları 20 aydır konuştuklarını söyledi.

    Cenevre’de ilk defa tarafların harita sunduğunu ve yüzdelikler kontrol edildikten soran haritaların BM kasasına kilitlendiğini kaydeden Akıncı, “Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis bizim sunduğumuz haritanın kabul edilemez olduğunu, biz de onların sunduğu haritanın kabul edilemez olduğunu belirterek, BM Genel Sekreteri’ne bir mektup verdik” dedi.

    Uzun yıllardan sonra ilk defa garantilerle ilgili beşli konferans yapıldığını ve toplantının olumlu bir atmosferde gerçekleştiğini kaydeden Akıncı, zaman kaybetmemek adına, yemekte bile bu konuların konuşulduğunu belirtti.

    Akşam seansında, sürecin nasıl ileri taşınabileceği konusunda görüş alışverişi yapıldığını kaydeden Akıncı, garantörlerin kendi aralarında da görüşmelerde bulunduğunu söyledi. İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson ve AB Dışişleri ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini ile de ayrıca görüşme gerçekleştirdiğini kaydeden Akıncı, konferansın akşam bölümünde ise bundan sonraki süreci nasıl ileri taşıyabileceklerini ele aldıklarını belirtti.

    Cumhurbaşkanı Akıncı, Kıbrıs’taki tarafların yanısıra Türkiye ve İngiltere’nin konferansı ara vermeden sürdürme kararlılığı içinde hareket etmek istediklerini ancak Yunanistan’ın hazırlık talebinde bulunduğuna işaret etti. Akıncı, Yunanistan’ın bu talebini, konferans kararı gibi basına da açıkladığını ancak bu tarih üzerinde uzlaşılamadığı için 18 Ocak’ın konferansı sürdürme tarihi olarak belirlendiğini söyledi.

    18 Ocak’ta devam edecek konferansta kendisinin Müzakereci Özdil Nami tarafından temsil edileceğini kaydeden Akıncı, tarafların yanı sıra garantör temsilcilerinin konferansa katılacağını belirtti. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, konferansın tamamlanmadığını, yeni bir şekil aldığını ve daha üst seviyede ele alınacağı bir üst seviyeye götürmek için bir alt yapı çalışması yapılacağını söyledi.

    BM tarafında yapılan ortak açıklamada dile getirilen kararlılığa vurgu yapan Akıncı, bu kararlılığı garantörlerin de desteklediğine işaret etti. Akıncı, “Kıbrıs Türk tarafı adına 20 aydır sürdürdüğümüz bu çalışmaların son aşamasına geldik” dedi.

    Henüz bağlanmamış konular olduğunu ancak bazı konuların en son aşamaya gelindiğinde bağlanacağını kaydeden Akıncı, bütün konuların son aşamada bağlanacağına da dikkat çekti.

    “ÇÖZÜM SÜRECİ UCU AÇIK BİR YOLA HAVALE EDİLMEDİ”

    Cumhurbaşkanı Akıncı, “Beşli Konferans bitti ya da belirsizlik var denilmesi doğru olmayacak. Çözüm süreci ucu açık bir yola havale edilmedi. 18 Ocak’ta başlayacak çalışmanın hemen ardından bir üst seviyede ikinci bir toplantı yapma kararlılığımız var” dedi.

    Garantiler ve güvenlik konularının yansıra diğer konuların da paralel giderilmesi ve sorunun artık sürüncemede kalmaması gerektiğini kaydeden Akıncı, “Buraya kadar getirilen sürecin başarısızlığa ulaştırılması büyük hata olur çünkü böylesi bir fırsat bir daha ele geçmeyebilir” ifadesini kullandı.

  • Çin ile ekonomik ilişkilerde izlenecek 9 adımlık yol haritası açıklandı

    Türkiye ile Çin Halk Cumhuriyeti’nin ekonomik ilişkilerinin geliştirilmesi için izlenecek 9 adımlık yol haritası açıklandı.

    Türkiye’nin Çin ile ekonomik ilişkilerinin sürdürülebilir ve dengeli bir hale gelmesi amacıyla 9 adımlık yol haritasını içeren ’Asya Yüzyılında Türkiye-Çin Halk Cumhuriyeti Ekonomik İlişkilerinin Geliştirilmesi için Yol Haritası’başlıklı rapor, DEİK/Türkiye-Çin İş Konseyi öncülüğünde hazırlandı.

    “Çin, küreselleşme sürecinin öncüsü haline geldi”

    Raporun lansmanında açış konuşmasını gerçekleştiren DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan, küresel ekonominin Asya’laşırken, Çin’in dünyanın ikinci büyük ekonomik gücü olarak atılımları ile küreselleşme sürecinin öncüsü haline geldiğini belirtti. Çin ile daha yüksek hacimli, kaliteli ve yüksek katma değerli ekonomik işbirliğini sürdürülebilir ve dengeli bir düzlemde tesis etmenin, bir tercihten öte bir mecburiyet olduğunu ifade eden Vardan, “Türkiye’nin temel meselesi olan yüksek gelir seviyesindeki ekonomiler ligine çıkabilmesi için Asya’daki zenginleşmeden gerek ticaret, gerek ise yatırım olarak pay almak zorundadır. Bunun da yolu Çin ile sürdürülebilir ve düzenli bir ekonomik ilişki kurmaktan geçiyor. Türkiye’nin 2023, Çin’in ise 2025 vizyonu iki ülke arasında gerekli sinerjiyi ortaya çıkaracaktır. Son dönemlerde iki ülke arasında artan karşılıklı diyalog, istişare ve iletişim, ekonomik işbirliğinin daha üst seviyelere taşınabilmesi için uygun ortamı sağlamaktadır” dedi.

    DEİK İş Konseyi Başkanı Kolbaşı: “Raporun, bin 200 ürüne dokunarak 9 başlıkta Türkiye-Çin arasındaki ilişkilerine ticari, sosyal ve kültürel gelişimi için rehberlik edeceğini düşünüyor”

    DEİK/Türkiye-Çin İş Konseyi Başkanı Murat Kolbaşıise konuşmasında,“Bu raporun, 1.200 ürüne dokunarak 9 başlıkta, Türkiye-Çin arasındaki ilişkilerine önce ticari, daha sonra da sosyal ve kültürel gelişimi için rehberlik edeceğini düşünüyor ve iş dünyası ile kamuoyunun beğenisine sunuyoruz” dedi.1992 yılında kurulan DEİK/Türkiye-Çin İş Konseyi’nin beşinci Başkanı olduğunu vurgulayan Kolbaşı sözlerine şöyle devam etti: “Bu dönemde Türkiye’de faaliyet gösteren 739 Çinli firma ile Çin’de faaliyet gösteren Türk firmalarını ortak bir platformda buluşturmaya çalışıyoruz. Aynı zamanda Çin’in 2013 yılı itibari ile inisiyatif aldığı ‘Bir Kuşak Bir Yol’ projesine İş Konseyi olarak dahil olmak istiyoruz. Hatta tarihi İpek Yolu’nun Xian’daki başlangıç anıtının bir benzerini, Asya Kıtası’nın son noktası olan İstanbul’da yapmak istiyoruz. İlişkilerimizi sürdürdüğümüz Bakanlık ve etki ettiğimiz tüm kamu kurumlarıyla sivil toplum kuruluşlarını ve özel kuruluşları tek bir stratejide ortak bir platformda toplamaya çalışıyoruz. DEİK/Türkiye-Çin İş Konseyi’nin de bu doğrultuda en uygun platform olduğunu herkese anlatıyoruz”.

    Ekonomi Bakanlığı 2015 yılı verilerine göre Türkiye-Çin toplam dış ticaret hacmi; 27 milyar dolar, Türkiye’den Çin’e yapılan ihracat; 2.4 milyar dolar,başlıca ihracat kalemleri; mermer ve doğal taş, krom cevherleri, bakır cevherleri, kurşun cevherleri, çinko cevherleri ve kimyasallar oldu. Türkiye’nin Çin’den yaptığı ithalat ise 24 milyar dolar olurken başlıca ithalat kalemleri; telefon cihazları, otomatik bilgi işlem mak, demir-çelik yarı mamülleri ve sentetik filament iplikleri olarak gerçekleşti. İki ülke arasındaki toplam dış ticaret dengesi ise Çin lehine 22.4 milyar dolar oldu.

    Türkiye-Çin Halk Cumhuriyeti Ekonomik İlişkilerinin Geliştirilmesi için izlenecek yol haritasında 6 ana başlıkta çalışma programı hazırlandı. Raporda başlıklar şu şekilde belirtildi:

    1. Türkiye’nin Çin Halk Cumhuriyeti’ne ihracatı

    2. Türkiye’nin Çin Halk Cumhuriyeti’nden ithalatı

    3. Türkiye’deki Çin Halk Cumhuriyeti yatırımları

    4. Çin Halk Cumhuriyeti’ndeki Türk yatırımları

    5. Türkiye ile Çin Halk Cumhuriyeti arasında hizmet ticareti

    6. Ekonomik ilişkileri destekleyici unsurlar

    Temel Bulgular ise raporda şu şekilde belirtildi:

    “Türkiye-Çin Halk Cumhuriyeti ile mevcut ticari ve ekonomik ilişkilerinde Türkiye aleyhine büyümeye devam eden ticaret açığı bulunmaktadır. Türkiye’den Çin Halk Cumhuriyeti’ne 2015 yılında toplam 2,4 milyar dolar ihracat yapılırken, Çin Halk Cumhuriyeti’nden yapılan ithalat 24,9 milyar dolara çıkmıştır. Türkiye halen Çin Halk Cumhuriyeti’ne yaptığı her 1 dolar ihracata karşılık 10 dolar üzerinde ithalat yapmaktadır. Bu eğilimin devam etmesi durumunda, 2010 yılında iki ülke hükümetleri tarafından açıklanmış olan, 2020 yılına kadar 100 milyar dolar ticaret hacmi hedefine ulaşılırsa, Türkiye’nin cari açığı üzerinde yılda 80 milyar dolar üzerinde bir yük oluşmuş olacaktır.

    Türkiye’nin Çin Halk Cumhuriyeti’ne ihracat potansiyeli ve ihracatın geliştirilmesi için gerekli eylem planı

    Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonlarında (GTİP) dört haneye inilerek toplam bin 200 civarında ürün pozisyonu için değerlendirme yapılarak Türkiye’nin Çin Halk Cumhuriyeti’ne ihracat potansiyeli taşıyan ürünleri ve bu ürünler için önerilen eylem planı, aşağıdaki tabloda yer almaktadır”.

  • ’Akıllı Şehir Yol Haritası’ Bursa’da açıklandı

    Vodafone, Deloitte Türkiye ve Türkiye Bilişim Vakfı tarafından hazırlanan, ’Akıllı Şehir Yol Haritası Raporu’, akıllı şehirleşmede önemli kentlerden Bursa’da açıklandı. 23 büyükşehir belediyesinin katılımıyla hazırlanan raporda, akıllı şehir programlarının ülke ölçeğinde tasarlanması ve bütünsel bir biçimde uygulanması halinde akıllı şehirlerin Türkiye’nin Gayri Safi Yurtiçi Hasılası’na yılda yaklaşık 30 milyar TL’lik katkıda bulunması öngörülüyor.

    Türkiye’de akıllı şehirlere yönelik olarak belediyelerin faydalanabileceği bir başucu kaynağı sunmak hedefiyle Vodafone, Deloitte Türkiye ve Türkiye Bilişim Vakfı tarafından hazırlanan ’Akıllı Şehir Yol Haritası Raporu’, akıllı şehirleşmede önemli kentlerden Bursa’da açıklandı. Yapılan açıklamaya göre; Türkiye’de akıllı belediyeciliğin röntgenini çeken ve akıllı şehirler konusunda en kapsamlı rapor olarak gösterilen çalışmada, insana değen ve etki bırakan yaklaşımların teknoloji desteğiyle en etkin şekilde şehirleri nasıl geleceğe taşıyabileceği sorusuna yanıt aranıyor. Şehirler için olması gereken modeli ortaya koyan rapor, akıllı şehirlerin bir lüks değil bir ihtiyaç olduğuna ve sürdürülebilir bir şehir hayatı için kentlerin hızla uçtan uca akıllı şehirler haline gelmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Raporla birlikte bir çevrimiçi platform da hazırlanarak uçtan uca vatandaş odaklı bir akıllı şehir yol haritası sunulacak.

    Türkiye’deki 23 büyükşehir belediyesinin katılımıyla hazırlanan raporda akıllı şehir programlarının ülke ölçeğinde tasarlanması ve bütünsel bir biçimde uygulanması halinde akıllı şehirlerin Türkiye’nin Gayri Safi Yurtiçi Hasılası’na yılda yaklaşık 30 milyar TL’lik katkıda bulunması öngörülüyor. ’Akıllı Şehir Yol Haritası’ ile ilk etapta 30 büyükşehir belediyesinin akıllı şehir olması hedefleniyor. Rapora göre, bu hedefe ulaşılması halinde ülke genelinde yüzde 20 enerji tasarrufu sağlanabilecek. Akıllı trafik uygulamalarıyla, günde ortalama 100 dakikanın trafikte geçirildiği ve nüfusu 10 milyondan fazla olan bir şehirde vatandaşların trafikte geçirdiği zamandan yılda ortalama 104 milyon saat tasarruf edilebilecek. Ayrıca, akıllı kavşak uygulamalarıyla, kavşaklardaki duraklamalarda günde ortalama yüzde 45’e yakın azalma sağlanabilecek.

    Global ve yerel platformlarda yapılan araştırma sonuç ve bulguları kullanılarak hazırlanan ’Akıllı Şehir Yol Haritası’, Marmara Belediyeler Birliği Başkanı ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, Türkiye Bilişim Vakfı Başkan Vekili Bülent Gönç, Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Engin Aksoy ve Deloitte Türkiye Teknoloji, Medya, Telekomünikasyon Endüstrisi Lideri Tolga Yaveroğlu’nun katılımıyla Bursa’da düzenlenen bir toplantıyla tanıtıldı.

    Recep Altepe: “Yerel yönetimler olarak, akıllı şehirleşmeye yönelmek durumundayız”

    Büyük bir hızla dijitalleşen dünyada şehirlerin de yeni teknolojilerle sistemlerini, operasyonlarını ve hizmet sunumlarını dönüştürmek zorunda olduğunu belirten Marmara Belediyeler Birliği Başkanı ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, şunları söyledi: “Akıllı dijital teknolojiler, şehirlerde sürdürülebilir yaşamın anahtarı olarak görülüyor. Bu teknolojiler, belediye hizmetlerinin daha az maliyetle daha verimli gerçekleşmesini sağlıyor. Yerel yönetimler olarak, akıllı şehirleşmeye yönelmek durumundayız. Yaklaşık 3 milyon nüfusa sahip olan Bursa, akıllı şehircilik alanında Türkiye’nin öncü illeri arasında yer alıyor. Vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştıracak ve hızlandıracak akıllı şehir çözümlerini hayata geçiriyoruz. Vodafone, akıllı şehirleşme alanında en önemli iş ortaklarımızdan biri. Vodafone ile hayata geçirdiğimiz ’Sevgi Çipi’, ’Akıllı Bas Konuş’, ’Hafriyat Takip’ ve ’Araç Takip’ çözümlerini başarıyla uyguluyoruz. Planlanan projelerimizin de önemli bir bölümünü, başta Vodafone olmak üzere, bu konudaki uzman kuruluşlarla hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu kapsamda, Vodafone’un bugün burada açıkladığı ’Akıllı Şehir Yol Haritası’nı da destekliyoruz. Bu raporun, Türkiye’de akıllı şehirleşmenin yaygınlaşmasında önemli rolü olacağını düşünüyoruz”.

    Engin Aksoy: “Belediyelerin Dijitalleşme Endeksi ortalaması yüzde 55”

    Bugün dünyanın dört bir yanında belediyelerin akıllı şehir çözümlerine yöneldiğine ve akıllı şehirlerin ekonomik ve sosyal kalkınmanın temel unsurlarından birini oluşturduğuna dikkat çeken Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Engin Aksoy, “Vodafone Türkiye olarak, sadece şirketlerin değil, vatandaşlarımıza doğrudan hizmet ulaştıran, başta belediyeler olmak üzere tüm kamu kurumlarının da dijitalleşmesi gerektiğine inanıyoruz. Türkiye’de işletmelerin dijital haritasını çıkarmak ve ihtiyaçlarını belirlemek üzere hayata geçirdiğimiz Yarına Hazırım Platformu ve Vodafone Dijitalleşme Endeksi’ni kamu kurumları ve belediyeler için de uyarladık. Yarına Hazır Şehirler için geliştirdiğimiz Dijitalleşme Endeksi ile belediyelere yol göstermeyi ve onları yarına hazır şehirler haline getirmeyi hedefliyoruz. Türkiye’nin dört bir yanında 26 büyükşehir belediyesiyle hayata geçirdiğimiz ’Akıllı Şehir Endeksi’ ile büyükşehir belediyesi ortalama skorunu yüzde 55 olarak tespit ettik. Bu sonuç, yüzde 53 olan Türkiye İşletmeler Skoru’nun 2 puan üzerinde olsa da, bunun yeterli olmadığını ve 2023 Türkiye’si için belirlenen hedeflere ulaşmak için dijitalleşmede daha gidilecek yolumuz olduğunu düşünüyoruz. Bu kapsamda hazırladığımız ’Akıllı Şehir Yol Haritası’ ise belediyelerimizin akıllı şehirleşme sürecini hızlandırmaya, bunun için onlara bir yol haritası sunmaya ve bu yol haritasını onlarla birlikte hayata geçirmemize olanak sağlayacak. Bu yol haritasına raporla başladık. Bir sonraki aşamada, bu yol haritasını vatandaşların ihtiyaçlarıyla şekillendireceğiz ve vatandaşı odak noktası yapmayı planladığımız çevrimiçi platformla tamamlayacağız” diye konuştu.

    Bülent Gönç: “Akıllı Şehir Yol Haritası, Türkiye’nin bu konuda nerede olduğunu gösteriyor”

    Türkiye Bilişim Vakfı Başkan Vekili Bülent Gönç, “Vodafone ve Deloitte’un ortak bir çalışmayla ortaya koydukları kapsamlı ’Akıllı Şehir Yol Haritası’, dünyadaki akıllı şehir örneklerinden hareketle, ülkemizde de bu konuda neler yapıldığını, yapılabileceğini saptayan bir bilgi kaynağı oldu. Böylesine önemli bir çalışmaya Türkiye Bilişim Vakfı olarak katılmış olmamızdan büyük mutluluk duyuyoruz. Akıllı şehir derken, sınırlı kaynaklarını daha etkin ve verimli kullanmak için bilgi ve iletişim teknolojilerine yatırım yapan, bu yatırımlar sonucu tasarruf eden, bu tasarrufla sağladığı hizmet ve yaşam kalitesini yükselten, doğada bıraktığı karbon ayak izini azaltan, çevreye ve doğal kaynaklara saygılı, ve tüm bunları yenilikçi ve sürdürülebilir yöntemlerle yapan şehir kastediliyor. Akıllı şehir uygulamalarında amaç, şehirlerimizin yerli ve yabancı sermaye yatırımlarını daha çok çeken, kültür ve turizm açısından daha cazip, yerel yönetim hizmetlerini daha akılcı ve verimli sunan bir konuma kavuşmasını sağlamaya yönelik gerekli önlemleri almaktır. Akıllı şehir konusunda anket sonuçları ve yüz yüze görüşmeler aracılığıyla 23 büyükşehir belediyesinden sağlanan veriler, Türkiye’nin bu konuda ’nerede’ olduğunu gösteriyor. Ayrıca, Vodafone’un hazırladığı ’Büyükşehir Belediyeleri Dijitalleşme Endeksi’ de 26 büyükşehir belediyesinin dijitalleşmenin ’neresinde’ olduklarını saptıyor. Bu iki veri seti, ülkemizde daima sıkıntısını çektiğimiz ’veri/bilgi kıtlığını’ gidermeye yönelik bilimsel bir adımdır. Böylesine önemli bir konuda ortaklaşa bir çabayla oluşturulan bu rapordan, akıllı şehir konusuyla ilgilenen herkesin yararlanmasını umuyoruz” ifadelerini kullandı.

    Tolga Yaveroğlu: “Akıllı şehir için bütünsel bakış açısı gerekiyor”

    Kentlerin akıllı şehir dönüşüm yolculuğunda kapsayıcı bir vizyona sahip olunması gerektiğinin altını çizen Deloitte Türkiye Teknoloji, Medya ve Telekomünikasyon Endüstrisi Lideri Tolga Yaveroğlu ise “Akıllı şehirler münferit teknolojik çözümlerden ziyade bütünsel bir bakış açısı gerektiriyor. Akıllı şehir dönüşümü yolculuğunda başarılı olmak için net bir vizyon, kamu-özel işbirliği, entegre organizasyon, etkin akıllı şehir platformu, vatandaş katılımı, destekleyici teknoloji, risk yönetimi, sosyal kapsayıcılık, proje yaygınlaştırma becerisi ve destekleyici yasal çerçeve gerekiyor” şeklinde konuştu.

    Yaveroğlu, akıllı şehir oluşumlarında atılması gereken temel adımları ise şu şekilde özetledi: “Şehre özel vizyon, hedef ve stratejinin belirlenmesi; önceliklerin tanımlanması, alt hedeflerin belirlenmesi, projelerin tanımlanması, finansman modelinin belirlenmesi, değer zinciri analizi, paydaş haritasının belirlenmesi, hukuki boyutların incelenmesi, iyi uygulamaların analizi, teknoloji platform modeli, proje yönetim ofisi ve yol haritası, iletişim planının oluşturulması”.

    Akıllı şehirlerin benzer diğer kavramlardan ayrılan yönünün odağına insanı alması ve teknolojinin amaç olarak değil araç olarak kullanılması olduğunu vurgulayan Yaveroğlu, uzun soluklu yolculuklarda menzile etkin bir şekilde varmanın iyi planlanmış bir strateji ve yol haritasıyla, doğru yol arkadaşlarıyla hareket etmekle mümkün olduğunu ifade etti.

    Vatandaş yaşadığı şehirle ilgili söz sahibi olacak

    ’Akıllı Şehir Yol Haritası’, akıllı şehirlere ilişkin kapsayıcı bir tanım ortaya koyduktan sonra, akıllı şehirlerin temel bileşenlerini tanıtıyor. Akıllı şehirleşmeden etkilenen ana sektörlerdeki ön plana çıkan güncel gelişmelere değinen raporda, uluslararası başarılı örnekler paylaşıldıktan sonra Türkiye’deki mevcut duruma ilişkin bir özet bakış sunuluyor ve başarılı bir akıllı şehir dönüşüm yolculuğu için kritik öneriler sıralanıyor. Raporun sonunda, farklı olgunluktaki akıllı şehir gelişimine ışık tutabilecek bir yol haritası sunuluyor.

    Raporun Türkiye ile ilgili bölümünde, Vodafone tarafından geliştirilen Dijitalleşme Endeksi sonuçlarına da yer veriliyor. Vodafone’un Kalkınma Bakanlığı’nın desteğiyle Türkiye’nin dört bir yanında 26 büyükşehir belediyesiyle hayata geçirdiği ’Akıllı Şehir Endeksi’ çalışmasında, büyükşehir belediyelerinin ortalama dijitalleşme skoru yüzde 55 olarak tespit edildi. Belediyeler, dijital hizmetlerde yüzde 52, dijital operasyonlarda yüzde 49 ve dijital teknoloji platformları’nda yüzde 59’luk skora sahip bulunuyor.

    Raporda ayrıca, Barselona, Kopenhag, Jakarta, Amsterdam, Dubai, Güney Afrika, San Francisco, New York, Luksor, Seul, Londra, Singapur ve Lembo gibi şehir ve ülkelerdeki akıllı şehir uygulamaları kapsamlı olarak anlatılıyor.

    Vodafone, ’Akıllı Şehir Yol Haritası’ ile birlikte ’Akıllı Şehirler Online Platformu’nu da sunacak. Ocak ayında hizmete girecek online platformla, akıllı şehirleri hayata geçirirken bireylerin de görüşlerinin alınması hedefleniyor. Vatandaşlar ile belediye arasındaki iletişimi artıracak platform sayesinde vatandaşların ihtiyaç ve beklentileri daha sistemli bir şekilde takip edilecek. Vatandaşlar, yaşadığı şehirle ilgili söz sahibi olabilecek, site üzerinden fikir ve önerilerini paylaşarak dönüşüme destek verebilecek. Vatandaş en çok ulaşım, trafik ve otopark konularında çözüm bekliyor

    Raporda yer alan belediyelerle çevrimiçi olarak uygulanan anket bölümüne göre;

    Belediyelerin yüzde 74’ünde farklı birimlerden personelin katılımıyla akıllı şehir ekipleri bulunuyor.

    Şehir sakinleriyle ilişkilere önem veren belediyeler, yüzde 89’luk bir oranla, görüş, öneri ve şikayetlerini ileten kişilere mutlaka geri dönüş yapıyor.

    Vatandaş görüş ve önerilerinin iletildiği kanallar içinde web sitesi (yüzde 94,74) en yaygın uygulama olurken, onu çağrı merkezi (yüzde 89,47) takip ediyor.

    Akıllı şehir çözümleri yüzde 94’lük oranla en çok ulaşım alanında kullanılıyor, onu yüzde 42 ile su hizmetleri takip ediyor.

    Vatandaş ve paydaşların belediyelerden en büyük çözüm beklentisi ulaşım (yüzde 78,9) olurken, onu trafik (yüzde 73,7) ve otopark (yüzde 52,6) sorunu izliyor.

    Başarılı olarak değerlendirilen akıllı şehir uygulamaları arasında akıllı durak, akıllı otobüs, akıllı trafik ışıkları ve sinyalizasyon, akıllı kavşaklar gibi ulaşımı doğrudan ilgilendiren uygulamalar ön plana çıkıyor.

    2016’da 17 milyar dolar olan akıllı ulaşım pazarının önümüzdeki 5 yılda 25 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

    2015’te dronlardan elde edilen toplam endüstri gelirinin 200 ile 400 milyon dolar olması bekleniyor.

    Dünya mikro şebeke pazarının 2014-2020 arasında yüzde 21 büyümesi bekleniyor.

    Dünyada sızıntı kaynaklı şebeke suyundan kayıp oranının yüzde 50 civarında olduğu tahmin ediliyor. 2030 yılında şebeke suyuna olan talebin arzı yüzde 40 geçeceği öngörülüyor.

    Şehirlerde üretilen atığın ancak yüzde 2’si düzgün olarak arıtılıyor.

    Her 100 yılda bir olan büyük seller artık her 10-20 yılda bir, hatta daha kısa aralıklarla meydana geliyor.

    Yıllık yüzde 48 oranında büyüme gösteren sağlık verisi dünya genelinde en hızlı büyüyen veri segmentleri arasında yer alıyor.

    Akıllı bina ve yaşam teması, 2014 yılında 147 milyar dolarlık bir iş hacmine sahipken, bu rakamın 2020 yılında 220 milyar dolara ulaşması öngörülüyor.

    ’Veri Arşivi’ ve ’Analizi Yoluyla Önceden Suç Tespiti’ sayesinde hırsızlık oranlarında yüzde 19 düşüş sağlanabiliyor.

    Akıllı park sistemiyle, 200 bin insanın yaşadığı bir Avrupa şehrinde, park yeri bulma zamanı yüzde 50 azaltılarak hem yaşam kalitesine katkıda bulunulabiliyor, hem de yakıt tasarrufu sağlanabiliyor. Park gelirleri artarken, personel giderleri yüzde 5-10 arası düşürülebiliyor.

    Akıllı katı katık toplama sistemleriyle çöp toplama maliyetlerinde yüzde 43’e kadar azalma yaşanabiliyor.