Etiket: Hareketliliği

  • Bahar mevsimiyle sınırda göç hareketliliği

    Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Nüfus ve Göç Araştırmaları Merkezi Müdürü Doç. Dr. Orhan Deniz, Türkiye’de yeteri kadar göçmen olduğunu belirterek, “Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak’ın açıkladığı tarzda 3 milyon mülteci gelmeye çalışırsa, Türkiye sınırlarını kapatır” dedi.

    İHA muhabirine açıklamalarda bulunan YYÜ Nüfus ve Göç Araştırmaları Merkezi Müdürü Doç. Dr. Orhan Deniz, geçtiğimiz gün Afganistan ve Pakistan uyruklu 160 kaçak göçmenin İran üzerinden Van’a gelmesinin Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak’ın açıklamalarıyla bağdaştırıldığını söyledi. Doç. Dr. Orhan Deniz, “Bu göç olayının Bakan Bey’in açıklamalarıyla ilgili olduğunu düşünmüyorum. Birincisi İran’da 3 milyon mülteci yok. İkincisi ise bahar mevsiminde olduğumuz için mülteci geçişleri bu dönemde hızlanabilir. Geçmişte de bu tür büyük grupların Türkiye’ye gelerek, buradan batı illerine ya da Avrupa’ya geçmeye çalışmışlardı” ifadelerini kullandı.

    “İran göçmenleri teşvik ediyor”

    İran’ın geçmişten bu yana ülkelerine gelen göçmenleri Türkiye’ye göndermeye teşvik ettiğini anlatan Doç. Dr. Deniz, “İran kendi ülkelerine gelen göçmenleri, Türkiye’ye gitmeleri noktasında teşvik ediyor. İran geçmişte bunu daha belirgin bir şekilde yapıyordu. Ancak geçtiğimiz gün gelen grup bununla alakalı değil. Bunlar insan kaçakçıları tarafından Afganistan, Pakistan ve İran üzerinden Türkiye’ye getiriliyorlar. Özellikle ilkbahar aylarında bunların sayılarında ciddi artışlar yaşandığına ve gelen bazı grupların yüksek kesimlerde kar ve tipi nedeniyle hayatlarını kaybettiklerine de şahit oluyoruz” dedi.

    “DEAŞ ve Haşdi Şabi’den kaçan gruplar Türkiye’ye sığınabilir”

    Musul’u kurtarma operasyonu kapsamında Irak üzerinden bir göçmen dalgası beklendiğini anlatan Doç. Dr. Deniz, şunları söyledi:

    “İran’dan bu süreçte ne kadar göçmen gelirse daha fazlası Irak üzerinden de gelebilir. Musul’u kurtarma operasyonu kapsamında halk DEAŞ’tan kaçarken, özellikle Sünni grupların Haşdi Şabi gibi grupların da saldırılarına maruz kalmaları noktasında ilk etapta Kuzey Irak’a, sonrasında Türkiye’ye kaçabilirler. Ama burada büyük bir kriz yaşanmazsa, bunun çok fazla olabileceğini zannetmiyorum. Çünkü Türkiye’nin Haşdi Şabi saldırılarına çok da müsaade edebileceği kanaatinde değilim. Bu aşamada aşırı bir göç dalgası beklemiyoruz.”

    “Türkiye sınırlarını kapatır”

    Suriye’de savaş ortamından kaçan mültecilere Türkiye’nin kapılarını açtığını ve halihazırda Türkiye’de 3 milyonun üzerinde mülteci bulunduğunun altını çizen Deniz, “Suriye’de savaş ortamından dolayı o kadar göçmen aldık. Ama İran’da halihazırda savaş yok. Onun için olası büyük bir göç dalgası durumunda Türkiye sınırlarını kapatır ve buna müsaade etmez. Ancak küçük gruplar halindeki göçmenlerin insan kaçakçılarının yardımıyla geçişler olacaktır” diye konuştu.

    İlkbahar aylarında geçişlerin doğal olarak arttığına işaret eden Doç. Dr. Orhan Deniz, sınır bölgelerinde inşa edilen kalekolların kaçak göçmenlerin sayısında da ciddi azalmalara neden olduğunu aktardı.

  • İskenderun Körfezi’nde yaşanan olağan dışı denizanası hareketliliği gözlemlendi

    İskenderun Körfezi’nde olağan dışı denizanası hareketliliği yaşanıyor. İskenderun Teknik Üniversitesi (İSTE) Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Abdulla Sakallı, İskenderun Körfezi’ndeki denizanası hareketliliğinin dikkatle izlenmesi ve irdelenmesi gerektiğini söyledi.

    İskenderun Teknik Üniversitesi (İSTE) Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Abdulla Sakallı, İskenderun Körfezinde normalde Haziran ayından itibaren görülmesi gereken denizanalarının, bu yıl Mart ayı sonlarına doğru koloniler halinde görüldüğünü belirterek, “28 Mart günü İSTE’nin RV-ISTE 1 araştırma gemisi ile yapılan çalışmada, Körfez’de ortalama her 2 m’de bir denizanası bulunduğu gözlemlenmiştir. Görülen denizanalarının büyüklükleri ve sıklıklarına bakılarak, Körfez’deki su sıcaklığının bu yıl çok erken artmaya başladığı söylenebilir” dedi.

    İklim değişikliği, insansal kaynaklı çevre tahribatı ve Körfez suyu sıcaklığındaki artışın bu canlıların görülme sıklıklarını ve periyotlarını ciddi bir şekilde değiştirmiş olabileceğini öne süren Yrd. Doç. Dr. Abdulla Sakallı, “Medüz olarak da adlandırılan denizanalarının bölgemizde normalde Haziran ayı itibariyle sürüler halinde görülmeye başlanması gerekmektedir. Haziran aylarından önce, Körfez bölgesi civarında nadir olarak görülebilen ve bir kısmı zehirli olan denizanaları, bu yıl deniz suyu sıcaklığındaki anomaliler yüzünden Mart ayı sonlarından itibaren geniş koloniler şeklinde görülmeye başlanmıştır” ifadelerini kullandı. Yrd. Doç. Dr. Abdulla Sakallı sözlerini şu şekilde sürdürdü:

    “Bu sıklıktaki denizanası kolonilerinin normalde yaz aylarında görülmesi gerekirken, Mart ayı sonlarında Körfezde bu sıklıkta görülmeleri çok nadir bir olaydır. Araştırmacılar için en önemli hususlardan birisi, bu kolonilerin neden bu kadar erken ortaya çıktıklarıdır. Bu konunun iklim bilimciler, fiziksel oşinograflar ve denizanası uzmanları ile birlikte disiplinler arası bir şekilde araştırılması gerekmektedir. Bilimsel araştırmalar, şimdiye kadar denizanası kolonilerinin belli bir bölgede bu denli yoğunlukta olmasını neyin tetiklediğini tam olarak açıklayamamaktadır. Bu konuda uzun soluklu bir izleme projesinin hayata geçirilmesi ve bu izleme projesinde deniz suyunun fiziksel parametrelerinin yanında, atmosferdeki değişiklikler ve çevresel faktörlerin etkilerinin de kayıt altına alınıp, yorumlanması gerekmektedir. Zira bazı türleri zehirli olan denizanalarının balık larvaları ve yumurtaları ile beslenmesi ve popülasyonlarındaki ciddi artışlar, tedbir alınmadığı takdirde balıkçılık faaliyetlerini ve tabiidir ki turistik aktiviteleri de olumsuz şekilde etkileyebilir”.

  • Trabzon’da Nevruz Turizmi hareketliliği

    İran’daki Nevruz Bayramı nedeniyle bin 500’e yakın İranlı turist Trabzon’a gelirken, alışveriş mağazaları iş yerlerinin camlarına Farsça afişler asarak İranlı turistleri çekmeye çalışıyor.

    Nevruz Bayramı tatili nedeniyle Trabzon’a gelen çok sayıda turist yaptıkları alışverişlerle bölge ekonomisine büyük canlılık kazandırırken, nevruz tatili süresince Trabzon’da Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen indirim günleri etkinliğine turistler büyük ilgi gösteriyor.

    Özellikle İran İslam Cumhuriyeti ve Azerbaycan vatandaşlarının Nevruz tatili için Trabzon’u tercih ettiklerini belirten Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Doğu Karadeniz Yürütme Kurulu Başkanı Suat Gürkök, Trabzon olarak İran nezdinde yaptıkları çalışmaların semeresini gördüklerini söyledi. Gürkök “İran’a karşı olan yaptırımların gevşetilmesiyle birlikte insanlar artık ülke dışına çıkmaya, seyahat etmeye başladı. Daha önce İran’a iki seyahatimiz oldu. Orada seyahat acenteleri, Kültür ve Turizm Müdürleriyle toplantı yaptık. Onları buraya davet ettik. Bölgemizin tanıtımını yaptık. Nevruz bayram tatilleri vardı. Yaklaşık bin 500 yakın İranlı misafiri Trabzon’da ağırladık. Bir o kadar da Batum’a gitti. Batum’u genellikle eğlence bakımından tercih ediyorlar. Bölgemizi ise alışveriş ve doğu turizmi açısından tercih ediyorlar. İran pazarından sonra da artık yavaş yavaş gerçek sezona giriyoruz. Bu sezonda herhangi bir olumsuzluk olmayacağını düşünerek geçen seneye nazaran yüzde 15 daha fazlalık bekliyoruz. Bu sezon iyi bir sezon geçireceğimizi düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

    Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı M.Suat Hacısalihoğlu da bir süre önce Tahran’da turizm fuarına katılarak bölgenin tanıtımını yaptıklarını hatırlattı. 21 Mart’ta başlayan Nevruz Bayramı’nın komşu ülkelerde 15 gün tatil olarak kutlandığını kaydeden Başkan Hacısalihoğlu, “Hem tatil hem de alış veriş için Trabzon’un tercih edilmesi için şehrimizde indirim günleri başlatıldı” dedi. Hacısalihoğlu, “Trabzon’da Nevruz tatili indirim ve alışveriş günleri ile birleştirildi. Bir hayli de ilgi gördü. Gerek turizm sektörü, gerekse alış veriş sektörlerimizde ekonomik haraketlilik sağlandı” diye konuştu.

    Nevruz Bayramı öncesinde TTSO ve TÜRSAB işbirliğiyle Trabzon’da faaliyette bulunan turizm şirketleri, AVM yöneticileri ve firma yetkililerinin destekleriyle şehirde dükkanlara afişler asıldı. Farsça olarak hazırlanan ve üzerinde “Nevruzunuz Mübarek olsun” ifadelerinin yer aldığı afişlerde indirim günlerine dikkat çekildi.

    Nevruz tatillerini Türkiye’de geçirmekten oldukça memnun olduklarını dile getiren turistler Türk mallarını fiyat ve kalite olarak çok beğendiklerini, Nevruz bayramı indiriminden de oldukça memnun kaldıklarını ifade ettiler.

  • Tire Devlet Hastanesinde bomba hareketliliği

    İzmir’deki Tire Devlet Hastanesinde, bahçede çalıların arasına gizlenmiş sırt çantası bomba paniğine neden oldu.

    Edinilen bilgiye göre, olay, Tire Devlet Hastanesinde meydana geldi. Hastanedeki güvenlik görevlileri, hastanenin bahçesini kontrol ederken çalıların arasına gizlenmiş şüpheli bir sırt çantası gördü. Durum hemen polislere bildirildi. Hastanede bir anda alarm durumuna geçildi. Başhekim Fatih Hayali, hasta yakınlarından birine ait olabileceği düşünülen çantanın sahibini belirlemek için hastane içinde defalarca anons yaptırmasına rağmen sonuç alınamadı. Çantanın bulunduğu alan daha sonra da güvenlik kordonuna alınarak bölgeye kimse yaklaştırılmadı.

    İki battaniye çıktı

    Olay yerine gelen polis ekipleri, görgü tanıklarının ifadeleri ve olay yeri kameralarını inceledikten sonra şüpheli çantanın bomba olmadığına karar verdi. Büyük bir dikkatle açılan çantanın içinden iki adet kullanılmış battaniye çıktı. Yaşanan kısa süreli bomba paniğinden sonra hastane personeli ve hastalar rahat bir nefes aldı.

  • Çiçek mezatlarında 14 Şubat hareketliliği

    Çiçek mezatlarında, 14 Şubat Sevgililer Günü nedeniyle hareketlilik yaşanıyor. Çiçeklere gelen yoğun talep nedeniyle fiyatlarda aynı oranda artış gösterdi.

    14 Şubat Sevgililer Günü’ne 1 gün kala, çiçek borsasındaki telaş devam ediyor. 14 Şubat’ta çiftlerin uğrak mekanı olanı çiçekçiler de çiçek mezadına akın etti. Açık arttırma usulüyle çiçeğini alan satıcılar, yoğun talep nedeniyle oluşan fiyat artışından şikayetçi.

    “Üretim az fiyat yüksek”

    Sevgililer Günü’nün simgesi haline gelen kırmızı güllerin fiyatı çiçek mezatlarında oldukça artmış durumda. 30 yıldır çiçekçilik yapan Ömer Şaşı da fiyatların özel günlerde daha da artığını söyledi. Çiçek üretiminin de fiyatlara etki ettiğini belirten Şaşı, “Müşterilerin bilmediği bazı şeyler var. Çiçekler mezatta açık artırma ile satılıyor. Talep çok olursa fiyatlar oldukça yükselir. Türkiye’de çiçek üretimi az dolayısıyla fiyatlar yüksek. Aldığımız çiçekleri satabileceğimizi tahmin ediyoruz” dedi.

    Bayrampaşa çiçek mezat günlerine katılarak açık artırmada çiçek almaya çalışan ve 42 yıldır çiçekçilik sektöründe olan Zeynel Kayalar, “42 senedir bu mesleği yapıyorum ilk defa böyle bir şeyle karşılaştım. Çünkü çiçek fiyatları anormal arttı. Geçen sene 60-70 liraya giden 4 demet gülün bu sene 2 demedi 150-160 liraya gidiyor” dedi.

    Trafik ışıklarında, parklarda ve meydanlarda çiçek satarak geçimini sağlamaya çalışan Sevgi Arı ise mezatta yoğun talep nedeniyle istediği çiçekleri alamadığını söyledi. Çiçekçi Sevgi, havanın da yağışlı olması nedeniyle bütçesini aşmadan çiçek alacağını sözlerine ekledi.