Etiket: Hareketlendirdi

  • Türkiye-Rusya yakınlaşması Laleli piyasasını yeniden hareketlendirdi

    Laleli Sanayici ve İşadamları Derneği (LASİAD) Başkanı Gıyaseddin Eyyüpkoca, Türkiye ile Rusya arasındaki uçak krizinin aşılmasıyla Laleli piyasasındaki ticaret hacminde yüzde 25’lik bir düzelmenin olduğunu belirtti.

    Laleli Sanayici ve İşadamları Derneği (LASİAD) Başkanı Gıyaseddin Eyyüpkoca, Türkiye ile Rusya arasındaki uçak krizinin aşılarak yeniden ilişkilerin düzelmesiyle Laleli piyasasının hareketlendiğini söyledi. Eyyüpkoca, krizin aşılmasıyla Laleli piyasasındaki ticaret hacminin yüzde 25’lik iyileşme gösterdiğini bildirdi. Kriz döneminde Rusya ile yapılan ticaretin yüzde 20 seviyesine düştüğünü belirten Eyyüpkoca, rakamların inmesinde tek etkenin uçak krizi olmadığını da dile getirdi. Uçak krizinden önce Rusya’nın petrole dayanan ekonomisinin petrol fiyatlarının düşmesinden kaynaklanan çok ciddi sıkışma yaşandığını söyleyen Eyyüpkoca,”Uçak krizinden önce Rusya’nın petrole dayanan ekonomisinin petrol fiyatlarının düşmesinden kaynaklanan çok ciddi sıkışması vardı. Zaten yüzde 100’e yakın bir devalüasyon yaşanmıştı. Alım güçlerinde yüzde 60’a yakın düşüş söz konusu olmuştu. Kişi başına düşen gayri safi milli hasılada da o oranla düşüş olmuştu” dedi.

    “Uçak kriziyle ticaret rakamları çok fazla düştü”

    Rusya’daki var olan ekonomik sıkışmaya bir de uçak krizinin eklenmesinin Ruslarla iş yapan Laleli piyasasını da olumsuz etkilediğini dile getiren Eyyüpkoca “Rusya’daki var olan ekonomik sıkışmaya hemen uçak krizi de gelince olumsuz etkilendik. Zaten bizim ekonomik olarak en fazla bağımlı olduğumuz ve Laleli olarak baktığımızda pazarın yüzde 40’ına sahip bir ülkeydi Rusya. Uçak kriziyle beraber zaten ekonomik kriz yaşayan Rusya’da yaşanan yüzde 40’lık bir küçülme uçak kriziyle birlikte üstüne yüzde 40’ı daha koydu. Rusya ile yaptığımız ticaret durma noktasına geldi yüzde 20 seviyesine düştü. Bir seneye yakın Rusya ile yaşanan sıkıntılar bizi olumsuz etkiledi. Ülke ilişkilerinde hemen bugünden yarına bir düzelme söz konusu olmuyor, belli bir süreç alıyor. Yukarıdan aşağıya düzelme daha hızlı oluyor ama aşağıdan yukarıya düzelme daha kademeli bir şekilde devam ediyor. Uçak krizinden sonra Rusya ile olan ticaretimiz yüzde 80 civarında düştü. Bu uçak krizi açıldıktan sonra yüzde 25’lik bir düzelme oldu. Ama geri kalan yüzde 50-55’lik düzelmenin olması için Rusya ekonomisinin düzelmesi gerekiyor. İki Hafta önce Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin bir açıklama yaparak Rusya ekonomisinin yüzde 40 daraldığını söyledi. Rusya ile aramızda siyasi bir kriz yok Rusya’nın kendi içerisinde ekonomik kriz var. Petrol fiyatlarının düzelmesi gerekiyor ki Rusya ekonomisinin bizim beklediğimiz rakamlara gelebilsin. Ben bir gün “Allah’ım ne olur petrol fiyatları yükselsin” diyeceğimi düşünmemiştim. Şimdi onu söylüyoruz. Rusya ile daha da yakınlaşacağız, bizim Rusya’ya, Rusya’nın da bize ihtiyacı var” diye konuştu.

    “Laleli olarak yıllardır dolar konusunda efsunluyuz”

    Dolardaki kur artışına da değinen Gıyaseddin Eyyüpkoca, “Laleli olarak yıllardır dolar konusunda efsunluyuz. Herhalde geçmişten aldığımız darbelerden kaynaklanan bir durum olsa gerek. Aldığımız ürünleri dolarla alıp dolar ile satıyoruz. Bu bize bir nebzede olsa rahat nefes aldırıyor. Doların yükselmesinde en az etkilenecek bölgelerden birisi biziz” dedi.

    Türkiye – Rusya arasındaki ortak ticarette TL ve Ruble kullanılmasının doları devre dışı bırakacağını söyleyen Eyyüpkoca “Şuan Rusya ile tercihli ticaret anlaşması için ciddi anlamda konuşuluyor. Buradaki ana unsur iki ülke para birimleriyle ticaret yapılması ve karşılıklı bankalarında buna entegre edilmesiydi. Bizim onlara sattıklarımızda TL onların bize sattıklarında veya aldıkların ruble kullanmaları söz konusu. Geçmişte bu uygulanmaya başlanmıştı. O zaman banka komisyonları yüksekti. Eğer bankalar buna entegre edilirse o zaman bizim istediğimiz seviyelerde olacak ve tehdit olarak gördüğümüz dolar devre dışı kalacak” ifadelerini kullandı.

    “Karaköy Limanı’nın taşınması bizi etkilemez”

    Eyyüpkoca son olarak Laleli piyasasının ürün taşımada kullandığı Karaköy limanının taşınmasıyla ilgili olarak ise “Geçmişte biz Karaköy limanını çok fazla kullanıyorduk. Özellikle Ukrayna ve Rusya yüklemelerinde 1,5- 2 kilometre kuyruklar oluyordu. Daha sonra bu bölündü, Zeytinburnu ve Halkalı’ya gitti. Bundan sonra limanın olması ya da olmamasının bizi çok fazla sıkıntıya sokacağını düşünmüyorum. Çünkü özellikle son dönemlerde ticaretin hızlı dönmeye başlamasıyla kara yolu ve uçağı tercih etmeye başladık. Uçak ile taşımak ön planda çünkü biz refleksleriyle ile var olan bir bölgeyiz. Laleli olarak hızlı üretip hızlı satıyoruz. Karşı tarafa hızlı bir şekilde tüketip bize dönsün diye” diye konuştu.

    Laleli’de tekstil sektöründe faaliyet gösteren firma sahibi Barış Köseliören, şuan Rusya ile Türkiye arasındaki ticaret hacminin 20 milyar dolar civarında olduğunu belirterek “2014 Kasım ayında baktığımız zaman Rusya ile Türkiye arasında 40 milyar dolara yakın ticaret hacmi vardı. Şuan itibariyle baktığımız 20 milyar dolar civarında. Burada en büyük etken aslında Türkiye tarafından uçak düşürülmesi olayından ziyade Rusya’nın kendi içerisinde yaşadığı ekonomik kriz bunun olumsuz etkileri bize yansıyor. Tabi Antalya’ya da 4,5 milyon turist geliyordu 2016 yılından yasaktan dolayı turist gelmedi. Bin dolardan hesaplarsak 4,5 milyon dolar eder. Buda Türkiye açısından ciddi bir kayıp” dedi.

    Köseliören, iki ülke liderinin aldığı inisiyatifle birlikte başlayan barış sürecinin ticarete yansımasının olumlu olduğunu söyleyerek “2014 yılında ekonomik kriz oldu ondan sonra uçak krizi de olumsuz etkiledi. Rusya’ya giden Türk arkadaşlarımız havalimanlarından geri gönderildi. Meddi ve manevi anlamda sıkıntı yaşadık. Şu sıralar çeşitli anlaşmalar imzalandı doğalgaz anlaşması gibi bunların olumlu yansımaları oluyor olacaktır da. Onun dışında petrol değerlendi şuan 46-47 dolar 25 dolarlardan bu rakamlara çıktı. Biz her iki ülkenin ticaret yapan esnafları olarak olumlu taraflarını görüyoruz. Zaman bizim için önemli olumlu taraflarının yansımasının daha hızlı olmasını bekliyoruz. Rusya kendini ağırdan alıyor. Bunu da süreç içerisinde düzeleceğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Rusya’da doların yükselmesi bizim için olumsuz”

    Rusya’da doların yükselmesinin kendileri açısından olumsuz bir durum olduğunu sözlerine ekleyen Köseliören, “Bizden ürünlerimizi 10 dolara alan insanlar bunu Rusya’da 300-330 Rubleye satıyordu ama şuan 660 Rubleye satmaya başladılar. Rus vatandaşlarının geliri bu derecede artmadı. Bu da satışları olumsuz etkiliyor. Türkiye’de doların yükselmesi dolarla iş yapan bizler için belli noktalarda olumlu. Neden olumlu? Çünkü bizde eğer dolar artışı olursa hemen fiyatlarda düşüşe geçiyoruz. Satışları artırmak için eskiden 20 dolara sattığımız bluzu hemen 17 dolara çekiyoruz. Bu farkı alıp cebimize artmak yaz tatilinde Yunanistan’da harcamak gibi bir şey yapmıyoruz. Tam tersi satışlarımızı artırmak ve müşterimizin daha fazla ürün alması için fiyata bu şekilde yansıtıyoruz. Doların artması satışlarımızı artırmak için iyi ama ülke olarak baktığımız zaman olumsuz oluyor. Doğalgazı, petrolü ithal ediyoruz bunlar doğal olarak Türk halkına eksi olarak yansıyor” şeklinde konuştu.

  • Bakan Çelik’in Müjdeleri Sektörü Hareketlendirdi

    Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik’in Burdur Fuarı’nda, kredi için gereken 10 baş hayvan sayısını en az 5 başa düşürülmesi ve çiftçinin kredi için artık evini değil hayvanını ya da meyve bahçesini ipotek ettirebileceği açıklaması sektörden büyük destek gördü.

    Köy Koop Merkez Birliği Genel Başkanı Yakup Yıldız, iki müjdenin de Türkiye’yi tarım ve hayvancılıkta yeni bir atılımın kapısını açtığını söyledi. GL Platform Fuarcılık tarafından Burdur’da gerçekleştirilen Teke Yöresi 2. Canlı Hayvan, Hayvancılık, Tarım Teknolojileri ve Yem Fuarı, sektörde önemli kararların açıklandığı mesajlara ev sahipliği yaptı. Açılışı gerçekleştiren Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, damızlık süt sığırı yetiştiriciliğinde, faiz indirimli işletme ve yatırım kredisi kullandırılabilmesi için üreticilerin işletmelerinde bulundurmaları gereken manda veya damızlık süt sığırı sayısı 10 baş ve üzerinden en az 5 başa düşürüldüğünü açıkladı. Bir diğer müjde için de çalışmaların son hale geldiğini ifade eden Bakan Çelik, “Vatandaş kendisine hayvan alacağı zaman ipotek yolunda çözüm arıyordu. Evini, arabasını ipotek ettiren vardı. Biz hayır arkadaş dedik. Ziraat Bankası ile önümüzdeki Salı günü işi bitireceğiz. Daire değil hayvan rehin verilecek ve kredi de alınacak. Aynı uygulamaları meyve ağaçları için de gerçekleştireceğiz” dedi.

    KÖY Koop Merkez Birliği Genel Başkanı Yakup Yıldız, iki müjdenin de Türkiye’yi tarım ve hayvancılıkta yeni bir atılımın kapısını açtığını söyledi. Desteklerin üretici açısından çok büyük önem taşıdığına da dikkat çeken Yıldız, “Bakanlığın bir diğer desteği de genç çiftçiye yönelik. Artık genç çiftçimiz 30 bin lira hibe desteği de alabilecek. Köyde yaşayan, köyde yaşamayı amaç edinen insanlar bu destekten faydalanırsa üretimde büyük kazanç elde ederiz. Gençlerimiz köyde kalıp üretimi devam ettirmesi Türk tarım ve hayvancılığı için çok önemli. Bu noktada destekler, hem teşvik niteliğinde hem de bizlerin gelecek açısından daha güvenli hissetmemizi sağlıyor” dedi.

    “SEKTÖR ATAĞA GEÇER”

    Burdur Ziraat Odası Başkanı İbrahim Demir de Bakan Çelik’in her iki müjdesinin sektörde sevince neden olduğunu söyledi. Demir, “Bakanımız harika bir açıklama yaptı. Düşünün, iyi bir inek 8 bin lira civarında. Sen bunu ipotek gösterdiğinde krediyi alabilirsin. Artık Türkiye’de tarım ve hayvancılık eskisi gibi değil, gelişti. Köydeki araziler çok değerlendi. Kredide ipotek için istenen arabaların fiyatı aşağıya giderken tarım arazileri ve hayvanların fiyatları yukarı gidiyor. Bu teminat arayışındaki bankalar için de bu önemli. Bakan Çelik’in bu kararı sektöre atak yaptırır” diye konuştu.

    “İTHAL DEĞİL İHRAÇ ETMEK İÇİN YOLA ÇIKTIK”

    Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Kamil Özcan da Bakan Çelik’in açıklamalarını olumlu bulduklarını belirterek, “Hayvancılıkta atılım içindeyiz. Hayvan varlığımızın sayısını artırmamız gerekiyor. Bunun için birlik olarak çalışıyoruz, bu desteklerde sektörümüze olumlu yansımaları olan, arzuladığımız destekler. Türkiye’nin hayvan ihraç etmesi tüm üreticilerin kanına dokunur. O nedenle biz üretmek zorundayız. Üretmek için hepimiz ter akıtıp, tayın altına elimizi koyacağız. Arkasından da kendi ürettiğimiz, yediğimiz içtiğimizi ihraç etme imkanı bulacağız” şeklinde konuştu.

  • (Özel Haber) Paskalya Ve Nevruz Tatili Turizmi Hareketlendirdi

    Paskalya ve Nevruz Bayramı nedeniyle rotasını Türkiye’ye çeviren İranlı ve Avrupalı turistler Marmaris’te tatilin keyfini çıkarıyor. Nevruz bayramı nedeniyle ilçeye ilk defa bin kişilik İranlı turist kafilesinin gelmesi turizmcileri sevindirdi. Paskalya tatili nedeniyle Dalaman Havalimanı’na uçuş düzenleyen turizm acenteleri kente 600 İngiliz turist gelmesini sağladı.

    Hristiyanların en önemli bayramı olarak kabul edilen ve İsa’nın çarmıha gerildikten sonra 3’üncü günde dirilişini simgeleyen Paskalya Bayramı nedeniyle Marmaris’e gelen Avrupalı turist sayısında geçen yıla göre artış yaşandı. Paskalya tatiline, Nevruz bayramı için ilçeye gelen bin kişilik İran turist kafilesi de eklenince hareketlilik yaşandığı görüldü.

    Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Marmaris Bölge Yürütme Kurulu Başkanı İsmail Özbozdağ yaptığı açıklamada, Marmaris’te paskalya ve nevruz tatili nedeniyle ilk defa bu kadar yoğunluk yaşadıklarını söyledi. Yaklaşık bin kişilik İranlı turist kafilesinin ilçeyi ziyarete ettiğine değinen Özbozdağ, 600 İngiliz turistinde paskalya tatilini geçirmek üzere geçen hafta ve dün ilçeye giriş yaptığını kaydetti. Geçen yıl uçak seferi olmaması dolayısıyla paskalya tatiline gelen İngiliz turist sayısının az olduğuna dikkat çeken İsmail Özbozdağ, 2016 yılında bu anlamda bir pozitiflik yaşandığını belirtti.

    İRANLI TURİSTLER NEVRUZ İÇİN GELDİ

    İsmail Özbozdağ, ilçeye ilk defa Nevruz bayramı dolayısıyla bin kişi civarında İranlı turist geldiğini belirtti. Nevruz ve Paskalya tatili için İranlı ve İngiliz turistlerin bölgeyi tercih etmesinin memnuniyet verici olduğuna değinen Özbozdağ,özellikle Avrupalı turistlerin tüm olumsuzluklara rağmen Türkiye’yi tercih etmeye devam etmesinin turizm sezonu için umut verici olduğunu vurguladı.

    İranlı turistleri getiren acente yetkilisi Ahmet Atar ise Marmaris’in havası, denizi ve doğasıyla mükemmel bir tatil yöresi olduğunu söyledi. Nevruz için bölgeye ilk defa gelen İranlıların tatilden oldukça memnun kaldığını ifade eden Atar, bundan sonra Marmaris’i daha çok İranlı turistin ziyaret edeceğini sözlerine ekledi.

    Martı Otel İşletmeleri A.Ş’nin operasyon müdürü Mesut Çetin, senelerdir paskalya ve nevruz tatilinde otellerinde oda sayısının 30’u geçmediğini ancak bu sene yaşanan artışla bu sayının 240 odaya kadar çıktığını vurguladı. Nevruz bayramı günü otelde canlı müzik ve ateş yakılarak çeşitli aktiviteler düzenlendiğini kaydeden Çetin, İranlı turistlerin farklı bir nevruz tatili yaşadığını ifade etti.

  • Kentsel Dönüşüm, Hediyelik Eşya Sektörünü Hareketlendirdi

    İnşaat sektörünün hareketlenmesi ve kentsel dönüşüm projelerinin hızlanması, mobilya ve beyaz eşyadan sonra hediyelik eşya sektörünün de yüzünü güldürdü. The Company Genel Müdürü İlkhan Yılmaz, ayda 60 bin adet ürünün yeni ev hediyesi ve aksesuar olarak satıldığını kaydetti.

    Özellikle son 10 yıldır hareketlenen kentsel dönüşüm projelerinin hediyelik eşya sektörüne de pozitif etki yaptığını belirten İlkhan Yılmaz, “Yenilenen evlerin mobilyalardan sonra en büyük ihtiyacı aksesuarlar ve hediyelik eşyalar oluyor. Evini yenileyenler de bize geliyor, evine taşınan arkadaşlarına hediye götürmek isteyenler de. Bu sebeple sattığımız ürünlere “Şımarık hediyeler” adını verdik. Evlerde sürekli mobilya değiştirilemese de yeni bir aksesuar evlerin tüm atmosferini değiştirebiliyor, aynı zamanda da kişileri şımartıp, mutlu edebiliyor. Kentsel dönüşümle birlikte ayda ortalama 60 bin ürün satıyoruz” dedi.

    “MÜZİKLE ALIŞVERİŞ YAPTIRIYORUZ”

    The Company mağazalarında ortalama 12 bin civarında ürün bulunduğunu kaydeden Yılmaz, alışveriş yapan müşterilerin çalan müzikle yaşadığı etkileşimi de anlattı. Tüm mağazalarda enstrümantal, Yunan, Türk Sanat Müziği gibi değişik ancak kulağa hoş gelen müziklerin çalması en dikkat çekici özelliklerden biri. Mağazalar içerisinde bulunan “Şu an dinlediğiniz müziğin cd’sini satın alabilirsiniz” uyarıları da mağazayı ziyaret eden müşterileri cd almaya yöneltiyor. İlkhan Yılmaz ayda 1200’e yakın cd sattıklarını belirtiyor. Alışverişin bir ihtiyaçtan kaynaklandığını belirten Yılmaz, “Müzik bir ihtiyaç gibi gözükmese de ruhumuzun en büyük ihtiyacı. Müşterilerimiz de mağazamızda çalan müziklerin cd’lerine oldukça ilgi gösteriyorlar. Biz aslında müzik eşliğinde alışveriş yaptırıyoruz” dedi.

    “3 MİLYON DOLARLIK DEKORASYONDA KASAYLA LİMON SATTIK”

    Geniş vizyonu ve değişik fikirlerini mağaza konseptlerine de yansıtan İlkhan Yılmaz, “Ekonomik krizler, yaşanan karışık ortamlar insanları mutsuzlaştırıyor. Biz insanları mutlu edecek ürünler satıyoruz. Kendilerini şımartmalarını sağlıyoruz” diye konuştu. Bugüne kadar 3 milyon dolarlık dekorasyon yatırımı yaptıklarını aktaran Yılmaz, “mağazalarımıza ayda 60 bine yakın ürün girişi yapıyoruz. Sürekli aynı ürünleri ziyaretçilerimiz bulmasın istiyoruz. Bazen fanuslarda balık da satıyoruz, bazen mağazalarımızın önünde kasayla limon. Bu değişiklikler müşterilerimizi çok memnun ediyor” dedi.

    Bahara özel düzenlenen ve 3 hafta sürecek olan kampanyada, birbirinden orijinal hediyelik eşyalar yüzde 90’a varan indirimlerle satışa sunuluyor. 1200 çeşit ürünü 6 mağazalarında aynı anda süpürge indirimine soktuklarını belirten The Company Genel Müdürü İlkhan Yılmaz, “Bu kampanya bizim için bir alışkanlık değil, bir daha belki 5 yıl sonra yapacağız. Bahar temizliği konseptimizi ziyaretçilerimiz çok sevdi. Herkesin kendini ya da sevdiklerini şımartması için şımarık hediyeleri ulaşılabilir fiyatlarda tüketicilerimize sunuyoruz” diye konuştu.

  • Suriye’de Şiddetlenen Çatışmalar Türkiye Tarafını Hareketlendirdi

    Suriye’de Fırat Nehri’nin batısında YPG ve DAEŞ arasındaki çatışmaların şiddetlenmesi üzerine sınır illerinde de hareketlilik başladı.

    Fırat’ın Nehri’nin batısında YPG ve DAEŞ militanları arasındaki çatışmaların şiddetlenmesi üzerine sınırın Türkiye tarafında da önlemler arttırıldı. Gaziantep 5. Zırhlı Tugay Komutanlığı’ndan çıkış yapan çok sayıda askeri araç Gaziantep’in Karkamış ilçesindeki Suriye sınırına doğru hareket etti. Mühimmat ve askeri personel taşıdığı belirtilen kamyonlara zırhlı araçların da eşlik ettiği görüldü.

    Bölgeye askeri sevkıyatın gruplar halinde sürdürülmesi bekleniyor.