Etiket: Hareketlendi

  • Kurban pazarı hareketlendi

    Ortaca’daki canlı hayvan pazarında yaklaşan Kurban Bayramı öncesi hareketlilik arttı.

    Karaburun Mahallesindeki canlı hayvan pazarında, bayram öncesi yoğunluk yaşanıyor. Sıkı pazarlıkların ilginç görüntüler oluşturduğu pazarda, küçükbaş hayvanlar bin ila 2 bin liradan başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor.

    Canlı hayvan pazarının, her sene Kurban Bayramı öncesi açıldığını belirten besici Erdem Aşkın, “Kurbanlık pazarımız açıldı. Günlük 8 ila 10 hayvan satışımız oluyor. Pazarlıklar ise bin ve 2 bin lira arasında değişen fiyatlar ile başlıyor. Kurbanlık fiyatlarında arife günü düşüş yaşanacağı yönünde yanılgılar oluyor. Kurbanlık alacak vatandaşların arife gününe kalmamasını tavsiye ederim. Onlar için daha iyi olacaktır. Arife günü fiyatlar düşmez. Hayvanların iyileri ise önceden satılmış olur.” dedi.

  • (Özel Haber) Bahar geldi, ikinci el araç piyasası hareketlendi

    Bahar mevsiminin gelmesi, sıfır kilometre otomobillere yapılan döviz kuru zammı ikinci el otomobil piyasasını canlandırdı. Balıkesir Galericiler Sitesi 2. Başkanı İsmet Şirin, ikinci el araç piyasasında hareket olduğuna dikkat çekerek, yeni çıkan yasa ile birlikte herkesin araç satamayacağını söyledi.

    İkinci el araç piyasaları geçen yıla nazaran bu sene daha da hareketlendi. Balıkesir Galericiler Sitesi 2. Başkanı İsmet Şirin, ikinci el araçlardaki satışların yükselmesinde, sıfır araç fiyatlarının artması ve yeni çıkan kanunun etkili olduğunu belirterek, “Sıfır araçlarda fiyatlar dolar sebebiyle yükselmeye devam ediyor. Böyle olunca da insanlar ister istemez ikinci el araç almaya geliyor. Bir de bizim mesleğimizle ilgili yeni bir kanun çıktı. Artık herkes galericilik yapamayacak ve dışarıda araba alıp satamayacak. Çünkü yeni yasa baya ağır koşullar getiriyor. Bizler işimizi zaten elimizden geldiğince en iyi şekilde yapmaya çalışıyorduk. Artık kilometresinden tutun da arabayı satış ilanına koyarken yazdığınız her şey bağlayıcı olacak. Araçlara ekspertiz zorunluluğu getiriliyor. Yani müşteri daha güvenli şekilde alışveriş yapacak. Biz de şundan kurtulacağız. Dışarıda başka mesleklerle uğraşıp da araba satanlar vardı. Haksız rekabet oluyordu. Dolayısı ile onlar da aradan çekilmiş olacak” şeklinde konuştu.

    Herkesin yakından takip ettiği sıfır araçlarda hurda araç indiriminin de piyasayı çok hareketlendireceğini söyleyen Şirin, “Sıfır arabalarda hurda araç indirimi başlıyor. Bugün yarın yürürlüğe girecek. Bu sıfır araç satan piyasayı iyi etkileyeceği gibi bizi de çok iyi etkileyecek. Çünkü oraya takasa gelen arabalar bize yansıyacak. Yani piyasada bu yasanın çıkmasıyla birlikte iyi bir hareketlenme bekliyoruz. Herkeste şu an bir araç var diyebiliriz. 20 bin liralık aracı olan onu veriyor üzerine 10 bin ekliyor 30 bin liralık araç alıyor. Bir başkası 50 bin liralık aracını veriyor üzerine takviye yaparak 70 bin liralık araba alıyor. Yani her keseye uygun araba bulunuyor” şeklinde konuştu.

    2. el araç almaya gelen Birol Şahin isimli vatandaş ise, “Geçen seneye nazaran fiyatlar uygun. Herkesin bütçesine göre araba var. Ben de bütçeme göre bu arabayı aldım” dedi.

  • Çiçekçilik sektörü yılbaşı öncesi hareketlendi

    Yılbaşı dolayısıyla çiçekçilik sektöründe hareketlilik yaşanmaya başladı. Sektör yılbaşında satışların yüzde 20 oranında artmasını bekliyor.

    Türkiye Çiçekçiler Birliği (TÇB) Başkanı İsmail Başaran, yılbaşı dolayısıyla çiçekçilik sektöründe hareketlilik yaşanmaya başladığını söyledi. Başaran, “Özel günler Türkiye’deki tüm sektöre hareket getirdiği gibi çiçekçilik sektörüne de hareket getirecektir. Çiçekçilik sektörü hareketlenecektir. Tahminimiz çiçekçilik sektöründe satışlar yüzde 20 oranında artacaktır” ifadelerini kullandı.

    “Yeni yılda çiçeklerde tercih edilen renk kırmızı”

    Yılbaşı için çiçek önerilerinde de bulunan Başaran; “Atatürk Çiçeği, Yılbaşına özel kırmızı tonlarda hazırlanan, çikolatalı ve meyve aranjmanlı çiçekler daha çok tercih ediliyor. Sevdiklerimizi yeni bir yıla başlarken neyle mutlu edebiliriz. Önemli olan sevdiklerimize varlığımızı hissettirmek. Çiçek sektöründen pek çok farklı seçenek sunuyoruz. meyveli çiçekler de çok fazla tercih ediliyor. Yeni yılda özellikle kırmızı tonlarda çiçek tercih ediliyor. Kırmızı gül, karanfil, gerbera tercih ediliyor.” şeklinde konuştu.

    “Yılbaşı çiçek fiyatları 60 TL’den 150 TL’ye kadar değişiyor”

    Çiçek fiyatları hakkında da bilgi veren Başaran; “Her bütçeye göre farklı tür ve konseptte çiçek bulmak mümkün ancak ortalama yılbaşı çiçeği 60 TL’den başlıyor; kutu, cam, seramik içinde, sepet içinde, aranjman, buket şeklinde gibi farklı konseptler mevcut bu türden değişik malzemelerle birlikte yılbaşı çiçekleri 150 TL’yi bulabiliyor.” diye konuştu.

    Başaran, yılbaşı için hediye çiçek göndereceklere bir de tavsiyede bulundu. Yılın son haftasında pek çok firmada yoğunluklar yaşanabildiğine dikkat çeken Başaran, “Özellikle de 31 Aralık günü için hediye göndermek

    isteyenlere tavsiyemiz hafta başından itibaren armağanlarınızı adreslere göndermeniz. Özellikle son gün yaşanacak yoğunluk nedeniyle kötü sürprizlerle karşılaşabilirsiniz. İyisi mi sizler önceden hediyelerinizi gönderin ve sevdiklerinizin yeni yıla mutlu bir şekilde girmelerini sağlayın” dedi.

  • Diyarbakır’da eğlence mekanlarını hareketlendi

    Diyarbakır’da geçtiğimiz yıl yaşanan olaylar nedeniyle zor günler yaşayan eğlence mekanları huzur, güven ortamının sağlanmasıyla yeni sezona hareketli girdi. Haftanın verdiği yorgunluğunu ailesi ve arkadaşlarıyla atmak isteyen vatandaşlar canlı müzik eşliğinde doyasıya eğlendi.

    Diyarbakır’da yaşanan olayların son bulması, huzur ve güven ortamının sağlanmasının ardından yeni sezon öncesi eğlence mekanlarında hareketlilik başladı. Vatandaşların ailesiyle birlikte gidebileceği eğlence mekanlarından bir olan Liv Suit Hotel, yeni sezonda canlı müzik etkinliği başlattı. Dostları ve ailesiyle birlikte eğlenmeye gelen vatandaşlar Eyvan Grubunun seslendirdiği birbirinden güzel türküler eşliğinde kimi zaman halaylar çekerek eğlendi.

    “Diyarbakır özüne döndü”

    Diyarbakır’ın bir yıl içerisinde büyük bir değişim gösterdiğini belirten Liv Suit Hotel Genel Müdürü Ferman Zaman, “Diyarbakır geçen yıla oranla aşağı yukarı yüzde 80’lik bir değişim yaşadı. Diyarbakır özüne döndü. Olaylar yok, çok güzel bir huzur ortamı var. Huzur ile birlikte turizm akınına uğradık. Yazın çok güzel bir turizm sezonu geçirdik. Kış sezonu başlayacak ve iyi bir turizm ile devam ediyoruz. Bölgeye çok talep var. Çok güzel bir çizgide gidiyoruz, çok memnunuz” dedi.

    “İnsanlar dışarı çıkmak, eğlenmek istiyor”

    Diyarbakır’da son dönemde sosyal, kültürel, bilimsel çok sayıda etkinlik düzenlendiğini ve bunun sevindirici olduğunu kaydeden Zaman, şunları söyledi:

    “Sosyal hayat patlaması yaşıyoruz. Çok güzel fuarlarla başladık. Bizler de yeni bir konjonktür ile girdik turizm sezonuna. Çok güzel etkinlikler yapıyoruz. İnsanlar artık dışarı çıkmak, eğlenmek istiyor, deşarj olmak, motive olmak istiyor. Biz de haftanın çarşamba, cuma ve cumartesi günleri müzik yapıyoruz. Konuklarımızı aileleriyle birlikte ağırlıyoruz. Urfa geceleri, Diyarbakır geceleri düzenliyoruz.”

  • Havalar ısınmaya başladı, keneler hareketlendi

    Havaların ısınmaya başlaması ile birlikte kenelerin hareketlenmeye başladığı ve bölgede ilk vakanın Gümüşhane’nin Kelkit ilçesinde görüldüğü belirtildi.

    Konuyla ilgili bilgiler veren Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İftihar Köksal, geçen yıl ilk vakanın Nisan ayında görülmesine rağmen bu yıl havaların serin gitmesi nedeniyle hastanelerine gelen ilk vakanın Mayıs ayının sonuna doğru Gümüşhane’nin Kelkit ilçesinden geldiğini söyledi.

    Köksal, “Havalar ısınmaya başladı. Bugüne kadar az vaka gördük ancak havalar ısınacak ve bu şekilde devam edeceği için insanlar özellikle kırsal alanlara ve dış ortama daha fazla çıkacaklar. Bu da KKKA hastalığı açısından risk oluşturacaktır. Bu nedenle şu anda biz dikkatleri ve önlemleri üst düzeye çıkarmak durumundayız. Türkiye genelinde vaka var. Artık her ne kadar KKKA Kelkit Vadisi’nden çıktı ve Kelkit hastalığı gibi en başta dile getirilmiş olsa da bugün baktığımızda KKKA hastalığının Türkiye’nin her yerinde olduğunu görüyoruz. Keneler hareket eden canlılar ve tüm Türkiye’ye yayıldılar. Dolayısıyla her bölgede hasta var. Günümüze kadar bu sene için özellikle Çorum, Tokat yöresinden bunlar hastalığın endemik olduğu alanlar bizden çok daha fazla vakaları var. Ankara yöresinde de az. Biz Trabzon’da da görmüyoruz ama bölge hastanesi olmamız sebebiyle vakalar bize geliyor. Ankara’nın içinde de görülmüyor onlar da bölge hastanelerin yer aldığı bir şehir olduğu için oralardan vakalar geliyor. Bu sene az. Tokat, Amasya, Çorum yörelerinde hasta sayıları var ama geçen yıllara göre daha az” ifadelerini kullandı.

    “En az vaka geçen yıl görüldü”

    Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakalarının en az geçen yıl görüldüğünü dile getiren Köksal, “Bu sadece bizde değil, bütün Türkiye’de vakaların azaldığı bir gerçek. Bunun nedeni sadece korunma önlemlerinin alınması ya da halkın bilinçlendirilmesi değil muhtemelen virüsün kendi hızını da tamamlamış olması. Bundan sonra da vakaların giderek azalacağını bekliyoruz. Bu seneye baktığımızda vakaların hala çok gündemde olmadığını çok fazla vaka olmadığını görüyoruz. Bunun birçok sebebi var bu sene havalar çok soğuk gitti. Çok soğuk gittiği için insanlar dış ortama fazla çıkmadılar, kene teması pek olmadı. İlk vakamız geçen hafta geldi. O da gezi amaçlı turistik gezi yaparken bize gelmiş bir vakaydı. Gümüşhane tarafına gelmiş kene orada kendisine yapışmış. Hasta da biraz geç fark ederek KKKA tanısı ön şüphesiyle bize geldiğinde tanıyı kesinleştirdik sonrasında sağlıcakla taburcu ettik” şeklinde konuştu.

    “Gümüşhane Kelkit Vadisi’ne yapılan seyahatlerde dikkatli olmak lazım”

    Bölge insanının hastalığın nasıl bulaştığını ve nasıl önlemler alınması gerektiğini artık bildiğini kaydeden Köksal, “Geçtiğimiz yıllara göre baktığımız zaman uzun bir süredir yaklaşık 12-13 senedir virüs bölgemizde hastalık yapmakta her hasta belirtili geçirmiyor. Yaptığımız çalışmalarda gösterdik muhtemelen belirtisiz geçiren vakalarda var. Hastalık geçirildikten sonra bağışıklık sisteminin meydana getirdiği antikorlar uzun süre kalıcılık gösterdikleri için yeniden bulaş söz konusu olmuyor. Bunlar yeni yeni öğrendiğimiz şeyler. Dolayısıyla bu bölgede yaşayan insanlarda hastanın daha az görülmesinin önemli nedenlerinden birisi. Bölgemiz turist potansiyeli olan bir bölge. O nedenle dikkatleri farklı yerlere çekmek lazım. Sadece bu bölgede yaşayanlar değil, bizim artık turizm amacıyla gezi amacıyla bölgemize gelenlere yönelikte bir takım önlemlerden onları haberdar etmemiz lazım. Bu hastalığın bu bölgede olduğunun özellikle Gümüşhane Kelkit vadisine yapılan seyahatlerde mutlaka dikkate alınması gerekiyor. Koruyucu önlemlerin gerek tur rehberleri tarafından gerekse sağlıkla uğraşan bizler tarafından basın tarafından uyarı şeklinde halka yapılması lazım. Artık bu bölgenin insanı KKKA’nin nasıl bulaştığını nasıl önlemler alınacağını biliyor. Dışarıdan gelenler özellikle yurt dışından gelenler bunu bilmeyebilir. O nedenle turizm sektörüne de uyarı bakımından büyük iş düşmekte. Özellikle Gümüşhane Kelkit yöresinde çok dikkatli olmamız lazım. Mutlaka ister kırsal alanda olsun ister piknik amacıyla gidilmiş olsun eve geldikten sonra mutlaka ve mutlaka kene kontrolünün yapılması lazım. Kene vücutta ne kadar az kalırsa hastalık yapma riski o kadar azdır” diye konuştu.

    “KKKA takibi konusunda dünyaya yol gösteriyoruz”

    Geçen sene Türkiye genelinde 10’u bulmayacak kadar az vakanın olduğunu vurgulayan Köksal, “Geçen sene Türkiye genelinde çok az hasta kaybedildi. Bizim bölgemizde kaybettiğimiz vaka hiç yok. Biz zaten en az vaka kaybeden bir merkeziz. Türkiye genelinde de çok az yani 10’u bulmayacak kadar az vaka var. Çünkü önlemler çok iyi. Türkiye bu konuda dünyada en başarılı ülkelerden birisi. KKKA takibi konusunda yaptığımız çalışmalarla dünyaya yol gösteriyoruz. Bizim çalışmalarımız örnek alınarak takip ve tedaviler, koruyucu önlemler alınıyor” ifadelerini kullandı.

    Tokat ve Sivas yöresindeki kenelerin ve taşıdıkları virüslerin farklı olduğuna da dikkat çeken Köksal “Giresun’un Sivas’a bakan kırsal kesimi vaka kayıplarının olduğu en önemli yerlerden birisi. Yapılan çalışmalarda da arada genetik farklılıklar var. Oradaki virüslerin hastalık yapma kapasitesi Gümüşhane Kelkit yöresinden çok daha farklı ve daha yüksek. O nedenle ölüm oranının Türkiye’de en fazla olduğu vakalar Giresun’un Şebinkarahisar ve Sivas’a bakan kesimlerinde ve Sivas kaynaklı Çorum kaynaklı bölgelerde görüyoruz” uyarısında bulundu.