Etiket: Harekatı:

  • Türk Ocaklarında ‘Fırat Kalkanı ve Musul Harekatı’ konuşuldu

    Türk Ocakları Malatya Şubesi tarafından düzenlenen sohbet toplantılarında bu hafta ‘Fırat Kalkanı Harekatı ve Musul Harekatı’ konuşuldu.

    Dernek binasında gerçekleşen toplantıya Malatya Ülkü Ocakları Başkanı Fevzi Şahin, Türk Ocakları Malatya Şube Başkanı Nadir Günata, Arguvan eski Belediye Başkanı Mehmet Kızılay, Emekli Albay Cengiz Bircan, Oğuz Boyları Kardeşlik Derneği Başkanı Murat Ali Tutar ve Türkmen gençler ile üyeler katıldı.

    Sohbet toplantısında konuşan eğitimci Yusuf Çetinkaya, Suriye’nin Türkiye’ye 911 kilometre sınır varlığı olduğunu söyledi. Suriye coğrafyasının Anadolu coğrafyasına doğal bir uzantısı olduğunu kaydeden Çetinkaya, “Herkesin bildiği gibi sınırlar cetvelle çizildi. Bu çizim sayesinde köyün yarısı Suriye’de, diğer yarısı bizde kaldı. Akrabalık bağları devam ediyor. Suriye dünyanın en önemli ulaşım kanalları olan Süveyş ve Basra körfezi ile Kızıldeniz’e bir yaklaşma istikameti sağlıyor. Suriye, hem Asya’da hem Afrika’da bir üs bölgesi olarak kullanabilir. Tabi bu söylediklerimiz Irak için de geçerlidir” dedi.

    Suriye’de Türkmen Dağının düşmesinin, bugün harekatın yapıldığı Azez-Cerablus hattının düşmesi ve o bölgedeki Türk varlığının sona ermesi anlamına geleceğini ifade eden Çatinkaya, “Fırat Kalkanı harekatı esas olarak DEAŞ’a, Suriye demokratik güçlerine ve PYD’ye karşı başlatılmış bir harekattır. Bizim ise kendi milli unsurlarımız dışında ÖSO, koalisyon güçleri ve kısmen ABD destek vermektedir” ifadelerine yer verdi.

    Fırat Kalkanı Operasyonunda Türkiye Cumhuriyeti’nin amacının güvenli bölge oluşturmak olduğunu ifade eden Çetinkaya “Bu operasyonla kazanılan bölgelerde AB’den gelecek paranın ve uluslararası kamuoyunun desteği ile uçuşa yasak güvenli bölge oluşturulsun, barınma yerleri hazırlansın ve savaştan mağdur olan insanlar bu bölgelerde yaşamlarını devam ettirsinler. Ne Ege’nin soğuk sularında can versinler ne de Avrupa da polisin askerin elinde ceza çeksinler. Bu bölgede toplansınlar, yarın ortam sakinleşince yerlerine yurtlarına geri dönsünler. Bahsedildiği gibi Türkiye’nin amacı kendisine toprak kazandırmak değildir. Temel öncelik sınır güvenliği ve kendisine sığınmış olan insanların daha iyi koşullarda bu süreci geçirmeleridir” dedi.

    Musul operasyonuna da değinen Çetinkaya, bölgedeki sıkıntının Sünni devletle Güney’deki Şii devletin hakimiyet mücadelesinden kaynaklandığını söyledi. Sünni yapının DEAŞ’a destek verdiğini Şii yapının da İran’dan destek aldığını kaydeden Çetinkaya, “Amerika Şiileri kullanıp Sünniyi harcayarak öbür tarafa geçmek istiyor. ABD körfez harekatında en büyük zayiatı Musul da vermiştir. Musul harekatında bizim için önemli bir sorun var. DEAŞ Musul’a girdiği zaman teçhizatını her şeyini bırakıp kaçan 2 tümen Irak askerinin yerine Irak merkezi hükumeti yeni bir yapılanmaya gitti. İran Devrim Muhafızlarından esinlenerek Haşdi Şaabi yapısını oluşturdu. Bu yapı Ambar başta olmak üzere birkaç yerde büyük katliam yaptı. Tamamıyla fanatik bir şekilde İran Şii yapısını gündeme getiriyor. Yani mezhep çatışmaları tetikleyebilecek bir yapıya sahip. Bunun ile Kuzey Irak’taki demografik yapıyı bozmaya çalışıyorlar. Bu Haşdi Şaabi kuvvetleri hedef gözetmeksizin kadın çocuk demeden öldürüyor. Türkiye bu durumu istemiyor. Ancak İran’ın isteklerine çok büyük hizmet eden bir yapı. Başika’daki kamptan dolayı Haşdi Şaabi’nin komutanı Türkiye’yi net bir şekilde tehdit etti. Bu güven nereden geliyor peki? Tabii ki İran’dan geliyor” şeklinde konuştu.

  • Fırat Kalkanı Harekatı 38’inci gününde sürüyor

    Fırat Kalkanı Harekatı’nın 38’inci gününde Özgür Suriye Ordusu’nun, Suriye’nin Çobanbey kasabası (RAİ) ile Azez ilçesi kırsalındaki ilerleyişi sürerken, Özgür Suriye Ordusu ile DEAŞ arasında çatışmalar devam ediyor.

    Sabahın erken saatlerinden itibaren Türk Silahlı Kuvvetleri, sınırda konuşlu bulunan fırtına obüs topları ve ateş destek vasıtalarıyla DAEŞ hedeflerini vurmayı sürdürürken, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ateş desteğini alan Özgür Suriye Ordusu ile terör örgütü DEAŞ arasında Azez-RAİ arasında çatışmalar sürüyor. Muhalif unsurlardan oluşan beş Özel Görev Kuvvet Grubu’nun güney istikametine ilerleyişi sürüyor. Çatışmaların sürdüğü RAİ ve Azez kırsalına sınırın sıfır noktasında konuşlu bulunan fırtına obüsleri ve ateş vasıtalarıyla sabah erken saatlerden itibaren bombalama başladı.

  • Fırat Kalkanı Harekatı 37’nci gününde sürüyor

    Fırat Kalkanı Harekatının 37’nci gününde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ateş desteğini alan Özgür Suriye Ordusu’nun, Suriye’nin Çobanbey kasabası (RAİ) bölgesi ile Azez ilçesi kırsalındaki ilerleyişi sürerken, Özgür Suriye Ordusu ile DEAŞ arasında çatışmalar devam ediyor.

    Sabahın erken saatlerinden itibaren Türk Silahlı Kuvvetleri, sınırda konuşlu bulunan fırtına obüs topları ve ateş destek vasıtalarıyla DAEŞ hedeflerini vurmayı sürdürüyor. Azez-Rai arasında muhalif unsurlardan oluşan beş Özel Görev Kuvvet Grubu’nun güney istikametine ilerleyişi Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ateş desteğiyle sürüyor. Çatışmaların sürdüğü RAİ ve Azez kırsalına sınırın sıfır noktasında konuşlu bulunan fırtına obüsleri ve ateş vasıtalarıyla sabah erken saatlerden itibaren bombalama başladı. Özgür Suriye Ordusu’nun Suriye içlerinde ilerleyişi sürüyor.

  • Fırat Kalkanı Harekatı 36’ncı gününde sürüyor

    Fırat Kalkanı Harekatının 36’ncı gününde Özgür Suriye Ordusu’nun, Suriye’nin Çobanbey kasabası (RAİ) bölgesi ile Azez ilçesi kırsalındaki ilerleyişi sürüyor.

    Türk Silahlı Kuvvetleri, fırtına obüs topları ile ateş destek vasıtalarıyla DAEŞ hedeflerini vurmayı sürdürüyor. Çatışmaların sürdüğü bölgelere sınırın sıfır noktasında konuşlu bulunan fırtına obüsleri ve ateş vasıtalarıyla RAİ bölgesi ile Azez kırsalına sabah erken saatlerden itibaren bombalama başladı. Özgür Suriye Ordusu’nun Suriye içlerinde ilerleyişi sürüyor.

  • Milletvekili Özdağ’dan ’Fırat Kalkanı Harekatı’ değerlendirmesi

    MHP Gaziantep Milletvekili Ümit Özdağ, Fırat Kalkanı operasyonunun Musul’dan Afrin’e uzanan bir alana yayılacağını savunarak, “Türkiye’nin Suriye’ye müdahalesi, Fırat Kalkanı Operasyonu açık bir şekilde ABD’ye rağmen yapılmıştır” dedi.

    MHP Milletvekili Ümit Özdağ, Gaziantep Gazeteciler Cemiyet toplantı salonunda basın açıklaması yaparak gündemdeki konuları değerlendirdi. Fırat Kalkanı Harekatı ile yanlış Suriye politikasının düzeltilmeye çalışıldığını söyleyen Özdağ, “Fırat Kalkanı operasyonunun bir zorunluluk olduğunun altını çizmiştim. AK Parti gömleği yanlış iliklemeye başladı. Şimdi bir yerden doğru ilikleyerek, yanlışı düzeltmeye çalışıyor. Bu çok zor bir iştir. Bunun yapılabilmesi için düğmenin çözülmesi, yeleğin, gömleğin tekrar iliklenmeye başlanması lazım. Bunu yapabilmek için ise Suriye ve Suriye rejimi ile olan ilişkiler, yeniden tasarlanması ve düzenlenmesi gerekir. Bu olmazsa olmaz. Sadece Fırat Kalkanı operasyonu yaparsanız. Bunun politik hedefi bellidir. Ama küçük resimdeki politik hedefi bellidir. Büyük resimdeki politik hedefini muhakkak ortaya koymak zorundasınız. ‘Suriye’nin toprak bütünlüğü’ diyorsunuz ama kiminle. Bu ancak Beşar Esad’la sağlanabileceği gözüküyor. Çünkü bölgede en güçlü Suriye içerisindeki meşruluk temeli en fazla olan yapıdır. Arkasındaki güç yapısı da Rusya, İran, Hizbullah, Irak rejimi. En güçlü yapı o” dedi.

    “Türkiye’nin kafası karışık”

    Özdağ, Türkiye’nin Suriye politikasında kafasının halen karışık olduğunu savunarak, “Türkiye açısından öncelikli olan, Suriye’de demokrasi değil, öncelikli Suriye’nin birliği. Çünkü birlik olmazsa demokrasi olamaz. AK Parti’nin kafası bu noktada halen karışık gözüküyor. Bir taraftan alt düzeyde Suriye rejimi ile görüşmeler yaptığı ifade ediliyor. Bir taraftan da başbakan, 6 içerisinde bazı şeylerin değişeceğini söylüyor. 6 ay çok uzun bir süre. Bu işler çok daha hızlı halledilmeli. Bir de bakıyorsunuz Cumhurbaşkanı çıkıyor halen daha eski söylemde açıklamalar yapabiliyor. Bu kafa karışıklığını ne yazık ki Rus Dışişleri Bakanı Lavrov gidermeye çalışıyor. Özetle ben bu kafa karışıklığının bir an önce ortadan kaldırılması, Suriye rejimi ile sağlıklı bir ilişki sürecinin başlatılması gerektiğini ve ılımlı muhalefetle Suriye rejimi arasındaki bir ilişkinin, irtibatın kurulması gerektiğini düşünüyorum” dedi.

    “Harekatın büyüme ihtimalinin çok yüksek olduğunu düşünüyorum”

    Özdağ, Fırat Kalkanı Harekatı’nın kapsadığı coğrafi alan ve gönderilecek asker anlamında daha da büyüyeceğini ifade etti. Operasyonun uzun süre devam edeceğini de belirten Özdağ, “Ben harekatın büyüme ihtimalinin çok yüksek olduğunu düşünüyorum. Müdahalenin coğrafi kapsamının genişleme ihtimalini, yollanacak asker sayısının artma ihtimalinin çok yüksek olduğunu düşünüyorum. Ben sadece Fırat Kalkanı Harekatı’ndan bahsetmiyorum. Bahsettiğim alan Musul’dan başlayıp, Afrin’e uzanan bir alan. Uzun bir zaman alacak. Türkiye için bu zamanın en kısa sürede olması gerekiyor. Çünkü zaman uzadıkça Türkiye’nin kaybı artacaktır. Bizim böyle bir durumu, daha küçük kayıplarla, lehimize sonuçlandırabiliriz. Ama bunun için politikamızın doğru olması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    “Operasyon, ABD’ye rağmen yapılmıştır”

    Özdağ, “Türkiye’nin Suriye’nin müdahalesi, Fırat Kalkanı operasyonu açık bir şekilde ABD’ye rağmen yapılmıştır. 15 Temmuz’un yapılmasının nedenlerinden birisinin de Türkiye’nin Suriye’ye müdahalesinin engellenmesi olduğunu düşünüyorum. Çünkü Fırat Kalkanı operasyonunun 15 Temmuz’dan çok tasarlanmış ve alt yapısı oluşturulmuş bir operasyondu. Onun da durdurulması içindir 15 Temmuz darbe girişimi. ABD, 15 Temmuz konusunda Türkiye’de ABD ile ilgili oluşan intibaının da verdiği mahcubiyetle, geri adım atmak ve kabullenmek zorunda kaldı. Bu operasyon öncesinde, Türkiye’nin Rusya ve Suriye ile mutabakat sağlaması da Türkiye’nin elini güçlendirirken, ABD’nin de geri adım atmasını sağladı” dedi.

    Özdağ, gazetecilerin YPG karargahlarındaki ABD bayrakları ile ilgili soru üzerine, “ABD’nin, Suriye’de Türkiye’nin yaşamsal menfaatlerini tanıdığını ve kabul ettiğini söylemek hala mümkün değil. ABD ordusu bir tarafta Türkiye’nin hayati düşmanı olan ve Türkiye’yi bölmek için çalışan PKK ve PYD ile işbirliği yapıyor. 15 Temmuz sonrasında ABD’de bir hava üstünde FETÖ’ye ait bir okul açıyorlar. Ondan sonra da diyorlar ki, bir NATO müttefikimiz. Çok güzel. Acaba Amerikalılar, Türkiye El Kaide ile Usame Bin Ladin’in çocukları ile iş birliği yapsa nasıl hissederler. Bunları gördüğümüz zaman bunun güzel bir NATO müttefikliği olmadığını düşünüyorum” diye konuştu.

    FETÖ, IŞİD ve PKK operasyonları

    Özdağ, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yapılan FETÖ, DAEŞ ve PKK operasyonlarını değerlendirdi. Özdağ, “15 Temmuz’da FETÖ tarafından gerçekleştirilen darbe girişimi sonrasında terör şebekesini oluşturan FETÖ-IŞİD-PKK üçgeni terörü operasyonel olarak kullanıldığı ilk bakışta anlaşılacak şekilde tırmandırdılar. Türkiye halen büyük bir istikrarsızlık sürecinden geçmeye devam ediyor. İngiliz ve Alman büyükelçilikleri çalışmalarını durdurduğunu açıkladı. Kanada büyükelçiliği “öngörülemez güvenlik durumu” nedeni ile yurttaşlarına Gaziantep ve Kilis’in de olduğu bazı şehirlerimize gitmeme uyarısında bulundu. 15 Temmuz sonrasında FETÖ’ye karşı kapsamlı operasyonlar başlamıştır. FETÖ’nün son 1000 senede Türk devletinin karşı karşıya olduğu en büyük iç düşman olduğunu 2002-2014 arasında FETÖ ile açık işbirliği yapan AKP’nin içinde anlamak istemeyenler de sonunda anlamışlar veya öyle görünmektedirler. FETÖ’ye karşı sürdürülen polisiye operasyonların ve hukuki süreçlerin devletin varlığının ve birliğinin sürdürülmesi açısından çok büyük bir önem taşıdığı ortadadır. FETÖ’ye karşı sürdürülen operasyonları sulandırmak çok açık bir şekilde sonuç itibarı ile operasyonların önce inanılırlığını ortadan kaldıracak sonra yavaşlamasına yol açacaktır. Oysa son günlerde FETÖ ile mücadelede neden ise gittikçe daha fazla hata yapılmaktadır. Bu sözde hataların bir kısmının kripto FETÖ’cüler tarafından yapıldığı bazı illerimizde ortaya çıkmaya başlamıştır” şeklinde konuştu.