Etiket: Hanımları

  • Ev hanımları ellerinin hamuruyla para kazanacak

    Yunusemre Belediyesi tarafından Tevfikiye Hanımlar Lokali’nde açılan ‘Aşçılık ve ev yemekleri’ kursu ev hanımlarından büyük ilgi görüyor. Kursta başarılı olan kadınlar alacakları sertifikayla otel, lokanta ve yemek fabrikalarında işe girebilecek.

    El lezzetini arttırmak, farklı geleneksel yemekler öğrenmek isteyen kadınlar, Yunusemre Belediyesi Tevfikiye Hanımlar Lokali’nde Yunusemre Belediyesi ve Yunusemre İlçe Halk Eğitim Merkezinin katkılarıyla açılan Aşçılık ve ev yemekleri kursuna yoğun ilgi gösteriyor. 32 kadının katıldığı kursta yemek yapmanın yanı sıra, malzemelerin nasıl alınacağı, pişirilmesi ve saklama koşullarının püf noktaları da öğretiliyor. Kursta başarılı olacak ev hanımları alacakları sertifikalar ile otel, lokanta veya yemek fabrikalarında işe girebilecekler.

    Yunusemre Belediyesinin geçtiğimiz günlerde faaliyete geçen Tevfikiye Hanımlar Lokali ve Meslek Edindirme Kursları farklı bir kursa ev sahipliği yapıyor. El lezzetini geliştirmek, Türk mutfağının vazgeçilmez lezzetlerini daha iyi yapmak isteyen kadınlar ‘Aşçılık ve ev yemekleri’ kursuna rağbet ediyor. Yunusemre İlçe Halk Eğitim Merkezinin katkılarıyla haftanın 5 günü sabah ve öğle grupları olmak üzere düzenlenen kursa 16’şar kişilik gruplar halinde toplam 32 kursiyer katılıyor. Yiyeceklerin besin değerleri, saklanma koşullar, pişirme şekilleri ve Türk mutfağına dair pek çok konunun yer aldığı kursu tamamlayan kursiyerlere kurs bitiminde sertifika verilecek.

    “Kursumuza olan ilgiden memnunuz”

    Yunusemre Halk Eğitim Merkezi Öğretmeni Nazan Ercan, kursa olan ilgiden oldukça memnun olduğunu belirterek, “Kursumuz Aşçılık ve ev yemekleri kursu. Buraya katılan ev hanımlarımız yemek yapacakları malzemenin satın alınması, saklanması, pişirilmesi sırasında besin değeri kaybını en aza indirerek nasıl bir yol izlemeleri gerektiğini öğreniyorlar ayrıca el becerilerini geliştirerek çok çeşitli yemek tarifleriyle uğraşma ve uygulama fırsatı buluyorlar. Kurs sonunda başarılı olan kursiyerlerimiz aldıkları sertifikalarla lokantalarda, otel mutfaklarında ve yemek fabrikalarında da çalışma imkanı bulabiliyorlar. Kursumuza olan ilgiden memnunuz. Sabah ve öğlen grubu olmak üzere iki grubumuz var. Gruplarımız 16 kişilik gruplar. Kursiyerlerimizin çoğu ev hanımı. Daha önce çalışıp emekli olan kursiyerlerimiz de var. Hiç hamuru ellememiş, açmamış, ev yemekleriyle fazla haşır neşir olmamış kişilere daha çok bu tecrübeyi kazandırıyoruz. Ev hanımı olanlar da el becerilerini geliştirerek farklı yemek tarifleri uyguluyorlar. Dediğim gibi besin değerini kaybını en aza indirerek yapmak önemli olan. Onların da püf noktalarını veriyoruz” dedi.

    Kurs ile yeni lezzetler öğrendiklerini belirten kursiyerlerden Fatma Şencel, “Emekliyim. Yıllardır çalıştığım için yemek yapma fırsatı bulamıyordum. Bu kursa katılıp yemek yapmanın püf noktalarını öğrenmeye geldim. Başkanımıza bu fırsatı bize tanıdığı için teşekkür ediyoruz. Burada yemeklerin püf noktalarını, vitamin değerlerini öğreniyoruz. Yaptığımız yemekleri satıp kursumuza katkıda bulunmak istiyoruz” diye konuştu.

    Kendisini daha da geliştirmek adına kursa katıldığını anlatan kursiyer Belkıs Üstel ise şunları söyledi:

    “Mutfağa aşırı ilgim var. O yüzden kendimi daha da geliştirmek için kursa geldim. Mutfağa çok ilgim olduğu için birçok şeyi biliyorum ama burada vitamin değerlerini, faydalarını, püf noktalarını öğreniyoruz. Ben evde zaten dışarıya börek, içli köfte, sarma, her türlü yemek yapıp satıyorum. Burada da sertifika alıp bunu geliştirmek istiyorum. Kursa o yüzden katıldım.”

  • Emekçi ev hanımları kapalı bir mekan yapılmasını istiyor

    Iğdır’da kurulan “Kadın Emek Pazarı”nda yaptıkları el emekleri ürünleri satışa sunan ev hanımları, çadır yerine kapalı bir mekan yapılmasını istedi.

    Iğdır Belediyesi tarafından yer altı çarşısı üzerine kurulan pazarda ev hanımlarının kendi imkanlarıyla yaptıkları el örgüsü, yöresel yiyecek ve bazı bitkiler satışa sunuluyor. Çadır değil de kapalı bir yerin olması durumunda evde boş oturan bütün kadınların pazarda ürünlerini sergileyebileceklerini belirten Gülüssüm Durdağı, “Burada sattığımız ürünleri evde kendimiz yapıyoruz. Pazar çadırda olduğu için yaptığımız ürünleri her gün götürüp getirmek zorunda kalıyoruz. Pazar çadırda değil de kapalı bir yerde olsa sabah açar, akşam da kilitleyip evimize gideriz. Böylelikle yaptığımız ürünleri de her gün eve götürüp getirmek zorunda kalmayız. Yetkililerden bizim için kapalı bir yer yapmalarını istiyoruz” dedi.

  • Ev hanımları cevizden sonra organik çam kozalağı reçeli üretimine başladı

    Türkiye’nin ceviz ihtiyacının yüzde 3’ünün karşılandığı Çorum’un Oğuzlar ilçesinde ceviz reçelinden sonra şimdi de çam kozalağı reçeli üretimine başlandı.

    Ülke ekonomisine sağladığı katkı ve binlerce ailenin geçim kaynağı olan Oğuzlar 77 cevizi ev yapımı organik reçelinden sonra şimdi de çam kozalağı piyasaya sunulmaya hazırlanıyor.

    Oğuzlar Halk Eğitim Merkezi, İŞKUR İl Müdürlüğü ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü tarafından ilçede açılan “Reçel ve Marmelat Kursu”na yoğun ilginin gösterildiği kursa katılan ev hanımları ürettikleri reçellerle marka olmayı hedefliyorlar.

    Kursiyerler daha önce üretimini yaptıklarını ceviz reçeline çeşitlerine Çorum ve Türkiye’nin bazı illerinden talepler gelmeye başlamasıyla kendilerini yeni yeni reçel çeşidi üretimi yapmaya yöneldiklerini ifade ettiler.

    Çeşitli sebze ve meyvelerden reçel yaptıklarını, ceviz reçelinde ise ciddi bir başarı elde ettiklerini dile getiren kursiyer Şükriye Gerçek, “Ceviz reçelinden sonra çam kozalağından reçel yapmaya karar verdik. Ormanlık alanda yaşıyor olmamız bu konuda bizi teşvik etti. Önceden yakacak olarak kullandığımız çam kozalağı şu an kahvaltı sofralarımızda doyumsuz lezzeti ve sayısız şifalarıyla bizleri beklemektedir. Bundan sonra da üretmeye devam edeceğiz” dedi.

    Oğuzlar Halk Eğitim Merkezi Usta Öğreticisi Gıda Mühendisi Erhan Doğan ise Reçel ve Marmelat Kursu’nda 15 çeşit reçel üretimi yaptıklarını belirterek, kursta ilk yaptıklarında en çok ceviz reçeli üretimine yoğun ilgi olduğunu ve reçel çeşitlerini çoğalttıkça ise kursiyerlerin üretim için heyecanlarının arttığını, yeni çeşitler üretmek için heveslendiklerini açıkladı.

    Bu ilginin ve hevesin kursa katılan ev hanımlarının ceviz reçelinde elde ettikleri başarıdan sonra çam kozalağı reçelinde de bu başarıyı elde etmelerinden kaynaklandığını anlatan Doğan, “Alternatif ürünler içerisine giren çam kozalağı reçeli üretimine başladık. Kozalak reçeli üretimine başlamamızın nedeni burada halk kozalağı yakacak olarak bilir ve kullanırdı. Şimdi ise reçele dönüştürdük. Kozalak reçelinin sağlık açısından birçok faydaları var. Çam kozalağı içinde bulunan pinen maddesinin özellikle de üst solunum yolları enfeksiyonları için iyi geldiği bilinmektedir. Bundan dolayı da çam kozalağı reçelini üretmeye karar verdik. Kursiyerlerimizle birlikte başarılı bir çalışma elde ettik. Çorum Fuar Alanı’nda gerçekleştirilecek olan Yöresel Ürünler, Hediyelik Eşya ve Elsanatları Festivali’nde ürünlerimizle yerimizi alacağız. Ürünlerin tamamı kendi el emeğimiz. Ürünlerimizin kalitesi ve doğallığını yansıtacak görsellik kazandırarak stantta görücüye çıkaracağız. Ürünlerimizi alanların üzerine iliştirdiğimiz etiketin arka kısmında bulunan yazıyı dikkatli okumalarını isteriz. Çünkü bu bir emektir. Emeğin sonucunda da tüm yapmak istediğimiz işin özetini bu etikete yazmış bulunmaktayız” açıklamasını yaptı.

  • Ev hanımları yöresel lezzetleriyle yarıştı

    Tekirdağ’da 41. Turizm Haftası etkinlikleri çerçevesinde ‘Yöresi Geleneksel Yemek Yarışması’ düzenlendi. Etkinliğe katılan Lokantacılar, Pastacılar Federasyonu Genel Başkanı Aykut Yenice bu tür organizasyonların çok önemli olduğunu belirterek, “Ülkeyi en çok tehdit eden obeziteye ancak geleneksel lezzetlerle dur diyebiliriz” dedi.

    Süleymanpaşa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Otelinde düzenlenen yarışmaya, Aykut Yenice’nin yanı sıra, Tekirdağ Valisi Mehmet Ceylan’ın eşi Zuhal Ceylan, Vali Yardımcısı Suat Yıldız, Süleymanpaşa Kaymakamı Arslan Yurt ile çok sayıda ev hanımı katıldı.

    Etkinlikte konuşma yapan Lokantacılar, Pastacılar Federasyonu Genel Başkanı Aykut Yenice, Tekirdağ’ın, Türkiye’nin doğuya ve batıya açılan bir penceresi olarak yıllardır temsil ettiği kültürü içerisinde, aldığı göçlerle olağanüstü bir mutfak kültürüne sahip olduğunu ve Tekirdağ köftesi ile de Türkiye’de ciddi anlamda, aş, iş, istihdam oluşturan bir kent olduğunu söyledi.

    “Obeziteye sizin yemeklerinizle dur diyebiliriz”

    Yenice, geleneksel lezzetlerin gündeme getirildiği organizasyonlarında çok büyük önem taşıdığını belirterek, “Bu tip organizasyonların, siz hanımefendiler tarafından desteklenmesi, yaşatılması gerekir. Türk mutfağının gerçek temsilcileri siz evdeki annelerimiz, saygıdeğer ablalarımız, kız kardeşlerimizdir. Bizler yemek yemeyi sizlerden öğrendik, yemek yapmayı sizlerden öğrendik. Dünyada hızla yayılan, Amerika’dan sonra ülkeyi en çok tehdit eden obeziteye karşı yetiştirdiğiniz bu genç nesle ancak sizin yemeklerinizle dur diyebiliriz. Etin kilosunun 40 TL olduğu bir ülkede, sokaklarda ekmek arası köftenin, dönerin 2 TL’ye satıldığı bir süreçte, ne olduğu belli olmayan besinlerle büyütülen ve beslenen nesli ancak bugüne kadar yaşayan ve yaşatılan bu değerli lezzetlerle kurtarabiliriz” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından, ev hanımlarının çorbalar, zeytinyağlılar, hamur işleri, et yemekleri ve tatlılar kategorisinde hazırladığı lezzetler, yöresel uygunluk, görünüş, lezzet, pişmişlik bakımından jüri üyeleri tarafından değerlendirildi. Birbirinden estetik ve lezzetli hazırlanan yemeklerin değerlendirilmesinin ardından jüri dereceye giren yemekleri açıkladı. Çorbalarda, ‘labadana’ ile Güray Gürkaynak, zeytinyağlılarda, ‘mercimekli yaprak sarması’ ile Nurhan Erol, etli yemeklerde, ‘damat paçası’ ile Tuğçe Yeleç, hamur işlerinde, ‘ıspanaklı börek’ ile Havva Kut, tatlılarda ‘zerde’ ile Remziye Güner birinci oldu.

    Dereceye girenlere ve yarışmaya katılan herkese çeşitli hediyeler takdim edildi. Birinci olan Havva Kut “Ispanaklı kol böreği ile birinci oldum, bugün yaptım, getirdim. En mutlu günlerimden biri, çok mutlu oluyorum böyle şeyler olunca, hayırlısı olsun diyorum. Hak eden kazansın” dedi.

    Tatlılar kategorisinde zerde ile birinci olan Remziye Güner de çok mutlu olduğunu ifade ederek geçen sene de kendisinin aynı tatlı ile yarışmayı kazandığını söyledi.

    Yöresel yiyeceklerin davetlilere ikram edilmesinin ardından yarışma sona erdi.

  • Ev hanımları, ev ekonomisine katkı sağlıyor

    Elazığ El Sanatları Eğitim Merkezi Müdürlüğü’nün düzenlediği mefruşat kursunda eğitim alan kadınlar, bir yandan el becerilerini geliştirirken diğer yandan da aile ekonomilerine katkı sağlıyor.

    Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na bağlı Elazığ El Sanatları Merkezi’nin düzenlediği ev tekstil hazırlama kursuna giden kadınlar, usta öğretici eşliğinde ürettikleri ürünleri eğitim merkezinde veya kendileri satarak aile ekonomilerine katkı sağlıyor. Nevresim, yatak örtüsü, pike ve çocuk takımları gibi çeşitli ürünler yapmayı öğrenen kadınlar aynı zamanda çocukları için çeyiz hazırlıyor.

    Kursta ev tekstili hazırlama konusunda ürünlerin yapıldığını belirten usta öğretici Filiz Güder, nevresim, yatak örtüsü, pike ve çocuk takımı gibi bir çok ürünün yanı sıra eskiye dayalı kanaviçeyi gün yüzüne çıkardıklarını söyledi. Kursa genellikle ev hanımları ve genç kızların geldiğini ifade eden Güder, “Kursumuzda yaptıkları ürünler kurumumuz tarafından destekleniyor. Öğrencilerimiz malzeme almakta sıkıntı çekiyorsa tamamen El Sanatları Eğitim Merkezi tarafından karşılanıyor. Burası aynı zamanda bir satış noktasıdır. Burada ürünler satışa sunuluyor. Satılan ürünler sayesinde arkadaşlarımız ufakta olsa bir harçlık alıyorlar. Kendi yaptıkları ürünleri yine burada pazarlıyorlar. Kurs sonunda Milli Eğitim Bakanlığı onaylı belge alacaklar. Bu belgeleri alıp saatini tamamladıktan sonra kendilerine hocalık hakkı tanınıyor” dedi.

    İlk zamanlarda hiç dikiş bilmeyen kursiyerlerin olduğunu ve eğitimin ardından kursiyerlerin artık sipariş aldığını vurgulayan Güder, “Uygun fiyata satılan makinelerden alıp evlerinde çalışarak sipariş alıyorlar. Çok memnunlar. Sıkıldıkları noktada her zaman arkalarındayız. Ürünleri buraya getirip çalışıyoruz ve evlerinde pazarlıyorlar” diye konuştu.

    Ürettiklerin ürünleri hem sattığını hem de hediye olarak arkadaşlarına verdiğini aktaran Saadet Şen, “Hediye verecek yerlerim oluyor. Doğum yapacak arkadaşlarıma bebek takımı dışarıdan almak yerine buraya gelip yapmayı tercih ediyorum. Uygun fiyata mal oluyor. İstanbul’a ise şuana kadar 6 takım kıyafet sattım” şeklinde aktardı.

    Kursiyerlerden Aynur Öz ise evde oturmak yerine oğluna çeyizi daha ucuza mal etmek için kursa geldiğini ifade etti.