Etiket: Hani

  • Kulp, Lice, Hani ve Genç kırsalında operasyon sona erdi

    Diyarbakır’ın Kulp, Lice ve Hani ile Bingöl’ün Genç ilçeleri kırsalında 5 Mart’ta 7 bin güvenlik görevlisinin katılımıyla başlatılan geniş kapsamlı operasyon sona erdi. Operasyonda, 27’si ölü olmak üzere 28 terörist etkisiz hale getirildi.

    Diyarbakır Valiliği, Kulp, Lice ve Hani ile Genç ilçeleri arasındaki kırsal bölgede, 5 Mart’ta 18 köyde sokağa çıkma yasağı ilan edilmesinin ardından 7 bin güvenlik görevlisi, 17 helikopter ve çok sayıda zırhlı aracın katılımıyla başlatılan “Bayrak-41 Şehit Jandarma Astsubay Kıdemli Çavuş Tolga Topçuoğlu Müşterek Operasyonu”na ilişki yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, operasyonun dün gece saatlerinde başarıyla tamamlandığı belirtilerek, “İcra edilen operasyon kapsamında, 27’si ölü, 1’i sağ olmak üzere toplam 28 terörist silah ve teçhizatlarıyla birlikte etkisiz hale getirilmiştir. Söz konusu operasyonlarda, omuzdan atılan ısıya güdümlü portatif alçak irtifa hava savunma sistemi olduğu değerlendirilen bir adet SA-18 Grouse füzesi, 5 adet M-16 piyade tüfeği 2 PKMS Bixi makineli tüfek, 15 adet Kaleşnikof piyade tüfeği, 1 adet Dragunov keskin nişancı tüfeği, 7 adet tabanca, 23 adet el bombası, 13 adet ruhsatsız av tüfeği, 2 adet keskin nişancı dürbünü, 61 adet muhtelif şarjör, 16 adet kütüklük, bin 817 adet muhtelif fişek, 3 adet sabit telsiz, 16 adet el telsizi, 33 adet şemsiye, 10 adet sırt çantası, 29 adet mat, 15 adet uyku tulumu, 21 çift mekap ayakkabı, 19 çift leşker kıyafeti, 3 adet kar kıyafeti, 3 adet çadır, 560 adet kalem pil, 2 adet jeneratör, 1 adet Diş tedavisinde kullanılan tıbbi cihaz, 3 bin 550 kilogram muhtelif yiyecek maddesi ve çok sayıda yaşam malzemesi ile çok sayıda örgütsel doküman ele geçinmiştir” denildi.

    Cumhuriyet Savcılığından alınan adli arama kararına istinaden 24 köy ve mezralarında toplam 763 ev ve eklentilerinde arama faaliyeti yapıldığına dikkat çekilen açıklamada, “İl Emniyet Müdürlüğü personelince müşterek oluşturulan 28 Yol Kontrol Noktasında (YKN) yapılan kontroller neticesinde, 9 bin 79 araç ve 17 bin 279 şahsın sorgulaması yapılmış. 32 şahıs hakkında adli işlem yapılarak 12’si tutuklanmış, 6’sı gözaltına alınmış ayrıca Yoklama Kaçağı oldukları tespit edilen 119 şahıs yakalanarak 1111 Sayılı Askerlik Kanunu gereğince tebligatın yapılmasını müteakip serbest bırakılmıştır. BTÖ mensuplarınca yağmalanmayı müteakip, bombalı araç yapımında kullanılacağı yönünde istihbari bilgi bulunan 9 araç ele geçirilmiştir. BTÖ mensuplarına ait 57 sığınak, 11 barınak ve 18 terörist mevzi tespit edilmeyi müteakip kullanılamaz hale getirilmiş, barınak ve sığınaklar içerisinde bulunan yaşam ve giyim malzemeleri Cumhuriyet Savcılığının talimatı gereğince yerinde imha edilmiştir. Teröristlerce 1 ton 675 kilogram amonyum nitrat ve alüminyum tozu kullanılarak tuzaklanmış 23 adet EYP düzeneği, 70 adet EYP yapımında kullanılan mutfak tüpü, 21 adet pil bloğu, 3 adet EYP’yi ateşlemede kullanılan basma düzenek, 8 adet Alfa fire alıcı, 3 adet ateşleme anahtarı, 17 adet elektrikli fünye 2 bin 750 metre EYP kablosu tespit edilmeyi müteakip, Patlayıcı Madde imha Timi marifetiyle yerinde tahrip edilmiştir” ifadelerine yer verildi.

    Açıklamada, narko-terörizmle mücadele kapsamında ise, toplam 9 bin 458 kilogram uyuşturucu maddenin ele geçirildiği de kaydedilerek, ele geçirten uyuşturucu maddelerin Cumhuriyet Savcılığının talimatı gereğince muhafaza altına alındığı bildirildi.

  • 265 yıllık hanı satılığa çıkardı

    Tokatlı esnaf Abdullah Efeli, dedesinden kalma 265 yıllık hanı restore ettiremedikleri için satılığa çıkardı.

    Sulu Sokak Çarşısı’nda Mehmet Paşa tarafından I. Sultan Mahmut Dönemi’nde 1752’de kesme taştan yaptırılan Paşa Han’dan bugüne sadece çevresindeki duvarları kalmış durumda bulunuyor. Bin 800 metrekareye yakın bir alanda bulunan hanın iç avlusunda ağaçlar ve sonradan yaptırılan tek katlı bir ev yer alıyor. Şahıs mülkiyetindeki tarihi hanın, orta kapısında ise kabartma şeklinde selvi ağacına zincirle bağlı iki kaplan figürü bulunuyor. Dedesinin yaklaşık 50 yıl önce aldığı hanın boş durumda olduğunu ifade eden Abdullah Efeli, restore ettiremedikleri için hanı satılığa çıkardıklarını kaydetti. Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan onaylı 70 odalı projesi hazır olan hanın değerlendirilerek turizme kazandırılmasını arzu ettiklerini ifade eden Efeli, “Sulu Sokak Çarşısı tarihi mekanlar açısından zengin bir yer. Bir çok tarihi mekan restore edildi, buranında restore edilmesini veya farklı bir şekilde değerlendirilmesini istiyoruz. Restorasyon için bir çok çalışmamız oldu ama maliyetler yüksek olduğu için bu bizim yapabileceğimiz bir çalışma değil. Bu anlamda devletimizin sahip çıkmasını bekliyoruz. Buranın restore edilip eski günlerine kavuşmasını istiyoruz” dedi.

    Paşa Han’ın günümüze kadar sadece dış duvarlarının kalmış olduğunu dikkat çeken Efeli, iyi bir restorasyonla hanın ayağa kaldırılabileceğini kaydetti. Paşa Hanı almak için kendilerini arayanların olduğunu ama henüz anlaşabildikleri bir yatırımcının çıkmadığını ifade eden Efeli, “Burayı otel, yurt, pansiyon olarak değerlendirmek isteyen yatırımcılar oluyor. Ama sonuçlanmış bir durum yok şuan için” diye konuştu.

    Sulu Sokak Çarşısı esnafları ve mahalle sakinleri de virane bir şekilde duran Paşa Hanı’nın turizme kazandırılmasını arzu ettiklerini kaydetti.

  • “Hani Allah bize yardım edecekti”

    Malatya’da 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin davada sanıkların savunmaları devam ediyor. Savunma yapan sanıklardan Suat Özocak, Yüzbaşı Kemal Keskin’in sandalyede oturduğu sırada ’Hani Allah bize yardım edecekti’ diye söylendiğini duyduğunu iddia etti.

    Öğleden önceki celsede savunma yapan sanıklardan Malatya Kara Havacılık Alay Komutanlığında Kara Pilot Teğmen olarak görev yapan Mustafa Sinan Soybaş, savunmasına “15 Temmuz darbe girişimi lanetliyor, şehitlerime Allah’tan rahmet gazilerimize acil şifalar diliyorum” diyerek başladı.

    İddianamede bulunan hakkındaki iddiaları kabul etmediğini belirten Soybaş, “Görev süresince bir çok göreve çıktım, terörle mücadelede görev aldım. Cumhurbaşkanımızın bölgedeki gezi ve incelemelerinde havada silahlı eskort olarak görev yaptım” ifadelerine yer verdi.

    15 Temmuzda devre arkadaşının düğünü için Ankara’da olduğunu belirten Soybaş, “İddianamede de darbe girişimi ile ilgili hiçbir bağlantım olmadığı ortaya çıkmıştır. Ancak buna rağmen 21 Temmuz’da gözaltına alınıp ‘bir gün önceden Ankara’ya gittiğim’ gerekçesiyle tutuklandım ve TSK’dan ihraç edildim” iddiasında bulundu.

    İddianamede babasının Paralel Devlet Yapılanması kontrolündeki SEMADER Başkanı ve doktorların imamı olduğu ve tam bir intihar fedaisi olarak yetiştiği bu nedenle de her türlü eylemi yapabileceğinin belirtilmesi iddiası hakkında da konuşan Soybaş, şunları söyledi:

    “Bana göre ‘önce tutuklayalım sonra yargılayacak bir şeyler bulabiliriz’ mantığı var. İddianamede babamın örgütün doktor imamı olduğu ve benim de örgütün olası intihar eylemcisi olduğu yönündeki ihbar yazısını kabul etmiyorum. Babamın köy derneğine bile üyeliği yoktur. Zaten babam hakkında açılmış bir FETÖ davası ve soruşturması da bulunmamaktadır. Bu iddia afaki ve çirkin bir iftira bunu şiddetle reddediyorum ve kınıyorum. Emniyetten gelen bu yazıda isim olmaması hukuki dayanaktan yoksun, adil yargılamayı etkilemek için yazılan bu yazının bu şekilde delil olarak davaya aktarılması suçtur.”

    Dönemin TEM Şube Müdürünü suçladı

    “Babam ne doktor imamı ne dernek başkanıdır. Babam 30 yıllık bir doktordur. Uydurma yazıyı esefle kınıyorum. Hakkımda yazılan yazının başında o dönem TEM Müdürü Hakan Yıldırımoğlu vardı. Hakan Yıldırımoğlu kimdir? Üstün başarıları nedeniyle Ankara Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğüne tayin olmuştur. Ve sonradan telefonundan Bylock çıkması nedeniyle Ankara Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğü görevinden alınarak basit bir göreve atanmıştır. Bu yazı böyle bir kişinin başında olduğu bir birimden çıkmıştır. Deveye sormuşlar neren eğri? O da nerem doğrudur ki demiş. Hakan Yıldırımoğlu suç uydurma, sahte evrak uydurma ve görevi kötüye kullanmıştır. Benim gibi suçsuz insanları davaya müdahil etmiştir.”

    “Telefonuma ‘Bylock’ indirmedim”

    Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığının gönderdiği yazıda örgütün haberleşme programı olan Bylock kullandığı iddiasını da kabul etmeyen Soybaş, “Sonradan Bylock listesine eklendiğimi düşünüyorum. Hiçbir şekilde FETÖ ile bağlantım olmadı ve hiçbir şekilde telefonuma Bylock indirmedim, kullanmadım. Ben bu programı kullanmadım kimseyle mesajlaşmadım. Hakkımda bir gün önceden Ankara’ya gitti diye bir ihbarın değerlendirilmesi ile tutuklandım, tahliyemi talep ediyorum” diye konuştu.

    Tutuksuz sanıktan fotoğraflı savunma

    Tutuksuz yargılanan Albay Suat Özocak ise öğleden sonraki savunmasını fotoğraflarla yaptı. 15 Temmuz’da 2. Ordu Karargah Destek Grup Komutanlığı Askeri Gazino Müdürü ve vekaleten de Karargah Grup Komutanı olarak Yarbay rütbesi ile görev yapan Özocak, yanında getirdiği fotoğraflarla savunmasını yaptı.

    Olay gecesi şoförün kendisini arayarak 2. Ordu Karargahına girmesi gereken servisin kışlaya alınmadığını ve bomba ihbarı yapıldığı bilgisini verdiklerini ifade eden Özocak, “Ben de 22.11 sıralarında kışlaya gittim, nizamiye kapısı açılmadı. Neden kapalı diye sorduğumda ‘Komutanım giriş çıkış yasak, alamıyoruz’ dendi. Sonrasında ikazım üzerine kapı açıldı. Kapının neden açılmadığını sordum bana Kemal Yüzbaşı, ‘Malatya’da 80 kiloluk patlayıcı bulunmuş, emir verildi içeri kimseyi almıyoruz’ dediler” dedi.

    “Bahadır Erdemli tabancasını Kurmay Başkanına çekti”

    Nizamiye kapısında Kemal Keskin Yüzbaşının kendisine ‘Tatbikat yaptırıyoruz, bombalı araç var, tedbirleri attırdık’ dediğini ileri süren Özocak, “Kemal Yüzbaşı, ‘Beklemenize gerek yok, tatbikat yapılıyor, bunu da kimseye söylemiyoruz’ dedi. Bizim o gün temel sıkıntımız o gün Kurmay Başkanının izne ayrılmış olması” ifadelerine yer verdi.

    Özcak savunmasını şöyle sürdürdü:

    “Ordu Komutanının emir subayına ve Albay Bahadır Erdemli’ye bizim neden içeri alınmadığımı sordum, hiç kimseden cevap alamadık. Ordu komutanıyla görüşmek istedim içeri almadılar. Emir Subayı Sedat Kaya, ‘Toplantı bitsin görürsün’ dedi. 00.41’de kurmay başkanı beni çağırarak, ‘durumu sordu’ ardından emir-komutayı devir al’ dedi. Ben de, ‘Nizamiye bir yüzbaşı koymuşlar, ordu komutanın emriyle oraya görevlendirilmiş. Kim emri verdiyse geri çeksin’ dedim. Ardından Kurmay Başkanı, Albay Bahadır Erdem’e ‘Oradan adamını çek’ dedi. Bahadır Erdemli, tabancasını Kurmay Başkanına çekti. Merdivenden inerken Bahadır Albay, ‘Tutuklayın bunları’ şeklinde emir verdi. Bahadır Erdemli’nin bu emri üzerine ‘Kurma sesi’ duydum. İncelediğimde, ‘tutuklayın bunları’ sesi ile kurma sesinin arasında 2 veya 3 saniye fark var. Sırtım dönük olduğu için nişan alıp almadıklarını bilmiyorum. Kamera kayıtlarında ordu komutanının koruma astsubayı Fatih Gürcan, kurma kolunu çekiyor.”

    “Bize doğru silah doğrultuluyor”

    “Kurmay başkanına silah çekilirken, ordu komutanının korumalarında ses yok, ama bizim için tutuklayın dendiğinde bize doğru silah doğrultuluyor. Binbaşı Fatih Kılıç, elinde siyah bir poşet ile kelepçe getirdi. Bahadır Erdemli, ‘Demek ki kimseye güvenmiyorsunuz, bende kimseye güvenmiyorum, etrafta haşhaşılar var, ordu komutanını korumam lazım’ dedi. Demek ki bir bildikleri var. Kurmay Başkanına silah çekiliyor, ben ve Binbaşı Bülent Kuzucu kelepçeleniyoruz, ama diğer tarafta hayat normal devam ediyor. Bir süre sonra elimizdeki kelepçeleri çıkardılar ve başımızda nöbete devam ettiler. Bahadır Albay, ‘Komutanımızı Ankara’ya götürmemiz lazım, uçak bulmamız lazım, emniyetini almamız lazım’ şeklinde sözler kullandı. Sedat Binbaşı yanımızdan geçerken, ‘Komutanımızı güvenli bir yere götürmemiz lazım’ dedi. Koruma astsubayları ve emir subayı gelen telefonlara sürekli ‘Komutanımız toplantıda’ cevapları veriliyordu. Bahadır Erdemli’den sigara içmek için izin istedik. O da ’tamam’ diyerek onun nezaretinde aşağıya indik ve onun nezaretinde yukarı çıktık. Bir ara lavaboya gittiğimde silah sesleri artmıştı, bu sırada Bahadır Albay’ı gördüm ve durumu sorduğumda ’Her gün ölmekten se bir gün ölürüz. Askerlerimizin Kemal Yüzbaşının emrinde aslanlar gibi çarpışıyor’ iddiasında bulundu. Tokat Cumhuriyet Başsavcılığı ile ilgili iddialar kabul etmiyorum FETÖ ile hayatımın hiçbir alanında yollarımızın kesişmesi mümkün olmamıştır. Bu yapının içerisinde hiçbir şekilde yer almadım.”

    “Neden Çiftçi TV açık”

    Soru-cevap kısmında Mahkeme Başkanı Vedat Koç’un “Gözaltında tutulurken odadaki TV’de neden Çiftçi TV açık” diye sorması üzerine tutuksuz sanık Suat Özocak, “Bana göre de garip. Odada Bülent Binbaşı ile ben kelepçeli olarak oturuyorduk. Kumandanın kimde olduğunu bilmiyorum. Ama Eyüp Kök’ten rica edince zaman zaman haber kanallarını açıyordu. Zaten ben de ilk kez buradan TV’den darbe girişimine ilişkin haberleri izledim” dedi.

    “Hani Allah bize yardım edecekti?”

    Mahkeme Başkanı Vedat Koç’un “Kemal Keskin’i karargah katında gördün mü” sorusuna da Suat Özocak, ’’Bir kez gördüm. Teslim olma sıralarında. Sandalye oturuyordu ve bir ara sesini duydum ’Hani Allah bize yardım edecekti’ diye. Bunun dışında karargah katında görmedim’’ diye cevap verdi.

    Şu ana kadar yapılan oturumda tutuksuz yargılanan sanıklar Halil İbrahim Salbaş, Er Taşkın Yağlıçoban ve Er Yunus Sipahi de savunmasını gerçekleştirdi. Erler haklarındaki suçlamaları kabul etmeyerek kendilerine verilen emirleri yerine getirdiklerini ve darbe girişiminde rol almadıklarını iddia ettiler.

  • Madde bağımlısı genç iş hanı çatısını ateşe verdi

    Denizli’nin Merkezefendi ilçesinde geçen hafta cezaevinden çıkan madde bağımlısı genç, bir iş hanının çatısını yaktı.

    Edinilen bilgiye göre olay, Sırakapılar Mahallesi Atatürk Parkı’nın karşısındaki bir iş hanında meydana geldi. İş hanında bulunan esnaflar polise bir vatandaşın binayı yakmaya çalıştığı ihbarında bulundu. Polis ekipleri olay yerine gelmeden geçen hafta cezaevinden çıkan madde bağımlısı Ü.U.K. adlı şahıs, iş hanının çatısına yanıcı bir maddeyle yakarak olay yerinden kaçtı. Kısa sürede olay yerine gelen itfaiye ekipleri çatıda çıkan yangını kontrol altına alarak söndürdü.

    ‘Valilikte halk gününde gündeme gelmişti’

    Madde bağımlısı gencin durumunu valilikte düzenlenen Hak Günü toplantısında da otomobili zarar gören Süleyman Ök gündeme getirip Denizli Valisi Ahmet Altıparmak’tan yardım istemişti. Vali Altıparmak, gencin AMATEM’e yatırılması ve tedavisine başlanması için Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreteri Berna Öztürk’e talimat vermişti.

    Çocuğunu tedavi ettirmek isteyen baba Zafer K. ise “Elimdeki belgelerle Emniyete gittim. Emniyete gitmeme rağmen bana bu hafta olmazsa haftaya olur dediler. Haftaya kadar ne olacağını bilemem dedim. Korktuğum başıma geldi. Zaten bu bir ilk değil. Devamı oğlum tedavi olmadığı sürece gelir. Oğlumla beraber dışarıda kaldım, başka yerlere zarar vermesin diye ama ne kadar başarılı olabildim. Sabahlara kadar beraber sokaklarda kaldım. Madde bağımlısı olduğu için ben hakkından gelemez oldum. Devletten istediğim yardım buydu, bunun toplum içine dönene kadar destek olmalarını istedim. Bir türlü başaralı olamadım. Yıllardır uğraş veriyorum’’demişti.

    Meyve suyu almaya gittiğini sırada oğlu çatıyı ateşe verdi

    Arkadaşlarının oğlunun çatıyı ateşe verdiğini söylemesi üzerine olay yerine gelen Baba Zafer K.. “Arkadaşım beni aradı ve ‘oğlun çatıyı ateşlemiş haberin var mı’ dedi. O anda yere yıkılıyordum kendimi zor toparladım koşa koşa buraya geldim. Oğlum şuan polis ekipleri tarafından aranıyor ama şu anda yeri belirsiz” dedi.

    Öte yandan şahsın madde bağımlısı olduğunu ve sürekli olay çıkarttığını belirten vatandaşlar da, yetkililerin bu çocuğu tedavi ederek topluma kazandırmasını istedi.

  • Lice ve Hani kırsalında 6 terörist öldürüldü

    Diyarbakır’ın Lice ve Hani ilçeleri arasında kalan dağlık ve ormanlık alanda gerçekleştirilen operasyonda 6 PKK’lı terörist öldürüldü.

    Diyarbakır Valiliği, İl Jandarma Komutanlığı, Lice ve Hani ilçeleri arasında kalan ve teröristlerce ’Ape Musa’ olarak adlandırılan dağlık ve ormanlık alanda 4 Aralık’ta başlatılan operasyona ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, teröristleri ve teröristlerce kullanılan sığınak, barınak ve depo alanlarını etkisiz hale getirmek amacıyla hava kuvvetlerinin desteğiyle başlatılan Jandarma Uzman Çavuş Mehmet Arıyeşil operasyonunun başarıyla tamamlandığına dikkat çekildi. Sağlanan temas neticesinde 6 teröristin ölü olarak ele geçirildiğinin kaydedildiği açıklamada, “1 adet M-16 piyade tüfeği, 4 adet Kalaşnikof, 2 adet tabanca, 2 adet sabit merkez telsizi, 1 adet laptop, 6 adet sırt çantası, mayın/EYP yapımında kullanılan 4 adet Toll serisi patlayıcı düzeneği, 250 metre kablo, 25 adet elektrikli fünye, 1 adet R/F sinyal dedektörü, 5 adet büyük tüp, 5 adet küçük tüp ile çok sayıda örgütsel doküman ve yaşam malzemesi ele geçirilmiştir. Şenlik köyü mülki sınırları içerisindeki terörist mezarlığı bölgesinde BTÖ mensuplarınca inşa edilen yasadışı yapılar yerinde imha edilmiş, teröristler tarafından hazırlanan 2 adet sığınak ve barınak kullanılamaz hale getirilmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla operasyon ile ilgili adli işlemlere devam edilmektedir. Bölgemizde yaşayan vatandaşların huzur ve güvenliğinin sağlanması ve terörle mücadele kapsamında yürütülen çalışmalara artan bir azim ve kararlılıkla devam edilmektedir” denildi.