Etiket: Hangi

  • Çorum’da köyün hangi ilçeye bağlanacağı referandumla belirlenecek

    Çorum’un Sungurlu ilçesine bağlı Kula köyünün Bayat ilçesine bağlanması için halk oylaması gerçekleştiriliyor.

    Sungurlu ilçesine 39 kilometre uzaklıktaki Kula köyünün İl Özel İdaresinden yeterli hizmet alamadıkları gerekçesiyle Bayat ilçesine bağlanması için yapılan halk oylamasında için öy konağında İlçe Seçim Kurulu tarafından sandık kuruldu. Saat 08.00’de başlayan oy verme işlemi, saat 17.00’de tamamlanacak. Yaklaşık 300 kişinin yaşadığı köyde yapılan halk oylaması için kayıtlı 166 seçmen oy kullanabilecek. Köy muhtarı Hicabi Altuntaş, İl Özel İdaresinden yeterli hizmeti alamadıklarını belirterek, köy sakinlerinin talebi üzerine bu halk oylamasının gerçekleştirildiğini söyledi. Çıkacak sonuca saygılı olduklarını ifade eden Altuntaş, “Vatandaşlarımız iki yıl önce Bayat’a geçmek için referandum teklifinde bulundular. Biz de imza topladık ve kaymakama götürdük. Sonra süreç buralara kadar geldi. Halkımıza referandum kararını ve tarihini bildirdik, oy kullanacak seçmen listesini ilan ettik. İki tarafa hayırlı uğurlu olsun. Bayat da bizim memleketimiz, Sungurlu da. Benim gönlüm Sungurlu’dan yana. Çünkü ecdadım at sırtında Sungurlu’ya gidip gelmiş” dedi.

  • Hangi meyveyi ne zaman yemeliyiz

    Dr.Fevzi Özgönül, yaz mevsimiyle beraber meyvelerde de çeşitlilik boy gösterdiğini belirterek, “Peki hangi meyve hangi saatlerde yenmeli hangi saatlerde yenmemeli” konusunda uyarılarda bulundu.

    Dr.Fevzi Özgönül hangi meyvenin hangi saatlerde yenilmesi konusu ile ilgili açıklamasında şunları söyledi;

    “DUT: Hemen hemen Türkiye’nin her bölgesinde yetişir. Dut yaprakları ipek böceği üretiminde de kullanılmaktadır. Dut meyvesi beyaz ve kırmızı ( kara dut ) olmak üzere 2 çeşidi vardır. Direk dalında işlenmeden yenebildiği gibi pekmezi , pestili, marmelatı,hatta sucuğu dahi yapılabilmektedir. Ayrıca çerez olarak dut kurusu da yenebilmektedir. Kendi kendine hiç bakım gerektirmeden de yetişir. Benim önerim, sabah kahvaltısına çok yakıştığı yönündedir fakat kilo problemi yaşayanlara az miktar yemelerini tavsiye ediyorum.

    İNCİR: Özellikle Ege bölgesinde yetişen bir meyvedir. Hiç işlem görmeden yenebildiği gibi kurutularak da kış aylarında dahi yenebilir. Sabah kahvaltısı ve öğlen yemeğinde yenmesi uygundur. Bağırsaklarda bir yumuşama yaptığı için hem kuru olarak hem de taze meyve olarak özellikle kabızlık şikayeti olanların kullanmasında yarar vardır. Yine kilo problemi yaşayanların çok tüketmemesini ve tüketirken ya yoğurt ya da peynir ile birlikte tüketmelerini öneriyorum.

    KİRAZ: Ülkemizde de çok çeşidi vardır. Ağrı kesici ve ödem attırıcı özelliği vardır. Kilo problemi yaşıyorsanız güneş batmadan önce öğünlerle birlikte ve en çok bir avuç dolusu yemekte yarar var.

    KAYISI: Malatya ve çevresi başta olmak üzere pek çok yöremizde yetiştirilmektedir. Hem meyvesi hem de çekirdeği değerlidir. Acı olan çekirdekleri ilaç sanayiinde, tatlı olan çekirdekler de hem çerez olarak hem de pastacılık sektöründe kullanılmaktadır. Meyve suyu, reçel, marmelat, pestil, sucuk ve kuru kayısı olarak kullanılmaktadır. Kabızlığa çok iyi gelir. Yine kahvaltı içinde ve ikindi öğünlerinde yoğurt ile birlikte kullanımını öneririm.

    KARPUZ: Çok sulu bir meyve olduğu halde, sanılanın aksine sindirimi çok zordur. Sıcak yaz aylarında güneşin altında içerdiği suyu korumak adına çok sağlam bir iç yapısı vardır. Bu nedenle gece geç saatte yenildiğinde şişkinlik ve uyku bozukluğu yapabilir. İdeal yeme zamanı sabah kahvaltıda öğlen yemekle birlikte ve ikindide beyaz peynir ile birlikte ve en çok bir küçük kayık kesilerek tüketilmesini öneririm.

    KAVUN : Kavun da karpuz gibi hazmı zor bir meyvedir. Aynı zamanda çok tatlı bir meyve olduğu için çok tüketilmesini önermem. Yaz aylarında akşam yemeklerinde az miktarda tatlı yerine yenebilir. Özelikle dondurma sektöründe çokça kullanılır. Akşam üzeri serinlemek için biraz yoğurt ile birlikte tüketebilirsiniz.

    ŞEFTALİ: Yazın en tatlı meyvelerinden birisidir. Meyve suyu sektöründe, reçel, marmelat, dondurma, tatlı yapımında kullanılır. Kayısı gibi çekirdeği içi yenmez acıdır. Bizim önerimiz eğer kilo probleminiz varsa bir süre uzak durmanız yönündedir. Meyve olarak tüketmek istiyorsanız en iyi tüketim zamanı akşamüzeri kahvaltısında yoğurt ile birliktedir.

    ÇİLEK, AHUDUDU, BÖĞÜRTLEN: En sevilen yaz meyvelerindendir. Fakat içerdiği yüksek şeker oranı nedeni ile kilo problemi yaşıyorsanız benim önerim, öğlen veya akşam üzeri hava kararmadan önce yoğurt ile birlikte veya kahvaltı sofranızda reçel ve bal yerine tüketebileceğiniz meyvelerdir.

    ÜZÜM: Yazın vazgeçilmezleri arasında olabilir fakat diğer tüm yaz meyveleri gibi şeker oranı yüksek olduğu için aktif yaşamımız olan güneş batmadan önceki dönemde kahvaltı ile birlikte, yada akşam üzeri yine yoğurt ile birlikte tüketmenizi öneriyorum.

    ERİK :Tatlı ve ekşi erik seveni çok olan bir meyvedir. Özellikle ekşi can erik sanki hiç şeker içermiyormuş gibi bolca tüketilir. Eğer yine kilo problemi yaşıyorsanız kilolardan kurtulana kadar çok tüketmemenizde yarar var. Genellikle ekşi can erik, çok az tuz ile birlikte tüketildiğinde tadı daha iyi anlaşılan bir meyvedir”

  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: “Bugün dünyamızın hangi meselesini çözmek istersek mutlaka Kur’an’ın mesajlarını gündeme almak zorundayız”

    Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, “Bugün devasa sorunlarla boğuşan dünyamızın hangi meselesini çözmek istersek, mutlaka Kur’an’ın mesajlarını gündeme almak zorundayız” dedi.

    Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Rize’nin Güneysu ilçesinde kapalı spor salonunda düzenlenen hafızlık icazet merasiminde yaptığı konuşmada, Kur’an-ı Kerim’in sözlerin en doğru ve güzel olanı, gönüllere şifa, insanları karanlıklardan aydınlığa çıkaran hidayet rehberi olduğunu söyledi. Erbaş, “Bugün devasa sorunlarla boğuşan dünyamızın hangi meselesini çözmek istersek, mutlaka Kur’an’ın mesajlarını gündeme almak zorundayız. Çünkü Kur’an bir hidayet rehberidir ve en doğru yola iletir” ifadesini kullandı.

    İnsanların Kur’an-ı Kerim’e kalbini, aklını ne kadar açarsa Kur’an’ın da bereketi, hakikati ve şefaatini o kadar açacağına dikkat çeken Erbaş, “Eğer biz kitabımıza karşı sorumluluklarımızı hakkıyla ifa edersek, o da bize dünyada izzet, itibar ve kudret kazandıracak, ahirette bizi bahtiyar olanlardan kılacaktır. Onun için Kur’an’a hakkıyla Allah’ın kitabı bilinciyle iman etmeliyiz. İmanımızı, onun bir hayat rehberi, hidayet kılavuzu oluşuyla bütünleştirmeliyiz. Onu en güzel şekilde okumayı öğrenmeli ve her daim okumalıyız. Her mümin kitabını öğrenmenin ve okumanın gayretini taşımalıdır. Hamdolsun ülkemizde Kur’an-ı Kerim’i okuma azmi ve heyecanı her gün artmaktadır. Kur’an kurslarımıza gösterilen ilgiden biz bunu biliyoruz” dedi.

    ’’Onunla hayatımızı, davranışlarımızı, düşüncelerimizi güzelleştirmeliyiz’’

    Kur’an’ın bir hayat kitabı olduğuna ve yaşamak için geldiğine vurgu yapan Erbaş, “Onunla hayatımızı, davranışlarımızı, düşüncelerimizi güzelleştirmeliyiz. Bugünün bunalımlar yaşayan, türlü sorunlarla kuşatılmış dünyasına Kur’an’ın çağlar üstü mesajını, merhamet, adalet, ahlak yüklü, hayat veren ilkelerini taşımak bizim için bir sorumluluktur” şeklinde konuştu.

    Konuşmasının sonunda hafızlara tavsiyelerde bulunan Erbaş, “Hafızlık Allah’ın yeryüzünde bir insana verebileceği en büyük nimettir, şereftir, payedir. Çünkü hafızlık, adeta canlı bir Mushaf haline gelmektir. Kur’an-ı Kerim’in tamamını aklına, kalbine nakşetmektir, meleklerle dost olmaktır” dedi.

    Programa AK Pati Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Rize Valisi Erdoğan Bektaş, Cumhurbaşkanlığı Personel Daire Başkanı Ahmet Minder ve davetliler katıldı.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “İslami terör ifadesini hangi hakla söylüyorsunuz”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “1 milyona yakın Arakanlı topraklarından soykırım yoluyla Bangladeş’e geçmenin gayretinde. Biz hiçbir zaman ‘Rohingyalı Müslümanlara Budistler öldürdü’ lafını kullanmadık. Biz Budistleri şirin gösteren kişilere sesleniyorum. İslami terör ifadesini hangi hakla söylüyorsunuz. Müslüman kimseye zarar vermez” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 19-25 Eylül tarihlerinde (BM) 72. Genel Kurulu’na katılmak üzere geldiği New York’taki, Marriot Marquise Hotel’de

    “Türk Amerikan ve Amerikalı Müslüman Toplumuyla Buluşma” programına katıldı. Erdoğan, programda yaptığı konuşmada, “Yaşadığınız topluma entegre olmak için ne kadar çalışırsanız çalışın bazı kişilerin sizi Amerikalı kimliğiyle göreceklerini buna göre davranacaklarını asla unutmayın. Farklıları bir kenara bırakarak birlikte hareket etmeniz önemlidir. Bir olmak, kardeş olmak demektir hep birlikte hedeflere ulaşmak demektir. Türk Amerikalıların tamamını aynı şemsiye altına toplayan komitenin milli davalarımızda toplu hareket edeceğine katkı sağlayacağına inanıyorum. Barış ve dayanışma yürüyüşünü 23 Nisan’da gerçekleştirdi. Binlerce Amerikalı bayramımızı hep birlikte coşkuyla kutladı. Bu güzel birlikteliğin önümüzde yıllarda artacağını umuyorum” dedi.

    “Ülkemiz yıpratılmaya çalışılıyor”

    “Amerika’nın çok yerinde terör örgütüne bağlı olan okullar şirketler faaliyet gösteriyor” diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

    “Yılda elde ettikleri gelir 700 milyon dolar ve kara para da aklıyor. ABD’ye 85 koli belge teslim ettik. FETÖ’nün elebaşının teslim edilmesi, örgüt faaliyetlerinin iptal edilmesi konusunda girişimlerimiz oldu. Bunlara karşılık alamadık. Ülkemiz yıpratılmaya çalışılıyor. FETÖ ve diğer terör örgütlerinin gerçek yüzünü göreceğine inanıyorum. FETÖ’nün yaptığı haksızlıkları akıttığını kanı hesabını soracağız. PKK ve bağlantılı örgütlerin saldırılarına cinayetlerini buradaki dostlarına anlatmanızı bekliyoruz. Yalan yanlış iftira yayan kanallar değil sizin gibi dürüst temiz insanlar bildirmelidir. Terör örgütü adına ABD’de faaliyet gösteren kurum ve kişilerin gerçek yüzlerini buradaki namuslu insanlara gösterdiğimiz sürece başarılı olacağız. Terör örgütü itibarı olan hiç kimseyi aranızda barındırmayacağınızı umuyorum. ABD ve dünyanın başka yerlerinde bazı çevreler tarihin gerçeklerini Ermeni soykırımı yaftasını millette yapıştırmak için çaba içindedir. ABD bu konuda verdiği destekten ötürü teşekkür ediyorum. Bu mücadeleye daha fazla destek bekliyoruz. İslam düşmanlığına karşı hep birlikte güçlü duruş sergilemeliyiz.”

    “Arakanlılar katlediliyor”

    Mynmar’da Müslümalara yönelik saldırılara değinen Erdoğan, şunları kaydetti:

    “Mynmar’da katliam var. Arakanlılar katlediliyor. 1 milyona yakın Arakanlı topraklarından soykırım yoluyla Bangladeş’e geçmenin gayretinde. Biz hiçbir zaman ‘Rohingyalı Müslümanlara Budistler öldürdü’ lafını kullanmadık. Biz Budistleri şirin gösteren kişilere sesleniyorum. İslami terör ifadesini hangi hakla söylüyorsunuz. Müslüman kimseye zarar vermez. Bir insan bir insanı öldürmüşse tüm insanlığı öldürmüş gibidir. Terörü itikadi meselesi haline getiren kimseler dinimizi teröre yakıştırma hakkına sahip değildir. Kimse DEAŞ’a Müslümanlığa ithaf etmesin DEAŞ bir terör örgütüdür. Fırat Kalkanı operasyonunda 3 bini aşkın DEAŞ’lıyı etkisiz hale getirdik. Bizim arzumuz Rakka operasyonunda Amerika YPG ile işbirliği halinde değil de TSK ve ÖSO ile işbirliğinde olsaydı DEAŞ’i temizlemiştik.

    Müslümanları terörist ilan etme kampanyasının önüne geçemezsek, tehlike altına girecektir. ABD’de haklarımızı daha ileriyi taşıyabileceğimizi düşünüyorum. Buradaki en büyük darbeyi terör örgütleri vuruyor. DEAŞ, PKK, Boko Haram eylem ve yayınlarına karşı İslami sizler temsil ediyorsunuz. Dünyanın her yerinde faklı inanç gruplarına mensup kişiler tarafından terör eylemi oluyor. Fail Müslümansa İslami terör ilan ediliyor. Aksi halde ise gündemden düşürülüyor. Bugüne kadar Hristiyan terörü, Yahudi terörü, Budist terörü ya da ataeist terörü diye bir şey duydunuz mu? Sadece eylemci Müslümansa inancıyla sıfatlandırılır, değilse edilmez.

    Suriye Irak Libya Yemen Filistin gibi yerlerde çatışmalar Somali’de insani dramla yüzleşirken, Mynmar’daki olay yüreğimizi dağladı. Tüm Kızılay ekibimiz Meksika’da ayrım yok. Bir felaket nerde varsa biz oradayız. Dünyadaki en gelişmiş ülkelere yardım konusunda Amerika’dan sonra Türkiye 2. sıradadır. Milli gelire oranla değerlendirdiğimizde Türkiye 1. sıradadır. Arakanlı kardeşlerimize 2012 yılından beri ulaşan yardım 70 milyon doları geçiyor. Kamplardaki Arakanlara elimizden gelen yardımı yaptık yapıyoruz. Arakan Müslümanların durumu tüm insanlığın özellikle Müslümanların imtihanıdır. Acil önlem alınmazsa Bosna’da Ruhan’da benzer felaketi yaşamız an meselesidir. Türkiye olarak bu meselenin sonuna kadar takipçisi olacağız. Arakanlıların hakların korumak hem inancımızın hem kültürümüzün gereğidir. Asıl üzüntü veren ise İslam dünyasının duyarsızlığıdır. Aramızdaki mezhepçilik fitnesini ortadan kaldırmamız gerekiyor. Bizim tek bir dinimiz var o da İslamdır. Yaşadığımız krizler İslam dünyasının yeni bir uyanışa ihtiyacı olduğunu gösteriyor. Kendimize yeni bir gelecek inşa etmeliyiz.”

  • Bakan Özhaseki: “Bundan sonra hangi tür bela çıkarsa onu da hallederiz”

    Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Kayseri’deki Geleneksel Yamula Patlıcanı Festivali’nde yaptığı konuşmasında, PKK ve FETÖ belalarının hakkından gelindiğini belirterek, “Bundan sonra hangi tür bela çıkarsa onu da hallederiz” dedi.

    Kayseri’nin Kocasinan ilçesine bağlı Yemliha Mahallesi’nde düzenlenen Geleneksel Yamula Patlıcan Festivali ile Yemliha Kadın ve Gençlik Temel Atma Töreni’ne Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Kayseri Valisi Süleyman Kamçı, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Çelik, ilçe belediye başkanları ile çok sayıda vatandaş katıldı.

    Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki yaptığı konuşmada, “Yamula patlıcanı Türkiye’ye nam saldı. Hediye olarak İstanbul’daki arkadaşlarıma 10’ar kilo patlıcan gönderdim. Sizin el emeğiniz göz nurunuz olan patlıcanları pazarlayıp kar etmenizi sağlayacağız” dedi. Bakan Özhaseki, “Üzerinde yaşadığımız cennet vatan çok kolay bir coğrafya değil. Yerin altı sallanıyor yerin üstünde de fitne ocakları durmuyor. Ama biz o fitne ocaklarının hepsinin hakkından geliriz. FETÖ denen bir belayı da hallettik. Bundan sonra hangi tür bir bela çıkarsa onu da hallederiz” diyerek şunları söyledi:

    “Bizim iç işlerimize karışmayın diyenler Türkiye’nin iç işlerine karışıyorlardı. PKK denen terör örgütünü niye barındırıyorsunuz, niye destek veriyorsunuz? Onlara serbest. Türkiye’de ihtilal denemesinde bulunan FETÖ örgütünün elemanları sizin topraklarınızda geziyor mu? Elinize tüm belgeleri verdik mi? Niye vermiyorsunuz? Oranın başbakanı hanımefendi ’Türkiye’de Hayır verenlerin haklarını savunmalıyız’ gafında bulundu. Bizim gururumuz ile kimse oynayamaz. Okunan ezanlar ve toprakları için canını hiç düşünmeden verir.”

    Kayseri Valisi Süleyman Kamçı ise, “Kültürlerimizin korunması ve yaşatılması için festival ve şenliklerin önemli bir yeri var. Bu festival ile yöresel ürünlerimizden biri olan Yamula patlıcanının marka değerini artırabiliriz, kar oranını da artırabiliriz. Kadın ve gençlik merkezi projesinin de tamamlanması ile güzel bir tesise kavuşulacak, hanım vatandaşlarımız buralardan daha fazla yararlanma imkanına kavuşacaklar” ifadelerini kullandı.

    Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Çelik de, “Şehir merkezindeki konforu artırırken, kırsaldaki vatandaşlarımızın da konforunu artırmaya gayret ediyoruz. Kadın gençlik merkezini 11 ilçemizde yaptık. İki ilçemize daha da bu merkezleri kazandırmış olacağız. Yapacağımız tesisleri ile ilçemizde yaşayan hemşehrilerimize merkezdeki tesisleri de getirmiş olacağız. Yemliha Kadın ve Gençlik Merkezi bölgedeki sosyal yaşamı değiştirecek” diye konuştu.

    Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar ise, “İstiyoruz ki bu şirin mahallemizde üretilen ürünler ülkemizde daha çok tanınsın. Hanım kardeşlerimizin alın terleri daha değerli olsun ve aile bütçelerine katkıda bulunsunlar diye çalışıyoruz. İki gündür yapılan etkinlikler ile Yemliha’nın su sporlarının yapılabileceğini gördüler” şeklinde konuştu.