Etiket: Hamlesi

  • Başkan Günel’den karavan turizmi hamlesi

    Başkan Günel’den karavan turizmi hamlesi

    Kuşadası Belediyesi, turizmi çeşitlendirmek ve kente yeni bir çekim merkezi kazandırmak amacıyla önemli bir adım atarak kamp ve karavan alanı olarak kullanılmak üzere 35 bin metrekarelik bir arsa kiraladı. Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, Korona virüs salgınının ardından başlayan normalleşme sürecinde kamp ve karavan turizminin ön plana çıkacağını belirterek “Sahip olduğumuz doğal güzellikleri alternatif turizm alanında kullanarak kentimizin cazibe noktalarını arttıracağız” dedi.

    Kuşadası turizmi çeşitlendiriliyor

    Alternatif turizm türlerini geliştirerek turistik faaliyetleri 12 aya yayma hedefi ile çalışan Kuşadası Belediyesi, termal turizm alanında attığı adımların ardından kenti kamp ve karavan tutkunları için de uğrak noktası haline getirecek bir projeyi hayata geçirmek için ilk adımı attı. Kuştur mevkiinde kamp ve karavan alanı olarak kullanılmak üzere 35 bin metrekarelik bir arsa kiralayan Kuşadası Belediyesi, alanın peyzaj projesini bir an önce tamamlamak üzere harekete geçti. Çadır ve karavan kampı olarak düzenlenecek arsada kültürel etkinlik alanının yanı sıra otopark da bulunacak.

    Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, kamp ve karavan turizminin tüm dünyada giderek yükselen bir trend olmaya başladığını belirterek şöyle dedi: “Doğayla iç içe olmayı seven insanlar tarafından sıklıkla tercih edilen kamp ve karavan turizmi ülkemizde de son zamanlarda yoğun ilgi gösterilen bir turizm çeşidi haline geldi. Özellikle Korona virüs salgınının ardından başlayan yeni normalleşme sürecinde daha izole bir tatil olanağı sunan kamp ve karavan turizminin ön plana çıkacağı öngörülüyor. Kentimiz Kuşadası ise sahip olduğu iklim, konum ve doğal güzellikler ile bu turizm çeşidi için adeta biçilmiş kaftan. Bu düşünceden hareketle Kuşadası Belediyesi olarak kentimizi kamp ve karavan tutkunları için de bir cazibe merkezi haline getirmek amacıyla harekete geçerek Kuştur mevkinde 35 dönümlük bir arsa kiraladık. Arsayı kamp ve karavan meraklılarının ihtiyaçlarına uygun olarak düzenleyerek en kısa süre içerisinde kentimize kazandıracağız. Turizmi çeşitlendirerek kentimize katma değer sağlamaya yönelik çalışmalarımız sürecek” dedi.

  • Millî tarım hamlesi

    Millî tarım hamlesi

    Osmangazi Belediyesi, ziraî alanda yerli ve millî tohumların yeniden geliştirilmesine yönelik kurulan Ekolojik Yaşam Merkezi’nde önemli bir çalışmayı hayata geçirdi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ısrarla üzerinde durduğu “Türk Tarımını Güçlendirme” hamlesine ilk adım Osmangazi Belediyesi’nden geldi.

    Birçok alanda Türkiye’ye örnek projelere imza atan Osmangazi Belediyesi, ithal tohumun önüne geçip, yerli ve millî tohumun yaygınlaştırılması amacıyla kurulan “Ekolojik Yaşam Merkezi” ile millî tarımın geliştirilmesi için çalışmalara başladı.

    Osmangazi Belediyesi Sahipsiz Hayvanlar Doğal Yaşam ve Tedavi Merkezi bünyesinde oluşturulan Ekolojik Yaşam Merkezi’ndeki serada yerli ürün fideleri yetiştirilirken, idari binada ise ziraat mühendisleri tarafından vatandaşlara yerli tohumların filizlenmesinden gelişimine kadar ki süreç hakkında eğitim verilecek.

    Ekolojik Yaşam Merkezi bünyesindeki serada yetiştirilen ürünleri inceleyen Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, tohumda dışa bağımlılığa son verip, yerli ve milli tohumu yaygınlaştırmak için çalıştıklarını söyledi. Hızlı şehirleşme ile birlikte ekolojik dengenin bozulduğuna dikkat çeken Başkan Dündar, “Geleneksel tarımın, milli ve yerli tohumlarımızın yavaş yavaş yok olduğunu görüyoruz. Hibrit tohumlarla üretilen ürünlerden bir sonraki sene ikinci bir tohum elde edemiyoruz. Kendi tohumumuzu kaybediyoruz. Yerli tohumlarımızı, tekrar üretmeyi hedefliyoruz. Bu amaçla, Ekolojik Yaşam Merkezi’ni hayata geçirdik” dedi.

    Perma-kültür eğitim programları ile vatandaşların şehir hayatında yetiştirebileceği ürünler hakkında kurslar verileceğini anlatan Dündar, “Balkonlarda ve küçük bahçelerde toprakla ilgili bilgiler verip, hangi tohumla ne üretebilir bunları çalışacağız. Asıl önemli olan yerli ve milli tohumun geliştirilmesi. Bu sene ilk defa fidelerimizi ürettik. Bu fidelerden inşallah ürün alarak bu tohumları önümüzdeki yıllarda Uludağ Üniversitesi ile birlikte geliştirip, kendi geleneksel tohumlarımızı yeniden ortaya çıkaracağız” diye konuştu.

    Ekolojik Yaşam Merkezi’nde kekik, fesleğen, ada çayı, dereotu, kabak, domates, biber, patlıcan, fasulye, mısır gibi ürünler dikildiğini ifade eden Dündar, “İnşallah bu ürünlerin gelişimini takip ederek, yerli tohumlar elde etmeyi hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

  • ETSO Meclis Başkanı Özakalın: “2. OSB ile Erzurum’da sanayileşme hamlesi başlayacak”

    ETSO Meclis Başkanı Özakalın: “2. OSB ile Erzurum’da sanayileşme hamlesi başlayacak”

    AK Parti Erzurum Milletvekili ve eski Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ, çeşitli programlara katılmak üzere geldiği memleketinde, Vali Okay Memiş’le birlikte 2. Organize Sanayi Bölgesi’nde incelemelerde bulundu.

    Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Fevzi Polat, AK Parti İl Başkanı Mehmet Emin Öz, Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Meclis Başkanı Saim Özakalın, ilçe belediye başkanları, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zafer Aynalı ve partililer tarafından havalimanında karşılanan eski Sağlık Bakanı, AK Parti Milletvekili Prof. Dr. Recep Akdağ buradan Erzurum-Pasinler Karayolu üzerindeki 2. Organize Sanayi Bölgesi’ne geçti. 2. OSB Müdürlüğü’nde düzenlenen toplantıda, bölgede yapılan çalışmalar masaya yatırıldı. Toplantıda, 2. OSB Müteşebbis Heyet Başkanı Vali Okay Memiş yapılan çalışmalarla ilgili bilgi verdi.

    Toplam 216 hektar üzerine kurulan 2. OSB’nin 1. Etabında 36 Sanayi Parseli, 2. Etabında ise 43 sanayi parselinin yer aldığını ifade eden Vali Memiş, 1. Etap altyapı çalışmalarının 2018 yılında tamamlandığını belirterek, bu kısımda 33 sanayi parselinin arsa tahsisinin yapıldığını dile getirdi. 2. Etap altyapı çalışmalarının da devam ettiğini kaydeden Vali Memiş, bu etaptaki çalışmaların da 2020 yılı Aralık ayına kadar tamamlanmasının planlandığını söyledi.

    Vali Memiş bölgede yapılan çalışmalar hakkında şu bilgileri verdi; “2.Etapta yer alan sanayi parsellerinden 4 adet sanayi parselinin arsa tahsisi yapıldı. Toplamda 37 Sanayi parselinin arsa tahsisi yapıldı. Bu Sanayi parsellerinden 30’unun yapı ruhsatı alındı. Yapı ruhsatı alan firmalardan 6’sı inşaatlarını tamamlayarak yapı kullanma izin belgesi aldı. 3 fabrika binasının inşaatı da devam etmektedir. Yapı kullanma izin belgesi alan firmaların 1 tanesi iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatı aldı. Ayrıca 3 firma bina temel atma çalışmalarına başladı. Toplamda arsa tahsisi yapılmış 6 adet firmanın bina inşaatı tamamlanmış ve 6 adet firmanın bina inşaatı devam etmektedir.”

    Yeni tahsisi yapılmış olan 5 firmanın da hafriyat çalışmalarına başladığını belirten Vali Okay Memiş, projeleri tamamlanıp yapı ruhsatı alması durumunda da bina inşaatına başlayacaklarının bilgisini verdi. 2. OSB’de 4 adet Sanayi parseli üzerinde yapılan Tekstilkent projesi kapsamında 2 Bin kişinin istihdam edileceği toplam 4 adet tekstil fabrikasının 3 ayrı firmaya kiralandığını anlatan Memiş, bunlardan üçünün faaliyete geçtiğini, maske üretimi yapacak dördüncü fabrikanın da Haziran ayında üretime başlayacağını ifade etti. Vali Okay Memiş ayrıca yatırımcıların 2. OSB’yi tercih etmeleri için yapılan çalışmalar, Tekstilkent Projesi’nin hayata geçirilme süreci, firmaların yatımları ve Erzurum ekonomisine, istihdamına sağlayacağı katkılar hakkında da bilgiler verdi.

    Toplantıya ETSO’yu Temsilen katılan ETSO Meclis Başkanı ve 2. OSB Müteşebbis Heyet Başkan Vekili Saim Özakalın da, Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası olarak 2. OSB’nin her aşamasında yer aldığını belirterek, özellikle son dönemde Vali Okay Memiş, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ve Yakutiye Belediye Başkanı Dr. Mahmut Uçar’ın büyük desteğiyle şehrin sanayileşmesi anlamında çok ciddi adımlar atıldığını söyledi. Özakalın, “Sayın Valimiz, Büyükşehir Belediyemiz ve ilçe belediyemiz gerek bizler gerekse gerekse bölgedeki yatırımcılarımız 2. OSB’de neye ihtiyacımız olsa asla bizi kapısından boş çevirmedi. Her zaman desteklerini en üst seviyede bizlere sunmaya gayret ettiler. Sayın Valimiz Tekstilkent Projesi’nin ilk aşamasında KUDAKA’dan sağlanan 8 milyon liraya ek olarak sağladığı 12 milyon liralık kaynakla bu projenin daha güçlü bir yatırıma dönüşmesine büyük destek verdi. Bu konuda kendisine şehrimiz adına minnettarlığımızı sunuyorum” dedi.

    “Erzurum ve 2. OSB çekim merkezi olacak”

    Yerel ve ulusal yatırımcıların Erzurum’daki yeni adresi olan 2. Organize Sanayi Bölgesi’nin, şehrin sanayileşme hamlesini başlatacağına inandığını ifade eden Özakalın şunları söyledi; “1974’te faaliyete geçen 1. OSB’yle başlayan şehrimizdeki sanayileşme çalışmaları, 2018’de gerçek anlamda yatırımcılara ev sahibi olmaya başlayan 2. OSB ile daha da üst seviyelere çıkacaktır. ETSO olarak, şehrimize yatırım yapmak isteyen gerek yerel, gerekse ulusal yatırımcılara rehber olmaya, onların sekreteryasını yapmaya çaba gösterdik. Onlara en üst seviyede destek olmaya gayret ettik. Pandemi sürecinde bile yerel yatırımcılarımızın bizden yer tahsisi talebi oldu. Özellikle yerel firmalarımız yatırımlarını öz kaynaklarıyla yapmaya çaba gösterdi. Yer tahsisi yaptığımız firmalar yatırımlarını tamamladığında yaklaşık 1000 kalifiye personeli fabrikalarında istihdam edecek. Yine, Tekstilkent’e yatırım yapan firmalarımızda da 2 Bin kişiyi istihdam edeceğini düşünürsek 2. OSB’nin yakın gelecekte şehrimizin istihdamına ne kadar ciddi bir katkı sağlayacağını görebiliriz. Aynı şekilde, yakın coğrafyamızda yer alan ülkelerdeki siyasi ve politik çalkantıların sona ermesiyle bu ülkelere bölgemizdeki 5 sınır kapısı ile ulaşma imkanına sahip olan firmalarımız ihracata yönelerek 2. OSB’yi ve Erzurum’u bir çekim merkezi haline getireceğini rahatlıkla söyleyebiliriz.”

    “2. etap yeni yatırımcılarını bekliyor”

    2. OSB’nin süt ve süt ürünleri sektöründe Erzurumlu yatırımcıların ortaklık kültürüyle gerçekleştirdiği bir yatırıma da ev sahipliği yapacağının altını çizen Özakalın, “Şehrimizde bu sektörde üretim yapan 9 firmamız bir araya gelerek, markalaşma adına önemli bir yatırımın temellerini attılar. İnşallah bölgemizdeki bu yatırım, farklı sektörlerdeki yeni birlikteliklere de örnek olacak ve Aşkale Çimento benzeri bütün ülkeye örnek olmuş yeni markaların doğmasına vesile olacaktır. Bunların yanı sıra karma bir OSB olan bölgemizdeki farklı sektörlerdeki yatırımcılarımız da yeni makine ve ekipmanlarla kendi sektörlerinde parmakla gösterilecek firmalar haline gelecek. Bölgemizdeki 2. Etap çalışmalarının da yaklaşık 1 yıl içerisinde tamamlanmasını planlıyoruz. Buradaki çalışmaların aksamadan yürümesi için başta Valiliğimiz olmak üzere, Büyükşehir Belediyemiz ve müteşebbis heyette yer olan Odamız, Yakutiye Belediyemiz ve diğer kurumlarımız yoğun bir çaba gösteriyoruz. İnşallah 2. Etap’ta daha cazip teşviklerle yeni yeni yatırımlara ev sahipliği yapacağız. ETSO olarak bu anlamda sorumluluğumuzun gereğini yerine getirmek için her zaman desteğimizi sunmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

    Toplantının ardından Vali Memiş, Milletvekili Akdağ ve beraberindekiler, Tekstilkent’te incelemelerde bulunarak yetkililerden bilgi aldılar.

  • Atatürk Üniversitesi’nde “Milli Teknoloji Hamlesi” heyecanı yaşandı

    Atatürk Üniversitesi’nde “Milli Teknoloji Hamlesi” heyecanı yaşandı

    Atatürk Üniversitesi, Erzurum Büyükşehir Belediyesi ve T3 Vakfı’nın ortaklaşa düzenledikleri Milli Teknoloji Hamlesi Konferansı Atatürk Üniversitesi Kültür Merkezi Mavi Salon’da gerçekleştirildi.

    Atatürk Üniversitesi Genç Vizyon öğrenci kulübünün davetlisi olarak konferans vermek üzere Erzurum’a gelen BAYKAR genel müdürü ve T3 Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar’a Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ve Ata Teknokent Genel Müdürü Ersin Karaman eşlik etti. Konferans öncesi Atatürk Üniversitesi ve Erzurum Teknik Üniversitesinde faaliyet yürüten Teknokent firmaları, öğrenci kulüpleri ve teknoloji grupları kurdukları stantlarda kendi ürettikleri sistemlerin ve yürüttükleri bilimsel ve sosyal projelerin tanıtımlarını yaptılar. Stantları tek tek gezen heyet öğrencilerden üretimleri ve projeleri hakkında bilgi aldı.

    Stant gezisi sonrası Mavi Salon’da “Milli Teknoloji Hamlesi” konulu konferansa geçildi. Katılımcılara bir selamlama konuşması yapan Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, geçtiğimiz gün tanıtımı yapılan Milli ve Yerli otomobile dikkat çekti.

    Desteklendiği takdirde Türk girişimcilerinin kendi otomobilini, silahını, insansız hava aracını, denizaltını üretebildiğini söyleyen Başkan Sekmen bu yönde çaba gösteren herkese teşekkür etti. Başkan Sekmen sözlerine şöyle devam etti: “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın milli ve yerli üretime yönelik ortaya koyduğu irade bence ayakta alkışlanmalıdır. Bayraktar ailesi de milli teknoloji noktasında cumhurbaşkanımızın gösterdiği istikamet doğrultusunda canla başla çalışmakta ve üretmektedirler. Ortaya koydukları başarıdan dolayı kendilerine şükranlarımı sunuyorum.”

    Konferansta Türkiye’nin savunma sanayisinin milli ve özgün olabilmesi için atılan adımlardan bahseden Haluk Bayraktar, milli teknoloji anlamında Türkiye’nin her geçen gün daha başarılı ve yerinde adımlar attığını söyledi. Özellikle insansız hava araçlarıyla ilgili bilgiler veren Bayraktar şunları söyledi: “Dünyada insansız sistemler oldukça önemli bir hale gelmiştir. Türkiye, insansız hava aracı teknolojisinde, bağımsız bir şekilde en ileri seviyede teknolojileri, özgün bir şekilde geliştiren, kendi ülkesinin hizmetine sunan, operasyonlarında kullanan, aynı zamanda ihraç eden bir ülke haline geldi. Elbette ki bunun sürdürülebilirliği önemli. Bu gibi üretimler donanımlı insanlarla yapılıyor. Bu anlamda da bu ekosistemi güçlendirmemiz gerekiyor. Çınar ağaçları yetiştireceksek, bu saksıda yetişmez. Bu bir ekosistem meselesidir, Ar-Ge kültürünün yayılması meselesidir. Toplumca fert fert herkesin bu işlere sahip çıkmasıyla, bu işe yeltenen insanlara destek vermesiyle, pozitif bir atmosfer oluşturulmasıyla gerçekleştirilebilir. Bu misyonu yayma düşüncesiyle Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı’nı (T3 Vakfı) kurduk.”

    T3 Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar konferansın ardından Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı’yı makamında ziyaret etti. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti ile getiren Rektör Çomaklı, Bayraktar ailesinin ve T3 vakfının faaliyetlerini yakından takip ettiğini belirtti. Türkiye’nin teknolojik olarak bağımsızlaşması amacıyla yerli ve milli üretimi merkezine alan Baykar’ın, Türkiye’de savunma ve havacılık alanında dönüşüm oluşturacak bir ivmenin öncüsü olduğunu söyleyen Rektör Çomaklı, çalışmalarından dolayı Bayraktar’a teşekkür etti.

    Ziyaret hediye takdimlerinin ardından sona erdi.

  • Atatürk Üniversitesi’nden soğuk test merkezi hamlesi

    Atatürk Üniversitesi’nden soğuk test merkezi hamlesi

    Atatürk Üniversitesi; yaptığı bilimsel çalışmalar ve geliştirdiği projeler öncülüğünde, bölgenin beşeri ve coğrafi imkânlarından yararlanarak bilim üretmeye devam ediyor. Bu kapsamda; bünyesinde kurulması planlanan Soğuk Test Merkezinde, hem askeri hem de sivil araç ve donanımların testlerinin yapılması için bir dizi görüşmeler gerçekleştiriliyor.

    Yeni Nesil Üniversite vizyonu çerçevesinde çalışmalara hız verildiğini ifade eden Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı bu çerçevede, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ayhan Çelik’in, tankların ve askeri araçların test edildiği Kars’ın Sarıkamış ilçesinde, Sarıkamış 9. Komando Tugay Komutan Yardımcısı Albay Kemal Aydın Dede ile istişarede bulunduğunu aktardı.

    Paydaşlar ile yapılan fikir alışverişleri neticesinde bu merkezin daha da önemli hale geldiğini kaydeden Çomaklı, Türkiye’nin bulunduğu iklim kuşağında sıcaklık, nem, rakım, iklim ve coğrafi koşullar, atmosferik koşullar, alt yapı, ulaşılabilirlik ve güvenlik gibi gerçek ortamlar açısından test merkezi için gerekli teknik altyapıya sahip en uygun ilin Erzurum olduğunu söyleyerek “Üniversitemizin gerek beşeri gerekse teknik altyapısı bu test merkezinin Erzurum’da kurulması için bizlere önemli bir gerekçe sunmaktadır” dedi.

    Testler Yurt Dışında Yapılıyor

    Dünyada özellikle otomotiv, savunma sanayii, uzay ve havacılık endüstrileri için farklı ölçeklerde ve alanlarda faaliyet gösteren çok sayıda test merkezi bulunmasına karşın Türkiye’de bu alanlarda faaliyet gösteren büyük ölçekli ve geniş kapsamlı bir test merkezinin bulunmadığına dikkat çeken Rektör Çomaklı: ‘Dünya’da; otomotiv, savunma sanayii, uzay ve havacılık endüstrileri için farklı ölçeklerde ve alanlarda faaliyet gösteren çok sayıda test merkezi bulunuyor. Türkiye de özellikle savunma sanayii, uzay ve havacılık endüstrilerinde pazar payları yüksek olan ABD ve İngiltere gibi ülkelerin yanında soğuk iklim koşullarına sahip İsveç, Norveç, Finlandiya ve Rusya gibi ülkelerde bulunan test merkezlerinden hizmet alıyor. Buna çözüm üretmek adına üniversitemizde kurulacak Soğuk Test Merkeziyle ülkemizin “yerli ve milli teknoloji” hamlesine uygun adım atmış olacağız’ ifadelerini kullandı.

    Test Merkezlerine Neden İhtiyaç Duyuluyor?

    Rektör Prof. Dr. Ömer Çomaklı öncülüğünde gerçekleşen bu tasarının önemine değinen Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ayhan Çelik ise, bir ürünün geliştirme sürecinin ana hatları ile planlama, analiz, tasarım, geliştirme ve test aşamalarından oluştuğunu, gerek sivil gerek askeri olmak üzere geliştirilen her ürünün, kullanıma sunulmadan önce test sürecinden geçirilme ihtiyacının bu merkezlerin kurulmasını gerekli kıldığını vurguladı.

    Geliştirilen araçların, gerçek çalışma ortam testlerinin yurt dışında yer alan test merkezlerine yapıldığını, bunun hem mali yük olduğunu hem de bilgi birikiminin ülke sınırları dışına çıkması anlamına geldiğini söyleyen Prof. Dr. Çelik; Soğuk Test Merkezinin sağlayacağı bir diğer kazancın ise ithal edilen ürünlerin ülke koşullarına uygunluğunun test edilmesi olduğunu ve beklenen faydanın maksimize edilmesi açısından da büyük önem arz ettiğini belirtti.

    Test Süreci Nasıl İşliyor?

    Dünya’da, geliştirilen ürünlerin olgunluk seviyesini ölçmek ve değerlendirmek için yaygın kullanılan Teknoloji Hazırlık Seviyeleri (THS) ölçeğine göre, bir ürünün ticarileşmesinden önce prototipinin uygun çevresel ortamda gösterilmesi (THS-6), operasyonel ortamda (gerçek ortam) denenmesi (THS-7) ve test ortamında performans değerlendirmesi yapılması (THS-8) bekleniyor. Özellikle soğuk hava şartlarında kullanılacak makine-teçhizatın (askeri-sivil kara ve hava araçları, elektronik-optik-mekanik ekipmanlar, jeneratörler vs.) gerçek ortamda test edilmesi ihtiyacına cevap verecek coğrafi koşula ve uygun altyapıya sahip olmak gerekiyor. Türkiye, kendine has olan iklim ve coğrafi kuşak özelliği ile ticarileşecek ürünlerin gerçek ortam koşullarında test edilmesine yönelik merkezlerin kurulması için oldukça uygun ve uluslararası düzeyde rekabet edebilir bir konumda.