Etiket: HAMİLELİK

  • Rahat bir hamilelik geçirmek için önceden önlem alın

    Hamilelik sürecinde bebeğin ve anne adayının hayatını tehlikeye düşürecek her türlü sorun için önlem alınması gerektiğini belirten Acıbadem Eskişehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Mine İnan, sağlıklı hamilelik sürecinde dikkat edilecek unsurları açıkladı.

    Dr. İnan’ın açıklamalarına göre; hamilelik sürecinde vücutta birçok değişiklik meydana gelmektedir. Bu nedenle anne adaylarının hamilelik kararından 3 ay önce bir hekime başvurması gerekmektedir. Detaylı muayene ve tetkiklerle bu süreçte oluşabilecek sorunların tespiti anne adayları için avantaj sağlamaktadır. Anne adayının diyabet ya da tansiyon gibi rahatsızlıkları araştırılıp eğer sorun var ise adaya tedavi başlatılmaktadır.

    Kilo

    Anne adayının vücut kitle indeksi hamilelik için önemlidir. Vücut kitle indeksinin normalin altında ya da üstünde olması anne ve bebek sağlığını olumsuz etkileyebilir. (kilonun boyun karesine bölünmesi ile bulunan rakam) Bu nedenle anne adaylarının hamilelik öncesinde ideal kilosuna kavuşması gerekmektedir. Bunun için de dengeli beslenerek mineral, vitamin ve protein depolarını doldurması sağlıklı hamileliğin başında gelmektedir. Hamilelik sırasında, anne adaylarının vücut kitle indeksinize göre kilo alması gerekir; anne adayı zayıf ise 12-14 kilo, kilolu ise 4-7 kilo alması uygun görülür.

    Tansiyon

    Hamilelik öncesinde tansiyon hastalığı olmayabilir fakat hamileliğin 20. haftasından sonra hipertansiyon gelişebiliyor. Bebek ve anne hayatı tehlikeye girebileceğinden, hamilelik sürecinde şiddetli baş ağrısı, kısa sürede hızlı kilo alımı, gözlerde uçuşma gibi durumlar söz konusu ise hemen doktora başvurulmalıdır.

    Enfeksiyon

    Hamilelik sırasında geçirilen kızamıkçık, toksoplazmozis ile suçiçeği gibi enfeksiyonlar, bebekte enfeksiyonlara ve anomalilere yol açabilir, eğer anne adayının kızamıkçığa karşı bağışıklığı yoksa aşılanması gerekmektedir. Grip aşısının zamanında yapılması da hamilelik sırasında anne adayının korunması açısından önemlidir. Bunların yanı sıra, idrar yolu enfeksiyonları da kısa sürede böbrekleri etkileyerek böbrek enfeksiyonlarına neden olabilmektedir. İdrar tetkikinde bakteri gözlenmişse, kültürde üreme varsa, idrar yaparken yanma söz konusu ise anne adayı doktora başvurulmalıdır.

    Diyabet

    Diyabet; düşüğe, bebekte doğumsal anomaliye ve erken doğuma yol açabilmektedir. Anne adayında diyabet hastalığı mevcutsa, sağlıklı bir hamilelik için doktora başvurması ve kan şekeri düzeyinin ve HbA1C’nizin en optimal olduğu durumda hamile kalması gerekmektedir. Hamilelikte gelişebilecek diyabet için; dengeli beslenilmeli, kilo alınımına dikkat edilmeli ve doktorun önerisi doğrultusunda tarama amaçlı şeker yükleme testi yaptırılmalıdır.

    Sigara ve alkol

    Sigara içmek hamilelikte erken doğum riskine ve bebekte büyüme kısıtlamasına neden olabilir. Ayrıca ani fetal kayıpları veya plasentanın erken ayrılması da gözlenebilir. Ayrıca bebeğin gelişiminin kısıtlandığı ve beyin gelişimine negatif etki oluşturan durumlar ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle hamile kalmadan önce sigara ve alkol alışkanlığına son verilmelidir.

    İlaç kullanımı

    Hamilelikte kullanılmasının güvenli olduğu henüz ispat edilmemiş pek çok ilaç mevcuttur. Size masum gibi görülen birçok ilaç bebekte anormalliklere neden olabilir. Dolayısıyla beklediğiniz adet tarihi gelmesine rağmen adet görmediyse kullanılacak her ilaç mutlaka doktora danışılmalıdır.

    Egzersiz

    Hamilelik sırasında kan pıhtılaşmasına yatkınlık artmaktadır. Bacaklarda tek taraflı şişlik, ısı artışı, kızarıklık veya ağrı varsa, emboliye neden olabilecek durum söz konusu olabilir. Sağlıklı hamilelik için uzun süre ayakta kalınmamalı, günlük egzersizler uygulanmalı ve sıvı alınımına dikkat edilmelidir. Varis mevcut ise varsa, varis çorabı giyilmelidir. Uzun sureli yolculuklardan kaçınılmalıdır.

  • Hamilelik sürecinde anne adaylarını bekleyen değişimler

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Hatice Yağmurkaya, hamilelik sürecinde anne adaylarını bekleyen değişimler hakkında bilgi verdi.

    Hamilelik süreci hakkında açıklamalarda bulunan Samsun Medicana Hastanesi’nden Opr. Dr. Hatice Yağmurkaya, “Hamile kaldığınız andan itibaren, hormonlarınız bebeğinize güvenli ve büyümeye elverişli bir ortam hazırlayabilmek için vücut sisteminizi değiştirmeye başlar. Bebeğiniz için gerekli olan bu değişimler size baş ağrısı, vücutta şişkinlik, kabızlık, nefes almada zorluk, mide problemleri veya sırt ağrısı gibi rahatsızlıklar verebilir. Hamilelik, fiziksel değişimin yanında duygusal yorgunluğa da neden olabilir. Ancak birçok anne adayı büyük bir olasılıkla bu rahatsızlıkların sadece bir kısmını yaşar ve bunların çoğu doğumdan kısa bir süre sonra kaybolur. Hamilelik sırasında kan hacmi yaklaşık yüzde 40 artar, bu da dolaşım sisteminizin normalden daha fazla çalışmasını gerektirir. Kan hacmindeki artış dolaşımınızı bazen yavaşlatabilir, bu yüzden hamileliğin sonlarına doğru oluşan bir miktar şişkinlik normal sayılmaktadır. Bilekler ve ayaklar en çok şişen yerlerdir çünkü bebeğin ağırlığı ‘pelvis’ adı verilen leğen kemiğindeki damarlara baskı yapar ve kanın ayaklardan kalbe gidişini yavaşlatır. Bu da bacak ve ayaklarda varis ve ödem oluşmasına neden olur. Aşırı ve hızlı kilo alımı ödem oluşumunu ciddi bir şekilde artırır, çünkü alınan kilolar dolaşım sisteminize baskı uygular ve artan kan yoğunluğu damarların şişmesine neden olur. Ayrıca çok hareketsiz kalmak, uzun süre ayakta kalmak veya uzun süre oturur pozisyonda olmak da ödem oluşumunu tetikler. Bu sebeple ayakta ya da oturarak aynı pozisyonda yarım saatten fazla kalmamak, gün içinde ufak tefek egzersizler yapmak, kısa süreli yürüyüşler yapmak ve yatarken özellikle sol yana yatmaya gayret göstermek gibi önlemler alınabilir. Genetik yatkınlık var ise, gebelik döneminde hormonların etkisi ile varis oluşabilir. Gebelerin yaklaşık yüzde 40’ında varis problemleri vardır. Hızlı ve fazla miktarda kilo alımı, çok hareketsiz kalmak veya uzun süre ayakta kalmak da varis oluşumunu tetikler” dedi.

    Gebeliğin bazı cilt değişikliklerine neden olabileceğini belirten Dr. Yağmurkaya, “Bu değişikliklerin büyük çoğunluğu hormonal değişimler ile ilgilidir. Yüzde görülebilen renk değişimleri, avuç içlerinde kızarıklık ya da kaşıntılı deri döküntüleri nispeten daha nadir görülürler. Hemen hemen bütün hamile kadınlarda görülen bir diğer değişim de karnın ortasından geçen siyah bir çizgi ortaya çıkmasıdır. Ancak anne adaylarını en fazla rahatsız eden cilt değişikliği karında görülen cilt çatlaklarıdır. Ağrılı değillerdir ancak kaşıntıya yol açabilirler. Hem mekanik gerilmeye bağlı olarak hem de hormonal nedenler ile ortaya çıkabilirler. En sık karnın alt bölümlerinde görülmekle birlikte kalçalarda, uyluklarda, memelerde ve hatta kollarda bile görülebilirler. Çatlakların oluşmasında en önemli belirleyici faktör genetiktir. Siyah kadınlarda hemen hemen hiç görülmezken, beyaz kadınların ise yaklaşık yüzde 75-90’ında değişik oranlarda cilt çatlaklarına rastlanmaktadır” diye konuştu.

  • Hamilelik sonrası diş bakımına dikkat

    Hormon seviyelerindeki ani artışın diş eti iltihaplarına eğilimi artırdığını belirten Diş Hekimi Zafer Kazak, eğer dişler ve diş etleri üzerinde biriken plak yeterince temizlenemezse kolaylıkla diş eti iltihabı, diş etinde hamilelik tümörü gelişebileceğini söyledi.

    Global Diş Hekimleri Derneği Başkanı Diş Hekimi Zafer Kazak, “Gebelik öncesi tedavi edilmemiş ciddi diş eti rahatsızlıkları olan hamile kadınlarda erken doğum ya da düşük doğum ağırlıklı bebek sahibi olma riski vardır. Bu nedenle gebelik öncesi iyi bir ağız hijyeni rutininin kazanılmış olması ve diş eti tedavilerinin yapılmış olması önemlidir” dedi.

    Gebeliğin özellikle ilk dönemlerinde görülen kusmanın ağız içinde asidik bir ortam oluşturarak dişlerde aşınmalara, hassasiyetlere ve çürüklere sebep olabileceğini dile getiren Kazak, “Özellikle kusmayı takiben hemen dişleri fırçalamak diş yüzeyindeki aşınmaları artırabilir. Bu nedenle kusma sonrası ağız bol su ile çalkalanmalı ve dişler yarım saat sonra fırçalanmalıdır” diye konuştu.

    Hamilelik süresinde tükürüğün daha asidik özellikler gösterebildiğini belirten Kazak, “Bu durum dişleri çürüğe daha yatkın hale getirir. Doğru ağız bakımı ile yeni çürüklerin oluşumu engellenebileceği için anne adayının ağız bakımını gebelik öncesi düzene oturtmuş olması önemlidir. Diş eti sorunu nedeniyle diş etleri kanayan, dişlerinde hassasiyet sorunu olan anne adayı dişlerini fırçalamaktan kaçınabilir. Ağız hijyeninin yeterli derecede sağlanamadığı durumlarda diş eti hastalıkları ve çürükler gelişebilir” ifadelerini kullandı.

    Kazak, değişen beslenme alışkanlıkları ve çürük yapıcı özellikli gıdaların sık tüketiminin diş çürüklerinin oluşma riskini artırdığını belirtti.

  • Spor, hamilelik ağrılarını azaltıyor

    Gebelikte ve öncesinde spor yapan kadınlar, daha az bel ve sırt ağrısı yaşıyor. Uzmanlar rahat bir hamilelik geçirmek için aşırıya kaçmadan spor yapmayı ve düzenli beslenmeyi öneriyor.

    Medical Park İzmir Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Seçil Ekinci Çini, gebelik döneminde eklemleri bir arada tutan bağların esnemesi, gerilmesi ve oluşan dengesizlik ile bel ve sırt ağrılarının oluştuğunu söyledi. Uzman Dr. Çini, “Normal zamanda sırt, bel ile karın kasları arasında bir denge vardır. Gebelik zamanında karın kasları uzarken sırt kasları aynı anda kısalmaktadır. Bu da kaslar arasında bir dengesizlik oluşturur. Normalde vücudun üstesinden gelebileceği ağrılar, hamilelikte sorun olarak karşımıza çıkabiliyor. Gövde kasları zayıfsa bu ağrılar daha fazla oluyor. Gebelik öncesinde spor yapan kadınlar, hamilelik dönemini daha ağrısız atlatıyor” dedi.

    “Fazla kilo almayın”

    Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Seçil Ekinci Çini, “Hamilelikte ağrıların azalması için öncelikle kilo kontrolü yapılmalı. Hamilelikte ortalama 8-12 kilo alınmasını öneriyoruz. Bunun üstünde kilo almak kas ve iskelet sisteminde sorunlara neden olabiliyor. Ortaya çıkan ağrılar gebelik sonrasında da devam edebilir. Spor ve egzersizlerle geçmeyen kas ve iskelet sistemi kaynaklı ağrılar için hastanemizde ilaçsız tedaviler uygulanıyor. Bu nedenle kinezyolojik bantlama, kuru iğneleme, sıcak- soğuk kompres ve masaj gibi tedavilerle sorunları çözüyoruz. Gebelik döneminde spor yapmaya başlayacak anne adayları ise uzman hekimlerin kontrolünde yürüyüş, yüzme, esneklik ve duruş egzersizleri yapabilir” diye konuştu.

    “Spor yaparken aşırıya kaçmayın”

    “Hamileler, uzmanların gözetiminde gebelik antrenmanları ve duruş egzersizleri yapmalı” diyen Medical Park İzmir Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Seçil Ekinci Çini, şunları söyledi:

    “Yaşanan iskelet sistemi sorunları günlük yaşamda sorunlara neden oluyor, hareket kabiliyetini kısıtlıyor. Egzersizlere gebeliğin ilk 3 ayı bittikten sonra başlanmalıdır. Haftada ortalama 3-4 gün düzenli olarak egzersiz yapılmalıdır. Egzersizde amaç asla kilo vermek veya almayı engellemek değildir, bu amaçla yapılmamalıdır. Egzersiz aşırı uzun ve sizi nefes nefese bırakacak kadar ağır olmamalıdır. Ortalama 20-30 dakika egzersiz uygundur.”

  • Hamilelik döneminde bakım yaptıracaklar dikkat

    Profesyonel Kalıcı Makyaj Uzmanı ve Uzman Estetisyen Neslim Güngen, hamilelik döneminde bakım yaptıracak anne adaylarına uyarılarda bulundu.

    Gebelik süresince bedende meydana gelen değişiklikler aynı zamanda hoş olmayan görüntülere, lekelere, kırıklıklara, çatlaklara ve diğer istenmeyen etkilere sebep olabildiğini ifade eden Güngen, “Elbette bunu önlemek ve gebeliğin ardından karşılaşabilecek bakim sorunlarının önüne geçebilmek için hamilelik sırasında da cilt bakimi yapılmalıdır. Ancak gebelikte nasıl cilt bakimi yapılacağı konusunda bilginiz olursa bebeğinize herhangi bir zarar vermeden güzelliğinizi kolayca koruyabilir ve moralinizi yüksek tutabilirsiniz.” dedi.

    Hem gebelik sırasında hem de doğumdan sonra meydana gelen sivilceler rahatsızlık uyandırdığını kaydeden Uzman Estetisyen Neslim Güngen, “Ancak özellikle ilaçlarla gerçekleştirilen sivilce tedavilerinden uzak durmalı ve cildinizin yağ düzeyini kontrol edecek sabun ve kremler kullanmalısınız. Düzenli olarak cildinizi temiz tutmanız ve gözeneklerinizin nefes almasını sağlamanız hamilelikte pek çok sivilce sorununun çaresi olacaktır” diye konuştu.