Etiket: hamile

  • Hamile Ve Emziren Annelere Anne Bakımı

    Este Sense Kliniği kurucusu Türkan Sezer, gelişen teknoloji uygulamaları ile anne adayları ve emziren annelerin artık kişisel bakımları ve güzellikleri için çeşitli yöntemleri uygulayabildiklerini belirtti.

    Hamilelik ve emzirme sürecinde bebeğinin sağlığını ilk sırada tutan annelerin bu dönemde bebeğine zarar verme endişe ile hiçbir kişisel bakım sürecine girmediğini ifade eden Türkan Sezer, “Gelişen teknoloji uygulamaları ile anne adayları ve emziren anneler artık kişisel bakımları ve güzellikleri için çeşitli yöntemleri uygulayabiliyor. Hamilelik ve doğum sonrası süreçte yaşanan fiziksel ve hormonal değişimler bazı anne adaylarında beklenmedik olumsuz cilt sorunlarına neden olabiliyor. Bizler kliniğimizde geliştirdiğimiz ‘anne bakımı’ ile bu sorunların tedavisini yapıyoruz. Hiçbir risk ve yan etkisi olmayan bu bakım sonucunda anneler ve adaylarda mutlu oluyor” dedi.

    Sezer, anne bakımının detayları hakkında şu bilgileri verdi:

    “Anne bakımı nano-teknolojik ürünler kullanılarak yapılan özel bir bakımdır. Kana karışmadığı gibi cilt tarafından emilmesi bebek için herhangi bir tehlike oluşturmaz. Yapılan bakım sonucunda güzelleşen cilt ile lohusalık dönemini daha mutlu atlattığını söyleyen hastalarım oldukça fazla.”

  • Hamile Bayanlar Topuk Dikenine Dikkat Etmeli

    Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr.Burak Önvural. Hamile bayanları topuk dikeni konusunda uyardı.

    Halk arasında bilinen adıyla topuk dikeninin tıbbi literatürde plantar fasciitis olarak adlandırılan ve temel olarak ayak tabanını kaplayan ve topuk ile parmakları birleştiren kalın cilt altı bağ dokusunun yangısı olduğunu anlatan Dr.Burak Önvural, “Ayak tabanı yada topuk ağrısının en sık sebeplerinden birisidir. Ağrı bütün ayak tabanına yayılabileceği gibi özellikle topuğun iç kısmında tek bir noktada da yoğunlaşabilir” dedi.

    KİMLERDE GÖRÜLÜR?

    Dr.Burak Önvural, sürekli ayak üzerinde durmak zorunda olanlarda, yeterli taban desteği olmayan sert ayakkabı giyenlerde, obezlerde, hamilelerde ve menapoz sonrası kadınlarda daha sık görüldüğünü ifade ederek, “Burada asıl sebep ayak tabanındaki yağ dokusundaki incelmeye bağlı artan yüklenmeye ayak tabanının yangı ile cevap vermesi ve bu durumun uzun süre devam etmesidir” dedi.

    NASIL TANI KOYULUR?

    Dr.Burak Önvural, tanı ve tedavi konusunda ise şunları söyledi: “Esas tanı hastanın şikayetleri üzerine yapılan ayrıntılı bir ayak muayenesi sonrası koyulmakla birlikte röntgen ve MRG de tanıda yardımcı olmaktadır. Özellikle röntgende topuk ucunda ayak tabanı fasyasının uzun süreli yangısına bağlı olarak dikene benzer bir çıkıntı oluşumu bu hastalık için tipik olmakla birlikte özellikle başlangıç evresinde bu olmadan da hastalık olabilmektedir. Topuk dikeni bu hastalığın sebebi değil sonucudur. MRG özellikle ayak tabanı fasyasındaki yangıyı gösterebilmesi açısından daha değerli olmakla birlikte çoğunlukla ihtiyaç duyulmayan bir tanı yöntemidir.

    TEDAVİ SEÇENEKLERİ NELERDİR?

    Topuk dikeni tedavisinde birçok farklı yöntem olmakla birlikte hiç birinin etkinliği yüzde yüz kanıtlanabilmiş değildir. Çok uzun yıllardır kullanılagelen ayak tabanı germe egzersizlerinin birçok hastada rahatlama yarattığı ancak devam edilmediği taktirde şikayetlerin tekrar oluştuğu bildirilmiştir. Silikon yada ortası delik topukluklar da birçok ayakkabıcıda dahi bulunabilecek ve sıklıkla kullanılan önlemlerdendir. Aynı şekilde yumuşak ve kalın tabanlı ayakkabıların yararı oldukça fazladır. Ayak tabanına ve oluşan diken üzerine steroid enjeksiyonunun şikayetleri 3 ile 6 ay arası kestiği ancak sonrasında ayak tabanı yağ dokusunda incelmeye ve hastalığın tekrarlamasına sebep olabildiği belirtilmiştir. ESWT denilen ultrason dalga tedavisinin hastaların şikayetlerine yönelik kısa süreli yararı olmakla birlikte uzun süreli tedavi edici etkinliği tartışmalıdır. Son yıllarda oldukça popüler olan bir başka yöntem de insanın kendi kanından elde edilen trombositten zengin plazmanın(PRP) bu bölgeye enjeksiyonudur. Bu konuda çalışmalar devam etmektedir. Bu hastalarda özellikle eğer şikayetleri çok fazla ise cerrahi olarak da tedavi yapılabilmektedir ancak çok sık tercih edilmemektedir.

    Görüldüğü gibi topuk dikeni basit bir hastalık gibi görünse de tedavisi çeşitli olabilmekte ve her hastanın yarar göreceği tedavi yöntemi değişebilmektedir. Önemli olan hastalığın erken evresinde gerekli önlemleri alabilmektir.”

  • Hamile Olduğunu Doğumdan 1 Saat Önce Öğrendi

    ABD’de şiddetli karın ağrısı şikayeti ile hastaneye giden Judy Brown, hamile olduğunu öğrenmesinden yaklaşık bir saat sonra sağlıklı bir kız çocuğu dünyaya getirdi.

    ABD’nin Massachusetts eyaletinde nadir görülen bir olay yaşandı. Karın ağrısı şikayeti ile hastaneye giden 47 yaşındaki Judy Brown, hastanede öğrendiği bir gerçekle şok geçirdi. İlk muayenede safra kesesindeki taş nedeniyle karın ağrısı olabileceği ifade edilen Brown’un kısa süre süre sonra doğum sancısı çektiği anlaşıldı. Gerçeğin anlaşılmasının ardından doğuma alınan genç kadın yaklaşık 1 saat sonra sağlıklı bir kız çocuğu dünyaya getirdi. 22 yıllık evli olan ancak çocuk sahibi olmayı düşünmediğini ifade eden Brown, hamileliğinin oldukça garip olduğunu belirtti. Vücudunda meydana gelen değişiklikleri fark ettiğini ifade eden genç kadın, hamile olabileceğini düşünmediğini dile getirdi. Genç kadının ve bebeğinin sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi.

  • Bu Sınıfın Öğrencilerinin Hepsi Hamile

    Adana’da hizmet vermeye başlayan “Gebe Eğitim Merkezi’nde anne adayları profesyonel ekip desteğinde doğuma hazırlanıyor.

    Adana Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nde oluşturulan Gebe Eğitim Merkezi’nde, konforlu bir ortamda 2 ebe, 1 psikolog, 1 fizyoterapist ve 1 diyetisyen tarafından gebelik süreci, gebelikte beslenme, anne sütünün önemi, emzirme, doğum, aile planlaması, plates-nefes egzersizleri ile bebek bakımı konularında bilgilendirmeler ücretsiz olarak yapılıyor. Merkeze başvuranlara, gebeliklerinin başlangıcından bebeklerini sağlıklı olarak kucaklarına aldıkları ana kadar destek olunuyor.

    ‘’Gebe Bilgilendirme Sınıflarında’’ anne adayları duygusal ve bedensel yönden bilinçli bir şekilde doğuma hazırlanıyorlar. Böylece eğitim almış bir gebe, bilgili ve güvenli olarak doğum ekibiyle uyumlu bir şekilde, doğum sürecini yönetebiliyor.

    “GEBE EĞİTİM SINIFLARIYLA, SEZARYENLAR AZALIYOR”

    Adana Milletvekili Prof. Dr. Necdet Ünüvar, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, gebe kadınların genellikle doğum korkularından dolayı sezaryenle doğumu, normal doğuma tercih ettiklerini belirterek, “Gebe Eğitim Merkezlerinde eğitim gören gebe bayanlar normal doğum eyleminin fizyolojik ve korkulacak bir durum olmadığını öğreniyor ve normal doğum tercihlerinde artış sağlanıyor, bizim de istediğimiz tüm doğumların normal doğum olmasıdır, çünkü sezaryen gerekli olmadığı durumda uygulanırsa hem anneye hem de bebeğe zararlar verebilir, bunun yanı sıra aile bütçesini de olumsuz etkilemektedir” dedi.

    Gelişmiş ülkelerde sezaryen oranlarının düşük olduğunu vurgulayan Ünüvar, Türkiye’nin en çok sezaryen yapan ilk 5 ülke içinde olduğunu, dolayısıyla normal doğumu teşvik etmek amacıyla böyle hizmetlerin halka duyurulmasının önem taşıdığını kaydetti.

    “GEBE EĞİTİM MERKEZİNE SON 1 YILDA 149 KİŞİ BAŞURDU”

    Adana Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Prof. Dr. Osman Kürşat Arıkan ise ‘Gebe Eğitim Merkezi’ne son 1 yılda 149 başvuru yapıldığını belirterek, “Başvuran gebelerimizin yüzde 92’i normal doğumla, yüzde 8’i sezaryenle gerçekleşmiştir. Sezaryen olan gebelere tıbbi zorunluluk neticesi sezaryen yapılmıştır. Anlaşılacağı gibi bu eğitimler, gebeyi doğuma hazırladığı gibi doğum korkusunu azaltıp normal doğumun tercih edilmesini de arttırmaktadır” ifadelerini kullandı.

    Prof. Dr. Osman Kürşat Arıkan ayrıca Eğitim almak isteyen anne adaylarının, Adana Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi “Gebe Eğitim Merkezine” başvurarak konu hakkında bilgi alabilecekleri ve kayıt yaptırabileceklerini sözlerine ekledi.

  • Karın Germe Ameliyatı Olan Hastalar Hamile Kalabilir

    Estetik Plastik ve Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ersin Ülkür, karın germe ameliyatı olan hastaların hamile kalabileceklerini belirtti.

    Karın germe ameliyatının, karın bölgesinde gebelik ve aşırı kilo alıp vermeler nedeni ile oluşan deformitelerin giderilmesi için uygulandığını belirten Estetik Plastik ve Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ersin Ülkür, “Özellikle gebelik sırasında karın duvarı aşırı gerildiği için karın ön duvar kaslarında bir gevşeme oluşur. Bunu kendiniz hafif mekik hareketi yaparken karın orta bölgesinde hissedebilirsiniz. Karın cildinde oluşan gevşemeler ve çatlaklar da önemli sorunlardır. Karın germe ile bu gevşemiş ciltten kurtulunur ve gevşemiş olan karın ön duvarı daha gergin hale getirilir. Karın germe sırasında kesilip atılan deride kalan çatlaklar ortadan kalkar ama diğer bölgelerdeki çatlaklar aşağıya doğru gerildikleri için aşağı kısma yani daha rahat gizlenebilen kısımlara kayar. Bu da kullanım açısından hastaya bir rahatlık sağlar. Karın germe ameliyatları tam karın germe ve mini karın germe olarak ayrılmaktadır. Mini karın germede karın ön duvarını germeden sadece göbek altında oluşan gevşeme ve sarkmalar giderilir. Yeni bir göbek deliği oluşturulmaz. Tam karın germede ise karın ön duvarı meme altına kadar açılır ve karın ön duvarındaki kaslar plike edilerek gerilir. Yeni bir göbek deliği oluşturulur ve altta kalan kısımda fazlalık deri kesilerek kesi hattı külotun altında kalacak hale getirilir. Karın germe ameliyatını mümkün olduğu kadar doğum planını tamamlamış hastalarda yapmayı tercih ediyorum. Bunun nedenini karın germe ameliyatı olanlar doğum yapamadığından değil sonradan oluşan gebelik ve doğum ile karın estetiği tekrar bozulabildiğinden. Karın germe ameliyatından bir iki yıl sonra gebe kalınmasında bir sakınca yoktur” diye konuştu.