Etiket: hamile

  • Hamile Kadınlara Alkol Uyarısı

    Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Hakan Çoksüer, alkolün özellikle hamileliğin ilk 3 ayında bebeğe ciddi zarar verdiğini belirterek, hamile kadınlara uyarılarda bulundu.

    Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Hakan Çoksüer, yeni yılın yaklaştığını ve bazı annelerin sadece yeni yılda bir kadehin önemli olmadığını düşünerek alkol alabileceklerini belirterek, bu düşüncenin yanlış olduğunu söyledi. Çoksüer, “Sadece bir kadeh alkol bile bebeğe ciddi zararlar verebilir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Yeşilay Derneği de, alkol kullanımında güvenli bir alt sınırın olmadığını söylüyor” dedi.

    Annenin içtiği alkolün plesanta yoluyla bebeğe geçtiğini ifade eden Çoksüer, bebeğin henüz gelişimini tamamlamamış olmasından dolayı vücudundaki alkolün parçalanıp atılması bir yetişkinin vücuduna oranla daha zor olduğunu söyledi. Çoksüer, “Anne az içmiş olsa bile bebeğin kanındaki alkol fazla kalarak bebekte bir çok soruna yol açabilir. Gebelikte alkol tüketmek ciddi doğum komplikasyonlarının yanı sıra bebekle ilgili alkol sendromuna da yol açar. Baş, yüz, kollar, bacaklar ve merkezi sinir sisteminde ‘beyin omurilik’ birçok yapı bozukluğu vardır ve yeni doğan döneminde ölüm oranı yüksektir. Bebekte, daha sonra da öğrenimsel, davranışsal ve toplumsal uyumla ilgili sorunlar oluşur. Düşük riskinin artması, düşük doğum ağırlığı, ölü doğum, büyüme bozukluğu ve baş, yüz, kol, bacak, kalp, merkezi sinir sistemindeki gelişimsel sorunların riskini arttırmaktadır. Genelde organlarla ilgili deformasyonlar mesela kalp anomalileri özellikle annenin birinci üç aylık dönemde alkol almasıyla ilgilidir. Büyüme ile ilgili bozukluklar ise son üç aylık dönemdeki alkolün etkileridir” diye konuştu.

    “ÇOCUKLARDA UYUM SORUNLARI YAŞANIR”

    Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) yapılan bir araştırmanın hamile bir kadının haftada bir ya da iki kez az alkol almasının ardından çocuklarda hiperaktivite, uyum sorunları, sosyal ilişkilerde problemler yaşanması gibi sorunlara neden olduğunu anlatan Doç. Dr. Çoksüer, şunları kaydetti:

    “Araştırma sonuçları alkole mazur kalmış olan çocukların zeka testlerinde daha başarısız olduğunu, dikkat eksikliği yaşadıklarını, matematikte daha başarısız olduklarını, hatırlama problemleri yaşadıklarını, alkol ve madde bağımlısı olmaya daha meyilli olduklarını göstermiştir. Hayvanlarda yapılan çalışmalarda tek doz olarak verilen alkolün bile hamilelerde düşük, gelişme geriliği ve baş ve yüz anomalileri gibi fetal alkol sendromunu andıran etkiler yaptığı gözlenmektedir. Bu çalışmalara bakıldığında gebeliğinizi planladığınız andan itibaren ve tüm gebelik boyunca yeni yılda tek doz bile olsa alkol kullanımından kaçınmanız gerekir.”

  • Hamile Kadın İnşaata Çıkıp İntihara Kalkıştı

    Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde hamile olduğu öğrenilen kadın 7 katlı bir inşaatın son katına çıkıp intihar etmek istedi. Polis tarafından ikna edilip inşaattan aşağı indirilen kadın hastaneye götürüldü.

    Olay Müftü Mahallesi Çetin Apatay Bulvarı üzerinde bulunan bir inşaatta meydana geldi. İddiaya göre 30 yaşındaki Kader Akmercan bir süre alkol aldıktan sonra 7 katlı inşaat halindeki binanın son katına çıktı. Çevredeki vatandaşlar durumu fark edince polise haber verdi. Olay yerine gelen polis ekipleri binanın son katına çıkarak Kader Akmercan ile konuşarak kendisini ikna etmeye çalıştı. Olay yerine gelen polise kipleri konuşarak ikna etmeye çalıştıkları genç kadının bir anlık dalgınlığından faydalanıp kendisini kurtardı. Genç kadın kendisini binadan indiren polislere tepki gösterip “Ben hamileyim. Beni bırak. Benim ölümüme kimse mani olamayacak” dedi. Ambulansa binmek istemeyen kadın polis otosu ile Kdz. Ereğli Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Genç kadının kendisini atma ihtimaline karşın itfaiye ekipleri ile 112 sağlık görevlileri de olay yerinde hazır bekledi.

    Hastanede tedavisi süren 1 çocuk annesi ve 1,5 aylık hamile kadının 200 promil alkollü olduğu öğrenildi.

  • Hamile Ve Emziren Anneler Özel Bakım İle Mutlu Oluyor

    Este Sense Dermatoloji Kliniği Firma Sahibi Türkan Sezer, hamile ve emziren annelerin özel bakım ile mutlu olduğunu söyledi.

    Sezer, “Annelik şüphesiz dünya üzerindeki en kutsal duygu. Hamilelik ve emzirme sürecinde bebeğinin sağlığını ilk sırada tutan anneler, bu dönemde bebeğine zarar verme endişe ile hiçbir kişisel bakım sürecine girmeden geçiriyor. Gelişen teknoloji uygulamalar ile anne adayları ve emziren anneler artık kişisel bakımları ve güzellikleri için çeşitli yöntemleri uygulayabiliyor” diye konuştu.

    Este Sense kozmetik dermatoloji biriminden Türkan Sezer, anneler ve anne adayları için uygulanan yöntem hakkında şunları kaydetti; “Hamilelik ve doğum sonrası süreçte yaşan fiziksel ve hormonal değişimler bazı anne adaylarında beklenmedik olumsuz cilt sorunlarına neden olabiliyor. Bizler kliniğimizde geliştirdiğimiz ‘anne bakımı’ ile bu sorunların tedavisini yapıyoruz. Hiçbir risk ve yan etkisi olmayan bu bakım sonucunda anneler ve adaylarda mutlu oluyor.”

    ANNE BAKIMI NEDİR?

    Sezer Anne bakımın detayları hakkında ise “Anne bakımı nano-teknolojik ürünlerin kullanılarak yapıldığı özel bir bakımdır. Kana karışmadığı gibi cilt tarafından emilmesi bebek için her hangi bir tehlike oluşturmaz. Yapılan bakım sonucunda güzelleşen cilt ile lahusalık dönemini daha mutlu atlattığını söyleyen hastalarım oldukça fazla” diye konuştu.

  • (Özel Haber) Çevresi Hamile Sandı, Rahminden 3 Kilo Tümör Çıktı

    Rahminde iyi huylu tümörler (myom) tespit edilen Sare Yılmaz (45), hastane korkusu nedeniyle 12 yıl boyunca tedavi olmadı. Tümörlerin büyümesi nedeniyle karnı şişen Yılmaz, çevresindekiler tarafından hamile bile sanıldı. Artan şikayetler üzerine hastaneye yatan Yılmaz, acilen ameliyata alındı ve rahminden 3 kilogram tümör çıkartıldı. Operasyonu gerçekleştiren Dr. Mehmet Bora Bozgeyik, “Bu kadar büyük myomlar dünya tıp tarihinde nadir görülmektedir” dedi.

    12 yıl önce rahminde iyi huylu tümörlere rastlanan İzmirli iki çocuk annesi Sare Yılmaz (45), hastane korkusu nedeniyle 12 yıl boyunca bir daha doktora görünmekten çekindi. Geçen süre içerisinde şiddetli karın ağrısı, halsizlik, bayılma, ayaklarda uyuşukluk ve karın şişkinliği şikayeti hat safhaya ulaşan Yılmaz, çareyi Buca Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’ne gitmekte buldu. Yapılan tetkikler sonucunda tümörlerin büyümesi nedeniyle acilen ameliyat kararı alınan Yılmaz’ın rahminde 3 kilogram ağırlığında tümör tespit edildi. Bu denli büyük tümörün dünya tıp tarihinde az rastlandığını kaydeden Kadın Doğum Uzmanı Dr. Mehmet Bora Bozgeyik, “Normalde rahmin ağırlığı en fazla 250-300 gram civarındadır. Her 3-4 kadından birinde myomlar mevcuttur ama bu kadar büyük myomlar dünya tıp tarihinde nadir görülmektedir” diye konuştu. 3 kiloluk rahmi nedeniyle bir süre karnı şiş gezdiğini söyleyen Sare Yılmaz ise, “İnsanlar karnım büyüyünce hep dalga geçiyordu. ‘Hamile misin?’ diyorlardı. Hep güldük, geçtik. Meğer içeride hastalık büyütüyormuşum. Herkes ‘karnın kocaman, hamile misin?’ diye sorunca sinirim bozuluyordu. Ben de çok kez karnıma bakıyordum acaba gerçekten hamile miyim diye” ifadelerini kullandı.

    “KORKUDAN 12 YIL HASTANEYE GİTMEDİM”

    Rahminde iyi huylu tümörlerin olduğunu 12 yıl önce öğrendiğini belirten Yılmaz, yaşadıklarını şu sözlerle ifade etti: “Karın ağrısı, baygınlık, uyuşma, bayılma şikayetlerim vardı. Karnım çok büyümeye başlamışı. En son bayıldığımda hastaneye geldim ve ameliyat olmam gerektiği söylendi. 12 yıl önce hastaneye gitmiştim ama tümörler bu kadar büyük değildi. Çok korktuğum için 12 yıl boyunca hastaneye gelmedim. O süre içerisinde tümörler büyümüş. İlk geldiğimde olayı geçiştirmek için bayıldığımı bile söylememiştim. Allah’a şükür şu anda çok iyiyim. Bundan sonra en ufak bir şeyde hastaneye geleceğim.”

    “DÜNYA TIP TARİHİNDE NADİR GÖRÜLÜYOR”

    Yaklaşık iki saat süren zorlu bir ameliyatla neredeyse tüm karnı kaplamış olan myomlarla dolu dev rahim, Dr. Mehmet Bora Bozgeyik ve ameliyathane ekibi; Meltem Uyar, Gülcan Demir ve İlknur Devran tarafından başarılı bir şekilde çıkartıldı. Ameliyat hakkında konuşan Dr. Bozgeyik, “Yaptığımız araştırmalar sonucunda hastanın rahmini oldukça büyüten çok sayıda myom olduğunu tespit ettik. Bu, dünya tıp tarihinde nadir görülen vakalardandır. Myomlar tabii ki görülebilir. Her 3-4 kadından birinde mevcuttur ama bu kadar büyük myomlar dünya tıp tarihinde nadir görülmektedir. Ameliyata girdiğimizde 3 kilo civarında bir rahimle karşılaştık. Aynı zamanda rahmin her tarafında irili ufaklı çok sayıda myom saptadık. Normalde rahimin ağırlığı en fazla 250-300 gram civarındadır. Bunu bir yumruk büyüklüğü olarak tarif edebiliriz. Rahim belirli bir dereceye kadar büyüyebilir ama bu kadar aşırı büyümesi sık rastlanılan bir olay değildir. Hastamız, daha önce de ameliyat olması gereken bir hastamız ancak ameliyat korkusu nedeniyle hastaneye başvurmamış” dedi.

    YILDA BİR JİNEKOLOJİK MUAYENE

    Dr. Bozgeyik, myomların aşırı ve düzensiz kanama, karın ağrısı, kansızlık veya ilişki sırasında ağrıya neden olabileceğini, mesane ve bağırsaklar gibi çevre organlara baskı sonucu idrar veya dışkılama ile ilgili şikayetler oluşabileceğini belirtti. Başta hastane başhekimi ve yönetim kadrosu olmak üzere tüm hastane çalışanlarının hastalara daha kaliteli bir hizmet vermek için çalıştıklarını vurgulayan Dr. Bozgeyik, ortalama yılda bir olmak üzere her kadının jinekolojik muayene yaptırmasında fayda olduğunu söyledi.

  • Hamile Anneler Mezoterapiye Dikkat

    Dermatoloji Uzmanı Dr. Fulya Tezel, hamilelik sürecinde kadınların mezoterapiye dikkat etmeleri gerektiğini belirtti.

    Mezoterapinin genellikle yaşlanmış deri hücrelerinin yenilenmesi, derinin parlaklığının artması ve deri üzerindeki hücrelerin daha sıkı bir yapıya kavuşmasını sağlayan bir tedavi yöntemi olduğunu ifade eden Dr. Fulya Tezel, “Mezoterapi ile yaşlanmaya karşı bir savunma mekanizması geliştirecek ve sağlıklı bir cilt yapısına da sahip olabilirsiniz. A, C ve E vitaminleri, bu tedavi yönteminde kullanılan vitaminlerdir. Bu vitaminlerin depolanması yapılır ve deri üzerindeki köklere enjekte edilir. Bu sayede deri üzerindeki kırışıklıkların giderilmesi amaçlanır. Bu amacın neticesinde daha parlak bir deri ile karşılaşmak mümkün olacaktır” dedi.

    “NORMAL HAYATINIZA DEVAM EDİN”

    Dermatoloji Uzmanı Dr. Fulya Tezel, bu tedavi yönteminde kesin sonucun 6-8 seans arasında alındığını kaydederek, “Seans geçişlerinde normal yaşantıya devam edilir. Hayatın doğal akışını sıkıntıya sokacak durumlar, bu tedavi yönteminde söz konusu değildir. Bu noktada tek sıkıntı, derisi hassas olan kişilerde ortaya çıkar. Uygulama esnasında deri üzerinde beliren bazı kızarıklar olacaktır. Bu kızarıklar, makyaj ile kapatılarak doğal yaşam akışına devam edilebilir” diye konuştu.

    Bu tedavi yönteminin sadece deri ile alakalı uygulanan bir yöntem olmadığını belirten Dr. Tezel, şöyle konuştu:

    “Saç dökülmesinde de bu tedavi yöntemi uygulanabilir. Bu yöntem ile birlikte yenilenmiş hücreler, saç dökülmesini durduracak güce sahip olacaktır. Aynı zamanda saç dökülmesi riskini de neredeyse ortadan kaldıracaktır. Ankara’da son teknoloji uygulama cihazlarıyla mezoterapi tedavisi başarıyla uygulamaktadır. Saç dökülmesi, derideki lekelenmeler başarılı mezoterapi uygulamaları ile kesin çözümler vermektedir. Tüm cilt hastalıklarında, tüm cilt tedavilerinde olduğu gibi mezoterapi uygulaması gerektiren sorunlarda da uygulamanın yapılacağı merkezin seçimi önem taşımaktadır. Uzman kadroları, gelişmiş teknolojik donanımları olmayan merkezler, cilde zarar verebilmektedir.”