Etiket: Hamamının

  • Günümüze kadar gelmeyi başaran Bizans hamamının hikayesi

    Tarihi Milattan önce (M.Ö.) 2000’li yıllara dayanan Afyonkarahisar’ın Emirdağ ilçesindeki “Amorium Antik Kenti”nde yer alan ve tarihi 6. yüzyıla dayanan Bizans hamamı, Anadolu’da günümüze kadar gelmeyi başaran Bizans yapılardan biri olması özelliğini yaşıyor.

    Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nden Sanat Tarihi Bölümünden Doç. Dr. Zeliha Demirel Gökalp başkanlığında oluşturulan 35 kişilik bir ekip, Emirdağ ilçesine bağlı Hisarköy’de, Amorium Antik Kenti”nde kazı çalışmalarını sürdürüyor. Kentin güneybatısındaki şehir surları ana sur duvarında, kentin güneyinde kalan ve Geç Roma- Erken Bizans Dönemine tarihlenen ‘Büyük Bina’ olarak adlandırılmış alanda, Aşağı Şehir ve Yukarı Şehir’de 14. yüzyıl sonu ve 19. yüzyıl sonuna tarihlenen ‘L’ açması olarak adlandırılmış alanda kazı çalışmaları gerçekleştirilmişti. İlk kazılarda Amorium’un MS. 6. yüzyıldan 11. yüzyılın sonuna kadar büyük bir yerleşime sahip olduğu ve Bizans şehrinin sadece yukarı şehirde yer alan höyükle sınırlı olmadığı, aşağı şehirdeki duvarlarla çevrilmiş alana kadar uzandığı anlaşılmıştı. Amorium’da ilk kazı çalışması yüzey araştırması sonrası 1987 yılında Prof. Dr. R. Martin Harrison tarafından başlatılmış daha sonra Chris Lightfoot tarafından 2009 yılına kadar sürülmüştü. 2009 yılına kadar kentte yürütülen kazılarda Aşağı Şehrin surlarının giriş kapısında bir Bizans hamamı ve kilise ortaya çıkarılmıştı.

    “Daha sonra hamam işlevini yitirmiş”

    O dönemde ortaya çıkarılarak koruma altına alınan Bizans hamamı tarihin getirdiği yorgunluğa rağmen günümüze ulaşmayı başararak ihtişamını koruyor. Kazı çalışmaları 10 Temmuz 2017’de tekrardan başlatan Doç. Dr. Zeliha Demirel Gökalp, hamamın tarihinin 6. yüzyıla kadar dayandığını ifade etti. Doç. Dr. Gökalp, “Amoriom kentindeki hamam büyük mekan olarak adlandırılan aşağı şehirde 4 tarafı korunaklı sağlam duvarlarla çevrili bir alanda yer almakta. Hamam Anadolu’daki Bizans hamamları açısından oldukça önemli çünkü günümüze oldukça sağlam durumda gelmiş. 6. yüzyıla tarihlenen bir Bizans hamamı. Daha sonra hamam işlevini yitirmiş olabilir başka bir amaçla özellikle de Türk döneminde konut olarak kullanıldığını gösteren ve kazılarda ortaya çıkan bir takım kanıtlar var. Umarım en kısa zamanda örtü sistemi yenilerek ziyarete açık bir hale getirilir” diye konuştu.

    Hamamın ziyarete kapalı olan kısımlarında o yüzyıllarda yapılan havuz gibi yerlerin halen var olduğu öğrenilirken, hamamın restorasyona da ihtiyacının olduğu kaydedildi.

  • Selçuklu Hamamının Çatısında İncir Ağacı Çıktı

    Bursa’nın İznik ilçesinde, Selçuklu döneminden kalma hamam harabeye döndü.

    İznik’te Selçuklular devrinden kalma iki tarihi hamamdan biri Göllüce köyünde bulunuyor. Bizans kalıntılarının üzerine inşa edildiği tahmin edilen tek kubbeli Selçuklu hamamının Horasan’dan göç eden Kayı boyu Türkleri zamanında yapıldığı rivayet ediliyor. 1975 yılına kadar faaliyette olan hamam, Göllüce halkının sahil kıyısına yerleşmesiyle çürümeye terk edildi. Kubbesinde Selçuklu desenleri bulunan tek odalı tarihi hamamın çatısında incir ağacı dikkati çekiyor. Hamamın üzerinde kök salan ağacın dalları yapının iç duvarlarına kadar inmiş durumda.

    Göllüce köyü muhtarı Hasan Ayar, “Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne restorasyon için dilekçe sunduk. Ardından arkeologlar gelerek hamamda inceleme yaptı. Dönemi ve yapının karakteristik özelliği tespit edildi. Hamamın 2016 yılı restorasyon programına alındığı yazısı geldi” dedi.

    1975 yılına kadar hamamın kullanıldığını söyleyen Ayar, “Köylü sahil kıyısına inmeye başladı. Bu arada herkes evinin içine banyo yapmaya başlayınca hamam kendi haline terk edildi” dedi.

    Bugün eski adı Balarım olan köy, sahil kıyısında kurulan Göllüce köyünün bir mahallesi olarak biliniyor. Deniz seviyesinden 200 metre yüksekte kurulan köyün 70’li yıllardaki nüfusu 117 hane. Bugün aynı köyde 17 hane yaşıyor.

    Köyün boşalmasından ve yalnızlıktan şikayet eden 79 yaşındaki Emine Kabakcı, bu köyde doğup büyüdüğünü söyleyerek, “Köydeki boş evlerin çoğu satıldı. Alanların çoğu İstanbullu. Buralardan ev alanlar gelse köy hareketlenecek. Bir iki komşum var. İnsan sesi duymuyoruz. Daralıyor insan. Allah komşuyu yaratmasaydı, birini bir dağa, diğerini başka bir dağa atardı. İlla komşu lazım” diyerek dert yandı.