Etiket: Halka

  • TOFAŞ kapılarını halka açıyor

    TOFAŞ Fabrika Direktörü Erdal Şimşek, Salı gününden itibaren fabrikayı halkın ziyaretine açacaklarını söyledi.

    Vatandaşların bir sinemaya veya tiyatroya gider gibi internetten randevu alıp cüzi bir ücret karşılığında fabrikayı gezebileceklerini ifade eden TOFAŞ Fabrika Direktörü Erdal Şimşek, “Vatandaşlar bireysel olarak da başvurabilecek. Bilet alabilmek için bir grup veya kurumla birlikte başvurulmasına gerek yok. Bu uygulama batıdaki otomobil fabrikalarında ve Amerika’da yapılıyor. Oralardaki otomobil firmaları fabrikalarını gezdiriyorlar, halka açıyorlar. Biz de bunun benzeri uygulamayı yapacağız. Türkiye’de bu tür bir uygulama ilk ve tek. Böyle bir gezinin oluşturacağı etkiler açısından biz de çok heyecanlıyız” dedi.

    TOFAŞ’ın otomobil konusunda 50 yıllık deneyiminin olduğunu ifade eden Şimşek, “TOFAŞ, teknolojisini, modernizasyonunu, üretim proseslerini ilgi duyan insanlarla paylaşmak istiyor. Otomobile ilgi duyan insanlar otomobilin üretimine de ilgi duyuyor. Biz de bundan hareketle böyle bir girişim başlattık. Şu anda talepleri almaktayız. Haftada iki gün ziyaretçilerimize fabrikanın kapılarını açacağız. Ziyaretleri ilk etapta salı ve perşembe günleri gerçekleştireceğiz. Çok zorda kalırsak ziyaret günlerinin sayısını artıracağız, artırmak da istiyoruz. Alınacak ücretleri, sosyal sorumluluk projelerimizi fonlamak için kullanacağız. 5 lira öğrenci, 10 lira tam. Hakikaten sembolik bir ücret. Batıdaki örneklerinden çok çok daha düşük” şeklinde konuştu.

    Ziyarete gelen kişilerin üretim devam ettiği sırada elektrikli araçla fabrikanın birimlerini dolaşacağını ifade eden Şimşek, “Üretimi kesinlikle durdurmayacağız. Ziyarete gelenler üretim yapılırken görecek. Özellikle öğlen tatillerine, yemek molalarına dikkat ederek saatleri ayarlıyoruz. Fabrikanın çalışırken görülmesini istiyoruz. Gezilemeyecek bazı bölümler olacak. Onlar da Ar-Ge merkezi, yardımcı bölümler ve boya bölümüdür. Ama bu bölümler için gezi sırasında ekranlardan bilgi vereceğiz. Fabrika turumuz yaklaşık 1 saat sürecek” diye konuştu.

    Türkiye’nin otomobil üretiminin yüzde 25’ini gerçekleştirdiklerini ifade eden Şimşek, “2016 yılında ürettiklerimizin yüzde 73’ünü ihraç ettik. 80 farklı ülkeye ihracat rakamımız da yaklaşık 280 bin araç. Bunlar rekor sayılar. 2016 araç üretim rakamımız da 384 bin civarında ve bu da Türkiye’nin otomotiv sanayisinde üretim rekoru. TOFAŞ olarak aynı zamanda Fiat Chrysler Automobiles’ın (FCA) grubuna bağlı 7 markanın da distribütörlüğünü yapıyoruz. 2016 pazar payımız da yüzde 11 civarında. 2017’de bu pazar payımızı artırmış durumdayız. 450 bin adet araç üretim kapasitesiyle Türkiye’nin en büyük üretim kapasitesine sahibiz. 2016’da 384 binlik bölümünü kullandık. 2017 yılında umuyoruz ki bu kapasitenin bir miktar daha fazlasını kullanacağız. Ticari ve binek arabalar olmak üzere günlük bin 500 araç üretiyoruz” dedi.

  • Özel Sani Konukoğlu hastanesi’nde halka açık konferans

    SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi AD Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Murat Yardımcı, çok sıcak suyla banyo yapmanın varislerin ilerlemesini hızlandıracağını, bu nedenle kaplıca, sauna gibi sıcak ortamlardan uzak durulmasının büyük önem taşıdığını söyledi.

    Doç. Dr. Yardımcı, Özel Sani Konukoğlu Hastanesi’nde düzenlenen “Varis ve Tedavisi” konulu halka açık konferansta, toplardamarların (ven) temel görevinin, kanın oksijenlenmesi ve dolaşıma yeniden katılması için kalbe taşınması olduğunu belirterek, “Bacaklardaki kan, toplardamarlar içindeki kapakçıkların yardımıyla kalbe doğru itilir. Bu kapakçıkların çalışması bozulduğunda, kan yukarıya taşınamaz, damar içinde birikerek varis görüntüsünü oluşturur” dedi.

    Varisli bacaklarda şişlik, ağrı, yorgunluk, gece krampları ve karıncalanma olduğunu anlatan Yrd. Doç. Dr. Yardımcı, “Ciddi varisli toplardamarlar, bacakların cildinde dolaşım bozukluğu ile cildin beslenmesini bozar, egzema türü şikayetlere yol açarken, bazen de yaraların açılmasına ve iltihaplanmalara neden olabilir” şeklinde konuştu.

    Vücudun diğer bölgelerinin aksine, bacaklardaki toplardamarların kanı akciğere gönderirken yer çekimine ters yönde çalışmak zorunda olduğunu, bunun da, venöz dolaşım konusunda bacakların bir şanssızlığı olduğunu ifade eden Yrd. Doç. Dr. Yardımcı, “Bu, iki mekanizma ile sağlanır: Birincisi günlük aktivitelerimiz sırasında bacak kaslarımızın kasılmasıyla toplardamarlar komprese olur ve ‘muskulovenöz pompa’ adı verilen bu mekanizma ile kan akciğerlere doğru gönderilir. İkincisi ise bacak toplardamarlarında bulunan çok sayıda kapakçık(venözvalv) kaslarımız gevşediğinde kanın geriye dönmesine engel olur. Bu kapakçıklar, kan yukarı giderken açılır, geri dönerken kapanarak, kanın akciğerlere doğru tek yönde akmasını sağlarlar. Ancak bu mekanizma, bazı bireylerde çeşitli nedenlere bağlı olarak zamanla bozulabilir. Bu bozulmada en önemli faktör yapısal-genetik yatkınlıktır. Buna, uzun süre ayakta kalma/oturma, sıcak iklimde yaşama ve hamilelik gibi edinsel faktörler de eklenince kapakçıklarda yetmezlik gelişebilir. İfadelerini kullandı.

    Yrd. Doç. Dr. Yardımcı, venöz yetmezlik olarak adlandırılan bu bozuklukta, bacak kaslarının kasıldığında kanın akciğerlere doğru gittiğini, ancak kaslar gevşediğinde kanın tekrar ayağa doğru aktığını söyledi.

    Reflü adı verilen geri akımın, tutulan damarlarda basınç artışına (venöz hipertansiyon) yol açarak, bu damarlarda zaman içinde genişleme meydana geldiğini anımsatan Yrd. Doç. Dr. Yardımcı, “Genişleme en çok cilt altındaki gevşek yağ dokusu içinde yer alan yüzey el toplardamar dallarında oluşur ve genişleyerek ciltten kolayca görülebilen varis adı verilen genişlemiş damarlar ortaya çıkar” diye konuştu.

    Yrd. Doç. Dr. Yardımcı, varislerinaslında bir hastalık değil, venöz yetmezlik adı verilen bir hastalığın sonucu ve en “göze çarpan” belirtisi olduğunun altını çizerek, “Maalesef bir çok merkezde dopplerultrason yapılmadan yüzeyel varislere müdahale edildiğinden altta yatan asıl hastalık devam eder. Bu da halk arasında ‘’varis tedavi edilse bile tekrar eder’’ düşüncesinin yerleşmesine neden olmuştur” uyarısını yaptı.

    Nedenleri

    Özel Sani Konukoğlu Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı da olan Yrd. Doç. Dr. Yardımcı, varisin nedenlerini şöyle sıraladı:

    “Yaş, Yaş ilerledikçe görülme sıklığı artar.

    Cinsiyet, Kadınlarda varis oranı yüzde 1 – 71, erkeklerde yüzde 2-56.

    Doğum sayısı fazla olan bayanlarda görülme sıklığı daha yüksek.

    Meslek, Doktor, hemşire, berber, öğretmen gibi ayakta uzun süre sabit kalan kişilerde daha sık izlenir.

    Genetik, Aile hikayesi olanlarda yüzde 70 oranında çocuklarda da izlenir.

    Vücut kitle indeksi, Kilo artışı ile görülme sıklığı artar.

    Sedanter yaşam, Hareketsiz yaşam şekli, gelişmesini kolaylaştırır”

    Varisin bulgularını “Ağırlık hissi, ağrı,şişlik, uyuşukluk, gece krampları, yorgunluk, kaşıntı ve huzursuz bacak” olarak özetleyen Yrd. Doç. Dr. Yardımcı, varis tiplerini şu alt başlıklarda açıkladı.

    “Telenjiektazi (damar çatlaması): 0,1-1 mm genişliğinde, parlak kırmızı, cilde yakın yerleşimli, ele gelmeyen damarlardır.

    Kılcal varisler (spidervenler): Ciltten çıkıntı yapmayan, çapları 1-3 mm olan kırmızı-mor renkli varislerdir. Çok sayıdaki bu varisler, genellikle küçük çaplı bir ya da birkaç yüzeyel toplardamardaki kapak yetmezliği sonucu oluşurlar.

    Orta boy varisler (retikülervenler): Ciltten hafif çıkıntı yapan, yeşil renkli, çapları 3-4 mm arasında değişen varislerdir. Genellikle daha küçük bir yüzeyel toplardamardaki kapak yetmezliği sonucu oluşurlar.

    Büyük varisler (variközvenler): Ciltten bariz çıkıntı yapan, çapları 4-15 mm arasında değişen varislerdir. Olayın nedeni genellikle büyük bir ana yüzeyel toplardamarlardaki kapak yetmezliğidir.

    TEDAVİ

    Varis tanısı konmasında dopplerultrasonografininkolay, ağrısız ve güvenilirliği yüksek bir test olduğunu vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Yardımcı, şöyle devam etti:

    “Venöz yetmezlikte tedavi prensibi, hastalarda olayın nedeni olan venöz yetmezliğin (reflü) giderilmesi, sonra da olayın sonucu olan varislerin tedavi edilmesidir. Venöz yetmezlik tedavi edilmeden direkt olarak varislerin tedavi edilmesi, hastalığın kendisinin değil sonucunun ya da belirtisinintedavi edilmesi demektir.

    Bu durumda, varisler ya yeterince tedavi edilemeyecek ya da tedavi edilse bile kısa sürede nüks edecektir. Tedavi seçimi hastaya, damar durumuna göre planlanır. Cerrahi, lazer, radyo frekans, skleroterapi, köpük tedavisi kliniğimizde uygulanan tedavi yöntemleridir.”

    NELER YAPILMALI

    Varise karşı yapılması ve yapılmaması gerekenlere değinen Yrd. Doç. Dr. Yardımcı,şu önerilerde bulundu:

    “Uzun süre ayakta durmayı ya da oturmayı gerektiren işlerde çalışan kişilerin (özellikle kadınların), fırsat buldukları her an ayaklarını yukarı kaldırarak dolaşımlarını rahatlatmaları önerilir. Bunu yapamadıkları zamanlarda ise ayaklarını ileri-geri hareket ettirerek baldır kaslarını çalıştırmaları gerekir.

    Varisten korunmak için uzun süre hareketsiz oturmaktan ve ayakta kalmaktan kaçınılması, düzenli olarak egzersiz yapılması, kilo almamaya dikkat edilmesi, sigara ve alkol tüketiminden kaçınılması ya da azaltılması varisi önlemede büyük rol oynar. Çok sıcak suyla banyo yapmak da varislerin ilerlemesini hızlandırır. Bu nedenle kaplıca, sauna gibi sıcak ortamlardan uzak durmak büyük önem taşır.”

    Yrd. Doç. Dr. Yardımcı, sunumunun ardından, SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyeleri, Özel Sani Konukoğlu Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanları olan Doç. Dr. Gökhan Gökaslan ve Doç. Dr. Erkan Kaya ile birlikte katılımcıların sorularını yanıtladı.

  • Kerevitaş, Türkiye’nin halka açık en büyük ikinci gıda şirketi oluyor

    2008 yılında Yıldız Holding bünyesine katılan Kerevitaş, son dönemin en büyük tahsisli sermaye artışı sonrasında, Marsa’yı da bünyesinde bulunduran Türkiye’nin pazar lideri yağ üreticisi Besler’i satın alıyor. Kerevitaş, yılsonuna kadar tamamlanması beklenen anlaşmayla Besler’in satın alımı için 904,5 milyon TL ödeyecek. Kerevitaş yeni yapısıyla 2 milyar TL’ye yakın ciro büyüklüğüne sahip olacak ve Türkiye’nin halka açık en büyük ikinci gıda şirketi halini alacak.

    Superfresh markasıyla dondurulmuş gıda pazarında lider konumda olan, aynı zamanda ton balığı ve konserve üretimi de yapan Kerevitaş, yağ pazarında Bizim Yağ, Teremyağ, Luna, Ona gibi tanınmış markalara üretim yapan Marsa’yı da bünyesinde bulunduran pazar lideri şirket Besler’i satın alıyor. Kerevitaş, bu anlaşma için 904,5 milyon TL ödeyecek. Kerevitaş yeni yapısıyla 2 milyar TL’ye yakın ciro büyüklüğüne sahip olacak ve Türkiye’nin halka açık en büyük ikinci gıda şirketi halini alacak.

    Yıldız Holding’in 2008 yılındaki satın alımı sonrasında oluşturulan sinerji ve yapılanmalarla Kerevitaş’ın faaliyet performansı önemli derecede iyileşti. Kerevitaş son üç yılda ortalama yıllık yüzde 21 büyürken, 2017’nin ilk yarısındaki büyüme ise yüzde 24 olarak gerçekleşti. Kerevitaş’ın cirosu 2016 yılında 460 milyon TL’nin üzerine çıktı. Kerevitaş, 2017’yi ise yaklaşık yüzde 30 büyümeyle 600 milyon TL’ye yakın ciroyla kapatmayı ön görüyor.

    Yıldız Holding’in İşlenmiş Et, Dondurulmuş Gıda ve Kişisel Bakım Grubu Başkanı Oğuz Aldemir satın alma işlemiyle ilgili olarak, “Bu işlem Kerevitaş’ın sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşıyor. Her ikisi de kendi pazarlarında lider olan iki şirketimiz, güçlerini birleştirerek daha geniş alanda faaliyet gösteren ve oldukça büyük bir satış hacmi olan yeni bir yapı oluşturacak. Bu işlemle birlikte, üretimde kullanılan hammadde tedarikinde süreç iyileştirmeleri ve maliyet avantajları hedefliyoruz. Besler’in mükemmellik ve sürdürülebilirlik kriterleri ve yüksek teknoloji kullanımı yeni yapı için avantaj sağlayacak. Hedefimiz, tüketicilerimizin karşısına daha geniş bir portföy ile çıkarak müşteri memnuniyetimizi artırmak. Dondurulmuş gıda alanında açık ara pazar lideriyiz ve çift haneli büyüme rakamlarıyla faaliyet karı üreten bir yapıdayız. Ekonomisi canlı ve gelişen bir ülkede yaşıyoruz. Ciromuzun yüzde 15’ini oluşturan ihracat kanallarımızla da gelişmeye devam ediyoruz. Haliyle sektör beklentilerimiz yüksek ve biz Kerevitaş olarak tüketicilerimizin beğendiği ürünleri, en doğru dağıtım kanallarıyla sunmaya gayret ediyoruz. Kerevitaş, bu işlem sonrasında borsanın en büyük ikinci gıda şirketi haline gelecek. Hem yerli hem de yabancı yatırımcıların gözleri üzerimizde olacak. Biz de güçlenen yeni yapıda hem ülke ekonomimize hem de tüm paydaşlarımıza kalıcı değerler üretmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.

    “Kerevitaş gıdada farklı alanlarda yatırım yapma gücüne sahip olacak”

    Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker, satın almayla ilgili olarak şunları söyledi:

    “Türkiye’ye değer katmayı önceliklerimizden biri olarak belirlediğimiz Yıldız Holding’de müşterilerimize her zaman en iyisini sunmak için çalışıyoruz. Şimdi kendi pazarlarında lider olan iki şirketimiz Kerevitaş çatısı altında güçlerini birleştiriyor. Bu işlemle Kerevitaş, Türkiye’nin halka açık en büyük ikinci gıda şirketi olacak. Çok şükür, halka açık en büyük gıda şirketi olan Ülker Bisküvi ile tüketicilerimize ve yatırımcılarımıza verdiğimiz sözlerimizi muvaffakiyetle yerine getiriyoruz. Bu satın almayla önceliğimiz, bu birlikteliğin hem Kerevitaş hem de Besler için güzel bir sinerji oluşturması. Bu birliktelikten doğacak yapı, gıda alanında birçok farklı sahaya yatırım yapabilecek mali güce sahip, borçlarını ödeyebilen, temettü ödeme potansiyeline sahip olan ve kalıcı büyüme gerçekleştirebilecek bir şirket haline gelecek”

  • Yırtıcı kuşlara takip amaçlı halka takılıyor

    Şanlıurfa Yaban Hayvanı Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezinde tedavi edilen yırtıcı kuşlara takip amaçlı halka takılıyor.

    Şanlıurfa Gölpınar Yaban Hayvanı Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezine yaralı, güçten düşmüş veya yavru olarak getirilen yırtıcı kuşlara, tedavi ve rehabilitasyon sürecinden sonra takip amaçlı halka takılıyor. Bu sayede yırtıcı kuşların nerede ve ne zaman halkalandığı, kaç yıl yaşadıkları, nereye göç ettikleri, üreme alanları, konaklamaları, göç zamanları ile ilgili geniş bir bilgiye ulaşılması amaçlanıyor. Çalışmalar kapsamında 2016 – 2017 yılları arasında aralarında kızıl şahin, şahin, kaya kartalı, kulaklı orman baykuşu, peçeli baykuş, kerkenez, yılan kartalı, atmaca, kara çaylak gibi hayvanların bulunduğu 65 yırtıcı kuş Yaban Hayvanı Kurtarma ve Rehabilitasyon merkezinde halkalanıp veriler kaydedildikten sonra doğaya salındı. Merkezde ayrıca 2 kızıl şahin ve bir yılan kartalına GPS vericisi takıldı.

  • Büyükelçi Bryza: “Erdoğan’ın halka seslenmesi darbe senaryosunu bozdu”

    Turkish Heritage Organization (THO) tarafından Washington DC’de düzenlenen 15 Temmuz panelinde konuşan Büyükelçi Matt Bryza, “Darbe girişiminin olduğu gece İstanbul’daydım. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın televizyonda görünerek halka seslenmesi her şeyi bir anda tersine çevirdi” dedi.

    Washington DC merkezli düşünce kuruluşu Turkish Heritage Organization (THO) tarafından, Turkcell, Türk Hava Yolları, Eksim Yatırım, Amerikan Estetik Tıp Merkezi, Kalyoncu Grup, IMFEXIM ve RDPE LLC sponsorluğunda düzenlenen “15 Temmuz Darbe Girişimi: 1 Yıl Sonra” başlıklı panel, önemli isimleri bir araya getirdi. Panele katılan tüm isimler, darbe girişiminin FETÖ tarafından gerçekleştirildiğine ve Gülen hareketinin terörist bir oluşum olduğuna inandıkları yönünde görüş belirtirken, ABD Ulusal Komitesi’nde Avrupa’dan sorumlu direktörlük ve ABD Dışişleri Bakanlığı’nda müsteşar yardımcılığı yapan Büyükelçi Matt Bryza’nın açıklamaları dikkat çekti.

    15 Temmuz gecesi İstanbul’da bulunduğunu ve gelişmeleri yakından izlediğini belirten Bryza, “O gece Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın televizyonda görünerek halka seslenmesi her şeyi bir anda tersine döndürdü diye düşünüyorum. Erdoğan’ın çağrısının ardından halkın sokaklara dökülmesi ve darbeci askerleri kritik bölgelerden uzaklaştırması, senaryonun başarısız olmasını sağladı. Hiç şüphesiz bu girişim gerçek bir darbe girişimiydi ve Türk halkı da başarılı bir şekilde girişimi bastırdı” dedi.

    “Bu bir FETÖ girişimidir”

    ABD’nin en deneyimli diplomatlarından, eski Ankara Büyükelçisi ve Washington Enstitüsü Temsilcisi James Jeffrey ise “Bazı ABD’liler darbe girişiminin Türk hükümeti tarafından yetki gücünü artırmak için düzenlendiği görüşünü öne sürüyor. Ben bu görüşe kesinlikle katılmıyorum. Bu girişim Fethullah Gülen tarafından planlanmış ve Gülenist terör hareketi FETÖ tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu hareketin geçmişi Ak Parti’den çok önceye dayanmaktadır. Darbe girişimini anlamak için 2013 yılında olanlara da bakmak gerekir. O dönemde devlete karşı adeta bir yargı kampanyası başlatıldı. Darbe girişimi gecesi, Washington olarak hata yapmamak adına biraz temkinli hareket etmeyi tercih ettik ancak ABD yönetiminin bunun arkasında Gülenistlerin olduğuna ilişkin bir şüphesi de yoktu” diye konuştu.

    Daha darbe girişimi olmadan önce Türkiye’de bazı medya kuruluşlarının darbeden söz ettiğine dikkat çeken, FETÖ okullarındaki usulsüzlükleri ortaya koyan belgeselin yapımcısı Mark Hall, “Bu bizim için çok ilginçti. ABD’de bazı politikacılar Türkiye’nin içinde bulunduğu durumu görmekten çok uzaktı. Bu yüzden de Teksas gibi bazı bölgelerde Gülen hareketinin temsil bulduğunu düşünüyorum” dedi. Emekli Kongre Üyeleri Konseyi Başkanı Cliff Stearns ise, “Biz Türkiye’yi güçlü bir ortak, NATO müttefiki olarak görmeye tabii ki devam ediyoruz. ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’ın İstanbul’da Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesinin bu ortaklığı daha da güçlendireceğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

    Etkinliğe video konferans ile bağlanan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise FETÖ’nün darbe girişimi için yıllardır adeta pusuda beklediğini söyledi. Çavuşoğlu, “Biz hainlerin gerçek yüzlerini gördük ve şimdi dostlarımızı da uyarıyoruz. Eğer dostlarımız harekete geçmezlerse, hainler hem ABD hem de Türk-Amerikan ittifakını da zehirleyecekler” diye konuştu.

    Paneli değerlendiren THO Başkanı Ali Çınar, “Her zaman vurguladığımız gibi, ABD’nin Türkiye’yi kaybetme lüksü yok. Etkinliğimiz, ABD’li yetkililerin de FETÖ’nün devlet düşmanı azılı bir terör örgütü olduğunu kavramaya başladıkları gerçeğini ortaya koydu. Panelin gerçekleşmesindeki değerli katkılarından dolayı sponsorlarımıza teşekkür ediyoruz” dedi.

    Etkinliğe canlı video konferans ile bağlanan diğer bir isim olan 15 Temmuz Gazisi Metin Doğan da Atatürk Havalimanı’nda yaşadıklarını ve darbecilerin tanklarının önüne yattığında neler hissettiğini aktardı.