Etiket: Halka

  • Halka arzlarda 10 yılın en hareketli çeyreği yaşandı

    Dünya genelinde halka arz sayısı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 92 yükselerek 369 oldu. İşlem sayısı bakımından 2007’den bu yana en hareketli çeyrek dönem yaşandı.

    Dünyanın lider denetim ve danışmanlık şirketlerinden EY, Global Halka Arz Trendleri 2017 Raporu’nun birinci çeyrek dönem sonuçlarını açıkladı. Rapora göre; 2017 yılının ilk çeyrek döneminde gerçekleştirilen halka arz işlemi sayısı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 92 artış göstererek 369 oldu ve 2007’nin ilk çeyrek döneminden bu yana en hareketli üç aylık dönem yaşandı. Halka arzlar yoluyla elde edilen gelir 33,7 milyar dolar olarak gerçekleşirken, gelirlerde 2016’nın aynı dönemine göre yüzde 146 yükseliş kaydedildi. Raporda; yaşanan ivmelenmede global hisse senedi piyasalarındaki yukarı yönlü hareketlerin etkili olduğu belirtiliyor. Halka arzlara özellikle de yılın ilk en büyük iki işleminine ev sahipliği yapan Asya-Pasifik bölgesi ve ABD piyasalarındaki yükselişlerin öncülük ettiği ifade ediliyor.

    Global halka arz faaliyetlerindeki tablonun 2017’nin geri kalanı için olumlu bir görünüm oluşturduğunu dile getiren EY Türkiye Ülke Başkanı Metin Canoğulları, “Halka arzların artması global ekonomide devam eden belirsizliklere rağmen, 2017’de büyümenin önünü açabilir. Bazı gelişmiş ülkelerde ekonomik göstergelerin iyileşme göstermesine paralel olarak, hisse senedi endeks performansları ve değerlemeleri de yukarı yönlü bir trend izliyor. Aynı zamanda volatilitenin de düşük olması halka arz algısını pozitif yönde etkiliyor. Türkiye’de ise 2017 ilk çeyrek itibariyle birincil halka arz işlemi gerçekleşmediğini görüyoruz. Yıl içerisinde gerçekleşmesi beklenen en büyük birincil halka arz işlemi olarak, Nisan ayı içerisinde SPK’ya başvuran Mavi Jeans gösteriliyor. Bu dönemde 4 şirket ikincil halka arzı gerçekleştirdi ve bu işlemler sonucu 1,25 milyar TL’si (326 milyon ABD doları) Zorlu Enerji’nin olmak üzere toplam 1,27 milyar TL (331 milyon ABD doları) fon elde edildi. Aynı dönem içinde halka arz yöntemi kullanılarak 6 adet borçlanma senedi ve 1 adet gayrimenkul sertifikası ihracı gerçekleşti. Toplam yurtiçi ihraç limiti 46,6 milyar TL (12,5 milyar ABD doları) olan bu işlemler sonucunda 2,7 milyar TL bedelinde satış gerçekleşti ve 44 milyar TL’lik kısmı yurtiçi satışa hazır durumda” değerlendirmesinde bulundu.

    Asya-Pasifik bölgesi global halka arzları domine ediyor

    Bu yılın ilk çeyrek döneminde gerçekleşen halka arz işlemlerinin yüzde 70’i Çin öncülüğünde Asya-Pasifik bölgesinden geldi. Bölgede gerçekleşen halka arzlar ayrıca bu işlemlerden elde edilen global gelirin yüzde 48’ini oluşturdu. Çin borsalarında 182, Şenzen’de 73 ve Şanghay’da ise 70 halka arz gerçekleştirildi. Çin Menkul Değerler Düzenleme Komisyonu’nun (CSRC) halka arz onaylarına hız kazandırması ile birlikte bölgenin kısa vadede global halka arzlardaki liderliğini sürdüreceği öngörülüyor.

    EMEIA bölgesi jeopolitik belirsizlikten olumsuz etkileniyor

    Raporda EMEIA bölgesinde (Avrupa, Orta Doğu, Hindistan ve Afrika) devam eden jeopolitik belirsizliğin halka arz faaliyetlerini olumsuz etkilediği belirtiliyor. Bölgede halka arzlar 2017’nin ilk çeyreğinde önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 8,5 ile hafif bir yükseliş kaydetti. Global halka arz işlemlerinin yüzde 21’i EMEIA bölgesinden gelirken, halka arzlardan elde edilen global gelirin yüzde 15’ini oluşturdu. Hindistan ve Birleşik Krallık en aktif bölgesel piyasalar olarak öne çıkarken, bu ülkelerde sırasıyla 26 ve 12 halka arz gerçekleştirildi.

    ABD formunu geri kazandı

    ABD’de halka arzlar, 2017’ye güçlü bir başlangıç yaparak ilk çeyrekte 2016’nın aynı dönemini hem işlem sayısı hem de gelir bakımından oldukça geride bıraktı. 24 halka arz ile elde edilen 10,8 milyar dolarlık gelir, 2015’in ikinci çeyreğinden bu yana en yüksek seviyeye işaret etti. ABD’de bu yılın ilk çeyreğinde yapılan dört halka arz global olarak gerçekleşen en büyük işlemler olarak kaydedildi.

  • TRT dev arşivini, halka ve yayıncılık dünyasına açtı

    1927 yılında başladığı radyo yayıncılığından sonra, 1968 yılında Türkiye’yi Televizyon yayıncılığı ile tanıştıran ve yaklaşık 50 yıldan bu yana aralıksız olarak yayında olan TRT, Türkiye’nin ve dünyanın son yarım asrına tanıklık ederek biriktirdiği dev arşivini, TRT Arşiv Projesi ile halka ve yayıncılık dünyasının kullanımına açtı.

    31 Mart Cuma günü Harbiye TRT Stüdyolarında gerçekleşen tanıtım programı ile dev arşivini halka açan TRT,halen dünyada İngiltere, İsveç gibi yalnızca birkaç ülkede uygulanmakta olan “arşivlerin detaylı olarak tasniflenerek reprodüksiyonların internetten kullanıcıya sunulması” uygulamasını Türkiye’de ilk kez hayata geçirdi.

    Dijital ortama aktarılan arşive üyelik gerektirmeden ve ücretsiz olarak internet üzerinden ulaşılabilecek. Boğaziçi Köprüsü’nün açılışı, Zeki Müren’in eşsiz yorumu ve şarkıları, siyasilerin ulusa sesleniş konuşmaları gibi görüntülerin kopyalarına artık herkes ulaşabilecek. Görüntülere www.trtarsiv.com adresinden ulaşılabilecek.

    “TRT Arşiv ülkemizin hafızasıdır”

    TRT Genel Müdürü Şenol Göka tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada; TRT Arşiv’in ülkemizin hafızası olduğunu vurgulayarak, yayın hayatına başladığı günden itibaren ve hatta onun öncesinde de çekilmiş görüntüleri, arşivinde biriktirdiğini belirterek, “TRT’de son derece önemli bir birikim var. Daha sonra eklenen çalışmalarla da bu arşiv çok büyük bir zenginliğe kavuştu ve bunun bir şekilde açılması gerekliydi. O hafızanın tekrar gündeme getirilmesi gerekiyordu, siyasi, kültürel ve sosyolojik açıdan” dedi.

    Göka, zaman içinde çeşitli sektörlerin nereden nereye geldiğinin de arşiv sayesinde görülebildiğine değinerek, şöyle devam etti: “Bütün bunlar hakkında bir fikir sahibi olabilmek, aynı zamanda nostalji duygusunu uyandırabilmek de gerekliydi. Belki biraz güleceğiz, hüzünleneceğiz ve duygusallaşacağız. Çünkü, bu nostalji duygusunu uyandırmak, geçmişle günümüz arasında bir karşılaştırma yapabilmek açısından son derece önemliydi. Bütün bunları yerine getirebilmek, biraz da vatandaşlarımıza geçmiş ve günümüz arasında bir karşılaştırma yapabilme fırsatı vermek için böyle bir çalışmaya gerek duyuldu.”

    TRT’nin 200 bin saatlik görsel bir arşivi olduğunun altını çizen Göka, şunları kaydetti: “Daha bunun içerisine ses arşivimizi koymadık. Bu, görsel arşiv. Yani yeni medyanın oluşturduğu siteye koyacağı potansiyel olarak 200 bin saatlik arşiv var. Bunun içerisinde son dönemden, hatırlayabileceğimiz dönemlerden görüntüler de görebileceksiniz. 1919’lardaki Sultanahmet konuşmalarını da görebilirsiniz. Dolayısıyla bütün bunlar, TRT’nin elinde var. Bu arşivi açarak bundan belki farklı şekillerde yararlanmak isteyenlere de bir hizmet sunmuş olacağız.”

    “TRT Arşiv kadar detaylı bir proje, hiçbir kamu yayıncısı tarafından halka açılmadı”

    TRT Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Eren de günümüzde en çok dillendirilen sözün, “Hafıza-ı beşer nisyan ile maluldür” sözü olduğunu ifade ederek, “Çünkü bireysel ve toplumsal olarak tekerrürden ibaret olan hayatlar yaşarken, en çok ihtiyaç duyduğumuz şey, güçlü bir hafıza. Öyle ki, birbirinin benzeri veya tekrarı olan olay, plan, hesap veya mücadeleleri doğru okuyalım. Hafızasını kaybeden toplum için kimlik, anlamsızlaşır. 21. yüzyılla birlikte küreselleşme altında bir derinlik ve mana kaybı riskiyle karşı karşıya olduğumuzu söylemek çok da iddialı olmasa gerek. Buradan baktığımızda, bireysel ve toplumsal hafızayı koruyup, diri tutmanın ne kadar önemli olduğu açık bir şekilde görülebilir. Bir bilgi veya iddiayı dillendirirken somut belgelere sahip olmak, öz güven verir ve bu çok kıymetlidir” diye konuştu.

    Eren, TRT’nin kurulduğu günden itibaren yaptıklarını belgeye dönüştürmeyi ve arşivlemeyi misyon edindiğini ve bunu çok önemsediğini vurgulayarak, “TRT Arşiv projesiyle insanların geçmişe belgelerle, doğrudan tanık olabileceği bir mecra oluşturmayı hedefledik. Kurulduğundan bu yana TRT arşivinde biriken görüntüler, artık büyük bir özenle tasnif ediliyor ve web üzerinden paylaşıma açılıyor. Projenin Haziran 2014’te başladı. Dünyanın önde gelen birkaç televizyon kuruluşu bu tür bir tasnifleme çalışmasına girdi. Ancak TRT Arşiv kadar detaylı bir proje, hiçbir kamu yayıncısı tarafından halka açılmadı. TRT arşivinde 200 bin saati aşkın görüntü var. Bu sayı giderek artmaya da devam ediyor. Bu durum, TRT Arşiv’in web sitesinde de bu büyüklükte bir içeriğin yer alacağı anlamına geliyor. Web sitemizde, TRT tarafından çekilen görüntülerin yanı sıra, TRT’nin arşivinde olup, yayın hayatına başlamasından önceki dönemlere ait ve diğer devlet kaynaklarından temin edilen görüntüler de mevcut. Sultan Abdülhamid’in biat töreni, Sultan Reşad, Damat Ferit Paşa, 1919 Sultanahmet Mitingi, cumhuriyetin kuruluş dönemine ve Birinci ve İkinci Dünya Savaşına ait görüntüler, bu örneklerden sadece birkaçı” ifadesini kullandı.

    “İstanbul radyosu benim değişmeyen evim”

    Etkinlikte konuşan 92 yaşındaki başarılı sunucu Halit Kıvanç ise TRT Radyo binasına ilk kez 62 yıl önce 1955’te girdiğini söyleyerek, “Konuşmaya başladım bu radyoda ve uzun yıllar bu radyoda hayatımı buldum” diye konuştu.

    Kıvanç, Radyo Evi’nin değişmeyen evi olduğunu kaydederek, “İstanbul Radyosu benim hayatımda gerçek olarak ilk işim değil ilk sevgimdir. Hayatta ilk yaptığım güzel şey, İstanbul Radyosunda konuşmak. ’Abi düzgün konuşuyorsun. Sen niye radyoda konuşmuyorsun?’ dediler, girdim. O kadar sene. Şu anda söyleyecek sözüm yok çünkü oturup 3 ay anlatmam lazım. Çok anılar var” değerlendirmesinde bulundu.

    Tasnif, Prodüksiyon, Sunum ve Site yönetimi, Sosyal Medya Yönetimi olarak 4 aşamadan oluşan TRT Arşiv sitesi, var olan uygulamalardan bir adım daha öteye giderek, “detaylı tasnifleme”, sınıflandırılan içeriklerden yeni prodüksiyonlar üretilmesi olan “reprodüksiyon”, içeriklerinin kullanıcıya en etkin şekilde web sitesi aracılığıyla sunulması olan “online içerik yönetimi” konularında dünyada bir ilki de gerçekleştirmiş bulunuyor.

    Neredeyse Türkiye’nin görsel-işitsel hafızasını oluşturan TRT Arşiv sitesi için çalışmalara Haziran 2014’te başlandı. Binlerce saatiaşan görüntü arşivinin tasnif çalışmaları halen devam ediyor.

    Sultan Abdülhamid’in Biat Töreni, Sultan Reşat, Damat Ferit Paşa, 1919 Sultanahmet Mitingi, Halide Edip Adıvar’ın mitingde konuşması,1. ve 2. Dünya Savaşı görüntüleri gibi tarihin önemli görüntüleri de yer alıyor.

    Web sitesi, Facebook, Twitter, Instagram gibi platformlar için de farklı ve mecra bazında da çalışmalar yapılan TRT Arşiv Projesinde en eski tarihli görüntü son dönem Osmanlı imparatorluğu görüntülerine ait olduğu belirtiliyor.

  • AK Parti’li Fatma Güldemet Sarı Kadirli’de halka hitap etti

    AK Parti Adana Milletvekili Fatma Güldemet Sarı, Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde vatandaşlarla bir araya geldi.

    AK Parti İlçe teşkilatının organize ettiği mitinge AK Parti Adana Milletvekili Fatma Güldemet Sarı, Osmaniye Milletvekili Mücahit Durmuşoğlu, AK Parti İl Başkanı Hamza Tor, MHP’li Kadirli Belediye Başkanı Ömer Tarhan, AK Parti ve MHP İlçe başkanları katıldı.

    “Mesele memleket meselesi olduğu zaman 80 milyon olarak bir ve beraber hareket eden bir toplumuz” diyen Sarı, “16 Nisan’da Türkiye’nin bekası için sandığa gideceğiz, belki de gittiğimiz en önemli seçim bu olacak, çünkü Türkiye’nin siyasi tarihini değiştirecek bir kararı evet mührünü basarak vermiş olacağız. Güçlü bir yönetim sistemiyle birlikte bundan sonra uzun vadeli hedefler yapan, 2023 – 2071 hedefine doğru daha hızlı büyüyen bir Türkiye inşallah gelecek nesillerimize hediye edilecek. Bu AK Parti meselesi değil, bu milliyetçi hareket meselesi değil bu Türkiye’nin meselesi, biz bizden önceki veya bizden sonraki dönemlerde, bizden önce olduğu gibi siyasi istikrarın olmadığı bir Türkiye’de kaybeden her zaman vatandaşın olduğu bir Türkiye’de gelecek nesillerimizi yaşatmak istemiyoruz. O yüzdende güçlü bir yönetim sistemi gelmeli diyoruz, bunu sadece bugün bu tarihte söylemiyoruz. Türk siyasi tarihine dönüp baktığımızda, genel başkanlık, başbakanlık, cumhurbaşkanlığı yapmış olan bütün aklımıza gelen siyasi liderler, rahmetli Menderes’inden Turgut Özal’ına, rahmetli Erbakan’ından Alparslan Türkeş’ine, Muhsin Yazıcıoğlu’ndan Süleyman Demirel’ine yönetim kadrosunun başında bulunmuş olan, yani idarenin başına geçmiş olan herkes Türkiye’de bir yönetim sistemi değişikliğinin gerekli olduğunu ifade etmişlerdir” dedi.

  • Çocuğun parmağına sıkışan demir halka itfaiye tarafından çıkartıldı

    Şanlıurfa’da 5 yaşındaki kızın parmağına sıkışan demir halka itfaiye tarafından çıkartıldı.

    Edinilen bilgiye göre, Şanlıurfa’da 5 yaşındaki Merve G. oyun oynarken yüzük sandığı demir bir halkayı parmağına taktı. Küçük kızın parmağındaki demir halka çıkmayınca ailesi tarafından Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi Haliliye Ek Hizmet Binasına götürüldü. Doktorlar demir halkayı çıkartması için itfaiyeye haber verildi. Hastaneye giden itfaiye ekipleri kızın parmağındaki demir halkayı doktor nezaretinde keserek çıkartırken korktuğu için ağlayan kızı ise ailesi sakinleştirmeye çalıştı.

  • Sanko Üniversitesinden halka açık konferans

    Almanya Tron Enstitüsü’nde görevli Mustafa Diken, kanser hastalığının farklı türleriyle artan bir sıklıkla ortaya çıktığını ve sağlık için ciddi bir tehdit oluşturduğunu söyledi.

    Sanko Üniversitesi, yurt dışında akademik çalışmalarını sürdüren Türk bilim insanlarını her ay konuk ederek düzenlediği halka açık konferanslarıyla sosyal sorumluluk projelerinde etkin bir rol oynaya devam ediyor.Sanko Üniversitesinin bu ayki konuğu olan Almanya Tron Enstitüsü İmmünoterapi Geliştirme Merkezi Eş Başkanı Dr. Mustafa Diken “Kanser Tedavisine Yeni Bir Bakış; Kanser İmmünoterapisi” konusunu anlattı.

    Özel Sani Konukoğlu Hastanesi Toplantı Salonunda gerçekleştirilen konferansta, Dr. Diken, kanser hücrelerinin kontrolsüz bir şekilde büyüyerek, vücudun yaşamsal işlevlerini etkilediklerini ve organizmayı zayıf düşürdüklerini söyledi.

    Dr. Diken, “Kanser tedavisinde uzun yıllardır kabul gören ameliyat, ışın tedavisi ve kemoterapinin yanına son yıllarda immünoterapi yöntemi de eklenmiştir. Bu yöntemin amacı vücudu çeşitli hastalıklara karşı koruyan bağışıklık sistemini, kansere karşı kullanarak kanser hücrelerinin etkisiz hale getirilmesidir. Kanser hücreleri vücuda ait olduklarından bağışıklık sisteminin kontrolünden kaçarlar ve bağışıklık sistemi tarafından tanınmamak için çeşitli mekanizmalar geliştirirler” dedi. Dr. Diken, kanser immünoterapisi sayesinde bağışıklık sisteminin kansere karşı eğitilerek, kanserin vücuda ait olmayan bir hastalık olarak algılanmasının sağlandığını belirtti.

    Kanser aşılarına da değinen Dr. diken, “T hücre tedavisi, antikorlar ve virüs bazlı tedaviler, kanser immünoterapisine örnek olarak gösterilebilir. Özellikle kanser aşıları ve T hücre tedavileri hastaya özgü olduklarından daha özel bir şekilde uygulanan yeni teknolojiler olarak öne çıkmaktadırlar” bilgisini paylaştı.

    Son yıllarda yapılan çalışmalarda kanser immünoterapisinin hem tek başına, hem de diğer tedavilerle beraber uygulandığında hastalarda başarılı sonuçlar alındığı müjdesini veren Dr. Diken, bazı hastalarda kanserin tamamen tedavi edilirken bazılarında ise hayat kalitesi ve süresinin ciddi derecede arttığına da değindi.

    İmmünoterapinin kemoterapi ve ışın tedavisi gibi yaygın diğer tedavi çeşitlerine oranla çok daha az yan etki göstermesinin hastalar için büyük avantaj sağladığına da dikkat çeken Dr. Diken, “Kanser immünoterapisi üzerine yapılan araştırmalar hem klinik öncesi, hem de klinik aşamada devam etmekte olup kanser tedavisine yeni bir bakış açısı getiren bu yöntem gelecek için umut vadetmektedir” dedi.