Etiket: Haline

  • Türkiye Göç Alan Ülke Haline Geldi

    Marmara Üniversitesi (MÜ) İktisat Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Zeki Parlak, Türkiye’ye 1997-2013 yılları arasında 337 milyon 925 bin 652 kişinin giriş yaptığını, ülkeden çıkış yapan sayısının ise 333 milyon 43 bin 799 olduğunu belirterek, “Türkiye 2000’li yıllardan itibaren göç veren ülke olmaktan çıkıp, göç alan ülke haline geldi” dedi.

    Kırklareli Üniversitesi’nde “Türkiye Emek Piyasasında Güncel Gelişmeler: Sorunlar ve Politikalar” başlıklı panel gerçekleştirildi. Kırklareli Üniversitesi Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü tarafından İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi konferans salonunda düzenlenen panele, Rektör Prof. Dr. Mustafa Aykaç, akademik personel ve çok sayıda öğrenci katıldı.

    Panelin açılış konuşmasını yapan Kırklareli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Aykaç, “Türkiye Emek Piyasasında Güncel Gelişmeler: Sorunlar ve Politikalar” konulu panelin güncel bir konu olmasından dolayı ayrıca önem taşıdığını belirterek, üniversite olarak bu tür önemli panelleri devam ettirmek için gerekli ve yeterli desteği sağlayacaklarını söyledi.

    Panele Konuşmacı olarak katılan MÜ İktisat Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Zeki Parlak, yabancı kaçak işçiliğin son günlerde Türkiye’deki en önemli sorunlardan biri olduğunu dile getirdi.

    Türkiye’nin 2000’li yıllardan itibaren göç veren ülke olmaktan çıkıp, göç alan ülke haline geldiğini belirten Prof. Dr. Parlak, “Türkiye, Avrupa Birliği’ne yakın ve sınır olmasından dolayı kaçak ve sığınmacılar için çok büyük bir teşvik oluşturmaktadır. Kaçak ve sığınmacıların Türkiye’yi transit ülke olarak kullanma eğilimindedir. Kaçak ve sığınmacıların Türkiye’yi tercih sebeplerinin dinsel ve tarihsel yakınlıktan kaynaklanmaktadır. Orta Asya’dan gelenlerle bir tarihsel yakınlık ve kan bağımız var. Gelenlerin birçoğu Müslüman, bir de dinsel yakınlık vardır. Afrika’dan özellikle Nijerya, Mali ve Orta Afrika Cumhuriyeti’nden Müslümanlar, kaçak yollarla Türkiye’ye geliyorlar ve Türkiye’de bir müddet kaldıktan sonra da Avrupa’ya ulaşmaya çalışıyorlar” diye konuştu.

    “TÜRKİYE’DE 5 MİLYON KAÇAK VE SIĞINMACI KAÇAK OLARAK ÇALIŞIYOR”

    Türkiye’ye 1997-2013 yıllarında 337 milyon 925 bin 652 kişinin giriş yaptığını ifade eden Prof. Dr. Parlak, ülkeden çıkış yapan sayısının ise 333 milyon 43 bin 799 olduğunu kaydetti. Türkiye’de kalan yaklaşık 5 milyon kaçak ve sığınmacının, kaçak olarak çalıştırıldığına dikkati çeken Prof. Dr. Parlak, şunları söyledi:

    “İstanbul Muhasebeciler Mali Müşavirler Odası’nın 2011’de yaptığı çalışmada tahminlere göre, Türkiye’ye legal ve illegal yollardan girmiş 350 bin civarında yabancı kaçak işçi bulunmaktadır. Bunların 150 bin kadarının Türkiye’yi transit olarak kullanıp, bir süre kaldıktan sonra ülkeden yasa dışı yollarla çıkmış oldukları tahmin ediliyor. Yabancı kaçak işçilik son günlerde Türkiye’deki en önemli sorunlardan bir tanesini oluşturmaktadır. Bunun temel sebebi, Türkiye’nin 2000’li yıllardan itibaren göç veren ülke olmaktan çıkıp, göç alan ülke haline gelmesidir.”

    Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Muzaffer Koç ise, asgari ücretin çalışanların ihtiyaçlarını karşılayacak kadar olması gerektiğini belirterek, iş kanununda asgari ücretin her iki yılda bir belirlendiğini, işveren ve çalışan arasında bağlayıcı olması gerektiğini ifade etti.

    Öretim üyeleri ve öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği panelin ardından katılımcılara teşekkür belgeleri verildi.

  • “Fıstık Tesisi Siirt’i Bölgenin Cazibe Merkezi Haline Getirecek”

    Siirt 56 Ürününü Araştırma, Geliştirme Tanıtım ve Rehberlik Derneği Başkanı Vehip Emrah, yüzde 75 Avrupa Birliği, yüzde 25’i Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından finanse edilen 30 milyon lira kaynakla yapılacak olan ‘Siirt Entegre Fıstık İşleme Tesisi Projesi’nin Siirt’i kalkındıracağını söyledi.

    Proje kapsamında dünyanın en modern 5 fıstık üretim tesisinden birinin Siirt’te kurulacağını aktaran Emrah, bu projeyle Siirt fıstığının Avrupa standartlarını yakalayacağını aktardı. Emrah, “Siirt entegre fıstık işleme projesinin tamamı hibe olarak IPA programı çerçevesinde yüzde 75’ni Avrupa Birliği ve yüzde 25’i de Bilim ve Sanayi Teknoloji Bakanlığı tarafından karşılanıyor. 2011 yılında başlanan projenin ihalesi yapılarak fiziki çalışmalar başlatıldı. Dünyanın sayılı modern tesislerinden biri olarak görülen entegre tesisi, 6 bin 500 m2 kapalı olmak üzere toplam bütçesi 9 milyon 864 bin Euro’dur. Fıstık üretimi konusunda özellikle ihracatta ciddi kayıplar olduğundan depolama sistemi sayesinde bu kaybın önüne geçilecek” dedi.

    Fıstık ve benzeri ürünlerin aflatoksin özelliklerini ayrıt edebilecek bu tesis Siirt fıstığının işlenmesinde çok önemli olduğunu da ifade eden Emrah, ihracatta maddi kayıplardan fıstığın ihracat engeline takılmasını önleyecek AB standartlarına depolama işleme yapılacağını dile getirdi.

  • Fuarlar, Adana’yı Buluşma Noktası Haline Getirdi

    Çukurova Gıda ve Adana Ambalaj Fuarı’na stant açarak katılan Aydın Ticaret Odası (AYTO) Başkanı Hakan Ülken, Antakya Sanayi ve Ticaret Odası (ATSO) Başkanı Hikmet Çinçin ve Tatvan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Bilal Dağdağan Adana Ticaret Odası’nı (ATO) ziyaret ederek daha fazla işbirliği yapılması konusunda görüş alış verişinde bulundular.

    Yönetim Kurulu üyelerinden oluşan heyetle ATO’yu ziyaret eden Aydın Ticaret Odası Başkanı Hakan Ülken, Çukurova Gıda ve Adana Ambalaj Fuarı’ndaki stantla kentin bir çok ürününün tanıtımını gerçekleştirdiklerini söyledi. Adana’nın sanayi geçmişiyle halen güçlü bir ekonomiye sahip olduğunu ifade eden Ülken, her geçen gün ağırlaşan rekabet ortamının, dış ticaretin yanı sıra iç ticareti de önemli hale getirdiğini belirterek, “Adana, bu anlamda bizler için önemli bir partner. Adana ekonomisini, Çukurova Gıda ve Adana Ambalaj Fuarı vesilesiyle daha iyi tanıma şansı bulduk. Bu birlikteliği en kısa zamanda karşılıklı ticaret ve işbirliğine dönüştüreceğimize inanıyoruz” diye konuştu.

    Antakya Sanayi ve Ticaret Odası (ATSO) Başkanı Hikmet Çinçin de ziyaretinde, özellikle Suriye’de yaşanan son gelişmelerin dış ticaret rakamlarını önemli ölçüde olumsuz etkilediğini söyledi. Bu gelişmelerin etkisini en aza düşürmek, hatta fırsata dönüştürmek için kentler arasındaki işbirliklerinin daha da artırılması gerektiğine dikkat çeken Hikmet Çinçin, “Antakya ekonomisine yeni açılımlar kazandırmak zorundayız. Adana bizim için iyi bir partner. Zaten iyi olan ilişkilerimizi en üst seviyeye çıkarmak, ortak projelere imza atmak istiyoruz” dedi.

    “TATVAN HIZLA GELİŞİYOR”

    Tatvan Kaymakamı Murat Erkan, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cengiz Şahin, Yönetim Kurulu üyeleri ve Genel Sekreter Rahime Yılmaz Acet’in de yer aldığı bir heyetle birlikte Odamızı ziyaret eden Tatvan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Bilal Dağdağan da, bölgesinin potansiyeline yönelik açıklamalarda bulundu. Tatvan’ın turizmde ve ekonomide hızla geliştiğini ve bölgenin merkezi olma yolunda ilerlediğini kaydeden Dağdağan, “Bölgemiz Anadolu’nun kapısı konumundadır. Bu düşünceyle Adana Ticaret Odası olarak sizleri asli memleketinizdeki gelişmeleri yerinde görüp incelemek üzere Tatvan’a davet ediyoruz” dedi.

    Ziyaret sırasında konuşan Tatvan Kaymakamı Murat Erkan da, Tatvan’ın gelişmişlik kriterleri bakımından önde gelen yerleşim birimleri arasında bulunmasına karşın terör algısı dolayısıyla sıkıntılar yaşadığını kaydetti. Erkan, “Genç bir nüfusa sahip olan Tatvan’ın önü turizm, ekonomi ve lojistik açıdan avantajlarıyla son derecede açıktır. Tatvan’da terör olayları yaşanmamasına rağmen, yer aldığı bölgenin genel terör algısı yaratması dolayısıyla yerli ve yabancı yatırımların gelmesi konusunda sıkıntılar yaşayabilmektedir. Ancak bu algıyı da aşacağımıza ve Tatvan’ı her anlamda hak ettiği konuma ulaştırabileceğimize inanıyoruz” diye konuştu.

    ATO Yönetim Kurulu Başkanı Atila Menevşe, Meclis Başkanı Tarkan Kulak, Yönetim Kurulu üyeleri Zübeyt Şendur, Mehmet Özel, Ziya Alim Koçer ve Genel Sekreteri Ahmet Nevruz’un da hazır bulundukları ziyaretlerde, her türlü işbirliğine açık olduklarını söyledi. Adana’nın fuarlar kenti olma hedefine her geçen gün daha yakınlaştığını ifade eden Menevşe, “Fuarlarımıza gerek stant açarak, gerekse ziyaretçi olarak katılan il sayısı her geçen gün artıyor. Fuarlarımızın, Türkiye’nin buluşma noktası haline geliyor olması çok sevindirici. Katılımcı illerle bir araya gelerek nasıl daha fazla ticaret ve işbirliği yapabileceğimize ilişkin zemin oluşturuyoruz. Bu yakınlaşmanın en kısa sürede ticarete yansıyacağına inanıyorum” görüşlerini dile getirdi.

  • Pancar Nakliyesi En Çok Rağbet Edilen Taşımacılık Haline Geldi

    Kayseri Şeker Fabrikasının desteği ile pancar nakliye işi, en çok rağbet edilen taşımacılık haline geldi.

    Kayseri Merkez, Bünyan, Develi, Yeşilhisar, Pınarbaşı, Sarıoğlan, Yozgat’ta Boğazlıyan, Yenifakılı, Çandır, Yenipazar, Sivas’ta Gemerek ve Şarkışla Bölgelerindeki pancarların tarladan ve açık olan kantarlardan taşıma işi, bölgedeki 20 ye yakın Taşıyıcı Kooperatif üyesi olan nakliyeciler tarafından en çok rağbet edilen taşımacılık haline geldi.

    Kampanya döneminde Kayseri Şeker; 2 milyon 200 bin ton pancar, 310 bin ton kristal şekerin 450 bin ton küspe, 80 bin ton melas, yanında 30 bin ton kömür,30 bin ton kireç taşı ve diğer nakliye işleri ile birlikte toplamda yaklaşık 3 milyon 250 bin ton nakliye işi ile 130 bin seferlik iş kapısı olma özelliğini sürdürüyor.

    Eylül ayında başlayan kampanyanın Aralık ayı sonuna kadar devam etmesi beklenirken, pancar nakliye ücretlerinin de Kayseri Şeker tarafından ödenmesi çiftçilere ve nakliyecilere verilen desteğe iyi örnek olarak gösteriliyor.

  • (Özel Haber) Çevre Dostu Kadın 4 Aydır Kaldığı Parkı Evi Haline Getirdi

    Bursa’da bir parkın yıkılmasına ve içindeki ağaçların kesilmesine tepki olarak buraya çadır kuran 2 çocuk annesi Huriye Atlamaz, kendi evi gibi, 4 aydır burada yaşıyor.

    Bursa’daki bir parkın yıkılarak yerine yol yapılacak olmasına tepki gösteren mahalle sakinleri ve çevreciler Temmuz ayında bu parkta eylem yaptılar. Yıkımın mahkeme sürecinden dolayı durdurulmasıyla vatandaşlar eylemlerine son verdi.

    Ancak eylemciler içinden 52 yaşındaki 2 çocuk annesi Huriye Atlamaz, parka kurduğu çadırında kalmaya devam etti. Ailesinden de destek gören Atlamaz zamanla buradaki hayatına uyum sağladı ve yaşadığı yeri adeta evi gibi düzenlemeye başladı. Çadırının etrafına masa, sandalye gibi eşyalar bulan çevreci kadın, kullanılmayan parkın boş yerlerine de çeşitli sebze ve meyveler ekti. Atlamaz, çevreden bulduğu atık malzemelerle parkın çevre düzenlemesi ve peyzajını da zevkine göre yaparken, buranın temizliğini de her gün kendisinin yaptığını ifade ediyor. Durumundan oldukça memnun olan Atlamaz, mahkeme sonuçlanana kadar burada yaşayacağını söylüyor.

    Ağaçların kesildiğini duyar duymaz parka geldiklerini belirten Huriye Atlamaz, “Temmuz ayında burada yüzlerce kişiydik. Ama durdurma kararından sonra doğal olarak insanlar işlerine güçlerine gittiler. Herkesin yüreği burada. İnsanlar sürekli gidip geliyorlar. Benim yaşam biçimim ve aile yaşamımın da buna elverişli olmasından dolayı burada kaldım. Eşim ve çocuklarım beni daima saygıyla karşıladılar, fikirlerime saygı gösterdiler. ‘Burası depremden kaçış bölgesidir’ diye bir tabela asılana kadar burada kalacağım. Ancak buraya alıştım, entegre oldum. Oturduğum yerden bir adım ötesini düzelteyim, şuraya bir çiçek ekeyim derken bu hale getirdim buraları. Yoldan geçerken benim evsiz olduğumu düşünenler, bana üzülenler oluyor. Arkadaşlarım soruyor hep ‘nasıl dayanıyorsun’ diye. Ben normalde evdeyken daha sık rahatsızlanırdım. Burada temiz havadan olsa gerek iyiyim. Ancak tek özlediğim şey evde sıcak küvetin içinde uyuyakalmak. Burada yalnız değilim. Benim burada kirpim, kertenkelelerim, kedilerim, köpeklerim, böceklerim bile var” diye konuştu.