Etiket: Halıları

  • Ayasofya-i Kebir Camii’nin halıları Manisa’da dokunuyor

    Ayasofya-i Kebir Camii’nin halıları Manisa’da dokunuyor

    i Kebir Camii’nin halıları Manisa’nın Demirci ilçesinde özel tekniklerle dokunuyor. Yüzde 100 yerli yünden üretilen halıların cami içerisine döşeme çalışmalarının sürdüğü belirtildi.

    İstanbul’un fethinin sembolü olan ve ibadete açılması İslam alemi tarafından hasretle beklenen Ayasofya-i Kebir Camii, 86 yıl aradan sonra 24 Temmuz günü ilk cuma namazına hazırlanıyor. Döşeme çalışmalarının devam ettiği Ayasofya Kebir Camii’nin halıları ise, Türkiye’nin ilk makineli halı fabrikası olan Manisa’nın Demirci ilçesinde dokunuyor. Halıların üretim aşamasının sürdüğü fabrikada incelemelerde bulunan Demirci Kaymakamı Adem Kaya, Üretim Müdürü Behçet Özkul’dan bilgi alarak çalışmaları yerinde inceledi.

    Halının yüzde 100 yün olarak dokunduğunu belirten Özkul Halı Üretim Müdürü Behçet Özkul, “Başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere devlet büyüklerimize bizlere olan güvenlerinden dolayı çok teşekkür ediyoruz. Tüm İslam aleminin sabırsızlıkla içerisinde cuma namazı kılınması için beklediği Ayasofya Camii Kebir’in halılarını üretmiş olmaktan dolayı mutluyuz. Halılar yüzde 100 yerli yündür. İnsan sağlığına zararlı değildir. Alev almaz, yanmayan özelliklere sahiptir. Bir metrekaresi 5 kilo ağırlığında olup, Ayasofya Camii için özel üretilmiştir. 108 yıllık bir halı geçmişi olan bir aile olarak Manisa’nın Demirci ilçesinde bu halıyı üretmekten dolayı mutluyuz. Başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere devlet büyüklerimize bizlere olan güvenlerinden dolayı çok teşekkür ediyoruz” dedi.

    Ayasofya-i Kebir Camii’nin halılarının uzun yıllar kullanışlı olması için özel teknikler uyguladıklarını belirten Behçet Özkul, “Halının kaynağı olan yünü boyamada farklı bir teknik uygulamanın yanı sıra secde esnasında diz yerlerinde oluşan tahribatı önlemek amacıyla da halının tüylerinde buharlı bir işlem yaparak kıble yönüne yatıracağız. Bu şekilde halıda kesinlikle deforme oluşmayacak ve uzun yıllar kullanılacak. Bu dünyada sadece bizim firmamızda uygulanan uygulamadır” diye konuştu.

  • Milas halıları Zeytin Hasat Şenliği’nde yer alacak

    Milas Kaymakamlığı tarafından hazırlanan proje kapsamında Milas Meslek Yüksekokulu, Milas Ticaret ve Sanayi Odası, Milas Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü ve İŞKUR desteği ile özgün özelliklerine uygun olarak dokunan Milas halıları Zeytin Hasat Şenliği’nde yer alacak.

    Milas Kaymakamı Eren Arslan, “Coğrafi İşaret Belgesi” ile tescillenen halıları gelecek kuşaklara aktarmak ve geleneksel değerimizi korumak için herkesi projeye destek olmaya davet etti.

  • Çeyizi için dokumaya başladığı halıları dünyaya tanıttı

    Muğla’nın Bodrum ilçesi Etrim köyünde 57 yıldır halı dokumacılığı yapan Ümmühan Başol’un halıları dünyaya tanıtılıyor. Başol’un çeyizi için dokumaya başladığı halılar krallara, prenslere ve Hollywood yıldızlarına satılıyor.

    Anadolu Selçuklu Devleti zamanından günümüze kadar gelen halı dokuma sanatını annesinden öğrenen 64 yaşındaki Ümmühan Başol, 6 yaşından berri halı dokuyor. 57 yıldır halı dokuyan Başol, çeyizine dokuduğu halılarla dünyaya ün saldı. 1981 yılında Mehmet Başol ile evlenen Ümmühan Başol, eşi ile beraber dokuduğu halıları satmaya başladı. Başol, dokuduğu halılar dünyanın dört bir yanında ün salmaya başlayınca iki göz odası olan evinin bir odasında yaptığı halıları sergilemeye başladı. Halılar o kadar ünlü oldu ki Bodrum’a tatile gelen Oscar Ödüllü sinema oyuncusu Michael Douglas, 1988 yılında halıları görmeye geldi. Halılara hayran kalan Douglas, 25 yıl sonra İtalya’da bir dergiye verdiği röportajda Etrim köyünü, Ümmühan Başol ve eşi Mehmet Başol’u unutamadığını anlattı. Krallar, prensler ve dünya yıldızları Bodrum ziyaretlerinde Etrim köyünü de ziyaret ederek, dokuma halılarla ilgilenmeye başladı. Bitkilerden elde edilen kökboyası ile yapılan ve bin lira ile 500 bin lira arasında satılan halıların bazılarına ise paha biçilemiyor.

    Sırtında torunuyla halı dokumaya devam ediyor

    Etrim köyünde 2 bin 500 yıldır anneden kızına geçen halı dokumacılığını devam ettiren Ümmühan Başol, bir yandan torunlarına bakarken, bir yandan ise halı dokuyor. 2 çocuk annesi, 5 torun sahibi olan Başol, kızı Belgin ve torunlarına da halı dokumayı öğretiyor.

    Halı dokumaya halen devam eden Ümmühan Başol, 6 yaşında halı dokumayı öğrenmeye başladığını anlatarak, “6 yaşında annemin yanında başladım halı dokumaya. 6 yaşından berri dokurum halı. İlk halıları çeyizim için yaptım. Evlendikten sonra halı dokuma işini ticarete dönüştürdük. Dünyanın her tarafından gelip halı alıyorlar benden, ben de çok mutlu oluyorum. Ben halı dokumayı kızıma öğrettim. Kızım da inşallah çocuklarına ve torunlarına öğretir. Bu işi kuşaklarca yürütmeye devam ederiz inşallah. Dünyanın her yerinden buraya halı almaya geliyorlar. Bende çok mutlu oluyorum dokuduğum halıları alıyorlar diye” ifadelerini kullandı.

    “Türk halısını dünyaya tanıttık”

    Eşinin ilk dokuduğu halıya ve eşine halen aşık olduğunu söyleyen Mehmet Başol ise, “Eşim çok küçük yaşlarda halı dokumaya başladı. Hanımımın bu kadar güzel dokuduğu halıları, çeyizlik olarak kendisine yaptığı halıları görmeye gelen krallar, prensesler ve ünlülerin bu halıları bu kadar çok beğeneceğini düşünmemişti. Onun sayesinde tüm dünyaya Türk halısını, Milas ve Bodrum halılarını hanımımın dokuduğu halılarla birlikte tanıtmış olduk” dedi.

    Annesinden halı dokumasını öğrendiğini ifade eden Belgin Başol ise, “Bende annem gibi 6 yaşında başladım halı dokumasını öğrenmeye. Annem öğretti bana halı dokumasını. Anneme ise anneannem öğretmiş halı dokumacılığını. Benimde 3 kızım var, onlara da halı dokumasını ben öğretiyorum. Onlarda alacaklar bu halıları çeyizlerine koyacaklar. Benim en büyük kızım 6 yaşında, halıya düğüm atılmasını öğrettim. Halı dokumasını da yavaş yavaş öğrenecek. Halı dokumasını öğrenmesini istiyorum ve kuşaklar boyu devam etmesini istiyorum. Bizim köydeki birçok genç kız bu halı dokumasını bilmiyor. Öğrensinler ve bu yıllar boyunca sürsün. Bu bize kalan en güzel miras” şeklinde konuştu.

    Çeyizine dokuduğu ilk halıyı gösteren Ümmühan Başol ve eşi Mehmet Başol, halının isminin “Çıngıllı Cafer” olduğunu söyleyerek, bu halıyı ömür boyu satmayacaklarını ve her şeyin bu halı ile başladığını anlattılar. Mehmet Başol, eşine aşık olduğu kadar dokuduğu halılara da aşık olduğunu söyledi.

    Bodrum’un ve Türkiye’nin en ünlü halıcılarından biri olmayı başaran Başol ailesi, oğulları Engin Başol sayesinde dünyanın dört bir tarafına Türk halısı satıyor.

  • Halıları sosyal medyadan 8 ülkeye uçuruyor

    Girişimci Şeyda Elif Güven, kişiye özel tasarladığı halıları sosyal medyadan 8 ülkeye ihraç ediyor.

    İzmir’de yaşayan 33 yaşındaki Şeyda Elif Güven, bir halı firmasının pazarlama müdürlüğü görevini yürütürken 3 yıl önce bu işten ayrıldı. Genç girişimci, hayallerini kendi markasını oluşturarak ilerlemek üzerine kurdu. Kişiye özel olarak farklı konseptlerde halı tasarımları hazırlayan Güven, bunları açtığı sosyal medya hesabı üzerinden satışa sundu. Kısa sürede büyük ilgi gören tasarımlar sayesinde takipçi sayısı günden güne artan Güven, taleplere karşılık verebilmek için tasarım ve insan kaynakları departmanı oluşturdu. Bu birimlerde de sigortalı olarak çalıştırdığı kadınlara görev verdi. Yurt içinde satış ağını genişleten genç girişimci ilk ihracatını da Yunanistan’a gerçekleştirdi. Bu ülkeleri de sırasıyla Azerbaycan, Almanya, Hollanda, Fransa, Belçika, İsviçre ve Filistin izledi. Hindistan ve Çin’den halı ithalatı da yapmaya başlayan Güven, ürünlerini son tüketiciye kadar başarıyla ulaştırıyor. 6 kadına istihdam sağlayan Güven, işbirliği yaptığı ülke sayısını yeni dönemde artırmayı hedefliyor.

    Sosyal ağların etkin kullanımı başarıyı getirdi

    Başarısında sosyal ağları etkin bir şekilde kullanmasının büyük bir payı olduğunu anlatan Güven, sadece ev halısı değil otel ve yatların da bu noktadaki ihtiyaçlarını karşıladıklarını belirtti. İstenilen renk, doku ve ölçüde, herhangi bir sınır tanımadan tasarım ve üretim gerçekleştirdiklerinin altını çizen başarılı girişimci, bir çok alanda ilklere de imza attıklarını söyledi. İlk U şeklinde yatak odası, L koridor halısı ürettiklerini aktaran Güven, başarılı AR-GE çalışmaları sayesinde çift taraflı kullanılabilen kilim ile de büyük ilgi gördüklerini kaydetti.

    Mağaza yok, her şey online

    İnstagram’da şu an itibariyle 60 bin civarında takipçi sayısına ulaştıklarını dile getiren Güven, “İngilizce ve Türkçe olarak iki sayfamız mevcut. Online satış siteleri üzerinden de pazarlama yapıyoruz. Tasarımlarımız mimarların da ilgisini çekiyor. Onların da halı alanındaki tedarikçisi konumundayız. Her işimizi online olarak gerçekleştiriyoruz. Çalışmalarımızı bu yönde sürdürmeyi düşünüyoruz. Bu nedenle de mağaza açma planımız yok. Yeni dönemde ihracat yaptığımız ülke sayısını da 12’ye çıkartmayı hedefliyoruz” dedi.

    “Kadınlar iş kurmaktan korkmasın”

    3 yıl gibi kısa bir süre içerisinde elde ettiği başarıyla dikkatleri üzerine çeken Güven, kendisi gibi iş kurmak isteyen kadın girişimci adaylarına da tavsiyelerde bulundu. Ticari anlayışın gelişen teknoloji ile birlikte sosyal medya mecralarına doğru hızla kaydığını ifade eden Güven, “Milyonlarca insan sosyal medya kullanıcısı. Bu, insanlara ulaşma noktasında da bir çok aracıyı devreden çıkartıyor. Size kalan da en kaliteli, en özgün işi ortaya koyabilmek. Bu da sistemli bir çalışmayı gerekli kılıyor. Değişen taleplerin ne yöne evrildiğini görenlerin başarıyı yakalaması da uzun sürmüyor. Bu yüzden kendi ayakları üzerinde durmak isteyen kadınlar kesinlikle iş kurmaktan korkmasın” diye konuştu.

  • Azerbaycanlı sanatçı Faig Ahmed, el yapımı halıları ilginç yöntemlerle sanata dönüştürüyor

    Azerbaycanlı sanatçı Faig Ahmed, eski halıları yeni formlara sokup orijinal çalışmalara imza atıyor.

    Geleneksel halı ve kilimleri kullanan 1982 Bakü doğumlu sanatçı Faig Ahmed oldukça ilgi çekici bir modern sanat örneği halıları oluşturuyor. Yüzlerce yıl önceki dokuma usulleriyle imal edilen halıları maniple edip adeta mutasyona uğratan Faig Ahmed çok farklı eserler meydana getiriyor.

    ”Halıların üzerindeki işlemeler antik yazılardan oluşuyor”

    Çalışmalarına nasıl başladığını anlatan Faig Ahmed, ”Halılarda benim ilgimi çeken motifler vardı. Bu işe halıların üzerindeki motifleri Orhun, Yenisey Yazıtları gibi antik sembolleri araştırarak başladım. İlham almak için çevremde olup bitenleri analiz etmeye çalışıyorum. Çünkü bu etrafımdan söylenen bir sözden, bir insandan da ola bilir. Halıların üzerindeki motiflerin çoğunun antik yazılar olduğunu belirten Faig Ahmed, ”Halıların üzerindeki işlemeler antik yazılardan oluşuyor. Latin Amerika dış dünyaya kapalı bir kabile yaşıyor. Bu kabile eskiden beri kendi motiflerini kilimlerin üzerine işliyor. Ben yakın zamanda Latin Amerika’ya seyahat etmeye hazırlanıyorum. Bu benim araştırmalarımın bir kısmı olacak. Bence onlar bu sembollerin dilini biliyor” dedi.

    Eserlerinin nasıl meydana geldiğini açıklayan Ahmed, ”Tasarımlarımı mühendislik kağıdına aktarıyorum ve sonra halı dokuyan bir imalatçıya veriyorum. Halının eski tekniklerinden başka, burada halı imalatçıların kendi dokunuşları çok önemli. Halının her bir ilmeğinde bu insanların enerjisi var. Böylece geleneksel tekniklerle modern firiklerin bir araya gelmesi sonucunda bu eserler ortaya çıkıyor” dedi.

    “Bazen Azerbaycan halılarını, bazen İran, Güney Azerbaycan, bazen de Türk halılarını daha fazla kullanıyorum”

    Projelere göre farklı ülkelerin halıları üzerinde çalışmalar gerçekleştiren Faig Ahmed, ”Projelere göre hangi halıları kullandığım farklılık gösteriyor. Bazen Azerbaycan halılarını, bazen İran, Güney Azerbaycan, bazen de Türk halılarını daha fazla kullanıyorum. Ana motifli halılar oluyor. Bu ana motiften halı serileri türüyor. Mesela Ejderha halı motifi serisi var. Bunun çok uzun bir tarihi var ama her bölgede bu motif değişiyor. Bu motifin değişmiş en son hali 18-19’cu asırlarda Azerbaycan’ın Karabağ ve bir kaç bölgesinde halılar üzerine işleniyordu” ifadelerini kullandı.

    Faig Ahmed, Azarbaycan Sanat Akademi’sinde heykeltıraşlık bölümünü bitirmiş bir sanatçıdır. Ahmed’in eserleri Amerika, Fransa, İngiltere ve Almanya başta olmak üzere yaklaşık 40 ülkede sergileniyor. Bazıları üç boyutlu olan, bazılarının üzerinde grafiti yer alan Faig Ahmed’in eserleri dikkat çekiyor. Geleneksel formların çeşitli yöntemlerle bozularak tasarlandığı bu halılar asırlar önceki tekniklerle dokunuyor.