Etiket: Haklarını

  • Bilal Erdoğan: “Avrupa insan haklarını ayaklar altına aldı”

    Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan, Avrupa’nın insan haklarını ayaklar altına aldığını ifade ederek, “Çünkü Avrupa demokrasi, insan hakları, özgürlükler dediği zaman sadece işine geldiği yere kadar bunu savundu” dedi.

    Yeşilırmak Mahallesi’nde TÜGVA Tokat Temsilciliğinin açılış programı TÜGVA Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan’ın katılımıyla yapıldı. Bilal Erdoğan’ı tören alanına girişi sırasında Kurtuluş Savaşı dönemine ait askeri kıyafeti giymiş gençler karşıladı. Tokat’tan Çanakkale savaşına katılan “Onbeşlileri” temsil eden gençlerin arasından geçen Erdoğan’a Tokat Valisi Cevdet Can ve Tokat Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu eşlik etti. Törende mehter takımının gösterisinin ardından Kur-an’ı Kerim okundu. Törende konuşma yapan Erdoğan, referandum sürecine değinerek, “Referanduma doğru zaman azalırken bu hafta gündemi Avrupa ile ilişkilerimiz işgal etti. Bir yandan ana muhalefetin bu anayasa değişikliği ile ilgili bir takım bilgilerden bir haber olduğunu öğrenmiş olduk. Bir yandan Avrupa’nın PKK, FETÖ, DHKP-C teröristlerini beslerken, onların yaptığı hayır kampanyalarına desteğini gazetelerinin manşetleri ile verirken evet kampanyasını yapmak için oraya giden bakanlarımıza izin vermemelerini, onları alçakça sınır dışı edişlerini izledik. Şimdi bunları anlamaya çalışıyoruz. Birçok insan şaşkın. Başbakanları bile böyle bir şey dünyada pek görülmüş bir şey değil diyor. Aslında güya kendini böyle methetmeye çalışıyor. Kimsenin yapamayacağı bir şeyi yaptığını iddia ediyor. Dünyada 1961-1963 yılında birçok ülkenin taraf olduğu konvansiyon imzalanan belli iki müttefik ülkeden birinin diğerinin bakanının, bürokratının sınır dışı etmesi gözaltına alması olacak iş değil. Bunun bahanesi işte güvenlik endişeleri. Hayır kampanyalarını yapanların güvenlik riski yok ama evet kampanyaları yapanların güvenlik riski var. Ama Avrupa’da maalesef bu ırkçı faşist dalgalar yükselişte. Bunu kendileri de biliyor. Şimdi bu niye yükselişte bunun sebebini araştıralım. Bunun sebebi biz miyiz. Bunun sebebi Müslümanlar mı? İlla diyorlar ki bunun sebebi teröristler. Yani sen teröristler terör işliyor diye kendi değerlerinin olduğunu iddia ettiğin insan haklarından, demokrasiden, özgürlükten vaz mı geçiyorsun Avrupa?” dedi.

    “Avrupa insan haklarını ayaklar altına aldı”

    Avrupa’nın insan haklarını ayaklar altına aldığını ifade eden Bilal Erdoğan, “Burunlarının dibinde 250 bin Boşnak katledilirken seyirci kalarak. Irak’ta, Suriye’de 1 milyonu aşkın insan katledilirken seyirci kalarak. 5-6 tane Fransız terör mağduru olduğu zaman hayatını kaybettiği zaman bütün Avrupa bir araya geldi, bizim şehirlerde terör eylemleri olduğu zaman Avrupa’nın sesi çıkmadı. 15 Temmuz’da 240’ı aşkın şehidimiz, iki bini aşkın gazimiz olduğu zaman, meclisimiz bombalandığı zaman Avrupa’dan ses çıkmadı. Çünkü Avrupa demokrasi, insan hakları, özgürlükler dediği zaman sadece işine geldiği yere kadar bunu savundu. Kendisi için olduğu zaman savundu, Türkiye için olduğu zaman savunmadı. Tayyip Erdoğan hapse girdiği zaman Avrupa’dan bir tane siyasetçi kapısını çaldı mı, hayır. Ama teröristler hapse girdiği zaman Avrupa ülkelerinin büyük elçileri topluca mahkeme salonlarını aşındırdı. Ey Avrupa bu ikiyüzlülüğünü biz görüyoruz ama sen bu ikiyüzlülükle nereye varacaksın” diye konuştu.

    “Sayın ana muhalefet partisi liderini özellikle takip etmeniz lazım”

    Erdoğan, açıklamalarını şöyle tamamladı:

    “Tayyip Erdoğan’dan sonra Tayyip Erdoğan kadar muktedir güçlü karizmatik olmayan liderler gelecektir elbette ama onlar içinde bu ülkeyi yönetilebilir kılmamız lazım. Bu ülkeyi yeniden koalisyonlarla ara dönemlere ekonomik krizlere mahkum etmemiz lazım. Onun için bu sistem Türkiye için doğru sistem. İki parti bir araya geldi aralarında anlaştılar meclisten de bu değişlik geçti şimdi halkımızın da teveccühü ile inşallah 16 Nisanda yeni büyük Türkiye’yi yeniden büyük Türkiye’yi kurmak için büyük bir karar vereceğiz. Şimdiden ülkemiz için hayırlı uğurlu olsun diyorum. Sayın ana muhalefet partisi liderini özellikle takip etmeniz lazım. Bu değişikliğin neden isabetli olduğunu da çok net bir şekilde ortaya koyuyor. Diyor ki bir yandan ‘işte mecliste gurubu büyük olan parti eğer cumhurbaşkanını seçemez ise aralarında kavga olmaz mı’, öbür taraftan diyor ‘bu tek adam rejimi getirecek’ Doğrusu nedir kendisinin söylediği gibi hem yasama ile yürütme arasında denge olmuş olacak hem de yürütmede çift başlılık olmayacak. Yürütme tek başlı olmuş olacak. Dolayısı ile yasama ile yürütme arasında bir sıkıntı olursa ne olacak halkın hakemliğine gidilecek.”

    Temsilcilik binasının açılışını TÜGVA Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan, Tokat Valisi Cevdet Can, Tokat Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu, AK Parti İl Başkanı Metin Polat ve TÜGVA Genel Başkanı İsmail Emanet ile birlikte yaptı. TÜGVA Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan, açılışın ardından 26 Haziran Atatürk Kültür Merkezinde düzenlenen konferansa katıldı.

  • Engelli Haklarını Koruma Derneği’nden Bodrum Belediyesi’ne ziyaret

    Bodrum Yarımada Engelli Haklarını Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Esma Ezenel, dernek yönetim kurulu üyeleri ile birlikte Bodrum Belediye Başkan Yardımcısı İsmail Altındağ’ı makamında ziyaret etti.

    Bodrum Belediyesi’ne yaptıkları ziyarette dernek yönetim kurulu üyeleri, Belediye Başkan Yardımcısı İsmail Altındağ ile bir araya gelerek sosyal yardımlaşmayı esas alan bir kuruluş olarak yaptıkları faaliyetlerden ve çalışmalardan bahsetti. Dernek Başkanı Esma Ezenel, Bodrum Yarımada Engelli Haklarını Koruma Derneği’nin Bodrum ilçesi genelinde yaş farkı gözetmeksizin tüm engelli vatandaşların sesi olmak amacıyla kurulduğu belirtti.

  • Uzman Psikologdan Çiftlere “Birbirinize Saygı Duyun, Haklarını Koruyun” Tavsiyesi

    Psikoterapist/Aile Çift ve Evlilik Terapisti Uzman Psikolog Naciye Tokaç, çiftlerin birbirine saygı duyacağı, takdir edeceği özelliklerini hatırlamaları ve ifade etmelerinin aralarındaki çatışmaların azalması yönünde faydalı olacağını belirterek, “Aynı zamanda başkalarına karşı partnerinizin hakkını savunmak eşinizin size sonsuz güven duymasını sağlayacaktır” dedi.

    Aşk ve sevginin çiftler arasındaki en önemli bağ olarak görülse de beraberliğin devamlılığını sağlayan birçok unsur olduğunu kaydeden Uzman Psikolog Naciye Tokaç, “Aşk, sevgi, sadakat, bağlılık, kültürel yakınlık, eğitim, kişilik özellikleri, hayaller ve gelecek planları bunlardan bazılarıdır. En önemlilerden birisi de çiftlerin kendi aralarında birbirlerine duydukları saygı ve birbirlerini savunma yöntemleridir. Çiftlerin birbirine saygı duyması ve birbirlerini savunma yöntemleri oldukça geniş bir kavram olmakla birlikte kısaca kendi aralarındaki söz ve davranışlarında saygılı olmaları, incitici söz ve davranışlardan kaçınmaları ile çiftlerden birisinin olmadığı sosyal ortamlarda başkalarına karşı haklarının korunmasıdır diyebiliriz” dedi.

    İkili ilişkilerde zaman geçtikçe ve çiftler arasındaki samimiyet arttıkça kişilerin birbirine daha rahat davrandıklarını ve incitici, kırıcı sözleri söylemekte sakınca görmediklerini ifade eden Tokaç, “Aradaki sevginin her şeyi kabullenebileceğini, sevginin her türlü kötülüğü affedebileceğini düşünmektedirler. Bu nedenle hakaretlere varabilen sözleri rahatça sarfetmekte; fiziksel şiddete varabilen saygısızca davranışlarda bulunabilmektedirler. Unutulmaması gereken şu ki; flört, söz, nişan veya evlilik olsun iki bireyin birbirine vermiş olduğu bir söz vardır ve bu söz kişileri doğal olarak sosyal bir ilişki içerisine koymaktadır. Sosyal ilişki içerisinde olunan kişiler partneriniz olsa dahi ona kötü söz ve davranışta bulunma hakkı vermez. Bir diğer nokta ise sevilen kişinin sevildiğini düşündüğü kişi tarafından maruz kaldığı kötü söz ve davranış oldukça incitici ve kırıcı olacaktır. Bu durum ise ilişkiye tamir edilemez zararlar verecektir” diye konuştu.

    Çiftlerden birisinin olmadığı sosyal ortamlarda başkalarına karşı haklarının korunması durumunun ise aslında sıklıkla karşılaşılan ve çoğu çiftin kendi partnerini savunmadığı bir durum olduğunu dile getiren Tokaç, “Çoğunlukla aile ve arkadaş ortamlarında ortaya çıkan bu durum partneri yanında olmadığı zamanlarda onun hakkında konuşulduğunda kişinin sessiz kalması veya söylenilen olumsuz sözleri onaylaması durumudur. Böyle bir durumda olması gereken partnerinize karşı başkalarının yanında olmamanızdır. Çünkü sizinle birlikte olan, sizi seven kişi partnerinizdir ve onu başkalarına karşı savunmamak sadece sizin yanınızdaki kişiyi başkalarına karşı kötülemekten öteye gitmez, hatta sizin ilişkinize zarar verecektir. Burada bir adım öteye gidecek, partnerinizin haksız olduğu durumlarda bile başkalarına karşı onun hakkını savunmanızdan bahsedeceğim. Çünkü ilişkinizin nasıl bir işlevi olduğu, aranızda nasıl problemler olduğu hakkında başkalarına asla ipucu vermemelisiniz. Böyle durumlarda yapılması gereken çiftlerin arasındaki saygının ve takdir etme özelliğinin geliştirilmesidir. Her çift birbirine yoğun bir aşk hissetmeyebilir ama saygı duymak zorundadır ve herkesin saygı duyulabilecek, takdir edilebilecek özellikleri mutlaka vardır. Partnerlerin birbirine saygı duyacağı, takdir edeceği özelliklerini hatırlamaları ve ifade etmeleri aralarındaki çatışmaların azalması yönünde faydalı olacaktır. Aynı zamanda başkalarına karşı partnerinizin hakkını savunmak ise eşinizin size sonsuz güven duymasını sağlayacaktır” şeklinde konuştu.

  • Uluslararası Çocuk Hakları’nı Konuştular

    Girne Amerikan Üniversitesi, UNICEF’in katkılarıyla “Uluslararası Çocuk Hakları” konulu panel gerçekleşti.

    Girne Amerikan Üniversitesi Senatosu’nun almış olduğu karar doğrultusunda 2015-2016 Akademik yılının İnsan Hakları ve Çocuk Hakları yılı ilan edilmesi ile birlikte, gerçekleştirmiş olduğu İnsan ve Çocuk hakları etkinliklerine devam ediyor.

    Girne Amerikan Üniversitesi Girne kampüsü Millenium Sanato Kongrre Merkezinde UNICEF’in katkıları ile gerçekleşen “Uluslararası Çocuk Hakları” konulu panelin açılış konuşmasını, çocuk haklarının önemine değinen GAÜ Rektör Yardımcısı ve Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Hossein Sadri yaptı. Leiden Üniversitesi, UNICEF Çocuk Hakları Hukuk Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Ton Liefaard ve KKTC’de çocuk hakları konusunda araştırmalar yapan Av. Laden Asilzade’nin çalışmaları ve özgeçmişleri de aktarıldı.

    KKTC’de Çocuk Hakları ile ilgili çalışmalar yapan Avukat Laden Asilzade, “Kıbrıs’ın kuzeyinde çocuk hakları, anayasamızdan başlayarak bazı metinlerde temel prensipte düzenlenmiştir. Bunlardan biri çocuklarla ilgili cezalandırma işleminin özel olarak düzenlenmesini emreden madde, bir diğeri ise korunmaları ile ilgili düzenlemeleri emreden maddedir.” diyerek başladığı konuşmasına “Çocuğu acaba bir birey olarak mı kabul ediyoruz yoksa toplumumuzda çocuk sadece çocuktur algısı mı var? Benim yaşadığım tecrübeler ve gözlemlediğim çalışmalar gösteriyor ki maalesef çocuklarımıza devletten başlamak üzere önem vermiyoruz” dedi.

    ÇOCUK SUÇLULARIN YAŞADIĞI PROBLEMLER

    Çocuk suçluların yakalandığı andan itibaren serbest kalacağı ya da yargılanacağı evreye kadar devam eden süreci aktaran Asilzade, “Çocuk suçluların Polis karakolundan tutulup mahkeme salonuna kelepçeli olarak getirilmesi uluslararası anlamda da mücadele edilen bir konudur. Ayrıca ülkemizde maalesef 18 yaşına kadar çocuk olarak kabul edilmemesi, 16-18 yaş arasının da yetişkin olarak kabul edilmesi ve yetişkinlerle aynı koşullarda yargılanması daha sonrasında basın tarafından yine gazete haberlerinde bir kez daha mağdur edilmesi çocuk suçluların yaşadığı problemlerdir” açıklamalarında bulundu.

    “ÇOCUKLARIN TOPLUM İÇERİSİNDE ÖZEL BİR YERİ VAR”

    Leiden Üniversitesi, UNICEF Çocuk Hakları Hukuk Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Ton Liefaard ise yapılan davetten dolayı GAÜ’ye teşekkürlerini sunarak, böyle bir panelin düzenlenmesi ile ilgili görüşlerini ifade etti. “Çocuk hakları ne yazık ki hala dünyamızda çok yeni. Hala üzerinde çokça çalışılmalı ve bunu tabi ki hep birlikte çalışırsak başarabiliriz. Burada olmak, buradaki bakış açısını keşfetmek benim için çok ilham verici” açıklamalarında bulunan Liefaard, “Çocuklar arasında ayrım yapılmamalı. Onlar aynı zamanda insandır ve zaten genel olarak dil, din, ırk gözetilmeden insan hakları çatısı altında da korunmaları gerekiyor. Çocukların toplum içerisinde özel bir yeri var ve en belirgin karakteristik özellikleri henüz işlenmemiş. Uygulanan şiddetin iyisi ya da kötüsü yok. Her türlü şiddet engellenmelidir” diyerek çocuklara karşı yapılan yanlış uygulamalara karşı durulması gerektiğini vurguladı.

  • Kartal’da Tüketici Haklarını Koruma Paneli Düzenlendi

    Kartal Belediyesi’nin, 15 Mart Dünya Tüketici Hakları Günü dolayısıyla düzenlediği panelde uzman konuklar tarafından “Tüketici Hakları ve Hak Arama Yolları” konuları tartışıldı.

    Kartal Belediyesi, İstanbul Barosu işbirliğiyle 15 Mart Dünya Tüketici Hakları Günü dolayısıyla bir panel düzenledi. Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen panelde uzman konuklar tarafından “Tüketici Hakları ve Hak Arama Yolları” konuları tartışıldı. İstanbul Barosu Tüketici Hakları ve Rekabet Hukuku Merkez Başkanı Av. Deniz Şeren, Av. Şevda Şensoy ve Tüketici Koruma Derneği ( TÜKODER ) Eski Genel Başkanı ile Disiplin Kurulu Başkanı Av. Şükran Eroğlu’nun konuşmacı olarak katıldığı panelin moderatörlüğünü Av. Aydeniz Alisbah Tuskan yaptı.

    Tüketici haklarının konuşulduğu panele Kartal Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz’ün yanı sıra; Kartal Belediyesi Başkan Yardımcısı Mustafa Fehmi Okay, Kartal Belediyesi Meclis Üyeleri, Kartal Belediyesi birim müdürleri ve çok sayıda Kartallı vatandaş katıldı. Konuşmacılar tarafından tüketicinin yasal hakları, güvenli alışveriş, garanti koşulları, paket tur sözleşme hakları, konut, devre tatil, devre mülk satış sözleşme hakları, bankacılık hizmetleri hakları ve abonelik sözleşme hakları hakkında katılımcılara bilgi verildi. Panelin sonunda kürsüye çıkan Başkan Öz, gelen misafirlere haklarını sonuna kadar aramalarını, mağdur olmaları durumunda ise Kartal Kaymakamlığı’nda bulunan Tüketici Hakem Heyeti’ne başvurmalarını önerdi. Kartal Belediyesi olarak vatandaşın hakkını her zaman koruduklarını vurgulayan Başkan Altınok Öz, bunun için Türkiye’de ilk deprem dönüşüm taslağını hazırladıklarını söyledi.

    Altınok Öz’ün konuşmasının ardından konuşmacılar, tüketim hareketine olan katkılarından dolayı teşekkür ederken Başkan Altınok Öz de kendilerine plaket takdim etti.