Etiket: Haklarını

  • Bakan Çavuşoğlu: “Kıbrıs Türkü’nün haklarını birlikte görüşeceğiz, birlikte karar alacağız ve birlikte savunacağız”

    Bakan Çavuşoğlu: “Kıbrıs Türkü’nün haklarını birlikte görüşeceğiz, birlikte karar alacağız ve birlikte savunacağız”

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ile bir araya geldi. Görüşmede Çavuşoğlu, “Kıbrıs Türkü’nün haklarını birlikte görüşeceğiz, birlikte karar alacağız ve birlikte savunacağız” ifadelerini kullanırken, Bakan Ertuğruloğlu ise, “Güçlü Türkiye, güçlü KKTC demektir” dedi.

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, resmi temaslarda bulunmak üzere geldiği KKTC’de Meclis Başkanı Önder Sennaroğlu ve Başbakan Hamza Ersan Saner ile görüşmesinin ardından Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ile bir araya geldi. KKTC Dışişleri Bakanlığı’nda yapılan görüşmede konuşan Bakan Çavuşoğlu, “Sevgili Tahsin abi” diye hitap ettiği Ertuğruloğlu’na, “Sizinle daha önce de çalıştık. Tecrübelerinizden istifade ediyoruz, öğreniyoruz” dedi.

    Ertuğruloğlu’nun göreve geldikten sonra ilk ziyaretini Türkiye’ye gerçekleştirdiğini hatırlatan Çavuşoğlu, orada da birçok konuyu ele aldıklarını belirtti. Bakan Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki Türkiye’nin KKTC’ye ve Kıbrıs Türk halkına olan desteğini vurguladı.

    “KKTC’de ayrım yapmaksızın tüm kardeşlerimiz aşı olma imkanını yakalayacak”

    Türkiye’nin salgın döneminde KKTC’ye verdiği desteğe değinen Çavuşoğlu, “Kıbrıs Türk halkına gerekli aşıları gönderiyoruz. Bugüne kadar 40 bin doz aşı geldi. Önümüzdeki süreçte bu aşı miktarını artıracağız ve böylelikle KKTC’de ayrım yapmaksızın tüm kardeşlerimiz aşı olma imkanını yakalayacak” dedi.

    “Maalesef Rum tarafında bizim gibi ilkeli ve dürüst bir tutum sergilenmiyor”

    Konuşmasında Kıbrıs sorununa değinen Bakan Çavuşoğlu, müzakere ile ilgili sürecin hızlanmaya başladığını belirtti. Çavuşoğlu, “Kıbrıs müzakereleri ile ilgili 5+1 gayri resmi toplantı bizim fikrimizdi. Çünkü artık federasyon için 52 yılı tükettik. Tüm yöntemler tüketildi. Bunun için müzakere yapmanın bir faydası olmayacağını biz biliyoruz. Sanırım Rum tarafı da biliyor. Ama maalesef Rum tarafında bizim gibi ilkeli ve dürüst bir tutum sergilenmiyor. Federasyon için müzakere etmenin bir anlamı yok. Yarın tabii Cumhurbaşkanı Ersin Tatar başkanlığında da değerlendirmelerimizi yapacağız” ifadelerini kullandı.

    Çavuşoğlu, “Neyi müzakere edeceğimizi önce gayri resmi görüşmemiz gerekiyor. Bizim tutumumuz belli. Elbette soracağımız sorular var. Karşı tarafın ne kadar samimi olduğunu ölçme imkânımız olacak. Böylelikle bir müzakere zemini var mı yok mu bu toplantıda göreceğiz” dedi.

    “Kıbrıs Türkü’nün haklarını birlikte görüşeceğiz, birlikte karar alacağız ve birlikte savunacağız”

    Türkiye ve KKTC’nin uyum içerisinde çalışması gerektiğini belirten Çavuşoğlu, “Sizlerle beraber de uyum konusunda hiçbir şüphemiz yok. KKTC’nin ve Kıbrıs Türkü’nün haklarını birlikte görüşeceğiz, birlikte karar alacağız ve birlikte savunacağız” ifadelerini kullandı.

    Kapalı Maraş çalışmaları devam ediyor

    Kapalı Maraş konusuna da değinen Bakan Çavuşoğlu, “Daha önce başlattığımız Kapalı Maraş’ın açılması ile ilgili sizin kontrolünüzde envanter çalışması devam ediyor. Bu envanter çalışması tamamlandıktan sonra mülkiyet haklarını ihlal etmeden BM Güvenlik Konseyi kararlarına uygun bir şekilde atabileceğimiz adımları da istişare ederek atacağız” dedi.

    “52 yıllık müzakere süreci başarısız oldu”

    Bakan Ertuğruloğlu ise, Kıbrıs konusunda gelinen noktayı ve izlenecek yolu Türkiye ile birlikte değerlendireceklerini belirterek, “Her zaman söylediğimiz bir realite var. Kıbrıs konusu ulusal davadır. Ulusal davalar birlikte değerlendirilir, birlikte belirlenir, birlikte savunulur. Bu anlayış ve bilinçle yolumuza devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    52 yıllık müzakere sürecinin başarısız olduğunu belirten Ertuğruloğlu, aynı şeyleri tekrarlayarak farklı bir netice beklemenin mümkün olmadığının bilinciyle yeni bir süreç öngördüklerini vurguladı.

    “İki millet, iki ayrı demokrasi, iki ayrı hukuk, iki ayrı egemen devlet”

    Ülkenin realitelerine dayalı olarak iki millet, iki ayrı demokrasi, iki ayrı hukuk, iki ayrı egemen devlet varlığı temelinde politika savunduklarını kaydeden Ertuğruloğlu, “Bu toplantı, daha önce de hem anavatanın hem de bizlerin vurguladığı gibi 52 yıllık toplumlar arası müzakere sürecine benzeyen bir toplantı olmayacaktır. Detay konuşulmayacaktır, alışılagelmiş başlıklar konuşulmayacaktır, güven artırıcı önlemler gündemde olmayacaktır. 5+1’deki hedef ortak zemin olup olmadığının belirlenmesidir. İyi niyetle, uzlaşı arzulayarak bu toplantıya katılacağız. Aynı iyi niyeti, aynı uzlaşı arzusunu karşı taraf sergilerse ortak zemin gündeme gelirse ona göre hareket edeceğiz” dedi.

    “Güçlü Türkiye, güçlü KKTC”

    Türkiye Dışişleri Bakanlığının çalışmalarını gururla izlediğini belirten Ertuğruloğlu, “Anavatanımız güçlü olduğu kadar Kıbrıs Türkü güçlüdür. Güçlü Türkiye, güçlü KKTC demektir” ifadelerini kullandı.

  • Öğretmenler haklarını koruyacak meslek kanunu istiyor

    Öğretmenler haklarını koruyacak meslek kanunu istiyor

    Eğitim-Bir-Sen Balıkesir 1 nolu şube başkanı Mehmet Çabuk’un 2020-2021 eğitim-öğretim yılı 1. Dönem sonu nedeniyle basın açıklaması yaptı. Başkan Çabuk, “Öğretmenlerin haklarımızı koruyacak ve geliştirecek içerikte bir meslek kanunu artık çıkarılmalıdır” dedi.

    Başkan Çabuk açıklamasının devamında yarıyıl tatili sonrasında okullarda yüz yüze eğitime geçilmesini isteyerek, “2020-2021 eğitim-öğretim yılı birinci dönemi, eğitimde her geçen gün telafisi daha da zor olacak kayıplar oluşturarak, öğretmenlerin fedakarlıkları, çoğu zaman eğitim kurumu yöneticilerinin kullanmış olduğu inisiyatifler doğrultusunda tamamlandı. Salgın nedeniyle büyük oranda uzaktan eğitim yöntemiyle gerçekleştirilen birinci yarıyılın sonunda objektif bir ölçme-değerlendirme yapmak, başarı notu takdir etmek mümkün olmadı. Okullar öğrencisiz, öğretmenlerimiz sınıflarından uzakta, kendileri açısından meşakkatli bir eğitim-öğretim sürecini geride bıraktılar. Dünyayı etkisi altına alan korona virüs salgınından en fazla etkilenen alanlardan biri de eğitim-öğretim oldu. Yüz yüze eğitime ara verilmesi gibi, salgınla mücadele konusunda alınması zorunlu ve kaçınılmaz kararlar, eğitim-öğretimin her aşaması ne yazık ki telafisi zor zararlar vermiştir, hala da vermeye devam etmektedir. Hayatın her alanda normalleşmesi için, salgının sona erdirilmesi adına alınan tedbirlere uyulması hepimizin sorumluluğudur. Bu süreçte oluşan öğrenme kayıplarının telafisi, yüz yüze eğitime geçilebilmesi için normalleşme gerekli ve zorunludur” dedi.

    Çabuk, “Uzaktan eğitim öğretmenlerin fedakarlıklarıyla icra edildi”

    Çabuk sözlerinin devamında şu ifadelere yer verdi. “Bu süreçte eğitim-öğretim, TRT EBA kanalları ve EBA platformu başta olmak üzere uzaktan eğitim araçlarıyla sürdürülmüştür. Ancak canlı ders veya EBA TV erişiminde bölgesel ve yöresel eşitsizlikler ile aynı eğitim kurumundaki öğrenciler arasında dahi var olan eşitsiz derse katılım imkanları, merkezî planlamanın göremediği sonuçlar üretmiştir. Bu olumsuz duruma rağmen, öğretmenlerimizin öğrencilerin eğitimde geri kalmaması adına gösterdiği olağanüstü ve fedakârca çabalar, uzaktan öğrenimi mümkün kılmıştır. Öğrencisi için sabahın erken saatlerinden gece geç saatlere kadar bilgisayar başında, bir yandan öğrencisinin dikkatini derste tutmaya çalışıp diğer yandan ders veren öğretmenlerimiz, bu zorlu süreçte hem eğitimin ayakta tutulmasının hem de öğrenme kayıplarının en aza indirilmesi mücadelesinin mimarları olmuştur” dedi.

    En az 60 bin öğretmen ataması yapılmalıdır

    Başkan Çabuk eğitimde açığın kapanması için enaz 60 bin öğretmenin atamasının yapılması ve Sözleşmeli öğretmenlik uygulamasına son verilmesini isteyerek, “Öğretmen açığı, ücretli öğretmenlik gibi hak kayıplarına neden olan güvencesiz istihdam türleriyle kapatılmak yerine, öğretmen ihtiyacı gözetilerek yarıyıl tatili döneminde en az 60 bin öğretmen atanması yapılmalıdır. Aynı işi yapan, aynı sorumluluklara sahip kamu görevlileri arasında eşit olmayan özlük hakları doğuran statü farklılıkları kabul edilemez. Öğretmenler odasında farklı haklara sahip eğitimcilerin bulunması ayrımcılıktır. Bu ayrım eğitimciler arasında iş barışına, öğretmenin iç huzuruna ve eğitimin verimliliğine zarar vermektedir” dedi.

    Başkan Çabuk, “Haklarımızı koruyacak bir meslek kanunu artık çıkarılmalıdır”

    Başkan Çabuk açıklamasının devamında, “Öğretmenin yetiştirilmesinden emekliliğine kadar öğretmenlik mesleğini bütün olarak ele alacak, yöneticilik ve liderlik süreçlerine katılım, bu pozisyonlardaki mali, sosyal ve özlük hakları da içerecek, uluslararası standartlara uygun, öğretmenliğin kariyer mesleği niteliğini dikkate alan, öğretmenin etkinliğini artıracak, itibarını yükseltecek nitelikte bir meslek kanunu eğitimin geleceği açısından ertelenemez bir zorunluluktur” dedi.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Amacımız, işçilerimizin kıdem tazminatı haklarını birilerinin insafına bırakmadan, kalıcı ve garantili bir sisteme bağlamaktır”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Amacımız, işçilerimizin kıdem tazminatı haklarını birilerinin insafına bırakmadan, kalıcı ve garantili bir sisteme bağlamaktır”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ergene Çevre Koruma Projesi, Derin Deşarj Hattı B Tüneli Işık Göründü Merasimine videokonferans yoluyla katıldı. Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Pek çok yatırımı salgına rağmen tamamladık. Mayıs’tan itibaren yavaşlayan bu salgın sürecindeki kayıplarımızı kısa sürece telafi edebileceğimize inanıyorum. Tüm öncü göstergeler ülkemizin ciddi bir sıçramanın eşiğinde olduğunu işaret ediyor” dedi. Ayrıca kıdem tazminatı hakkında da konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Amacımız, işçilerimizin kıdem tazminatı haklarını birilerinin insafına bırakmadan, kalıcı ve garantili bir sisteme bağlamaktır” diye konuştu.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ergene Çevre Koruma Projesi, Derin Deşarj Hattı B Tüneli Işık Göründü Merasimine Vahdettin Köşkü’nden canlı bağlantı yoluyla katıldı. Programa Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ile Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli de katılım gösterdi.

    Programda canlı bağlantı yoluyla bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bilindiği gibi ülkemizin 25 nehir havzasından biri olan Ergene havzası 1,5 milyon vatandaşımıza ev sahipliği yapıyor. Bu havzada pek çok tarım ürünü yetişiyor. Havzanın korunmasıyla ilgili yatırımlar öncelikle yerel yönetimlerin sorumluğundadır. Bölgedeki yerel yönetimler senelerce bu havzanın korunması konusundaki gereken hassasiyeti göstermedi. Biz kötü gidişatı durdurmak için Ergene Havzası Eylem Planı’nı devreye aldık. Karşımıza bütün canlılar için tehlike oluşturan vahim bir tablo çıktı. Ergene havzası eylem planını devreye aldık. Yaklaşık 2,5 milyar liralık bir harcamayla kararlılıkla harekete geçirdik. 1 milyon 238 bin dekar alanı sulayacak 25 sulama projesinden 24’ü hizmete girdi.

    Sanayicilerin üstüne düşeni yerine getirmesi önemliydi. Temizlenen suların Marmara Denizine deşarj edilmesi için derin deşarj projesini başlattık. Ağustos ayında temizlenen suların ilk deşarjı yapılacak. Tünelin içinde yerli ve milli tünel açma makinemiz ‘Lale’ var. Yerli ve milli tünel açma makinesi ’lale’ ile ışığı göreceğiz. Türkiye bu makineleri üreten 8 ülkeden biridir. Çapı 3.25 metre olan 12 bin parçalık bu devasa makineyi Türk mühendisleri tasarladı ve Türk firması üretti. Eğer biz bu makineye geçmişte sahip olsaydık belki de Bolu Tüneli birkaç yıl içinde tamamlanmış olacaktı. Bugün inşasını bitirdiğimiz tünele atık suyu Aralık ayında vereceğiz. Projenin diğer tüneli de İnşallah Ekim ortası gibi tamamlanacak. Projeyi bitirdiğimizde bin 300’den fazla fabrika sisteme dahil olacak. Yaptığımız bu yatırımlarla Ergene Nehri’nin su kalitesini önemli ölçüde iyileştireceğiz” dedi.

    “Pek çok yatırımı salgına rağmen tamamladık”

    Ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye salgın döneminde sağlık alanında mücadele verirken kalkınma alt yapısının önemli projelerini de ihmal etmemiştir. Pek çok yatırımı salgına rağmen tamamladık. Tüm sanayi tesislerimiz hem yurt içi talebe hem ihracata yönelik ciddi bir atılım hazırlığı içindedir. Türkiye 2018 yılında maruz kaldığı kur, faiz, enflasyon saldırısını püskürtüp yeniden yükselişe geçtiği dönemde salgına yakalandı. Mayıs’tan itibaren yavaşlayan bu salgın sürecindeki kayıplarımızı kısa sürece telafi edebileceğimize inanıyorum. Tüm öncü göstergeler ülkemizin ciddi bir sıçramanın eşiğinde olduğunu işaret ediyor. Hedeflerimize doğru yürümekte kararlıyız. Salgın sonrası yeniden şekilleneceği anlaşılan siyasi ve ekonomik düzende Türkiye’nin önü açık görünüyor. Devletimiz tüm imkanlarıyla bu seferberliği destekleyecektir. Salgına rağmen, hamdolsun ilk 5 ayda sadece organize sanayi bölgelerimizde 520 yeni fabrika açıldı” dedi.

    “Amacımız, işçilerimizin kıdem tazminatı haklarını birilerinin insafına bırakmadan, kalıcı ve garantili bir sisteme bağlamaktır”

    Kıdem tazminatı hakkında açıklama yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her bir işçimizin kazanılmış hakkını korumak, bu ülkenin Cumhurbaşkanı ve kendisi de işçilikten gelen bir ferdi olarak en başta gelen görevimizdir. Amacımız, işçilerimizin kıdem tazminatı haklarını birilerinin insafına bırakmadan, kalıcı ve garantili bir sisteme bağlamaktır. Hep söylerim. İşveren sendikaları, işçi sendikaları gelin bir araya, kendi aranızda bu konuyu halledin. Kendi aranızda halledemeyip bunu ’kabine halletsin’ diyorsanız, burada bir art niyet vardır. Böyle bir art niyete ne Cumhurbaşkanı olarak şahsım ne de kabinemiz alet olamayız. Niye kendi aranızda bu işi çözmüyorsunuz? Niye kendi aranızda bunu halledemiyorsunuz? Kendi aranızda halletmeyip bizleri işçilerimizin ve iş işverenimizin karşısında zor duruma düşürmek mi istiyorsunuz? Nasıl emekçi kardeşlerimizin yanında yer aldıysak bu konuda da aynı anlayışla hareket edeceğiz” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında, “Yüksek teknolojili ürünler geliştirmekten yazılıma ve yapay zekaya kadar dünyanın geleceği olarak bakılan her alanda en ileri ülkeler arasında yer almak amacındayız” dedi.

  • Hayvanseverler ’Hayvan Haklarını Koruma Kanun Tasarısı’nı protesto etti

    Hayvanseverler ’Hayvan Haklarını Koruma Kanun Tasarısı’nı protesto etti. Hayvanların Yaşam Hakları Konfederasyonu Ankara Temsilcisi Haydar Özkan, ’’Katliam yasa tasarısına ’hayır’ diyoruz’’ dedi.

    Ulus Meydan’da toplanan bir grup hayvansever, ’Hayvan Haklarını Koruma Kanun Tasarısı’nı protesto etti. Yasa tasarısının yürürlüğe girmesi halinde hayvanların haklarının büyük oranda kısıtlanacağına dikkat çeken Hayvanların Yaşam Hakları Konfederasyonu Ankara Temsilcisi Haydar Özkan, ’’Yurt çapında 69 şehirde yapılmakta olan eş zamanlı basın açıklamasında hayvanların duyulmayan çığlığını duyurmak için binlerce can dostuyla birlikte meydanlardayız ve hep birlikte can veririz ama canlarımızı vermeyiz diye haykırıyoruz’’ ifadelerini kullandı.

    ’’Katliam yasa tasarısına hayır diyoruz’’

    ’’Hayvana merhamette dünyaya nam salmış toplumsal belleğimiz yok sayarak adeta toplumumuza ihanet edermişcesine hayvanları sürgüne, esarete ve ölümlere mahkum etmek belediyeler tarafından Tarım ve Orman Bakanlığı desteğiyle sürdürülüyor’’ diyen Özkan,’’Cumhurbaşkanımızın hayvanlara yönelik şiddet ve işkencelerin artması karşısında yaşanan TCK kapsamına alınması ve hayvanlar için daha iyi koşulların sağlanması bağlamına bu yasa hala neyi bekliyor, bir an önce çıkartın talimatını fırsat bilen Tarım ve Orman Bakanlığı bürokratları yine harekete geçip sokak hayvanları için katliam maddeleri, hayvanları koruma kanununu değiştirmek için tasarılarına ekleme yaptılar. Belediye bütçelerine resmen zehir ve kıyma parası konarak sokaklardaki hayvanların zehirlenerek öldürüldüğü ülkemizde 2004 yılında çıkarılan Hayvanları Koruma Kanunuyla sokak hayvanları sayısının zehirlenip öldürülerek değil, bilimsel ve tıbbi koşullarda kısırlaştırma operasyonuyla kontrol altına alınması hükme bağlandı fakat Ankara, İstanbul, İzmir gibi en büyük belediyeler bile kanunu uygulamadıkları gibi büyük önem taşıyan altıncı madde olan kısırlaştırmayı yapmadılar. Tarım ve Orman Bakanlığı uygulanmayan kanunu uygulatmak ve görev yapmayan belediyelere görev yaptırmak yerine hayvanlara şiddet ve vahşetin durması için kanunu TCK’ya alınması her gündeme geldiğinde altıncı maddeyi değiştirip sürgün ve katliam maddelerini tasarıya ekleme çabasına girmektedir. İzle, denetle kılı altında yüz binlerce hayvanı devasa toplama kampına kapatılmasını içeren yasa tasarısını katliamlar getireceğine ve bunun yanında sokak hayvanı sayısının da artışlara sebep olarak kırsalda yaşayan halktan gelen şikayetleri çözmek yerine büyüteceğini Cumhurbaşkanımıza duyurmak istiyoruz. Bu yasa tasarısının TBMM’ye sunulması için katliam yasa tasarısına hayır diyoruz’’ şeklinde konuştu.

  • Kadın Haklarını Koruma Derneğinden Başkan Çerçioğlu’na ziyaret

    Kadın Haklarını Koruma Derneği Aydın Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Habibe Gürer ve yönetim kurulu üyeleri, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na makamında nezaket ziyaretinde bulundu.

    Ortak yürütülebilecek çalışmalarla ilgili görüş alışverişinde bulunulan görüşmede, yönetim kurulu üyeleri, Başkan Çerçioğlu’nu kadınların haklarının korunmasına yönelik yürüttüğü başarılı çalışmalar için tebrik etti. Yönetim kurulu üyeleri ziyaretin sonunda başkan Çerçioğlu’na yemeni ve bir tablo hediye ettiler.

    Başkan Çerçioğlu ziyaretlerinden dolayı Kadın Haklarını Koruma Derneği Aydın Şubesi yönetimine teşekkür ederken, çalışmalarında başarılar diledi.