Etiket: Haklarına

  • Kırklareli Belediyesi’nden ’çocuk hakları’na farkındalık çağrısı

    Kırklareli Belediye Başkanı Mehmet Siyam Kesimoğlu, ‘Halil İbrahim Aktaş Çocuk Hakları Parkı’nda düzenlediği etkinlikle, çocuk haklarına dikkat çekti. Kesimoğlu, “Ülkemizi çocuklarımıza sahip çıkmaya davet ediyoruz” dedi.

    2 yıl önce uğradığı tecavüz saldırısı sonrası yaşamını kaybeden Halil İbrahim Aktaş isimli çocuğun Kırklareli Belediyesi tarafından isminin yaşatıldığı park, yine Kırklareli Belediyesi meclisi tarafından alınan kararla ‘Halil İbrahim Aktaş ve Çocuk Hakları Parkı’ olarak değiştirildi.

    Kırklareli Belediyesi tarafından 20 Kasım Çocuk Hakları Günü’ne dikkat çekmek için düzenlenen etkinliğe Kırklareli Belediye Başkanı Mehmet Siyam Kesimoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi Ankara Milletvekili İzzet Çetin, talihsiz bir şekilde yaşamını yitiren Halil İbrahim Aktaş’ın babası Yılmaz Aktaş ve ailesi ile birlikte çocuklar katıldı. Çocuk haklarına dikkat çekmek ve farkındalık oluşturmak için düzenlenen etkinlikte minik öğrencilerin, alçıdan el izleri alındı ve isimlerinin yazılı olduğu levhalar parktaki kütüklere kendileri tarafından çakıldı.

    “Bu parkta çocuklarımızın el izleri yaşayacak”

    Kırklareli Belediye Başkanı Mehmet Siyam Kesimoğlu, 30 Mart 2014’te göreve geldiklerinde ilk icraatlarının bu parkın yapımı olduğunu hatırlatarak, “Bu parkı yaptık, ismini de seçim zamanı menfur bir cinayete kurban verdiğimiz kardeşimiz Halil İbrahim Aktaş Parkı olarak. 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde de açılışını yapmıştık. O günden bu yana yaklaşık 2 yıldır çocuklarımıza hizmet veriyor. Ve bugün Çocuk Hakları Günü ile ilgili olarak belediye meclisimizde aldığımız karar doğrultusunda da parkımızın ismini Halil İbrahim Aktaş ve Çocuk Hakları Parkı olarak değiştirdik. Bugüne özgü de çocuklarımızın takipçiliği ve izleri olsun diye el izleri olsun diye böyle bir etkinlik düzenledik. Şimdi çocuklarımızın el izleri alınacak. Onlar da burada sergilenecek” dedi.

    “Ülkemizi çocuklarımıza sahip çıkmaya davet ediyoruz”

    Kesimoğlu, çocuk haklarının korunması ve geleceğe taşınması noktasında toplumun her kesimine çağrıda bulunarak, “Çocuklar bizlerin geleceğimiz. Onları gözümüz gibi korumak, haklarına saygıyla yaklaşmak ve geleceğe taşımak hepimizin ortak sorumluluğu olan bir konu. Eğer bir ülkede çocuk hakları güvencedeyse, o ülke güvende demektir. Bu çerçevede onların haklarını korumak, geliştirmek, geleceğe taşımak hepimizin asli sorumluluğunda olan bir konudur. Ancak parlamentoda geçtiğimiz haftadan bu yana ülke gündeminin birinci maddesi haline gelen o iğrenç önergeyi de buradan lanetliyorum, buradan kınıyorum. Yazıktır, bu çocuklara yazık etmek böyle bir meşrutiyet elbisesini o sapık ve iğrenç düşünceli insanların üzerine geçirmek. Bunun tamamen karşısındayım, bugünde buradan haykırıyoruz biz. Gençler olarak veliler olarak öğretmenler olarak ülkemizi çocuklarımıza sahip çıkmaya davet ediyoruz. Çocuk haklarına sahip çıkmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

    Cumhuriyet Halk Partisi Ankara Milletvekili İzzet Çetin ise, “Dünya genelinde hemen hemen her gün çocuklarımıza yönelik istismarlar yaşanıyor, acılar yaşanıyor. Bu parkın adını alan Halil İbrahim Aktaş da bunlardan birisi. Kırklareli Belediye Başkanı Kesimoğlu, onun ismini bu parka bir daha Kırklareli ve ülkemizde çocuklarımız böyle acılar yaşamasın diye verdi. Bundan sonra yaşanmaması için sizler haklarınızı iyi öğrenmek zorundasınız” şeklinde konuştu.

    Parka adı verilen Halil İbrahim Aktaş’ın babası Yılmaz Aktaş da 2 yıl önce yaşadıkları acı sonrası kendilerini yalnız bırakmayan herkese teşekkür ederek, “Sizleri gördükçe hayata umutla bakıyoruz” dedi.

  • Tıp Öğrencileri Kadın Haklarına Dikkat Çekti

    Balıkesir Tıp Öğrencileri Birliği üyeleri TUİK Meydanında gerçekleştirdikleri kadın hakları ve kadına şiddetle alakalı sokak röportajlarında erkeklerin ve kadınların genel olarak hayattan beklentilerini sordular.

    TUİK Meydanında stant açan Balıkesir Tıp Öğrencileri Birliği üyesi öğrenciler “Kadın şiddetine karşı hem kadınlarla, hemde erkeklerle röportajlar gerçekleştirdi.Tıp öğrencileri adına yapılan açıklamada “Balıkesir Üniversitesi Tıp Öğrencileri Birliği olarak kadına şiddete karşı hem kadınlarla, hemde erkeklerle röportaj yapıyoruz.Erkekler, kadınların genel olarak hayattan ve kendilerinden ne beklediğini düşünüyor. Yine kadınlar ise erkeklerin genel olarak hayattan ve kendilerinden ne beklediğini düşünüyor.Bu soru karşılaştırma amacıyla taraflara soruyoruz.Erkeklerin gözünde kadınlar, kadınların gözünde erkekler nasıl?Kendilerine nasıl bir tavır takınılması gerektiğini görmek için yapılan bir etkinlik.Aslında biz bu etkinliği 8 Mart Kadınlar Gününde yapmayı planlıyorduk ancak çeşitli nedenlerden dolayı bu gün yapmak kısmet oldu.Şuan da kadın hakları ve kadına şiddetle alakalı sokak röportajları yapıyoruz.Amacımız burada biraz olsun farkındalık oluşturmak. Etkinlik sonucunda röportajlar değerlendirildikten sonra kendi sosyal medya sayfamızda ve Tıp Öğrencileri Birliği sitesinde yayınlanacak”görüşlerine yer verildi.

  • Hayvan Haklarına Ayakkabı Tasarımlarıyla Dikkat Çektiler

    Üniversiteliler, yaptıkları ayakkabı tasarımlarıyla hayvan haklarına dikkat çektiler.

    Hayvanlara yapılan eziyetlere, işkencelere karşı farkındalık oluşturmayı hedefleyen İstanbul Aydın Üniversitesi Ayakkabı Tasarım ve Üretimi Program 1. sınıf öğrencileri oluşturdukları ayakkabı tasarımlarını sergilediler. Her yıl sosyal içerikli bir proje yaptıklarını dile getiren İstanbul Aydın Üniversitesi Ayakkabı Tasarım ve Üretimi Program Başkanı Cengiz Kastan, “Geçtiğimiz dönemde de hayvan hakları konusunda bir çalışma yaptık. Laboratuvarda farelere, maymunlara, tavşanlara yapılan insanlık dışı eziyetler, işkenceler, yine fok balıklarının kürkleri için öldürülmesi, yunusların öldürülmesine dikkat çekmek istedik. Mesela yunus balıkları yaralı arkadaşlarını bırakıp denize açılmıyorlar. Bundan yararlanan Japonya ve Danimarka’daki balıkçılar ise her yıl birçok yunusu katlediyorlar. Özetleyecek olursak hayvanlarla ilgili bir farkındalık oluşturmak istedik. Çünkü günün olağan kargaşası içinde bu konuları çok fazla fark edemiyoruz veya görsek de görmezlikten gelebiliyoruz. Oysa bu çok ciddi bir olay ve insanlığımızı olumsuz etkileyen davranışlardan biri. Bu vahşeti durdurmak adına farkındalık ortaya koymak için böyle bir çalışma yaptık” diye konuştuk.

    ESERLER NASIL ORTAYA ÇIKTI?

    Öğrencilerin konuyu seçtikten sonra istedikleri bir hayvanı ele aldığını söyleyen Kastan, “Öğrencilerimiz, hayvanlara yapılan eziyetleri incelediler, bu konuda çeşitli video ve görseller buldular. Daha sonra bunları paftalar haline getirdiler. Paftalardan esinlenilerek o vahşeti ayakkabı tasarımlarında yansıtmaya çalıştılar. Bu çalışmayı yapan arkadaşlarımız 1. sınıf öğrencisi oldukları için sergideki eserler ayakkabı üretimi halinde değil prototip halinde yapıldı’’ ifadelerinde bulundu.

  • Antmen’den ‘İnsan Haklarına Sahip Çıkın’ Çağrısı

    Mersin Barosu Başkanı Alpay Antmen, sağlıklı bir çevrede yaşam hakkından eğitime, sağlıktan hayvan haklarına kadar Türkiye’de hak ihlallerinin hayatın her alanında artarak sürdüğünü iddia ederek, tüm bireyleri insan haklarına sahip çıkmaya çağırdı.

    Antmen, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, dünyada ve Türkiye’de yaşanan hak ihlallerine dikkat çekerek, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşma ve sözleşmelerin etkin olarak kullanılmasını istedi. Açıklamasında, “Sen-ben yok biz varız” diyen Antmen, toplumun tüm bireylerini insan haklarına sahip çıkmaya ve temel hak ve özgürlükleri ihlal edecek uygulamalara karşı omuz omuza mücadele etmeye çağırdı. Tüm insanların dil, din, ırk, cins ve yaş gibi farklılıklarıyla doğuştan ve eşit bir şekilde sahip oldukları hak ve özgürlükleri teminat altına alan ve 10 Aralık 1948 tarihinde kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 67. yıl dönümünün kutlandığını belirten Antmen, “Ancak ne yazık ki, gerek dünyamızda gerekse de ülkemizde yaşanan yoğun hak ihlalleri nedeniyle bir kutlama yapmak söz konusu dahi değil” dedi.

    Türkiye’de devlet tarafından yapılan hukuki uygulama ve düzenlemelerin ‘vahim’ bir noktaya geldiğini öne süren Antmen, “Kadın cinayetlerinin, kadına ve çocuğa şiddetin en üst düzeyde seyrettiği, barışçıl gösterilerde veya orantısız güç kullanılarak çocukların ve gençlerin öldürüldüğü, ‘kaza’ olarak nitelendirilen iş cinayetlerinde yüzlerce işçinin yeraltına diri diri gömüldüğü bir ülkede yaşıyoruz. Muhalif düşünceye tahammül edilmeyen, birçok gazetecinin işten atıldığı veya tutuklandığı bir ülkede yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

    “ETRAFIMIZDAKİ ATEŞ ÇEMBERİNDE YAŞAM HAKKINI SAVUNMAK ÖNCELİKLİ HALE GELİYOR”

    Sağlıklı bir çevrede yaşam hakkından eğitime, sağlıktan hayvan haklarına kadar Türkiye’de hak ihlallerinin hayatın her alanında artarak sürdüğünü de iddia eden Antmen, şöyle devam etti:

    “Etrafımız ateş çemberi. Her geçen gün savaş bataklığının içerisine daha hızlı sürükleniyoruz. Durum böyle olunca yaşam hakkını savunmak öncelikli hale geliyor. Bunun için de tekrar tekrar ‘yurtta sulh cihanda sulh’ diyoruz.”

    Avukatlar ve Mersin Barosu olarak daha güzel bir dünya için omuzlarına yüklenen sorumluluğun bilinciyle çalışmalarını sürdürdüklerini dile getiren Başkan Antmen, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşma ve sözleşmelerin etkin olarak kullanılmasını istedi. Mersin Barosu’nun bunun için gerekeni yapacağını vurgulayan Antmen, şunları kaydetti:

    “Baromuz, Anayasa’nın 90. maddesinin son cümlesindeki ‘Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır’ hükmünden hareketle başta Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi olmak üzere temel hak ve özgürlüklere dair tüm sözleşmelere aykırı olan mevzuat hükümleri karşısında, özellikle kolluk, savcılık ve mahkemeler önünde bu evrensel metinleri etkin olarak kullanacaktır, her yerde ve her zeminde evrensel hukuk normlarını savunmaya devam edecektir.”

  • Çocuk Haklarına Dikkat Çektiler

    Yunusemre Kent Konseyi Çocuk Meclisi tarafından son yıllarda ülkemizde yaşanan mülteci akını sonrası ortaya çıkan çocukların mağduriyetine ve 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü’ne dikkat çekmek için Manolya Meydanı’nda minik öğrencilerle birlikte etkinlik düzenlendi.

    Yunusemre Kent Konseyi Çocuk Meclisi tarafından 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü dolayısıyla Manolya Meydanı’nda düzenlenen etkinliğe Yunusemre Kent Konseyi Başkanı Halil Arslan, Kent Konseyi Çocuk Meclisi Başkanı Fatma Namver, Küçük Şeyler Anaokulu öğrencileri, Mahi Devran Anaokulu öğrencileri, veliler ve Kent Konseyi üyeleri katıldı.

    Minik öğrenciler ellerinde çocuk haklarının yazılı olduğu pankartlarla objektiflere poz verirken, düzenledikleri etkinlik hakkında kısa bir açıklama yapan Yunusemre Kent Konseyi Çocuk Meclisi Başkanı Fatma Namver, “Suriyeli çocuklarımız olsun, diğer ülkelerdeki savaş çocukları olsun, çocuk haklarını savunmak için bugünü bizim artık çok önemsediğimizi göstermek için bugün burada toplandık. Mahi Devran Anaokulu ve Küçük Şeyler Anaokulu öğrencilerimizin burada çocuk haklarını savunması için Manolya Meydanı’nda buluştuk. Birleşmiş Milletler tarafından 20 Kasım 1989 tarihinde kabul edilen çocuk haklarına dair sözleşme, nerede doğduklarına, kim olduklarına, cinsiyetlerine, dinlerine ya da sosyal kültürlerine bakılmaksızın bütün çocukların haklarını tanımaktır. Sözleşmenin kapsadığı haklar da çocuklarımızın ellerinde. Yaşama hakkı, oyun hakkı gibi. Bizde Kent Konseyi, Küçük Şeyler Anaokulu ve Mahi Devran Anaokulu olarak çocuklarımızın haklarına dair yapacağımız bazı çalışmalarımız var. Bunlardan bazıları şöyle; çocuk hakları konusunda farkındalığı artırmak, yetişkinlere hak temelleri çocuk algısının oluşturulması, dezavantajlı çocukların toplumsal yaşam hakları konusunda çalışmalar, yerel yönetimlerle çocuk hakları konusunda işbirliği yapılması ve sosyal politikaların çocuk odaklı geliştirilmesine katkı sunmaktır” dedi.

    “SURİYELİ ÇOCUKLAR DİLENDİRİLİYOR”

    Yunusemre Kent Konseyi Başkanı Halil Arslan ise, “Çocuklarımızla beraberiz. Maalesef bugün Suriye’de yaşanan hadiselerden dolayı oradan gelen çocuklarımız var. Bugün onlara dilencilik yaptırılıyor, çeşitli işyerlerinde belki çalıştırılıyorlar. Küçüklerin hakları var. Bir farkındalık yapmak amacıyla bu sesi duyurmak adına bugün bu önemli günde bu açıklamayı uygun gördük. Dolayısıyla böyle bir farkındalık yapmak istedik. İnşallah bu amacımız yerine gelir diye temenni ediyoruz” şeklinde konuştu.

    Etkinlik minik çocukların ellerinde taşıdıkları pankartlarda yazan hakları okumasının ardından sona erdi.