Etiket: Hakkı

  • Satınalma ve tedarik yönetimine ilk kez üst düzeyde temsil hakkı

    Tüm mesleklerin en üst düzey temsil organı olan meslek odalarına bir yenisi daha eklendi. TÜSMOD ile ’satınalma ve tedarik yönetimi’, meslek odası olma yolunda ilk adımını attı. Tanıtım toplantısında konuşan TÜSMOD Yönetim Kurulu Başkanı Gürkan Hüryılmaz, “Güçlü bir temsil için bir mesleğin olmazsa olmazı meslek odasıdır. Mesleğimiz için bu büyük ve önemli adım artık atıldı” dedi.

    Satınalma ve Tedarik Yönetimi Meslek Odası Derneği (TÜSMOD) ile ’satınalma ve tedarik yönetimi’, meslek odası olma yolunda ilk adımını attı. İlk olarak sanayi şehirlerinde şubeleşecek olan TÜSMOD, satınalma mesleğinin yurtdışında temsiliyeti için de harekete geçmeye hazırlanıyor. Satınalma ve tedarik yönetimi konusunda görev yapan meslektaşları ve bu konuda faaliyet gösteren tüm STK ve kurumları aynı çatıda toplamayı amaçlayan TÜSMOD, etkin milli satınalma ve tedarik politikalarının üretilmesi ile sürdürürülebilir rekabetçi bir Türkiye için azami katkı sağlayacak.

    TÜSMOD tanıtım toplantısı yapıldı

    TÜSMOD’un düzenlenen tanıtım toplantısında konuşan TÜSMOD Yönetim Kurulu Başkanı Gürkan Hüryılmaz, öncelikli olarak Türkiye’nin 12 sanayi şehrinde şubeleşmek için harekete geçeceklerini belirtti.

    TÜSMOD’un yurtdışına da adım atacağına dikkat çeken Hüryılmaz, “Avrupa, Amerika ve Asya’da şube açarak Türkiye’yi satınalma ve tedarik yönetimi alanında dünyada temsil eden ilk ve tek meslek odası olacağız” diye konuştu.

    TÜSMOD YKB Hüryılmaz: “Satınalma mesleği ilk kez büyük adım attı”

    TÜSMOD içinde oluşturulacak gruplar ile sektörler özelinde çalışmalar yürüteceklerine de dikkat çeken Hüryılmaz, “Güçlü bir temsil için bir mesleğin olmazsa olmazı meslek odasıdır. Mesleğimiz için bu büyük ve önemli adım artık atıldı. Şimdi ’Dijital Dönüşüm’, ’sosyal sorumluluk’ gibi öncü konularda oluşturacağımız komiteler ile güncel meslek standartlarını ve politikalarını belirleyeceğiz. Daha güçlü bir Türkiye için tüm meslektaşlarımızı, STK’larımızı, üniversitelerimizi ve kurumları bu yolculukta bizlerle olmaya davet ediyoruz” diye konuştu.

    CPO Roundtable 2018, TÜSMOD öncülüğünde ilk kez İstanbul’da yapıldı

    Türkiye’nin önde gelen firmalarının üst düzey satınalma yöneticilerinin yer aldığı CPO Roundtable 2018, TÜSMOD öncülüğünde ilk kez İstanbul’da yapıldı. Avrupa Satınalma Yönetimi Enstitüsü (EIPM) Başkanı Bernard Gracia’nın ‘Satınalmanın Geleceği’ konulu sunum yaptığı etkinlikte, IoT & Big Data, AI & Blockchain ve Innovation & Start-Up olmak üzere geleceğin satınalmasında yer alacak 3 ana başlıkta Roundtable çalışması yapıldı. Yapılan çalışmalar sonucu elde edilen bulgular, her konunun lideri tarafından sunulurken, üst düzey satınalma yöneticileri eğitim ve çalışmalardan sonra akşam yemeğinde buluşularak güncel konuların değerlendirmesi yapıldı.

    CPO Roundtable’dan TÜSMOD’a tam destek

    CPO Roundtable 2018’de bir araya gelen üst düzey satınalma ve tedarik yöneticileri, ’Satınalma ve Tedarik Yönetimi’nin ’Meslek Odası’ olması için TÜSMOD’a tam destek vereceklerini belirtirken, bölgesel organizasyonlar ile meslek odası bilincini tüm Türkiye’ye taşıyan TÜSMOD, Eskişehir ve İzmir’de yapılan mesleki buluşmalara, 7 Aralık’ta Trakya ile devam edeceği kaydedildi.

  • Prof. Dr. Erol Ulusoy: “Avukat olmayanlara verilen temsil hakkı hukuki kırık çıkıkçıları doğurur”

    Uluslararası Yüksek Mahkemeler Zirvesi’nde kabul edilen İstanbul Bildirgesi’ni değerlendiren İstanbul Aydın Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erol Ulusoy, bildirgede geçen ‘avukat olmayanların da davalarda tarafları temsil edebilmesi’ önerisini, “Bu ilke uygulanırsa ‘hukuki üfürükçüler’ türer, bu da adil yargılanma ilkesini zora sokar” şeklinde değerlendirdi.

    Yargıtay’ın öncülüğünde 11-12 Ekim tarihlerinde İstanbul’da düzenlenen ‘Yargıda Şeffaflık’ konulu 4. Uluslararası Yüksek Mahkemeler Zirvesi’nde kabul edilen İstanbul Bildirgesi’nin ‘hukuk eğitimi almamış olan kişilerin de davalarda tarafları temsil edebilmesinin önü açılmalıdır’ ifadelerini içeren üçüncü maddesi tartışmalara neden oldu. Konuyu değerlendiren İstanbul Aydın Üniversitesi (İAÜ) Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erol Ulusoy, böyle bir uygulamanın gelmesinin ‘hukuk üfürükçülerini ve hukuk kırık-çıkıkçılarını’ doğuracağını ifade etti. Prof. Dr. Ulusoy, “Nasıl ki mimarlık ofisi, doktor muayenesi bulunmayan yerlerde mimar, doktor olmayanlar izin alarak mimarlık, doktorluk yapamıyorlarsa, avukatlık ofisi bulunmayan yerlerde de avukat olmayanlara bu izin verilemez. Bu ilke kabul edilirse tedavi için doktoru değil, kırık-çıkıkçıyı, üfürükçüyü tercih eden vatandaşlarımız gibi hukuki yardım için avukatı değil, ‘hukukun kırık-çıkıkçılarını, hukukun üfürükçülerini’ tercih eden vatandaşlarımız ortaya çıkabilir” ifadelerini kullandı.

    “Hukuki kaosa yol açabilir”

    Avukatları ilgilendiren bir konunun avukatların bulunmadığı bir toplantıda ele alınmasını doğru bulmadığını belirten Ulusoy, “Bildirgenin üçüncü maddesinin son fıkrasının son cümlesinde, ‘Uygun hallerde mahkemeler avukatlık yetkisi olmayan uygun kişilerin mahkeme nezdinde tarafları temsil etmesine izin verebilir’ şeklindeki ilke, sadece Yargıtay’ın tek başına kabul ettiği bir ilke değil, zirveye katılan farklı ülke yüksek yargı temsilcilerinin ortaklaşa kabul ettiği bir ilkedir. Ancak bu ilke hayata geçirilirse hukuki bir kaosa yol açılabilir. Zira böyle bir durumda mahkemelerimiz her başvuruyu ciddi ciddi değerlendirip, her isteyene ‘avukatlık’ yapma izni verebilir. Bunun aksine hareket edecek bir mahkemeyi ülkemizde bulmamız zor. Bu insanların davaya ciddi bir katkıda bulunamayacağının yanında, aksine yargılamayı yavaşlatacaklarını ve adil yargılanma hakkının en önemli unsurlarından birisi olan makul sürede yargılanma hakkının da sık sık ihlal edileceğini düşünüyorum” diye konuştu.

    “Uzman avukatlık hayata geçirilmeli”

    Aynı ilke içinde hukuki yardıma ihtiyacı olan dava taraflarının kamu yararı için avukat tarafından temsil edilmesini teşvik etmenin de yargının sorumluluğu altında olduğunun kabul edildiğini hatırlatan Ulusoy, “Asıl bu ilkenin bir an önce hayata geçirilmesi hukuk sistemimiz açısından elzemdir. Bunun yanında vatandaşın daha kaliteli hukuk hizmeti alabilmesi ve davaların daha hızlı çözülmesi için ‘uzman avukatlık’ kurumu, Yargıtay’ın iş yükünün azalabilmesi için de ‘Yargıtay avukatlığı’ kurumu bir an önce kurulmalı. Yüksek yargının öncelikleri bu noktalar olmalı” dedi.

    İstanbul Aydın Üniversitesi Hukuk Fakültesi olarak mezunlarının hakimlik ve savcılıktan ziyade daha çok avukatlığı tercih ettiğini ifade eden Ulusoy, “Öğrencilerimizi hakimlik ve avukatlık mesleğine hazırlamak için zorunlu hukuk derslerinin yanında ek özel dersler ve seminer, sempozyumlar, bilimsel çalışmalarla destekleyerek, vatandaşlarımıza iyi bir hukuki hizmet vermeleri için yetiştirmekteyiz. Mezun ettiğimiz öğrencilerimizden sadece avukat olanlara ’sınıf arkadaşlarınızdan hakim olanlar izin verirlerse avukat olmayanlar da karşınızda diğer tarafı temsilen dava takip edebilecek’ demek zorunda kalmamalıyız” diye konuştu.

  • ‘Tarih, AK Hakkı teslim edecektir’

    AK Parti Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir, ‘AK iktidarlarla, Türkiye hemen her alanda bir zihin ve vicdan bereketi yaşıyor. Tarihin doğru konuşan şahitliği bu yapılanları gelecek nesillere ulaştıracaktır. Biz de buna bütün kalbimizle, yüreğimizle inanıyoruz.’ dedi.

    AYDEMİR EĞİTİMDE AK YAKLAŞIMI PAYLAŞTI

    TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Milli Eğitim Bakanlığı 2019 yılı bütçe görüşmelerinde söz alan AK Parti Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir, son 16 yılda eğitim alanında kaydedilen reform ve yatırımları paylaştı, Her ilde üniversite kurulması, eğitimde inanç hürriyetinin esas kılınması odağında kaydedilen gelişmeleri paylaştı.

    ‘TÜRKİYE SON ON ALTI YILDA TARİHE AK NOT DÜŞÜYOR’

    Milletvekili Aydemir, ‘Sadece bu bütçe döneminde değil önceki dönemlerde de bir hakikati yaşadık. Hayatın her safhasına düşmüş olduğumuz hizmet notları eleştiriye uğruyor, tenkide uğruyor yahut da takdir ifadeleriyle burada huzura getiriliyor. Eleştiriye uğrasalar da, hakkı teslimde münkir davranılsa da Türkiye son on altı yılda tarihe bir ak not düşüyor, mazi aydınlanıyor, gelecek ışığa kavuşuyor.’ Dedi.

    TARİHİN DOĞRU KONUŞAN ŞAHİTLİĞİ BU YAPILANLARI GELECEK NESİLLERE ULAŞTIRACAKTIR

    AK iktidarlarla Türkiye’nin hemen her alanda bir zihin ve vicdan bereketi yaşadığını belirten Milletvekili Aydemir, ‘Bu hâli bir mütefekkir, geçmişte yaşayan, geçmişi yaşayan bir mütefekkir çok özel kayda geçmiş. Diyor ki: “Tarihin doğru konuşan şahitliği bu yapılanları gelecek nesillere ulaştıracaktır.” Biz de buna bütün kalbimizle, yüreğimizle inanıyoruz. Bugün burada Komisyonumuzun değerli tespit ve öngörüleriyle ele alınan millî eğitimimiz de bu bereketin, bereket ikliminin kaynağını, membasını oluşturuyor. ‘‘ kaydını düştü.

    YERLİLİK VE MİLLİK

    Konuşmasında yeni dönemle birlikte ‘Yerlilik’ ve Millilik’ dikkatinin esas haline geldiğine işaret eden Milletvekili Aydemir, ‘Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi süreciyle birlikte ülkemiz geleceğine bir yol haritası oluşturduk. Arkadaşlar bu yolun iki menzili var: Biri yerlilik, diğeri millîlik. ‘Unuttuğumuz ya da unutturulmaya çalışılan iki hayati odak.’dedi.

    AYDEMİR YERLİLİĞİ TARİF ETTİ

    Yerliliği yorumlayan Milletvekili Aydemir, ‘Biz yerliliği, kendimize ait olanla buluşmak, kendimizle yüzleşmek ve kendi potansiyelimizle ortaya çıkarmak olarak tarif ediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın eşsiz ve beliğ ifadesiyle yerlilik, yitiğin kaybedildiği yerde bulunması, “Madem cevher bu topraklarda saklı, öyleyse sorunun çözümünü de yine burada arayacağız.” kararlılığıdır. ‘ tarifini yaptı.

    AYDEMİR’DEN MİLLİLİK TASVİRİ

    Milletvekili Aydemir, ‘Millîlikse, Rabia imanı ile kardeşlik hukukunun aslıdır. Tüm unsurlarıyla, Anadolu’yu vatan kılan ruhu diriltmek, Elâzığ’dan Kütahya’ya, Erzurum’dan Diyarbakır’a, Mardin’den Trabzon’a aynı gönül adresinde buluşmaktır. Ortak ahitlerde karar kılmaktır, aynı hülyalara dalıp aynı rüyaları yaşamaktır ve aynı değerleri sahiplenmektir. İstiklâl Marşı’na ruhumuzu teslim etmektir. Bizim siyasi takdimimiz de, tasvirimiz de, tarifimiz de bugüne kadar hep bu olmuştur. ‘ ifadesini kullandı.

    AK PARTİ MİLLİ EĞİTİMDE DE AK BİR SAYFA AÇMIŞTIR

    AK Parti iktidarları çerçevesinde her daim önceliğin eğitime verildiğinin altını çizen Milletvekili Aydemir, ‘On altı yıllık AK PARTİ iktidarları döneminde bütün hükûmetlerin dikkat ve ilgisinin odaklandığı ilk mahal eğitim olmuştur. Ücretsiz kitap dağıtımından her ilin üniversiteye kavuşturulmasına, inanç, fikir ve teşebbüs hürriyetleri önündeki engellerin kaldırılarak herkesin eğitim hak ve fırsatı edinmesine, 2000’li yılların başına kadar ötekileştirilen, devavantajlı kardeşlerimiz için özel eğitim yaklaşımı kaydedilmesine kadar AK Parti Türkiye’de ak bir sayfa açmıştır. ‘dedi.

    EĞİTİMDE AK YAKLAŞIM

    Eğitim alanında AK Yaklaşımı paylaşan Milletvekili Aydemir, ‘Eğitimde ak amaç şudur: Eğitim-öğretim sistemimizi çocuklarımıza özgüven duygusu kazandıracak, atılım ruhu aşılayacak, pergelin bir ayağını değerlerimize ve ülkemize sabitleyip diğer ayağıyla tüm dünyayı dolaşacak şekilde inşa etmek.

    Eğitimde ak hedefse bilgiyi tüketen değil üreten, takip eden değil takip edilen nesiller yetiştirmektir. İlim, hikmet, irfan ve fazileti amaçlayan bir sistem hedefimiz. Ve ak usul, vicdanlara hükmeden değil vicdanları harekete geçiren bir yaklaşım. Ve ak beklenti, bilgi ahlakıyla küresel izan ve idrake kendini kabul ettiren bir gençlik. ‘ değerlendirmesini yaptı.

    MİLLİ ŞAİRİMİZİN TESPİTİ

    Konuşmasında Milli Şairimiz Merhum Mehmet Akif Ersoy’un bir tespitini paylaşan Milletvekili Aydemir, ‘İstiklal Marşı şairimizin Berlin hatıralarında bir tespiti var, hayata turist kalmış bir nesli hayatı tanıtmayan bir eğitim ve öğretim sisteminin eleştirisine yönelik. Merhum Akif diyor ki: “Hayatı anlamıyor, çünkü görmüyor, okuyor.” Az önce Sayın Bakanımızın vurguladığı soyut kavramlara ilişkin bir tespit. Değerlerin, teknolojinin ve küresel gerçeklerin yabancısı olmaya yönelik bir eleştiri bu. AK Parti eğitim programlarında işte bu yanlışı yok etmeyi, yerine hayatın içinde kalıp gerçekleriyle yüzleşerek ilme sarılmayı kaydeden anlayış temel unsur olmuştur. ‘dedi.

    EĞİTİMDE TEMEL YAKLAŞIM

    AK dönemde eğitimde temel yaklaşımı bilinçli hedeflerin oluşturduğuna dikkat çeken Milletvekili Aydemir, ‘Yine bir mütefekkirimizin vurgusuyla, eğitimde bilinçli bir hedef. Elde edildiğinde tesir ve nüfuzu sınırları aşacak bir açılım ve içeriği, toplumsal iman ve ahlak değerleri. Millî ve manevi terbiye sistemi içinde bu coğrafyaya ruh veren manayı ilimle cihana söyletmek. ‘ vurgusunu yaptı.

    AYDEMİR’DEN FANİLİK TEVAZUSU VURGUSU

    AK Parti’nin hemen her hizmet alanında ‘Biz’ düşüncesini esas kıldığının altını çizen Milletvekili Aydemir, ‘Ve bu noktada şu hakikati vurgulamak durumundayım ki: Eğitimde hayal ötesi, yaygın deyimle “çılgın yatırımlar”ı gerçekleştiren, artık üniversite kapılarında gençleri bekletmeyen, başörtülüsü, örtüsüzüyle tüm gençlerimize imkân ve fırsat sunan ve belki asrın en büyük eğitim reformunu kaydeden AK Parti, diğer bütün alanlarda olduğu gibi eğitim reformunu da bir edibimizin tarifiyle fanilik tevazusu içinde ve “ben” yerine “biz” anlayışıyla yaptı. ‘ dedi.

    EĞİTİMDE AK DİKKAT VE HASSASİYET

    Milletvekili Aydemir konuşmasını, ‘Bugün, 2019 yılı bütçesinde eğitimin en fazla pay ayrılan alan olması eğitimde bir ak dikkat ve hassasiyetin bariz göstergesidir. Toplumu bilgiye ve erdemli yaşayışa ulaştırmayı gaye edinen bir eğitim rotası çizerek milletine hizmetkâr olmayı asalet unvanı olarak kabul eden Sayın Cumhurbaşkanımız şahsında, millî eğitime hizmet eden herkes ve her kesimi kutluyor, onlara Medyunu şükran bulunduğumuzu ifade ediyoruz. Millî Eğitim Bakanlığımız 2019 yılı bütçesinin hayırlı olmasını temenni ediyoruz. Birlik, beraberlik ve kardeşlik ruhunun diri tutulması adına görev yapan, ülkenin dirlik ve birliğine tahammül edemeyen hainlerce katledilen öğretmenlerimizi ve eğitim çalışanlarını şükran ve rahmetle anıyoruz. ‘ ifadesiyle tamamladı.

    AYDEMİR’DEN ŞENER’E CEVAP

    Konuşmasının son bölümünde CHP Konya Milletvekili Abdullatif Şener’in üniversitedeki akademisyenlerin sırf düşüncelerinden dolayı o sahanın dışına itildiği iddiasını cevaplandıran Milletvekili Aydemir, ‘Bugün, az önce, öğlen arası odama çıktığımda İzmir’de yaşayan bir hemşehrim gelmişti. Talebi İzmir’de bir işe yerleştirilmek. “Daha önce ne yapıyordun?” dedim. “Bir özel hastanede çalışıyordum.” dedi. Niye çıktın? “Efendim, sosyal medyada Sayın Cumhurbaşkanımıza dönük bir sahici not düştüm, yani onu teşyi eden bir not düştüm, şimdi CHP’li milletvekili olan hastanenin sahibi bu sebepten dolayı beni işimden attı.” dedi. Fırsat elinize geçse yağmurlu havada siz şu insanlara su vermezsiniz. Sizi bu millet tanıyor, sizi bu millet tanıyor! Biz burada yaptıklarımızı konuşuyoruz, burada eserleri konuşuyoruz, ne yapmışız onları konuşuyoruz.

    Elhamdülillah yüzümüz ak. Biz varlığı konuşuyoruz. ‘ karşılığını verdi.

  • Marmarabirlik’ten ortaklarına ilave teslimat hakkı

    Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Hidamet Asa, ortakların rekolte beyanı ve azami teslimat miktarlarına ilave olarak ihtiyaç duyulan 180-230 dane arası sofralık ve yağlık zeytini kooperatiflerine teslim edebileceklerini ifade ederek, “Rekolte beyan miktarını veya kooperatifçe tahsis edilen azami teslimat miktarını dolduran ortaklardan ilave olarak ana taahhüdünü geçmemek üzere, tahsis edilen teslimat miktarının yüzde 30’u kadar 180-230 dane arası sofralık zeytin, tahsis edilen azami teslimat miktarının yüzde 50’si kadar yağlık zeytin alınacaktır. Yağlık zeytin azami teslimat miktarının dışına alınmıştır” dedi.

    Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Hidamet Asa, açıklamalarda bulundu. Asa, “Yapılan alımlara bakıldığında iri dane oranının 180-230 dane arasında olduğu ve bugüne kadar yapılan alımlarımızın içinde yüzde 32’sini oluşturmaktadır. Her ne kadar iri danenin olmadığı söylense de, alım oranlarına baktığımızda yüksek miktarlarda alım yapıldığını görmekteyiz. Ortaklarımızdan gelen yoğun talep üzerine, yönetim kurulu olarak aldığımız karar doğrultusunda, azami teslimat miktarını dolduran üreticilerimizin mağduriyetlerinin giderilmesini amaçlıyoruz. Yeni uygulama kapsamında alınacak ürünlerin bedelleri kampanya sonu belirlenecek bir tarihte ödenecektir. Ortaklarımız, ana taahhüdünü geçemeyecek şekilde teslimat haklarının yarısı kadar daha yağlık ve yüzde 30’u kadar da 180-230 dane ürün teslim edebilecek olup, yapacakları bu kapsamdaki teslimatları, Marmarabirlik’in fiziki imkanları doğrultusunda, yönetim kurulumuzca ikinci bir karar alınana kadar devam edecektir. Alınan bu karar, Marmarabirlik’in ortaklarımızın yanında olduğunun bir göstergesidir” diye konuştu.

    “171.7 milyon TL karşılığında, 22 bin ton ürün alındı”

    12 Ekim’de başlayan 2018-2019 ürün alım kampanyasını da değerlendiren Başkan Asa, bugün itibarıyla 171.7 milyon TL karşılığında, 22 bin ton ürün alındığını kaydetti. Bu kampanya döneminde Marmarabirlik’in 52 bin ton alım planı olduğunu hatırlatan Asa, “Ortaklarımız her yıl düzenli bir şekilde teslimat yapmanın ne kadar önemli olduğunu bu kampanya döneminde çok iyi anlamış olduklarını düşünüyoruz. Marmarabirlik’in geleceğini düşünmemiz gerekir. Marmarabirlik olarak satışlarımıza orantılı bir şekilde 52 bin ton ürün alım planı yapılmıştır. Eğer plansız bir şekilde ucu açık alım yapılırsa ve sadece bu yılı düşünürsek, seneye ürün alım kampanyası döneminde büyük sıkıntı yaşarız. Alım planının üzerinde alınacak her kilogram bir sonraki yılda yapılacak kısıtlama anlamına gelecektir. Ürün alımlarına başlamadan önce bölge rekoltesi, gelen rekolte beyanları ve kooperatiflerin depo kapasitesine göre alım planı yapılmıştır. İsteyenin istediği kadar ürün vermesi mümkün değildir. Çünkü kooperatiflerimizin bölge rekoltesi 170 bin ton, gelen rekolte beyanı 70 bin 500 ton’dur. Ortaklarımız takdir edeceklerdir ki, bu miktarın tamamının alınması mümkün değildir” açıklamasında bulundu.

    “Marmarabirlik bölgede tek alıcı konumunda kalmıştır”

    Asa, “Ortaklarımızın alım politikalarımızdan memnun olduklarını, rekolte beyanını veya azami teslimat miktarlarını doldurmuş olan ortaklarımız , ‘ürünümüzü alın, bedelini de ne zaman isterseniz ödeyin’ demektedirler. Bu da, 2018-2019 ürün alım kampanyasında Marmarabirlik alımlarının ne kadar önemli bir hale geldiğinin bir göstergesidir. Marmarabirlik bölgede tek alıcı konumunda kalmıştır. Bu kampanyanın çok zor olacağını birçok defa dile getirmiştik. Yükün büyük kısmını Marmarabirlik olarak ortaklarımıza destek olabilmek adına üzerimize aldık. Ortaklarımız da, kurumun geleceği için bu zor yılda kooperatiflerine sahip çıkarak yükün bir kısmını da kendi üzerine almalıdır” şeklinde konuştu.

  • Başkan Mustafa Üstek: “Osman Özköylü, 440 bin liraya üç ay oynadı, hakkı değildi”

    Denizlispor Kulübü Başkanı Mustafa Üstek, Teknik Direktör Osman Özköylü’nün takımdan 3 ayda 440 bin lira alarak resmi olarak ayrıldığını söyledi. Bu miktarın Özköylü’nün hakkı olmadığını söyleyen Başkan Üstek, yeni teknik direktör konusunda ise görüşmelerin devam ettiğini ve önümüzdeki günlerde sonuçlanacağını kaydetti.

    Denizlispor Kulübü Başkanı Mustafa Üstek, geçtiğimiz günlerde yollarını ayırdıkları Teknik Direktör Osman Özköylü’nün takımda ayrılmasıyla ilgili bir basın toplantısı düzenledi. Başkan Üstek, toplantıda yaptığı konuşmada, Özköylü’nün son günlerde yaptığı açıklamaların yanlış olduğunu ve bu açıklamaları doğru bulmadığını söyledi. Kulüpteki maaşların ödenmediği yönündeki iddialara yanıt veren Başkan Üstek, maaşların sadece bir ay geciktiğini ve bunun her kulüpte olabileceğini belirterek, “Bu kulübe bu sene imza atan her kimse hepsi imza anında paralarını aldı. Birde ‘İki ayda tek kuruş almadık’ diyor. Biz sadece Ağustos ayındaki ödememizi Eylül’de yapıyoruz. Bir aylık bir gecikmemiz var, bu hangi kulüpte yok? ‘İki aydır tek kuruş alınmadı’ ne demek ya. Sadece geçen yıldan devam eden üç futbolcumuzun haricinde her kimse bedelini imza anında aldı parasını. Yabancısı döviz cinsinden aldı, yerlisi Türk Lirası olarak aldı. Bir tek Ağustos ayının ödemesini Eylül ayına kalması nedir kardeşim? Yeni yönetim gelmiş anlatmışız, ‘Önümüzdeki hafta ödeme yapacağız’ diyoruz. Sen gidip orada açıklama yapıyorsun. Biz Ümraniyespor maçının sonuçları ne olursa olsun, biz bunu zaten gönderecektik, aslında geçen hafta açıklama yaptığı an göndermemiz gerekirdi. Ama takım üzerinde bir etkisi olmasın diye, Ümraniyespor maçında sıkıntı olmasın diye geciktik” dedi.

    “Son kuruşuna kadar olan parasını lirayı eline saydım”

    Başkan Üstek, Özköylü ile yolların bugün resmen ayrıldığını, kendisine 3 ayda 440 bin lira para verdiklerini ve bunun hakkı olmadığını ifade ederek, “Netice olarak da bugün kendisiyle oturduk anlaştık, bizden tazminat istemedi. Fakat son kuruşuna kadar olan parasını 265 bin lirayı eline saydım, imzayı attı. 175 bin lira da peşinat vermiştim 440 bin liraya üç ay oynadı. Bu hakkı değildi. Her ne kadar böyle ayrılmış da olsak kendisine kulübümüze yapmış olduğu emeklerinden dolayı teşekkür ederiz. Bundan sonraki hayatında başarı dileriz” diye konuştu.

    “Yeni hoca bugün yarın netleşir”

    Başkan Üstek, gazetecilerin takımın başına getirilecek yeni teknik adamla ilgili görüşmelerin durumunu sorması üzerine, “Şu an görüştüğümüz hocalar var. Bu konuda Ali Fırat beye yetkiyi verdik. Görüşüyorlar, görüştükten sonra biz tekrar konuşuyoruz ‘Nereye vardık, kimle hangi aşamadayız’ diye. Bugün yarın netleştiririz” yanıtını verdi.